<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0" xmlns:cc="http://cyber.law.harvard.edu/rss/creativeCommonsRssModule.html">
    <channel>
        <title><![CDATA[Pharus - Medium]]></title>
        <description><![CDATA[Pharus olarak, blokzincir teknolojisi, web3 ve DeFi dünyası hakkındaki en güncel ve güvenilir bilgileri sizlerle buluşturuyoruz. Verilere dayanan, objektif analiz yöntemleri kullanarak takipçilerimizi bilgilendiriyor ve bu yenilikçi alanlarda yolunuzu bulmanıza yardımcı oluyoruz. - Medium]]></description>
        <link>https://medium.com/pharus?source=rss----689924cb54e7---4</link>
        <image>
            <url>https://cdn-images-1.medium.com/proxy/1*TGH72Nnw24QL3iV9IOm4VA.png</url>
            <title>Pharus - Medium</title>
            <link>https://medium.com/pharus?source=rss----689924cb54e7---4</link>
        </image>
        <generator>Medium</generator>
        <lastBuildDate>Sat, 06 Jun 2026 03:33:16 GMT</lastBuildDate>
        <atom:link href="https://medium.com/feed/pharus" rel="self" type="application/rss+xml"/>
        <webMaster><![CDATA[yourfriends@medium.com]]></webMaster>
        <atom:link href="http://medium.superfeedr.com" rel="hub"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Kripto Almanak 2026 ⎹ Pharus]]></title>
            <link>https://medium.com/pharus/kripto-almanak-2026-pharus-f78ef347e881?source=rss----689924cb54e7---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/f78ef347e881</guid>
            <category><![CDATA[ai]]></category>
            <category><![CDATA[bitcoin]]></category>
            <category><![CDATA[defi]]></category>
            <category><![CDATA[cryptocurrency]]></category>
            <category><![CDATA[finance]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pharus ✨]]></dc:creator>
            <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 16:32:51 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2026-02-18T16:34:11.617Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*q-VoJNompgvcjFmdida7PA.png" /></figure><p>Pharus ailesinden herkese merhaba!</p><p>Çok sevilen geleneksel Almanak raporumuzun yenisi ile birlikteyiz. Pharus Almanak 2026 raporu, hem 2025 yılına genel bir bakış sunmayı hem de 2026 yılına dair öngörüler paylaşarak bu yıla daha geniş bir perspektifle hazırlanmayı hedeflemektedir. Bu çalışma, kripto para ve blockchain ekosistemindeki güncel gelişmeleri, trendleri ve geleceğe yönelik potansiyel fırsatları kapsamlı bir şekilde ele almayı amaçlamaktadır. Raporun hazırlanma sürecinde, sektörde öne çıkan araştırma şirketlerinin 2025 yılına ilişkin analizleri, veri kaynakları ve özgün araştırmalardan yararlanılmıştır. Ayrıca, 2025 yılı boyunca öne çıkan anlatılar ve konseptler temel alınarak içerik havuzu oluşturulmuştur. Bununla birlikte, kapsamın genişliği nedeniyle raporda eksik kalmış olabilecek konseptler bulunabilir. Bu rapor, okuyuculara hem mevcut durumu anlamak hem de geleceğe dair stratejik bir bakış açısı kazanmak için değerli bir rehber sunmayı hedeflemektedir.</p><p><strong>İçerik Tablosu</strong></p><p>· <a href="#a415">TEZ 1: Makro Eko-Politik Bakış ve Kurumsal Büyükler</a><br> ∘ <a href="#04c5">Politika Döngüsü: Engelleyiciden Düzenleyiciye Geçiş</a><br> ∘ <a href="#1112">Kurumsal Entegrasyon: ETF Sonrası Gerçeklik</a><br> ∘ <a href="#15db">Coğrafya Kaderdir: Asimetrik Benimseme Haritası</a></p><p>· <a href="#fa71">TEZ 2: Paranın Yeniden Tanımı (Money Re-Imagined)</a><br> ∘ <a href="#886d">Stablecoin Süper Döngüsü &amp; Ödemeler</a><br> ∘ <a href="#6ce4">Bitcoin &amp; Diğer Yeni L1’ların Protokol Ekonomilerinin Kıyası</a><br> ∘ <a href="#492b">2026 Vizyonu: Application Money</a></p><p>· <a href="#9d7b">TEZ 3: Merkeziyetsiz Finansta Olgunlaşma Yılı</a><br> ∘ <a href="#e683">1. Sektörel Genel Bakış ve TVL Dinamikleri</a><br> ∘ <a href="#336e">2. Enstitü Adaptasyonu, Düzenlemeler ve Avantajlar</a><br> ∘ <a href="#7e8b">3. Değer ve Gelir Olgusunun Değişimi</a><br> ∘ <a href="#671c">4. Mahremiyet Odaklı DeFi’nin Öne Çıkışı</a><br> ∘ <a href="#650c">5. Tahmin Piyasaları: Bilginin Hiperfinansallaşması</a><br> ∘ <a href="#f693">6. Altyapısal Artılar: DEX Mimarisi ve Multichain Dünya</a><br> ∘ <a href="#1879">7. Gömülü DeFi, DeFi Banking ve Neobank’lerin Gelişimi</a><br> ∘ <a href="#d1dc">8. RWA Dünyasının 2025–2026 Evrimi</a><br> ∘ <a href="#625c">9. Getiri Ortamının Gelişimi ve Adaptasyon</a></p><p>· <a href="#c367">TEZ 4: Agent Economy ve Kripto</a></p><p>· <a href="#a0a0">Tez 5: Tüketici Kriptosunun Hareketliliği</a><br> ∘ <a href="#fffc">1. Gelir Modelleri: Değer Akışının Yeniden Yönlendirilmesi</a><br> ∘ <a href="#6df7">2. pump.fun: Memecoin Launchpad Fenomeni</a><br> ∘ <a href="#9fa6">3. Base Ekosistemi: Coinbase’in Base App’i</a><br> ∘ <a href="#04e8">4. Sosyal Finans: Zora ve pump.fun Karşılaştırması</a><br> ∘ <a href="#2ee9">5. Cüzdanlar: “Şişman Cüzdan” (Fat Wallet) Tezi</a><br> ∘ <a href="#7194">6. Gömülü Cüzdanlar ve Soyutlama (Abstraction)</a><br> ∘ <a href="#747e">7. Egzotik RWA’lar: Zincir Üstü Koleksiyonların Yükselişi</a><br> ∘ <a href="#1a30">8. Adaptasyon Metrikleri ve 2026 Görünümü</a><br> ∘ <a href="#0f70">2026 Beklentileri:</a></p><h3>TEZ 1: Makro Eko-Politik Bakış ve Kurumsal Büyükler</h3><h4>Politika Döngüsü: Engelleyiciden Düzenleyiciye Geçiş</h4><p>2025 Almanak’ına başlamak için politika ve regülasyonlardan daha iyi bir konu olamazdı diye düşünüyoruz. Trump yönetiminin göreve başlamasıyla beraber ABD’nin kripto para endüstrisini engelleyici konumdan düzenleyici konuma geçmesine şahit olduk. Yönetimin göreve başlar başlamaz ABD’yi “dünyanın Bitcoin süper gücü” konumuna getirme söylemi sadece sözde kalmadı yapılan atamalar ve kurulan kurullarla birlikte eylemsel olarak da desteklendi.</p><p>Bu dönemin en belirleyici başarısı <a href="https://x.com/thepharus/status/1925878566652133577?s=20">GENIUS Yasası’nın</a> kabul edilmesiyle gerçekleşti. The Block ve Messari gibi kurumlar bu yasanın kripto paraların geleceği için temel yapı taşı olduğunu düşünüyor. Yasa, stablecoinleri yalnızca yasallaştırmakla kalmadı; onları ABD’nin parasal savunma mimarisine entegre etti. Hazine Bakanı Scott Bessent, stablecoinleri ABD Hazinesi tahvilleri için yapısal bir talep yaratma mekanizması olarak açıkça çerçeveledi ve pazarın trilyonlarca dolara ulaşabileceğini öngördü.</p><p>ABD’nin ulusal borcu gayri safi yurtiçi hasılasının %125’ine ulaşmaktadır. Doğal olarak ABD’nin bu borçlarına alıcı bulmak kritik gözükmektedir. Stablecoinler de tam olarak burada devreye giriyor. Stablecoin ihraççıları teminat olarak ABD Hazine tahvillerini yani aslında ABD’nin borçlarını da kullanıyorlar. Bu da ABD’nin her geçen sene artan borcunu dağıtmak için yeni bir yolu daha mümkün kılıyor. Stablecoinler hem kullanıcılara kola ve hızlı bir şekilde mutabakat imkanı sunuyor hem de ABD’nin borcunu dağıtması için yeni bir seçenek daha sunuyor. Bu da ABD’nin kendi para birimini rezerv para olarak koruyabilmesine katkı sağlıyor. Stablecoinler ilk çıktığında politikada korku uyandırsa da şu anda GENIUS yasasıyla birlikte tam da ABD’nin lehine olacak şekilde ABD ekonomisine katkı sağlıyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*mB07wo8kTWqnjledtEEBxg.png" /><figcaption>Yönetimlere göre SEC’nin kripto para yaptırımlarının kümülatif grafiği Kaynak: Messari, Cornerstone Research</figcaption></figure><p>Engelleyiciden düzenleyiciye geçiş süreci ise sancısız bir şekilde gerçekleşmemiştir. Özellikle 2023 ve 2024 yıllarında SEC’nin birçok kripto para şirketine ve girişimine Wells uyarısı gönderdiğine şahit olmuştuk. 2025 yılı aslında hala devam eden bu incelemelerin de birçoğunun sonuçlandığı bir yıl oldu. ABD’deki kripto tutumu tamamen tersine döndü ve uyumlu bir hale geldi denilebilir.</p><h4>Kurumsal Entegrasyon: ETF Sonrası Gerçeklik</h4><p>Spot ETF’lerin başarılı lansmanının ardından 2025 yılında kurumsal şirketlerin kripto alanına kitleler halinde girişine şahit olduk.</p><p><strong>Dijital Varlık Hazinelerinin (DATs) Yükselişi:</strong> Halka açık şirketler, 2025 yılında kripto para varlıklarına yatırım yapmak üzere 29 milyar doların üzerinde sermaye topladı ve kurumsal bilançoları etkin birer kripto yatırım aracına dönüştürdü. Strategy (önceden MicroStrategy) tarafından öncülüğü yapılan bu model sanayileşti ve şu anda 100&#39;den fazla DAT operasyonel durumda. Messari, bu şirketlerin piyasa değerlerinin zirve noktasında 100 milyar doları aştığını raporlamaktadır.</p><p><strong>Kripto Neobankları ve Saklama Hizmetleri Benzerliği: </strong>Kripto saklama (custody) ile bankacılık arasındaki ayrım buharlaşmaktadır. GK8 gibi kurumlar bankaların doğrudan DeFi’ye erişmesini sağlayan veya düzenlenmiş saklama hizmetleri sunmasını sağlayan altyapılar geliştirmektedir. Coinbase 2026’da kullanıcıların cüzdan gizli anahtarları (private key) ve blokzincir karmaşıklıkları ile uğraşmadan direkt olarak mevduat saklayabildikleri ve bu mevduat üzerinden getiri elde edebildikleri fintech uygulamalarının yaygınlaşmasını beklemektedir. Bu yapıların detaylarını raporun ilerleyen kısmında kripto neobankları olarak detaylandıracağız.</p><h4>Coğrafya Kaderdir: Asimetrik Benimseme Haritası</h4><p>2025 yılında kripto benimsemesinin coğrafi dağılımı, kullanım alanlarındaki farklılaşmayı yansıtmaktadır. Her bölge, kendi makroekonomik gerçekliklerine göre teknolojiyi adapte etmektedir. Bu coğrafi ayrışmayı üç farklı bölge özelinde inceleyeceğiz. Bu bölgeler arasında ABD yer almayacak. ABD halihazırda hazırda kripto para ve blokzincir adaptasyonu konusunda zirvede yer alıp bölge olarak ekosisteme yön vermektedir.</p><p><strong>Asya-Pasifik (APAC)</strong></p><p>Asya-Pasifik bölgesi, saf ticaret hacmi ve yüksek frekanslı aktivitede liderliğini sürdürmektedir. Singapur ve Hong Kong gibi yargı bölgelerindeki regülatif netlik, sofistike bir ticaret ortamının gelişmesini sağlamıştır. Coinbase, Asya’daki düzenleyici sıçramanın küresel sermaye akışlarını yönlendirdiğini not etmektedir.</p><p><strong>Latin Amerika ve Afrika</strong></p><p>Bu bölgelerde ise kripto paraların gerçek kullanım alanları ön plana çıkmaktadır. Bu bölgelerdeki benimseme hayatta kalma pratikleri olarak isimlendirilebilir. Özellikle bankacılığın ve finans sisteminin gelişmemiş olduğu Afrika ve yüksek enflasyona maruz kalınan Latin Amerika ülkelerinde kripto son derece kolay kullanım ile geniş kitlelere ulaşmaktadır. Messari, buradaki stabil para benimsemesinin spekülatif değil, varoluşsal olduğunu; havale (remittance) ve enflasyondan korunma (inflation hedging) amacıyla kullanıldığını belirtmektedir. The Block, stabil paraların bu bölgelerde tercih edilen havale ve B2B ödeme aracı haline geldiğini doğrulamaktadır.</p><p><strong>Avrupa</strong></p><p>Avrupa, MiCA’nın (Kripto Varlıklarda Piyasalar Düzenlemesi) tam uygulanmasıyla düzenleyici standart taşıyıcısı olmaya devam etmektedir. Uyum maliyetlerini artırmış olsa da, bankaların Euro cinsinden stablecoin ve tokenize hizmetler başlatması için gereken yasal kesinliği sağlamıştır. Coinbase, MiCA’nın tam olarak operasyonel hale gelmesinin, Avrupa’daki kurumsal stratejiyi temelden değiştirdiğini vurgulamaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*u5k7TVd0BuLtZ-v6uPMNOw.png" /><figcaption>USD türünde olmayan stablecoinlerin piyasa değerleri Kaynak: Messari, rwa.xyz</figcaption></figure><p>MiCA’nın, ABD’deki regülasyonlardan önce yasalaştırılması da bölgedeki girişimlerin manevra alanını kısıtlamıştır. Bu yüzden özellikle Euro stablecoini ihraç eden şirketler hali hazırda ekosistem içerisindeki büyük şirketler olarak ortaya çıkmaktadır.</p><h3>TEZ 2: Paranın Yeniden Tanımı (Money Re-Imagined)</h3><h4>Stablecoin Süper Döngüsü &amp; Ödemeler</h4><p><strong>Yeni Nakit<br></strong>Stablecoin’ler hiç şüphesiz ki 2025 yılının kazanan tarafı oldu. Bunun nedeni bir önceki bölümde detaylıca anlatılan regülatif anlamda yasaklayıcı bakış açısından düzenleyici bakış açısına geçiş olarak görülmektedir. Küresel ölçekte sermaye her zaman regülatif alanları daha az riskli görerek bu alanlara akmaktadır. 2025 yılında kripto ekosistemi de buna şahit aldı. Her ne kadar GENIUS Yasası, Temmuz 2025’te kabul edilmiş olsa dahi yasanın taslağının yayınlanmasından itibaren stablecoin’lerin arzında bir yükseliş olduğunu gözlemlemekteyiz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/986/1*TMzdKcV5cNiUI8D3RQSgjA.png" /><figcaption>Stablecoin toplam arzı (2025) Kaynak: Defillama</figcaption></figure><p>Stablecoinler geleneksel dünyada kapsayabileceği alan hakkında tartışmalar halen daha süregelmektedir. 2025 yılı ise bize stablecoinlerin sadece değer saklama aracı olmak zorunda olmadığını kanıtlamış oldu. Geleneksel dünyadaki nakite benzer bir yer kaplamaya başlayan stablecoinler özellikle entegrasyonlar sayesinde ödemeler sırasında da kullanılabilir hale geldi.</p><p>2025 yılının başında <a href="https://www.cnbc.com/2025/02/04/stripe-closes-1point1-billion-bridge-deal-prepares-for-stablecoin-push-.html">Bridge’i satın alan Stripe</a>, bu satın alımın üstünden 8 ay geçtikten sonra ödemelerde stablecoinleri kabul etmeye başladı. Özellikle e-ticaret ödemelerinde Stripe’ı entegre eden satıcılar ödeme yöntemi olarak stablecoin tercih edebiliyor. Hatta stablecoin tercih öderek Visa ve Mastercard gibi kart ödemelerinden neredeyse %50 daha düşük komisyon ödüyorlar.</p><p>Bu alanda daha erken davranıp kendi stabecoinini 2023 ortalarında çıkaran PayPal, 2025 yılında PYUSD için birçok partnerlik anlaşması yaptı. Arbitrum, Tron, Avalanche gibi büyük blokzincirlerde de kullanılabilir hale gelen PYUSD toplam arzını tam 7 katına çıkardı. Aynı zamanda Ethena ve Spark gibi merkeziyetsiz finans protokolleri ile de partnerlik anlaşmaları yapan PayPal, bu büyümenin çoğunu bahsedilen iki DeFi protokolü ile yaptığı işbirliğine borçlu diyebiliriz. PayPal, sadece ABD’deki kullanıcıları için PYUSD ödüllerini de Nisan 2025’te duyurmuştu.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*oofAC0z0XQ39D-TlqO_8jQ.png" /><figcaption>PYUSD toplam arzı (2025) Kaynak: Defillama</figcaption></figure><p>Stripe ve PayPal örnekleri ile birlikte artık kullanıcılar alıştıkları kullanıcı deneyimini değiştirmeden stablecoin kullanabiliyorlar. Bu entegrasyonlar kripto hakkında hiçbir fikri olmayan veya geleneksel finans sistemine erişimi olmayan kişileri farkında dahi olmadan kripto kullanımına dahil etmeye yardımcı olmaktadır. Artık uluslararası para transferinde en az 2 gün transfer süresi olan SWIFT sistemini kullanmak yerine PayPal üzerinden herhangi bir komisyon ödemeden PYUSD gönderimi sağlamak çok daha kolay ve uygun hale gelmiştir.</p><p><strong>Getiri (Yield) Devrimi</strong></p><p>Özellikle kurumsalların ve geleneksel dünyanın stablecoinleri kabul etmesiyle birlikte kripto ekosistemindeki kişiler daha iyisini geliştirmek üzere çalışmalarını hızlandırdı. Özellikle fiat para teminatlı stablecoinlerin birçoğunda teminat olarak ABD hazine tahvil ve bonoları kullanılmakta. Bu tahviller ve bonolar çoğunlukla ABD Merkez Bankası’nın belirlediği faiz oranlarında getiri elde etmekte. Birçok stablecoin ihraç eden firma teminat olarak kullanılan bu tahvil ve bonolardan elde edilen geliri kullanıcıyla paylaşmayıp şirketin geliri olarak değerlendirmekte.</p><p>2025 yılı bu gelirlerin sadece ihraçcçı firmanın kasasına gitmesinden rahatsız olan girişimcilerin geliri kullanıcıyla paylaşmak adına yarattığı yeni stablecoinlerin benimsendiği bir sene oldu. Her ne kadar geliri kullanıcıyla paylaşan stablecoinlerin arzı toplam arzı sadece %4.8’lik kısmını oluştursa da 2025 yılında gerçekleşen büyüme neredeyse iki katlık bir büyüme olarak hesaplanmaktadır. Bu aslında Tether ve Circle’ın tekeline almış olduğu stablecoin ekosistemi için oldukça değerli bir gelişme olarak karşımıza çıkmaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*F65KdeF0qzNYRuo7OwePog.png" /><figcaption>Kaynak: Defillama, Stablewatch</figcaption></figure><p>Grafikten de gözlemlenebildiği üzere Sky ve Spark’ın ortak ürünü olan sUSDS 2025 yılında arzını oldukça arttırmış ve yılın sonuna gelindiğinde yılın başında bu alanda zirvede olan Ethena’nın sUSDe’sini geride bırakmıştır. Bunda hem Spark’ın aktif partnerlikleri ile daha fazla varlığı teminat olarak kabul etmesi hem de Ethena’nın “delta-neutral” mimarisinden elde edilen getirilerin düşmesi etkili olmuştur.</p><p>Kripto ekosistemindeki kullanıcılar atıl biçimde duran parayı artık kabul etmemekte ve getiri paylaşımı yapan stablecoinlere olan ilgisini arttırmaktadır. 2026 yılında stablecoinlere henüz yeni adapte olan geleneksel dünyadaki kullanıcıların da atıl paradan uzaklaşarak getiri paylaşımı yapan stablecoinlere ilgi duymaya başlayacaklarını düşünebiliriz.</p><p><strong>Yeni Stablecoinler</strong></p><p>Pharus olarak Ağustos 2025’te üç parçadan oluşan <a href="https://medium.com/pharus/pharus-stablecoin-raporu-b%C3%B6l%C3%BCm-1-f2096ed193dd">Pharus Stablecoin Raporu’nu</a> yayınlamıştık. Bu raporda piyasa büyüklüğü itibariyle ilk 20’de bulunan stablecoinleri incelemiştik. 2025 biterken bu rapora girmesini değer bulduğumuz iki farklı projeden de bahsetmek isteriz: USDai ve Cap.</p><p><strong>USDai</strong></p><p>Özellikle 2025’in Eylül ayından itibaren oldukça ilgi çekerek büyüyen proje, 2025’i kapatırken Toplam Kilitli Varlık (TVL) miktarını 700 milyon dolara yaklaştırmış durumda. USDai, yapay zeka projelerinin fiziksel ihtiyaçlarını finanse etmek için yaratılmış bir proje. 2025 yılının bir diğer yıldızı yapay zeka ile stablecoinlerin buluştuğu noktada yer alan proje; Dragonfly, Delphi Digital, Big Brain Holdings ve DCG gibi kurumlardan yatırım almış.</p><p>Merkeziyetsiz finanstaki stablecoin getirileri %4–5 seviyelerine düştüğü sırada kullanıcılara %7 ve üstü getiri vaad ederek kullanıcılardan ilgi toplamayı başardılar. Toplamda 65 binden fazla kullanıcının varlık yatırdığı protokol puan programını sürdürmekte.</p><p><strong>Cap Protocol</strong></p><p>2025’in sonlarına doğru popüler olan proje daha önce hiç karşılaşmadığımız bir mimariye sahip. Riskin ihraççı firma/protokolden tamamen izole edildiği mimarisi sayesinde bizim de ilgimizi çekti. Pharus olarak daha önce Cap Protocol’ünün nasıl çalıştığını detaylıca incelediğimiz bir <a href="https://x.com/thepharus/status/1999497203841180075">makale</a> yayınladık.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*hLCpQ7muhNGkFe7FPuee0Q.png" /></figure><p>Proje son kullanıcı tarafından kullanılabilir hale gelmesinin dördüncü ayında 400 milyon dolar Toplam Kilitli Varlık (TVL) miktarına ulaştı. Henüz proje mimarisinde kritik rol oynayan delegatörlerin projeye dahil olma süreci devam ettiği için varlıkların çoğu Aave havuzlarında değerlendirilmekte. Buna rağmen Cap protokole yatırılan varlıkların çoğunun kurumsallar tarafından yatırıldığını beyan etmektedir.</p><h4>Bitcoin &amp; Diğer Yeni L1’ların Protokol Ekonomilerinin Kıyası</h4><p><strong>Bitcoin: Lider “Cryptomoney”<br></strong>Messari, her sene sonunda yayınladığı <a href="https://messari.io/report/the-crypto-theses-2026">Kripto Tezi raporunun</a> bu seneki girişini kripto para ekosistemindeki korku ve açgözlülük endeksi ile yapmaktadır. Bu endeks kripto para piyasasındaki bütüncül duyguyu hesaplamaya çalışan bir veridir. Endeks 100’e yaklaştıkça piyasadaki paydaşlar yani kullanıcılar açgözlülükle daha fazlasını kazanmaya çalışır ve 0’a yaklaştıkça da korkuyla ellerindeki parayı korumaya çalışır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*XV0cm07Eot1R9LV1BtnStg.png" /><figcaption>Kripto Korku ve Açgözlülük Endeksi Kaynak: Messari</figcaption></figure><p>Grafikten de görülebileceği üzere 2025 yılı kripto para piyasası oldukça dalgalı geçmiş durumda. Endeks ortalama değerlerde başlayıp Mart ayı itibariyle son derece korku seviyesine kadar düşmüş daha sonra GENIUS Yasası’nın kabul edilme söylentileri ile birlikte tekrardan yükselmeye başlamıştır. Sene sonunda ise 10 seviyesine düşerek 2022’deki Luna krizinden bu yana ilk defa bu seviyeyi görmüştür.</p><p>“Cryptomoney” kavramı ise geleneksel finans sistemine alternatif bir para yaratma amacıyla var olan sistemleri tanımlamak için kullanılıyor. Geleneksel finans sisteminde insanlar genellikle yaşadıkları ülkelerin para birimini kullanmak zorunda kalmaktadır. Ülkelerin para birimleri hakkında alınacak kararları ise devletler insanların fikrini önemsemeden onların yerine alır. İnsanlar ise bu kararlara uymak zorunda kalır. Paranın değerinin artıp artmayacağı, ödemelerin nasıl olacağı, yatırım fırsatlarının nasıl şekilleneceğine devletler karar verir. Kripto paralar ise temelinde buna bir alternatif yaratabilmek için ortaya çıkmıştır. Bunu Bitcoin blokzincirinin ilk bloğu olan Genesis blokta yazılan Times gazetesinin haberinden de anlayabiliyoruz. Peki gerçek cryptomoney hangisi? Bitcoin mi, Ethereum mu, Solana mı? Yoksa başka bir Layer 1 blokzinciri mi?</p><p>Messari raporunda gerçek cryptomoney’in tartışmasız bir şekilde Bitcoin olduğunu vurguluyor. Bunun başlıca sebebi Bitcoin’in diğer kripto paralardan ayrışmış olmasıdır. Bitcoin’in kuralları kodla yazılmış ve bu kuralları on binlerce katılımcı kabul etmiştir. Kuralların değişmesi merkezi bir kurum veya kişi tarafından gerçekleştirilemez. Bitcoin saniyeler içerisinde konum farketmeksizin transfer edilebilir. Ayrıca Bitcoin, insanlara dahil olmak istedikleri finansal sistem için bir alternatif sunar. Bitcoin, cryptomoney olmanın bütün gereklilikleri sağlamaktadır.</p><p><strong>Diğer Layer 1 Blokzincirleri Ne Durumda?</strong></p><p>Diğer Layer 1 blokzincirlerinde ise gelirler her geçen sene daha da düşmektedir. İki örnek hariç. Bunlar Tron ve Hyperliquid. Tron ve Hyperliquid piyasa değerinde çok büyük olmasalar da gelir açısından Layer 1 blokzincirlerinden ayrışmaktadırlar. Piyasa değerlerinin artması gelecekte elde edilecek gelirlerin fiyatlanması olarak yorumlanabilir ama bu yorumlama da yanlış olur. Tron ve Hyperliquid’in dışarıda bırakıldığı durumda bütün Layer 1 blokzincirleri 2021 yılında 12 milyar dolar gelir elde etmişken 2025 yılında sadece 1.7 milyar dolar gelir elde etmiştir. Bu miktar son 4 yıldır neredeyse her yıl düzenli olarak düşmektedir.</p><p>Peki alternatif L1 zincirlerinin gelirleri düşerken Bitcoin’in elde ettiği işlem ücretleri düşmüyor mu? 2025’in Kasım ayında Bitcoin blokzincirinde elde edilen işlem ücreti geliri $4,87 milyona düşerek 2019’dan beri en düşük seviyeye ulaşmıştır. Ama Bitcoin’in güvenliğini sağlayan düğümlerin ve madencilerin tek gelir kaynağı işlem ücretleri değildir. Bilindiği üzere madencilere sağlanan blok başı ödül bulunmaktadır. 2025 yılında üretilen bloklar ile dağıtılan ödüller 171.000 Bitcoin’den fazladır. Bu da 17 milyar dolardan faha fazla etmektedir. Bitcoin’in parasal olarak değerini işlem ücretleri değil blok ödülleri sağlamaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*xTccFWlE0DB4dbhLb48CMw.png" /><figcaption>Kaynak: Messari</figcaption></figure><p>Ethereum’un L1 zincirleri arasındaki işlem ücreti payı %17’e kadar düştü. 2024 yılında gelen Dencun güncellemesi ile birlikte azalan işlem ücretleri, 2025 yılında özellikle Hyperliquid’in aktifliğiyle birlikte pazar payı anlamında iyice küçülmeye neden oldu. Solana’nın yılı olan 2024’te ekosistemini sağlam temeller üzerine inşa eden Solana 2025 yılında $660 milyon değerinde işlem ücreti elde etti.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/828/1*QS1GiVzq4LqYtom-HNG7bA.png" /><figcaption>L1 işlem ücretleri (2025) Kaynak: Messari</figcaption></figure><p>Ethereum’un cryptomoney olup olmama iddiasına elde ettiği işlem ücretleri gelirinden ziyade sosyal konsensüse bakarak karar vermeliyiz. Zira Ethereum’un parasal değeri hiçbir zaman elde ettiği gelirle doğru orantılı bir şekilde ilerlememiştir. Özellikle Mart 2024’te blokzincire entegre edilen Dencun güncellemesinden sonra Ethereum’un P/S (Fiyat/Satış) oranı 1000’in üzerine çıkmıştır. Eğer Ethereum’un değeri geleneksel finanstaki şirketlere benzer bir şekilde hesaplanacak olsaydı 1000’in üzerinde P/S oranı olan bir şirkete hiçbir yatırımcı yatırım yapmak istemezdi.</p><p><strong>BTCFi: Bitcoin’in Layer-2’leri ve DeFi İçerisinde BTC</strong></p><p>Bitcoin üzerindeki ikincil katman (L2) çözümleri 2024 yılında oldukça fazla ilgi toplamıştı. 2025 yılı ise bu projeler için biraz daha realizasyon yılı olarak geçti. BTC L2’lerindeki toplam kilitli varlık (TVL) değeri 2025 yılında %74 düştü.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/830/1*bGrNrbUaBWMupbG1216-Dw.png" /><figcaption>BTC L2’lerindeki TVL değeri (2025) Kaynak: The Block</figcaption></figure><p>Bitcoin DeFi olarak konumlanan projeler ise 2025 yılında toplam kilitli varlık (TVL) açısından bir ilerleme katedememiştir. Bu alanda geliştirme yapan projelerden biri olan Build on Bitcoin (BOB) $9,5 milyon daha yatırım almış olmasına rağmen bu TVL açısından bir hareketlenme yaratmasına yetmemiştir. Aynı zamanda TVL açısından en büyük iki proje birer restaking projesi. EVM uyumlu blokzincirlerde gerçekleşen trendleri Bitcoin üzerinde gerçekleşmek ne yazık ki yeterli olmuyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/836/1*jT1hG70I6HrpGve_ajNGpg.png" /><figcaption>Bitcoin DeFi Toplam Kilitli Varlık (TVL) Değeri (2025) Kaynak: The Block</figcaption></figure><p>Bitcoin üzerindeki DeFi denemelerine karşın toplamda 370 binden fazla BTC diğer ağlarda kullanılmak üzere köprülenmiş durumda yer alıyor. Bu köprülenen Bitcoin’lerin %99’u güven gerektiren bir yapıya sahip köprüler kullanarak transfer edilmiş durumda. Her ne kadar bu durum Bitcoin’in karşı çıktığı bütün değerleri çiğniyor olsa da Bitcoin sahipleri ağdaki programlanabilirliğin yetersiz olmasından dolayı varlıklarını köprülüyor.</p><h4><strong>2026 Vizyonu: Application Money</strong></h4><p>2026 yılı için kripto ekosisteminde en fazla beklentiye sahip konsept “application money” denilebilir. Uygulamaların kendi stablecoin’leri ya da kendi likit ödeme araçlarını yaratmasına bu isim veriliyor. Daha önce de bahsedildiği üzere stablecoin’lerin birçoğu teminatlarından getiri elde ediyor. Bu getirileri kullanıcılarla paylaşan stablecoin projelerine olan ilgi artsa da bu projelerin getiriden hiç pay almadığı anlamına gelmiyor.</p><p>Uygulamalar kullanıcılarının başka stablecoin’leri kullanıp bu getirinin veya getiriden elde edilen payın diğer stablecoin projelerine kalmasını istemiyor. Bu yüzden de kendi stablecoin’lerini ya da ödeme araçlarını yaratmaya başlıyor. Bu Starbucks’ın mobil uygulama ile kullanıcıların bakiyesini bir araya toplayarak bu bakiyeden getiri elde etmesine benzetilebilir.</p><p>Şüphesiz ki 2025’te bu konseptin en çok ilgi çeken örneği Hyperliquid tarafından gerçekleşti. Hyperliquid’in oldukça fazla ilgi toplaması sonucunda 5,5 milyar dolar değerinde USDC’ye ev sahipliği yapmaya başlamıştı. Bu yıllık bazda 220 milyon dolar bir getiriden vazgeçilmesi anlamına geliyordu. Bunun sonucunda Hyperliquid ekosistemi içerisinde kullanılacak ekosisteme özgü (native) stablecoin’i için USDH etiketini rezerve etti. Daha sonra ise stablecoin projelerinden USDH etiketine sahip stablecoin’i ihraç etmek için teklif iletmelerini istedi. Stablecoin ihraççısı projelerin neredeyse hepsi (Tether ve Circle hariç) teklif iletti.</p><p>Buna benzer kendi stablecoin’ini ihraç etme örneğini 2026’nın en fazla beklentiye sahip blokzincirlerinden biri olan Megaeth’te de gözlemledik. Megaeth ekosisteminde Ethena’nın tak-çalıştır (whitelabel) hizmetiyle üretilmiş bir stablecoin olan USDm’yi kullanacak.</p><p>Aynı zamanda DeFi protokolleri birer neobank olmaya da çalışıyor. Neobank’ler son zamanlarda çıkan ve geniş kapsamlı bankacılık hizmetleri de sunan fintech şirketlerine verilen isim. Dünyada en yaygın örnekleri PayPal, Nubank, CashApp, Revolut ve Wise denilebilir. Bunların neredeyse hepsi Türkiye’de faaliyet göstermeleri yasaklanmış durumda olmasına karşın küresel ölçekte yüz milyonlarca kullanıcıya hizmet sağlıyorlar. Bankalara göre çok daha kolay erişilebilir ve daha kolay kullanılabilir Neobank’ler, bankaların hantallığını avantaja çeviriyor.</p><p>2026 yılında herkes tarafından kullanılabilir hale gelmesini beklediğimiz Aave’nin mobil uygulaması da adeta bir Neobank olarak konumlanıyor. Şu anda referans sistemi ile birlikte uygulamaya kullanıcılar sırayla erişebiliyor. Aave, uygulamanın en öne çıkan özelliği olarak USD varlıklarına %6 getiri vaadinde bulunuyor. Aynı zamanda uygulamayı bir cüzdan olarak kullanıp varlık transferi veya akıllı kontratlarla etkileşim yapabilmek de mümkün olacak.</p><p><a href="http://ether.fi">Ether.fi</a>’nin liderliği elinde bulundurduğu kripto kart sektöründe de rekabet artıyor ve birçok yeni kart markası ortaya çıkmış durumda. Kartların birçoğu kullanıcıları elde edebilmek için çeşitli oranlarda cashback (geri ödeme) tekliflerinde bulunuyor. Bu havayollarının bankalarla ortaklaşa çıkardıkları uçak mili sadakat programlarından veya bankaların kendi içerisinde yarattığı sadakat programlarından çok daha efektif bir yöntem. Çünkü cashback ile bir puan (bonus/mil) elde etmiyorsunuz direkt olarak harcayabileceğiniz veya transfer edebileceğiniz şekilde paranızı geri alıyorsunuz.</p><p>2026 yılında geleneksel finans dünyasındaki bankalara göre daha yüksek getiriler, kripto kartları aracılığıyla direkt olarak kripto harcayabilme ve bu kartların kullanıcılara geri ödeme yapmasıyla beraber bütünleşik bir uygulama içi ekonomi yaratılacağını tahmin ediyoruz. Varlıklarınızı bir DeFi uygulamasında değerlendirerek hem getiri kazanabilir hem de aynı zamanda onları harcayabilir üstüne üstlük harcadığınız miktarın bir kısmını geri ödeme olarak kazanabilirsiniz. Bu konsept 2026’da en çok örneğini göreceğimiz konsept olarak görülebilir.</p><h3>TEZ 3: Merkeziyetsiz Finansta Olgunlaşma Yılı</h3><p>2025 yılı, merkeziyetsiz finans (DeFi) ekosistemi için kritik bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Spekülatif heyecan yerini somut ekonomik değer yaratımına bırakırken; teknolojik derinlik arttı ve kurumsal benimseme ivme kazandı. Ethereum ve Solana gibi yerleşik devlerin yanı sıra Base ve Arbitrum gibi Katman 2 çözümlerinin olgunlaşması, DeFi’nin deneysel bir alan olmaktan çıkıp küresel finansal altyapının temel bir bileşeni haline gelmesi için yeni dikeyler inşa edildi.</p><h4>1. Sektörel Genel Bakış ve TVL Dinamikleri</h4><p><strong>DeFi’nin Büyüme İvmesi<br></strong>DeFi’nin Büyüme İvmesi DeFi piyasası 2025 yılına 128 milyar dolarlık güçlü bir sermaye girişiyle başladı. Yılın ilk çeyreğinde yaşanan sektörel konsolidasyon ve risk iştahındaki geçici azalma Toplam Kilitli Değer’i (TVL) Mart sonunda 92 milyar dolar bandına çekerek yılın dip noktasını test etmiştir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*ckhFOlWO3bR4Ks7nQMkQHw.png" /></figure><p>Ancak ikinci çeyrekle birlikte, borç alma/verme protokollerindeki organik talep ve merkeziyetsiz borsaların (DEX) hacimsel genişlemesiyle piyasa toparlanma sürecine girmiştir. Yılı 133 milyar dolar seviyesinde, güçlü bir kapanışla tamamlamıştır. Analizler, likiditenin spekülatif alanlardan getiri odaklı temel protokollere kaydığını göstermektedir. Liquid Staking ve Restaking gibi pasif araçlar doygunluğa ulaşırken, sermayenin aktif kullanıldığı Lending protokollerinde önceki yılların da üstünde değerlere ulaşılmıştır.</p><p><strong>Borç Verme (Lending) Piyasası</strong></p><p>Lending sektörü, 2025’in en güçlü performans gösteren dikeyidir. Sene başında 48 milyar dolar olan TVL, yıl sonunda %29’luk net büyüme ile 62 milyar dolara ulaşmıştır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*vvnoQJjut1mV73M9biNrcg.png" /><figcaption>2025 Yılı Lending Sektörü TVL ve Toplam Borçlanma (Borrowed) Gelişimi</figcaption></figure><p><strong><em>Verimlilik ve Dominasyon Göstergesi:</em> </strong>Grafikteki kırmızı alanın yani borç alımının istikrarlı yükselişi, sektörün sağlığını gösteren en kritik metriktir. Toplam borçlanma miktarının 26 milyar dolardan 37 milyar dolara yükselmesi, kilitlenen varlıkların atıl kalmadığını, aksine kaldıraç, hedging veya likidite sağlama amacıyla aktif olarak kullanıldığını göstermektedir.</p><p>Pazar yapısı incelendiğinde kazananın güçlendiği bir dinamik göze çarpmaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*Goz8SwBXHNkgrDBspFs36g.png" /><figcaption>En İyi 10 Lending Protokolünün Pazar Payı Dağılımı (2025 Sonu)</figcaption></figure><p>Aave, %35&#39;in üzerindeki pazar payı ile liderliğini tartışmasız sürdürmektedir. V3 güncellemesi ve çoklu zincir stratejisi, likiditeyi konsolide etmesinde önemli rol oynamıştır.</p><p>JustLend ve Morpho, sırasıyla kurumsal ve modüler lending çözümleri sunarak önemli pazar paylarına ulaşmıştır. Özellikle Morpho’nun izole risk piyasaları modeli, risk iştahı düşük kurumsal sermayeyi DeFi’ye çekmekte etkili olmuştur. Buna istinaden gelişmeler özellikle Base ağında Coinbase’in iştirakı ile kullandırılan Morpho havuzlarıyla gözlemlenmiştir.</p><p>Spark, %5–6 bandındaki payı ile DAI ekosisteminin gücünü arkasına alarak dördüncü büyük oyuncu konumuna yükselmiştir.</p><p><strong>Staking ve Restaking: Konsolidasyon Dönemi</strong></p><p>2023–2024 yıllarının “altına hücum” alanı olan Staking ve Restaking, 2025&#39;te bir dengelenme sürecine girmiştir. Veri setimiz, bu iki dikeyin toplam büyüklüğünün 2025 başında 82 milyar dolar seviyesindeyken, yıl sonunda 74 milyar dolara gerilediğini göstermektedir. Bunda piyasa koşulları itibariyle rehin bırakılan kripto paraların değer kaybı da göz önünde tutulmalıdır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*VC8aO50bjCbZcHj8-A1IuQ.png" /></figure><p><strong>Liquid Staking:</strong> Yıl boyunca 57–58 milyar dolar bandında yatay bir seyir izlemiştir. Lido’nun pazar liderliği devam etse de, merkezi borsaların (Binance Staked ETH gibi) ve Solana ekosistemindeki yeni oyuncuların — Jito gibi — pay kazanmasıyla rekabet artmıştır. Bu yatay seyir, varlık fiyatlarındaki dalgalanmalara rağmen kullanıcıların stake pozisyonlarını koruduğunu, ancak yeni girişlerin yavaşladığını işaret etmektedir.</p><p><strong>Restaking: </strong>2024&#39;teki hızlı yükselişin ardından, EigenLayer öncülüğündeki Restaking sektörü 24 milyar dolardan 19 milyar dolara bir gevşeme yaşamıştır. Bu düşüş, risk/ödül dengesinin piyasa tarafından yeniden fiyatlandığının ve ilk heyecanın yerini rasyonel sermaye dağılımına bıraktığının göstergesidir.</p><p><strong>Merkeziyetsiz Borsalar (DEX): Hacim vs. Likidite</strong></p><p>Merkeziyetsiz borsalar nişinde ise hacim değişen piyasa koşullarına rağmen artarken bu protokollerde sağlanan likidite azalmıştır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*0Z6Y7WFWM9pndbJQCDyf0g.png" /></figure><p>2025 yılı, merkeziyetsiz borsalar (DEX) için salt büyümenin ötesinde, yapısal bir dönüşüm ve sermaye verimliliği yılı olmuştur. Yıl başında 22 milyar dolar olan TVL’nin 16.4 milyar dolara gerilemesi ilk bakışta bir likidite krizi gibi algılanabilir; ancak bu durum aslında Uniswap V3/V4 gibi konsantre likidite modelleri ve “aggregator/solver” hakimiyeti sayesinde daha az sermaye ile daha yüksek işlem hacmi yaratılabildiğinin göstergesi olarak görülmektedir. Ama aynı zamanda kötü giden kripto piyasası şartları ile likidite olarak sağlanan tokenlerin değer kaybetmesiyle elbette TVL de 2025 boyunca artamamıştır.</p><p>Bunlara rağmen artan sermaye verimliliği ile DEX’lerin küresel spot ticaretteki rekabet gücünü doğrudan etkilemiştir. 16.4 milyar dolarlık optimize edilmiş likidite ile trilyon dolarlık hacimlere aracılık eden DEX’ler, CEX (Merkezi Borsa) ve DEX toplam spot hacmindeki paylarını %4&#39;ten yaklaşık %20 seviyesine yükseltmiş, hatta Haziran 2025&#39;te %37.4 ile tarihi bir zirveye ulaşmıştır. Bu yükseliş, zincir üstü alım/satım ortamının sadece merkezi platformları yakalamakla kalmayıp kullanıcı tercihleri ve işlem modellerindeki değişimle pazar payını kalıcı olarak ele geçirdiğini doğrulamaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*PIWJwo7-zUCKiPBM140c4g.png" /></figure><p>Sürecin en kritik çıktısı ise DeFi protokollerinin ekonomik olgunluğa erişmesidir. 2025&#39;in ilk yarısında kullanıcılar tarafından ödenen toplam 30.3 milyar dolarlık işlem ücretinin 17.6 milyar doları protokol geliri olarak kaydedilmiştir. Daha da önemlisi, bu gelirin 3.36 milyar dolarlık kısmı token geri alımı (buyback), yakım veya ücret paylaşımı yoluyla doğrudan token sahiplerine aktarılmıştır. Bu tablo, DEX token dizaynlarının artık spekülatif değerden sıyrılarak, yaratılan ekonomik değeri paydaşlarına aktaran sürdürülebilir bir gelir modeline dönüştüğünü net bir şekilde ortaya koymaktadır.</p><h4>2. Enstitü Adaptasyonu, Düzenlemeler ve Avantajlar</h4><p><strong>Kurumsal Katılımın Hızlanması<br></strong>2025, DeFi’nin kurumsal oyuncular tarafından ciddiye alındığı yıl oldu. BlackRock’un BUIDL fonu, Apollo’nun tokenize edilmiş özel kredi stratejileri, Invesco’nun iSNR ürünü ve Franklin Templeton’ın zincir üstü fonları, geleneksel finans devlerinin artık blokzincir altyapısını yalnızca deneysel olarak değil stratejik olarak kullandığını göstermiştir.</p><p>BUIDL fonu, ABD Hazine tahvillerini tamamen onchain olarak sunan ilk tokenize para piyasası fonu oldu ve 1.8 milyar dolara ulaştı. Apollo’nun ACRED fonu, 650 milyar dolar varlık yönetimi geçmişine sahip bir kurumun özel kredi stratejilerini Ethereum üzerinde tokenize etmesi açısından dönüm noktası niteliğinde. Invesco’nun iSNR ürünü ise, günlük likiditeye sahip ilk tokenize özel kredi stratejisi olarak tarihsel olarak likit olmayan bir varlık sınıfına erişimi genişletmiştir.</p><p><strong>Düzenleyici Netliğin Sağlanması</strong></p><p>Düzenlemeler, 2025&#39;te risk unsuru olmaktan çıkıp benimseme katalizörü haline geldi. ABD’de GENIUS Act ve CLARITY Act’in kabul edilmesi, stablecoin’ler ve tokenize varlıklar için ilk kapsamlı federal çerçeveyi oluşturdu. Hong Kong’un Stablecoin Bill’i, Asya’nın ilk özel stablecoin lisanslama rejimini hayata geçirdi. Avrupa Birliği’nin MiCA (Markets in Crypto-Assets Regulation) düzenlemesi ise 30 Aralık 2024&#39;te tam olarak yürürlüğe girdi ve AB genelinde kripto varlık hizmet sağlayıcıları (CASP) için tek bir lisanslama rejimi getirdi.</p><p>Bu düzenlemeler özellikle stablecoin sektöründe büyük etki yarattı. USDT ve USDC, toplam stablecoin piyasa değerinin yüzde 93&#39;ünü oluştururken, düzenlenmiş EURC Haziran 2024&#39;te 42.5 milyon dolardan Haziran 2025&#39;te 7.4 milyar dolara (Temmuz 2025&#39;te 9.2 milyar dolara) ulaştı. PayPal’ın PYUSD’si de 785 milyon dolardan 3.74 milyar dolara yükseldi.</p><p>Singapur MAS’ın Franklin Templeton’ın BENJI tokenlerini perakende yatırımcılara açması, düzenlenmiş RWA’lara günlük kullanıcı erişiminin önünü açtı. Dubai VARA’nın RWA tokenizasyonu için rehberlik yayınlaması da benzer netlik sağladı.</p><p><strong>Kurumsal Avantajlar ve Operasyonel Verimlilik</strong></p><p>Tokenizasyon, geleneksel finans için yalnızca yeni bir dağıtım kanalı değil aynı zamanda operasyonel verimliliğin artırılması demektir. “Atomic settlement”, T+0 uzlaşma, programlanabilir uyumluluk ve küresel likidite havuzları, kurumların tokenize varlıklara yönelmesinin temel nedenleri arasında yer almaktadır.</p><p>Örneğin, Binance tokenize RWA’ları borsa dışı teminat (off-exchange collateral) olarak kabul etmeye başladı. Bu model, kurumların varlık sahipliğini korurken ticaret fırsatlarından yararlanmasını sağlıyor ve FTX sonrası dönemde denk gelinen karşı tarafa bağlı riskleri azaltıyor. Aave’nin Horizon piyasası, onaylanmış katılımcıların RWA’ları teminat olarak göstermesine izin verirken stabil kripto paralar için likidite sağlama işlemini herkesin yapabilmesini sağlayarak izne tabii ihraç ile erişilebilir likidite sağlamayı birleştiriyor.</p><p>2024&#39;te en büyük 10 RWA fonu 0.35 milyar dolar TVL’ye sahipti. 2025&#39;te bu rakam 2.81 milyar dolara ulaştı. JAAA CLO Fund 1.01 milyar dolar ile lider konumda, Superstate Crypto Carry 0.50 milyar dolar, Legion Strategies 0.22 milyar dolar TVL’ye sahip. Bu büyüme, deneysel “equity-heavy” tokenlerden, yerleşik firmaların yönettiği tokenize kredi, makro ve likit venture stratejilerine doğru bir göç olduğunu gösteriyor.</p><p><strong>Stablecoin’lerin RWA Altyapısı Olarak Rolü</strong></p><p>Stabil kripto paralar tokenize finansın nakit ayağı olarak RWA ekosisteminin temelini oluşturuyor. Eylül 2025 itibarıyla onchain stablecoin TVL’si yaklaşık 300 milyar dolar seviyesinde. Stablecoin dolaşımı arttıkça, RWA’lara erişim de üstel olarak artıyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*8NXMeS1EZAeHY5u0rwsyIw.png" /><figcaption><strong>Kaynak: Artemis Stablecoin Report</strong></figcaption></figure><p>Aynı zamanda, Circle ve Tether gibi önde gelen ihraççılar rezervlerini ABD Hazine bonoları ve para piyasaları fonlarıyla destekliyor. Bu da stabil krpto paraların yalnızca RWA benimsemesini hızlandırmakla kalmayıp aynı zamanda RWA’ların da stabil kripto para rezervlerini desteklediği pozitif bir geri besleme döngüsü yaratıyor.</p><p>Dünya Ekonomik Forumu’nun tahminlerine göre, küresel RWA potansiyeli 867 trilyon dolar. Bugün zincir üstü olarak var olan 300 milyar dolar göz önüne alındığında, büyüme alanının çok daha geniş olduğu kabul edilebilir. BCG ve Ripple’ın ortak raporuna göre, tokenizasyon piyasası önümüzdeki sekiz yıl içinde yaklaşık 30 kat büyüyerek 2033&#39;te 18.9 trilyon dolara ulaşacak. Yine de bunun tahminlemelerden öte olmayan bir analiz olduğunu vurgulamakta fayda var.</p><h4>3. Değer ve Gelir Olgusunun Değişimi</h4><p><strong>Token Ekonomisi ve Değer Dağıtımı<br></strong>2025 yılının belki de en önemli dönüşümlerinden biri, token ekonomisinin olgunlaşması oldu. Yıllarca DeFi token’ları büyük piyasa değerlerine sahipken, token sahiplerine doğrudan değer akışı sağlamıyordu. Yönetişim gücü ve emisyon anlatısı hakimdi, protokol gelirleri ise hazinelerde veya aracı kurumlarda birikiyordu. 2025&#39;te bu değişti.</p><p>Kullanıcıların ödediği 30.3 milyar dolar ücretin 17.6 milyar doları protokol geliri oldu ve bunun 3.36 milyar doları token sahiplerine rehin bırakma, “staking” ödülleri, ücret paylaşımı, geri alım veya yakma yoluyla ulaştı. Bu, ücretlerin yüzde 58&#39;inin gelir olduğu ve gelirin yüzde 19&#39;unun token sahiplerine dağıtıldığı anlamına geliyor. 2024&#39;te bu oran çok daha düşüktü ve yalnızca bir avuç protokol aktif değer yakalama mekanizmasına sahipti. 2025&#39;te ise anlamlı dağıtım, standart haline geldi.</p><p>DeFi ve Non-DeFi kategorileri arasında ayrım yapıldığında, zincirler değer dağıtımında en agresif oyuncular olmaya devam ediyor. Neredeyse tüm ekonomik aktivite günün sonunda validatörlere veya staker’lara akıyor. DeFi içindeyse daha ilginç bir değişim yaşanıyor.</p><p><strong>Blockchain vs DeFi: Ücret ve Değer Yakalama</strong></p><p>Blokzincirler toplam piyasa değerinin yüzde 90&#39;ından fazlasını elinde tutarken, ücret payları yüzde 60&#39;ın üzerinden yüzde 12&#39;ye geriledi. Ethereum, 2021&#39;de tüm onchain ücretlerin yüzde 40&#39;ından fazlasını oluştururken, 2025&#39;te ölçeklendirme çalışmaları sayesinde ortalama blockchain işlem ücretleri yüzde 86 düştü. Günlük blockchain işlemleri yaklaşık 2.7 kat artarak 169 milyona ulaştı.