İkiz hamileliği anlatılmaz yaşanır kıvamda gidiyor bende. Tek hamilelik ile neredeyse alakası yok desem yeridir. Kızlarla beraber 30. haftanın içindeyiz ama ikisinin kilosunu toplayınca ortalama 37 haftalık bir gebenin taşıdığı ağırlığı taşıyorum. Son trimesterin ikizlerde çok ağır geçtiğini okuyup duruyordum ama idrak etmem ancak başıma gelince oldu :)
Son kontrolümüz de iyi geçti, maşallah ikisinin de bir sıkıntısı yok, başaşağı pozisyonunu almışlar. Kiloları birbirlerine çok yakın (ki ikizlerde kilo farkının açılmaması önemli durumlardan biri) organları şimdilik maşallah sağlıklı sıkıntısız görünüyor.
Neler yaşıyorum bu aralar;
* Geçmeyen her şeyden huylanan bir mide yanması; dayanılmaz derecede hem de. Bazı geceler uykumdan mide yanması yüzünden uyanıyorum. Gaviscon denen ilaç en iyi arkadaşım haline geldi ama onun da etkisi iki saate geçiyor. Bazen yakacağını bile bile sevdiğim şeylere gömülüyorum.
* Uykusuzluk; rutin olarak her gece 2 saatte bir uyanıyorum. Bu uyanmaların birinde uykum iyice açılmış oluyor. Gecenin bir saati oturup duruyorum tek başıma. Seyredecek dizi de bulamadım kendime.
* Halsizlik; Düzenli şekilde demir ilaçlarımı almama rağmen her ay bir puan düşmüş oluyor demirim. 13.5 gibi başlamıştım, 9.8e inmiş durumda. Sonuç olarak doktorum duruma müdahale etmeye karar verdi, iğneye başladık. O da yan etki yaptı, elimi kolumu kaldıramıyorum. Sıcaklarla birleşince tadından yenmiyor.
* Tabi halsizlik yanında hafif derecede nefes darlığı da var. Yürüyüş yapmaya çalışıyorum ama genelde 10 dk içinde tıkanmış oluyorum, zaten doktorum da 20 dkya müsaade etmişti.
Bunların yanında hiç mi iyi şey yok derseniz, yukarıdaki belirtiler sebebiyle 30. haftadaki doğum iznimi bekleyemeden 27. haftada izne ayrılmak zorunda kaldım. İzne ayrılınca var olan bel ve karın ağrısı şikayetlerim çok çok azaldı.
Küçük kuzu Ahmedimle takılıyoruz. Öyle büyümüş ki, beni hiç zorlamıyor, zorlamak ne kelime yardımcı oluyor bir sürü konuda. (hakkını yemeyeyim evin her iki erkeği de ellerinden geleni yapıyorlar.) Yere düşen her şey oğlumdan soruluyor. Okullar açılana kadar o kadar iyi geldi ki bize bu başbaşa geçirilen günler. Sabahları istediğimiz saatte uyanıp, istediğimiz kahvaltıyı yapıyoruz, ödevlerimizi tamamlıyoruz, havuza iniyoruz, oyun oynuyoruz, bazen yürüyüş yapıyoruz. Sanırım yıllardır böyle başbaşa kalmamıştık onunla. Kızlar doğmadan çok iyi oldu ikimiz için de. Hayatın koşturmacasında oğlumla aslında hiç doğru düzgün vakit geçiremiyormuşuz.
Kardeşlerini şimdiden hırpalayarak seviyor, geçen gün seveceğim ayağına karnımı iki yandan öyle bastırdı ki, bebeler karnımdan çıkacaklardı :) Ama onlar da durumun farkındalar sanırım en çok tepkiyi Ahmede veriyorlar.
Diğer yandan bebeklere hazırlıklar tam gaz devam ediyor, eş dost arkadaş halimize acıyıp bebek eşyalarını bizimle paylaştığından hem de Ahmedden kalan bir çok şey olunca çok satın alınacak kalem yok ama kılık kıyafet, oto koltuğu, park yatağı derken hepsinin yıkanması, ütülenmesi, silinmesi gibi işler devam ediyor.
Sevgili fotoğrafçımın gelmesi ile birlikte resimlere de kaldığımız yerden devam edebiliriz :) 30. haftadan kızlar ve ben :)