</p><p>Buna karşılık, DeFi/Finance protokolleri tüm ücretlerin yüzde 73&#39;ünü oluşturdu ancak toplam piyasa değeri içindeki payları yüzde 10&#39;un altında kaldı. Bu uyumsuzluk, DeFi protokollerinin gerçek ekonomik değer yarattığını ancak tokenlerinin henüz bu değeri tam olarak yansıtmadığını gösteriyor. 2025&#39;te 969 protokol ücret geliri üretti (2021&#39;de bu sayı sadece 125&#39;ti). Aynı zamanda, 2021&#39;e kıyasla daha düşük toplam ücretlere rağmen, token sahiplerine dağıtılan değer yüzde 50 arttı.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*_iJTPYNXpSEPZ8kmjy4khg.png" /></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/790/1*NjgmtwHMs92LlLsGQjXuAg.png" /><figcaption><strong>Kaynak: 1kx Revenue Report</strong></figcaption></figure><p><strong>Buyback, Burn ve Fee Sharing Modelleri</strong></p><p>Protokoller, token sahiplerine değer aktarımında farklı yöntemler kullanıyor:</p><ul><li><strong>Fee Sharing (Ücret Paylaşımı):</strong> Aave, MakerDAO, GMX gibi protokoller, protokol gelirinin bir kısmını doğrudan token sahiplerine dağıtıyor.</li><li><strong>Buyback (Geri Alım):</strong> Uniswap ve benzeri protokoller, piyasadan kendi tokenlerini geri alarak arz baskısını azaltıyor.</li><li><strong>Burn (Yakma):</strong> BNB Chain gibi platformlar, işlem ücretlerinin bir kısmını yakarak token arzını düşürüyor.</li><li><strong>Staking Rewards:</strong> Liquid staking protokollerinde (Lido, Rocket Pool) kullanıcılar stake ettikleri varlıklara ek olarak protokol gelirlerinden pay alıyor.</li></ul><p>Bu mekanizmaların artması, DeFi’nin olgunlaştığını ve tokenlerin artık salt yönetişim araçları değil gerçek nakit akışı haklarına sahip varlıklar olduğunu gösteriyor.</p><p><strong>Gelir Modeli Evrimleri</strong></p><p>2025&#39;te bazı protokoller gelir modellerini tamamen yeniden yapılandırdı:</p><ul><li><strong>Uniswap</strong>, fee switch mekanizmasını tartıştı ve token sahiplerine protokol ücretlerinden pay verme yönünde adımlar attı.</li><li><strong>Aave</strong>, GHO stablecoin’inden elde edilen gelirleri sDAO hazinesine aktararak treasury diversifikasyonunu artırdı.</li><li><strong>Maker/Sky</strong>, DAI emisyonundan elde edilen gelirleri aktif olarak token sahiplerine dağıtmaya başladı.</li></ul><p>Bu dönüşümler, protokollerin governance tokenlerini artık sadece yönetim hakları değil, ekonomik değer yakalama araçları olarak konumlandırdığını gösteriyor. Bu da yatırımcıların ve kullanıcıların bu tokenlere yaklaşımını değiştiriyor.</p><h4>4. Mahremiyet Odaklı DeFi’nin Öne Çıkışı</h4><p><strong>Gizlilik: DeFi’nin Eksik Halkası (-ydı)<br></strong>DeFi, şeffaflığı temel değer olarak sunarken, kullanıcıların finansal gizlilik ihtiyacını uzun süre göz ardı etti. Tüm işlemlerin herkese açık olması, ticari sırları, bireysel portföy pozisyonlarını ve stratejileri ifşa ediyor. Bu durum özellikle kurumlar ve yüksek net değere sahip kullanıcılar için ciddi bir sorun teşkil ediyor.</p><p>2025 yılında, gizlilik odaklı DeFi çözümleri belirgin şekilde ilerleme kaydetti. Zero-knowledge (ZK) kanıt teknolojileri, gizli işlem protokolleri ve seçici ifşa (selective disclosure) mekanizmaları olgunlaşmıştır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*9Sv-aiPen5ePPplyOAzwCQ.png" /><figcaption><strong>Kaynak: State of DeFi 2025</strong></figcaption></figure><p><strong>Privacy Teknolojilerinin Gelişimi</strong></p><p>ZK kanıtlar, kullanıcıların işlemlerinin geçerliliğini ifşa etmeden kanıtlamalarını sağlıyor ve Aztec, Penumbra ve Railgun gibi protokollerde aktif olarak kullanılıyor. Özellikle kurumsal DeFi uygulamalarında, KYC/AML uyumluluğunu korurken işlem detaylarını gizli tutma ihtiyacı ZK-teknolojilerinin benimsenmesini oldukça uzun bir sürenin ardından hızlandırmıştır.</p><p>Ayrıca, “privacy pools” kavramı da güç kazanmıştır. Bu modelde, kullanıcılar yasal uyumluluk kanıtlarını yetkili taraflara seçici olarak ifşa edebilirken genel kamu için işlem detayları gizli kalmaktadır. Bu, düzenleyici gereksinimlerle gizlilik ihtiyacını dengeleyen bir yaklaşım sunuyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*A72mY75iXNYbAr2jFTOpUw.png" /></figure><p><strong>Kurumların Mahremiyet Talebinin Artması</strong></p><p>Kurumlar, ticari hassas bilgilerini korumak için gizli DeFi çözümlerine yöneliyor. Örneğin, büyük bir fon hazine tahvili alım stratejisini açık zincirde yürütürse, stratejisini rakiplerine ifşa etmiş olur. Mahremiyet DeFi’si bu tür kurumsal oyuncuların strateji gizliliğini korurken DeFi’nin likiditesinden ve verimliliğinden faydalanmasını sağlıyor.</p><p>Ayrıca, DeFi’nin kurumsal benimsenmesi için regulatörlerin talep ettiği AML/CFT kontrolleri, privacy teknolojileriyle uyumlu hale getiriliyor. Seçici ifşa sayesinde, bir işlem detayı regulatöre gösterilebilirken piyasadan gizli tutulabiliyor. Bu denge, DeFi’nin 2026&#39;da daha da büyümesine zemin hazırlıyor.</p><h4>5. Tahmin Piyasaları: Bilginin Hiperfinansallaşması</h4><p><strong>Tahmin Piyasalarının İvmeli Yükselişi<br></strong>2025, tahmin piyasaları için dönüm noktası bir yıl oldu. Polymarket ve Kalshi, 2024 ABD başkanlık seçimlerinde 4.5 milyar dolar hacim yakalayarak ana akım medyanın dikkatini çekti. Polymarket’in hacminin yüzde 93&#39;ünü oluşturduğu bu dönemde zincir üstü protokollerin/platformların kitle ölçeğinde başarısını gösteren ilk örneklerden biri olmuştur.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/828/1*FThDnDYAJnAB3241ISRB7w.png" /><figcaption><strong>Kaynak: Prediction Markets Raporu</strong></figcaption></figure><p>Seçim sonrası, aylık hacimler 1.5–2 milyar dolara düşmüştür ancak 2025 ortasından itibaren yeniden ivme kazanmıştır. Bu süreçte, Intercontinental Exchange (ICE), Polymarket’e 8 milyar dolar değerleme üzerinden 2 milyar dolara kadar yatırım taahhüdünde bulundu ve Kalshi ise 11 milyar dolar değerleme ile 1 milyar dolar fon topladı ve 140&#39;tan fazla ülkeye hizmet sunabileceği bir genişleme yapmıştır.</p><p>Google Finance, CNN, CNBC, UFC, Yahoo, Robinhood, NHL gibi ana akım platformlarla yapılan ortaklıklar, tahmin piyasalarının erişimini perakende ticaret çevrelerinin ötesine taşıdı. Kasım 2025&#39;te aylık toplam hacim 13 milyar dolara ulaştı. Bu, sadece iki yılda 130 kat artış demek.</p><p><strong>Spor Bahisleri vs Politik/Ekonomik Piyasalar</strong></p><p>Kalshi’nin Robinhood ile Ağustos 2025&#39;te yaptığı ortaklık, spor kategorisini ön plana çıkardı. NFL ve kolej futbolu piyasaları, kullanıcıların mevcut Robinhood hesaplarıyla işlem yapmasını sağladı. Bu çok da “crypto-native” olmayan kullanıcılar için bariyeri azalttı ve ABD kullanıcılarına DraftKings ve FanDuel gibi geleneksel spor bahis sitelerine kıyasla daha iyi oranlarla düzenlenmiş bir “yeni bahis” yolu sunmuştur.</p><p>Spor sektörü, Ocak-Kasım 2025 arasında yüzde 58 pay ve 23.1 milyar dolar hacimle lider oldu. Politik sektör yüzde 20 pay ve 7.8 milyar dolar hacimle ikinci, kripto sektörü yüzde 11 pay ve 4.5 milyar dolar ile üçüncü sırada yer aldı.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*4Q03uwYE8OTmkDCUoTAKjw.png" /><figcaption><strong>Kaynak: Prediction Markets Report</strong></figcaption></figure><p>Ancak açık faiz (open interest) verileri farklı bir hikaye anlatıyor. Kalshi’de Politics, Elections ve Economics’in birleşik açık faizi, Sports’un 2.5 katı. Polymarket’te Politics, Sports’u 2025 boyunca her gün ve ortalama yüzde 400 farkla geride bıraktı.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*ZPAFGRnuIdn8PcggmHPrgw.png" /><figcaption><strong>Kaynak: Prediction Markets Report</strong></figcaption></figure><p>Bu durum tahmin piyasalarının spor bahis siteleri merceğinden değerlendirilmesinin yanıltıcı olduğunu gösteriyor. Kullanıcılar sporda daha sık ama daha küçük miktarlar işlem yaparken politik ve ekonomik kategorilerde daha az sıklıkla ama çok daha büyük pozisyonlar alıyor.</p><p><strong>Bilgi Ürünü Olarak Tahmin Piyasası Verileri</strong></p><p>Tahmin piyasaları yalnızca spekülatif araçlar değil aynı zamanda kolektif beklentilerin gerçek zamanlı fiyatlandırıldığı bilgi ürünleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Polymarket, 2024 seçimlerinde Trump’ın iyileşen şanslarını geleneksel anketlerden çok daha erken yansıtmıştır. Bu tür piyasalar, politik, ekonomik, spor ve teknoloji olaylarına ilişkin zaman serisi verileri üretmektedir. Bu veriler ise finansal kurumlar, veri satıcıları ve yapay zeka modelleri tarafından alternatif veri kaynağı olarak görülmeye başlanıyor.</p><p>Kalshi; enflasyon, istihdam verileri ve faiz kararlarına dayalı piyasalar sunarak, makro strateji izleyen yatırımcıların ve risk yönetim ortamlarının olaylara istinaden risklerini yönetmelerine olanak tanıyor. Akademik çalışmalar da, Polymarket’in geleneksel anketlere kıyasla daha güçlü bir öncü gösterge niteliği taşıdığını ortaya koyuyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*4NhW6NSwxsWQO4e7xYjlUA.png" /><figcaption><strong>Kaynak: Prediction Markets Raporu</strong></figcaption></figure><p><strong>Brier Skorları ve Doğruluk</strong></p><p>Tahmin piyasaları, doğruluk performansı açısından geleneksel öngörü yöntemlerini geride bırakmaktadır. Geniş ölçekli analizler; Kalshi, Manifold, Metaculus ve Polymarket gibi platformların ortalama Brier skorunun 0.09 seviyesinde gerçekleştiğini göstermektedir. Tahminlerin olasılıksal doğruluğunu ölçen ve değer 0’a yaklaştıkça hata payının azaldığını ifade eden bu metrik; söz konusu platformların uzman anketleri, hava durumu modelleri ve spor bahis piyasalarından çok daha keskin ve isabetli sonuçlar ürettiğini kanıtlamaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*0EHkY1Tl01i73QIV3cA17w.png" /><figcaption><strong>Kaynak: Prediction Markets Report</strong></figcaption></figure><p>Veriler, likidite ile tahmin doğruluğu arasında doğrudan bir korelasyon olduğunu; yüksek işlem hacminin daha düşük hata payı sağladığını göstermektedir. Kalshi özelinde incelendiğinde, Brier skoru vade tarihi yaklaştıkça sıfıra yakınsamaktadır ancak daha çarpıcı olan şey olaydan 200 gün önce bile platformun geleneksel yöntemlerden daha isabetli veriler sunmasıdır.</p><p><strong>2026&#39;da Tahmin Piyasalarının Geleceği</strong></p><p>2026 yılı, DraftKings ve FanDuel gibi devlerin sektöre girişiyle bir dönüm noktası olmaya adaydır. CFTC lisanslı Railbird’ü satın alan DraftKings’in, 2026&#39;nın ilk çeyreğinde “DraftKings Predictions”ı başlatması beklenirken, FanDuel de benzer bir strateji izlemektedir. Bu büyük oyuncuların katılımı makro piyasalarda dengeleri değiştirebilir; ancak kripto tabanlı (crypto-native) platformların, “uzun kuyruk” (long-tail) olarak adlandırılan niş ve çok spesifik alanlardaki kapsam avantajını koruması öngörülmektedir.</p><p>Kripto ekosistemindeki yenilikçi oyuncular da bu rekabette yerini almaktadır. Opinion.Trade, Ekim 2025&#39;te BNB Chain üzerinde 63.2 milyon dolarlık açık pozisyon (open interest) büyüklüğüne ulaşarak güçlü bir giriş yapmıştır. Platformun sunduğu Opinion AI aracı, kullanıcıların basit metin komutlarıyla teknik detayları ayarlanmış “Evet/Hayır” piyasaları oluşturmasına olanak tanımaktadır. Bu teknolojik altyapı, Opinion.Trade’i 2026&#39;da Polymarket ve Kalshi’ye alternatif olabilecek en güçlü adaylardan biri konumuna taşımaktadır. — Ayrıca Çin yeni yılı itibariyle ilk airdroplarını yapmaları beklenmektedir -</p><h4>6. Altyapısal Artılar: DEX Mimarisi ve Multichain Dünya</h4><p><strong>AMM’lerden Intent-Based Execution’a Geçiş<br></strong>2025 yılı, merkeziyetsiz borsalar (DEX) için “nasıl” sorusunun yerini “ne” sorusuna bıraktığı bir dönem olmuştur. AMM havuzlarından “Niyet Tabanlı Yürütme” (Intent-Based Execution) modeline geçiş, bu dönüşümün merkezinde yer almaktadır. Kullanıcıların karmaşık işlem rotalarıyla uğraşmak yerine sadece “Token A’yı Token B ile takas etme” niyetini beyan ettiği bu yapıda; solver ağları en verimli likiditeyi tarayarak işlemi gerçekleştirmektedir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*MMoodVSwpQsm2Dob_bUL6A.png" /><figcaption><strong>Kaynak: State of DeFi</strong></figcaption></figure><p>Rakamlar bu eksen kaymasını doğrulamaktadır: NEAR Intents, yıl başında 3 milyon dolar olan kümülatif hacmini %200.000&#39;in üzerinde bir artışla 6 milyar dolara taşırken; CoW Swap aylık 10 milyar dolar hacme ulaşarak önceki yıla kıyasla beş kat büyümüştür. Benzer şekilde Jupiter’in RFQ (Teklif İsteği) sistemi ve Hyperliquid’in 12 milyar dolardan 125 milyar dolara fırlayan spot orderbook hacmi, kullanıcıların havuz etkileşimi yerine “en iyi fiyat garantisine” yöneldiğini kanıtlamaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*IYlt0jxucZHbTj__jZQS4g.png" /><figcaption><strong>Kaynak: State of DeFi 2025</strong></figcaption></figure><p><strong>CLOB (Central Limit Order Book) Yükselişi</strong></p><p>Passive AMM’ler, Concentrated Liquidity Market Makers (CLMM) ve şimdi de Central Limit Order Books (CLOB) olarak evrim devam ediyor. CLOB yapıları, merkezi borsaların (CEX) emir defteri modelini zincir üstüne taşıyan yapılar olarak düşünebilirsiniz.</p><p>Hyperliquid, dYdX v4, Vertex Protocol ve Aster, CLOB tabanlı perp DEX’ler olarak 2025&#39;te öne çıktı. Bu platformlar, deterministik emir eşleştirmesi, daha derin orderbook’lar, birleşik teminat ve zincir-spesifik yürütme ortamları sunarak operasyonel riski kurumsal stratejiler için kabul edilebilir seviyelere indirmiştir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*X34-LZNduaWjXkwURdgA8w.png" /></figure><p>Zincir üstü sürekli vadeli işlemler (perpetuals), 2025&#39;e DeFi’nin en hızlı büyüyen sütunlarından biri olarak girdi. Haftalık işlem hacmi 2024&#39;te yaklaşık 50 milyar dolardan 2025&#39;te 250–300 milyar dolardan fazlasına genişledi ve kümülatif hacmi Ocak ayındaki yaklaşık 4 trilyondan yıl sonuna kadar 12 trilyondan fazlasına itti. Küresel türev aktivitesindeki payları da keskin bir şekilde yükseldi; 2024 başlarında CEX sürekli vadeli işlem hacminin yaklaşık %2,5&#39;inden 2025&#39;te yaklaşık %12&#39;ye çıktı.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*PtRdFQD_8KcTneTHj7Boeg.png" /></figure><p><strong>Tek Zincirden Çoklu Zincirlere: Soyutlama Kavramı</strong></p><p>DeFi kullanıcıları artık hangi zincirde işlem yaptıklarını düşünmek istemiyor. Chain abstraction, kullanıcıların sadece “ne yapmak istediklerini” belirtmelerini sağlıyor; arka planda çözücüler ve blokzincir köprüleri işlemi en verimli haliyle gerçekleştiriyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/772/1*q1TOHnxFCNIlS8IpH5T0Mg.png" /></figure><p>THORChain ve NEAR Intents, cross-chain hacimde yüzde 83 paya sahip. THORChain, 2025&#39;te enshrined oracle’ını devreye alarak dış oracle bağımlılığını ortadan kaldırdı ve TRON ile Solana desteğini ekledi.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/776/1*lQhZForuc1S4WNsoxGDi0A.png" /><figcaption><strong>Kaynak: Messari Multichain Report</strong></figcaption></figure><p>Özellikle THORChain, Bybit’in 1.5 milyar dolarlık güvenlik ihlali sırasında saldırganların fon kaçırmak için protokolü kullanmasıyla, tek günde 1 milyar doların üzerinde swap işlemi gerçekleştirerek yüksek riskli bir “stres testini” başarıyla geçmiştir. Bu durum, izne dayalı olmayan altyapının sansüre dayanıklılığını ve ölçeklenebilirliğini kanıtlayan bir vaka çalışması olarak kayıtlara geçmiştir. Sektördeki konsolidasyon ise LayerZero’nun Stargate’i 110 milyon dolara satın alması ve hacmini %800’den fazla artırmasıyla hız kazanmıştır.</p><h4>7. Gömülü DeFi, DeFi Banking ve Neobank’lerin Gelişimi</h4><p><strong>DeFi’nin Günlük Hayata Entegrasyonu<br></strong>2025, DeFi’nin günlük finansal hizmetlerle entegrasyonunun hızlandığı bir yıl oldu. Gömülü DeFi kavramı, DeFi protokollerinin fintech uygulamaları, ödeme işlemcileri ve neobank’lerin arka planına gömülmesini ifade ediyor. Kullanıcılar, akıllı kontratlarla doğrudan etkileşim kurmadan DeFi’nin sağladığı getiriden, likidite havuzlarından ve token alım/satım ortamından faydalanabiliyor.</p><p><strong>Stablecoin Ödeme Altyapısı</strong></p><p>Polygon, 2025&#39;te stablecoin ödemelerinde büyük atılım yaptı. Ocak ayında 369 milyon dolar olan aylık işlem hacmi, Eylül’de 736 milyon dolara, Ekim ve Kasım’da ise 1 milyar doların üzerine çıkarak yıl bazında toplam 6.4 milyar dolar transfer hacmine ulaştı. Avenia, Paxos, Revolut, BlindPay, Cobo, Coinflow ve uzun bir fintech kuyruğu, Polygon üzerinde ödeme işleme altyapısı kurdular.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*z320o335ufRnXuIJS8uqcA.png" /></figure><p>Polygon PoS’ta stablecoin P2P unique adres sayısı 8.1 milyondan 20.9 milyona yükseldi. Kümülatif USDC/USDT adresleri 98 milyonu aştı (55.3 milyon USDC + 42.7 milyon USDT). Bu, otomatik harcama, sınır ötesi transferler ve fiat-benzeri ödemeler için büyük bir kullanıcı tabanı sunuyor.</p><p>MoonPay, Coinbase Commerce, Bitso, Lemon Cash, Buenbit, Rain ve Bank Frick gibi ödeme işlemcileri, merchant ve kart tarafında artan bir akışı kolaylaştırıyor. Aktivitenin büyük bir kısmı artık kripto-native olmayan kullanıcılardan geliyor ve custodial cüzdanlar ve fintech arayüzleri üzerinden işlem yapılıyor.</p><p><strong>DeFi Neobank’lerin Doğuşu</strong></p><p>DeFi neobank’ler, save, spend ve borrow özelliklerini self-custodial ve yüksek marjlı uygulamalarda birleştiriyor. Bu modelde kullanıcılar:</p><ol><li><strong>Save:</strong> Stablecoin veya tokenize MMF’lerde getiri kazanıyor.</li><li><strong>Spend:</strong> DeFi kartlar veya ödeme uygulamaları aracılığıyla harcıyor.</li><li><strong>Borrow:</strong> DeFi lending protokolleri üzerinden teminatlı borç alıyor.</li></ol><p>Bu hizmetler, geleneksel bankaların sunduğu temel finansal hizmetlerin DeFi versiyonları olarak, daha düşük maliyetler ve daha yüksek getirilerle kullanıcılara sunuluyor.</p><p><strong>Stripe, Visa ve Mastercard’ın DeFi Hamlesi</strong></p><p>Stripe, 2025&#39;te stablecoin entegrasyonlarını derinleştirdi ve kullanıcıların geleneksel ödeme altyapısı üzerinden stablecoin harcamasını sağlayan ürünler başlattı. Visa ve Mastercard da benzer adımlar attı. Bu büyük oyuncuların hareketi, stablecoin’lerin artık spekülatif araçlar değil, günlük ödeme altyapısının bir parçası olduğunu gösteriyor.</p><p>Circle, Paxos ve Nuvei gibi şirketler arasındaki ortaklıklar, merchant tarafında stablecoin uzlaşmasını hızlandırmayı hedefliyor. Citi ve Bank of America gibi geleneksel finans kurumları da kendi stablecoin’lerini piyasaya sürme niyetlerini açıkladı.</p><p><strong>Getiri Sağlayan Stablecoin’ler ve Pasif Stake’lerin Sonu</strong></p><p>Yield-bearing stablecoin’ler, pasif stablecoin’lerin yerini almaya başladı. Kullanıcılar artık stablecoin’lerini boşta tutmak yerine, tokenize para piyasa fonlarnda tutarak getiri elde edebiliyor. Bu, rezerv getirisi ile kullanıcı getirileri arasındaki farkı kapatıyor.</p><p>Örneğin, bir kullanıcı stablecoin bakiyesini tokenize para piyasa fonunda tuttuğunda, o bakiye hem likidite olarak kalıyor hem de yıllık yüzde 4–5 gibi getiri sağlıyor. Harcama anına kadar getiri devam ediyor. Bu modele “earn-as-you-spend” (harcadıkça kazan) deniyor ve günlük harcamaların bile bir yatırım biçimi haline gelmesini sağlıyor.</p><h4>8. RWA Dünyasının 2025–2026 Evrimi</h4><p><strong>Tokenizasyonun Evrimi<br></strong>2025 yılı, Gerçek Dünya Varlıkları sektörünün “Şişirilmiş Beklentilerin Zirvesi”ne ulaştığı bir dönem olarak kayıtlara geçmiştir. Küresel ilgi zirvede ve risk sermayesi (VC) akışı hız kesmeden devam etse de, piyasaya sürülen birçok yeni varlık henüz net bir ürün-pazar uyumu (Product-Market Fit) yakalayabilmiş değildir. Yine de bu geçiş süreci, RWA’ların geleneksel finans (TradFi) ile Web3 arasındaki en güvenilir köprü olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.</p><p>Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre küresel RWA potansiyeli 867 trilyon dolar seviyesindedir. Mevcut durumda zincir üstünde (on-chain) sadece ~300 milyar dolarlık bir varlık bulunmakta ve bunun aslan payını halen stablecoin’ler oluşturmaktadır. Ancak büyüme ivmesi dikkat çekicidir; 2021–2025 döneminde RWA Toplam Kilitli Değer (TVL) yıllık ortalama %110&#39;luk bir bileşik büyüme göstermiştir. Bu agresif genişleme, sadece perakende ilgisiyle değil; UBS, Invesco, Apollo ve Franklin Templeton gibi finans devlerinin düzenlenmiş platformlar üzerinden tokenize fonlar ve kredi stratejilerini devreye almasıyla mümkün olmuştur.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*JpqJaHkqaE0zYol8msEDxw.png" /><figcaption><strong>Kaynak: DigiFT RWA Research Report</strong></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*qhd0Op-QvY6Q0JCdxPabOg.png" /><figcaption><strong>Kaynak: DigiFT RWA Research Report</strong></figcaption></figure><p><strong>RWA Kullanım Alanlarının Genişlemesi ve Derinleşmesi</strong></p><p>Sektördeki erken benimseme süreci, tokenize para piyasası fonları (MMF) ve stablecoin’ler tarafından sürüklenirken; bugün RWA’ların kullanım alanı radikal bir biçimde genişlemiştir:</p><ul><li><strong>Kaldıraçlı (Leveraged) DeFi Stratejileri:</strong> Kullanıcılar, RWA varlıklarını kasalara kilitleyerek karşılığında stablecoin borçlanmakta ve bu likidite ile yeniden RWA satın alarak sermaye verimliliğini artırmaktadır.</li><li><strong>Teminat Yansıtma (Collateral Mirroring):</strong> Borsalar, kullanıcıların RWA varlıklarını teminat olarak göstermesine imkan tanımaya başlamıştır. Örneğin Binance, tokenize RWA’ların borsa dışı (off-exchange) teminat olarak kabul edildiği modelleri devreye almıştır.</li><li><strong>Hisse Tabanlı Borçlanma (Stock-Based Lending):</strong> Kamino Finance ve xStocks ortaklığı, tokenize hisse senetlerinin DeFi kredi protokollerinde teminat olarak kullanılmasını mümkün kılmıştır.</li><li><strong>Harcarken Kazan (Earn-While-You-Spend):</strong> Kullanıcıların stablecoin bakiyelerini tokenize para piyasa fonlarında tutarak harcama anına kadar getiri elde etmeye devam ettiği ödeme modelleri yaygınlaşmıştır.</li></ul><p><strong>Nasdaq’ın Zincir Üstü Sermaye Vizyonu</strong></p><p>Nasdaq, tokenize menkul kıymetlerin kendi altyapısında işlem görmesine izin vermek adına SEC’e resmi teklifler sunmuştur. Bu hamle, yerleşik finans devlerinin (incumbents) blockchain teknolojisinin gerekliliğini kabul ettiğinin en net göstergesidir. Tokenize hisseler (equity), yalnızca 7/24 piyasa erişimi sağlamakla kalmamakta; aynı zamanda geleneksel ticaret sistemlerinde bulunmayan “programlanabilirlik” ve “birleştirilebilirlik” (composability) gibi özellikleri de beraberinde getirmektedir.</p><p>2025&#39;te Gerçekleşen Kritik RWA Lansmanları:</p><ul><li><strong>BlackRock BUIDL:</strong> ABD Hazine tahvillerini tamamen zincir üstüne taşıyan ilk tokenize para piyasası fonu olarak 1.8 milyar dolar TVL’ye ulaşmıştır.</li><li><strong>Apollo ACRED:</strong> Çeşitlendirilmiş kredi fonunu Ethereum üzerinde tokenize etmiştir.</li><li><strong>Invesco iSNR:</strong> Günlük likidite sunan ilk tokenize özel kredi stratejisini hayata geçirmiştir.</li><li><strong>ChinaAMC RMB Fonu:</strong> Hong Kong merkezli ihraç edilen, ilk RMB (Yuan) cinsinden tokenize para piyasası fonu</li></ul><p><strong>İzne Dayalı Entegrasyon ve Security Token’ların Dönüşü</strong></p><p>Bugüne dek RWA dağıtımlarının çoğu, beyaz listeye (whitelist) alınmış katılımcılar ve kapalı devre sistemler için tasarlanan “izne dayalı” (permissioned) yapılardı. Ancak teknoloji ve regülasyonlar olgunlaştıkça hibrit modeller öne çıkmaya başlamıştır: <strong>İzne Dayalı Varlık İhracı + İzne Dayalı Olmayan (Permissionless) Likidite Sağlama.</strong></p><p>Aave’nin Horizon piyasası bu yaklaşımın en somut örneğidir. Bu modelde, yalnızca KYC onaylı katılımcılar RWA’ları teminat olarak sunabilirken; DeFi ekosistemindeki herkes stablecoin likiditesi sağlayabilmektedir. Bu yapı, kurumsal uyumluluk standartlarını korurken RWA piyasasına katılımı tabana yaymaktadır.</p><p>2017–2019 döneminin “başarısız deneyi” olarak nitelendirilen <strong>Security Token’lar</strong>, bugün çok daha güçlü koşullar altında sahneye geri dönmektedir. O dönemde eksik olan sağlam altyapı, kurumsal benimseme ve net yasal çerçeveler artık mevcuttur. Avrupa’da MiCA, ABD’de GENIUS Yasası ve Hong Kong’un lisanslama rejimi sayesinde security token’lar; daha güvenilir, düzenlenmiş ve ölçeklenebilir bir formatta yeniden yükselişe geçmiştir.</p><p><strong>2026 Hedefi: İlk Zincir Üstü IPO</strong></p><p>Sektör için gerçek olgunluk sınavı, milyar dolarlık değerlemeye sahip bir “unicorn” şirketin, halka arzını (IPO) geleneksel borsalar yerine doğrudan zincir üzerinde gerçekleştirmesi olacaktır. Böyle bir hamle, tokenize piyasaların küresel sermaye sistemine tam entegrasyonunu işaret edecek ve STO’ları (Security Token Offering) ana akım bir finansman modeli olarak tescilleyecektir.</p><h4>9. Getiri Ortamının Gelişimi ve Adaptasyon</h4><p>DeFi’nin temel değer önerilerinden biri, geleneksel finansal araçlara kıyasla sunduğu yüksek getiri potansiyelidir. 2025 yılı, bu vaadin ötesine geçerek getiri kaynaklarında ciddi bir çeşitlenme ve sofistikasyonun yaşandığı bir dönem olmuştur:</p><ul><li><strong>Likit Staking Ödülleri (Liquid Staking Rewards):</strong> ETH ve SOL gibi varlıkların stake edilmesiyle %3–5 aralığında “risksiz” taban getiri sağlanması.</li><li><strong>Borç Verme (Lending) Protokol Faizleri:</strong> Aave ve Compound gibi platformlarda stablecoin arzı karşılığında %2–8 arası faiz geliri.</li><li><strong>Likidite Sağlayıcı (LP) Ücretleri:</strong> Uniswap ve Curve gibi merkeziyetsiz borsalarda likidite sağlayarak işlem ücretlerinden (trading fees) pay alınması.</li><li><strong>Getiri Toplayıcılar (Yield Aggregation):</strong> Yearn Finance ve Beefy gibi protokollerin, en yüksek getiriyi sunan havuzları otomatik olarak tarayıp optimize etmesi.</li><li><strong>RWA Getirileri:</strong> Tokenize edilmiş ABD Hazine tahvilleri (T-bills) ve Para Piyasası Fonları (MMF) üzerinden %4–5 bandında reel getiri sunulması.</li><li><strong>Yeniden Stake Etme (Restaking) Ödülleri:</strong> EigenLayer gibi platformlar aracılığıyla, stake edilmiş ETH’nin yeniden kullanılarak ek getiri katmanı oluşturulması.</li></ul><p><strong>Getiri Piyasalarının (Yield Markets) Derinleşmesi</strong></p><p>Getiri protokolleri piyasası, 2023 sonunda 3.77 milyar dolar seviyesindeyken, 2025 sonunda <strong>8.71 milyar dolara</strong> ulaşarak büyük bir büyüme kaydetmiştir. Bu süreçte Pendle’ın pazar hakimiyeti dengelenirken; Spark Savings, Convex Finance, Aster, Strata Tranches, InfiniFi ve Exponent gibi yeni nesil protokoller pazar payını artırmıştır.</p><p>En önemli gelişme, kullanıcıların artık “Sabit Getiri vs. Değişken Getiri” (Fixed vs Variable Yield) tercihi yapabilmesidir. Örneğin, bir kullanıcı Pendle üzerinde Aave’den gelen stETH getirisini sabitleyerek faiz oranı riskini (interest rate risk) hedge edebilmekte ve nakit akışını öngörülebilir hale getirebilmektedir. Bu, “getiri tokenizasyonu” (yield tokenization) kavramının olgunlaştığını göstermektedir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/940/1*ywBa_LyhJkrGZh-XQH7Zqg.png" /></figure><p><strong>Borç Verme ve Sermaye Verimliliği</strong></p><p>Morpho gibi modüler borç verme protokolleri, Aave ve Compound gibi geleneksel monolitik yapılara kıyasla çok daha yüksek bir sermaye verimliliği sunmaktadır. Morpho’nun “izole kasa” (isolated vault) yapısı, her varlık için özelleştirilmiş risk parametrelerinin belirlenmesini sağlamakta; bu esneklik özellikle kurumlar ve neobank’ler tarafından tercih edilmektedir.</p><p>Verimlilik artışı rakamlara da yansımıştır. Aave V3, Morpho ve Kamino Lend; kullanım oranlarını (utilization rates) optimize ederek hem borç verenlere hem de alanlara daha rekabetçi fiyatlar sunmaktadır. Örneğin, Kamino Lend’in Solana ağında %57.1 kullanım oranına ulaşması, havuzdaki sermayenin büyük bölümünün atıl kalmadığını ve aktif ekonomik değere dönüştüğünü kanıtlamaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*Ulwyu1RVCFt17G-50q6rUg.png" /><figcaption><em>(EK: Lending Protokol Utilization Oranları — Euler V2 (100%), Fluid (93%), Aave V3 (66.4%), Kamino (57.1%) — Kaynak: State of DeFi 2025)</em></figcaption></figure><p><strong>Risk Yönetimi ve Getiri Dengesi</strong></p><p>Finansın değişmez kuralı olan “yüksek getiri, yüksek risk” prensibi DeFi’de de geçerlidir; ancak 2025 yılında risk yönetimi altyapısında devrim niteliğinde ilerlemeler kaydedilmiştir:</p><ul><li><strong>Aşırı Teminatlandırma (Over-collateralization):</strong> Borç verme protokollerinde teminat oranları %150–200 bandında tutularak sistemin solvent kalması sağlanmaktadır.</li><li><strong>Tasfiye Mekanizmaları (Liquidation Mechanisms):</strong> Otomatikleşmiş tasfiye süreçleri, protokollerde “batık kredi” (bad debt) oluşma riskini minimize etmektedir.</li><li><strong>Sigorta Protokolleri:</strong> Nexus Mutual gibi yapılar, akıllı sözleşme açıklarına karşı sigorta sağlayarak kurumsal güveni artırmaktadır.</li><li><strong>Denetim ve Güvenlik:</strong> OpenZeppelin ve Trail of Bits gibi firmaların düzenli denetimleri (audit), artık bir lüks değil, endüstri standardı haline gelmiştir.</li></ul><p><strong>2026&#39;da Getiri Ortamı Beklentisi</strong></p><p>2026 yılında, Gerçek Dünya Varlıkları (RWA) getirilerinin DeFi’ye tam entegrasyonu beklenmektedir. ABD Hazine tahvillerinin zincir üstü versiyonları, DeFi’nin “risksiz faiz oranı” (risk-free rate) işlevini üstlenebilir. Ayrıca Apollo ve Invesco gibi devlerin kurumsal kredi ürünlerinin protokollere entegrasyonu, getiri fırsatlarını daha istikrarlı hale getirecektir.</p><p>Bu dönemde “Gerçek Getiri” (Real Yield) anlatısı güçlenecektir. Yatırımcılar, enflasyonist token emisyonlarıyla desteklenen suni getiriler yerine; protokolün yarattığı gerçek ekonomik aktiviteden (işlem ücretleri, borç faizleri vb.) kaynaklanan nakit akışına yönelecektir. Bu durum, Aave, Lido ve Maker/Sky gibi güçlü temel ekonomiye sahip protokolleri ayrıştıracaktır.</p><p><strong>Sonuç: 2026&#39;ya Doğru</strong></p><p>2025 yılı, DeFi’nin “abartıdan” (hype) “gerçek işlevselliğe” (utility) geçiş yaptığı, rüştünü ispat ettiği bir yıl olmuştur. Protokoller artık sadece kısa vadeli likidite çekmek için değil, sürdürülebilir gelir modelleri oluşturmak ve yaratılan değeri token sahiplerine aktarmak üzerine kurgulanmaktadır. Kurumsal oyuncuların girişi, düzenleyici netliğin artması ve teknolojik altyapının (chain abstraction, modülerlik) olgunlaşması; DeFi’nin ana akım finansın ayrılmaz bir parçası olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini göstermektedir.</p><p><strong>2026 Yılı İçin Temel Beklentiler:</strong></p><ul><li><strong>RWA Büyümesinin İvmelenmesi:</strong> Sektörün, 18.9 trilyon dolarlık tokenizasyon pazarına doğru genişlemesi.</li><li><strong>Tahmin Piyasalarının Kurumsallaşması:</strong> DraftKings ve FanDuel gibi devlerin girişiyle pazarın niş olmaktan çıkıp genele yayılması.</li><li><strong>Gizlilik Odaklı DeFi:</strong> Sıfır bilgi kanıtı (ZK-proof) teknolojilerinin kurumsal gizlilik ihtiyaçları için standartlaşması.</li><li><strong>Zincir Soyutlamanın Norm Olması:</strong> Kullanıcıların hangi ağda işlem yaptıklarını düşünmeden, sadece uygulamayı kullandıkları pürüzsüz bir deneyim.</li><li><strong>DeFi Neobank’lerin Yükselişi:</strong> “Biriktir-Harca-Borç Al” döngüsünün tek bir süper uygulamada birleşmesi.</li><li><strong>Getiri Sağlayan Stablecoin Hakimiyeti:</strong> Cüzdanda durduğu yerde eriyen pasif stablecoin’lerin yerini, otomatik getiri sağlayan versiyonların alması.</li><li><strong>Hisse Senedi Vadeli İşlemlerinin Patlaması:</strong> Küresel hisse senetlerine erişimin, 7/24 çalışan sürekli vadeli işlem kontratlarıyla demokratikleşmesi.</li></ul><p>DeFi artık yalnızca geleneksel finansa bir alternatif değil; küresel finansal sistemin geleceğini şekillendiren temel güçtür. Önümüzdeki yıllar, bu olgunlaşmanın devam ettiğini ve DeFi’nin sadece kripto meraklıları için değil, herkes için görünmez ama vazgeçilmez bir finansal altyapı haline geldiğini teyit edecektir.</p><h3>TEZ 4: Agent Economy ve Kripto</h3><p>Yapay Zeka (AI) sektörü 2025 özelinde çok büyük bir ivme yakaladı. Özellikle OpenAI’ın ChatGPT gibi LLM ürünleri, genel kullanım ve adaptasyon açılarından da önemli bir yer edindi. LLM ürünlerinin yanı sıra yaratıcı yapay zekâ gibi birkaç alan daha büyük ölçüde büyüdü. Bu alandaki şirketler milyon dolarlık yatırımlar açıklarken, VC’lerin (Venture Capital — Girişim Sermayesi Şirketleri) ilgisi de bu alanlara kaydı.</p><p>Tüm yatırım akışın yapay zekâ ürünlerine kaymasının yanında, kripto ve yapay zekânın kesiştiği ürünlere ve alanlara (ör. deFAI) yatırım ise oransal olarak düşmeye devam etti. Birçok analist sektöründeki genel yükselişe rağmen spesifik alandaki bu düşüşü kripto piyasasının genel olarak düşüşte olmasına bağlıyor.</p><p><strong>Kripto x Yapay Zekâ</strong></p><p>Kripto ekosisteminin yapay zekâ ile kesiştiği teknolojiler yatırım açısından zayıf kaldı demiştik. Ancak, diğer ekosistemlerin bu alana ihtiyacı da git gide artıyor. Birçok proje kripto ekosistemiyle kesişerek daha iyi kullanıcı deneyimini sağlamayı deniyor. Bu sebeple belki de yeni yılda bu alanda da daha fazla yatırım ve ivme görmemiz mümkün olabilir.</p><p>Aslında 2024’te bu ekosistem belirginleşmeye başladı. 2025’te yapay zekâ ajanlarının ortaya çıkmasıyla da teoriden pratiğe geçmeye başladık. Böylelikle merkeziyetsiz yapay zekâ ekosistemi bir anlam ifade etmeye başladı.</p><p>Öncelikle DeFAI adı altında yeni bir “narrative” ortaya atıldı. Bu ilk adım, merkeziyetsiz finans ile yapay zekânın kombinasyonuyla ortaya çıkan protokolleri sınıflandırmak için kullanıldı. DeFAI zamanla DeFi’ın kendisi olarak nitelendirilmeye başlandı. Bunun sebepleri arasında kullanıcıları gereksiz yere uğraştıran ve kullanıcı deneyimini kötüleştiren yaklaşımların aşılması yardımcı oldu. Bu sürecin zorluğuyla birçok protokolün geliştirilmesi durdurulsa da <a href="https://x.com/glider_fi">Glider</a>, <a href="https://x.com/bankrbot">bankrbot</a> ve dahası halen geliştiriliyor.</p><p>Konseptin tamamen tutması ise biraz daha adaptasyon gerektirecek gibi duruyor. İnsanlar merkeziyetsiz finansta yapay zekâ kullanımını anlamalı, sindirmeli ve deneyimlerinin ne kadar iyileşebildiğini gözlemlemeli. Bu da alanın bir PMF (Product-Market-Fit, ürünün piyasada yer edinmesi) ihtiyacı olduğunu gözler önüne seriyor.</p><p><a href="https://x.com/gizatechxyz">Giza</a>, PMF kazanabilen otonom örneklerden başlıcasıdır. Temel olarak, bir yapay zekâ ajanının (yapay zekâ tarafından önceden belirlenmiş kurallara göre hareket eden bir yapay kullanıcı) önceden neler yapıp yapamayacağı belirlenmiş şekilde belirli kredi protokolleriyle etkileşime geçebilmesini sağladı. Yaklaşık 3 milyar dolar hacim, Giza’nın yapay zekâ ajanları üzerinde yaratıldı.</p><p>Giza gibi protokollerin başlıca problemi ise potansiyel sapmalardan kaynaklanabilecek kayıplara tam bir çözüm sunamamalarıydı. Yapay zekâ kısmında halüsinasyon da dediğimiz, aslında kendisine önceden öğretilenleri işlerken yanlış hamle yapabilme sorunu burada büyük likiditelerin bu ajanlara aktarılmasının önündeki en önemli engel oldu.</p><p><strong>DeFAI’ın Yükselişi</strong></p><p>Bu ekosistem aslında DeFi ve AI’ın birleşimi olarak yorumlanabilir. Yapay zekâ ürünlerinin merkeziyetsiz finansta kullanımı bu konseptle beraber yeniden tanımlandı. Bu alandaki ilk örnek Almanak oldu. Almanak, özelleştirilmiş yapay zekâ ajanlarının belirli stratejiler için kendi kendilerine akıllı kontratlar yazmasını sağlayan bir protokol geliştirdi. Stratejistlerin kompleks stratejiler yaratması ve bunların implemente edilmesiyle vakit kaybetmek yerine yapay zekâ ajanları akıllı kontratları kodlar ve gereksiz zaman kaybını önler.</p><p>DeFAI, 2 alanda özelleşiyor:</p><ul><li><strong>Soyutlama Katmanları:</strong> Blokzincirlerin getirdiği gereksinimlerin (ör. ağ ücreti ödemek için tüm hesapların genellikle spesifik bir varlığa sahip olması gerekmesi) yeni kullanıcılar açısından büyük bir sorun teşkil ettiğini biliyoruz. Yeni bir kullanıcı sıfırdan bir kripto cüzdanı açtığında işlemler için bu hesabı bir şekilde fonlamakla karşılaşıyor. Hatta birçok kullanıcı bu süreçle uğraşmak yerine sistemi terk etmeyi seçebiliyor. Bir ileri seviyesi olarak, köprü etkileşimleri gibi kompleks süreçlerin de yeni gelen bir kullanıcı için zor bir süreç olduğunu söyleyebiliriz. Soyutlama katmanları, yeni kullanıcıların yaşayabileceği zorlukları aşabilmeleri ya da mevcut kullanıcıların deneyimini kolaylaştırmak için belirli süreçleri sistemden “soyut”luyor. Böylelikle, merkezi finans karşısında DeFi’ın getirdiği getiri oranlarından kullanıcılar daha verimli bir şekilde faydalanabiliyor. Örneğin, yeni bir kullanıcı Arbitrum ağındaki $USDC varlığını Base ağında $USDT’ye dönüştürmek istese bunun için birkaç swap protokolü ve köprüler arasında bir seçim yapabilmesi ve bunları kullanabilmesi gerekir. Soyutlama protokolü ise bu süreçteki köprü ve swap işlemlerini en verimli yapabilecek protokolü kullanıcı için seçer. Kullanıcı sadece yapmak istediği işlemi belirtir ve istediğini elde eder.</li><li><strong>Otonom Ajanlar</strong>: Otonom ajanlar, kullanıcıların DeFi etkileşimindeki başka bir sorun olan varlıkların yeterince verimli değerlendirilememesi durumuna el atıyorlar. Örneğin bir kullanıcı araştırmasını yapıp yüksek dönütü olan bir protokole parasını yatırıyor ancak hem protokol hem de yatırdığı havuzun vereceği dönüt oranı hızlıca değişebileceğinden kullanıcı fırsatları kaçırabiliyor. Otonom ajanlar ise hem protokoller hem de protokollerdeki havuzlar arasında en verimli dönüt sağlayabilecek stratejiyi kullanıcının yerine belirliyor ve uyguluyor.</li></ul><p>Otonom ajanları da ikiye ayırabiliriz: <strong>Likidite</strong> ve <strong>Araştırma</strong> ajanları. Likidite ajanları yukarıdaki paragrafta bahsettiğimiz gibi kullanıcıların varlıklarını protokoller arasında en verimli şekilde değiştirmeyi hedefleyen birimlerdir. Araştırma ajanları ise günümüzde çokça proje çıktığı için bunları belirli metriklere göre değerlendiren ve hangisine yatırım yapıp yapmamanın mantıklı olduğunu belirten birimlerdir.</p><p>Bu alanın başlaması ve var olmasını sağlayan birkaç projeden de kısaca bahsedelim. <a href="https://x.com/virtuals_io">Virtuals</a>, 2024 sonlarında yapay zekâ ajanını piyasaya sürerek uygulama-ajan birlikteliğini sağlayabilen ilk proje oldu. Bu projeyle ajan tokenizasyonu kavramı da ortaya çıktı. İkinci olarak <a href="https://x.com/truth_terminal">Truth Terminal</a>, X (eski Twitter) üzerindeki gönderilerle etkileşime geçen ilk ürün oldu. Piyasa ve token analizi gibi paylaşımları gönderilerin altına atabiliyordu. <a href="https://x.com/aixbt_agent">aixbt</a> ise bu alandaki Truth Terminal’den sonraki versiyon diyebiliriz. Kişilerin gönderilerine göre karakter analizi yaparak, şakalı bir hava ile yanıt veriyordu. Bu alandaki belki de en büyük örnek ise <a href="https://x.com/elizaOS">ElizaOS</a> (eski adıyla AI16z) diyebiliriz. Eliza, bu alanadaki en büyük açık kaynak kodlu proje oldu ve birçok alanda sektörü değiştirebildi.</p><p>Yapay zekâ ajanlarına duyulan ilgi 2025 içerisinde azalmışken Coinbase öncülüğünde geliştirilen otonom ödeme protokolü <a href="https://www.x402.org/">x402</a> ortaya çıktı. x402, internetin temelinde yer alan HTTP (Hyper Text Transfer Protocol) protokolüne dayanan ve 402 kodunun “ödeme gereksinimi” fonksiyonalitesi üzerine geliştirildi. x402 sayesinde, ödemelerin otonom hale getirilebilmesindeki en büyük adım atılmış oldu. Aşağıdaki görselde de x402 işlemlerine dair başlıca verileri görebilirsiniz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*-HaMK9AktOXm0CFH-MzMoQ.png" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://www.x402scan.com/">https://www.x402scan.com/</a></figcaption></figure><p>Ethereum başta olmak üzere birçok büyük aktör de bu alanda harekete geçti. Ethereum topluluğu tarafından önerilen <a href="https://eips.ethereum.org/EIPS/eip-8004">ERC-8004: Güvene Dayanmayan Ajanlar</a>, vakıf tarafından da çokça destek görmeye başladı. Bu standart, Ethereum üzerindeki otonom yapay zekâ ajanlarının kullanabileceği merkeziyetsiz bir güven katmanıyla bu ajanların doğrulanabilir kimliklere, repütasyon değerlendirmelerine ve merkezi bir merciye ihtiyaç duymadan birbirleri arasında iletişim kurabilecekleri bir katmana öncülük etmeyi hedefliyor.</p><p>DeFAI alanı diğerlerine kıyasla çok hareketli bir alan diyebiliriz. Hype açısından yapay zekâ ajanlarıyla hız kazanmasının yanında market değeri de ciddi seviyelerde. Coinmarketcap’e göre yaklaşık $332 milyon market değeri olan DeFAI tokenlerinin günlük hacmi $160 milyon civarında seyrediyor. Yine de genel olarak DeFi tokenlerinin $68 milyar dolarlık hacmini göz önünde bulundurursak bu alanın ilerleyebileceği çok yeri olduğunu söyleyebiliriz.</p><p><strong>DePIN ve Hesaplama Gücü Ekonomisi</strong></p><p>DePIN yani Merkeziyetsiz Fiziksel Altyapı Ağları (Decentralized Physical Infrastructure Network), kullanıcıların fiziksel ürünleri kullanmasına karşın blokzincirleri ve tokenizasyonu kullanarak ödüllendirme mekanizması yaratan projelerdir. Örneğin, cihazınızdaki fazla gelen bir miktar depolama birimini merkeziyetsiz bir bulut depolama projesine aktarmanız ve bu projenin size token ile ödül vermesi bu alana girer.</p><p>DePIN, birkaç alanda ekosistemde yer edindi: Merkeziyetsiz kablosuz ağlar, merkeziyetsiz veri depolaması, merkeziyetsiz hesaplama, belirtme ve belirleme ağları, içerik aktarımı ve bant genişliği paylaşımı ve de enerji ve kaynak paylaşımı.</p><p>Bu alanlar arasında en çok karşılık bulanlar ise merkeziyetsiz veri depolama ve merkeziyetsiz hesaplama diyebiliriz. Bir bulut depolama projesi olan <a href="https://x.com/akashnet">Akash</a>, kullanıcıların ağa bağışladığı CPU ve GPU’ların gücünü kullandı ve karşılığında tokenizasyon ile ödüllendirdi. Benzer şekilde <a href="https://x.com/ionet">IOnet</a>, kullanıcılarından GPU bağışları aldı, GPU’ların gücünü birleştirdi ve tokenizasyon ile yine kullanıcılarına bir karşılık verdi.</p><p>Hesaplama gücü ve nasıl merkeziyetsizleştirilebileceği tarafında ise güncel ilgi <a href="https://x.com/rendernetwork">Render</a> ve <a href="https://x.com/gensynai">Gensyn</a> projelerinde diyebiliriz. Render, GPU sahiplerine bir şans vererek GPU’larını kiralayabilmelerinin önünü açıyor. Kullanıcılar GPU’larını kiralayarak bundan ek gelir elde edebilirken, Render ağı da ihtiyaç duyulan hesaplama gücünü sağlayan bir altyapıyı beraberinde getiriyor. Ağ, birden fazla alt ağı olan ve bu alt ağların özelleşmesini içeren bir şema üzerinden geliştirilmiş. Hesaplama alt ağı, yapay zekâ ve genel hesaplama işleri için özelleşmişken; Render’ın isminin de geldiği render süreci için de başka bir alt ağ bulunuyor.</p><p>Diğer projemiz Gensyn, makine öğrenmesi için bir hesaplama katmanı olarak geliştiriliyor. Gensyn, geliştiricilerin kendi bilgisayarları üzerinden erişemeyeceği hesaplama gücünü onlara sunarak birbirine bağlı cihazlar üzerinden oluşturulan bir ağda derin öğrenme modellerinin geliştirilebilmesi ve eğitilebilmesine öncülük ediyor.</p><p>Peki, bu yapay zekâ ürünleri ve sonuçları nasıl doğrulanacak? Bunun için de doğrulanabilir yapay zekâ kavramı devreye giriyor. Sıfır-bilgi kanıtı doğrulayıcı protokolleri ya da direkt doğrulayıcı protokolü diyebileceğimiz projeler aracılığıyla yapay zekânın işlemleri ve potansiyel halüsinasyonları doğrulanarak işaretlenebiliyor. Bu alandaki büyük oyunculardan biri olan <a href="https://x.com/boundless_xyz">Boundless</a>, sıfır-bilgi kanıtlarının doğrulanabileceği evrensel bir ağ oluşturmayı hedefliyor. Geliştiricilerin hangi altyapıyı kullanmayı tercih edeceğine bakmaksızın geliştirilen doğrulayıcı altyapı projesi, yapay zekânın da doğrulanabilmesinde önemli bir rol oynayabilecek hale geliyor.</p><p>Tüm bu merkeziyetsiz depolama ve hesaplama projeleri ise tek bir alana yöneliyor: Merkeziyetsiz yapay zekâ (DeAI — Decentralized Artificial Intelligence). Blokzincirler ve yapay zekâ teknolojilerini birleştirmek iki alana da büyük katkılar sağlıyor. Blokzincirler ve tokenleri kullanarak insanların ve makinelerin katkı sağlayabileceği işler ve kaynaklar oluşturabilmeyi dağıtık bir sisteme dağıtmak paha biçilemez bir kaftan durumunda.</p><p><strong>FHE, Tam Homomorfik Şifreleme (Fully Homomorphic Encryption)</strong></p><p>FHE, şifreli veriyi işlemek için geliştirilen kriptografik bir metodolojidir. Şifreleme kullanmaya çalışan ama işleme yapmak zorunda olan protokoller şu şekilde çalışır: Şifrelenmiş veri alınır, verinin şifrelemesi çözülür ve tüm detaylar görünür hale gelir, veri işlenir ve yeniden şifrelenir. Bu süreçte verinin şifresi çözülerek işleme yapıldığı için çok anlamsız bir süreç yürütülmüş olur. Burada şifreyi çözecek anahtara sahip olan da bir kurum ya da kişi olmak zorundadır. Verileriniz işlenmek için dahi tamamen açığa dökülür. FHE ise verilerin şifresini çözmeden işlemeyi sağlar.</p><p>FHE için şöyle güzel bir örnek var: Diyelim ki bir adet sarı muz görseliniz var. Kimsenin görmemesi için dosyayı şifreliyoruz. FHE ile öyle bir kod çalıştıralım ki şifreli sarı muz görselini yine şifreli bir yeşil muz görseli olsun. Kimse ilk başta sarı bir muz görseli olduğunu bilemeyecek üstelik şifreli hesaplamayla görselin yapısını değiştirdiğimiz için de kimse önceki çıktıya ulaşamayacak. Artık elimizde yeşil bir muz görseli var ancak şifreleyen dışında kimse bunun aslında sarı bir muz olduğunu bilemeyecek. Şifreyi çözseler dahi yeşil muz görseli ile karşılaşacaklar.</p><p>İşte bu senaryoya finansal verileri entegre edince işler biraz daha farklı ve zevkli hale geliyor. Finansal verilerimiz, Ethereum gibi şeffaf blokzincirlerde dahi aslında korumak istediğimiz hassas verilerden oluşuyor. Bu hassas verilerin şifrelemesini hiç açmadan işleyebilmek için de FHE bizim yardımımıza koşuyor. Örneğin, özel finans kayıtlarınız herkese açık bir sunucuda tutuluyor olsun. Banka bu veriyi bir kod ile işleyebilir ve buna göre size bir kazanç oranı sunabilir. Ancak bu süreçte hiçbir şekilde finansal veri kayıtlarınız ortaya çıkarılmaz.</p><p>FHE, üç alanda başarılı:</p><ul><li><strong>Birleştirilebilirlik:</strong> Bu sayede, uçtan uca şifreleme korunurken programlanabilir zincir üstü gizlilik birlikte çalışılabilirlikten vazgeçmeden sağlanabilir.</li><li><strong>Kuantum Bilgisayarlara Karşı Dayanıklılık:</strong> Birçok FHE şeması, lattice tabanlı şifreleme algoritmaları kullanılarak geliştiriliyor. Bu sayede, özel verilerin korunabilmesi ve kullanıcının dilediği şekilde gizliliğini koruyarak işlenebilmesi kuantum bilgisayarların var olduğu evrende dahi sağlanabiliyor.</li><li><strong>Herkes Tarafından Doğrulanabilirlik:</strong> FHE sayesinde, herkes şifrelenmiş hesaplamaların doğruluğunu verinin içeriğini öğrenmeden kontrol edebiliyor. Birleştirilebilirlik ve doğrulanabilirliğin birleşebildiği bu protokol sayesinde de blokzincirler gibi dağıtık ve merkeziyetsiz sistemler desteklenebiliyor.</li></ul><p>FHE, hassas verilerin olduğu her yerde kullanılabilir. Örneğin, sağlık alanında kişilerin sağlık verilerinin ortaya çıkartılması ve işlenmesi hem etik olarak hem de kişisel olarak doğru olmaz. FHE sayesinde bu veriler şifreliyken de gereken hesaplamalar yapılıp sağlık konusunda eksiklikleri belirtilebilir.</p><p>Merkeziyetsiz yapay zekâ kavramı burada da karşımıza çıkıyor. Veri eğittiği için büyük şirketlerin karşılaştığı davaları muhtemelen görmüşsünüzdür. Kişisel verilerin işlenmesi kullanıcıların rızası olsa dahi çok sorunlu bir durumdur. FHE ile yapılabilen bir makine öğrenmesi/yapay zekâ eğitimi, işlenecek verilerin şifreli olarak işlenebilmesini sağlayabilir. Günümüzde FHE’nin makine öğrenmesine tam adapte olması için yeterince pratik seviyede olmadığını da belirtmek lazım.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*kA9cIJxKimpOJ9Wzv_TLHQ.png" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://www.inco.org/blog/fully-homomorphic-encryption-guide">https://www.inco.org/blog/fully-homomorphic-encryption-guide</a></figcaption></figure><p>Bu alandaki projelerin başlıcaları <a href="https://x.com/zama">Zama</a> ve <a href="https://x.com/inconetwork">Inco</a> diyebiliriz. Zama, FHE kullanan bir altyapı protokolü olarak geliştiriliyor. Kendine ait herhangi bir blokzinciri yok ancak şimdilik Ethereum’da ana ağda ve yakında Solana’da da ana ağa entegre edilecek. Ekibin amacı, FHE’nin pratik kullanımını geliştirmek ve arttırmak. Zama, internet protokolünü de güncellemeyi hedefleyen HTTPZ adında bir proje üzerinde de çalışıyor. HTTPZ, internet protokolü olan HTTPS’in FHE kullanılarak şifreli işleme yapılabilen ve sunucu-kullanıcı arasındaki iletişimi gizli tutmayı amaçlayan bir protokol diyebiliriz.</p><p>Inco’da aynı şekilde FHE kullanan ve kendine ait bir blokzinciri olmayan altyapı projesidir. Kendilerini Web3 için gizli hesaplama yapabilme katmanı olarak tanıttıklarını da görmüş olabilirsiniz. Zama ile aralarındaki fark ise, Zama geliştiricilerin FHE kullanabilmesi için kriptografik altyapı sağlarken; Inco FHE’yi kullanarak gizli durum bilgisini zincir üzerinde çalışan bir ağ olarak sunar.</p><p><strong>Indistinguishable Obfuscation (iO)</strong></p><p>iO, Ayırt Edilemez Karartma kriptografinin bize sunduğu FHE’den bir sonraki adım diyebiliriz. iO henüz yeni bir alan ve FHE’nin de aksine henüz pratikte uygulanması mümkün hale gelemedi. Sadece teorik olarak geliştirmeler ve Ethereum Vakfı tarafından fonlanan bir şirket tarafından nasıl pratiğe aktarılabileceği üzerine çalışılıyor.</p><p>FHE’deki mantık şu: Şifrelenmiş bir girdimiz var, bunun şifresini çözmeden işleyebiliyoruz ve yine şifreli bir çıktı oluşturuyoruz. iO’da ise işlediğimiz kodu da gizliyoruz. Yani kodumuzun arkasındaki mantığa dışarıdan bir kullanıcı erişemiyor ancak yine de kodu çalıştırabiliyor.</p><p>iO için henüz pratikte çalışabilen bir örnek yok ancak <a href="https://x.com/machina__io">Machina-iO</a> bu alanda başı çekiyor.</p><p><strong>ZCash ve Monero Farkındalığının Yükselişi</strong></p><p>2025 sonlarına doğru, gizlilik tabanlı tokenlere sahip olan <a href="https://x.com/Zcash">Zcash</a> ve <a href="https://x.com/monero">Monero</a> gibi projeler anlık ciddi yükselişler yaşadı. Bu yükseliş hem token fiyatı hem adaptasyon hem de ekosistemsel olarak yaşandı. Zcash özelinde ise bu yükseliş, token fiyatında yaklaşık %900 olarak gerçekleşti.</p><p>Zcash, ZK-SNARK adındaki sıfır-bilgi kanıtı teknolojisini kullanarak işlemlerin detaylarının ortaya çıkmamasını sağlıyor. Zcash’i Bitcoin’in şeffaf kısımlarının gizlilik çözümleriyle desteklenmiş versiyonu olarak düşünebiliriz. Hatta Satoshi’nin maillerinde Bitcoin’de gizlilik çözümlerinin olması gerektiğini düşündüğü bir kesit dahi bulunuyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*eQO5chdTRKhUwMBDW_QbJg.png" /></figure><p>Zcash’te iki tip adres bulunuyor: <strong>Şeffaf (t-address)</strong> ve <strong>Korumalı (z-address)</strong>. İki şeffaf adres arasındaki etkileşim herhangi bir şeffaf blokzincir gibi herkes tarafından görünebilir olarak gerçekleştiriliyor. Korumalı adresler arasındaki işlemler ise şifreli ve gizli olarak gerçekleştiriliyor. Korumalı adresler arasındaki işlemlerde dağıtık defter dahi işlemlere dair bilgiye erişemiyor sadece işlemin gerçekleştiği bilgisine erişebiliyor. Burada sadece işlemlerin tarafları işlemin detaylarını görüntüleyebiliyor. Bunun sağlanması da kriptografi ile mümkün hale geliyor.</p><p>Zcash’in adaptasyon artışının arkasında Halo2 ve Birleştirilmiş Adres güncellemeleri var. Halo2 güncellemesi, güvenilmesi gerekilen bir donanımsal hazırlığı ortadan kaldırdı. Trusted setup olarak bildiğimiz bu mekanizma, Zcash için geçmişte gizliliğin güvenilen bir taraf aracılığıyla sağlanması anlamına geliyordu. Birleştirilmiş adres ise korunmuş işlem mekanizmasını basitleştirerek kullanıcıların adaptasyonunu hızlandırdı.</p><p>Sonrasında Zashi’nin yeni versiyon cüzdanı duyuruldu ve Zcash kullanımı hem güçlendi hem de arttı. <a href="https://x.com/near_intents">NEAR Intents</a> yapısının kullanımı sayesinde de Zcash ve diğer protokoller arasındaki bağlantı intent mekanizmasıyla sağlandı. Zcash’in yeni yol haritasında geçici şeffaf adresler, adres yönlendirmesi ve gizli işlemlerin ölçeklenebilmesini sağlayacak Tachyon yer alıyor.</p><p>Gizlilik odaklı projelerin yükselişinde özellikle son zamanlarda <a href="https://www.reddit.com/r/Eesti/comments/1pc5ibn/chat_control_in_the_eu_is_a_massive_threat_to/">Chat Control</a> gibi regülasyonların kullanıcıları kontrol etme girişimleri de etkili oldu diyebiliriz.</p><p>Ekosistemde bilinen isimlerden olan <a href="https://x.com/naval">Naval</a> ise farklı bir yorumda bulundu:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/942/1*9buSOVGkDC-Xc4RtgDrjEA.png" /></figure><p>“Bitcoin, fiat paraya karşı bir sigorta iken Zcash, Bitcoin’e karşı bir sigortadır.”</p><p>Bu yorum aslında Zcash’in arkasındaki teknolojinin ne kadar farklı olduğunu ve gizliliği sağlamada ne kadar önemli olduğunu yeniden gözler önüne seriyor.</p><p>Zcash’in adaptasyonundan sonra, korumalı aşamaya alınan $ZEC sayısında da çok ciddi bir artış gerçekleşti. Güncel olarak $ZEC arzının yaklaşık %30’u korumalı halde ağda bulunuyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*FiPGmiOZg1u5k2DPP6RJeQ.png" /></figure><p>NEAR Intent’lerde de en çok kullanılan hacim ve token parametrelerinde Zcash yine öne çıkıyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*IYlt0jxucZHbTj__jZQS4g.png" /></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*aIR_4L6kr7Iiia3aVKjo2w.png" /></figure><p>Zcash, Bitcoin üzerinden geliştirilmiş bir gizlilik odaklı blokzincirdir. Monero ise tamamen kendi geliştirme araçları bulunan ve sıfırdan geliştirilen yine gizlilik odaklı bir blokzincirdir. Zcash’in yakın zamandaki güncellemeleri protokolü öne çıkarsa da Monero’nun da geliştirilen yeni teknolojileri güçlü bir gizlilik adayı olarak ekosistemde yer edinmesini sağlıyor.</p><h3>Privacy Pools ve Tornado Cash Türevi Geliştirmeler</h3><p>Tornado Cash, tokenleri gönderen ve alan adreslerin birbiriyle bağlantılarının ortadan kaldırılabilmesini sağlayan bir token havuzu projesidir. Birden fazla adres tokenlerini havuzlara aktardığı için kimin hangi tokeni aktardığı ve hangi adresten tokenlerini çektiği gizlenebilir.</p><p>Ancak, Tornado Cash kötü niyetli kullanıcılar ve özellikle Kuzey Koreli hacker grupları tarafından da para aklamak için kullanıldı. Bu sebeple, Tornado Cash bir anda bütün ülkelerde yasaklı hale geldi ve geliştiricileri tutuklandı. Tornado Cash akıllı kontratları Ethereum ağında da olduğu ve kapatılamayacağı için halen açık durumda ancak kullanıcılar bu olaylardan sonra Tornado Cash kullanımını azalttı ve protokolün likiditesi ciddi oranlarda düştü.</p><p>Bu sebeple, regülasyonlara uyum sağlayabilecek ancak Tornado Cash’in amacını yürütebilecek birkaç protokol ortaya çıktı. <a href="https://x.com/RAILGUN_Project">Railgun</a>, <a href="https://proofofinnocence.com/">Masumiyet Kanıtı (PoI, Proof of Innocence)</a> kullanarak Tornado Cash’i regülasyonlara uyumlu bir hale getirmeyi hedefledi. Ancak, Railgun tam olarak ihtiyaca cevap veremiyor.</p><p><a href="https://x.com/0xprivacypools">Privacy Pools</a>, karıştırıcı görevini yine sıfır-bilgi kanıtları ve taahhüt şemaları kullanarak gerçekleştiriyor. Bunu yaparken regülasyonlarla da çelişmemek için Association Set Provider (ASP, İlişki Kümesi Sağlayıcı) adında bir mekanizma kullanıyor. ASP, kötü niyetli cüzdanları işaretliyor ve bunların karıştırıcı sistemine girmesini engelliyor.</p><h3>Ethereum ve Bitcoin’in Kuantum Hazırlıkları</h3><p>Blokzincirlerin ve özellikle Ethereum ile Bitcoin’in kuantum bilgisayarlara dayanıksız olduğu uzun süredir konuşulan bir konu. İki tarafın bu konudaki umursamazlığı çokça eleştirilirken artık durum eskisi gibi değil. Hem Ethereum Vakfı ve topluluğu hem de Bitcoin topluluğu blokzincirlerini kuantum sonrası dünyaya hazırlamak için araştırma ve geliştirmelere gaz verdi.</p><p>Ethereum ve Bitcoin’in kuantum bilgisayarlara karşı sorunu imza şemalarında başlıyor. Bu blokzincirlerde işlemleri ağa gönderirken herkes kendi anahtarıyla işlemlerini imzalar. Bu imzalar rastgele oluşturulmuş ve çözülemeyecek büyüklükteki sayılardır. Kuantum bilgisayarlar ise hesaplama güçleri sayesinde herkese açık anahtar ve gizli anahtar arasındaki bağlantıyı çözebilecek ve gizli anahtarı ortaya çıkarabilecek.</p><p>Ethereum Vakfı, bu süreç için $1 milyon bütçeyle kuantum sonrası ekibini yakın zamanda duyurdu. Vakıf, Poseidon hash fonksiyonunu tercih etmeyi planlıyor ve bu alandaki araştırmalar için fon duyurdu. Ek olarak, post-kuantum geliştirici ağları, workshop’ları, formal doğrulama ve yapay zekâ kesişimleri, post-kuantum eğitimi ve düzenli toplantıların detayları duyuruldu.</p><p>Bitcoin topluluğu da <a href="https://www.nist.gov/cryptography">NIST (National Institute of Standards and Technology)</a> dahilindeki kuantum bilgisayarlara karşı güvenilirliği kanıtlanmış olan imza şemalarını araştırıyor. Topluluk tarafından geliştirilen test ağlarında bu imza şemaları direkt Bitcoin test ağlarında deneniyor. <a href="https://bip360.org/">BIP-360</a> gibi teklifler ve akademideki geliştirmeler devam ediyor.</p><h3>Tez 5: Tüketici Kriptosunun Hareketliliği</h3><p>2025 yılı, “Consumer Crypto” (Tüketici Kriptosu) için tarihi bir kırılma noktası olmuştur. Yıllarca blokzincir katmanının (L1/L2) işlem ücreti gelirlerinde dominant olduğu ekosistem, ekonomik gücün uygulama katmanına kaydığı yeni bir yapıya evrilmiştir. 2021 yılında blokzincirleri toplam zincir içi gelirin %64&#39;ünü oluştururken, 2025&#39;te bu oran %17&#39;ye gerilemiştir. Buna karşılık uygulama katmanı, gelirin %73&#39;ünü üreterek ekosistemin yeni ekonomik motoru haline gelmiştir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*_iJTPYNXpSEPZ8kmjy4khg.png" /></figure><p>Bu değişim tesadüf değildir. Blokzincir altyapısının son beş yılda ölçeklenmesi işlem ücretlerini %86 oranında düşürmüş ve günlük işlem sayısını 2.7 kat artırarak 169 milyona çıkarmıştır. “Blok alanı” (blockspace) artık bir darboğaz veya maliyet engeli olmaktan çıkmıştır. Bu durum, uygulamaların nihayet kullanıcı deneyimine odaklanabilmesinin ve gerçek ekonomik değer yaratmasının önünü açmıştır. Artık kullanıcılar uygulamaları “merkeziyetsiz olduğu için” değil; içerik, finansal avantaj, sosyal etkileşim, oyun veya koleksiyon gibi gerçek ihtiyaçlarını karşıladığı için kullanmaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*oqU6EibRlE5iC0cfvEbVgQ.png" /></figure><h4><strong>1. Gelir Modelleri: Değer Akışının Yeniden Yönlendirilmesi</strong></h4><p>2025&#39;te tüketici sektörü, toplam zincir içi ücretlerin %6&#39;sını oluşturmuş ve yıllık bazda %70 büyüme göstermiştir. Sektör içi dağılım ise oldukça çarpıcıdır: Launchpad’ler (özellikle pump.fun) sektör gelirlerinin %80&#39;inden fazlasını domine ederken, kumar (casino) uygulamaları %8, içerik üreticisi ekonomisi ve sosyal uygulamalar ise %4&#39;lük bir pay almıştır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*CbmD6inp-nviCkcrP6Zc7Q.png" /><figcaption><strong>2026 Onchain Fees Projection</strong></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*r_ZW3TXVvxq_vy29IfXxjw.png" /></figure><p>GENIUS Yasası, CLARITY Yasası ve MiCA gibi düzenleyici yaklaşımların desteğiyle; RWA, DePIN, Cüzdanlar ve Tüketici sektörlerinin 2026&#39;da da üç haneli büyüme oranlarını sürdürmesi beklenmektedir.</p><p><strong>Cüzdanların (Wallets) Swap Monetizasyonu:</strong> Cüzdanlar, 2024&#39;ün son çeyreğinden itibaren takas (swap) işlemlerinden ciddi gelir elde etmeye başlamıştır. Phantom, Solana ekosistemindeki aktivite patlamasıyla uyumlu olarak cüzdan ücretlerinin %30&#39;unu tek başına üretirken; Coinbase Wallet aylık 5–15 milyon dolar aralığında düzenli bir gelir akışına ulaşmıştır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*-fEK1a37rO_0yCneNSh_Ig.png" /></figure><p>Cüzdanların bu güçlü pozisyonu, dağıtım avantajından kaynaklanmaktadır. Kullanıcılar kriptoya adım attıklarında ilk durakları bir cüzdandır. Eğer bu cüzdan; kesintisiz takas, ticaret, tahmin piyasaları ve nakde dönüş imkanlarını tek bir arayüzde sunarsa, kullanıcının uygulamayı terk etmesi için bir neden kalmaz.</p><h4>2. pump.fun: Memecoin Launchpad Fenomeni</h4><p><strong>pump.fun</strong>, 2024&#39;ün son çeyreğinde Solana üzerinde memecoin ihracını demokratikleştirerek sektör standardı haline gelmiştir. 2025&#39;in ilk çeyreğindeki zirve noktasında günlük 40.000–70.000 arası token yaratılmış ve platform günlük 300.000 aktif kullanıcıya ulaşmıştır. Kümülatif gelirler yıl sonunda 920 milyon doları aşarken, platform gelirlerinin bir kısmıyla (yaklaşık 165 milyon dolar) dolaşımdaki arzın %10.3&#39;ünü geri alarak (buyback) token değerlemesinde yeni bir çıta belirlemiştir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*IK5mLFojIs2SjRXc-9NWBA.png" /><figcaption><a href="https://dune.com/adam_tehc/pumpfun">https://dune.com/adam_tehc/pumpfun</a></figcaption></figure><p>Ancak pump.fun’ın hakimiyeti mutlak değildir. Temmuz 2025&#39;te <strong>LetsBonk</strong>, kısa süreliğine pazar payını ele geçirmiştir. Bu durum, altyapı maliyetlerinin düşmesiyle protokol hizmetlerinin ne kadar hızlı büyüyebileceğini, ancak aynı hızla yerinden edilebileceğine dair kısa süreli bir örnektir.</p><p>Platform, 2025&#39;in üçüncü çeyreğinde yayıncılık özelliklerine odaklanmış, ancak bu strateji beklenen sürdürülebilirliği sağlayamamıştır. Kullanıcı tabanının sosyal etkileşimden ziyade spekülatif ticarete odaklı olması nedeniyle platform, stratejisini <strong>I</strong>nternet Capital Markets (ICM) gibi temel finansal ürünlere ve ticaret terminallerine (Padre satın alması) çevirmiştir.</p><h4>3. Base Ekosistemi: Coinbase’in Base App’i</h4><p>Base, 2025&#39;te hem altyapı performansı (Flashblocks ile 250ms blok süresi) hem de tüketici uygulamaları açısından büyük bir atılım yapmıştır. Ancak Base’in en büyük bahsi, <strong>Base App</strong> olmuştur. Bu “süper uygulama”; saklama (custody), ticaret ve sosyal özellikleri tek bir çatıda toplamaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*RIB6LpzrI36Ocnv7INwyIg.png" /><figcaption><a href="https://dune.com/lifewillbeokay/the-base-app">https://dune.com/lifewillbeokay/the-base-app</a></figcaption></figure><p>Base App’in en devrimci özelliği, içerik üreticilerinin (creator) doğrudan monetizasyonunu sağlamasıdır. Uygulamada yaratılan her içerik varsayılan olarak tokenize edilmekte ve alınıp satılabilir bir piyasa haline gelmektedir. İçerik üreticileri, bu ticaret hacminden %1 pay almaktadır. Coinbase’in devasa kullanıcı havuzu ve Base’in derin DeFi likiditesi, Base App’e diğer L2&#39;lerin sahip olamadığı, kopyalanması zor bir rekabet avantajı sağlamaktadır.</p><h4>4. Sosyal Finans: Zora ve pump.fun Karşılaştırması</h4><p><strong>Zora</strong>, protokolünü tamamen yenileyerek Base ağına geçmiş ve “token-öncelikli” (token-first) bir sosyal medya modelini benimsemiştir. Zora’da her hesap ve her gönderi bir tokendir.</p><ul><li><strong>Zora’nın Modeli:</strong> Platformun temel para birimi olarak ZORA token’ı kullanması, yaratılan değerin platform içinde kalmasını (value internalization) sağlamaktadır. Ancak Zora’nın sorunu dışsaldır; harika bir pazar yapısı kurmuş olmasına rağmen, henüz pump.fun kadar büyük ve aktif bir likidite havuzu oluşturamamıştır.</li><li><strong>pump.fun’ın Modeli:</strong> Solana (SOL) tabanlıdır ve spekülasyon odaklıdır. Sorunu içseldir; kullanıcıları içerik üreticileriyle bağ kurmakla ilgilenmemekte, sadece al-sat yapmaktadır.</li></ul><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*2UeJRC9_d-C_dhAA3rwwMQ.png" /></figure><p>2026&#39;da Zora’nın, olası bir BASE token lansmanı ve Coinbase’in pazarlama desteğiyle sosyal finansta (SocialFi) öne çıkması beklenmektedir.</p><h4>5. Cüzdanlar: “Şişman Cüzdan” (Fat Wallet) Tezi</h4><p><strong>“Fat Wallet Thesis”</strong>, değerin protokollerden ziyade kullanıcı arayüzü olan cüzdanlarda birikeceğini öngörür. Phantom’un Kasım 2025 verileri bu tezi doğrulamaktadır: 1 milyar doların altında bir hacimle, Aerodrome hariç tüm DEX’lerden daha fazla gelir (9.46 milyon dolar) elde etmiştir. Bu, dağıtım gücünün ve kullanım kolaylığının sonucudur.</p><p>Buna karşılık, alım/satım botları farklı bir kulvarda, işlem yürütme kalitesi üzerinden rekabet etmektedir. Axiom gibi botlar, milisaniyelik avantajlar sunarak %1.15 gibi sektörün en yüksek kar marjlarıyla çalışmaktadır.</p><h4>6. Gömülü Cüzdanlar ve Soyutlama (Abstraction)</h4><p>Web3&#39;e yeni giriş yapanlar için cüzdan kurulumu (seed phrase, gas fees) hala büyük bir engeldir. Privy ve Turnkey gibi “Cüzdan Soyutlama” (Wallet Abstraction) katmanları, bu karmaşıklığı ortadan kaldırmaktadır. Privy, 3 yıl içinde 75 milyondan fazla hesabı sisteme dahil ederek, Web3 deneyimini uygulamaların içine gömülü (embedded) hale getirmiştir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*68tekZ8PXc48BbPrZ15zuA.png" /><figcaption><a href="https://dune.com/queries/5105049/8422134">https://dune.com/queries/5105049/8422134</a></figcaption></figure><p>Ayrıca Protokol Seviyesi Soyutlama (Sui, Aptos, Near gibi) sayesinde geliştiriciler, varlıkları ve etkileşimleri çok daha zengin ve programlanabilir şekillerde ifade edebilmektedir. Bu, kullanıcıların hangi zinciri veya protokolü kullandığını bilmesine gerek kalmadan işlem yapabilmesini sağlar.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*7DYQ1jGBPEeeGFnrvokjDA.png" /></figure><h4>7. Egzotik RWA’lar: Zincir Üstü Koleksiyonların Yükselişi</h4><p>2025&#39;in sürpriz trendi; Pokémon kartları, spor kartları ve “Gacha” mekaniklerinin zincir üstüne taşınması olmuştur. Toplamda 22 milyar dolarlık bu pazar, geleneksel fiziksel ticaretin likidite ve doğrulama sorunlarını blockchain ile çözmektedir.</p><ul><li><strong>Courtyard ve Collector Crypt</strong> gibi platformlar, kartların fiziksel değerinin %80–90&#39;ını anında geri ödeyen likidite mekanizmaları sunarak hacimlerini 100 kat artırmıştır.</li><li><strong>Avantajlar:</strong> eBay’de 5 gün süren satış süreci zincir üstünde anlıktır. PSA derecelendirme verileri dijital olarak saklanır ve parçalı mülkiyet mümkündür.</li></ul><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*hAbJ1xZjNAqjHoarrxtsCA.png" /></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*n2s33XL1HSdNAqUI4Kl32A.png" /><figcaption><a href="https://dune.com/zkayape/pokemontcgsol">https://dune.com/zkayape/pokemontcgsol</a></figcaption></figure><h4>8. Adaptasyon Metrikleri ve 2026 Görünümü</h4><p>TRM Labs verilerine göre, 2025&#39;te perakende odaklı işlemler (retail transactions) %125 artış göstermiştir. ABD, Hindistan’ın ardından en büyük ikinci pazar konumunu korurken, işlem hacmi 1 trilyon doları aşmıştır.</p><h3>Country Adoption Index: Top 10</h3><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*9jeCCYE8SY5uvDqg6XPg0g.png" /></figure><h4><strong>2026 Beklentileri:</strong></h4><ol><li><strong>Süper Cüzdan Uygulamaları:</strong> Phantom ve Base App gibi cüzdanların, geleneksel finans araçlarını entegre ederek finansal yaşamın merkezi haline gelmesi.</li><li><strong>Finansallaşmış Sosyal Ağlar:</strong> Zora’nın, içerik ve yaratıcı tokenlarına gerçek kullanım alanı (token-gated mesajlaşma, abonelikler) kazandırarak büyümesi.</li><li><strong>Olgunlaşma:</strong> Tüketici kriptosu artık bir “hype” değil pragmatik bir gerçekliktir. Başarılı projeler; “merkeziyetsizleştirme” felsefesini satmaya çalışanlar değil, <strong>gerçek ürün-pazar uyumu</strong> yakalayan, dağıtım sorununu çözen ve kullanıcısına net ekonomik değer aktaranlar olacaktır.</li></ol><p>✨ <strong><em>Bize ulaşın: </em></strong><a href="https://t.co/4hJ0UDR1HB"><strong><em>thepharus.com</em></strong></a></p><p><strong><em>✨Buraya kadar okuduğunuz için teşekkürler! Daha fazla içerik için bizi takip etmeyi unutmayın. Bu rapordaki ana başlıkları yakında makale formatında </em></strong><a href="https://x.com/thepharus"><strong><em>X</em></strong></a><strong><em> hesabımızda bulabileceksiniz .</em></strong></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=f78ef347e881" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/pharus/kripto-almanak-2026-pharus-f78ef347e881">Kripto Almanak 2026 ⎹ Pharus</a> was originally published in <a href="https://medium.com/pharus">Pharus</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Geleceğe Dönüş: Ethereum]]></title>
            <link>https://medium.com/pharus/gelece%C4%9Fe-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F-ethereum-e6ed77fdece7?source=rss----689924cb54e7---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/e6ed77fdece7</guid>
            <category><![CDATA[cryptocurrency]]></category>
            <category><![CDATA[blockchain]]></category>
            <category><![CDATA[stablecoin-cryptocurrency]]></category>
            <category><![CDATA[ethereum]]></category>
            <category><![CDATA[investment]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pharus ✨]]></dc:creator>
            <pubDate>Fri, 10 Oct 2025 17:24:38 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2025-10-10T17:24:33.760Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*ZPV1gkDgaY8agRteRFE-oQ.png" /></figure><p>· <a href="#f4c1">1. Stabil Koinler</a><br>· <a href="#f444">2. GENIUS Act &amp; Banks</a><br>· <a href="#9c43">3. ETF’ler, Blackrock &amp; Staked Ethereum ETF</a><br>· <a href="#7fb7">DeFi ve Alt Koinlere Olan Etkisi</a><br>· <a href="#deba">ETH ETF’leri Neyi Sağladı?</a></p><p>Küresel kriz riskinin azalması ile beraber riskli varlıklarda ve global piyasalarda bir yükselişe şahit olduk. Kripto da uzun zamandır beklenen boğa rallisi için bizlere ufak bir göz kırptı, bu küçük ralliye ise Bitcoin ve özellikle Ether liderlik etti. Uzun zamandır eleştirilere maruz kalan Ethereum Vakfı ve Ethereum topluluğunun son zamanlardaki değişiklikleri ve çabaları fiyata ve algıya da olumlu şekilde yansımış gözüküyor. Süreci etkileyen olayları, aktörleri ve öngörülere göz atalım:</p><h3>1. Stabil Koinler</h3><p><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Kripto_para">“Stabil kripto paralar, fiyatı bir kripto para birimine, itibari paraya veya borsada işlem gören emtialara (kıymetli veya endüstriyel metaller gibi) sabitlenmek üzere tasarlandığı kripto para birimleridir.”</a></p><p>Stabil koinler, gerek merkezi gerekse merkeziyetsiz finans için çok kritik bir konumda yer alıyor. Her gün milyarca dolarlık işlemlerin baz birimi olarak kullanılan stabil koinler, aynı zamanda birçok insan için ülkeler arası değer transferinde kullanılıyor.</p><p>Toplam hacim:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*6knHUMBf4IGmcYqERTsf0w.jpeg" /></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*zNui7fMs1wrRGfULTHEKvg.jpeg" /></figure><ul><li>Toplam Harcanan Fee</li></ul><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*XEQg_JgqUXQpNPlJaSUjnw.jpeg" /></figure><p>Geçtiğimiz günlerde Amerika Başkanı Donald Trump’ın onayladığı GENIUS Act ile, stabil koinler artık daha net bir yasal duruma sahip ve belirli statüye sahip stabil koinler ödeme sistemlerinde kullanılabilecekler.</p><h4>1.1 RWA, Stable koinler ve DeFi</h4><p>Stable koinlere ek olarak tokenize edilmiş gerçek dünya varlıkları (RWA, Real World Assets), kurumsalların Ethereum’daki kullanım alanlarından biri. Henüz erken aşamada da olsa milyarlarca dolar değerinde varlık Ethereum üzerinde tokenize edilip, güvenle saklanıyor.</p><p>Tokenize edilmiş dolar ve diğer varlıklar, gerçek dünyada temsil ettikleri değer ve getirilerinin yanı sıra blok zinciri üzerinde DeFi’da kullanılabildiği için ekstra getiri verebiliyorlar. Aynı zamanda DeFi üzerindeki toplam kilitli değeri de artırdıkları için bu uygulamaların da verimliliklerini ve hacimlerini artırıyorlar, bu bahsettiğimiz tüm senaryolarda Ethereum baz katman olduğu için en çok fayda elde eden proje oluyor.</p><h3>2. GENIUS Act &amp; Banks</h3><p>Global ticaretteki ödemelerin küçük bir kısmının stabil koinler ve Ethereum üzerinden gerçekleştiği senaryoda dahi ödenecek işlem ücretleri, network(ağ) değeri ve Ethereum’un ekonomik dizaynından ötürü deflasyonist karakterde olacak olması Ether fiyatına önemli şekilde pozitif yansıyacaktır. Örneğin Visa’nın raporuna göre, Visa üzerinde 2024 yılında, <a href="https://annualreport.visa.com/financials/default.aspx">233.8 milyar dolar</a> Mastercard üzerinde ise <a href="https://s25.q4cdn.com/479285134/files/doc_financials/2024/ar/MA-12-31-2024-10-K-as-filed-with-exhibits.pdf">9.8 trilyon </a>dolarlık bir hacim gerçekleşmiş. Global ödeme hacmini düşündüğümüzde çok büyük bir potansiyel olduğu konusunda herkes hemfikir.</p><h4>2.1 Peki Neden Ethereum?</h4><p>Tabii ki akıllara gelen ilk sorulardan biri o kadar ağ arasından neden Ethereum?</p><p>Hadi başlık başlık kısaca göz atalım.</p><ul><li><strong>Güvenlik</strong></li></ul><p>Ethereum, en uzun süredir sorunsuz şekilde çalışan mutabakat algoritmalarından birine sahip ve geride bıraktığımız 10 yıl boyunca birçok saldırıyı sorunsuz şekilde atlatmayı başardı. Ekip gelecekteki olası atak çeşitleri içinse şimdiden planlamalar yapmaya başlamış durumda: <a href="https://blog.ethereum.org/2025/07/31/lean-ethereum">Hedef 10 yıl içerisinde ağı “kuantum ataklarına dirençli” getirmek.</a> Ayrıca Ethereum üzerinde bulunan varlıkların toplam değeri 80 milyar doları aşmış durumda, bu miktar en yakın rakibinin neredeyse 9 katı. Yani Ethereum, ekonomik olarak da geliştirme yapabilmek için en güvenli ağ. 10 milyar dolar değerde varlık barından bir stabil koin projesinin 9 milyar toplam değerde bir ağ üzerinde geliştirme yapması risk yönetimi açısından kurumsallar için daha cazip olacaktır.</p><ul><li><strong>Network Efekti</strong></li></ul><p>Kriptodaki birçok başarılı ve teknik kapasitesi yüksek ekip Ethereum üzerinde geliştirme yapıyor. Blok zincirin kısa ama çalkantılı tarihi boyunca birçok ilginç uygulama ilk olarak Ethereum üzerinde çıktı ve kült DeFi projelerinin hepsinin bir arada çalıştığı yegane zincir Ethereum. Bu da Ethereum, kullanıcıları ve projeleri arasında daha fazla anlamlı bağ kurulması demek. Metcalfe yasasına göre “ağın değeri ve bağlantı sayısı” doğru orantılı. Tabii buradaki bağlantıların ne kadar stabil ve uzun süreli olduğu da önemli bir faktör ve yine Ethereum’un öne çıktığı bir nokta diyebiliriz.</p><ul><li><strong>Teknoloji</strong></li></ul><p>Ethereum, ilk akıllı kontrat platformu olması ile elde etmiş olduğu avantajı inşa ettiği çok yönlü ve geniş teknoloji çözümleri ile uzun süre elinde tutacağa benziyor. Ethereum üzerinde kendi ağını geliştirmek isteyen bir kurumun şu an kullanabileceği birçok tech stack (kendi zincirinizi çalıştırmanızı ve ayakta tutmanızı sağlayan bir çeşit alet çantası) mevcut. Genelde diğer L1’lardaki benzer çözümler 1–2 seçenek ile sınırlı. Ethereum hala en fazla geliştiriciye sahip zincir ve en geniş araç-gereç yelpazesine sahip zincir, dolayısıyla Ethereum üzerinde geliştirilen açık kaynaklı kodlardaki kritik hataların da fark edilebilme olasılığı diğerlerine kıyasla çok daha yüksek.</p><ul><li><strong>Topluluk</strong></li></ul><p>Son yıllarda özellikle Ethereum Vakfı’nın kullanıcılarla olan ilişkileri çok eleştiriye maruz kalmıştı. Ethereum’un kullanıcılardan uzak ve daha çok geliştiricilere yönelik iletişimi toplulukta çatırdamalara sebep verdiyse de Ethereum Vakfı yönetiminde yapılan son görev değişiklikleri ile beraber yeni yönetim kullanıcılar, geliştiriciler ve kurumlarla daha iyi bir iletişime sahip. Ethereum zaten uzun yıllardır birçok bilinçli kullanıcıya, üst seviye araştırmacıya, akademisyene ve topluluğa ev sahipliği yapıyordu. Aynı zamanda birçok kar amacı gütmeyen hareket de Ethereum üzerinde fon toplayarak Ethereum’un güçlü ve nötr topluluğuna ulan güvenini gösteriyordu. Yeni yönetim ile beraber yaraların sarılması ve daha güçlü bir topluluğa sahip olunması, burada yeni fırsatlar arayan kurumların da ilgisini çekecektir.</p><h4>2.2 Kurumsallar Ethereum’da Neler Yapabilir?</h4><ol><li><strong>Zincir Üstü Borsalar &amp; Tokenize Hisseler</strong></li></ol><p>Ethereum üzerinde şu an 26 milyar dolar değerinde tokenize olmuş varlık bulunur ve bu varlıklar arasında sadece 400 milyon dolarlık bir kısmını hisseler oluşturuyor. Boston Consultancy Group ve Dünya Ekonomik Forumu’nun yaptığı ortak araştırmaya göre, yaklaşık olarak 30 trilyon dolarlık varlık potansiyel olarak tokenize olabilir.</p><p>Hisse senetleri, tahviller ve endeks fonlarının tokenize olarak zincir üstü borsalarda işlem görmeye başlaması yalnızca büyük bir likidite değil aynı zamanda ağlara “işlem ücreti” olarak da döneceği için blok zincirlerin network değerlerini de önemli ölçüde artıracaktır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*6pheYcW2wZOSLguko3u1yA.png" /></figure><p>Aynı zamanda likit olmayan varlıkların tokenize edilmesi, kurumların/kullanıcıların bu pasif fonları temsil eden tokenları teminat göstererek DeFi ile kullanabilmeleri anlamına geliyor.</p><p>Örneğin, siz birikimleriniz değerlendirmek adına altının fiyatını 1:1 takip eden X fonunu alıyorsunuz ve bu X fonu da tokenize olarak mevcut. Elinizdeki X fonunu temsil eden tokenları, bu tokenları teminat olarak kabul eden herhangi DeFi platformunda teminat olarak kullanarak borçlanabilirsiniz, bu sayede finansal olarak daha esnek davranabilir ve ihtiyaçlarınızı elinizdeki varlıkları nakite dönmeden de karşılayabilirsiniz.</p><p>Zincir üstü hisselerin ve tahvillerin bir diğer artısı da DeFi üzerinde bu varlıkları kullanarak sahip oldukları değerlere ek olarak getiri elde edebilmek. Örneğin, 100 dolardan aldığımız Z hissesini temsil eden, xZ tokenini Uniswap üzerindeki xZ-USD havuzunda değerlendirerek hissenin kendi değerine ek olarak belirli bir oranda getiri elde edebiliriz.</p><p><strong>2. Yeni Stabil Koinler</strong></p><p>Zaten yeterince stabil koine sahip değil miyiz dediğinizi duyar gibiyim. Sıkı durun, GENIUS yasa tasarısının Trump tarafından onaylanmasının ardından Amerika’nın en büyük bankaları kolları sıvadı ve stabil koinler üzerinde çalışmalar başladı.</p><p>İlk haberler<a href="https://www.ledgerinsights.com/citi-jp-morgan-confirm-leaning-into-stablecoins-tokenized-deposits/"> JP Morgan ve Citi Bank </a>tarafından geldi, Amerika’nın bu dev bankaları stabil koinler üzerinde çalışmaya başladıklarını duyurdu. JP Morgan, geçtiğimiz yıllarda Onyx projesi üzerinde çalışmalar ve işlemler yapmıştı, şimdi ise Coinbase ile yeni bir stabil koin üzerinde çalıştıklarını duyurdular.</p><p>Ayrıca geçtiğimiz haftalarda, Amerika’nın en büyük bankalarının ortak bir stable koin projesi için görüşmelerde bulundukları haberleri geldi. Fakat kaynaklara yakın kişiler görüşmelerin henüz erken aşamada olduğunu belirttiler. Dünyanın en büyük stabil koin ihraççısı Tether’in 2024 yılındaki karının 4.5 milyar dolar olduğunu düşünürsek, henüz erken aşamaki piyasanın gelecekte üretebileceği karlar devleri de teşvik etmişe benziyor.</p><p><strong>3. Ödeme Sistemleri</strong></p><p>Ethereum ve kripto paralar hayatımıza girdiğin beri insanların belki de en büyük beklentisi kripto paraların internetin ödeme altyapısı olması. Ethereum ilk çıktığı günden beri, hep Mastercard ve Visa ile olan meşhur karşılaştırılmasını görmüşüzdür. Bahsettiğimiz yıllardaki Ethereum’un saniyedeki maksimum işlem kapasitesi, Mastercard ve Visa’ya kıyasla bariz şekilde gerideydi.</p><p>Fakat, köprünün altından çok sular aktı. Ethereum ekosistemi yıllar boyunca araştırmalar ve geliştirmelerle geleneksel kredi kartı sistemleri ile yarışabilecek konuma gelmeye başladı, burada en önemli katkı L2’ler ve mutabakat sisteminde yapılan geliştirmeler oldu. Daha net regülasyonların ardından stabil koin adaptasyonun artması ile yapbozdaki eksik parçalar yavaş yavaş tamamlanmaya başlıyor.</p><p>Geçtiğimiz haftalarda duyurulan yüksek performanslı, stabil koin işlemlerini hedef alan L1’ler buradaki potansiyelin ne kadar büyük olduğunu destekler nitelikte. Tether odaklı Plasma ve Stable; Circle’ın Arc ve Stripe’ın Tempo projelerini yakından izlemenizi tavsiye ederim. Bu projeler L1 olsa da, basılan stabil koinlerin büyük bir kısmı Ethereum’da olacağı için büyük bankaların veya finansal teknoloji şirketlerinde Ethereum üzerinde L2 kullanarak buna benzer projeleri geliştireceklerini öngörmek zor olmasa gerek: Ethereum tarafından güvenliği sağlanan ve ihtiyaçlara göre kolayca modifiye edilebilir!</p><p><strong>4. Finansal Enstrüman Transferleri</strong></p><p>Son kullanıcı bazında kurumsallar tarafından sunulabilecek çözümlerden bahsettik. Peki ya B2B ne gibi</p><p><strong>5. Tokenize Hisseler, Fonlar &amp; Case Study</strong></p><p>Kaliforniya merkezli finans teknolojisi şirketi Robinhood, 30 Haziran 2025’te yaptığı duyuruyla Robinhood’un sahip olduğu kripto ürünlerini çeşitlendireceğini duyurdu. Bu duyurudaki en dikkat çeken özellik, ABD borsalarında yer alan hisselerin tokenize edilerek Robinhood üzerinden erişilebilmesi oldu.</p><p>Robinhood, Ethereum ikincil katman çözümü olan Arbitrum blokzincirinde ABD borsalarında yer alan hisseleri tokenize etmeye başladı. Duyuruda 400 milyondan daha fazla nüfusa sahip olan Avrupa Birliği’ndeki insanlara ABD hisselerini daha kolay ulaştırılabilmesinin hedeflendiği belirtildi. Hisselerin yanı sıra borsa yatırım fonlarının (ETF) da tokenize edileceği de paylaşıldı.</p><p>Tokenize edilen hisseler ve fonlar Pazartesi ve Cuma günleri arasında 24 saat alınıp satılabilecek. Bununla birlikte hisselerin başka cüzdanlara veya protokollere transfer edilmesi mümkün olmayacak. Robinhood, bu bilgiyi paylaşırken “şu anda” şeklinde paylaşmış durumda, bu da gelecekte transfer etmenin serbest olabileceği fikrini ortaya çıkarıyor.</p><p>Alım satım işlemleri direkt Euro ile gerçekleştirilebilecek ve sadece %0,1 Forex işlem ücreti alınacak. En düşük yatırım tutarı 1 Euro olacak ve aynı zamanda temettü ödemeleri de elde edilebilecek. Satış işlemlerinden elde edilecek Euro bakiyeleriyle anında alım yapılabilecek olmasına karşın bu Euro bakiyesini banka hesabına çekmek istediğinizde bir gün (T+1) beklenmek zorunda olacak.</p><p>Robinhood, tokenize edilmiş hisselerin akıllı kontratlarını 23 Haziran 2025’te hali hazırda Arbitrum blokzincirinde yaratmıştı. Arbitrum blokzincirinde toplamda 218 tane tokenize edilmiş hisse ve fon kontratlarının yayınlanması için sadece $5,49 işlem ücreti ödendi.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*vVp1D6-kC0WVx_MSsxUbDg.jpeg" /><figcaption>Robinhood tarafından tokenize edilmiş en büyük 10 hisse ve fon (24 Ağustos 2025) Kaynak: <a href="https://www.growthepie.com/quick-bites/robinhood-stock">Growthepie</a></figcaption></figure><p>Her ne kadar akıllı kontratlar blok gezginlerinde doğrulanmamış olsa da Electric Capital araştırmacısı Ren akıllı kontratları “decompile” ederek fonksiyonlarına ulaşmaya çalıştı. Elde ettiği bulgularda tokenize edilmiş hisse ve fonların, Robinhood tarafından kaydedilen cüzdanlar dışına transfer edilmesinin mümkün olmadığını ve doğal olarak da merkeziyetsiz finans protokollerinde kullanılmayacağını fark etti.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*ia2SIVfm8SGsoNggF4NCig.png" /><figcaption>Robinhood tarafından Arbitrum üzerinde tokenize edilmiş hisse ve fonların toplam değeri (Mayıs 2025 — Ağustos 2025) Kaynak: <a href="https://www.growthepie.com/quick-bites/robinhood-stock">Growthepie</a></figcaption></figure><h4>Robinhood’un Layer-2 Blokzinciri</h4><p>Robinhood duyurusunda Arbitrum altyapısı tarafından güçlendirilmiş yeni bir blokzincir üzerinde çalışıldığını da belirtti. Bu yeni blokzincirle birlikte tokenize edilmiş hisselerin sadece 5 gün değil 7/24 alım satıma uygun olması hedefleniyor.</p><h4>Gemini ve Dinari İşbirliği</h4><p>Gemini ise 27 Haziran 2025’te Dinari ile bir işbirliği yaparak tokenize edilmiş hisseler yaratmaya başladığını duyurdu. İlk olarak Strategy’nin (eski adıyla Microstrategy) hisseleri ile başladıktan sonra her hafta yeni hisseleri tokenize etmeye başladılar. Gemini, tokenize edilmiş hisselerini sadece Avrupa Birliği’nde yaşayan kullanıcıları için kullanıma sundu.</p><p>Dinari’nin talebe bağlı tokenize etme modelini benimseyen Gemini, tokenize edilmiş hisselerin istenen cüzdana veya akıllı kontrata transfer edilmesine de izin veriyor. Hisselerden sonra fonları da tokenize eden Gemini şu an kendi borsası üzerinde 80’den fazla varlığın alım satımına olanak sağlıyor.</p><p>Gemini bu işbirliğinde tokenize edilmiş hisse ve fonların Arbitrum blokzincirinde yer alacağını belirtmiş durumda. Dinari, 26 Haziran 2025’te ABD tarafından blokzincir üzerinde hisse yaratma onayı alan ilk şirket olduğunu duyurmuştu. Kraken ve Coinbase’in de bu onayı almaya çalıştığı söyleniyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*sH4QQaJHoc6EELGW2829lQ.png" /><figcaption>Dinari Toplam Varlık Değeri (Ocak 2025 — Ağustos 2025) Kaynak: <a href="https://app.rwa.xyz/stocks">rwa.xyz</a></figcaption></figure><p>Bahsedilen gelişmelerden de anlaşılacağı üzere tokenize edilmiş hisse ve fon yarışında rekabet gittikçe artıyor. Bu rekabet ise tabii ki Ethereum’a yarıyor. Şu anda yarışı önde götüren Layer-2 çözümleri arasında Arbitrum ileride gibi gözüküyor. Bu da yakın zamanda Arbitrum’da artacak işlem miktarı ve belki de orta-uzun vadede artacak merkeziyetsiz finans likiditesi anlamına geliyor.</p><h3>3. ETF’ler, Blackrock &amp; Staked Ethereum ETF</h3><h4>Ethereum Hazine Şirketleri Nedir?</h4><p><strong>Dijital Varlık Hazine Şirketleri (DATCO)</strong>, bilançolarında dijital varlık tutan halka açık şirketlerdir. Ancak Tesla gibi bilançolarında kripto varlık bulunduran firmalardan farklı olarak, bu şirketler belirli kripto paraları biriktirmek üzerine stratejilerini kurgular.</p><p>DATCO’ların öncüsü, uzun yıllardır Bitcoin biriktiren ve birçok şirkete örnek olan MicroStrategy. ABD’de Trump öncülüğünde kriptoya olan baskının kalkması, GENIUS Act’ın geçmesi ve stabil koinlerle Wall Street’in kriptoyla daha fazla etkileşime girmesi sonucunda, Bitcoin dışındaki kriptolar için de DATCO’lar ortaya çıkmaya başladı. Burada en çok öne çıkan varlık Ethereum.</p><p>Ethereum Hazine Şirketleri, hazinelerinde ETH biriktiren şirketlerdir. Motivasyon sadece Ethereum’un pazar değeri açısından ikinci büyük kripto olması değil; GENIUS Act sonrası Wall Street şirketlerinin <strong>Ethereum üzerinde geliştirmeler yapması </strong>ve<strong> Ethereum stake edilerek ağın güvenliğine katkı sağlanmasıdır.</strong> Bu süreç Ethereum’un network değerini artırmakta ve hazine şirketleri bu değerden maksimum faydayı hedeflemektedir.</p><p><strong>Şimdi bu şirketleri ve sistemi öğrenmek adına birkaç kavrama derinlemesine göz atalım:</strong></p><p><strong>I. NAV — Net Asset Value</strong></p><p>NAV (Net Asset Value), “Net Varlık Değeri”dir. Bir şirketin toplam varlıklarından toplam yükümlülüklerin çıkarılmasıyla hesaplanır.</p><p><strong>II. mNAV — multiple of Net Asset Value</strong></p><p>mNAV, NAV’ın katı olarak ifade edilen değerdir. Temelde “premium” ile aynı kavramdır, ancak % cinsinden belirtilir. Örneğin, %300 primli bir hisse 4x mNAV’dan işlem görür.</p><p><strong>III. Hisse Premium / NAV</strong></p><p>NAV’a göre özsermaye primi, hissenin pay başına NAV’a kıyasla ne kadar ucuz (veya pahalı) fiyatlandığını gösterir. Piyasanın şirketin dijital varlıklarını ne kadar primli/iskontolu fiyatladığını ölçer. <br> <br><em>Prim (%) = [(Hisse Fiyatı / NAV/Pay) − 1] × 100</em></p><p><strong>IV. Ether per Share — Hisse başına düşen Ether sayısı</strong></p><p>Şirketin bir hissesine düşen Ether miktarını ifade eder. Önemli bir metriktir çünkü ETH fiyatı düşse bile, hisse başına düşen ETH miktarı artıyorsa yatırımcı dengede kalabilir.</p><p><strong>V. PIPE — Private Investments in Public Equity</strong></p><p>PIPE yani “<strong>Private Investments in Public Equity</strong>”, halka açık bir şirketin borsa üzerinden değil de özel bir satışla “<strong>nitelikli yatırımcıya</strong>” hisse veya <strong>dönüştürülebilir menkul kıymet satmasıdır.</strong> Bu şekilde satılan hisse/menkul kıymet genelde belirli bir oranda iskontoya sahiptir. <strong>Hızlı</strong> ve <strong>esnek</strong> şartlarda olabildiği için şirketler tarafından tercih edilir. Ayrıca, hazine şirketleri özelinde bir çok şirketin PIPE ile sunduğu hisseler, <strong>lockup</strong> ile beraber satılırrı. Bu da satış baskısını azaltmak içindir.</p><p><strong>VI. ATM — At-the-Market Equity Programs</strong></p><p>Şirketin anlık market fiyatından<strong> küçük parçalar halinde</strong> kendi hissesini satarak nakit toplamasına imkan tanır. ATM, şirketler için daha karlıdır. Tüm hisselerin bir pasta gibi düşünürsek, her ATM satışta piyasa fiyatından pasta dilimi satarız ama pastaların dilimleri incelir.<strong> Yani elde edilen nakit, satılandan daha değerli olduğu için pastayı önceden satın alanların karı artmış olur.</strong> Tabii ki bu her koşulda geçerli değildir, satış anındaki NAV/hisse ve mNAV/hisse oranları önemli rol oynar.</p><p>DATCO’ların çoğu ATM tercih eder bunun başlıca sebepleri arasında: <strong>iskonto gerektirmemesi</strong>, <strong>tek seferde satış baskısı yaratmaması</strong> ve <strong>ölçeklenebilir</strong> olması yatar.</p><p><strong>VII. Premium’lar — Primler</strong></p><p>Bahsedeceğimiz iki çeşit premium (prim) daha önce Tom Lee tarafından Bankless ile gerçekleştirdikleri yayında DATCO’ların fiyatlarını daha iyi belirlemek ve matematiksel modeli daha net tarif etmek adına ortaya atılmıştı.</p><h4>a. NAV</h4><p>Basit bir matematikle NAV ve fiyat arasındaki ilişkiye şu denklem üzerinden bakabiliriz:</p><p>Fiyat = NAV + [(NAV* %3 (staking getirisi)) *20 (para piyasası çarpanı]=1.06</p><p>Ether yıllık ortalama <strong>%3 staking getirisine</strong> sahip<br>Para piyasası çarpanı da sabit getirili bir nakit akışının, yani staking getirisi, değerini bulmak için kullanılıyor. Bu denklemde 20 olarak kullanılmasının sebebi, Amerikan para piyasalarında şu an risksiz getirinin yaklaşık %5 olması.</p><p><strong>Gordon DDM veya P/E modeli kullandığımızda, 1/%5, bizlere 20 oranını veriyor. </strong><br>Yani bir hazine şirketi sadece elindeki Etherleri stake ederek, 1.06 mNAV değerine ulaşabiliyor. Bunlara ek olarak mNAV değerini etkileyen 2 premium var.</p><p><strong>Hız</strong>: Şirketin hisse başına düşen Ether miktarını ne kadar hızlı artırdığının ölçüsüdür, NAV’ın ne kadar hızlı büyüdüğünü takip etmek açısından yön göstericidir.</p><p><strong>Likidite</strong>: Şirketin hisselerinin ne kadar çok hacimle borsa işlem gördüğü ve sonuç olarak şirketin elindeki hisseleri elinden çıkararak ne kadar hızlı nakit akışı oluşturabileceğini belirler. Likidite, ne kadar hızlı yeni finansal enstrüman ihraç edebileceğinizi belirler.</p><p>Yani, hız temelde likiditeye bağlı. Likidite ise hissenin market hacmine, derinliğine, strateji, repütasyonuna ve yatırımcılarına bağlıdır.</p><h4><strong>b.Neden ETH yerine Ethereum Hazine Şirketleri tercih ediliyor?</strong></h4><p>Aslında az önce üzerinde çalıştığımız denklem bu soruyu cevaplıyor. Bu şirketler:</p><ul><li>Ellerindeki Ether’ler ile <strong>staking</strong> ve <strong>DeFi</strong> getirisi elde edebiliyor,</li><li>Piyasadaki volatiliteden faydalanarak hızlı şekilde <strong>yeni finansal ürün ihraç edebiliyor</strong>,</li><li>ETF veya spot şekilde Ether biriktirmek yerine aktif hamlelerle<strong> NAV/pay oranı artırabiliyor</strong>,</li><li>Staked ETH ETF’i SEC tarafından onaylandığında bile operasyonel ücretler ve kefaletten(redemption) dolayı ETF ihraççıları ellerindeki tüm ETH’leri stake edemeyecek, dolayısıyla staking’den elde edilen getiri <strong>hazine şirketleri kadar olmayacak.</strong></li></ul><p>Strategy ve Bitcoin getirilerini kıyasladığımızda da görüyoruz ki bu strateji verimli bir şekilde çalışabiliyor. Strategy, Bitcoin hazine şirketi olduğundan beri <strong>30x bir fiyat artışı</strong> sağlarken, Bitcoin <strong>11x bir fiyat artışı sağlamış.</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*3HhwitUqNyElkE7jicXisw.png" /></figure><p>Tabii ki bu her hazine şirketinin iyi performans göstereceği anlamına gelmiyor. Burada iyi takıma, stratejiye, yatırımcılara ve sistemi iyi anlayan şirketlere yönelmek uzun vadede daha iyi performans elde etmeniz için önem teşkil ediyor. Bu şirketleri incelerken:</p><p>- hisse başınapaşına düşen token sayısı büyümesi<br>- hisse fiyatı priminin NAV’a oranı<br>- ihraç faaliyetlerininfaliyetlerinin sıklığı, koşulları ve hangi enstrümanları kullandığı<br>- hisse geri alımı programı duyuran şirketler. Bu şirketler hisse pahalı iken satış yaparak fazla para toplarken, hisse fiyatı düşük olduğunda kendi hisselerini satın alarak dolaşımdaki hisse sayısını azaltırlar. Böylece hisse başına değer ve hisse başına token değerlerini büyütmek için ek bir mekanizmaya daha sahip olurlar.</p><p>kriterlere dikkat etmeniz tavsiye edilir.</p><h4><strong>c. Sayılar</strong></h4><p><strong>I. Alımlar</strong></p><p>22 Ağustos 2025 tarihi itibariyle, 8 büyük Ethereum hazine şirketi neredeyse 3 milyon adet Ether’e sahip. Ethereum’un toplam arzının yaklaşık olarak 120 milyon varsayarsak, hazine şirketleri toplam arzın neredeyse %2.5’una sahipler.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*OJK7g69LBmKsdyBbxHoP_g.jpeg" /></figure><p><strong>II. Daha ne kadar alım gelebilir?</strong></p><p>23 Ağustos 2025 tarihi itibariyle, 8 büyük Ethereum hazine şirketi tarafından <strong>Ethereum alınmak üzere kullanılacak yaklaşık olarak 39 milyar dolar bulunuyor.</strong></p><p>39 milyara ek olarak, <strong>yeni ihraçlar ile bu rakamın artırabileceğini unutmayalım.</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*wPSexpa4UHdEDumoEjTQwg.jpeg" /></figure><p><strong>Ethereum Hazine Şirketleri ve Strategy (MSTR) arasında nasıl fark var?</strong></p><p>Ethereum hazine şirketleri şu an ağırlıklı olarak convertible borçlanma ile ilerliyor. Convertible, Türkçede “dönüştürülebilir tahvil” olarak biliniyor; yatırımcıya faiz getirisi sağlarken, hisse fiyatı yükselirse <strong>borcu hisseye çevirme opsiyonu sunuyor.</strong> Bu yapı düşük riskli sayılıyor çünkü yatırımcı ya güvenli faiz alıyor ya da ekstra getiri elde edebiliyor. MicroStrategy (MSTR) ise bu modelin en gelişmiş örneği; yalnızca convertible değil, klasik şirket tahvilleri, ATM hisse programları ve para piyasası araçlarını da kullanarak geniş bir kesime ulaştı.</p><p>Ethereum tarafında henüz o seviyede derinlik yok, ama ETH’nin artık teminat olarak kabul edilmesi büyük bir eşik. Fonlar sürekli güvenli getiri aradığı için, Ethereum hazinesine sahip şirketlerin borçlanma araçları giderek daha cazip hale geliyor. Yine de fiyat oynaklığı, faiz-getiri dengesi ve likidite gibi riskler göz ardı edilmemeli.</p><h4><strong>d. BMNR</strong></h4><p>Bitmine Inversion, “The Alchemy of %5” mottosu ile en dikkat çeken hazine şirketi. Şirketin hedefi, hisse başına düşen ETH sayısını artırarak Ethereum’un network değerinin %5’ine sahip olmak istiyor. Bitminer Inversion’ın tezinden bir kısmakısıma bakalım:</p><blockquote><em>“Ethereum, kripto paralardaki “ChatGPT” akımının etkisiyle katlanarak büyüyebilir; stabil koinlerle katlanarak benimseniyor ve bu da Wall Street’in token varlıklarını blok zincirine taşımasına yol açıyor. <br> Bu “gerçek dünya varlıklarının” çoğu Ethereum blok zincirinde yer alıyor ve bu da Ether’i değerli kılıyor.”</em></blockquote><p>Bitminer Inversion’ın yatırımcıları arasında <strong>Mozayyx, Pantera, FalconX, Galaxy Digital, Founders Fund, Kraken, DCG, GSR yer alıyor.</strong> Bunlara ek olarak <strong>ARK Invest, milyarder Stan Druckenmiller ve milayer Bill Miller da en büyük BMNR hissesi tutan kişi/kurumlar arasında.</strong> Şirketin yönetim kurulu başkanı Tom Lee ise son dönemin gözde analistlerinden ve Ethereum’un Wall Street tarafından benimsenmesi adına kilit rolde bulunuyor, kendisi uzun süredir bir Ethereum destekçisi ve büyük kurumlara Ethereum’u anlatmak konusunda çaba sarf ediyor.</p><p>BMNR, Ethereum hazine şirketi olduğunu duyurduktan sonra borsada gördüğü günlük <strong>hacim 4.4 milyara kadar çıktı</strong>. Elinde tuttukları Ether sayısı ile en büyük ve en popüler Ethereum hazine şirketi konumundalar, aynı zamanda en popüler. Şirketin temel tezi <strong>stabil koinlerin ve tokenizasyonun Ethereum üzerinde olacağı üzerine ve buradaki değerin önümüzdeki yılların en büyük makro ekonomik fırsatı olacağı üzerine.</strong> Projeksiyonlarına göre Ethereum’un <strong>60 bin dolarlık </strong>bir potansiyeli bulunuyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*nTPFKOxPNzNTrfCduqn25w.png" /></figure><p>Şirket geçtiğimiz günlerde “geri satın alma” programını açıklamıştı.</p><h4><strong>e. Sharplink</strong></h4><p>Sharplink Gaming, Ethereum’un kurucu ortaklarından biri olan Joseph Lubin tarafından yönetiliyor. Joseph Lubin aynı zamanda Ethereum’a en büyük katkı sağlayan şirketlerden olan Consensys’un <strong>— Linea, Metamask, Infura gibi projelerin sahibi, CEO’su</strong>. Şirketin yönetim kurulunda Joseph Chalom da bulunuyor, kendisi <strong>Blackrock’ın</strong> dijital varlık stratejilerine de liderlik etmişti.</p><p>Sharplink de Bitmine Inversion’a benzer bir teze sahip: Ethereum’un tokenizasyona, stabil koinlere ve onchain ürünlere ev sahipliği yapacağı, dolayısıyla da Ether’in değerinin parabolik şekilde artacağı. Şirketin projeksiyonuna göre Ethereum’un değeri 2028 yılına kadar <strong>15 bin ile 40 bin dolara kadar çıkabilir.</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*AWKi9l1FlQ1V73AORTimRQ.png" /></figure><p>Bitminer’ın ardından en çok hacmehacime ve popülariteyepopulariteye sahip ikinci Ethereum hazine şirketi konumunda.<strong> SBET hissesini elinde en çok bulunduran şirketler arasında JP Morgan, Jane Street, UBS, Citadel gibi Wall Street’in devleri bulunuyor.</strong></p><p>Şirket geçtiğimiz günlerde “geri satın alma” programını açıklamıştı.</p><h4><strong>f. Honorable Mentions</strong></h4><p><strong>I. Tom Lee</strong></p><p>Uzun yıllar <strong>JP Morgan’da baş stratejist </strong>olarak görev yapan ve sonrasında Fundstrat’ı kuran Tom Lee, Ethereum’u önümüzdeki on yılın en büyük finansal dönüşüm aracı olarak görüyor. Ona göre stable koinler kriptonun “<strong>ChatGPT</strong> anı” oldu ve bu köprünün büyük kısmı Ethereum üzerinde kuruldu. Bu nedenle Ethereum, geleneksel finansla dijital varlıklar arasında kritik bir altyapı rolü üstleniyor.</p><p>Lee, Ethereum’un kurumsal düzeyde benimsenmesinin Wall Street’i ikinci kez dönüştüreceğini savunuyor. Fundstrat analizlerinde ETH için 2025 hedefi 10–15 bin dolar aralığı olarak belirtiliyor. Stable koin hâkimiyeti, tokenleşmiş varlıklar ve akıllı kontratlar sayesinde Ethereum’un sadece bir yatırım aracı değil, kurumsal finansın yeni standartlarından biri olacağı öngörülüyor. Wall Street, Ethereum sayesinde finansı daha verimli ve hızlı hala getirecek, Wall Street bu teknolojiyi doğru şekilde kullanabildiği takdirde finansın ötesinde bir “teknoloji” endüstrisi haline gelecek.</p><p><strong>II. Joseph Lubin</strong></p><p>Ethereum’un kurucu ortaklarından ve ConsenSys CEO’su olan Joseph Lubin, ekosistemin büyümesinde kritik rol oynuyor. Lubin, Ethereum’un ölçeklenme hamlelerinden Linea (zkEVM tabanlı Layer-2 ağı) ile daha hızlı ve ucuz işlemler sağlayarak geliştiriciler ve kurumlar için yeni fırsatlar açıyor.</p><p>Bunun yanında Ethereum hazinesine bağlı şirketlerden SBET, kurumsal düzeyde ETH birikimi ve yönetimiyle ekosisteme stratejik değer katıyor. Lubin’in vizyonunda bu adımlar, Ethereum’u yalnızca bir akıllı kontrat platformu değil, küresel finansın temel altyapısı haline getirecek dönüşümün yapı taşları olarak öne çıkıyor.</p><h3><strong>DeFi ve Alt Koinlere Olan Etkisi</strong></h3><h4><strong>a. Stabil Koinler</strong></h4><p>Raporun önceki kısımlarında da bahsettiğimiz gibi stabil koinler geçtiğimiz aylardaki Ether fiyatındaki çıkışın en önemli katalizörü, dolayısıyla stabil koin ile ilgili her büyük gelişme ilgili projelere, başta Ethereum olmak üzere ödeme ve stabil koin odaklı projelerin fiyatlarına yansıyacaktır.</p><p><strong>I. Ethena</strong> → Büyük partnerlikler(Aave, Pendle, Hyperliquid vs) + kurumsal talep + ürünün sunduğu yüksek getiri + yeni başarılı ürünler + yeni potansiyel kurumsal partnerlikler.</p><h4><strong>b. DEX’ler</strong></h4><p>Stabil koinlerin ve tokenize olmuş varlıkların zincirüstü toplam değeri artırması ve zincir üzeri ürünlerin/uygulamaların artması ile beraber toplam varlık takası hacminin ilerleyen dönemlerde artması öngörüyoruz. Bu katalizörler ışığında gerek güvenlik gerek bilinirliklerinden ötürü uzun süredir faaliyet gösteren borsaların daha ön planda olacağını düşünüyoruz. Bahsi geçen her projenin farklı ön plana çıkan özellikleri olsa da hepsinin ortak özelliği uzun bir geçmişe ve güvenilirliğini kanıtlamış(battle tested) olmaları.</p><p><strong>I. Uniswap</strong> 🦄→ En eski ve bilinen borsa + en geniş kullanıcı kitlesi + Base uygulamasının DEX desteği</p><p><strong>II. Curve</strong> → Stabil koin takasları için en iyi fiyat ve likidite</p><p><strong>II. Cow Swap</strong> → Büyük hacimli alımlar için en iyi fiyat + MEV ataklarına karşı koruma</p><p><strong>IV. Aerodrome</strong> → Base’in en büyük borsası + 200 milyon dolara yakın yıllık gelir + Base uygulamasının DEX desteği</p><h4><strong>c. L2’ler</strong></h4><p>Toplam işlem ve kullanım sayısının artması sonucu, kullanıcı ve kurumların farklı istek ve ihtiyaçlardan ötürü L2’leri daha aktif kullandığını göreceğiz. Raporun önceki bölümlerinde bu özel ihtiyaçlara cevap veren L2’lerden bahsetmiştik: Robinhood</p><p><strong>I. Linea</strong> → SBET ile olan doğal bağ ağa likidite ve kullanıcı çekecektir + yeni çıkan token ile DeFi teşvik programları</p><p><strong>II. Arbitrum</strong> → Derin likidite + Robinhood partnerliği + zengin ekosistemi</p><h4><strong>d. Getiri (Yield)</strong></h4><p>Kriptodaki toplam stabil koin ve likidite arttıkça kurumlar/kullanıcılar ellerindeki varlıklardan getiri elde etmek isteyecektir, özellikle hazine şirketleri ve yüksek miktarda stabil koin bulunduran finans şirketleri. Ayrıca tokenize hisseler ve fonlar, performanslarından ötürü olan getirilerine ek olarak borç alıp/verme ve DeFi operasyonlarından ek getiri elde edebilme imkanına sahip olacaklar.</p><p><strong>I. Aave</strong> → En eski ve en güvenilir platform + yeni çıkan RWA platformu + kurumsal işlemlere özel altyapı/ürün + WLFI işbirliği ve gelir paylaşımı + artan gelir + buyback programı</p><p><strong>II. Morpho</strong> → Inovatif ürün + Coinbase ve Polygon partnerliği</p><p><strong>III. Pendle &amp; Boros</strong> → İnovatif ürün + stabil hacminin artışı ile sabit getiriye artacak olan ilgi + hacim ve buna ek olarak artan gelir + Aave, Ethena ile olan entegrasyonlar</p><h3><strong>ETH ETF’leri Neyi Sağladı?</strong></h3><p>ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) Temmuz 2024&#39;te spot Ethereum ETF’lerini onaylaması, dijital varlık piyasaları için bir dönüm noktası oldu. Bu karar, Ethereum’u Bitcoin’in ardından geleneksel finans yatırımcıları için erişilebilir ve düzenlenmiş bir yatırım aracı olarak konumlandırdı. Bunu takip eden süreçte ise ETH ETF’lerine giren miktarın değişken piyasa koşullarına rağmen ETH fiyatının volatilitesini dengelediğini gözlemlenmişti.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*vsOWiaHXsDPFf_PNqpBl_Q.png" /></figure><p>Haziran — Ağustos 2025 döneminde, Ethereum ETF’lerine toplam $8,93 milyar giriş olurken, ETH fiyatı %85,6 yükseldi. Veriler, ETF akışları ile ETH fiyatı arasında güçlü bir pozitif korelasyon olduğunu gösteriyor; yani yüksek girişler genellikle fiyat artışlarıyla paralel ilerledi.Günlük akışlarla fiyat arasındaki ilişki ise daha zayıf bu da kısa vadede dalgalanmaların başka faktörlerden de etkilendiğini gösteriyor. Genel olarak, ETF’lerin kurumsal yatırımcı talebini artırarak ETH piyasasında güçlü bir fiyat dinamiği yarattığı ve artık önemli bir fiyat belirleyici faktör haline geldiği görülüyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*VHSOZQivvnbcFFOFglS-Bg.png" /></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*T-eGcN6bWTuxguT3Bz4V-Q.png" /></figure><p>12 Ağustos 2025, Ethereum ETF piyasasında tarihin en yüksek günlük giriş rekorunun kırıldığı gün olarak öne çıktı. Toplam $984,4 milyonluk bütün piyasa kapsamında giriş, hafta sonu boyunca biriken kurumsal talebin Pazartesi günü piyasaya yoğun şekilde yansıdığını gösteriyor. Ağustos ortasında gelen bu talep dalgası, yaz sonuna doğru artan kurumsal aktivitenin ve ETF piyasalarına olan güvenin bir göstergesi olarak yorumlanabilir. Bu durum, özellikle ABD merkezli kurumsal yatırımcıların ETH’ye yönelik ilgisinin önemli ölçüde arttığını kanıtlıyor.</p><p>ETF sağlayıcıları bazında bakıldığında piyasa oldukça konsantre bir yapıya sahip. BlackRock, $7.620M ile toplam girişlerin %84,7’sini alarak açık ara lider konumda bulunuyor. Onu Fidelity ($980M, %10,9) ile takip ederken, Grayscale Mini ise $338M’lik pozitif akışla %3,8’lik bir pay elde ederek yeni ürün stratejisinin başarılı olduğunu kanıtladı. Öte yandan, eski Grayscale GBTC ürününden -$137M’lik negatif çıkış, conversion sürecindeki yatırımcı çıkışlarını yansıtıyor. Piyasanın %95,6’sının ilk iki ETF’te toplanması, yatırımcıların marka güveni ve yüksek likidite odaklı tercih yaptığını net biçimde ortaya koyuyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*zJkgHGZuPVZm4veDQ38fMw.png" /></figure><p>İncelenen dönemin en dikkat çekici trendlerinden biri, sermaye akışlarında Ethereum ETF’lerinin Bitcoin ETF’lerine karşı sergilediği üstünlüktü. Özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında, ETH ETF’leri oransal olarak Bitcoin muadillerinden daha fazla net sermaye çekti. Bu durum, yatırımcı algısında önemli bir değişime işaret etmektedir. Piyasalar, “kripto”yu tek bir monolitik varlık olarak görmekten uzaklaşarak, farklı bir atılım yapması veya Bitcoin’e olan kripto piyasası endeksi yaklaşımına alternatif aralıklarına gösterge olabilir.</p><h4><strong>Staking ETH ETF’lerinin Ethereum için Potansiyeli</strong></h4><p>Ethereum’un PoS geçişi ile ETH için gündem olan “staking” yani rehin bırakma mekanizmasının detaylarına tekrar girmeye gerek olmadığını düşünüyoruz. Staked ETH ETF’leri için ise normal spot ETF’lerden farklı olarak sadece ETH fiyat hareketine değil aynı zamanda staking ödüllerine de yatırım yapma imkânı sağlayarak ETF yatırımcıları için ciddi bir potansiyel taşımaktadır. Yani fon, portföyündeki ETH’leri stake ederek ekstra gelir yaratır ve bu getiriyi yatırımcıya yansıtır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*jLE2EMD-3HEb43wDQpDX9g.jpeg" /></figure><p>Staked ETH ETF’leri piyasasının ne kadar büyüyebileceği potansiyeli için halihazırdaki volatil ve belirli oran aralığında getiri sağlayan varlık sınıfı incelenebilir. Bunun için ETF’ler arasındaki en yakın örnek olarak “Covered Call ETFs” sunulabilir. Toplamda 145–170 Milyar USD’lik bir varlık alanının parçası olan “Covered Call ETF”ler getiri yapısı itibariyle Staked ETH ETF’lerin potansiyeli hakkında öngörülebilir bir fikir veriyor. Getiri yapısı ve pozitif yönde beklentili bir fiyatlamaya sahip varlık olması sebebiyle benzer yapıdaki portföylere hitap edecektir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*Xb1CuvvETQWlnmWMn8NSpA.png" /></figure><p>Komisyon ve hizmet ücretleri hesaba katıldığında, Ethereum ETF yatırımcıları için net getiri %1,9 ile %2,2 arasında değişmesi beklenmektedir. Bu getiriler Covered-Call ETF’lere göre avantajlı olmasa da birçok yatırımcı %1’in altındaki getirileri dahi prim olarak değerlendirdiği için bu oranlar altın ETF’lerinin borç verme programlarıyla kıyaslandığında olumlu bir tablo ortaya koymaktadır.</p><p>Bitcoin yatırımlarında zaten rahat olan geleneksel yatırımcılar, veya daha yüksek risk almayı göze alanlar, artık düzenlenmiş bir çerçevede protokol getirisine erişebilme imkanına sahip. Özellikle alternatif getiri kaynakları arayan kurumsal yatırımcılar için, ETF’ler önemli bir avantaj sunmaktadır. Çünkü token sahipliği hakları ve akıllı sözleşme riskleri etrafındaki uzun süredir devam eden engelleri ortadan kaldırırken, saklama ve operasyon süreçleri fon tarafından yönetilmektedir. Böylece, herhangi bir protokol riski doğrudan ETF’nin Net Varlık Değeri’ne (NAV) yansıtılmaktadır.</p><p>Ayrıca Spot ETH ETF varlıklarından Staked ETH ETF’lerine de kayış beklenecektir. Bunun neticesinde ise azımsanmayacak ETH arzını barındıran Spot ETH ETF’lerindense direkt staked ETH arzının artması beklenecektir. Neticesinde uzun vadede ETH’nin fiyat performansını etkileyecektir.</p><p>SEC’in ETH Staking ETF’leri için son kararının henüz bekleniyor olması ve regülatif açıdan belirsizliklerin olmasıyla beraber gözler Ekim 2025’te gelecek son kararı bekliyor olsa da halihazırdaki stakerların ve genel ekosistemin beklentisi bir onayın geleceği yönünde.</p><p><em>Bu yazı Pharus ekibinden Atakan Yavuzarslan tarafından hazırlanmıştır. Sorularınız ve önerileriniz için bize </em><a href="https://x.com/thepharus"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.co/3rBpXmXWxN"><em>Telegram</em></a><em> kanallarımızdan ulaşabilirsiniz.</em></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=e6ed77fdece7" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/pharus/gelece%C4%9Fe-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F-ethereum-e6ed77fdece7">Geleceğe Dönüş: Ethereum</a> was originally published in <a href="https://medium.com/pharus">Pharus</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Merkeziyetsiz Finans’taki Stablecoin Getirileri | Pharus]]></title>
            <link>https://medium.com/pharus/merkeziyetsiz-finanstaki-stablecoin-getirileri-pharus-82d043d4360f?source=rss----689924cb54e7---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/82d043d4360f</guid>
            <category><![CDATA[stable-coin]]></category>
            <category><![CDATA[aave]]></category>
            <category><![CDATA[yatırım]]></category>
            <category><![CDATA[kripto-para]]></category>
            <category><![CDATA[web3]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pharus ✨]]></dc:creator>
            <pubDate>Sat, 13 Sep 2025 19:07:19 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2025-09-14T12:34:31.087Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*mCPLaBIeU3NJHQWo-in65g.png" /></figure><p>· <a href="#8375">Aave</a><br> ∘ <a href="#bf88">Riskler</a><br> ∘ <a href="#737b">Tether (USDT)</a><br> ∘ <a href="#0c62">Circle (USDC)</a><br> ∘ <a href="#e556">Ethena (USDe)</a><br> ∘ <a href="#1433">Aave (GHO)</a><br> ∘ <a href="#cb23">Ripple USD (RLUSD)</a><br>· <a href="#32d3">Morpho</a><br> ∘ <a href="#a4a1">Riskler</a><br> ∘ <a href="#a5be">Circle (USDC)</a><br> ∘ <a href="#8636">Tether (USDT)</a><br> ∘ <a href="#f419">Sky (DAI &amp; USDS)</a><br>· <a href="#c74a">Pendle</a><br> ∘ <a href="#1f4c">Riskler</a><br>· <a href="#868a">Maple</a><br> ∘ <a href="#d7e9">Riskler</a><br>· <a href="#0fe7">Huma Finance</a><br> ∘ <a href="#cb3c">Riskler</a><br>· <a href="#9229">Pharus’un Yorumu</a></p><p>Yayınlanan detaylı stablecoin araştırmamızda piyasa değeri açısından en büyük 20 stablecoin’i incelendi. Bu araştırmanın sonucunda stablecoin’lerin teminatlandırma yöntemleri, mimarileri, ekipleri ve geçmişleri hakkında detaylı bilgilere yer verildi. Araştırmanın bir özeti olarak görülebilecek stablecoin’lere genel bakış tablosunu bu araştırmamıza başlamadan tekrar paylaşmakta fayda var:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*lRq8-xUPa82NUGH1uhHXsw.jpeg" /></figure><p><strong><em>* ABD Hazine tahvil gelirleri USDtb sahipleri arasında paylaştırılmaktadır. <br>** Sadece ABD’deki kullanıcılar için.<br>*** Son 30 günlük ortalama getiri oranıdır.</em></strong></p><p>Bu araştırmamızda stablecoin protokollerinin kendi mimarilerinde yer alan rehin bırakma (staking) özellikleri karşılığında elde edilen getiriler değerlendirilmeyecektir. Bahsedilen getiriler hali hazırda stablecoin araştırmasında paylaşılmıştır. Bu araştırmada ise stablecoin’lerin veya rehin bırakma karşılığında elde edilen türen stablecoin token’lerinin merkeziyetsiz finans protokollerinde değerlendirilmesi sonucunda elde edilebilecek getirilere odaklanılacaktır.</p><p>Stablecoin getirileri başlıca borç alma-verme işlemlerine aracılık eden para piyasaları aracılığıyla yapılır. Borç alan kişi borç almanın maliyeti olarak fazladan ödeme yapar. Bu fazla ödeme stablecoin’lerini borç alması için yatıran kullanıcılara getiri olarak dağıtılır. Morpho’nun oldukça hızlı adapte olan kasaları (vault) sayesinde kullanıcılar stablecoin’lerini risk yöneticisi olarak kasa yönetimi yapan kişilere varlıklarının yönetimini emanet edebiliyor. Kasa yöneticileri bu varlıkları merkeziyetsiz finansta değerlendirerek getiri elde ediyor. Elde edilen getirilerden komisyon alıp almamak risk yöneticisinin kararına bağlıdır.</p><p>Geleneksel finans sisteminde özel fon yöneticileri “2/20” kuralı olarak bilinen bir kuralı uygulamaktadır. Bu kural yönetilen fon miktarının %2’sinin fon yöneticisine yıllık ücret olarak ödenmesi anlamına gelir. 20 ise fonun elde ettiği gelirlerin %20’sinin fon yöneticisine gittiği anlamına gelmektedir. Morpho üzerindeki kasalarda risk yönetcileri bu oranı %5 ile %15 arasında tutmaktadır. Birçoğu da hiçbir yönetim ücreti almamaktadır.</p><h3>Aave</h3><p>Borç alma - verme protokolleri arasında zirvede bulunan Aave üzerinde getiri elde edebilmek için varlıkların protokole yatırılması gerekilmektedir. Protokole yatırılan varlıklar diğer kullanıcılar tarafından borç alınabilir. Borç alan kullanıcılar bu borcu faiziyle birlikte öder. Bu faizden Aave protokolü komisyonunu aldıktan sonra kalan kısmı varlıklarını protokole yatıran kullanıcılara dağıtır.</p><h4>Riskler</h4><p>Aave’deki stablecoin getirilerini elde ederken kabul edilen riskler başlıca iki tanedir.</p><ol><li>Bunların biri her stablecoin getirisinde göreceğimiz üzere tercih edilen stablecoin’in $1 değerinden sapma riskidir. Bu sapma olayının gerçekleşmesine birçok değişken sebep olabilir. Ama tabii ki en önemlisi stablecoin’in teminat varlıkları ve mimarisidir.</li><li>Diğeri ise Aave’nin akıllı kontratlarında gerçekleşebilecek bir siber saldırı veya Aave havuzlarındaki likiditenin yetersiz kalması. Siber saldırı konusunda Aave’nin birden fazla siber güvenlik firmasından denetimden geçmiş olsa da risk asla sıfır değildir.. Aynı zamanda oldukça eski bir proje olduğu için siber saldırı riskini en düşük gördüğümüz merkeziyetsiz finans protokolleri arasında yer alıyor.</li></ol><p>Likiditenin anlık yetersizliği ise sizin varlıklarınızı borç alan kişilerin borçlarını henüz ödememesinden dolayı oluşur. Eğer likidte yetersizliği yaşanırsa borç alan kişilerin faiz oranları artacak ve borcun ödenmesine yönelik bir teşvik yaratılacaktır.. Bu sayede borç alan kişilerin borçlarını ödemesini sağlayıp varlıklarını sağlayanlara varlıkları geri verilir. Lakin borç alan kişi borcunu ödemediği müddetçe varlıklarını borç alınabilmesi için yatıran kişiler varlıklarını geri alamaz. Yine de stablecoin getirisi elde etmeden önce ne kadar likidite olduğunu kontrol etmekte fayda var.</p><h4>Tether (USDT)</h4><p>Aave’de en fazla likidite derinliğinin bulunduğu stablecoin piyasası USDT’dir. Aave, USDT’yi toplamda on blokzincir üzerinde desteklemektedir. Bu blokzincirlerde Aave’de yer alan USDT likiditesi ve son 1 aylık ortalama getiri oranları aşağıdaki gibidir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*Hx4EIrZiRdmLpi7uUc2jWg.jpeg" /></figure><p><strong><em>İtalik olarak belirtilen miktarlar belirli bir teşvik programının ödülü olarak sunulmaktadır.</em></strong></p><ul><li><em>Toplam Likidite: $7.377.078.760</em></li><li><em>Ağırlıklı Ortalama Getirisi: </em><strong><em>%5,19</em></strong></li></ul><h4>Circle (USDC)</h4><p>Circle, Tether’in tahtına ortak olmak için sıkça partnerlikler kurmaktadır. Hatta bu partnerlikler sayesinde Aave’nin bazı blokzincirlerde sadece USDC para piyasası açtığı söylenebilir.</p><p>Bunun başlıca örneği halihazırda Circle’ın hissedarı olan Coinbase tarafından geliştirilen <strong>Base</strong> blokzinciridir. Bununla birlikte Aave’de Tether sonrasında en fazla likiditenin yer aldığı stablecoin USDC olmaktadır.</p><p>Aşağıdaki tabloda Aave protokolünde bulunan USDC likiditeleri ve son bir aylık ortalama getiri oranları paylaşılmıştır:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*dOseDBsvp-ZmqGKZLDl6XA.jpeg" /></figure><p><strong><em>İtalik</em></strong><em> </em>olarak belirtilen miktarlar belirli bir teşvik programının ödülü olarak sunulmaktadır.</p><ul><li><em>Toplam Likidite: $6.663.830.000</em></li><li><em>Ağırlıklı Ortalama Getirisi: </em><strong><em>%3,85</em></strong></li></ul><h4>Ethena (USDe)</h4><p>Ethena tarafından geliştirilen USDe, son zamanlarda hızla büyüyen stablecoin’ler arasında en popüler olanıdır. Ethena’nın mimarisi içerisinde her ne kadar rehin bırakma (staking) karşılığında getiri imkanı sunsa da Aave protokolünde USDe likiditesi de etkileyici seviyelerdedir. Sadece Ethereum ana piyasasında yer alan USDe likiditesi $1.510.000.000 seviyesinde yer alıyor.</p><p><strong>Son bir aylık ortalama getiri ise %4,65.</strong></p><p>Bu miktarda likiditenin yer almasının nedeni ise yürütülen teşvik programı. Aave DAO ve Merkl tarafından yürütülen teşvik programından faydalanmak için Aave protokolüne sağlanan likiditeyle eşdeğer USDe miktarını da rehin bırakmak gerekiyor. Eğer bu şartlar sağlanırsa yazının kaleme alındığı tarihte (Eylül 2025) ekstra olarak %7,23 oranında teşvik sağlanıyor.</p><h4>Aave (GHO)</h4><p>Aave protokolü tarafından geliştirilen kripto para teminatlı stablecoin olan GHO’nun likiditesi ve getiri oranları da oldukça ilgi çekici. Özellikle Aave protokolünde ön plana çıkartılan GHO piyasalarındaki detaylar aşağıdaki tabloda paylaşılmıştır:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*Jy1qNqVBe9vrTvAuAotcSw.png" /></figure><p><strong><em>İtalik</em></strong><em> </em>olarak belirtilen miktarlar belirli bir‚ teşvik programının ödülü olarak sunulmaktadır.</p><ul><li>Toplam Likidite: $423.510.000</li><li>Ağırlıklı Ortalama Getiri: <strong>%6,34</strong></li></ul><h4>Ripple USD (RLUSD)</h4><p>Piyasa değeri açısından en büyük üçüncü kripto para olan Ripple’ın (XRP) özellikle kurumsalları hedefleyerek çıkardığı RLUSD, kurumsalların merkeziyetsiz finansın avantajlarını kullanmasına aracılık ediyor. Aave protokolünde Ethereum blokzincirinde bulunan RLUSD piyasası, stablecoin’in toplam piyasa değerinin yarısından fazlasına ev sahipliği yapmakta.</p><p>Yüzdesel olarak bu kadar yüksek oranda likidite toplanabilmesinin ana sebebi yine bir teşvik programı. Aave Chain Initiative (ACI) tarafından gerçekleştirilen teşvik programı oldukça yüksek oranlarda getiri dağıtımı gerçekleştiriyor. Piyasa hakkında öne çıkan detaylar şu şekilde:</p><ul><li>Toplam Likidite: $371.580.000<br><em>◦ Bu likidite oranı RLUSD arzının neredeyse %51’ine denk gelmektedir.</em></li><li>Getiri: %1,09 (+<em>%9,35</em>)<br><em>◦ Getirinin neredeyse hepsini teşvikler oluşturuyor.</em></li></ul><h3>Morpho</h3><p>Morpho, merkeziyetsiz finanstaki getiri yöntemlerine inovatif bir seçenek getiriyor. Protokol, kasa (Vault) ismi verilen ve üçüncü parti risk yöneticileri tarafından yönetilen bir ürüne sahip. Yani risk yöneticisi kendi şartlarına göre çalışacak, kendi risk miktarını belirlediği kasalar oluşturuyor ve kullanıcılar da bu kasalar arasından istediklerine varlıklarını yatırabiliyor.</p><h4>Riskler</h4><p>Morphodaki kasaları kullanırken kabul edilen riskler iki başlıkta açıklanabilir.</p><p>Birinci riskimiz daha önce de bahsettiğimiz gibi tercih edilen stablecoin’in $1 fiyatından sapma riskidir. Bu riski değerlendirmek için daha önce paylaştığımız<strong> </strong><a href="https://medium.com/pharus/pharus-stablecoin-raporu-b%C3%B6l%C3%BCm-1-f2096ed193dd"><strong>stablecoin raporunu</strong></a> okuyabilirsiniz. Stablecoin’lerin mimarisi ve teminat varlıkları $1 fiyatından sapıp sapmayacağını gözlemlemek için oldukça önemli iki etkendir.</p><p>İkinci kabul edilen risk Morpho’nun kasalar için oluşturduğu akıllı kontratlarda oluşabilecek siber saldırı riskleridir. Morpho da Aave gibi birçok siber güvenlik firmasından denetim raporları almakta ve akıllı kontratlarının güvenliğini sağlamaya çalışmaktadır.</p><h4>Circle (USDC)</h4><p>Circle, Morpho protokolünde yer alan kasalarda en derin likiditeye sahip stablecoin olarak karşımıza çıkıyor. Toplam 79 tane kasa yatırımlarını USDC olarak kabul etmektedir. Bu kasalardan büyüklüğüne göre 13 tanesini aşağıdaki tabloda inceleyelim.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*LmmD_Qspiv0HsXOmR4o7Qw.jpeg" /></figure><p><strong><em>İtalik</em></strong><em> olarak belirtilen miktarlar belirli bir teşvik programının ödülü olarak sunulmaktadır.</em></p><p>Görülebileceği üzere çeşitli kasalarda çeşitli risk parametreleri bulunmakta ve bunlara göre getiri oranları da değişmektedir. Her kasada yaklaşık %1,04 olarak belirtilen getiriler Morpho protokolünün token’i olan MORPHO ödülü olarak verilmektedir. MEV Capital ve Gauntlet isimli risk yöneticileri ise risk seviyesi belirlenmesi için Credora Network ile çalışmamışlardır, bu yüzden risk seviyeleri belirlenememiştir.</p><h4>Tether (USDT)</h4><p>Tether, Circle’dan sonra Morpho üzerindeki en fazla kasa sayısına sahip stablecoin olarak yerini alıyor. Toplam 23 farklı kasa Tether ile yatırım yapılmasını kabul etmektedir. Bu kasaların likidite büyüklüğü olarak en büyük 4 tanesinin incelemesini aşağıdaki tabloda görebilirsiniz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*qfmnJODWIGwILT7HZCZxNg.jpeg" /></figure><p><em>İtalik olarak belirtilen miktarlar belirli bir teşvik programının ödülü olarak sunulmaktadır.</em></p><p>Görüldüğü gibi USDT’nin likidite miktarı ve toplam kullanıldığı kasa sayısı USDC’ye göre oldukça düşük kalmaktadır. Ayrıca Credora Network, Morpho üzerindeki sadece USDC kasalarına risk değerlendirmesi yaparak risk notu atamaktadır. Bu yüzden USDC dışındaki kasalardaki risk seviyesi notlandırılmamıştır.</p><h4>Sky (DAI &amp; USDS)</h4><p>Sky ekosisteminin yapı taşlarından birisi olan Spark Finance, Morpho üzerindeki en büyük likiditeye sahip ikinci kasayı yönetiyor. Buna karşın DAI veya USDS yatırılabilecek toplam kasa sayısı sadece yedi. Bu yedi kasanın en büyük dört tanesinin bilgilerini yine aşağıdaki tablodan görebilirsiniz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*r5SJL5e43y8xrAKc1Zjcug.jpeg" /></figure><p>Steakhosue Financial tarafından yönetilen USDC kasasından sonra en büyük likiditeye sahip kasa Spark Finance tarafından yönetiliyor. Bu kasa sadece DAI yatırımları kabul ederken Spark tarafından yönetilen ikinci büyük kasaya USDS ile dışarıdan yatırım yapılabiliyor. Bu kasalar çok iyi getiri oranları sunulmasa da seçenekleri arttırma açısından değerli olduğunu düşünüyoruz.</p><h3>Pendle</h3><p>Pendle, değişkenfaiz oranı olan ürünlerin belirli bir vade süresi belirlenerek faiz oranını sabitlemek için kullanılan türev ürün protokolüdür. Daha iyi anlaşılabilmesi için gerçek bir örnek üzerinden anlatım yapalım:</p><p><strong>Örneğin Ethena (USDe) üzerinden ilerleyelim.</strong></p><p>➢ 26 Ağustos 2025 itibariyle USDe’lerinizi rehin bırakarak sUSDe elde ederseniz yıllık %8,54 oranında bir getiri sağlayabilirsiniz. Ama bu getiri sabit bir getiri değil yani ilerleyen dönemde getiri düşebilir de artabilir de. Pendle, tam da bu noktada devreye giren bir türev ürün protokolü olarak yer alıyor.</p><p>➢ Eğer isterseniz Pendle’ın 25 Kasım 2025 tarihinde vadesi dolacak şekilde belirlenmiş sUSDe piyasasından faydalanabilirsiniz. Eğer sUSDe’lerinizi götürüp Pendle’da değerlendirirseniz size PT ve YT olarak iki token verecek. PT token’leri 25 Kasım 2025 olan vade tarihi dolduğunda teslim edilip USDe alınabilecek. Şu andaki fiyatı ise $0,9781. Yani yıllık bazda siz USDe’leri %9,17 oranında getiri elde edecek şekilde ucuza alıyorsunuz.</p><p><strong>➢ Peki YT ne işe yarıyor?</strong></p><p>YT ise Ethena protokolünden elde edeceğiniz getirileri temsil ediyor. Bu getiriler Ethena’nın sadakat programından elde ettiğiniz puanlar olabilir veya normalde elde edeceğiniz sUSDe getirisi olabilir. Eğer sUSDe getirisinin şu anki oranı olan %8,54’ün altına düşeceğine inanıyorsanız önümzüdeki dönemde token’lerinizi PT yapabilirsiniz. 25 Kasım 2025 tarihine kadar Ethena’nın sadakat programındaki puanların öneminin artacağını düşünüyorsanız da YT token alarak yatırım yapabilirsiniz.</p><p>🚨 Lakin burada dikkat edilmesi gerekilen bir nokta var:</p><p>Vade süresi dolduğunda her nasıl PT token’leri USDe’ye dönüşecekse YT token’leri de değerini kaybederek $0’a inecek. Yani bir nevi YT token’i yatırım yaptığınızda parayı yakıyorsunuz ve vade dolana kadar Ethena’dan çeşitli getiriler elde ediyorsunuz. Parayı yakanlar bir nevi sabit faiz getirisi isteyen kişilere paralarını aktarıyor gibi düşünebilirsiniz. Daha detaylı bilgi için Fintables Kripto tarafından yazılmış Pendle <a href="https://fintables.com/arastirma/yazilar/kripto-varliklar/pendle-yakin-bakis">incelemesine</a> göz atabilirsiniz.</p><p>Şimdi Pendle protokolü üzerindeki çeşitli stablecoin’lerin PT token’lerine bakalım:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*mwmI5DVQPCS-QaR6kuxohg.jpeg" /></figure><p>Yukarıdaki tablo vade tarihlerine göre sıralanmıştır. Tabloda en büyük likiditenin USDe ve sUSDe’de toplandığı görülebilmektedir. Bunun başlıca nedeni Aave, Pendle ve Ethena işbirliğinde oluşturulan Aave piyasalarıdır. Yani kullanıcılar sabit faiz kazanmak için tercih ettikleri PT-USDe ve PT-sUSDe token’lerini Aave’de teminat olarak göstererek tekrar borçlanabilmektedir. Aave’nin PT-sUSDe için koyduğu limit olan $2.400.000.000 ve PT-USDe için koyduğu limit olan $1.800.000.000 tamamen dolmuştur.</p><p><em>✨ </em><strong><em>Pendle, Aave ve Ethena arasındaki işbirliğinin nasıl gerçekleştiği ile ilgili ayrı bir makale bu rapordan sonra paylaşılacaktır.</em></strong></p><p><strong><em>Kaçırmamak için Pharus sosyal medya hesaplarını takip etmeyi unutmayın: </em></strong><a href="https://x.com/thepharus"><strong><em>X</em></strong></a><strong><em>, </em></strong><a href="https://medium.com/pharus"><strong><em>Medium</em></strong></a><strong><em>, </em></strong><a href="https://t.me/+OAVHy_grJgo1Njhk"><strong><em>Telegram</em></strong></a><strong><em>.</em></strong></p><h4>Riskler</h4><p>Pendle üzerinde özellikle PT token’lere yatırım yaptığınızda kabul edilen riskler iki tanedir.</p><p>Bunların başlıcası yine tercih edilen stablecoin’in $1 fiyatından sapma ihtimali veya stablecoin akıllı kontratlarının siber saldırıya maruz kalma riskidir.</p><p>İkinci risk ise Pendle akıllı kontratlarının siber saldırıya maruz kalması sonucunda PT ve YT token değerlerinde volatil değişimler ya da varlıklara erişimin tamamen kaybedilme riski yer almaktadır.</p><h3>Maple</h3><p>Maple, kurumsal yatırımcılara likidite sağlama amacıyla kurulan bir merkeziyetsiz finans protokolüdür. Herhangi bir merkeziyetsiz finans kullanıcısı USDC ve USDT varlıklarını Maple’de değerlendirerek getiri elde edebilir. Kimlik Onayı (KYC) ve Kara Para Aklama Kontrolü (AML) süreçlerinden geçen kurumsal yatırımcılar ise bu sağlanan varlıkları borç alarak kendilerine likidite sağlayabilir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*o44reZQmMJMAy6zLgyJKcg.jpeg" /></figure><h4>Riskler</h4><p><strong>Birinci risk</strong> her zaman olduğu gibi USDC ve USDT stablecoin’lerinin $1 fiyatından sapma riskidir ama burada tercih edilen iki stablecoin oldukça eski ve popüler stablecoin’ler olduğu için bu risk oldukça düşüktür.</p><p><strong>İkinci risk</strong> ise Maple Finance akıllı kontratlarının siber saldırıya uğramasıdır. Eğer bir siber saldırıda bulunulursa ve kullanıcıların USDC/USDT varlıkları çalınırsa kullanıcıların elinde bulunan syrupUSDC ve syrupUSDT varlıklarının değerinin hızla düşeceğini kaçınılmaz bir gerçektir.</p><h3>Huma Finance</h3><p>Huma Finance, kullanıcıların kolay bir şekilde gerçek dünya varlıkları (RWA) alanından getiri elde etmesini sağlıyor. Kullanıcıların sağladıkları varlıklar kurumsal şirketlere kısa vadeli (genellikle bir haftadan kısa) kredi olarak kullandırılıyor. Bu sayede kurumsal şirketler uluslararası ödemelerde genellikle beklenmesi gereken 2–5 günlük bekleme sürelerini beklemeden fonlarına erişebiliyor.</p><p>Solana üzerinde izin gerektirmeyen (permissionless) bir yapıya sahip Huma Finance, USDC yatırımları karşılığında %10 oranında getiri sağlıyor. Huma Finance hakkında hazırladığımız detaylı yazıya <a href="https://medium.com/pharus/payment-financing-payfi-pharus-a4334172c60e">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p><h4>Riskler</h4><p>Huma Finance’i kullanırken kabul edilen riskler üç ana başlıkta incelenebilmektedir:</p><p>İlki her stablecoin getirisinde karşılaştığımız projenin veya sizin tercih ettiğiniz stablecoin’in $1 hedef fiyatından sapma riskidir. Huma Finance, stablecoin olarak USDC kullandığı için bu risk görece az kabul edilir. Çünkü USDC en büyük ikinci stablecoin’dir.</p><p>İkinci riskimiz Huma Finance’in akıllı kontratlarında yaşanabilecek bir siber saldırı riskidir. Her projede olduğu gibi bu riski de ölçmenin yöntemi projenin yaptırdığı bağımsız güvenlik denetimlerini kontrol etmekten geçer.</p><p>Üçüncü riskimiz ise batık kredi riskidir. Her ne kadar Huma Finance şu ana kadar hiç batık kredi (bad debt) durumuyla karşı karşıya kalmamış olsa da kurumsal şirketlere sağlanan kredilerin beklenen zamanlarda ödenmeme durumunda batık kredi durumu oluşabilir.</p><h3>Pharus’un Yorumu</h3><p>Yukarıdaki fırsatlar risk sayısının mümkün olduğunca az olduğu giriş ve orta seviyedeki merkeziyetsiz finans protokollerini kapsıyor. Görebileceğiniz üzere özellikle teşvik ödüllerini de takip ederek stablecoin getiri oranını %7–9 seviyelerine taşımak oldukça kolay. Bunlar ABD hazine tahvillerinin getiri oranlarına (%4,31) ve Dolar enflasyonuna oranla oldukça yüksek oranlar.</p><p>Bunun yanı sıra özellikle Türkiye’deki bankacılık sisteminde çok yüksek Dolar bakiyesi olmayan kişilerin bankalar aracılığıyla Dolar getirisi elde etmekte çok zorlandığı için bu alanda bir fırsat olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Türk Lira’sının enflasyonundan kaçmak için Dolar yatırımı yapan vatandaşlarımız ne yazık ki Dolar enflasyonundan kaçamamaktadır. Özellikle Dolar endeksinin (DXY) 2022 son çeyreğinde yaptığı zirveden itibaren düşüş trendinde olduğunu belirtmekte de fayda var. Güvenli stablecoin getirilerinden faydalanmak oldukça önemli.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*B5ILGkwF5s-aOl90SSbgig.jpeg" /><figcaption>Başlık: Son 5 yıllık Dolar endeksi (DXY) grafiği Kaynak: <a href="https://tradingeconomics.com/dxy:cur">trandingeconomics.com</a></figcaption></figure><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından İsmail Emin tarafından hazırlanmıştır.<br>Düzenleme ve bilgi için </em><a href="https://x.com/0xismailemin"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/+TclHBZnNYEtlY2I8"><em>Telegram</em></a></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=82d043d4360f" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/pharus/merkeziyetsiz-finanstaki-stablecoin-getirileri-pharus-82d043d4360f">Merkeziyetsiz Finans’taki Stablecoin Getirileri | Pharus</a> was originally published in <a href="https://medium.com/pharus">Pharus</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Pharus Stablecoin Raporu⎮Bölüm-3]]></title>
            <link>https://medium.com/pharus/pharus-stablecoin-raporu-b%C3%B6l%C3%BCm-3-2b611b605ea5?source=rss----689924cb54e7---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/2b611b605ea5</guid>
            <category><![CDATA[defi]]></category>
            <category><![CDATA[stablecoin-cryptocurrency]]></category>
            <category><![CDATA[blockchain]]></category>
            <category><![CDATA[payments]]></category>
            <category><![CDATA[cryptocurrency]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pharus ✨]]></dc:creator>
            <pubDate>Thu, 04 Sep 2025 18:24:44 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2025-09-04T19:20:16.954Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*LqkmwjdL4MIaYOuy8_gQJw.png" /></figure><p>· <a href="#9a3e">Farklı Mimariye Sahip Stablecoin’ler</a><br> ∘ <a href="#584d">Ethena (USDe)</a><br> ∘ <a href="#854c">Stables Labs (USDX)</a><br> ∘ <a href="#d046">Resolv (USR)</a><br>· <a href="#c0e5">Pharus’un Yorumu</a><br> ∘ <a href="#06a7">Tablo</a></p><h3>Giriş</h3><p>Bu raporda stablecoin ekosisteminin mevcut durumunu verilerle ortaya koyarken, önde gelen projeleri yakından inceleyeceğiz. Her bir proje için teminatlandırma yapısı, arz, hacim, sektörel dağılım, piyasa karşılaştırması ve getiri metrikleri ele alınacak;</p><p>Ayrıca ekibine de kısa bir bakış sunularak sektör içindeki rolü değerlendirilecek.</p><p>Bunun yanı sıra, stablecoin piyasasının bütüncül yapısına dair karşılaştırmalar ve güncel gelişmeler de raporun kapsamına dahil</p><p>Pharus olarak amacımız, stablecoin’lerin kripto ekosistemindeki işlevini netleştirmek ve ekosistemdeki tüm paydaşlara özellikle yatırımcılar;</p><p>Kullanıcılar ve geliştiriciler için yol gösterici bir kaynak sunmaktır.</p><p><em>Bu yazı Stablecoin raporumuzun üçüncü ve son bölümüdür. İlk bölümü okumadıysanız </em><a href="https://medium.com/pharus/pharus-stablecoin-raporu-b%C3%B6l%C3%BCm-1-f2096ed193dd"><em>bu bağlantıdan</em></a><em> ulaşabilirsiniz.</em></p><h3>Farklı Mimariye Sahip Stablecoin’ler</h3><p>Öncelikle bu kategori altında incelenecek stablecoin’ler teminat varlıklarına göre değil projenin mimarisine göre sınıflandırılmıştır. Yani teminatlar kripto paralar veya itibari paralar yer alabilir. Bu kategorinin ayrı olmasının sebebi ortaya çıkan stablecoin projesinin mimarisinin diğer kategorilerde yer alan stablecoin projelerine benzememesinden dolayıdır.</p><h4>Ethena (USDe)</h4><p>Ethena Labs tarafından geliştirilen USDe, kripto para teminatlı ve sentetik bir stablecoin’dir. Diğer stablecoin projelerinden ayrışan özelliği delta-nötr bir stratejiye sahip olmasıdır.</p><h4>Delta-Nötr Nedir?</h4><p>Delta-nötr, bir yatırım pozisyonunun fiyat hareketlerine karşı duyarsız konumda yer almasına verilen isimdir. Yani piyasadaki fiyatlar yukarı veya aşağı yönlü hareket etse de yatırım pozisyonu bundan etkilenmez. Bunu yatırımcılar hedge ismini verdikleri pozisyonlarda da kullanır.</p><p>Örneğin elinizde 1 Bitcoin var ama siz Bitcoin’in fiyat hareketlerini tahmin edemiyorsunuz ve fiyat hareketinden etkilenmemek istiyorsunuz. Bu durumda 1 Bitcoin değerinde açığa satış (short pozisyon) yaparak fiyat hareketlerine duyarsız hale gelebilirsiniz. Eğer Bitcoin fiyatı artarsa elinizdeki 1 Bitcoin’in değeri artacak ama açığa satış pozisyonundan zarar edeceksiniz. Bu zarar ile kâr birbirini dengeleyecek. Tam tersi durumda da elinizdeki Bitcoin değer kaybedecek yani zarar edeceksiniz ama açığa satış pozisyonunuz kâr elde edecek. Bu kâr ve zarar birbirini dengeleyecek.</p><h4>Mimari ve Teminatlandırma</h4><p>USDe, delta-nötr teminatlandırma yöntemiyle değerini korur. Mimari şu şekilde çalışır:</p><ol><li>Kimliği doğrulanmış kullanıcılar veya kurumsallar Ethena’nın teminat olarak kabul ettikleri varlıkları kullanarak USDe yaratmak istediğini Ethena’ya iletir.</li><li>Ethena bu USDe yaratma işlemini gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğini kontrol eder.</li><li>Bu sırada teminat varlıkların saklama hizmeti sağlayan şirketlere gönderilip gönderilemeyeceği,</li><li>Gönderilebildiği takdirde saklama hizmeti sağlayan şirketin anlaşmalı merkezi borsalarda açığa satma işlemi gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği kontrol edilir.</li><li>Eğer kontrollerden olumlu dönüş sağlanırsa kullanıcının teminat olarak kullandığı varlık anlaşmalı saklama hizmeti sağlayıcısına aktarılır.</li><li>Saklama hizmeti sağlayıcısı bu varlığı alır ve varlığın değerine eşit olacak şekilde anlaşmalı merkezi borsalarda açığa satış (short) pozisyon oluşturur.</li><li>Bunun sonunda kullanıcıya/kurumsala istediği USDe yaratılarak gönderilir.</li></ol><p><strong>Bu adımlarlarda yanlış anlaşılmaması gereken iki önemli detay vardır:</strong></p><ul><li>Saklama hizmeti sağlayıcısı, teminat varlığı kendi çoklu imzalıyıcılı (multi-sig) cüzdanında saklar. Bu teminat varlık merkezi borsaya aktarılmaz. Ama merkezi borsa ile yapılan entegrasyon sayesinde bu teminat varlık her ne kadar borsaya yatırılmamış olsa da açığa satış (short) işlemi için margin olarak kullanılabilir. Bu sistem normal kullanıcılar için mümkün olmasa da “off-exchange settlement” ismi verilen anlaşma sayesinde Ethena gerçekleştirebilmektedir.</li><li>Doğal olarak açığa satış işlemini saklama hizmeti sağlayıcısı kendi adına açmaz, Ethena adına açar.</li></ul><p>Ethena teminat olarak hem bu delta-nötr pozisyonları hem de rezerv fonunu kullanır. Delta-nötr pozisyonlar için kabul edilen varlıklar şu şekilde listelenebilir:</p><ul><li>Bitcoin</li><li>Ethereum</li><li>Ethereum Likit Staking Token’leri (LST)</li><li>Solana</li></ul><p>Bu varlıklar ile gerçekleşen USDe yaratma işlemlerinde yukarıda adımları anlatılan açığa satış (short) pozisyonlar oluşturulur ve protokolün delta-nötr durumda kalması sağlanır. Aynı zamanda kullanıcılar çeşitli stablecoin’ler ile de USDe yaratma işlemi gerçekleştirebilir. Stablecoin’ler kullanılarak tekrardan spot BTC veya ETH alınabilir ve karşılığında açığa satış pozisyonu ile delta-nötr konuma gelinebilir. Ya da Ethena bu stablecoin’leri direkt stablecoin olarak da tutabilir. Buradaki karar Ethena tarafından verilir ve kimliği onaylanmış kullanıcı veya kurumsallar bu karara etki edemez.</p><p><strong>1 Temmuz 2025 itibariyle Ethena’nın teminat varlık dağılımı şu şekildedir:</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*6yVvflCdWBxxtmrtDVmGRg.jpeg" /><figcaption>USDe teminat varlıklarının dağılım tablosu (1 Temmuz 2025) Kaynak: <a href="https://app.ethena.fi/dashboards/transparency">Ethena</a></figcaption></figure><p>Ayrıca bu varlıkların hangi saklama hizmeti sağlayıcıları tarafından tutulduğuna dair dağılımın tablosu da şu şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*LtMNvBTqtnGluwR7WF9RPQ.jpeg" /><figcaption>USDe teminat varlıklarının bulunduğu cüzdan/kuruma göre dağılım tablosu (Mayıs 2025) Kaynak: <a href="https://mirror.xyz/0xF99d0E4E3435cc9C9868D1C6274DfaB3e2721341/8Cx2nU-1TwGo5OsnyCi_HCWju2wNXEpO9HlzWJLPQ6U">Ethena</a></figcaption></figure><p>Bahsedildiği üzere bir de delta-nötr tutumu korumak adına anlaşmalı merkezi borsalarla pozisyonlar oluşturuluyor. Bu oluşturulan pozisyonların hangi merkezi borsalarla oluşturulduğuna dair veriler ise aşağıdaki şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*9jc7vuC06lFSBvLkqAR7qw.jpeg" /><figcaption>Ethena delta-nötr pozisyon için anlaşmalı merkezi borsaların dağılım tablosu (1 Temmuz 2025)Kaynak: <a href="https://app.ethena.fi/dashboards/transparency">Ethena</a></figcaption></figure><p>Yukarıdaki verilerden de anlaşılabileceği üzere teminat varlıkların yarısına yakını diğer stablecoin’ler olarak yer almaktadır. Bu teminat olarak kullanılan stablecoin’ler çeşitlendirilmiş ve birçoğu da getiri elde eden varlıklardır. Örneğin USDtb’nin kurumsal müşteriler için BlackRock tarafından yönetilen bir fonla birlikte ABD hazine tahvillerinden getiri elde ettiğini biliyoruz.</p><p>Ethena rezerv varlıkların doğrulanması için aylık olarak saklama hizmeti sağlayıcılarından rapor paylaşmasını istemektedir. Bu raporlar üçüncü bir kurum tarafından denetlenmemektedir. Saklama hizmeti sağlayıcıları bu raporlarda sakladıkları varlıkların değerlerini ve anlaşmalı merkezi borsalarda açılmış olan pozisyonlardaki gerçekleşmemiş kâr-zarar (unrealized PnL) değerlerini toplayarak varlık miktarını yayınlar.</p><p>Ethena bu rezerv raporlarına ek olarak her hafta olacak şekilde toplam 4 farklı Rezerv Kanıtlayıcı’sı ile çalışarak rezervlerin dağılımını paylaşmadan rezervlerin yeterli olup olmadığını paylaşır. Bu Rezerv Kanıtı (Proof of Reserve) sisteminde şu sorulara cevap bulunur:</p><ul><li>USDe’nin rezervinde bulunan varlıkların USD değeri ne kadardır?</li><li>Bu USD değeri toplam USDe arzına eşit mi veya daha fazla mı?</li><li>Rezerv varlıklar, yönetişim tarafından onaylanan varlıklardan mı oluşuyor?</li><li>Bu varlıklar ve pozisyonlar ile birlikte Ethena delta-nötr tutumunu koruyor mu?</li></ul><p>Bu soruların cevapları her hafta Chainlink, HT Digital, LlamaRisk ve Chaos Labs tarafından elde edilir ve Ethena’nın internet sayfasında paylaşılır. Chaos Labs ve LlamaRisk kendi internet sayfalarında da bu Rezerv Kanıt’larını paylaşmaktadır.</p><h4>Getiri</h4><p>Mimari ve teminatlandırma sistemi detaylıca incelendiğine göre artık Ethena’nın sUSDe ile sunduğu getirinin nasıl sağlandığı incelenebilir. Ethena, USDe’lerin rehin bırakılarak (stake edilerek) elde edilmesine olanak sağladığı sUSDe token’ine getiri fırsatı sunmaktadır. Rehin bırakma işleminden USDe’ler geri alınmak istendiğinde 7 gün bekleme süresi devreye girer.</p><p>Peki bu getiri nereden sağlanır? Bu getirinin sağlandığı birden fazla kaynak vardır. Bu kaynakları kısaca açıklamaları ile şu şekilde listelenebilir.</p><h4>Fonlama Ücreti (Funding Fee)</h4><p>Fonlama ücreti, kaldıraçlı pozisyonlarda kullanılan süresiz (perpetual) kontratlarda ortaya çıkan bir durumdur. Süresiz kontratların geleneksel finanstaki süreli kontratlar gibi belli bir vadesi bulunmamaktadır. Geleneksel finanstaki kontratlarda vade (maturity date) yaklaştıkça doğal olarak arbitraj fırsatlarından yararlanan kişiler/kurumlar tarafından denge sağlanır.</p><p>Süresiz kontratlarda ise belli bir vade bulunmadığı için varlığın spot değeri ile kontrat değeri arasındaki fark açılabilir. Bu farkın açılmasına engel olmak için kontratta çoğunlukta bulunan işlem türü azınlıkta olan işlem türüne fonlama ücreti öder. Örneğin ETH süresiz kontratında uzun pozisyonda (long) bulunanlar kısa pozisyonda (short) bulunanlara göre fazlaysa kontratın fiyatı ETH’in gerçek değerinden (yani spot değerinden) yüksek olabilir. Bu durumu engellemek için süresiz kontratlarda çoğunluk işlem türü azınlık işlem türüne fonlama ücreti öder. Bu fonlama ücretleri merkezi borsalarda genelde sekiz saatte bir kesilir.</p><p>Fonlama ücretleri çoğunlukla pozitif olur. Pozitif fonlama ücreti, uzun pozisyon (long) açanların kısa pozisyon (short) açanlara fonlama ücreti ödeyeceği anlamına gelir. Peki Ethena delta-nötr tutumunu korumak için ne yapıyordu? Kısa pozisyon (diğer adıyla açığa satış) açıyordu. Bu sayede Ethena genellikle pozitif olan fonlama ücretlerini getiri olarak elde eder.</p><p>Peki bu fonlama ücretleri pozitiften negatife dönemez mi? Elbette dönebilir ve genellikle negatif fonlama ücretleri de gözlemlenebilmektedir. Ama tarihsel olarak bakıldığında pozitif fonlama ücretleri her zaman çoğunluktadır. Ethena kurulduğundan beri günlük bazda fonlama ücretleri %85 pozitif, %15 negatif gerçekleşmiştir.</p><p>Tabi gelecekte fonlama ücretleri düzenli olarak negatife dönerse bu Ethena’nın açtığı işlemlerden getiri elde etmenin aksine maliyet ödemesi gerektiği anlamına gelecektir. Bu dikkatle izlenmesi gereken bir durumdur.</p><p>Fonlama ücretlerinin yıllık getiri miktarı 2025’in ilk iki çeyreğinde genellikle %4 civarında seyretmiştir. Bu miktarlar boğa dönemi olarak isimlendirilen volatilitenin yüksek olduğu dönemlerde oldukça yüksek miktarlara çıkabilir. Örneğin Bitcoin’in fiyatının 28 bin dolar seviyesinden 58 bin dolar seviyesine yükseldiği 2021 ilk çeyreğinde fonlama ücretlerinin yıllık getiri miktarı ortalama %39,22 olmuştur.</p><h4>Ethereum Likit Staking Token’leri (LST)</h4><p>Her ne kadar teminat varlıklar arasında sadece %5 paya sahip olsalar da Ethereum LST’leri düzenli gelir elde etme yöntemlerindendir. Ethereum, The Merge güncellemesinden sonra Hisse Kanıtı (Proof of Stake) mekanizmasını benimseyerek ağın güvenliğini sağlayan validatörlere ödüller dağıtmaya başlamıştı. Bu ödülleri elde edebilmek için hem bir miktar ETH’i rehin bırakmanız (stake etmeniz) gerekmekte hem de validatör olup ağdaki işlemleri onaylamanız gerekmekte. Likit Staking hizmeti sağlayan protokoller son kullanıcıların bu işlemlerle uğraşmadan direkt olarak ETH’lerine bu staking ödüllerini elde etme fırsatı sunuyor.</p><p>Ethena Ethereum LST’leri arasından Lido Finance’in yarattığı stETH’i, Mantle’ın yarattığı mETH’i ve Binance tarafından yaratılan WBETH’i teminat varlık olarak kabul eder. Bu getiriler yıllık olarak %2,5-%3 arasında değişmektedir. Buradan elde edilen getiriler de sUSDe sahiplerine dağıtılan getiriler arasında yerini alır.</p><h4>Türev Stablecoin Token’leri</h4><p>Türev stablecoin token’leri aslında stablecoin projelerinin getiri elde edilebilmesi için yarattığı token’lere verilen bir isim. Yani USDe stablecoin iken sUSDe bunun getiri elde edebilmesini sağlayan türev stablecoin token’i oluyor. Buna benzer token örnekleri diğer projelerde de yer alıyor. Ethena’nın teminat olarak kabul ettiği türev stablecoin token’leri dört tanedir:</p><ul><li>sUSDS<br>○ Savings USDS (sUSDS), Sky protokolü tarafından yaratılan USDS stablecoin’inin getiri elde etmesi amacıyla rehin bırakılarak (stake edilerek) elde edilen bir türev token’dir. Getiri oranı 2 Temmuz 2025 itibariyle %4,5’tur.</li><li>aUSDT<br>○ Aave protokolü tarafından borç vermek için yatırılan USDT stablecoin’lerinin karşılığında yaratılan türev stablecoin tokeni’dir. Getiri oranı değişken olmakla beraber borç almak isteyen kullanıcıların talebinin yüksek olmasıyla birlikte bu getiri oranı artar. Temmuz 2024 — Temmuz 2025 arasındaki ortalama getiri oranı %4,17’dir.</li><li>aUSDC<br>○ Aave protokolü tarafından borç vermek için yatırılan USDC stablecoin’lerinin karşılığında yaratılan türev stablecoin tokeni’dir. Getiri oranı değişken olmakla beraber borç almak isteyen kullanıcıların talebinin yüksek olmasıyla birlikte bu getiri oranı artar. Temmuz 2024 — Temmuz 2025 arasındaki ortalama getiri oranı %4,80’dir.</li><li>aUSDtb<br>○ Aave protokolü tarafından borç vermek için yatırılan USDtb stablecoin’lerinin karşılığında yaratılan türev stablecoin tokeni’dir. Getiri oranı değişken olmakla beraber borç almak isteyen kullanıcıların talebinin yüksek olmasıyla birlikte bu getiri oranı artar. Mayıs 2025 — Temmuz 2025 arasındaki ortalama getiri oranı %1,71’dir.</li></ul><p>Bu türev stablecoin token’lerinden elde edilen getiriler de sUSDe sahiplerine dağıtılacak şekilde planlanır. sUSDe’nin getiri oranı USDe’lerin ne kadarının sUSDe’ye çevrildiğine de bağlıdır. Çünkü yukarıda bahsedilen getiriler bütün USDe stablecoin’lerinden elde edilse de getiri sadece sUSDe’ye dağıtılır. Ethena, ilk hayata geçtiğinde hem kripto para piyasalarında volatilite yüksek olduğundan hem de stake edilmiş USDe (sUSDe) miktarı az olduğundan getiri oranı oldukça yüksekti. Bu sayede Ethena kullanıcıların oldukça fazla ilgisini çekti. Getiri oranları Aralık 2023’te başlayan proje için neredeyse 1,5 yıl oldukça yüksek devam etti. Hatta 2025 ilk çeyreğinin sonuna kadar sUSDe getiri oranının çift haneli sayıların altına düştüğü nadir gözleniyordu. Buna karşın özellikle 2025’in ikinci çeyreğinde sUSDe getirisi daha sürdürülebilir seviyelerde gözlemlendi. 2 Haziran 2025–2 Temmuz 2025 arasındaki otuz günlük süreçte ortalama sUSDe getirisi %3,99 olarak gözlemlendi.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>Ethena Labs’ın kurucusu Guy Young isimli tecrübeli yatırım yöneticisi. Ethena öncesinde yatırım bankacılığı, hedge fonları ve özel sermaye alanlarında 10 yıl çalışmış. Avustralya piyasalarında aktif olan Cerberus Capital Management şirketinde Baş Yatırımcı rolünde çalışmış ve toplamda 50–60 milyar ABD Doları değerine ulaşan fonun yönetiminde rol almıştır. 2023’te Arthur Hayes’in <a href="https://blog.bitmex.com/dust-on-crust/">“Dust on Crust” makalesinden</a> ilham alarak Ethena’yı kurmuştur. Şu anda şirktette COO rolünü üstlenmektedir.</p><p>Şirketin kurucu ortaklarından Roxanne Petraeus, Harvard’dan mezun olmuş daha sonra ABD Ordusu’nda görev yapmış ve McKinsey şirketinde de çalışmıştır. Uyumluluk alanında uzmanlaşan Roxanne şu anda şirketteki kimlik onayı yapılan bireyler ve kurumsalların sürecini tasarlayan kişidir.</p><p>Ethena Temmuz 2023’te 6,5 milyon ABD Doları değerinde çekirdek yatırımı almıştır. Bu yatırım turuna Dragonfly liderlik etmiştir. Şubat 2024’te ise stratejik yatırım turu yapılarak 300 milyon ABD Doları değerlemeden 14 milyon ABD Doları yatırım alınmıştır. Bu yatırım turuna da Dragonfly liderlik etmiştir. Şubat 2025’te ise Ethena’nın dudak uçuklatan yatırım turu gerçekleşmiştir. Bu özel yatırım turunda 100 milyon ABD Doları yatırım toplanmıştır. Tura Dragonfly, Franklin Templeton, Polychain ve Pantera gibi risk sermayesi dünyasının liderleri katılmıştır. Ayrıca Şubat 2025’te sadece MEXC Ventures’ın yatırımcı olarak yer aldığı 16 milyon ABD Doları değerinde bir tur daha gerçekleştirilmiştir. Ethena’nın aldığı toplam yatırım açıklanmayan yatırım turları dışında 136,5 milyon ABD Doları değerindedir.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Verileri</h4><h4><strong>Arz Verisi</strong></h4><p>Aralık 2023’te ilk defa yaratılan USDe üç ay içerisinde 1 milyar ABD Doları piyasa değerini geçerek en hızlı büyüyen stablecoin projelerinden birisi olmuştur. Bu büyüme durmamış Nisan 2024’te 2 milyar, Haziran 2024’te ise 3 milyar ABD Doları piyasa değerine ulaşmıştır. Şubat 2025’te ise piyasa değeri açısından Şubat 2025’te zirveye ulaşarak 6,1 milyar ABD Doları piyasa değerine ulaşmıştır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*MDTPB3DNQtTTOSBktQTH_Q.jpeg" /><figcaption>USDe arzının blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği Kaynak: <a href="http://blockscan.com/group?id=a6c0d4d8-bb43-0158-6207-713c1b3e68af&amp;addresses=0x4c9edd5852cd905f086c759e8383e09bff1e68b3,%20DEkqHyPN7GMRJ5cArtQFAWefqbZb33Hyf6s5iCwjEonT,%200x5d3a1ff2b6bab83b63cd9ad0787074081a52ef34&amp;name=USDe%20Supply%20(w/o%20TON%20and%20HL)">Blockscan</a> ve <a href="https://dune.com/entropy_advisors/ethena-usde">dune/entropy_advisors</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*lp-mZ88LTZc2X31YMW9Wcg.jpeg" /><figcaption>USDe arzının blokzincirlere göre dağılım tablosu Kaynak: <a href="http://blockscan.com/group?id=a6c0d4d8-bb43-0158-6207-713c1b3e68af&amp;addresses=0x4c9edd5852cd905f086c759e8383e09bff1e68b3,%20DEkqHyPN7GMRJ5cArtQFAWefqbZb33Hyf6s5iCwjEonT,%200x5d3a1ff2b6bab83b63cd9ad0787074081a52ef34&amp;name=USDe%20Supply%20(w/o%20TON%20and%20HL)">Blockscan</a> ve <a href="https://dune.com/entropy_advisors/ethena-usde">dune/entropy_advisors</a></figcaption></figure><p>Ethena her ne kadar arzının %95’inden fazlasını Ethereum blokzinciri üzerinde sahip olsa da köprüler aracılığıyla ve protokol tarafından desteklenen toplam 15 blokzincirde erişilebilir durumdadır. Ethereum’dan hemen sonra Telegram tarafından desteklenen TON blokzincirinin yer aldığını görüyoruz. Bu yükselişin ana sebeplerinden birisi olarak 24 Haziran’da duyurulan Telegram cüzdanı entegrasyonu gösterilebilir. Telegram cüzdanında stablecoin bulunduran kişiler bu stablecoin’lerini sUSDe’ye çevirerek getiri elde edebiliyor.</p><h4>Hacim Verisi</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*bcCMAsdJsm30uaPiNc2qMw.jpeg" /><figcaption>USDe işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usde?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*PkTfyis4Q_KAgz7Rap0-pw.jpeg" /><figcaption>USDe işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım tablosu (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usde?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>İşlem hacminde Ethereum’un yarısı kadar Mantle’ın da yer aldığı görüntülenmektedir. Bu da Mantle ağındaki USDe’lerin arzına oranla oldukça aktif bir şekilde kullanıldığını gösterir. Ne yazık ki işlem hacmi veri kaynağı olarak kullanılan Artemis’te USDe’nin yer aldığı diğer 11 blokzincir gösterilmemektedir.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*GLx_w0-y7jqphbH6j6s65w.jpeg" /><figcaption>USDe arzının (sağda) ve işlem hacminin (solda) sektörel dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usde?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Sektörel dağılımı incelediğimizde arzın çoğunun Ethena’da yer aldığını görüyoruz. Bunun nedeni kullanıcıların yarısından fazlasının USDe’leri rehin bırakarak sUSDe token’i elde etmiş olmasındandır. Bu aslında USDe stablecoin’lerinin çoğunluğunun Ethena akıllı kontratında rehin olarak bulunduğunu gösterir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/790/1*J_PmiKPapVwRliiqfcU3fw.png" /><figcaption>USDe’lerin stake edilme yüzdesi (2 Temmuz 2025) Kaynak: <a href="https://dune.com/entropy_advisors/ethena-protocol-metrics">dune/entropy_advisors</a></figcaption></figure><p>Buna karşın işlem hacmindeki sektörel dağılım incelendiğinde hacmin çoğunun merkeziyetsiz finans üzerinden sağlandığı görülebilmektedir. Aynı zamanda USDe destekleyen merkezi borsaların gerçekleştirdiği işlem hacimleri de merkeziyetsiz finanstan sonra ikinci sırada gelmektedir. Daha sonra bahsettiğimiz gibi stake işlemlerinin gerçekleştiği Ethena yer almaktadır.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki grafikte ve tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*J3FtqmX41tsV22pXWK_iWA.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*CkGfnYz4ns9SR9rRER95vg.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><p>Ethena ilk zamanlarında sunduğu yüksek getiri oranları, delta-nötr tutumu ve şeffaflığı ön plana alan uygulamaları sayesinde oldukça fazla ilgi çekti. Bu ilginin sonucu olarak Tether, Circle ve Sky projelerinden sonra en büyük stablecoin projesi haline geldiler. Zaten kendilerinden sonra en büyük stablecoin projelerinden biri olan USDtb’nin de ekibi Ethena ekibinden oluşuyor. Hatta Ethena birçok alanda toplam kilitli varlık (TVL) değerlerini bu iki varlığın toplam arzının toplamı olarak kullanıyor. Her ne kadar hızlı büyümüş olsalar da henüz piyasa payları %2 dolaylarında seyrediyor.</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>Ethena, TON blokzincirindeki %90’lık USDT hakimiyetini ele geçirmek için Telegram’ın cüzdan uygulamasıyla bir işbirliğine gitti. 24 Haziran 2025’te yapılan duyuruya göre Telegram cüzdanlarında USDT bulunan kişiler bu USDT’leri USDe’ye çevirerek yıllık %15 getiriden faydalanabilecek. Kullanıcı başına maksimum 25.000 USDe için geçerli olan bu promosyon ile USDT’den pay çalınması hedefleniyor.</p><p>Ayrıca Mart 2025’te Securitize ve Ethena işbirliğinde Converge adında yeni bir blokzincir üzerinde çalıştıklarını da duyurmuşlardı. Bu blokzincirin gerçek dünya varlıkları (RWA) alanına odaklanacağı ve Ethena’nın stablecoin’ine de ağın ana stablecoin’i olarak destek verileceği duyurulmuştu. Aynı zamanda ağdaki işlem ücretleri de hem USDe hem de USDtb ile ödenebilecek.</p><h4>Stables Labs (USDX)</h4><p>Stables Labs tarafından geliştirilen USDX de adeta Ethena tarafından geliştirilen USDe’ye benzer bir şekilde delta-nötr tutuma sahiptir.</p><h4>Mimari ve Teminatlandırma</h4><p>Stables Labs’in mimarisi Ethena ile oldukça benzerdir. Yine kimliği doğrulanmış bireyler veya kurumsallar USDX yaratmak istediklerinde teminat olarak kabul edilen varlıkları Stables Labs uygulaması üzerinden yatırır. Stables Labs bu varlıkları saklama hizmeti aldığı sağlayıcıya yönlendirir. Saklama hizmeti sağlayıcısı, varlıkları transfer etmeden anlaşmalı merkezi borsalarla “Off-Exchange Settlement” yöntemi ile hedge pozisyonları açar. Aslında bahsedilen mimari Ethena ile oldukça benzer hatta aynısı.</p><p>Ethena’nın aksine Stables Labs şeffaf bir yapıya sahip değil. Teminat kabul edilen varlık listelemesine sadece kendi uygulamaları içerisinde yer alan arayüzden ulaşılabiliyor. Bu arayüzde de bir kategorilendirme mevcut. Ayrıca hedge pozisyonlarının açıldığı anlaşmalı tek merkezi borsa (CEX) Binance olarak yer alıyor. Burada da bir çeşitlendirilmeye gidilmemiş. Arayüzlerinde bulunan bilgiye göre şu anda USDX teminatları aşağıdaki şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*qsDgoo8x1p2-aPVPBFQl8g.jpeg" /><figcaption>USDX teminat varlıklarının dağılım tablosu (4 Temmuz 2025) Kaynak: <a href="https://app.usdx.money/dashboard">USDX</a></figcaption></figure><p>Arayüzden elde edilen verilerde “Diğerleri” kategorisi en büyük yüzdeyi sağlarken bu kategorinin altında hangi varlıkların yer aldığına dair bir bilgi bulunmamaktadır.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>Stables Labs bu stratejiyi 2020’den beri sürdürdüklerini ve 2020–2024 arasında yıllık ortalama %28 getiri elde ettiklerini ifade ediyor. 2024’ün sonuna doğru da bu stratejiye sahip bir stablecoin çıkarma kararı alıp Eylül 2024’te USDX’i yarattılar. USDX’in çıkmasından hemen sonra Aralık 2024’te ise 45 milyon ABD Doları yatırım alıp projenin değerlemesini 275 milyon ABD Doları’na çıkardılar.</p><p>Stables Labs’in kurucusu Flex Yang daha önce Babel Finance adında bir merkeziyetsiz finans protokolünde de yer almıştır. Kendisini merkeziyetsiz finans OG’si (tarih öncesi insanı) olarak tanımlıyor. Bunun dışında ekipteki diğer kişiler hakkında bir bilgi paylaşılmamış.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Verileri</h4><h4>Arz Verisi</h4><p>USDX, ana blokzincir olarak BNB Smart Chain’i kullanmaktadır. Arzın çoğunluğu da burada bulunmaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*F2RdtJkXyQbGrfN32pxrEQ.jpeg" /><figcaption>USDX arzının blokzincirlere göre dağılımının pasta grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdx?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*MB3xTx3nqf9B0PxQo9UOjQ.jpeg" /><figcaption>USDX arzının blokzincirlere göre dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdx?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>USDX arzı ile ilgili dikkat çeken bir nokta ise toplam USDX sahibi cüzdan sayısının 1500’ün altında bulunması. Bu da bizlere USDX’in son kullanıcılara henüz çok erişemediği ve arzın çoğunluğunun projenin ekibinde veya ekibin kontratlarında yer aldığını gösterir.</p><h4>Hacim Verisi</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*cdnf2YirEWgxlJgr1-hmgA.jpeg" /><figcaption>USDX işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdx?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*BBWBe8W0f3piJWZXKybm7g.png" /><figcaption>USDX işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım tablosu (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdx?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>USDX işlem hacimleri verisi de arzla benzer yüzdelere sahiptir. Tek fark BNB Smart Chain’deki arzın oldukça aktif kullanılmasına karşın hem Arbitrum’da hem de Ethereum’daki arz oldukça sığ bir şekilde yer almaktadır.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><p>Sektörel dağılım verilerindeki arz ve hacim değerleri yorum yapılabilir seviyede değildir. Veri kaynağı Artemis buradaki verileri uygulamaları etiketleyerek takip etmektedir. USDX arzının ve işlem hacminin çoğunluğu etiketlenmemiş uygulamalardan sağlanmaktadır.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki grafikte ve tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*EsR7C-FrbDJGByMkLwB2dw.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*CkGfnYz4ns9SR9rRER95vg.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><p>USDX ile ilgili soru işaretlerine karşın ilk 10’a girebilmeyi başaran projelerden biri olarak yer alıyor. Bunun başlıca sebebi diğer stablecoin’lere göre genelde yüksek getiri oranları sağlıyor olmaları olarak yorumlanabilir.</p><h4>Getiri</h4><p>USDX, getiri sağlamak için türev stablecoin token’i olan sUSDX’i kullanmaktadır. sUSDX daha önce de anlatıldığı üzere “yield-bearing” modele sahiptir. Yani elde edilen getiri ile sUSDX’in değeri düzenli olarak arttırılmaktadır. Bu sayede kullanıcılar sadece sUSDX tutarak 4 Temmuz 2025 itibariyle %6,18 yıllık getiri elde edebilir.</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>Stables Labs, USDX için çeşitli merkeziyetsiz finans protokolleri ile işbirliği yaparak likidite havuzlarına teşvikler sağlamaktadır. Bu işbirliklerine Curve, Pancakeswap ve Balancer gibi protokoller örnek verilebilir.</p><p>Hali hazırda USDX’in sadakat programı olan puan toplama sistemi devam etmektedir. Kullanıcılar sUSDX elde ederek veya merkeziyetsiz finanstaki havuzlara likidite ekleyerek puan kazanabilir. Kampanyanın 2. sezonu aktif olarak devam etmektedir.</p><h4>Resolv (USR)</h4><p>Resolv Labs tarafından geliştirilen USR, Ethena ve Stables Labs örneklerinden de alışık olduğumuz delta-nötr stratejiye sahip stablecoin projelerinden biri. Eylül 2024’te ilk defa kullanıma sunulan ürün Ethena’nın başarısından sonra ortaya çıkmış örneklerden birine benziyor.</p><h4>Mimari ve Teminatlandırma</h4><p>Resolv iki farklı token’e sahip bir mimariye sahiptir. Bunlar stablecoin olan USR ve likiditeyi temsil eden RLP (Resolv Liquidity Pool). USR fiyatı 1 ABD Doları’na eşitken RLP fiyatı değişkenlik göstermektedir. RLP teminat olarak kullanılan BTC ve ETH’lerin temsili porsiyonu olarak düşünülebilir.</p><p>USR, aşırı teminatlandırılmış durumdadır. Aşırı teminatlandırmanın fazla kısmı RLP token’ler ile temsil edilir. Yani USR arzı 11 Temmuz itibariyle 234 milyondur. Ama bu miktarın üstüne RLP token’ların karşılığında teminat olarak tutulan 148 milyon USD değerinde varlık daha bulunmaktadır. Bu da USR’nin %163 oranında aşırı teminatlandırılmış olmasını sağlamaktadır. Bu %100’den fazla olan kısım RLP token’leri ile temsil edilmektedir.</p><p>Teminat varlıklar arasında BTC, ETH, Stablecoin’ler ve Superstate tarafından oluşturulan kurumsal fon USCC yer almaktadır. Teminat varlıklar olan BTC ve ETH karşılığında kaldıraçlı pozisyonlar oluşturularak delta-nötr tutum sağlanmaktadır. Kaldıraçlı pozisyonları oluşturmak için saklama hizmeti sağlayıcıları kullanılmaktadır. Aynı zamanda blokzincir üzerinde kaldıraçlı pozisyon oluşturulmasını sağlayan merkeziyetsiz borsa Hyperliquid de bu pozisyonlar için kullanılmaktadır.</p><p><strong>11 Temmuz 2025 itibariyle Resolv’ın teminat olarak bulundurduğu varlıklar şu şekildedir:</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*n8l6zVkoOexPC-9FI2Zjmw.png" /><figcaption>USR teminat varlıklarının dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://app.resolv.xyz/collateral-pool">Resolv</a></figcaption></figure><p><strong><em>* </em></strong><em>Eksi değerde belirtilen varlıklar Aave protokolünden alınan borçları ifade etmektedir.</em></p><p>Görüldüğü üzere teminat varlık çeşitlendirmesi güzel oranlanmıştır. Bitcoin ve Ethereum varlıkları karşılığında kaldıraçlı açığa satış (short) pozisyonları açılmaktadır. Aynı zamanda Ethereum varlıkları Proof-of-Stake (PoS) gelirlerini elde etmek için Likit Staking platformlarında değerlendirilmiş ve karşılığında çeşitli protokollerin Likit Staking Token’leri (LST) teminat olarak tutulmaktadır. Bu sayede sadece Ethereum tutulmamakta aynı zamanda Ethereum PoS getirisi de elde edilmektedir.</p><p>Resolv şeffaflığı yüksek derecede tutmuş ve açığa satış (short) pozisyonlarının hangi borsalarda açıldığını da kendi uygulamalarında göstermiştir. Uygulamada 11 Temmuz 2025 tarihinde elde edilen verilere göre kullanılan borsalar şu şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*nX78qiCc0LkIc-IMCpDh1w.png" /><figcaption>Resolv’un delta-nötr stratejisi için kullandığı borsalar tablosu Kaynak: <a href="https://app.resolv.xyz/collateral-pool">Resolv</a></figcaption></figure><p>Bu tablodan da görülebileceği üzere çoğunlukla Binance ve Hyperliquid tercih edilmiş durumda. Likidite derinliği düşünüldüğünde Binance’in çoğunluğu elde etmesi gayet normal. Aynı zamanda Hyperliquid blokzincir üzerinde işlemlerin takip edilebildiği bir merkeziyetsiz borsa olarak yer alıyor. Her ne kadar likidite ve hacim derinlikleri Binance gibi merkezi borsalar kadar yüksek olmasa da merkeziyetsiz borsaların tercih edilme nedeni Resolv’un şeffaflığa verdiği değeri göstermektedir.</p><p>Bunların yanı sıra Resolv varlıkların nerede bulunduğunu da kullanıcılarla paylaşmaktadır. Varlıkların 11 Temmuz 2025 itibariyle bulunduğu yerler şu şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*mYPcswhOCK9H1vuCuhp0sA.png" /><figcaption>Resolv’un teminat varlıkların bulunduğu konumlar Kaynak: <a href="https://app.resolv.xyz/collateral-pool">Resolv</a></figcaption></figure><p><em>* Eksi varlıklar saklama kuruluşu tarafından borsaya ödenecek marjin borçları ifade etmektedir.</em></p><p>Her ne kadar Resolv merkeziyetsizliği ön planda tutmaya çalışıp varlıkların çoğunu blokzincir üzerindeki hazine cüzdanında tutmaya çalışsa da güncel durumda varlıkları çoğu kurumsal saklama hizmeti sunan kuruluş olan Ceffu’da yer almaktadır. Bunun nedeni gerekli açığa satış pozisyonlarını açmak için Hyperliquid’in yetersiz kalması olabilir.</p><h4>Resolv Likidite Havuzu (RLP)</h4><p>Resolv’un iki farklı token’e sahip olduğundan bahsedilmişti. Stablecoin olan USR dışında yer alan RLP token’i teminatın fazlalık kısmını temsil ediyor. Aynı zamanda getiriden de pay elde ediyor.</p><p>Elde edilen gelirlerin %70’i stUSR (staked USR) ve RLP için dağıtılmaktadır. Aynı zamanda %30’u ise Risk Premium kategorisinde değerlendirilip sadece RLP tarafından elde edilmektedir. Ayrıca protokolün işlem ücretlerinden elde ettiği gelir protokol hazinesine aktarılmaktadır.</p><p>Baz Ödül olarak ayrılan %70’lik porsiyon ise USR’nin ve RLP’nin kilitli toplam varlık (TVL) değerlerine oranla dağıtılmaktadır. 11 Temmuz itibariyle bu oranlar USR için %61,3 RLP için %38,7 olarak hesaplanmaktadır. Bu oranlara göre toplam gelirlerin paylaşım hesabı yapılacak olursa RLP gelirlerin %57,1’ini elde etmektedir. Toplam gelirlerin çoğunluğu 11 Temmuz 2025’deki kilitli değer oranlarına göre RLP tarafından dağıtılmaktadır.</p><p>RLP’nin değeri “yield-bearing” modeline göre sürekli değişmektedir. Elde edilen gelirler sonucunda RLP’nin değeri artmaktadır. Eğer gelir değil de maliyet elde edilirse aynı şekilde RLP değeri düşecektir.</p><p>11 Temmuz 2025 itibariyle RLP’nin kullanıcılara sunduğu yıllık getiri oranı %11,6’dır. Son 7 günlük ortalamanın değeri %11,6 iken protokol kurulduğundan beri yani Eylül 2024’ten beri hesaplama yapıldığında ortalama değer %16,94’e kadar yükselmektedir.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>Eylül 2024’te kurulan projenin kurucuları arasında Fedor Chmilev ismi ön plana çıkmaktadır. Fedor’un geçmişinde oldukça büyük fintech projelerinden biri olan Revolut yer alıyor. Fedor var olan tecrübesi ile birlikte Resolv’un stratejisinde ve inovatif yeniliklerinde kilit isimlerden birisi olarak yer alıyor.</p><p>Ivan Kozlov ise daha teknik bir görevde yer alan blokzincir mühendisidir. Daha çok ürünün mimarisi ile ilgilenmekte ve delta-nötr stratejinin sürdürülebilir olduğundan yazılımsal anlamda emin olmaktadır.</p><p>Tim Shekikhachev ise finans anlamında uzmanlaşmış kişi olarak Resolv ekibinde yer alıyor. Özellikle türev ürünlerin yapılandırılması, delta-nötr strateji için açılan hedge pozisyonların ve getirilerin optimize edilmesi alanlarında uzmanlaşan Tim Shekikhachev; Resolv içerisinde de bu görevleri yerine getirmektedir.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Veriler</h4><h4>Arz Verisi</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*ovV2g4bT7NmcYifWUff5Sg.jpeg" /><figcaption>USR arzının blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği Kaynak: <a href="https://docs.resolv.xyz/litepaper/for-developers/smart-contracts">Resolv</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*zoSzC-pad7xUQpaowauphQ.jpeg" /><figcaption>USR arzının blokzincirlere göre dağılım tablosuKaynak: <a href="https://docs.resolv.xyz/litepaper/for-developers/smart-contracts">Resolv</a></figcaption></figure><p>Arzın büyük çoğunluğu Ethereum blokzincirinde yer almaktadır. Her ne kadar çoklu blokzincir desteği olsa da kayda değer miktarlarda USR arzının bulunduğu blokzincirler sadece Base ve BNB Smart Chain olarak yer almaktadır. Hyperliquid, Soneium ve Berachain ağlarındaki miktarlar oldukça azdır.</p><p>Arz özellikle Resolv’un yönetişim token’i RESOLV çıkmadan önce sürdürülen sadakat programı sayesinde Şubat 2025’te çok yükselmiştir. Airdrop gerçekleştikten sonra ise arz miktarı azalmıştır.</p><h4>Hacim Verisi</h4><p>İşlem hacmi veri kaynağı Artemis’te işlem hacimleri için takip edilen tek blokzincir Ethereum olduğu için diğer blokzincirlerin yer aldığı bir analiz mümkün değildir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*1_imiRUvlsUWbCM_war0Bw.jpeg" /><figcaption>USR işlem hacminin zamana bağlı değişimi (Kasım 2024 — Temmuz 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usr?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>İşlem hacmi verileri de yine sadakat programı sonlanmasından itibaren oldukça düşmüştür. Bu da protokoldeki birçok kilitli varlığın aslında yaratılan RESOLV token’den airdrop almak için kilitlendiğini göstermektedir.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*q00Ckpjo5xFCuWxYDVdffw.jpeg" /><figcaption>USR arzının (sağda) ve işlem hacminin (solda) sektörel dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usr?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Resolv projesi de yine merkeziyetsiz finans alanında en aktif kullanılan stablecoinler arasında yer alıyor. Bu yorumu arz verisinden ziyade işlem hacmi verisinden görüntüleyebiliyoruz. Çünkü arz verisinin çoğunluğu etiketlenmemiş protokol işlemlerinde yapılıyor.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*Aa2sF8-W371FYTSXkktWxQ.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a> ve <a href="https://www.coingecko.com/en/categories/stablecoins">Coingecko</a></figcaption></figure><p>Resolv da Ethena’dan sonra çıkan benzer yapıya sahip projeler arasında yer alıyor. Yine kendisine benzer USDX ile karşılaştırıldığında arzı ne yazık ki USDX’in yarısından daha az durumda. 2025’in başında yüksek getiri oranları ile arzı 600 milyona yaklaşan USR bu değerleri koruyabilmiş durumda değil.</p><h4>Getiri</h4><p>Getiri için çift token’li yapının yanında bir de türev stablecoin token’i olan stUSR yer alıyor. Resolv Likidite Havuzu tokenini incelerken getirilerinin USR staker’larına da dağıtıldığından bahsedilmişti. Bu getirileri elde etmek için kullanıcılar USR rehin bırakarak (stake ederek) stUSR token elde etmelidir. stUSR bir “yield-bearing” modele sahip değildir ve değeri USR ile eşit olarak hedeflenmektedir. Getiriler ise yeni stUSR token’ler yaratılarak dağıtılır. 14 Temmuz 2025 itibariyle son 7 günlük ortalam stUSR getirisi %8,7’dir. Proje başladığından itibaren ortalam stUSR getirisi %8,5 olmuştur..</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>Nisan 2025’te yapılan duyuruya göre Resolv, tohum yatırım turunda Cyber Fund’ın liderliğinde 10 milyon ABD Doları yatırım topladı. Yatırımcılar arasında Maven 11, Coinbase Ventures, Animoca Ventures ve Etherfi gibi yatırımcılar da yer aldı.</p><p>Mayıs 2025’te ise protokolün yönetişim token’i olan RESOLV piyasaya sürüldü. Hem daha önceki kullanıcılara hem de Binance gibi borsalarla airdrop kampanyaları yürütüldü.</p><h3>Pharus’un Yorumu</h3><p>Stablecoin’lere yönelik talep her geçen gün artmakta ve bu talebi karşılamak için stablecoin projeleri de arzlarını büyütmektedir. Bunun başlıca nedeni artık küresel anlamda kripto paraların kabul görmesi ve özellikle kurumsal şirketlerin bu alandaki fırsatları değerlendirme talebidir. Piyasa değeri açısından en büyük 20 stablecoin’in incelendiği bu raporda birçok projeyi detaylı analiz etme fırsatına eriştik. İşte bizim gözümüzden kritik noktaları maddeler halinde şu şekilde sıralayabiliriz:</p><p>● ABD’deki stablecoin yasa tasarısının kabul edilmesi ile birlikte birçok proje bu regülasyonlara uyum sağlama çabası içerisinde yer alıyor.<br>・Bunun doğurduğu sonuçlar arasında kullanıcıları en çok ilgilendiren “kara liste” veya “dondurma” fonksiyonlarının stablecoin’lere entegre edilmesi. Kara para aklama ve kimlik doğrulama süreçlerinin bir parçası olan bu gereklilik ile birlikte “merkeziyetsiz stablecoin” ideasından oldukça uzaklaşıldığını gözlemliyoruz.<br>・ “Kara liste” veya “dondurma” fonksiyonunun bulunmadığı GHO ve crvUSD gibi merkeziyetsiz stablecoin’lerde de ne yazık ki verimli sermaye kullanımı mümkün değil. Aşırı teminatlandırılmış bu stablecoin’lerde bazen kullanacağınız stablecoin miktarının iki katına yakın sermayeyi protokole yatırmanız gerekiyor.</p><p>● USDT ve USDC’den oluşan düopol güç kaybetmiyor.</p><ul><li>Her ne kadar yeni çıkan stablecoin projelerinin sunduğu getiri fırsatları kullanıcılar nezdinde yeni bir bakış açısı kazandırmış olsa da getiri paylaşımı yapmayan USDT ve USDC’nin piyasa payları kayda değer miktarda azalmamakta.</li><li>Son 5 yıl içerisinde USDT ve USDC dışındaki piyasa payını elde eden stablecoin projeleri değişiyor. Bunda en etkili durum en büyük merkezi kripto para borsası Binance’in o dönem hangi stablecoin projesiyle anlaşması oluyor. Binance’in kendi stablecoin’i BUSD’nin üretiminin durdurulması ardından Binance de hangi stablecoin’i destekleyeceğine karar verememiş gibi gözüküyor. TUSD ve FDUSD gibi stablecoin’lerin zamanında zirveyi yaşayıp şu an arzlarının zirve noktalarından %80 düşüş yaşamasının başlıca nedeni bu.</li></ul><p>● Getiri vaat eden projelerin getiriyi nereden elde ettiği oldukça kritik.</p><ul><li>Özellikle Ethena’nın inovatif bir mimari ile birlikte kullanıcılara çift haneli getiri fırsatları sunmasıyla birlikte başlayan bu dönemde birçok stablecoin projesi son kullanıcıya getiri sunmaya başladı.</li><li>Her ne kadar bu raporda incelenen ilk 20 proje arasında getiri sunan proje sayısı 11 tane olsa da sıradaki projeleri incelersek neredeyse hepsinde getiri vaadi bulabiliriz.</li><li>Getiri miktarı, o dönemki ABD hazine tahvillerinin getiri miktarını aştığında bu getirinin nereden kaynaklandığını araştırmak oldukça kritik. Örneğin raporun hazırlandığı sırada ABD hazine tahvil getiri oranları yıllık %4,5 civarında gezmektedir. Bu miktarın altında veya bu miktarın biraz üstünde olan getiri oranları genelde çok risk teşkil etmezken daha yüksek oranlar kesinlikle detaylı araştırma gerektirmektedir.</li><li>Farklı mimariye sahip stablecoin projelerinde bu getiri oranları çok daha volatil ve yüksek olabilir. Bu raporda farklı mimariye sahip projeler altında incelenen Ethena, Stables Labs ve Resolv projeleri çok benzer mimarilere sahiptir. Ana amaç kripto para türev piyasalarında var olan funding işlem ücretlerinden gelir elde etmektir. Tabi bu stablecoin’lere yatırım yapılıyorsa ve getiri niyetiyle kullanılıyorsa oldukça volatil olan getiri oranı yakından takip edilmelidir. Ayrıca projenin varsayımının tamamen pozitif funding oranları üzerine kurulduğu da unutulmamalıdır.</li></ul><p>● Teminatlandırmada ne olduğunu mutlaka inceleyin!</p><ul><li>Bu raporu incelerken fark ettiğimiz bir durum ise birçok stablecoin’in teminatlandırması içerisinde kendi projelerinin türev token’lerini de kullandığını gördük.</li><li>Örneğin USD0 teminatlandırılmasında kendi türev token’i olan USD0++’ın borç pozisyonu olarak kullanıldığında elde edilen USL token’leri teminat olarak kullanılıyor. Ya da FRAX teminatlandırması içerisinde direkt olarak FRAX gözüküyor. Evet bu FRAX token’ler yakılacak ve arzdan çekilecek olsa da şu an tam bir “teminatı benim kardeşim” durumu mevcut.</li><li>Her ne kadar kendi token’leri veya kendi türev token’leri ile teminatlandırma sistemi projelerin verimini arttırsa da projenin hayatını pamuk ipliğine bağlı hale getirmektedir. Olası bir olumsuz haber yayılması ile korku piyasası oluştuğunda projenin bir anda çökmesi çok daha kolay hale gelmektedir.</li></ul><p>● Şeffaflık ve denetim raporları, dikkat edilmesi gerekilen en önemli şey.</p><ul><li>Özellikle itibari para ile teminatlandırılmış stablecoin projelerinde göre güvenilir ve itibar sahibi bir denetim şirketi tarafından gerçekleştirilen denetim raporları bulunması oldukça önemli.</li><li>Bu denetim raporlarının sıklığı ise projenin büyüklüğü ile ters orantılı olabilir. Örneğin Tether’in çeyreklik denetim raporu yayınlayıp Circle’ın aylık denetim raporu yayınlaması absürt bir durum değil. Tabi biz kullanıcılar için en sık ve en güvenilir denetim kurumları tarafından yayınlanan raporlar en değerlisidir.</li></ul><p>● Bazı stablecoin projeleri ne yazık ki ölmüş durumda.</p><ul><li>Özellikle Binance’in BUSD çıkmazından sonra yaşadığı kimlik bunalımı sürecinde ön plana çıkan stablecoin projelerinin birçoğu zaman içerisinde ölmüş durumda. Her ne kadar şu anda piyasa değeri yüksek stablecoin’ler olarak ilk 20’de yer alsalar da genel olarak bir düşüş eğilimindeler.</li><li>Örneğin TUSD tarafından son paylaşılan blog içeriği 1 sene önce paylaşılmış. Ya da FDUSD’nin 3 milyar arz ile düopol’den sonra en büyük stablecoin’lerden biri olduğu zamanlar geride kaldı.</li></ul><h4>Tablo</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*SbPvx1_74r_cMI9elq4alw.png" /></figure><p>* ABD Hazine tahvil gelirleri USDtb sahipleri arasında paylaştırılmaktadır.</p><p>** Sadece ABD’deki kullanıcılar için.</p><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından İsmail Emin tarafından hazırlanmıştır.<br>Düzenleme ve bilgi için </em><a href="https://x.com/0xismailemin"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/+TclHBZnNYEtlY2I8"><em>Telegram</em></a></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=2b611b605ea5" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/pharus/pharus-stablecoin-raporu-b%C3%B6l%C3%BCm-3-2b611b605ea5">Pharus Stablecoin Raporu⎮Bölüm-3</a> was originally published in <a href="https://medium.com/pharus">Pharus</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Pharus Stablecoin Raporu ⎮ Bölüm-2]]></title>
            <link>https://medium.com/pharus/pharus-stablecoin-raporu-b%C3%B6l%C3%BCm-2-d3673e3aebe1?source=rss----689924cb54e7---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/d3673e3aebe1</guid>
            <category><![CDATA[investing]]></category>
            <category><![CDATA[defi]]></category>
            <category><![CDATA[blockchain]]></category>
            <category><![CDATA[stable-coin]]></category>
            <category><![CDATA[cryptocurrency]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pharus ✨]]></dc:creator>
            <pubDate>Sat, 30 Aug 2025 16:37:24 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2025-08-31T11:41:18.294Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Pharus Stablecoin Raporu⎮Bölüm-2</strong></h3><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*yLIwLg9cFyjL1vpUZBOOyQ.png" /></figure><p>· <a href="#9b9d">Giriş</a><br>· <a href="#ecbb">İtibari Para Teminatlı Stablecoin’ler (Devamı)</a><br> ∘ <a href="#90fb">First Digital USD (FDUSD)</a><br> ∘ <a href="#b691">PayPal USD (PYUSD)</a><br> ∘ <a href="#5102">Ondo US Dollar Yield Token (USDY)</a><br> ∘ <a href="#8310">True USD (TUSD)</a><br> ∘ <a href="#28bb">Ripple USD (RLUSD)</a><br> ∘ <a href="#dca5">Global Dollar (USDG)</a><br>· <a href="#0012">Kripto Para Teminatlı Stablecoin’ler</a><br> ∘ <a href="#00c5">Falcon Finance (USDf)</a><br> ∘ <a href="#28da">Decentralized USD (USDD)</a><br> ∘ <a href="#02f5">Curve Finance (crvUSD)</a><br> ∘ <a href="#25dd">Aave (GHO)</a><br>· <a href="#28c9">Karışık Teminatlı Stablecoin’ler</a><br> ∘ <a href="#8091">Usual (USD0)</a><br> ∘ <a href="#a23f">Frax Finance (FRAX)</a></p><h3>Giriş</h3><p>Bu raporda stablecoin ekosisteminin mevcut durumunu verilerle ortaya koyarken, önde gelen projeleri yakından inceleyeceğiz. Her bir proje için teminatlandırma yapısı, arz, hacim, sektörel dağılım, piyasa karşılaştırması ve getiri metrikleri ele alınacak;</p><p>Ayrıca ekibine de kısa bir bakış sunularak sektör içindeki rolü değerlendirilecek.</p><p>Bunun yanı sıra, stablecoin piyasasının bütüncül yapısına dair karşılaştırmalar ve güncel gelişmeler de raporun kapsamına dahil</p><p>Pharus olarak amacımız, stablecoin’lerin kripto ekosistemindeki işlevini netleştirmek ve ekosistemdeki tüm paydaşlara özellikle yatırımcılar;</p><p>Kullanıcılar ve geliştiriciler için yol gösterici bir kaynak sunmaktır.</p><p><em>Bu yazı Stablecoin raporumuzun ikinci bölümüdür. İlk bölümü okumadıysanız </em><a href="https://medium.com/pharus/pharus-stablecoin-raporu-bölüm-1-f2096ed193dd"><em>bu bağlantıdan</em></a><em> ulaşabilirsiniz.</em></p><h3>İtibari Para Teminatlı Stablecoin’ler (Devamı)</h3><h4>First Digital USD (FDUSD)</h4><p>First Digital USD (FDUSD), Hong Kong merkezli First Digital Group tarafından Haziran 2023’te piyasaya sürülmüş itibari para destekli stablecoin’dir. İhraççı kurum First Digital Labs, Hong Kong’taki yasal düzenlemelere uygun şekilde FDUSD teminatlarının diğer şirket varlıklarına karıştırılmadan tutulmasını sağlar.</p><h4>Teminatlandırma Yöntemi</h4><p>First Digital USD, teminat olarak diğer itibari para teminatlı stablecoin projelerine benzer şekilde kısa vadeli ABD hazine bono ve tahvillerini, gecelik repolarını ve nakit ABD Doları’nı bulundurur. Teminatlar her ay Asya’daki bağımsız denetimci firmalardan biri olan IAPA tarafından denetlenerek raporlanır. Bu raporlara projenin internet sitesinde bulunan <a href="https://firstdigitallabs.com/transparency">şeffaflık bölümünden</a> ulaşılabilir. Mayıs 2025’te yayınlanan rapora göre teminat dağılımı şu şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*JvUyf5zsXwXaBj4eW776Hw.png" /><figcaption>FDUSD teminat dağılım tablosu (Mayıs 2025) Kaynak: <a href="https://cdn.prod.website-files.com/675ab99bf1f7ea944d49a55b/684bda74a554a6a4f740d4d5_%5BMetadata%20Removed%5D%20IAPA%20International%20-%20May%202025%20Attestation%20Report%20(1).pdf">FDUSD</a></figcaption></figure><p>Tablodan da anlaşılacağı üzere teminatların çoğunluğu hazine bonolarında ve ondan sonra en büyük pay nakittedir. Nakit oranı aslında incelediğimiz diğer itibari pari teminatlı stablecoin projelerine göre oldukça yüksek. Bu açıdan FDUSD’nin daha avantajlı olduğunu söyleyebiliriz.</p><p>Ayrıca teminat varlıklar lisanslı finans kuruluşlarında saklanmakta ve First Digital Labs firmasının batması durumunda bu batıştan etkilenmeyecek şekilde saklanmakta. First Digital ekibi aynı zamanda kendilerinin Asya merkezli olmasını da jeopolitik olarak avantajlı bir konumda olmaları şeklinde belirtiyor.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>Projenin temeli 2017 yılında yine Hong Kong merkezli Legacy Trust isimli şirkette atılmış 2019 yılında ise şu andaki şirket olan First Digital Trust Limited şirketi kurulmuştur. Vincent Chok şirketin kurucusu ve CEO’su olarak görev yapmaktadır. Gunnar Jaerv ise Operasyon Şefi (COO), Michael Titus ise hukuki danışman olarak yer alıyor. Michael Titus aynı zamanda Hong Kong merkezli bir hukuk firmasında da yönetici rolünde yer almaya devam ediyor. Projenin Finans Şefliğini (CFO) üstlenen Aleck Lee’nin geçmişinde “Büyük Dörtlü” (Big Four) arasında yer alan PwC şirketi de bulunuyor.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Verileri</h4><p><strong>Arz Verileri</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*PgeSunKCfP0KC0DGPlej2Q.png" /><figcaption>FDUSD arzının blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği Kaynak: <a href="https://firstdigitallabs.com/fdusd">FDUSD</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*dfZxUog-prxwy1x5PHKW1Q.jpeg" /><figcaption>FDUSD arzının blokzincirlere göre dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://firstdigitallabs.com/fdusd">FDUSD</a></figcaption></figure><p>Yukarıdaki verileri incelediğimizde arzının büyük çoğunluğunun Ethereum ağında yer aldığını görüyoruz. Kalan arz ise Solana, BNB Chain ve Sui arasında dengeli bir şekilde dağılmış. Haziran 2025 itibariyle desteklenmeye başlanan Arbitrum’da ise henüz sadece 50.000 token yaratılmış.</p><h4>Hacim Verileri</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*Xj-X6z7q0o3QFGNozf7mpQ.png" /><figcaption>FDUSD işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/fdusd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*QvfkIIvaVWUO8uR7sPEyNQ.jpeg" /><figcaption>FDUSD işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/fdusd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Yukarıdaki verileri yorumlamadan önce buraya bir şerh düşmek gerekmektedir. İşlem hacmi verilerini almak için kullandığımız Artemis, Sui blokzincirindeki verileri kapsamamaktadır. Bu yüzden her ne kadar arz verisi için First Digital’in kendi sitesini veri kaynağı olarak kullanabilsek de işlem hacmi için alternatif bir veri kaynağı bulunmamaktadır.</p><p>İşlem hacimlerine baktığımızda BNB Chain ve Solana’nın arz verisinde azınlıkta bulunmasına rağmen hacim verisinde birlikte çoğunluğu elde edebilmiştir. Bu da bize Ethereum blokzincirinde bulunan FDUSD’lerin daha inaktif bir pozisyonda yer aldığını anlatmaktadır.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*DMPalVC3YIiqC3bybCFGNg.png" /><figcaption>FDUSD arzının (sağda) ve işlem hacminin (solda) sektörel dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/fdusd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Sektörel dağılımı da incelediğimizde FDUSD’nin sadece merkezi borsalarda ve diğer kurumsal aracılarda kullanıldığını görebiliyoruz. Projenin internet sayfasında da kurumsallığın ön plana çıkarılması bizlere merkeziyetsiz finansı hedeflemediklerini anlatıyor olabilir. Buna karşın işlem hacminde gözüken çok küçük merkeziyetsiz finans hacminin Solana ağında çeşitli protokoller aracılığıyla dağıtılan haftalık teşviklerden gelmesi de olası.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki grafikte ve tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*MmFOUKIe2nkB6ZGkukEkIg.png" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*BATvY6EV6jyvPwFd9ta6JA.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><p>FDUSD’nin en büyük altıncı stablecoin olma ünvanı için USDtb ile yarıştığına değinmiştik. Şu anda özellikle Binance borsasında birçok işlem çiftinde FDUSD’nin desteklenmesiyle birlikte bu piyasa değerine ulaşmış durumda.</p><h4>Getiri</h4><p>FDUSD, teminat olarak bulundurduğu varlıklardan elde edilen geliri kullanıcılarla paylaşan bir mekanizmaya sahip değildir. Çeşitli merkeziyetsiz finans protokollerinde protokolün teklif ettiği getiriler tercih edilebilir.</p><h4>Proje Hakkındaki Son Gelişmeler</h4><p>Haziran 2025’ten itibaren Arbitrum’u desteklemeye başlayan proje, Solana’yı destekledikten sonra Kamino gibi merkeziyetsiz protokollere haftalık teşvik ödülleri vermişti. Böylelikle merkeziyetsiz finans işlemlerinde de FDUSD’nin aktif kullanılması hedeflenmekteydi. Henüz Arbitrum için bu şekilde bir teşvik duyurulmasa da yakından takip edilebilir.</p><p>Nisan 2025’te Tron’un kurucusu Justin Sun, FDUSD’nin rezervlerinin yetersiz olduğuna dair bir iddia ortaya atmıştı. Bu iddia her ne kadar asılsız olsa da anlık korku ortamı oluşturarak FDUSD’nin fiyatını 0,88 USD seviyelerine kadar geriletmişti. First Digital ekibi hızlıca açıklama yaparak durumun kendileriyle ilgili olmadığını bir diğer stablecoin projesi olan TrueUSD ile karıştırıldıklarını açıklamıştı. Her ne kadar hızlı açıklama gelmiş olsa dahi atalarımız boşuna çamur at izi kalsın dememiş. Mart 2025’te 2,5 milyar USD piyasa değerine sahip olan FDUSD, Haziran 2025’te bunun yarısına kadar gerilemiş durumda.</p><h4>PayPal USD (PYUSD)</h4><p>PayPal; 1998’de kurulan ve kurucuları arasında Elon Musk, Peter Thiel ve Max Levchin gibi teknoloji dünyasının önemli isimlerinin yer aldığı bir ödeme altyapısı ve ödeme ağıdır. Dünyanın en büyük dijital ödeme sistemleri arasında yer alan PayPal 2023 yılında stablecoin’i olan PYUSD’i duyurdu. Stablecoin’in ihraççısı olarak New York Finansal Hizmetler Departmanı tarafından lisanslı Paxos Trust Company yer alıyor. Paxos Trust Company hali hazırda PAX, PAXG, USDP, USDG, USDL ve BUSD gibi stablecoin’lerin ihraççısı olan deneyimli bir şirket.</p><h4>Teminatlandırma Yöntemi</h4><p>Teminat olarak nakit ve nakit eşleniği varlıklar kullanıyor. Bu varlıkların kısa vadeli ABD hazine bonoları ve tahvilleri, repolar ve gecelik repolar, banka mevduatları olduğundan bahsetmiştik. PYUSD de teminat olarak benzer varlıkları kullanmaktadır. PYUSD’nin ihraççısı Paxos internet sayfasındaki <a href="https://www.paxos.com/pyusd-transparency">şeffaflık bölümünde</a> her ay teminatların yer aldığı bağımsız denetçi tarafından yayınlanan raporları paylaşmaktadır. Bağımsız denetçi olarak “Büyük Dörtlü” (Big Four) arasındaki KPMG yer alıyor. Nisan 2025 verilerine göre teminat varlıklar aşağıdaki tabloda paylaşılmıştır:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*Jqbgq4stM4JZQQuYoiCjOw.jpeg" /><figcaption>PYUSD teminat varlıklar dağılım tablosu (Nisan 2025) Kaynak: <a href="https://www.paxos.com/pyusd-transparency">Paxos</a></figcaption></figure><p>Teminat dağılımından görülebileceği üzere dağılım oldukça az çeşitlendirilmiş durumda. Teminatların neredeyse hepsi repo olarak tutulmaktadır. Repoların hepsinin ABD hazine tahvili olduğu da şeffaflık raporunda belirtilmiş ama bu hazine tahvilleri PYUSD teminatı olarak sayılmaz repo anlaşmasının altındaki ürün hazine tahvilidir. Bu çeşitlendirmenin az olması dezavantaj olabilir buna karşın denetimcinin oldukça büyük bir şirket olan KPMG olması da avantaj olarak yorumlanabilir.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><h4>PayPal ve PayPal Mafia</h4><p>PayPal, dünyanın en büyük dijital ödeme altyapılarından biri olarak yer alıyor. 1998’de Confinity adıyla kurulan şirket 2000 yılında Elon Musk’ın kurduğu X.com şirketi ile birleşti. 2000 yılındaki X.com şirketinin şu andaki eski adıyla Twitter olan şirketten farklı olduğunu belirtmekte fayda var. Paypal, 2002 yılında NASDAQ borsasında halka arz oldu. Halka arzdan birkaç ay sonra eBay 1,5 milyar USD ödeyerek şirketi tamamen satın aldı. Bu satın alım o kadar büyüktü ki PayPal’ın kuruluş aşamasında yer alan kişiler henüz genç yaşta elde ettikleri bu servetle ya yeni teknoloji firmaları kurdular ya da yatırım yaptılar. Bu kuruluş aşamasında yer alan kişilerin daha sonra kurdukları şirketlerden bazıları şunlar: LinkedIn, Tesla, SpaceX, NeuraLink, Palantir, Founders Fund, Youtube. Bu kişilere güncel girişim dünyasında “Paypal Mafyası” ismi verilir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*7lHAncvLBJbwNpLy" /><figcaption>2007 yılında Fortune dergisi bu kurucuları ve çalışanları ilk defa “PayPal Mafia” olarak isimlendirdi. Derginin makalede kullandığı görsel. Kaynak: <a href="https://fortune.com/article/paypal-mafia/">Fortune</a></figcaption></figure><p>PayPal, 2023 itibariyle 400 milyon aktif kullanıcıya sahiptir ve yıllık 1,5 trilyon dolar seviyesinde işlem hacmi vardır. Kripto paraların güven kaybettiği 2023 yılında PayPal stablecoin’lerdeki gelecek potansiyeli fark etmiş ve PYUSD’yi Ethereum ağında çıkarmıştır.</p><p>PayPal’in Kripto ve Dijital Paralar Yöneticisi Jose Fernandez da Ponte, ekonomi ve finans alanında dünyadaki en prestijli üniversitelerden biri olan Londra Ekonomi Okulu’nda (LSE) finans alanında yüksek lisans yapmış. Aynı zamanda daha önce PayPal’da 4 yıl çalışmış ve daha sonra İspanya’nın en büyük ikinci bankası olan BBVA’da 4 yıl çalışıp tekrar PayPal’e geri dönmüş. Son 4,5 yıldır ise blokzincir, kripto ve dijital varlıklar alanının yöneticisi olarak çalışıyor.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Verileri</h4><h4>Arz Verisi</h4><p>PYUSD, Ethereum ve Solana blokzincirlerinde kullanılabilir durumdadır. Aşağıda bu iki blokzincirdeki arzların durumu paylaşılmıştır:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*1-jbtI3rnBEPfhAaxjBxBA.png" /><figcaption>PYUSD arzının blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/pyusd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*eZuzV7ueWTR7sdzb4CAfOA.jpeg" /><figcaption>PYUSD arzının blokzincirlere göre dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/pyusd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><ul><li><em>Solana ağının Ethereum’dan 9 ay sonra desteklendiğini düşünürsek arzdaki paydan güzel bir oran elde etmiş durumda gibi görünüyor.</em></li></ul><h4>Hacim Verisi</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*tb4xaITadwXa01rfVb95hg.png" /><figcaption>PYUSD işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/pyusd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*J90fd4necJgVMaT8l1pXzg.jpeg" /></figure><p>Başlık: PYUSD işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/pyusd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></p><p>Hacim verileri de arz verisiyle oldukça uyumlu gözüküyor. Hacmin yaklaşık bir çeyreği Solana blokzincirinden üç çeyreği de Ethereum blokzincirinden sağlanıyor.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*zjykNuEvSd2f8se2b36fJg.png" /><figcaption>PYUSD arzının (solda) ve işlem hacminin (sağda) sektörel dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/pyusd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Grafikte her ne kadar merkezi borsa (CEX) olarak etiketlenmiş olsa da hem hacmin hem de arzın birçok kısmını PayPal’ın kendisi sağlamaktadır. Zaten PYUSD’nin en büyük kullanım alanlarından birisi PayPal uygulamasında kripto para yatırımı yaparken önce itibari para ile PYUSD alınması daha sonra bu PYUSD karşılığında kripto para alınmasıdır. Aynı zamanda Morpho gibi merkeziyetsiz finans protokolleriyle yapılan entegrasyonlar özellikle Solana ağındaki merkeziyetsiz finans işlemlerinde PYUSD’nin kullanılmasını sağlıyor.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki grafikte ve tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*TVjpMo4eh9hayET0EzmQPg.png" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*BATvY6EV6jyvPwFd9ta6JA.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><p>PayPal’ın dünyadaki en büyük çevrimiçi ödeme sistemlerinden biri olması kendi stablecoin projesinin üst sıralarda yer alma beklentisi oluşturuyor. Buna karşın neredeyse 2 yıldır var olan PYUSD en büyük sekizinci stablecoin projesi olarak yer alıyor. PayPal’ın kendi kullanıcılarına PYUSD’i nasıl teşvik edeceği bu ilerlemede oldukça kritik. Yakın zamanda Stellar blokzincirinde de PYUSD’nin kullanılabileceğini duyuran PayPal sınır ötesi ödemelerde de PYUSD’nin yer almasını istiyor.</p><h4>Getiri</h4><p>PayPal kurumsal partnerlerine bir gelir paylaşım modeline sahiptir. Ayrıca ABD’deki kullanıcılarına özel PayPal cüzdanında veya Venmo uygulamasında PYUSD tutan kullanıcılara yıllık %3,7 oranından getiri sağlanacağı da duyurulmuştur.</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>PayPal 23 Eylül 2024’te “Büyük Dörtlü” (Big Four) firmalarından biri olan EY şirketine ödemesi gereken bir faturayı PYUSD kullanarak ödedi. Bunu sadece kendi ödemelerinde değil PayPal aracılığıyla satış yapan tüccarlara da PYUSD ile fatura kesme imkanını 2025 yılı içerisinde sunacak. Hatta 2025 sonuna kadar PYUSD kullanan tüccar sayısının 20 milyonu geçmesini de hedefliyor.</p><p>Ayrıca daha önce sizlerle paylaştığımız <a href="https://medium.com/pharus/payment-financing-payfi-pharus-a4334172c60e">ödeme finansmanı (PayFi) raporunda</a> da sıkça karşılaştığımız Stellar blokzincirini PayPal da kullanmak istiyor. Stellar blokzincirinde sık sık sınır ötesi ödemeler gerçekleştiriliyor ve buna özel modüler altyapılar kullanılıyor. Hali hazırda Circle (USDC) de Stellar blokzincirini sık sık kullanıyor.</p><h4>Ondo US Dollar Yield Token (USDY)</h4><p>Ondo Finance’in tek stablecoin projesi, USDY’dir. Ondo’nun USDY stablecoin’i “yield-bearing” adı verilen modele sahiptir. Bu modelde token’in elde ettiği getiri token fiyatının yükselmesi sayesinde herkese dağıtılır. Yani token değeri elde ettiği getiriye göre sürekli artar. Teminat olarak da yine daha önce bahsettiğimiz nakit ve nakit eşleniği itibari para varlıkları kullanılır.</p><h4>Teminatlandırma Yöntemi</h4><p>Ondo, ürününde nakit ve nakit eşleniği ürünleri kullanmaktadır. Bunlara kısa vadeli ABD hazine bonoları ve banka mevduatları dahildir. Evet, sadece iki farklı teminat ürün bulunmaktadır ve aslında bu sayede direkt olarak ABD Merkez Bankası’nın belirlediği faiz oranlarına yakın bir getiri elde edilebilmektedir. Tam teminat dağılımı aşağıdaki şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*ElgnIMVL4StdnkQc3gmYLQ.jpeg" /><figcaption>USDY teminatlarının dağılım tablosu (18 Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://www.dropbox.com/scl/fo/375wdvar3rbc7o23nxsgp/AIhhz8Bc4VwAWlF-wy7Ffbg/2025/06%20June?dl=0&amp;preview=Ondo+USDY+LLC_ATCAttest_250618.pdf&amp;rlkey=4icqn1z9bez725wywr30fx52a&amp;subfolder_nav_tracking=1">Ondo Finance</a></figcaption></figure><p>Ondo Finance, daha önce hiçbir stablecoin projesinin yapmadığı bir şey yaparak günlük olarak teminat raporları yayınlamaktadır. Günlük raporlar Ankura Trust Company adında bir bağımsız denetçi tarafından denetlenmekte ve yayınlanmaktadır. Aynı zamanda yine aynı bağımsız denetçi tarafından aylık raporlar da yayınlanmaktadır. Bunların hepsine <a href="https://ondo.finance/usdy">Ondo Finance internet sayfasında</a> paylaşılan Dropbox bağlantısından erişilebilmektedir. Bununla birlikte yine aynı internet sayfasında Ondo Finance portföyünü kendi arayüzünde de paylaşmaktadır. Böylelikle Ondo’nun teminat olarak hangi ürünlere sahip olduğu direkt bono kodları ile erişilebilecek şekilde gözükmektedir.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>Ondo Finance’in kurucusu Nathan Allman şu anda CEO’luk görevini sürdürmektedir. 2021 yılında kurulan Ondo Finance, aslında dünyadaki dev yatırım bankalarından biri olan Goldman Sachs’taki dijital varlıklar departmanında çalışan kişiler tarafından kuruldu. CEO Nathan Allman 2019–2021 arasında, Başkan Justin Schmidt ise 2018–2020 arasında Goldman Sachs’ın dijital varlıklar departmanında çalışıyordu. Justin, Ondo Finance kurulduğundan beri danışman olarak yer alsa da 2023 yılı itibariyle hem Başkan hem de COO rollerini üstlenmiştir.</p><p>2024 yılında Ondo’ya Strateji Sorumlusu (CSO) olarak katılan Ian De Bode’nin bir önceki şirketi ise danışmanlık şirketleri arasında en büyüklerden biri olan McKinsey. Yine 2024 yılında Genel Avukat rolüyle Ondo’ya dahil olan Mark Janoff’un eğitim aldığı okullar arasında Cambridge ve Standford üniversiteleri yer alıyor. Aynı zamanda Nathan Allman ve Ian De Bode de Stanford’da eğitim almış. Justin ise MIT çıkışlı.</p><p>Ondo Finance, gerçek dünya varlıklarının (RWA) tokenizasyonu alanında uzmanlaşmış bir durumda. USDY de yine gerçek dünya varlıkları arasında değerlendirilen ABD hazine tahvilleri ile desteklenen bir stablecoin olduğu için kendilerinin uzmanlık alanlarından birisi.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Veriler</h4><h4>Arz Verisi</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*beaPoYUgNYUCTEYoxhCcvQ.png" /><figcaption>USDY arzının blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://ondo.finance/usdy">Ondo Finance</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*uqEP5uQbjavfO8Npy2vU8g.png" /></figure><p>Ethereum blokzinciri toplam arzın yarısından fazlasını oluşturmaktadır. Solana ise toplam arzın çeyreğinden fazlasını oluşturur. Bunun yanı sıra Ethereum üzerindeki ikincil katman çözümlerinden sadece Arbitrum desteklenmektedir ve arz açısından en az arz Arbitrum blokzincirinde yer almaktadır.</p><h4>Hacim Verisi</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*Mu32axUNpLY6QaYJqp6YUw.png" /><figcaption>USDY işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği (Mayıs 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdy?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*a96MTUqaglmBILrDhacezQ.jpeg" /><figcaption>USDY işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım tablosu (Mayıs 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdy?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>İşlem hacminin çoğunluğunu arza benzer şekilde Ethereum oluşturmaktadır. Buna karşın Sui ağındaki arz küçük miktarda olmasına rağmen işlem hacminde oldukça yüksektir. Hacim verisi için kullandığımız kaynak olan Artemis’te Mantle, Noble ve Aptos ağlarındaki veriler yer almamaktadır. Bundan dolayı bu grafikte ve tabloda bu üç blokzincir yer almamaktadır.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*smzEViZ5JKOo49S6" /></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*_QfrIsXW07_ZdtIS" /><figcaption>USDY arzının (solda) ve işlem hacminin (sağda) sektörel dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdy?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Görülebildiği üzere hem arz açısından hem de işlem hacmi açısından en büyük sektör altyapı sektörüdür. Bunun nedeni hem arzın hem de işlem hacimlerinin çoğunun çoklu imzalayıcı cüzdanlar (multi-sig) tarafından sağlanmasıdır. Bu durum, USDY’nin çoğunlukla hazine gibi ortak yönetilen fonlarda kullanılan bir getiri aracı olarak yer aldığını gösterebilir. Aynı zamanda merkeziyetsiz finans uygulamalarının bazılarında da işlem hacmi gerçekleştiğini görüntüleyebiliyoruz.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki grafikte ve tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*Yq9MdOAtm4a2QVhaoWXn2A.png" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*EBaHtv34Bs83pUtZWjXGfA.png" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><p>USDY, en büyük 10. stablecoin projesi olarak karşımıza çıkıyor. Lakin kendinden daha büyük projeler arasında direkt olarak tahvil gelirlerini paylaşan bir proje bulunmuyor. Bu yüzden getiri sağlayan projeler arasında en büyüklerden biri olarak yer almaktadır. Getiri sağlayan stablecoin projeleri henüz yeni yeni ortaya çıktığı için bu düopol içinde üst sıralarda yer alamamaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*VhWH9wS6UAz5lJJE-s8LAQ.png" /><figcaption>USDY arzının zamana bağlı bar grafiği (Eylül 2023 — Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdy?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Bunlara ek olarak USDY arzının zaman içerisinde genelde çoğunlukla yükseliş eğrisine sahip olduğunu görebiliriz.</p><h4>Getiri</h4><p>Getiri, USDY’nin en ön plana çıkan özelliği diyebiliriz. ABD dışındaki kullanıcılar için kullanılabilir durumda olan USDY oldukça basit bir katılım (onboarding) süreciyle kolayca getiri elde etmenizi sağlıyor. Başta Ondo Finance’in uygulamasından kimlik onayı sürecini (KYC) tamamladıktan sonra USDC stablecoin’leriniz ile direkt olarak USDY alabiliyorsunuz. Elde edilen USDY’ler yasal gereklilikler nedeniyle 40 veya 50 gün içerisinde transfer edilebilir hale geliyor. Bu yüzden yatırım yapmadan önce buna dikkat etmek gerekiyor. Aynı zamanda 100.000 ABD Doları’ndan daha fazla yatırım yapacak kişiler banka hesabına transfer yöntemiyle de yatırım yapabiliyor. Tabi ki banka hesabına sadece ABD Doları transfer edilebiliyor.</p><p>Buna karşın USDY’lerinizi tekrar USDC yapamıyorsunuz. Tabi merkeziyetsiz finans havuzlarında bunu yapabilirsiniz ama Ondo Finance uygulamasından direkt olarak USDY’leri başka bir stablecoin’e çevirmek ne yazık ki mümkün değil. USDY yatırımınızı Ondo uygulamasından geri almak için ABD dışındaki banka hesaplarına transfer yöntemi ile elde edebilirsiniz. Bu geri alma sürecinde 20 baz puan ücret de uygulanmaktadır.</p><p>Ondo tarafından rUSDY adında bir de “rebasing” token sunulmaktadır. Bu token’in amacı her zaman 1 ABD Doları’na eşit kalarak elde edilen getiriyi yeni rUSDY token’leri olarak dağıtmasıdır. Yani “yield-bearing” token’in tam zıttı olarak sürekli sabit değerde kalan bir stablecoin seçeneği olarak yer almaktadır.</p><p>Getiri oranı genellikle ABD Merkez Bankası’nın faiz oranlarıyla benzer şekilde seyretmektedir. Haziran 2025’te USDY’nin sunduğu yıllık getiri oranı %4,30 seviyesindedir.</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>Ondo Finance, Şubat 2025’te diğer stablecoin projelerinde de sıkça karşılaştığımız ve stablecoin transferleri konusunda oldukça aktif bir blokzincir olan Stellar’ı destekleyeceğini duyurdu. Bu gelişme, MoneyGram gibi geleneksel finans uygulamalarında da USDY aracılığıyla ABD hazine tahvili gelirlerine kısa sürede ulaşılmasına aracı olabilir.</p><p>Mastercard’ın ödemelerde blokzincir teknolojisi ve stablecoin’leri kullanmak için oluşturduğu Multi-Token Network’e (MTN) Ondo Finance de dahil oldu. Şubat 2025’te yapılan duyuruya göre kripto alanına tokenize edilmiş gerçek dünya varlıklarını (RWA) dahil etmek için Ondo ile Mastercard işbirliği yaptı.</p><p>Ayrıca yine Şubat 2025’te Ondo Finance, gerçek dünya varlıkları (RWA) alanına odaklanan blokzinciri Ondo Chain’i duyurmuştu. USDY’nin de bu blokzincirde doğal olarak destekleneceğini ve birçok kullanım alanı olacağını düşünebiliriz.</p><h4>True USD (TUSD)</h4><p>True USD, San Francisco merkezli TrustToken şirketi tarafından yaratılan itibari para teminatlı stablecoin’dir. Şirketin ismi daha sonradan Archblock olarak değiştirilmiştir.</p><h4>Teminatlandırma Yöntemi</h4><p>Teminatlandırma olarak nakit ABD Doları veya nakde eşlenik varlıkların tutulduğu belirtiliyor. Ayrıca rezerv miktarının düzenli olarak kontrol edilebilmesi için Chainlink tarafından sunulan Proof of Reserve (PoR) sistemi kullanılıyor. Son rapora göre rezerv dağılımı aşağıdaki tabloda görülebilir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*BLscScAAcWgn7Cfnk0wIYw.jpeg" /><figcaption>TUSD teminat varlık/saklama hizmeti sağlayıcısı dağılımı (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://truecurrencies-reports-prod.s3.us-east-2.amazonaws.com/TrueUSD/2025/6/30/2025-06-30-68624b3dd55c4c0f54da4bdf.pdf?X-Amz-Algorithm=AWS4-HMAC-SHA256&amp;X-Amz-Content-Sha256=UNSIGNED-PAYLOAD&amp;X-Amz-Credential=ASIARF65NSSF2OPONOPY%2F20250630%2Fus-east-2%2Fs3%2Faws4_request&amp;X-Amz-Date=20250630T122116Z&amp;X-Amz-Expires=900&amp;X-Amz-Security-Token=IQoJb3JpZ2luX2VjEMT%2F%2F%2F%2F%2F%2F%2F%2F%2F%2FwEaCXVzLWVhc3QtMiJHMEUCIQCdM4KUrSGeQjdvOSw6ZS3nn7gmJ0jaqeQudb2%2BzsWNKgIga524LfQimdRCQ5X7jBZNbwO8dLNu%2BFbyBr7wLJU4v98quAMIvf%2F%2F%2F%2F%2F%2F%2F%2F%2F%2FARABGgwwODE1MzE4NjgyOTkiDHb3lz84lPhm%2FbalzyqMA1v7dZrmuGdRWF1FKixGxsMoNbeGUpdoOFgMgebJzZdfNmZVUSZ%2FM5SO88QCxAZTlLr%2B5X88BNtd9mqleVLh%2BasompbTnBywS8QL4CG2%2F%2BbLG4pB%2BN8W6y7KKZFm7jeVeq%2FgxuwssRmLyGL2UqGStNgsER2EH1RvyuGquBxk5moJVmswGpfohqaFZdy4VxQ%2BxBbj6SW24tWEnUiK3nKul14ycE0FJOPbTy5pzl6bJUWq5vM5Iam2V8jOmVRdiJGIO3MRZdeEK3dySZieEqJYltKjtzomOpop2Sp9IuZewwveY1XFiyKmrd4TbLAgMkbhxVK1MlM59%2F5%2BkRsQMXGGzGLxpPyNBYqwEDROTcuRikH7boPVrheWgr1Jw4cRwtn99zvmoJkoQPR%2BnpixMotT98fJfQ%2BHhG5hiOZrn4sVp45MNRrBScaADa1hQUjUVs1VhXCHWcdgJFgipx9KBc1Fgh1HD1fZbGjyOc9hLdwMupdYA1Ys60L5ZB9IFAn1gtOKrDB%2BRgk47pUHQKf%2F3zC5gorDBjqdAeIAS6g68hdKYjytfkXKy%2BE7NIc1D6l1A2XhpdruUoZ%2FX56W1s9fJ000wQlU2GdQBBgT2s15FdSUojxay7T7liRdderZoV69SHo9xid%2FR8kUfFIAML0BWvJwC1LL4Cq2qirQ2Uazu2zWm9xq6vU63d3QLnsH4T3aEIWkvew%2F9URs7oaQ%2Fd7HQFDrV%2FZ%2FJFzOBzBpA%2FSJ0hqVKa6YMDs%3D&amp;X-Amz-Signature=b95e0f5d3a55d2f4f7ca54573490ebed5a2158480508efd67df38127a84c992b&amp;X-Amz-SignedHeaders=host&amp;x-id=GetObject">TUSD</a></figcaption></figure><p>Teminat raporunda görüldüğü üzere varlıkların neredeyse hepsi FDUSD’nin de yaratıcısı olarak bildiğimiz First Digital Trust Limited tarafından yönetiliyor. Burada yönetilen varlıkların dağılımının nasıl olduğuna raporda yer verilmemiş. Raporu Hong Kong merkezli denetçi Moore Global firması hazırlıyor. Raporlar gerçek zamanlı elde ediliyor. Yani arkadaki teknoloji sayesinde siz raporu oluşturma talebinde bulunduğunuzda varlıklar gerçek zamanlı olarak tespit edilip rapor öyle hazırlanıyor.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>TrueUSD, ilk defa günlük rezerv miktarı duyuran stablecoin projesi olduğunu iddia ediyor. Hatta günlük duyurudan ziyade gerçek zamanlı rezerv raporu alınabilmesi gerçekten de yenilikçi bir durum.</p><p>Şirketin kurucu ortağı ve CEO’su olan Rafael Cosman Eylül 2022 itibariyle görevini bırakıp part-time olarak yönetim kurulu üyeliği yapmakta. Stanford Üniversite’sinde Bilgisayar Mühendisliği mezunu olan Rafael Cosman 3,8 not ortalamasıyla mezun olmuş. Ekim 2022’de True USD, Dominaka’da “yetkili dijital para” lisansı almıştır.</p><p>Haziran 2023’te TUSD arzı 3 milyarı geçmiş ve daha önce Nisan 2023’te de Binance üzerinde en büyük Bitcoin alım-satımının gerçekleştiği çift haline gelmiştir. Lakin 2023’te Amerika’daki Sermaye Piyasaları Kurulu’nun (SEC) gönderdiği uyarılarla birlikte bir düşüş başlamıştır. Her ne kadar SEC buradaki davasından çekilmiş olsa da TUSD arzı 500 milyon miktarına kadar düşmüştür.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Veriler</h4><h4>Arz Verisi</h4><p>TUSD, doğal olarak Ethereum, Tron, Avalanche ve BNB Smart Chain blokzincirlerini desteklemektedir. Ayrıca köprülenmiş TUSD’ler ile Polygon, Arbitrum, Cronos, Optimism ve Aurora blokzincirlerinde de TUSD kullanılabilir durumdadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*FJ7xjcE-n4hZcJHX5eSUEg.png" /><figcaption>TUSD arzının blokzincirlere göre dağılımının pasta grafiği Kaynak: <a href="https://tusd.io/transparency">TUSD</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*ycZnEpKtoJiFOivBsowKrg.jpeg" /><figcaption>TUSD arzının blokzincirlere göre dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://tusd.io/transparency">TUSD</a></figcaption></figure><p>Görülebileceği üzere en büyük arz Ethereum ağında bulunurken bunun yarısından biraz fazla da Tron ağında arz bulunmaktadır. Her ne kadar desteklenen diğer ağlar da bulunsa buradaki toplam arz %3’ü geçmemektedir. 2018’de kurulan bir projenin Ethereum ve Tron ağlarında tercih edilmesi oldukça beklendik bir durumdur.</p><h4>Hacim Verisi</h4><p>TUSD’nin işlem hacmi verisinin blokzincirlere göre dağılımı aşağıdaki gibidir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*1PaJ0tHvzDttqaK5U8LpVQ.png" /><figcaption>TUSD işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/tusd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*nyh7cyONAoJfTBWLU277eg.jpeg" /><figcaption>TUSD işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/tusd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>İşlem hacmi verilerinin kaynağı olarak kullandığımız Artemis’te ne yazık ki Cronos blokzinciri desteklenmediği için Cronos blokzincirindeki işlem hacmini görüntüleyemiyoruz. Buna karşın işlem hacminin ne kadar düştüğünü gözlemleyebilmek adına aşağıdaki grafiği incelemekte fayda var.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*3DVRtvDXcXIVr2PyMnCaSw.png" /><figcaption>TUSD işlem hacminin zamana göre değişken bar grafiği (Ocak 2019 — Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/tusd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Grafikten görülebileceği üzere Nisan 2024 sonrasında veriler neredeyse yok olmuş durumda. Bunun başlıca nedeni tam olarak bu tarihlerde Binance’in yeni listelenen token’lerden kullanıcılarını ödüllendirme için kullandığı Launchpool ürününden TUSD’nin çıkarılması olarak görülüyor. TUSD’nin çıkmasıyla birlikte yerini FDUSD doldurdu. Binance’in FDUSD’e çeşitli teşvikler vermesi ile birlikte kullanıcıların ilgisi TUSD’den FDUSD’ye ve diğer stablecoin’lere kaydı.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/846/1*QtlOjd9RiYESnj5SF4CdEA.png" /><figcaption>TUSD arzının (sağda) ve işlem hacminin (solda) sektörel dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/tusd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Grafiklerden de görülebildiği üzere TUSD’nin ana kullanım alanı merkezi borsalar olarak yer alıyor. Küçük bir miktarda merkeziyetsiz finans işlemleri gerçekleşse de ana kullanıcı noktası merkezi borsalar. Bu da aslında TUSD’nin ne kadar Binance gibi merkezi borsalara bağımlı olduğunu gösteriyor.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*f6xtYQfMPSIwUiZ7dZRu5A.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a> ve <a href="https://www.coingecko.com/en/categories/stablecoins">Coingecko</a></figcaption></figure><p>TUSD’nin Temmuz 2023’te piyasanın toplam %2,8 payını üstlenirken günümüzde bu miktar %0,20’ye kadar düşmüş durumda. Bunun başlıca sebebi TUSD’nin arzının azalmasıyla birlikte bütün stablecoin piyasasının büyümesi. TUSD için güzel günler eskide kalmış gibi gözüküyor.</p><h4>Getiri</h4><p>TUSD, teminat olarak bulundurduğu varlıklardan elde edilen geliri kullanıcılarla paylaşan bir mekanizmaya sahip değildir. Çeşitli merkeziyetsiz finans protokollerinde protokolün teklif ettiği getiriler tercih edilebilir.</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>Justin Sun daha önce First Digital tarafından rezervlerin amaçları dışında kullanıldığı hakkında iddialarda bulunmuş ve bu iddialar ile FDUSD, 1 ABD Doları’nın altına düşmüştü. True USD de bu iddialardan nasibini alanlar arasında. Bunun nedeni varlıklarının %99,98’ini First Digital Trust Limited’in yönetmesi ve saklaması. First Digital’in CEO’su Justin Sun’a karşı dava açacaklarını söylemişti.</p><h4>Ripple USD (RLUSD)</h4><p>Blokzincir ağı olan Ripple’ın sunduğu stablecoin Ripple USD, müşteri olarak kurumsal firmaları hedefliyor. İnternet sayfalarında da işletmelere yönelik çağrılara sahip olan Ripple, stablecoin’in teminatı olarak itibari parayı kullanıyor.</p><h4>Teminatlandırma Yöntemi</h4><p>Ripple Labs’in alt kuruluşu olarak kurulan Standard Custody firması Ripple USD’nin yaratıcısı olarak konumlanıyor. 2022’de kurulan şirketin ana amacı kurumsallara saklama hizmeti sağlamak. Rezerv raporları San Francisco merkezli muhasebe firması BPM LLP tarafından aylık olarak yayınlanmaktadır. Mayıs 2025 raporuna göre RLUSD’nin teminatları aşağıdaki şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*84wEyjW8TAvmauG96V-mMw.jpeg" /><figcaption>RLUSD teminat dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://assets.ctfassets.net/st43jm402pmo/5bDJ21YLWoEysmeWusoK3Y/a77dba13fda409e38bb554e524e57943/Standard_Custody_and_Trust_LLC_May_2025_RLUSD_Reserves_Report_-_Issued.pdf">Ripple</a></figcaption></figure><p>Teminatlar oldukça likit varlıklarda tutulmakta ve çeşitlendirilmiş durumdadır. Özellikle elde tutulan nakit miktarı da kurumsal firmaların hızlıca USD’ye dönme ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumdadır.</p><p>İhraççı Standard Custody firması New York Eyaleti Finansal Hizmetler Departmanı (NYDFS) tarafından denetlenmektedir.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>İhraççı Standard Custody’nin CEO’su Jack McDonald aynı zamanda “Silikon Vadisi ile Wall Street’i buluşturan” bir girişim olan Polysign’ın da CEO’luğunu yapmakta. Ripple şirketine 2024’te dahil olan Jack McDonald, 24 yıldır farklı şirketlerde CEO’luk görevini yürütmüş durumda tecrübeli birisi olarak karşımıza çıkıyor. Yönetim kurulu üyeleri arasında Nejc Kodric yer alıyor. Yönetim kurulundaki sayılı genç isimlerden biri olan Kodric aynı zamanda Bitstamp’in de kurucusu. Bitstamp yakın zamanda Robinhood’a 200 milyon ABD Doları karşılığında satılmıştı. Danışma kurulu içinde eski CENTRE Konsorsiyumu’nun CEO’su David Puth ve eski Hindistan Merkez Bankası Başkanı Raghuram Rajan gibi deneyimli isimler bulunmaktadır.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Veriler</h4><p>Arz Verisi</p><p>Ripple USD, Ethereum ve Ripple blokzincirlerini desteklemektedir. Güncel arz dağılımı aşağıdaki gibidir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*HiODyoyT0ji_JLpAe9bItg.png" /><figcaption>RLUSD arzının blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://www.coingecko.com/en/coins/ripple-usd">Coingecko</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*wlx2WKBn4ZI0ji_WAis62A.jpeg" /><figcaption>RLUSD arzının blokzincirlere göre dağılım tablosu (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://www.coingecko.com/en/coins/ripple-usd">Coingecko</a></figcaption></figure><p>Her ne kadar stablecoin’i çıkartan Ripple’ın kendi blokzinciri bulunsa da kurumsal müşterilerin tercihinin büyüklüğü Ethereum blokzinciri olmuş gibi duruyor.</p><h4>Hacim Verisi</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*ovmg4WxuwedG5rhwzXd5dQ.png" /><figcaption>RLUSD işlem hacminin blokzincirlere göre dağılımının pasta grafiği (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/rlusd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*9ZalYE7qSciynjgI5vE5yw.jpeg" /><figcaption>RLUSD işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım tablosu (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/rlusd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Ethereum’un üstünlüğü hacim konusunda daha da büyüyor ve %94’e yakın bir payı Ethereum sağlıyor. Ripple bir ay içerisinde blokzincir üzerindeki toplam arzın 2 katı hacim oluştururken Ethereum 7 katı hacim sağlıyor.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*s23wOqLbOmBPxx4jcciGqg.png" /><figcaption>RLUSD arzının (sağda) ve işlem hacminin (soldaki) sektörel dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/rlusd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Görülebildiği üzere Ripple hedefini başarmış ve hem arzın hem de işlem hacimlerinin çoğunluğunu ya merkezi borsalar ya da merkezi finans ürünleri sağlamış durumda. Bu, net bir şekilde RLUSD’nin kurumsallar tarafından kullanıldığını gösteren bir veridir.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*3LlB0xWiRsquU7rdZHVCew.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a> ve <a href="https://www.coingecko.com/en/categories/stablecoins">Coingecko</a></figcaption></figure><p>Eylül 2024’te ortaya çıkan ve son kullanıcıyı hedeflemeyen bir stablecoin’e göre büyümenin oldukça başarılı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Özellikle Haziran 2025 ayında arzın %50 büyüyerek 300 milyon seviyesinden 450 milyonlara yaklaşması ile birlikte bu büyüme dikkat çeken bir seviyeye gelmiştir. Bu büyüme Temmuz ayında da devam etmiş ve RLUSD arzı 500 milyonu geçmiştir.</p><h4>Getiri</h4><p>RLUSD, son kullanıcıya teminatlardan elde edilen getiri paylaşımını sunmamaktadır. Ama Ripple ile anlaşan kurumsallar arasında bir getiri paylaşımı anlaşması olabilir. Bu anlaşmalar gizlilik ilkelerine bağlı olduğu için topluma açık bir bilgi bulunmamaktadır.</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>Ripple, Kenya’daki kuraklıktan etkilenen topluluklara yapılan bağışları şeffaf ve hızlı bir biçimde işleyebilmek için blokzincir teknolojisini kullanacak bir pilot projeyi desteklediğini duyurdu.</p><p>Aynı zamanda Ripple gelişen yerel stablecoin regülasyonlarını da yakından takip ediyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık’taki regülasyonlar yakından takip ediliyor.</p><p>Haziran 2025’te RLUSD, Dubai Finansal Hizmetler Otoritesi (DFSA) tarafından resmi onay almıştır. Bu onayla birlikte RLUSD, Dubai Uluslararası Finans Merkezi’nde işlem görebilir duruma gelmiştir.</p><h4>Global Dollar (USDG)</h4><p>Global Dollar, ihraççısı Paxos olan itibari para teminatlı stablecoin projelerinden birisidir. Yönetiminde Global Dollar Network Konsorsiyumu (GDN) yer alır. Proje Singapur’u merkez edinmiştir ve Singapur Para Otoritesi (MAS) tarafından düzenli olarak denetlenmektedir. Global Dollar’ın teminat olarak bulundurduğu varlıklardan elde edilen getiriler ağın paydaşları arasında paylaştırılmaktadır. Global Dollar Ağı’na küresel ölçekte stablecoin’lerin kullanımını yaygınlaştırmak isteyen herkesin katılabileceği belirtiliyor.</p><h4>Teminatlandırma Yöntemi</h4><p>Global Dollar, itibari para ile teminatlandırılmıştır. İhraççı Paxos hali hazırda Paypal USD, Pax Dollar ve Pax Gold gibi diğer stablecoin ürünlerini de üretmektedir. Bu yüzden ihraççı kurum olarak oldukça tecrübeli konumda yer almaktadırlar. Teminat varlıkların raporları aylık olarak Paxos tarafından yayınlanmaktadır. Raporlar Singapur merkezli denetim firması olan Enrome tarafından denetlenip onay sürecinden geçmektedir.</p><p>Global Dollar’ın Mayıs 2025 teminat varlık raporuna göre teminatlandırma çeşitliliği şu şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*l-y5DsoqP_0S29FsYQXpnA.jpeg" /><figcaption>USDG teminat varlık dağılım tablosu (Mayıs 2025) Kaynak: <a href="https://www.paxos.com/usdg-transparency">Paxos</a></figcaption></figure><p>Teminat varlıkların çeşitlendirilmesi detaylı şekilde anlatılmamış ve sadece ABD Hazine Tahvillerinin vade süreleri belirtilmiş. Oysa dağılımda çoğunluğu nakit ve nakde denk varlıklar oluşturmaktadır. Her ne kadar bu varlıklar likit varlıklar olsa da içeriğinin ne olduğunun paylaşılması şeffaflık açısından tercih edilebilirdi.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>USDG, Paxos’un Singapur kanadından yaratılan ilk stablecoin olup Kasım 2024’te piyasaya sürülmüştür. Global Dollar Network içerisinde Robinhood, Kraken, Anchore Digital, OKX, Galaxy gibi kilit isimler yer almaktadır. Aynı zamanda Türkiye’den BiLira ve Paribu gibi kuruluşlar da Global Network Ağı içerisinde yer almaktadır.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Veriler</h4><p><strong>Arz Verisi</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*1DnsQxgoQ6CDT2QGhSXCVw.png" /><figcaption>USDG arzının blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdg?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*KnhLR2qdnP6-h9xalmZlEQ.jpeg" /><figcaption>USDG arzının blokzincirlere göre dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdg?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>USDG arzının üçte ikilik kısmı Ethereum blokzincirinde yer almaktadır. Kalan üçte birlik kısım ile Solana blokzinciri üzerindedir. Proje zaten sadece bu iki blokzinciri desteklemektedir.</p><h4>Hacim Verisi</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*QXRjYpJLxIYasAJtcVXgAQ.png" /><figcaption>USDG işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdg?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*3nZRZckz8F22n0b8wLU2cw.jpeg" /><figcaption>USDG işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım tablosu (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdg?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>İşlem hacminde ise arzdan çok daha farklı bir tabloyla karşılaşılmaktadır. İşlem hacminde Solana’nın ezici bir çoğunluğu bulunuyor. Arz verilerine oranlandığında hacim oranı Solana için oldukça yüksektir. Bu da Solana ağındaki USDG’lerin Ethereum’dakilere oranla çok daha aktif kullanıldığını göstermektedir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*Gk8TGhSKEG7uwFxjC0X-hQ.png" /><figcaption>USDG arzının (sağda) ve işlem hacminin (solda) sektörel dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdg?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Arz verisinde yine arzın çoğunluğu etiketlenmemiş uygulamalarda bulunduğu için anlamlı bir yorum yapılmasına engel olmaktadır. İşlem hacmi verilerine göre işlemlerin çoğunluğu merkeziyetsiz finans uygulamalarında gerçekleşmektedir. Merkeziyetsiz finanstan sonra merkezi borsalarda gerçekleşmektedir.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*f6xtYQfMPSIwUiZ7dZRu5A.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a> ve <a href="https://www.coingecko.com/en/categories/stablecoins">Coingecko</a></figcaption></figure><p>USDG, Kasım 2024’te ilk kez yaratılan bir stablecoin olmasına rağmen oldukça hızlı büyümüştür. Bunda Global Dollar Ağı’na katılan partnerlere hem bulundurdukları bakiyeye göre hem de yaptıkları işlem hacmine göre getiri paylaşımı yapılması neden olmuş olabilir. Bu büyüme hızıyla belki önümüzdeki yıllarda ilk 10 projesinde USDG’yi görebiliriz.</p><h4>Getiri</h4><p>USDG, teminat tutulan varlıklardan elde edilen getirileri kendi Global Network Ağı’na katılan partnerle paylaşmaktadır. Son kullanıcı için bir getiri paylaşım modeli bulunmamaktadır.</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>1 Temmuz 2025 itibariyle Paxos’un ürettiği USDG stablecoin’i Avrupa Birliği’nde geçerli olan kripto para düzenlemesi MiCA’dan ve Finlandiya’da geçerli olan kripto para düzenlemesi FIN-FSA’dan onay aldı. Bu sayede Avrupa Birliği’ndeki kullanıcılar da USDG’ye erişebilir durumda olacak.</p><p>Haziran 2025’te Paxos’un Global Dollar Ağı’na Mastercard da katıldı. Mastercard altyapısı ile USDG kullanılabilmesi hedefleniyor. Özellikle USDG yaratma ve yok etme işlemlerinde Mastercard bir seçenek olabilir gibi duruyor.</p><p>Yine Temmuz 2025’te OKX, USDG ile tam entegrasyona ulaştı. Kullanıcılar USD’lerini USDG’ye 1:1 oranında ücretsiz bir şekilde dönüştürebilecek.</p><h3>Kripto Para Teminatlı Stablecoin’ler</h3><p>Kripto para teminatlı stablecoin’ler hem volatil olan kripto paraları hem de diğer stablecoin’leri teminat olarak kabul eden stablecoin’lerin yer aldığı kategoridir. Yani teminat olarak Bitcoin, Ether veya Solana gibi kripto paraları kabul edebilirler ya da USDT, USDC gibi stablecoin’leri kabul edebilirler. Buradaki asıl kritik nokta sadece kripto para olarak teminat elde edebilmesidir. ABD hazine bonoları veya tahvilleri, nakit, repo anlaşmaları gibi varlıklar bu kategori altındaki projelerde teminat olarak kabul edilmez.</p><h4>Falcon Finance (USDf)</h4><p>Falcon Finance tarafından geliştirilen Falcon USD (USDf), çeşitli kripto varlıklarla aşırı teminatlandırılmış (over-collateralized) bir sentetik stablecoin’dir. Yani doğrudan banka rezervlerinde fiat para tutmak yerine, kullanıcılar USDT ve USDC gibi stablecoin’ler ile BTC ve ETH gibi volatil kripto paraları teminat olarak yatırarak USDf basabilirler.</p><h4>Teminatlandırma Yöntemi</h4><p>Her bir USDf token’ının değeri, farklı varlıklardan oluşan sepet teminatın değeriyle 1:1 oranında veya daha fazla düzeyde desteklenir; protokol piyasa oynaklığını dengelemek için dinamik bir fazla teminat oranı (OCR) uygular. Böylece piyasadaki dalgalanmalarda dahi, her bir USDf’nin altında onu aşan değerde varlık bulunması hedeflenir.</p><p>Teminat varlıkların dağılımı incelemek istediğimiz Falcon Finance’in şeffaflık internet sayfasına gidiyoruz. Lakin hem bu sayfada hem de bağımsız denetimcileri olan HT Digital’in yayınladığı teminat raporlarında teminat varlıkların tam olarak ne olduğunu göremiyoruz. Teminat varlıkların ne olduğunu açıklamak yerine teminat varlıkların hangi saklama hizmeti sağlayıcısında saklandığını bizimle paylaşmışlar. Bu yüzden tam olarak teminat olarak nelerin kullanıldığı belirsiz. Elde edebildiğimiz verilere göre teminat dağılımı şu şekilde:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*31OVLz6rvhdfA0_WoJruZQ.jpeg" /><figcaption>USDf teminat varlıkların dağılım tablosu (23 Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.falcon.finance/transparency">Falcon Finance</a></figcaption></figure><p>Tablodan da görülebileceği üzere saklama hizmeti sağlayan firmalarda hangi varlıkların yer aldığı bağımsız denetim raporunda dahi görülmemektedir. Bağımsız denetim raporunun oldukça özensiz hazırlandığını belirtmekte de fayda var.</p><p>Buna karşın kendi internet sayfalarındaki arayüzde teminat varlıkların dağılımı gösterilmektedir. Bu internet sayfasına göre 25 Temmuz 2025 tarihindeki teminat varlık dağılımı şu şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*7CiY6yTnQulqRNo6yPJ2hg.jpeg" /><figcaption>USDf teminat varlık dağılım tablosu (25 Temmuz 2025) Kaynak: <a href="https://app.falcon.finance/transparency">Falcon Finance</a></figcaption></figure><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>Falcon Finance’in kurucusu aynı zaman olaylı yatırımcı ve piyasa yapıcı olan DWF Labs’in kurucusu olan Andrei Grachev’dir. Aynı zamanda hem DWF Labs’te çeşitli rollerde yer alan kişiler Falcon Finance’de benzer görevleri ifa etmektedir. Falcon Finance’in internet sayfasında ekiple ilgili bir sayfa bulunmamasına karşın ekipteki kişilerin mail adresleri veya X adreslerini doğrulayabileceğiniz bir doğrulama arayüzü bulunmaktadır. Bu sayede kendini Falcon Finance ekibinden gibi gösteren dolandırıcılara engel olmaya çalışılmaktadır.</p><p>DWF Labs, 16 ayda 740’dan fazla projeye yatırım yaparak agresif büyüme stratejisi yürütmüştür. Aynı zamanda piyasa yapıcı hizmetleri sağlamaları ise diğer piyasa yapıcı firmalar olan GSR ve Wintermute gibi şirketler tarafından hoş karşılanmamıştır. DWF Labs’in bu konuda tecrübesiz olduğunu belirten rakip piyasa yapıcılara karşı DWF Labs “rakipler sadece korku yaymaya çalışıyorlar” diyerek cevap vermiştir.</p><p>Binance’in iç kaynakları ve Wall Street Journal’ın iddialarına göre 2023 yılında DWF Labs kendi içinde alım-satım yaparak 300 milyon dolar değerinde “wash-trade” gerçekleştirmiştir. Bu sahte hacim iddialarının üstüne Binance’in kendi gözetim ekibi piyasa yapıcılar arasından DWF Labs’i yasaklamak istemiştir. Fakat üst yönetim kanıt yetersizliği nedeniyle bu yasaklamayı gerçekleştirmemiştir. Üstüne üstlük yine bir iddiaya göre gözetim ekibinden DWF Labs’in yasaklanmasını isteyenlerin işine son vermiştir.</p><p>2024’te Hong Kong’ta yaşandığı iddia edilen bir durumda ise DWF Labs partnerlerinden birinin bir kişinin içkisinin içerisine uyuşturucu kattığı iddia edilmişti. DWF Labs ilgili partnerin sözleşmesini feshetmişti. Ayrıca ABD senatörleri tarafından DWF Labs’ın Rus mafyalarıyla ilişkili olduğu da iddia edilmiştir.</p><p>Yukarıdaki olaylar örnekler olmak üzere topluluk tarafından da DWF Labs oldukça fazla manipülasyon suçlamasına maruz kalmıştır ve bu yüzden çok tartışmalı bir konumdadır. Falcon Finance de DWF Labs’in bir ürünü olduğu için beraber değerlendirmekte bir sakınca bulunmamaktadır.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Veriler</h4><p><strong>Arz Verisi</strong></p><p>USDf, sadece Ethereum blokzinciri üzerinde kullanılabilir bir durumdadır. Doğal olarak blokzincirler arasında karşılaştırma mümkün değildir. Şubat 2025’te yaratılan USDf’in zamana bağlı olarak arz grafiği şu şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*5V7dU1WjiG74rCeU" /><figcaption>USDf arzının zamana bağlı değişim grafiği (Şubat 2025 — Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdfalcon?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Görülebileceği üzere özellikle Mayıs 2025 sonuna kadar düzenli bir artış eğilimi gösteren USDf, son bir ayda küçük çaplı bir küçülme eğilimine girmiştir.</p><h4>Hacim Verisi</h4><p>USDf’nin zamana bağlı işlem hacmi grafiği aşağıdaki şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*2PuLk3rNmBCtTYr-jpjaTA.png" /><figcaption>USDf işlem hacminin zamana bağlı değişim grafiği (Şubat 2025 — Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdfalcon?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Gördülüğü üzere arz verisini yorumlarken USDf arzının azaldığı haftalarda işlem hacminin oldukça arttığını gözlemliyoruz. O haftalarda spesifik bir olay yaşanmamış olsa da hacim miktarları aslında bazı USDf’lerin yok edildiğini ve karşılığında ABD Doları alındığını gösteriyor.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*Msp3DVKsPdEYVw2Tv_prRQ.png" /><figcaption>USDf arzının (sağda) ve işlem hacminin (solda) sektörel dağılım grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdfalcon?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Görülebileceği üzere USDf arzının çoğunluğu getiri elde elde etmek için sUSDf kontratında tutulmaktadır. Bu da kullanıcıların getiri elde etme amacıyla USDf kullandığını göstermektedir. Aynı zamanda işlem hacimlerinin çoğu da bu kontrat tarafından gerçekleştirilmektedir. Yine bazı varlık yönetim uygulamalarında da sUSDf getirisinden faydalanılmaktadır. Benzer şekilde getiriyi arttırmak isteyen kişiler sUSDf-USDf çiftlerine likidite sağlayarak teşviklerden de faydalanabiliyor. Buna benzer merkeziyetsiz finans entegrasyonlarında da işlem hacmi gerçekleştirildiğini gözlemleyebiliyoruz.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*3LlB0xWiRsquU7rdZHVCew.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a> ve <a href="https://www.coingecko.com/en/categories/stablecoins">Coingecko</a></figcaption></figure><p>Büyük projeleri çıkardığımız tablomuzda USDf 11. proje olarak yerini alıyor. Büyükler ligine oynaması için hala çok vakit olmasına karşın arzını arttırdığında ilk 10’a girmesi çok da zor durmuyor. Daha fazla blokzincir desteklenmesi sayesinde bu ilgi arttırılabilir.</p><h4>Getiri</h4><p>Falcon Finance’in sunduğu getiriden faydalanabilmek için USDf’leri rehin bırakarak (stake ederek) sUSDf token’i almak gerekiyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*KRqW1PWv-wXRmqe5c1I0cQ.png" /><figcaption>sUSDf’in yıllık getiri oranının zamana bağlı değişimi (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.falcon.finance/overview">Falcon Finance</a></figcaption></figure><p>Yukarıdaki grafikten de görülebileceği üzere genelde %10 civarında bir yıllık getiri sunuluyor. sUSDf’leri tekrar USDf yapmak için 7 gün bekleme süresi olduğuna da dikkat etmek gerekiyor.</p><p>Ayrıca Falcon Finance sUSDf’lerin de belli bir zaman boyunca kilitlenerek elde edilecek getiri miktarını arttıran esnek rehin bırakma (stake etme) alternatifini de sunuyor.</p><h4><strong>sUSDf Kilitleme Süresi</strong></h4><p><strong>Getiri Oranı</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*y2fD5zkJYZapVsocAc3W3w.jpeg" /><figcaption>sUSDf kilitleme süresi ve getiri oranları tablosu Kaynak: <a href="https://app.falcon.finance/earn/boosted">Falcon Finance</a></figcaption></figure><p>sUSDf’lerin kilitlendiği takdirde bu kilit süresi dolmadan ne ana paranın ne de getiri oranının elde edilemeyeceğini tekrar belirtmekte fayda var.</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>Falcon Finance, Mayıs ayı başında yaptığı duyuruda merkeziyetsiz kredi platformu Clearpool’un geliştirdiği Ozean blokzincirinde yer alacaklarını belirtti. Ozean, Optimism’in altyapısını kullanacak ve gerçek dünya varlıklarına (RWA) odaklanacak.</p><p>Falcon Finance, bir merkeziyetsiz finans faiz getirisini çeşitlendirme uygulaması olan Pendle Finance ile işbirliği yaptı. Falcon’un getirili token’i olan sUSDf’in Pendle’a özgü PT-sUSDf ve YT-sUSDf versiyonları oluşturuldu. Bu versiyonlar bir borç alma — verme uygulaması olan Morpho’da da listelendi.</p><p>Falcon Finance, Asya bölgesinin popüler mesajlaşma uygulaması olan LINE’ın blokzinciri olan Kaia Chain ile de partnerlik duyurdu. Kaia Chain ile LINE uygulamasının sahip olduğu 250 milyon kullanıcıya ulaşılması hedefleniyor. Falcon Finance de USDf ve sUSDf ürünleriyle bu kullanıcılara getiri imkanı sağlamayı hedefliyor.</p><h4>Decentralized USD (USDD)</h4><p>Tron blokzincirinde merkeziyetsiz bir topluluk tarafından ortaya sunulan USDD, kripto para teminatlı stablecoin’ler arasında yer alıyor. Teminat yöntemi olarak diğer kripto paralar yer alıyor. Bu kripto paralar başta TRX, sTRX ve USDT olarak çeşitlendirilmiş. Tron DAO olarak da bilinen bu merkeziyetsiz topluluk JST adı verilen yönetişim token’leri ile yönetiliyor.</p><h4>Teminatlandırma Yöntemi</h4><p>Teminatlandırmada diğer kripto para teminatlı stablecoin’lerde de görmeye alışık olduğumuz aşırı teminatlandırma yöntemi kullanılmış. Bu TRX ve sTRX için geçerli iken USDT için geçerli değil. Zaten stablecoin teminatlı stablecoin projelerinde aşırı teminatlandırmanın verimsiz olduğu kabul olan bir gerçek. Decentralized USD’nin internet sayfasındaki güncel teminatlandırma dağılımı şu şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*RwmS0hCGoH3x9BbS3bXQBg.jpeg" /><figcaption>USDD teminat varlıklarının dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://usdd.io/data">USDD</a></figcaption></figure><p>Her ne kadar proje Tron üzerinde ve TRX teminatlı gibi pazarlama yapıyor olsa da teminatların %87,5’i Tether’den oluşmaktadır.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>Mayıs 2022’de Tron blokzincirinin kurucusu Justin Sun tarafından duyurulan stablecoin yine Mayıs 2022’de yaratılmıştır. Rezervlere yatırım yapanlar sadece son kullanıcılar değildir. Justin Sun, Poloniex ve Amber Group gibi hem kilit isimler hem de kurumsallar rezervlere katkı sağlamıştır. Ayrıca yönetişim de kullanılan JST token Tron blokzincirindeki merkeziyetsiz finans protokolü Just Network’ün yönetişim token’idir. Just Network’ün JustLend adında borç alma — verme uygulaması, sTRX isminde bir likit staking token’i ve JustStable adında başka bir stablecoin’i de bulunmaktadır.</p><p>Tron blokzincirindeki merkeziyetsiz finans uygulamaları genelde birbirleriyle bağlantılı olarak çalışmaktadır. Her ne kadar USDD bir DAO tarafından merkeziyetsiz bir şekilde yönetildiğini iddia etse de tekliflerin incelenebileceği veya tartışmaların takip edilebileceği bir forumları bulunmamaktadır. Forum’un gelecekte ulaşılabileceğini USDD’nin dokümantasyonundan öğrenebiliyoruz.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Verileri</h4><p>USDD, doğal olarak sadece Tron blokzincirinde desteklenmektedir.</p><p><strong>Arz Verisi</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*aMdoA2qFVo_4r6ZoH48piw.png" /><figcaption>USDD arzının zamana bağlı değişimi (Mayıs 2022 — Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://www.coingecko.com/en/coins/usdd">Coingecko</a></figcaption></figure><p>USDD, Şubat 2025 tarihinde yeni akıllı kontrata geçiş yaptığı için veri kaynaklarında bütünleşik veriyi sadece Coingecko sağlamaktadır. Yeni akıllı kontrata geçilmeden önce 800 milyon ABD Doları’na denk gelen USDD arzı kontrat değişikliği sonrasında yavaş yavaş arz miktarını arttırmıştır. Haziran 2025’te 400 milyondan biraz fazla arzı bulunan USDD son bir aydır büyüme eğrisini kaybetmiş gözükmektedir.</p><h4>Hacim Verisi</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*QdAh3AbKE7BniRwxK7Zx4Q.png" /><figcaption>USDD işlem hacminin zamana bağlı değişimi (Şubat 2025 — Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>İşlem hacimlerinde de Mayıs 2025 sonuna kadar yükseliş yaşayan USDD son bir aydır hacim anlamında düşüşte gözükmektedir.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*w2EUbhT_UzV0CEkp3eo6qA.png" /><figcaption>USDD arzının (sağda) ve işlem hacminin (solda) sektörel dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>USDD arzının ve işlem hacminin çok büyük bir çoğunluğu merkezi borsalarda yapılmaktadır. Zaten USDD’nin sağladığı getiri partnerlikleri de çoğunlukla merkezi borsalarla gerçekleştirilmektedir. Bunun nedeni olarak Tron blokzinciri kullanıcılarının büyük çoğunluğunun merkezi borsa kullanıcıları olması gösterilebilir.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*f6xtYQfMPSIwUiZ7dZRu5A.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a> ve <a href="https://www.coingecko.com/en/categories/stablecoins">Coingecko</a></figcaption></figure><p>Belki de akıllı kontrat değişikliğinden önce en büyük 10 proje içerisinde yer alabilecek olan USDD, şu anda 13. proje olarak stablecoin lider tahtasında yer edinmektedir.</p><h4>Getiri</h4><p>USDD, direkt olarak bir getiri sunmaz. Bunun için USDD’nin uygulaması üzerinden getiri fırsatları sağlayan partnerliklere göz atmak gerekiyor. Kucoin, Gate, HTX veya MEXC gibi merkezi borsalarda eğer hesabınızda USDD tutarsanız %6–8 arasında değişken yıllık getiri elde edebilirsiniz. Aynı zamanda JustLend üzerinde teminat olarak USDD yatırımı gerçekleştirirseniz %6’ya yakın bir yıllık getiri de elde edebilirsiniz. JustLend partnerlikler arasında tek merkeziyetsiz finans protokolü olarak ön plana çıkıyor. Güncel getiri oranlarını <a href="https://app.usdd.io/earn">USDD Earn internet sayfasından</a> takip edebilirsiniz. Bu getirileri merkeziyetsiz finans protokolünden elde ederken ekstra bir akıllı kontrat riski alındığını ve merkezi borsalardan elde ederken de varlıkların gerçek sahibinin merkezi borsa olduğunu hatırlatmak isteriz.</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>Nisan 2024’te USDD rezervlerinden 750 milyon ABD Doları değerinde Bitcoin çekilmesiyle birlikte USDD fiyatında istikrarsızlık oluşmuştur. Justin Sun bu işlemin rezervleri optimize etmek için yapıldığını ve hala daha aşırı teminatlandırılmış rezerv bulunduğunu belirtmişti.</p><p>Bundan sonra Şubat 2025’te USDD akıllı kontrat güncellemesine giderek USDD 2.0’ı duyurdu. Lansman kampanyası olarak Exmo borsasıyla işbirliğine gidilerek %20 yıllık getiri oranı vaat edilmiştir. Bu kampanya ilgi çekmiş ve şu anda sağlanacak getiri miktarından faydalanmak isteyen kullanıcı sayısının maksimum değere ulaştığını bundan sonra yeni kullanıcılara kampanya kapsamında %20 getiri sağlanmayacağı belirtilmiştir.</p><h4>Curve Finance (crvUSD)</h4><p>Merkeziyetsiz finansın öncü protokollerinden olan Curve Finance’in kripto para teminatlı stablecoin’i crvUSD, MakerDAO’nun DAI stablecoin’ine benzer şekilde teminat karşılığında borç alma pozisyonlarıyla (CDP) çalışır. DAI’den farklı olarak teminat varlıkların değeri minimum eşiğin altına düştüğünde anında likidasyon gerçekleştirmez. LLAMMA (Borç Verme-Likidasyon Otonom Piyasa Yapıcı Algoritması) adındaki algoritma sayesinde likidasyon yavaş yavaş gerçekleşir. Bu parça parça gerçekleşen yapısıyla birlikte “yumuşak likidasyon” gerçekleştirilmiş olur.</p><h4>Teminatlandırma Yöntemi</h4><p>crvUSD yaratılabilmesi için Curve Finance’in borç alma-verme protokolü olan LlamaLend üzerinden teminat olarak kabul edilen kripto varlıklar teminat olarak gösterilir ve crvUSD yaratılır. crvUSD’nin 2 Temmuz 2025 itibariyle teminat varlıkları aşağıdaki şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*su8zm3EwHxaaPQuSJOfqpA.jpeg" /><figcaption>crvUSD teminat varlıkların dağılım tablosu (2 Temmuz 2025) Kaynak: <a href="https://www.curve.finance/crvusd/ethereum/markets/?sortBy=totalCollateral">Curve Finance</a></figcaption></figure><p>Görüldüğü üzere crvUSD yaratabilmek için kabul edilen teminatlar sadece Bitcoin ve Ethereum’un kendisi veya türev varlıklarıdır. Teminat olarak türev varlıkların kabul edilmesinin ana sebebi kullanıcıların normal BTC veya ETH kullanarak crvUSD yaratmak yerine halihazırda getiri elde eden türev varlıkları tercih etmesidir. Yeni teminat varlıkların kabul edilmesi için yönetişimden onay oyunun alınması gerekmektedir.</p><p>2 Temmuz 2025 itibariyle toplam crvUSD arzı 129 milyona yakındır. Bu da %166 oranında teminatlandırma olduğunu göstermektedir. Her ne kadar fazla teminatlandırma güvenirliği sağlıyor olsa da aynı zamanda verimsizliği de ifade etmektedir.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>crvUSD, Michael Egorov tarafından Ocak 2020’de kurulan merkeziyetsiz finans protokolü Curve Finance’in yarattığı stablecoin’dir. Curve Finance merkeziyetsiz finans alanına stablecoin’lerin arasında düşük fiyat sapmalarıyla alım-satım işlemleri gerçekleştirilmesini kazandırmıştır. Hatta Curve Finance’in ilk tanıtım dökümanı (whitepaper) çıktığında ismi StableSwap olarak belirlenmiş daha sonra protokol kullanılmaya hazır olduğunda Curve Finance ismini almıştır.</p><p>Bunun yanı sıra Curve Finance, “vote-escrowed token” olarak isimlendirilen veCRV token modelini yaratmıştır. Bu sayede likidite ile yönetişim arasında derin bağlantılar kurulmuş diğer merkeziyetsiz finans projeleri için de likiditenin nasıl efektif kullanılabileceğine bir örnek olmuştur. Vote-escrowed token mekanizması o kadar etkiliydi ki Curve Finance üzerindeki havuzlarda kimin sözünün geçeceğini belirleyebilmek için onlarca protokol ortaya çıkmıştır. Bunların en popüleri Convex Finance’tir. Bu teşvik dağıtım savaşlarına merkeziyetsiz finans tarihinde “Curve Savaşları” ismi verilir.</p><p>Curve Finance bir stablecoin çıkaracağı Temmuz 2022’de bir konferansta duyurulmuştu. Kasım 2022’de crvUSD’nin tanıtım dökümanı (whitepaper) yayınlandı ve 6 aylık test sürecinin sonucunda Mayıs 2023’te crvUSD kullanıcıların kullanımına açıldı. Ekip bu 6 aylık test sürecinde defalarca kez kontratları değiştirmiştir. Bunun ana nedeni ekibin yayınlayacağı son kontratın değiştirilemez ve kalıcı (immutable) olmasını istediği içindir. Hatta crvUSD de bir kara liste veya dondurma fonksiyonu içermez.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Verileri</h4><h4>Arz Verisi</h4><p>Her ne kadar Curve Finance kendini kanıtlamış ve popüler bir proje olsa da stablecoin’i crvUSD hiçbir zaman o kadar popüler olamadı. Zirvesine ulaştığı zamanlarda bile toplam arz ancak 180 milyona yakın seviyelere ulaşabilmişti.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*DjA4I9MVKvKGJO-ZSSZkrg.png" /><figcaption>crvUSD arzının (sarı çizgi) zamana bağlı değişimi (Temmuz 2024 — Temmuz 2025) Kaynak: <a href="https://curvemonitor.com/platform/crvusd">Curvemonitor</a></figcaption></figure><p>Curve Finance üzerinde kilitli toplam varlık (TVL) miktarının 1,8 milyar ABD Doları olduğunu düşündüğümüzde crvUSD arzının miktarı oldukça küçük. 3 Temmuz 2025 itibariyle toplam crvUSD arzı 118 milyondur.</p><h4>Hacim Verisi</h4><p>crvUSD, sadece Ethereum blokzincirinde yaratılabilmektedir. Diğer blokzincirlerde de protokol tarafından bir destek bulunmamaktadır. Köprü uygulamaları aracılığıyla diğer blokzincirlere crvUSD transfer etmek de mümkündür.</p><p>Hacim veri kaynağı olarak kullanılan <a href="http://artemis.xyz">Artemis.xyz</a> crvUSD’nin verilerinde birçok tutarsızlık bulunmaktadır. Bu yüzden işlem hacmi verileri doğru yorulanamayacağından ötürü incelenmeyecektir.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*uB-4hblOYLtfszt8FQ76Hw.png" /><figcaption>crvUSD arzının (sağda) ve işlem hacmin (solda) sektöre dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/crvusd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Görülebileceği üzere hem arzda hem de işlem hacminde (işlem hacmi verileri için sayısal değerler doğru değil, alttaki ölçek gerçekçi değil) birincilik merkeziyetsiz finansta yer alıyor. Bunun başlıca nedeni crvUSD’nin hiçbir merkezi borsa (CEX) tarafından desteklenmemesi. Özellikle Haziran sonunda ABD’de kabul edilen GENIUS stablecoin yasasına göre crvUSD’nin de bir dondurma fonksiyonunun bulunması gerekiyor. Merkezi borsalar bu merkeziyetsiz ve üzerinde kimsenin kontrolünün bulunmadığı stablecoin’e sıcak yaklaşmıyor. Bundan dolayı da bütün işlemler ve arz merkeziyetsiz finans üzerinde yer alıyor.</p><h4>Getiri</h4><p>crvUSD’nin getiri sağlayan türev stablecoin token’i scrvUSD’dir (Savings Curve USD). Son altı aylık scrvUSD getiri oranı ortalama %4,57’dir. Bu getiri crvUSD yaratmak için sağlanan teminatların elde ettiği getirilerden ve işlem ücretlerinden sağlanır. İşlem ücretleri Curve Finance’den crvUSD borç alan kişilerden elde edilir.</p><p>Bu elde edilen gelirler veCRV sahiplerine ve scrvUSD sahiplerine dağıtılır. Şu anda crvUSD’lerin 45 milyonu scrvUSD’ye çevrilmiş durumdadır. Savings crvUSD’ye çevrilmiş crvUSD oranı scrvUSD ürünü ilk piyasaya ilk sürüldüğünde düşük olduğu için getiri oranları %20’yi geçmiş durumdaydı. Bu kullanıcıların ilgisini çekti ve birçok kişi crvUSD alıp scrvUSD’ye çevirdi. Doğal olarak da bu getiri oranı düştü ve %4–5 arasında dengelendi.</p><p>scrvUSD daha önce de bahsedilen “yield-bearing” modeline sahiptir. Yani elde edilen getiri ayrıca dağıtılmaz scrvUSD’nin değerini arttırmak için kullanılır. Bugün itibariyle 100 USD değerindeki scrvUSD eğer bir yıl boyunca %4,5 getiri oranına sahip olursa bir yıl dolduğunda 104,5 USD değerinde olacaktır.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*f6xtYQfMPSIwUiZ7dZRu5A.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a> ve <a href="https://www.coingecko.com/en/categories/stablecoins">Coingecko</a></figcaption></figure><p>Ne yazık ki yukarıdaki tabloda crvUSD’yi göremiyoruz. 129 milyon piyasa değeriyle en büyük 20 proje arasına giremeyen crvUSD için hala kat edilmesi gerekilen yol oldukça fazla.</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>Mart 2025’te Curve yönetişiminde alınan kararlarla birlikte cbBTC, LBTC ve weETH teminatları crvUSD yaratabilmek için kabul edilen varlıklar arasına eklendi. Bununla birlikte crvUSD’nin yaratıldığı ürün olan LlamaLend’de yeni “kaldıraç” imkanına sahip havuzlar oluşturuldu. Curve Finance’in borç alma-verme uygulaması olan LlamaLend çeşitli diğer stablecoin projeleriyle işbirliği yaparak uygulamasındaki havuzlar içerisine yeni stablecoin’ler ekledi. Örneğin Ethena’nın stablecoin’i olan USDe teminat olarak sağlanıp crvUSD borç alınabiliyor. Daha sonra borç alınan crvUSD ile tekrar USDe alınarak tekrar teminat sağlanıyor. Bu döngü uygulamada sunulan seçenek ile otomatik yapılarak tam 53 kat kaldıraç etkisi yaratılabiliyor. Bu güncelleme ile birlikte kaldıraçlı borç alma-verme pozisyonu oluşturulabilecek stablecoin’ler ve türev stablecoin token’leri şunlar: sfrxUSD, sDOLA, sUSDe, USDe, sUSDS, WFRAX, scUSD.</p><p>Haziran 2025’te ise yine Curve Finance’in kurucusu Michael Egorov tarafından YieldBasis isimli proje duyuruldu. Geçici kayıp yaşamadan (Impermanent Loss) otomatik piyasa yapıcı (AMM) kurgusu üzerine olan projenin tanıtım dökümanı (whitepaper) yayınlandı. Projenin X profilinde öncelik olarak Bitcoin’e odaklanacakları yazıyor.</p><h4>Aave (GHO)</h4><p>Merkeziyetsiz finansın görmüş geçirmiş ve defalarca kez test edilmiş borç alma — verme protokolü olan Aave’nin stablecoin’i GHO, <a href="https://docs.google.com/document/d/1cgvZCAu4xJDDYCwAVxdY7CuvNFjC_Ill1D44ycUX1HE/edit?tab=t.3z21rmghwykc#heading=h.2bpcjmd5ogbr">teminat karşılığında borç alma pozisyonları (CDP)</a> temeliyle çalışır.</p><h4>Mimari ve Teminatlandırma Yöntemi</h4><p>Aave, hali hazırda borç vermek için teminat yatırılan ve karşılığında borç alan kişilerin ödediği faiz gelirlerini elde edebileceğiniz bir platform. GHO için de bu teminat yatırma modeli kullanılır. Kullanıcılar adeta borç vermek için yatırdıkları şekilde teminat yatırırlar. Bu teminattan daha düşük olacak şekilde GHO yaratarak borç alabilirler. Teminat olarak yatırılan varlıklar için borç alma oranı Aave’nin içerisinde bulunan piyasalardaki Loan-to-Value (LTV) oranları olarak geçerlidir. Bu oran örneğin ETH için %80,5 iken WBTC için %73’tür.</p><p>GHO’nun yaratılmasını ve yok edilmesini “facilitators” adı verilen kişiler ve kurumlar gerçekleştirir. Kullanıcılar GHO borç alırken Aave facilitator’unu kullanırlar. Yani aslında Aave de GHO yaratma ve yok etme iznine sahip bir kurum olarak konumlanır.</p><p>Normalde teminat karşılığında borç alma pozisyonları sadece o stablecoin’i yaratmak için gerçekleşmektedir. Ama GHO’nun modeli böyle çalışmaz. Örneğin siz Ether’lerinizi Aave’ye getiri elde etmek için yatırabilirsiniz. Daha sonra GHO borç alarak GHO yaratmış olursunuz. Buradaki ana fark siz Ether’lerinizi sadece GHO yaratmak amacıyla yatırmadığınız için sizin varlıklarınız direkt olarak teminat olarak hesaplamak mümkün değildir. Bu mimari değişiklik yüzünden teminat varlıkların hesaplaması, hali hazırda Aave’de teminat yatırmış ve GHO borç almış yani GHO yaratmış kişilerin teminatlarının toplanması ile hesaplanır.</p><p>8 Temmuz 2025 tarihine göre yaklaşık teminat varlık dağılımı şu şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*RuGmQjxmK-f9UWkX2s84eA.png" /><figcaption>GHO teminat varlıklarının dağılım tablosu (8 Temmuz 2025) Kaynak: <a href="https://aave.tokenlogic.xyz/gho">Aave Analytics</a></figcaption></figure><p>Görülebileceği üzere teminatlar oldukça çeşitli ve birkaç varlığa yığılmış durumda değil. Bu da anlık fiyat hareketlerinden GHO’nun çok etkilenmemesi sağlamaktadır.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>Aave’nin kurucusu Stani Kulechov olsa da oldukça eski bir protokol olduğu için yönetişimi neredeyse tamamen merkeziyetsizleşmiş durumdadır. GHO’nun ortaya çıkma fikri de zaten topluluk tarafından sunulan bir teklif sonucunda gerçekleşti. Daha sonra topluluk tarafından yapılan oylama ile neredeyse %100’e yakın destek bulan fikir başta Ethereum’un test ağlarında denendikten sonra Temmuz 2023’te Ethereum ana ağında kullanıma hazır hale geldi.</p><p>Şu anda GHO’nun yönetişimi de Aave protokolünde bulunan DAO tarafından yapılmaktadır. Aave üzerindeki birçok metriğe de AAVE token staker’ları tarafından karar verilmektedir. Topluluk tarafından yönetilen Aave protokolüne kurucu ekip de temel bir değişiklik yapmak istediğinde topluluk tarafından onay almak zorundadır.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Veriler</h4><p><strong>Arz Verisi</strong></p><p>GHO, en başta sadece Ethereum ağında erişilebilir durumdaydı. Daha sonra Aave uygulamasının içerisinde yer alan köprü uygulaması ile birlikte Base ve Arbitrum ağlarında da kullanılabilir duruma geldi. 11 Temmuz 2025 itibariyle arzın blokzincirlerdeki dağılımı şu şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*kUseKV-G104gt8CudhxzYg.png" /><figcaption>GHO arzının blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği Kaynak: <a href="http://blockscan.com/group?id=edd76942-9ca9-3aa7-db7f-251b388d7d9e&amp;addresses=0x40D16FC0246aD3160Ccc09B8D0D3A2cD28aE6C2f,%200x7dfF72693f6A4149b17e7C6314655f6A9F7c8B33,%200x6Bb7a212910682DCFdbd5BCBb3e28FB4E8da10Ee&amp;name=GHO%20Total%20Supply">Blockscan</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*AlIpjLv0zlAKiL2RlkhVzA.jpeg" /><figcaption>GHO arzının blokzincirlere göre dağılım tablosu Kaynak: <a href="http://blockscan.com/group?id=edd76942-9ca9-3aa7-db7f-251b388d7d9e&amp;addresses=0x40D16FC0246aD3160Ccc09B8D0D3A2cD28aE6C2f,%200x7dfF72693f6A4149b17e7C6314655f6A9F7c8B33,%200x6Bb7a212910682DCFdbd5BCBb3e28FB4E8da10Ee&amp;name=GHO%20Total%20Supply">Blockscan</a></figcaption></figure><p>Görüldüğü üzere arzın büyük çoğunluğu Ethereum ağında bulunmaktadır. Base ağı da diğer stablecoin projelerinin aksine Arbitrum’dan daha yüksek bir arza sahip şekilde karşımıza çıkıyor. Bu Base ağında Aave protokolünün aktif kullanıldığını da göstermektedir.</p><h4>Hacim Verisi</h4><p>Hacim veri kaynağı olarak kullanılan Artemis, GHO stablecoin’i için Base ağındaki işlem hacimlerini takip etmemektedir. Bundan dolayı sadece Ethereum ve Arbitrum’un dahil olduğu Haziran 2025 hacim dağılımı şu şekildedir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*aGx0r8EKyTS_m-IeNZck1w.png" /><figcaption>GHO işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/gho?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*PIfjrnGM8mkz5x9xUWv-aQ.jpeg" /><figcaption>GHO işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım tablosu (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/gho?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Hali hazırda Base’e göre daha zayıf arza sahip Arbitrum işlem hacmi anlamında da güçlü bir veriye sahip değil. Bundan dolayı Ethereum’un neredeyse %100’e yakın bir üstünlüğü bulunmaktadır.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*21PCBdPurEHNHeUpMgIF4A.png" /><figcaption>GHO arzının (sağda) ve işlem hacminin (solda) sektörel dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/gho?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Yine hem arz verisinde hem de işlem hacminde merkeziyetsiz finansın birinciliği aldığını görüntülüyoruz. Zaten işlem hacminde altyapı olarak ikinciliği alan işlemler de çoklu imzalıyıcılı (multi-sig) cüzdan kullanan hazineleri temsil etmektedir. Merkeziyetsiz finansta en aktif kullanılan stablecoin’ler arasında GHO yer alıyor.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*f6xtYQfMPSIwUiZ7dZRu5A.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a> ve <a href="https://www.coingecko.com/en/categories/stablecoins">Coingecko</a></figcaption></figure><p>Her ne kadar kendini kanıtlamış protokollerden biri olarak yer alan Aave’nin stablecoin’i olsa da GHO henüz ilk 20’nin son sıralarında yer alıyor. Bunun başlıca nedeni merkezi borsalar tarafından desteklenmemesi olarak gözüküyor. Haziran sonunda ABD’de kabul edilen stablecoin yasasının şartlarından biri olan kara liste fonksiyonu GHO’da bulunmuyor. Bu yüzden merkezi borsalar GHO entegrasyonu için temkinli davranıyor.</p><h4>Getiri</h4><p>GHO, getiri amacıyla diğer stablecoin projelerinde de sıkça gördüğümüz rehin bırakma (staking) modelini uygulamaktadır. Kullanıcılar GHO’larını rehin bırakarak karşılığında türev stablecoin token’i olan sGHO elde ederler. Stake edilen GHO’lar, GHO borçlanmak isteyen kişilere verilmek üzere teminat olarak kullanılır. sGHO’nun 11 Temmuz 2025 itibariyle getirisi %7,77’dir.</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>Haziran 2025’te gerçekleşen yönetişim oylaması sonucunda GHO’nun Avalanche blokzincirinde de piyasa olarak açılmasına karar verilmiştir. Ethereum, Base ve Arbitrum’dan sonra Avalanche ağında da kullanıcılar GHO’ya erişebilecek. İlk entegrasyon olarak sadece borç almak için GHO kullanılabiliyor teminat olarak kullanılamıyor olacak.</p><p>Mayıs 2025’te ise GHO’nun kurumsal kullanım alanlarından birisine daha şahit olundu. Ethereum Vakfı direkt olarak ETH satmak yerine ETH teminat gösterip GHO borç alarak kurumsal düzeyde GHO kullanımına başladı. 2 milyon GHO borç alan Ethereum Vakfı, bu işlemle birlikte merkeziyetsiz finansa iyice dahil oldu.</p><p>Daha önce de değindiğimiz üzere Aave, güvenlik protokolünü Umbrella güncellemesi ile topluluğun da erişebileceği bir modele çevirmişti. Bu sayede kullanıcılar cezalandırma riskini alarak sGHO’larına daha yüksek getiri elde edebiliyor. Normalde %7,77 olan getiri oranı Umbrella programının altında stake edilen GHO’lar için %8,79’a çıkıyor. Henüz herhangi bir cezalandırma işlemi olmaması Umbrella’nın risksiz gibi gözükmesini sağlasa da bu uygulamada kullanıcılar varlıklarına belli bir süre erişememe riskini göze alarak işlem yapmaktadır.</p><h3>Karışık Teminatlı Stablecoin’ler</h3><p>Karışık teminatlı stablecoin’ler aslında hem kripto teminatı bulunan hem de itibari para teminatı bulunan stablecoin’ler için kullanılan bir kategorilendirmedir. Projelerin teminatlandırma stratejileri oldukça farkı olabileceği için bu kategorilendirme altındaki projelerin detaylarına daha fazla dikkat etmek gerekmektedir.</p><h4>Usual (USD0)</h4><p>Usual, Tether ve Circle gibi şirketlerin oldukça fazla gelir elde edip yüksek değerlemelere ulaşmasına karşın bu başarıyı sağlayan kullanıcılarla herhangi bir şekilde gelir paylaşımı yapmamasını eleştiren bir projedir. Burada elde edilen gelirin kullanıcılarla paylaşılmasını ilk edinen proje bunu gerçekleştirmek için bir sisteme sahiptir.</p><h4>Teminatlandırma Yöntemi</h4><p>USD0, tokenize edilmiş gerçek dünya varlıklarını teminat olarak kabul eden bir stablecoin’dir. Bu tokenize edilmiş gerçek dünya varlıkları daha önce anlattığımız BlackRock tarafından tokenize edilen fon olan BUIDL, benzer şekilde Franklin Templeton tarafından yaratılan BENJI token’leri olabilir. Ama şu anda gerçek dünya varlıkları (RWA) arasında tek teminat Hashnote tarafından sağlanan tokenize fon Hashnote US Yield Coin (USYC) olarak yer alıyor. Usual Labs gelecek planları arasında diğer tokenize fonların da teminat olarak desteklenmesini hedeflediklerini belirtmiş.</p><p>Teminat durumuyla ilgili herhangi bir rapora ulaşamamış olmamıza karşı Usual takımı tarafından yaratılan bir veri arayüzüne göre son teminatlar aşağıdaki tabloda paylaşılmıştır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*1vAiNS4v9ceLHsQl17r79A.jpeg" /><figcaption>USD0’ın teminat varlıklar dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://dune.com/usual_team/usual">dune/usual_team</a></figcaption></figure><h4>Hashnote US Yield Coin (USYC)</h4><p>Hashnote tarafından kısa vadeli ABD hazine tahvilleri, repo anlaşmaları ve gecelik ters repoları içeren fonun adıdır. Hashnote Ocak 2025’te Circle tarafından satın alındıktan sonra ürünün adı da Circle US Yield Coin olarak değişmiştir. Fon’un token’i “yield-bearing” olarak türdedir. Bu da elde edilen getirilerin token fiyatına direkt etki etmesi şeklinde anlatılabilir. Örneğin yıllık fon getirisi %4 olduğunda ve ilk yılın başında fon token’inin değeri 1 ABD Dolar’ı olduğunda bir yılın sonunda fon token’inin fiyatı 1,04 ABD Doları olmaktadır. İkinci yılda da yine getiri %4 olursa fon token’i fiyatı 1,0816 ABD Doları olacak şekilde tekrar %4 artar.</p><h4>Usual Stability Loan (USL)</h4><p>Usual ile Euler Finance işbirliğinde oluşturulan fon rehin bırakılmış USD0 token’lerinin (yani USD0++) teminat olarak gösterilip USD0 borç alınabileceği bir piyasadır. Haziran 2025’te sağlanmış USD0++ tokenlerinin değeri 333 milyon USD iken borç alınan USD0 değeri 290 milyon USD’ye yakındır. Bunun nedeni USD0++ teminat yatırıp USD0 borç alabilirsiniz, daha sonra bu USD0’ları tekrar USD0++’a çevirerek aynı işlemi tekrar yapabilirsiniz. Bu şekilde döngüye alınan sistemle daha fazla getiri elde edebilirsiniz.</p><p>Ancak şu anda Euler Finance üzerindeki Usual Stability Loan’a göz attığımızda düşük likidite olduğuna dair bir uyarı var. Bunun nedeni büyük ihtimalle kullanıcıların çoğunun bahsettiğimiz döngüyü kullanması.</p><h4>USUALM</h4><p>M0 protokolü tarafından geliştirilen M stablecoin’inin bir klon versiyonu olan USUALM, M stablecoin’ine kara listeye alma veya dondurma özelliklerinin eklendiği versiyonu gibi düşünülebilir. Bu sayede stablecoin’in hem regülasyonlarda sağlaması gereken şartlar sağlanıyor hem de daha kontrol edilebilir bir duruma geliyor.</p><p>Özetle, USD0’ın teminatı olarak oldukça farklı yöntemler tercih edilmiş. Tanıtım dökümanında gördüğümüz hedeften sapıldığını gözlemliyoruz. Hatta teminatın dolaylı yoldan yine kendi stablecoin’i ile sağlanıyor olması sistemi oldukça kırılgan bir yapı haline getiriyor. Her ne kadar USL içerisindeki likidasyon eşiği %99,99 olsa da USD0++’da oluşabilecek fiyat düşüşü direkt olarak USD0’ın teminatlarını da etkiliyor.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>Usual Labs 2022’de Fransa’da kurulan bir şirket. Şirketin kurucu ortağı ve CEO’su Pierre Person, Fransa’daki mecliste kripto para regülasyonlarında aktif rol oynayan birisi. Bu yüzden Usual projesinin de regülasyon uyumlu olması oldukça doğal. Usual’ın tanıtım dökümanında ismi olan kişilerden biri olan Adli Takkal Bataille, Usual’ı tasarlayan kişilerden biri olarak karşımıza çıkıyor ve aynı görevini sürdürmeye devam ediyor. Bataille’nin aynı zamanda Fransızca yazılmış Bitcoin’i anlatan bir kitabı da var.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Verileri</h4><h4>Arz Verisi</h4><p>Arzın neredeyse hepsi Ethereum blokzincirinde bulunmaktadır. Her ne kadar Arbitrum, Base ve BNB Chain ağlarının desteklendiği belirtilse de USD0’ın ana ağı Ethereum olarak nitelendirilebilir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*XAJClJcWNLSYQAIVzjc8iw.png" /><figcaption>USD0 arzının zamana bağlı değişimi (Mayıs 2024 — Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usd0?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Görebileceğiniz üzere 2024’ün sonu ve 2025’in başına denk gelen zamanlarda USD0 piyasa değerinde zirve yaparak neredeyse 2 milyar USD değerine ulaşmıştır. Daha sonra hızlı bir geri düşüş yaşayarak şu anki değeri olan 614,6 milyon USD’ye kadar gerilemiştir.</p><h4>Hacim Verisi</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*ufDt2n5wk93Lv7oOOu6BjQ.png" /><figcaption>USD0 işlem hacminin zaman abğlı değişimi (Mayıs 2024 — Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usd0?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Hacim de yine arz grafiğine benzer bir şekilde 2024 sonu ve 2025 başında oldukça yüksek olmasına rağmen son zamanlarda oldukça düşmüştür. Bunun nedeni ise USD0’lardan gelir elde etmek için kullanılan USD0++’ın oldukça sık kullanılmasıdır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/934/0*KuiqKoWdW6wyaZlE" /><figcaption>USD0++’ın USD0 arzının kaçını oluşturduğu Kaynak: <a href="https://dune.com/usual_team/usual">dune/usual_team</a></figcaption></figure><p>Usual takımı tarafından hazırlanan veri arayüzünden de görülebileceği üzere USD0++’lar USD0 arzının %92,59’unu oluşturmaktadır. Bu da USD0’ların aslında USD0++ kontratında kilitli durumda olduklarını göstermektedir. Bu yüzden işlem hacmi oldukça azdır.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*BSQvOu0oF28IzLZlPiOsdg.png" /><figcaption>USD0 arzının (sağda) ve işlem hacminin (soldaki) sektörel dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usd0?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Yukarıdaki verilerde Usual’ın gerçek dünya varlıkları (RWA) etiketine sahip. Hali hazırda USD0’ın hem arzının hem işlem hacminin çoğu Usual tarafından sağlanmaktadır. Aynı zamanda diğer altyapı uygulamaları (örneğin teminat olarak kullanılan M0 protokolü) ve varlık yönetimi uygulamaları da ön plana çıkıyor. Merkeziyetsiz finans da zaten hacim verisinde incelediğimiz üzere USD0’ların çoğunun USD0++’a çevrildiğinden dolayı oldukça düşük durumda.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki grafikte ve tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*Yq9MdOAtm4a2QVhaoWXn2A.png" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*f6xtYQfMPSIwUiZ7dZRu5A.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><p>USD0 listenin sonlarına doğru yer alsa da bu 2025’in başında farklıydı. Yaşanan korku durumu sonucunda arzı neredeyse üçte birine düşen Usual arzını arttırma emaleri gösterebilmiş durumda değil. Yakın gelecekte takip edip özellikle topluluk tarafından işlemlerde kullanılıp kullanılmadığını incelemek bütüncül piyasadaki konumu ile ilgili ipuçları verecektir.</p><h4>Getiri</h4><p>USD0, kullanıcılarının getiri sağlayabilmesi için rehin bırakma (stake etme) modelini kullanıyor. Kullanıcılar USD0 stablecoin’lerini rehin bırakarak karşılığında USD0++ token’leri elde ediyor. Şu anda bütün USD0’ların %93’e yakını rehin bırakılmış durumda. Bu oran oldukça yüksek hatta bu yüzden USD0’ın işlem hacimleri veye arz verileri oldukça sığ kalmış durumdadır. Her ne kadar Haziran 2025’e kadar USD0++’ın yıllık getiri miktarı %10’un üzerinde olsa da Haziran’ın sonunda bu oran %5–6’lara kadar gerilemiş durumdadır. Bu getirinin bir kısmı USD0++’ın mekanizmasından gelen fiyat artışı sayesinde sağlanmaktadır. Bu mekanizma Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) faiz oranında getiri sağlayarak USD0++’ın fiyatını arttırmaktadır. Getirinin kalan kısmı ise protokolün yönetişim token’i olan USUAL tarafından sağlanmaktadır. USUAL’ın emisyonu sayesinde yeni yaratılan USUAL token’ler USD0++ sahiplerine ödül olarak dağıtılmaktadır. Bu da USUAL token’in enflasyon oranının yüksek olmasına neden olmaktadır.</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>Proje, Arbitrum blokzincirindeki lansmanından sonra oldukça fazla merkeziyetsiz finans protokolüyle işbirliğine gitmiştir. Curve, Sky, Resolv, Superstate, Euler, Pendle ve Morpho gibi büyük merkeziyetsiz finans protokollerinde hem USD0’ın hem de USD0++’ın kullanımı için entegrasyonlarında bulunmuştur. Zaten bu entegrasyonlardan en büyüğünün USL (Usual Stability Loan) olduğundan yukarıda bahsetmiştik.</p><p>2024’ün sonunda projenin yönetişim token’i olan USUAL çıkmış ve topluluğa bir airdrop yapmışlardır. Bundan sonra Binance gibi büyük merkezi borsalarda listelemeler gerçekleşmiştir. Aynı zamanda Usual’ın kendi protokolünde USUAL token rehin bırakanlara (stake edenlere) %120’ün üzerinde yıllık getiri sağlanmaktadır. Ama bu getiriden faydalanmak isteyen kullanıcıların USUAL’ın enflasyon değerlerini kontrol etmesinde fayda var. Haziran 2026’ya kadar USUAL arzının neredeyse 2,5 katına çıkması planlanmış durumda.</p><h4>Frax Finance (FRAX)</h4><p>Aralık 2020’de ilk defa yaratılan FRAX, yaratıldığı sırada kısmen algoritmik kısmen itibari para teminatlı bir mimariye sahipti. Daha sonra yönetişim oylaması ile algoritmik kısım tamamen kaldırıldı. Ayrıca proje Mart 2025’te yapılan yönetişim oylaması sonucunda FRAX stablecoin’inin etiketini L-FRAX olarak değiştirdi. Stablecoin’in yeni ismi ise Legacy Frax Dollar oldu.</p><h4>Teminatlandırma Yöntemi</h4><p>FRAX başlangıçta %100 oranında kripto para karşılığında yaratılabiliyordu. Protokolün yönetişim tokeni olan FXS yakarak yakılan değer kadar FRAX yaratılabiliyordu. Aynı şekilde FRAX yakılarak FXS token geri alınabiliyordu. Lakin TerraUSD’nin (UST) batmasından sonra topluluk FRAX’taki FXS ilişkisinin kısıtlanmasını istedi. Daha sonraki dönemde %80 stablecoin’ler %20 algoritmik olarak teminatlandırma yapıldı. Şubat 2023’te ise FRAX’ın tamamen dış teminat varlıklarına güvenerek yaratılması kararı alındı ve FXS ile FRAX basma dönemi sona erdirildi.</p><p>4 Temmuz 2025 itibariyle L-FRAX’ın teminat varlıkları aşağıdaki gibidir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*l7-yi7kzaAhtxtThLX5bBw.jpeg" /><figcaption>L-FRAX’ın teminat varlık dağılım tablosu (4 Temmuz 2025) Kaynak: <a href="https://facts.frax.finance/frxusd/lfrax-balance-sheet">Frax Finance</a></figcaption></figure><p>Görülebileceği üzere yeni ismiyle L-FRAX’ın teminatları arasında L-FRAX’ın kendisi oldukça yüksek bir yüzdeye sahip. Her ne kadar bu L-FRAX’ların yakılacağı not olarak düşülmüş olsa da hala dolaşımdaki arzdan çıkarılmış değil. Ayrıca teminatların geri kalan kısmında da Frax Finance’in kendisi ile ilişkili oldukça fazla varlık var. UST’nin batmasından sonra hala daha bu şekilde stablecoin’ler görmek riskin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>Frax Finance’in kurucusu ve CEO’su Sam Kazemian, Kaliforniya Üniversitesi’nde felsefe ve sinir bilimi okumuştur. 2014’te ortağıyla beraber IQ.wiki’yi kurmuştur. Özellikle kripto para ve blokzincir dünyası için özelleşmiş bir Wikipedia gibi çalışan projenin ismi önceden Everipedia’ydı. 2019’da ise Frax Finance’i kurmuştur. Forbes’ın düzenlediği 30 yaş altındaki 30 isim arasında yer almıştır.</p><p>Kurucu ortaklardan biri olan Travis Moore ise projenin teknik kısmını idare etmektedir. Şu anda Frax Finance’in CTO’luğunu yapan Travis, IQ.wiki kurulduğunda da Sam ile birlikte kurucu ortaklar arasındaydı.</p><p>Ayrıca Amerika Merkez Bankası (FED) yönetimine aday gösterilmiş Stephen Moore da projeye danışmanlık yapmaktadır.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Veriler</h4><h4>Arz Verisi</h4><p>FRAX, Şubat 2022’de arz miktarında zirve yaparak 2,8 milyar değerine ulaşmıştır. Bundan sonra arzın düzenli düşüşü özellikle Mayıs 2022’de Terra projesinin batmasıyla birlikte daha da kuvvetlendi. Bunun başlıca nedeni FRAX’ın da o zaman sahip olduğu teminatlandırma mimarisi UST ile oldukça benzerdi. Nisan 2022 — Mayıs 2022 arasında bir ayda %50’ye yakın arz düşüşü gerçekleşti.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*ZflHbcmqsfk7j3i92RjUUw.png" /><figcaption>FRAX arzının blokzincirlere göre dağılımının pasta grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/frax_usd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*zSpEfz6pRtcPeqeMfMCazA.jpeg" /><figcaption>FRAX arzının blokzincirlere göre dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/frax_usd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><h4>Hacim Verisi</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*62nb4_dVBIegbYAgvNcu0g.png" /><figcaption>FRAX işlem hacminin blokzincirlere göre dağılımının pasta grafiği (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/frax_usd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*WhZOCsF_t65Y8EAA3Jv57A.jpeg" /><figcaption>FRAX işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım tablosu (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/frax_usd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Görüldüğü üzere işlem hacminin de çoğunluğu Ethereum blokzincirinde sağlanmaktadır. Arz verileri ile işlem hacmi verileri oldukça yakındır. Bu yakınlık sadece yüzdesel değil miktar olarak da benzerdir. Bu da bizlere FRAX’ın çok aktif bir şekilde kullanılmadığını göstermektedir. Bu durum her geçen ay daha da artmaktadır. Örneğin Mayıs 2025’te toplam işlem hacmi 400 milyonun üzerindeyken Haziran 2025’te bu miktar 250 milyona ulaşamamıştır.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*GDadgWyLtPSJXZEzSqBHsg.png" /><figcaption>FRAX arzının (sağda) ve işlem hacminin (solda) sektörel dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/frax_usd?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Sektörel incelemede arzın çoğunluğunun Frax Finance’te bulunduğunu göstermektedir. Bu hem teminat olarak FRAX token’ların yer almasından hem de yeni çıkan frxUSD’ye geçiş yapılmasından ötürüdür. İşlem hacminde ise merkeziyetsiz finans ön plana çıkıyor. Aslında sadece bir tane merkezi borsada listelenen bir stablecoin için oldukça başarılı piyasa değerine ulaşılmış olsa da bu başarı yavaş yavaş sönmektedir.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*f6xtYQfMPSIwUiZ7dZRu5A.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a> ve <a href="https://www.coingecko.com/en/categories/stablecoins">Coingecko</a></figcaption></figure><p>FRAX, 2022 ilk çeyreğinde neredeyse 3 milyar arza yaklaşmış ve bütüncül piyasadaki önemli oyunculardan biri olmuştu. Özellikle UST’nin çöküşünden sonra FRAX’ın da benzer bir mimariye sahip olmasından ötürü kullanıcıların ilgisi azaldı ve genel bir korku ikliminin sonucunda FRAX’ın arzı 300 milyon seviyelerine kadar düştü. Hatta bu arz teminat incelemesinde belirtildiği üzere yakılmak üzere beklenen L-FRAX’ların da yakılmasıyla daha da düşecek.</p><h4>Getiri</h4><p>FRAX getiri sağlayan bir modele sahip değildir. Frax Finance’in yeni ürünü frxUSD ve sfrxUSD getiri için tercih edilebilir.</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>Frax Finance, Securitize ve BlackRock tarafından tokenize edilen hazine fonu olan BUIDL ile teminatlandırılan frxUSD’yi kullanıma sundu. Bu sayede itibari para ile desteklenen ve yeni kabul edilen regülasyonlarla daha uyumlu bir stablecoin seçeneği sunulmuş oldu.</p><p>FRAX’tan frxUSD’ye geçişin desteklenmesi ve teşvik edilmesiyle birlikte token’lerde isim değişikliğine gidildi. FRAX etiketli stablecoin L-FRAX olarak etiketlendirildi ve FXS olarak etiketlendirilmiş yönetişim token’i FRAX olarak etiketlendirildi.</p><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından İsmail Emin tarafından hazırlanmıştır.<br>Düzenleme ve bilgi için </em><a href="https://x.com/0xismailemin"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/+TclHBZnNYEtlY2I8"><em>Telegram</em></a></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=d3673e3aebe1" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/pharus/pharus-stablecoin-raporu-b%C3%B6l%C3%BCm-2-d3673e3aebe1">Pharus Stablecoin Raporu ⎮ Bölüm-2</a> was originally published in <a href="https://medium.com/pharus">Pharus</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Pharus Stablecoin Raporu⎮Bölüm-1]]></title>
            <link>https://medium.com/pharus/pharus-stablecoin-raporu-b%C3%B6l%C3%BCm-1-f2096ed193dd?source=rss----689924cb54e7---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/f2096ed193dd</guid>
            <category><![CDATA[blockchain]]></category>
            <category><![CDATA[finance]]></category>
            <category><![CDATA[stablecoin-cryptocurrency]]></category>
            <category><![CDATA[investment]]></category>
            <category><![CDATA[cryptocurrency]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pharus ✨]]></dc:creator>
            <pubDate>Wed, 20 Aug 2025 14:19:14 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2025-08-30T16:52:46.360Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*rbML0Vrv0zcaSX87cTS8Cw.jpeg" /></figure><p>· <a href="#0437">Giriş</a><br>· <a href="#4616">Stablecoin’lerin Durumu</a><br>· <a href="#07a1">Stablecoin Projeleri</a><br>· <a href="#276b">Miras Stablecoinler</a><br> ∘ <a href="#a16f">Tether (USDT)</a><br> ∘ <a href="#5e43">Circle (USDC)</a><br> ∘ <a href="#47b0">MakerDAO/Sky (DAI ve USDS)</a><br> ∘ <a href="#b79c">World Liberty Financial (USD1)</a><br> ∘ <a href="#1e4f">BlackRock x Ethena (USDtb)</a></p><h3>Giriş</h3><p>Bu raporda stablecoin ekosisteminin mevcut durumunu verilerle ortaya koyarken, önde gelen projeleri yakından inceleyeceğiz. Her bir proje için teminatlandırma yapısı, arz, hacim, sektörel dağılım, piyasa karşılaştırması ve getiri metrikleri ele alınacak;</p><p>Ayrıca ekibine de kısa bir bakış sunularak sektör içindeki rolü değerlendirilecek.</p><p>Bunun yanı sıra, stablecoin piyasasının bütüncül yapısına dair karşılaştırmalar ve güncel gelişmeler de raporun kapsamına dahil</p><p>Pharus olarak amacımız, stablecoin’lerin kripto ekosistemindeki işlevini netleştirmek ve ekosistemdeki tüm paydaşlara özellikle yatırımcılar;</p><p>Kullanıcılar ve geliştiriciler için yol gösterici bir kaynak sunmaktır.</p><h3>Stablecoin’lerin Durumu</h3><h4>Stablecoin Arzı</h4><p>Stablecoin’ler geleneksel finans (TradFi) ile merkeziyetsiz finansın (DeFi) arasında köprü görevi görerek oldukça önemli bir role sahip. Mayıs 2025 itibariyle <strong>225 milyar USD</strong> seviyesinde bulunan stablecoin <a href="https://visaonchainanalytics.com/supply">arzı </a>Amerika’nın <a href="https://fred.stlouisfed.org/series/M1SL">likit Dolar arzıyla</a> (M1) yani <strong>18,56 trilyon USD</strong> değeriyle karşılaştırdığımızda henüz %1’i yeni geçmiş durumda. Ayrıca Avrupa Birliği’nin yerel para birimi olan <a href="https://data.ecb.europa.eu/data/datasets/BSI/BSI.M.U2.Y.V.M10.X.1.U2.2300.Z01.E">Euro’nun likit arzı</a> (M1) 10,69 trilyon seviyesinde. Bu miktarı USD’ye çevirecek olursak güncel çapraz kur ile 12,12 trilyon USD değerinde tekabül etmektedir. Tabi buna diğer yerel para birimlerini de eklersek stablecoin’lerin henüz arz olarak oldukça düşük seviyede yer aldığını kabul etmemiz gerekir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*_-VJQoUtObk8L1gPrmNVTg@2x.png" /><figcaption>Stablecoin Arzı (Mayıs 2023 — Mayıs 2025) Kaynak: <a href="https://visaonchainanalytics.com/supply">Visa</a></figcaption></figure><p>Ülkemizden örnek vermek gerekirse Türkiye’nin <a href="https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/173b7dec-d6c6-4727-9f51-82e0f4138560/Para_Banka.pdf?MOD=AJPERES&amp;CACHEID=ROOTWORKSPACE-173b7dec-d6c6-4727-9f51-82e0f4138560-prYW4Cm">Türk Lirası’nın likit arzı</a> (M1) 7,4 trilyon seviyesindedir. Bunu güncel kurdan dolara çevirdiğimizde ise 190 milyar USD seviyesine denk gelmektedir. Yani stablecoin’lerin toplam arzı aslında Türk Lirası’nın bütün likit arzını Dolar bazında geçmiştir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*z70sKvs_uJTHEm6jrdd-LA@2x.png" /><figcaption>Stablecoin arzının Türk Lirası biriminde değeri (mavi) ve Türk Lirası’nın likit arzı (pembe) karşılaştırması Kaynak: <a href="https://www.tradingview.com/x/MjvZy87S/">Tradingview</a></figcaption></figure><h4>Stablecoin Hacmi</h4><p>Buna karşın stablecoin’lerin yarattığı hacim ise dünyadaki en büyük para transferi ağlarını yakalamış hatta geçmiş durumdadır. Stablecoin’lerin son Mayıs 2024 — Mayıs 2025 arasında yarattığı <a href="https://visaonchainanalytics.com/transactions">düzenlenmemiş hacim</a> <strong>33,4 trilyon USD</strong> seviyesinde. Düzenlenmiş hacim verisi ise yine aynı zaman aralığı için <strong>7 trilyon USD </strong>değerindedir. En büyük ödeme ağlarından biri olan Visa 2024 yılında 13,2 trilyon USD değerinde <a href="https://annualreport.visa.com/financials/default.aspx">hacim yarattı</a>. Bir diğer ödeme ağı devlerinden olan Mastercard 2024 yılında yarattığı hacim yerel para birimlerinden Dolar’a çevrilerek hesaplandığında 9,8 trilyon USD değerinde <a href="https://s25.q4cdn.com/479285134/files/doc_financials/2024/q4/4Q24-Mastercard-Earnings-Release.pdf">çıkıyor</a>. Gördüğümüz üzere stablecoin’ler Visa ve Mastercard’ın bir yıllık hacminin toplamından daha fazla hacim yaratmış durumda.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*LaIMDiP5s5uq3XCZvBQbcg@2x.png" /><figcaption>Stablecoin Hacmi (Mayıs 2023 — Mayıs 2025) Kaynak: <a href="https://visaonchainanalytics.com/transactions">Visa</a></figcaption></figure><p>Yukarıda hem düzenlenmiş hem de düzenlenmemiş hacimden bahsettik ve aralarındaki fark oldukça yüksek. Bu verilerin kaynağı olarak ödeme ağı olan Visa’nın yarattığı göstergeleri kullanıyoruz. Visa bizlere düzenlenmiş ve düzenlenmemiş hacim arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor:</p><ul><li>Allium Labs tarafından bot olmadığı belirtilen etiketlenmiş 3 milyondan fazla adres var. Bu adresler düzenlenmiş hacim içerisinde sayılıyor.</li><li>Merkezi borsaların veya merkeziyetsiz borsaların işlemleri, yatırım fonlarının adresleri, ayda 1000 işlemden az ve 10 milyondan az hacim yaratan adresler düzenlenmiş hacim içerisinde yer alıyor.<br> ○ Örneğin Coinbase borsasından Binance borsasına para çektiğinizde bu düzenlenmiş hacim olarak kabul ediliyor.<br>○ Merkeziyetsiz finans protokollerinde Bitcoin teminat göstererek stablecoin borçlandığınızda bu gibi işlemler de düzenlenmiş hacmin içerisinde yer alıyor.</li><li>Etiketlenmemiş adresler ise sezgisel (heuristic) analizlerden geçiriliyor ve bazıları düzenlenmemiş hacim içerisinde yer ediniyor.<br>Örneğin :<br>○ Blockchain üzerindeki işlemlerde çıkartılabilir maximum değeri (MEV) elde edebilmek için işlem yapan botlar.<br>○ Merkezi borsaların varlıklarını düzenlemek için kurumsal cüzdanları arasında yaptığı transferler<br>○ Bir akıllı kontratın içinde birden fazla fonksiyon çalışırken yapılan stablecoin transfer hacmi.</li></ul><p>Daha doğru veri elde edebilmek açısından düzenlenmiş hacmi dikkate almak önemli. Düzenlenmiş hacim verisine göre yorum yaparsak da stablecoin’lerin Visa veya Mastercard’ın yarattığı yıllık küresel hacimleri yakalamasına oldukça az kaldığı söylenebilir. Ama bu kıyaslamayı yaparken Visa ve Mastercard’ın sadece ödeme ağı olduğunu unutmamak gerekir. Stablecoin’lerin kullanım alanlarından birisi ödemeler olsa dahi tek kullanım alanı bu değil. Stablecoin’ler aynı diğer fiat para birimleri gibi değer saklamak için de kullanılıyor. Bu yüzden küresel döviz piyasasını inceleyen Foreign Exchange Committee (Döviz Komitesi) tarafından yapılan anketleri inceleyerek küresel ölçekteki para transfer hacmini anlamaya çalışmak gerekir. Döviz Komitesi’nin Ekim 2024’te yaptığı ankete göre spot işlemler, vadeli borsa işlemleri, döviz kur alım-satımları ve tezgah üstü (OTC) işlemlerin hepsi hesaplanığında <a href="https://www.newyorkfed.org/medialibrary/Microsites/fxc/files/2025/octfxsurvey2024.pdf">günlük ortalama işlem hacmi</a> <strong>1,2 trilyon USD</strong> seviyesinde. Bu miktarın büyüklüğünü şöyle anlatabiliriz: Stablecoin’lerin yarattığı düzenlenmemiş yıllık hacim dünyada bütün para transferlerini hesapladığımızda sadece 1 ayda gerçekleştiriliyor. Yani bu verilere göre stablecoin’lerin büyüyeceği alan oldukça fazla yorumu çıkartılabilir.</p><p>Stablecoin’lerin büyümesi sadece kripto paralara aşina olan kitlenin değil aynı zamanda finans alanındaki devlerin de ilgisini çekiyor. Bu büyüyen pastadan hem finans devleri hem küçük girişimler pay almak istiyor. Raporun kalan kısmında son dönemde sayısı oldukça artan stablecoin projelerini tek tek inceleyeceğiz. Bu inceleme kategoriler şeklinde ilerleyecek. Her ne kadar stablecoin projelerinin mimarileri oldukça farklı olsa da onları teminatlandırma ve bu teminatlandırma mekanizmalarına göre ayırabileceğimizi düşünüyoruz. Bu kategorilendirme dışında en başta “Miras” olarak isimlendirdiğimiz pastanın büyük bölümüne sahip olan Tether, Circle ve MakerDAO projelerini inceleyeceğiz. Böylelikle raporumuzun ana odağı henüz büyümekte olan ve çeşitli inovasyonlar sunan çeşitli projeler olacak.</p><p><strong>✎ Raporun takip edeceği düzen şu şekilde olacaktır:</strong></p><ul><li>Kategori (örneğin Kripto Para Teminatlı Stablecoin’ler)<br>Proje (örneğin Curve Finance / crvUSD)<br> ▪︎ Projenin temel analizi, teminatlandırma yöntemi, ekibi, geçmişi<br> ▪︎ Projenin arz, transfer hacmi, aktif adres sayısı, blokzincir dağılımı, varsa bir getiri oranı gibi verilerin incelenmesi ve bütüncül piyasa ile karşılaştırılması<br> ▪︎ Proje hakkında duyurulan son gelişmeler, haberler veya partnerlikler</li></ul><h3>Stablecoin Projeleri</h3><h4>Miras Stablecoinler</h4><p>Bu kategoride stablecoin’lerin oluşturduğu piyasa değerinin %94,4’lük kısmını oluşturan Tether, Circle ve MakerDAO projelerini inceleyeceğiz. USDT, USDC ve DAI hemen hemen hepimizin daha önce en azından duyduğu veya kullandığı stablecoin’ler. Raporun bu kısmında bu devlerin gelişmelerini aktararak raporun diğer kısımlarında diğer projelere odaklanacağız.</p><p><em>Not: Bu kategorinin altındaki stablecoin projelerinin teminatlandırma yöntemi proje bilgileri içerisinde paylaşılacaktır.</em></p><h4>Tether (USDT)</h4><p>Tether 2014 yılında kurulan ve başta Bitcoin blokzincirindeki Omni Protokol’ü üzerinde yaratılan ABD Doları’na denkleştirilmiş bir stablecoin projesidir. Tether’i çıkaran şirket <strong>Tether Holdings Ltd</strong> şirketidir. Bu şirket aynı zamanda Bitfinex borsasının da sahibi olan iFinex şirketine bağlıdır. Şirketin merkezi İngiliz Virgin Adaları’dır (BVI). 2019 yılında Tether, Bitcoin’i geçerek en çok kullanılan kripto para konumuna gelmiştir. Temmuz 2024’teki <a href="https://www.forbes.com/sites/digital-assets/2024/07/26/tethers-billionaire-ceo-is-afraid-of-wasting-this-once-in-one-hundred-years-opportunity/">Forbes haberine</a> göre Tether’in dünya çapında 350 milyondan fazla kullanıcısı vardır.</p><h4>Teminatlandırma Yöntemi</h4><p>Tether, teminatlandırma yöntemi olarak itibari para ile teminatlı (fiat-backed) bir stablecoin’dir. Teminatlandırma ürünleri arasında nakit, nakde eşdeğer varlıklar ve kısa vadeli mevduatlar bulunur. Bunların yanı sıra değerli metaller, Bitcoin, teminatlandırılmış krediler ve şirket tahvilleri de Tether’in teminatları arasında yerini alır. Son yayınlanan şeffaflık raporuna göre (31 Mart 2025) Tether’in teminatlandırma ürünleri yüzdesel olarak aşağıdaki tabloda paylaşılmıştır:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*ryS8RCvWh5ZNrZMwgIizZQ.jpeg" /><figcaption>Tether (USDT) Teminatlandırma Dağılımı (Mart 2025) Kaynak: <a href="https://assets.ctfassets.net/vyse88cgwfbl/1LdSmP3HBynDxm6wvkDSsL/c4bcbd1f6fc18a0e8b3a12444ac8ae97/ISAE_3000R_-_Opinion_Tether_International_Financial_Figures___Reserves_Report_31.03.2025_RC187322025BD0040.pdf">Tether</a></figcaption></figure><p>Görüldüğü üzere teminatların çoğunluğu nakit ve nakde eşdeğer varlıklardan oluşmaktadır. Daha iyi anlaşılması için aşağıdaki tabloda bu varlık sınıfı detaylandırılmıştır:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*H62K-D-oAAYu7Fcm1QIdWA.jpeg" /><figcaption>Tether (USDT) “Nakit, Nakde Eşdeğer Varlık ve Kısa Vadeli Mevduatlar” Alt Başlığı Teminatlandırma Dağılımı (Mart 2025) Kaynak: <a href="https://assets.ctfassets.net/vyse88cgwfbl/1LdSmP3HBynDxm6wvkDSsL/c4bcbd1f6fc18a0e8b3a12444ac8ae97/ISAE_3000R_-_Opinion_Tether_International_Financial_Figures___Reserves_Report_31.03.2025_RC187322025BD0040.pdf">Tether</a></figcaption></figure><p>Başlangıçta Tether rezervlerinin tamamen nakit olması hedeflenmiştir ama şirket Mart 2019’da yayınladığı güncellemeyle birlikte teminatların sadece nakit dolarla değil geniş rezervlerle desteklendiğini duyurmuştur.</p><p><em>Bu güncelleme, Tether’in geçmiş zamanında stablecoin’lerin hepsi için 1:1 oranında rezerv tutmadığına dair endişeleri ortaya çıkarmıştır.</em></p><p>Bunun üzerine New York Başsavcılığı (NYAG) 2019 yılında bir soruşturma başlatmış ve bu soruşturmanın sonucunda Bitfinex borsasının 850 milyon USD değerindeki zararının Tether rezervlerinden karşılanmaya çalışıldığı ortaya çıkmıştır. 2021 yılının Şubat ayında Tether ve Bitfinex’e toplam 18,5 milyon USD değerinde <a href="https://www.coindesk.com/markets/2021/02/23/ny-ags-850m-probe-of-bitfinex-tether-ends-in-an-185m-settlement#:~:text=The%20NYAG%E2%80%99s%20office%20announced%20the,as%20part%20of%20the%20settlement">ceza kesilmiştir</a>. Bu cezanın yanı sıra Tether’in düzenli olarak rezervlerinin dağılımını rapor olarak sunması gerektiğine de karar verilmiştir. Tether bu cezadan sonra 3 ayda bir olacak şekilde şeffaflık raporları sunmaya başlamış ve 2022 Temmuz’dan itibaren bağımsız bir denetim firması olan BDO Italia aracılığıyla düzenli olarak varlık teyiti raporları da sunmaya başlamıştır. Halen bağımsız bir firma tarafından tam finansal denetim raporu sunulmamış olmasına rağmen Tether şirketi bunu “Büyük Dörtlü” (Big Four) firmalarından birinin üstlenmesi için çalışmalara devam ettiğini <a href="https://www.coindesk.com/markets/2021/02/23/ny-ags-850m-probe-of-bitfinex-tether-ends-in-an-185m-settlement#:~:text=The%20NYAG%E2%80%99s%20office%20announced%20the,as%20part%20of%20the%20settlement">belirtmiştir</a>.</p><h4>Ekip</h4><p>Tether Holdings Ltd şirketinin CEO’su şu anda Paolo Ardoino’dur. Aralık 2023’te CEO koltuğuna oturan Paolo, hali hazırda Aralık 2017’den beri şirketin baş teknoloji sorumlusu (CTO) olarak görev yapmaktaydı. Paolo aynı zamanda Bitfinex’teki baş teknoloji sorumlusu (CTO) görevine 10 yıldır eş zamanlı olarak devam etmektedir. Yine Paolo’ya benzer şekilde Tether başkanı (Chairman) olarak görev alan Giancarlo Devasini, Bitfinex’te baş finans sorumlusu (CFO) olarak da yer almaktadır. Ek olarak Claduai Lagorio 6,5 yıldır her iki şirketin de baş operasyon sorumlusu (COO) olarak görev almaktadır. Görülebileceği üzere Bitfinex ve Tether hem yönetimdeki kişiler açısından hem de yönetim kararları açısından oldukça iç içe geçmiş bir yapıdadır.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Veriler</h4><h4>Arz Verisi</h4><p>Tether her ne kadar başta Bitcoin blokzinciri üzerindeki Omni protokolünü kullanarak ortaya çıkmış olsa da sonrasında popüler blokzincirleri destekleme konusunda geride kalmamıştır. Tether şu anda başta Tron, Ethereum, Solana, TON, Aptos ve Avalanche olmak üzere toplam 18 blokzinciri desteklemektedir. Bu blokzincirlerin desteklenmesinin yanı sıra Tether o kadar popülerdi ki resmi olarak USDT yaratılmayan blokzincirlerde bile ana stablecoin olarak tercih ediliyordu. Bu yüzden Tether 2025 yılının başlarında USDT0 ürününü duyurdu. LayerZero’nun teknolojisini kullanan bu ürün ile birlikte istediğiniz herhangi bir blokzincire USDT’nizi transfer edebilmenizin önü açıldı. Yani daha önceden çeşitli köprüler veya blokzincirlerle yapılan anlaşmalar sayesinde çözülen fraksiyon sorununa daha temel bir çözüm bulunmuş olundu.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*aSwzzgtysmNrqXEQGDC52A@2x.png" /><figcaption>Tether (USDT) arzının blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdt?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*tw9MJ07Tuf5O5r6tA4j_Vw.jpeg" /><figcaption>Tether (USDT) arzının blokzincirlere göre dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdt?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Yukarıdaki tablodan ve grafikten de görüldüğü üzere arzın çoğunluğu Tron ve Ethereum blokzincirlerinde toplanmış durumdadır. Ethereum üzerindeki ikincil katman çözümlerinin de desteklenmesine rağmen arzın çoğunluğu Ethereum’da bulunmaktadır. Tron ağındaki varlıkların çoğunluğu ise birçok merkezi borsanın Tron ağını desteklemesine bağlanabilir. Aynı zamanda Tron stablecoin işbirlikleri konusunda oldukça aktif durumda. Ağın kurucusu Justin Sun, stablecoin’ler konusunda aktif bir şekilde konferanslara katılıyor ve geliştirmeler hakkında kullanıcıları bilgilendiriyor.</p><h4>Hacim Verisi</h4><p>Hacim değerlerini ise aşağıdaki grafik ve tabloda görüntüleyebilirsiniz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*fyG4blXHVjMtLH0gf3eorQ@2x.png" /><figcaption>Tether (USDT) işlem hacmi blokzincir dağılımı pasta grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdt?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/646/1*Ekm3dbagOe1AOMkFFhts3Q.png" /><figcaption>Tether (USDT) işlem hacmi blokzincir dağılımı ve yüzdesel değerleri tablosu Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdt?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">​​Artemis</a></figcaption></figure><p>İşlem hacmini incelediğimizde arzla korele bir şekilde ilerleyen Tron ağı görünmektedir. Buna karşın Ethereum ağı arzın %44,5’unu içermesine rağmen hacimde bu oran %20,33’e düşmüş. Buradan Ethereum ağındaki USDT’lerin aktif işlemlerde yer almak yerine genellikle daha uzun vadeli protokollerde değerlendirildiğini veya boşta (idle) beklediğini yorumlayabiliriz. BNB Chain ise arzın %3,45’ini bulundurmasına rağmen hacimde %20,15 gibi oldukça yüksek bir miktara sahip. Bu da BNB Chain’deki USDT’lerin aktif bir şekilde kullanıldığını ortaya koyuyor.</p><h4><strong>Sektörel Dağılım</strong></h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*KECuh-ugnMgmjtjT" /></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*E_v6V307zQFHQFsK" /><figcaption>Tether (USDT) arzının (solda) ve işlem hacminin (sağda) sektörlere göre dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdt?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Arzın ve hacmin sektörlere göre dağılımını incelediğimizde merkezi borsaların (CEX) ezici çoğunluğu elinde tuttuğunu görüntüleyebiliriz. Bu da bize USDT’nin genellikle merkezi borsalarda alım satım işlemlerini gerçekleştirmek için veya CEX’ler arasında varlık transferi yapmak için kullanıldığını gösteriyor. Hacim verisinde merkezi borsalardan sonra merkeziyetsiz finans (DeFi) işlemleri ön plana çıkıyor. Her ne kadar arz verisinde merkeziyetsiz finans 4. sırada yer alsa da hacim verisinde 2. sırada bulunması bizlere merkeziyetsiz finans protokollerinde değerlendirilen USDT’lerin aktif bir şekilde kullanıldığını gösteriyor.</p><h4><strong>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</strong></h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki grafikte ve tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*k6CgI3lnIdOsmEv4Qs0BqQ@2x.png" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*BMHyrZFbG2_iyuBkGKkIZQ.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><p>Görüldüğü üzere Tether hala stablecoin piyasasında liderliğini açık ara farkla korumakta. Bunun başlıca nedeni Tether’in Ethereum’dan bile önce kurulan bir proje olması yer alıyor. Kullanıcıların en başından beri alışmış olduğu ve güvendiği proje, her ne kadar bahsettiğimiz gibi zaman içerisinde bazı güven sorunları yaşamış olsa da şu anda stablecoin piyasasına liderlik etmeyi sürdürüyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*2m0_jvnkha20UvpJCV2CRA@2x.png" /><figcaption>Zaman içerisinde stablecoin’lerin arz dağılımlarının yüzdesel yığılmış grafiği (Mayıs 2022 — Mayıs 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=dai%2Cfdusd%2Cpyusd%2Cusdc%2Cusde%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb">Artemis</a></figcaption></figure><p>Her ne kadar USDT’nin arz miktarı zaman içerisinde artmış olsa da bunun yüzdesel olarak arttığını da söylemek mümkün değil. Mayıs 2020’de yüzdesel olarak stablecoin piyasasının %82,5’unu oluşturan Tether bundan 5 yıl sonra Mayıs 2025’te %63,1’e kadar gerilemiş durumda. Hatta sadece son 1 yılı incelediğimizde bu düşüş %69,4’ten %63,1’e kadar gelmiş durumda. Tether son 1 yılda pastadaki payından %6,3 kaybetmiştir. Bunun başlıca nedeni yeni çıkan Ethena (USDe) veya World Liberty Financial (USD1) gibi projelerin ilgi çekmesi olabilir. Ayrıca son bir yılda Circle’ın (USDC) da oldukça fazla işbirliği yapması Tether’in payını kaybetmesinde etkili olmuş diyebiliriz.</p><h4><strong>Getiri</strong></h4><p>Tether, teminat olarak bulundurduğu varlıklardan elde edilen geliri kullanıcılarla paylaşan bir mekanizmaya sahip değildir. Çeşitli merkeziyetsiz finans protokollerinde protokolün teklif ettiği getiriler tercih edilebilir.</p><h4>Proje Hakkındaki Son Gelişmeler</h4><p>Tether başta desteklediği blokzincirlerden talebin az olduklarına desteğini kesme kararı aldı. Haziran 2024 sonunda Algorand ve EOS ağlarındaki destek son buldu. Desteğin son bulmasına rağmen hala bu ağlarda USDT kullanıldığını görmek mümkün. Ayrıca Polkadot’un test ağı olan Kusama ve Bitcoin Cash ağlarında da Eylül 2025’te verilen destek destek sonlandırılacak.</p><p>Bunlara ek olarak Tether ve Tron 2023 sonunda T3 Finansal Suç Ünitesi (T3 FCU) adında bir girişim kurdu. Bu girişimle birlikte blokzincir üzerindeki suçları ve kara para aklama işlemlerini takip ediyorlar. TRM Labs’in de desteğini sağladığı girişim, şimdiye kadar 160 milyon USD’nin üzerinde varlığı bu suçlarla ilişkili olduğu için dondurdu.</p><p>Daha önce paylaştığımız <a href="https://medium.com/pharus/payment-financing-payfi-pharus-a4334172c60e"><strong>Ödeme Finansmanı (PayFi) raporunda</strong></a> da belirttiğimiz gibi Tether bir alt birim kurarak uluslararası ödemelerdeki verimsiz bekleme sürelerini azaltmayı hedefliyor.</p><p>Daha önce Orta Doğu’daki bir petrol anlaşmasını finanse eden birim, daha büyük transferlere de hazır olduğunu belirtmişti.</p><h3>USDT0</h3><p>Tether’in 18 blokzincirde yaratma ve yok etme işlemlerini desteklediğini belirtmiştik. Hatta bazı blokzincirlere de bu desteği kesme kararı aldı. Tether özellikle 2024 ve 2025 yılında oldukça artan blokzincirlerin hepsine destek vermek için LayerZero firmasının Omnichain Fungible Token (OFT) standardını benimseyerek USDT0’ı çıkardı.</p><p>Bu standarta göre Ethereum blokzincirinde bir akıllı kontrata USDT token’leri kilitleniyor. Hedef blokzincirde ise kilitlenen miktarda USDT0 token’leri yaratılıyor. Bu sayede parçalanmış likidite ve güvenlik sorunları çözülmüş oluyor. Ethereum dışında orijinal USDT’nin desteklendiği blokzincirlerdeki transfer için ise Legacy Mesh adında bir uygulama duyuruldu. Tron veya TON gibi blokzincirlerden direkt olarak Arbitrum’a transfer yapılabiliyor. Arbitrum’da yaratılan USDT0’dan ise USDT0’ın desteklendiği bütün blokzincirlere transfer mümkün. Bu hamlenin sonucunda Tether’in ana likidite merkezi olarak Ethereum ve Arbitrum’u seçtiğini görebiliriz.</p><h3>Circle (USDC)</h3><p>USDC, Ekim 2018’de Coinbase ve Circle ortaklığında kurulan <a href="https://www.usdc.com/">CENTRE Konsorsiyum</a>’u tarafından ortaya çıkarılan stablecoin’dir. Circle kendi internet sayfasında “dünyanın en fazla lisans almış stablecoin şirketi” olduğunu iddia etmekte. Stablecoin ortaya çıktığından beri Tether’e rakip olarak daha şeffaf ve güvenilir bir stablecoin sunmayı hedeflemektedir.</p><p>Circle başta Ethereum, Solana, Arbitrum ve Base olmak üzere toplam 20 blokzinciri doğal (native) olarak destekler.</p><h4>Teminatlandırma Yöntemi</h4><p>USDC, her zaman 1:1 oranını koruyarak ABD Doları’na dönüştürülebileceğini iddia eder. Teminat olarak nakit ve kısa vadeli hazine bonolarını kullanmaktadır. Teminatların önemli bir kısmı dünyanın en büyük fon ihraççısı olan BlackRock tarafından yönetilen Circle Reserve Fund aracılığıyla tutulmaktadır. Bu rezerv fonunun içerisinde ise kısa vadeli hazine bonolarının yanı sıra gecelik repo faizleri de bulunmaktadır.</p><p>Circle her ay Büyük Dörtlü (Big Four) arasında yer alan Deloitte denetim şirketi tarafından denetlenmekte ve rezervlerinin yer aldığı raporlar yayınlamaktadır. Bu raporlara Circle’ın internet sayfasında bulunan <a href="https://www.circle.com/transparency#:~:text=%E2%80%8D,and%20is%20managed%20by%20BlackRock">şeffaflık kısmından</a> erişilebilmektedir. Nisan 2025 şeffaflık raporunda yer alan teminat dağılımını aşağıdaki tablodan görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*-lTsp821KMRNetsTrPAYtg.jpeg" /><figcaption>Circle (USDC) Teminat Dağılımı (Nisan 2025) Kaynak: <a href="https://6778953.fs1.hubspotusercontent-na1.net/hubfs/6778953/USDCAttestationReports/2025/2025-USDC_Examination-Report-April-25.pdf">Circle</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*pcslHFX2FVtyStIsbJo8iw.png" /><figcaption>BlackRock Circle Rezerv Fonu Dağılımı (Nisan 2025) Kaynak: <a href="https://6778953.fs1.hubspotusercontent-na1.net/hubfs/6778953/USDCAttestationReports/2025/2025-USDC_Examination-Report-April-25.pdf">Circle</a></figcaption></figure><p>Circle, kuruluş aşamasındaki hedefi olan <em>“Tether’den daha güvenilir ve şeffaf bir stablecoin”</em> olma yolunda adımlar atmış gibi gözüküyor.</p><p>Hem üç ayda bir rapor yayınlamak yerine her ay rapor yayınlaması hem de dünyanın en büyük denetim firmalarından biri tarafından denetlenmesi kullanıcılara daha fazla güven aşılıyor. Ayrıca teminatların büyük çoğunluğunu yine dünyanın en büyük finansal kuruluşlarından biri olan BlackRock’ın yönetmesi de kullanıcılara güven sağlayan bir diğer unsur diyebiliriz.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>USDC, her ne kadar Coinbase ve Circle’ın ortaklığında oluşturulan CENTRE Konsorsiyum’u tarafından geliştirilmiş olsa da 2023 yılında CENTRE Konsorsiyum’u dağıtılmıştır. Bu gelişmeden sonra Circle, USDC’nin tek ihraççısı olarak konumlanmıştır. Coinbase ise Circle’dan hisse payı almıştır. Circle, 2013 yılında şu anda şirketin CEO’su olan Jeremy Allaire ve Sean Neville tarafından kurulmuştur. Jeremy görevine devam etmesine karşın diğer kurucu ortak Sean sadece yönetim kurulu üyeliği rolünde yer almaktadır.</p><h4><strong>MiCA Uyumluluğu</strong></h4><p>Circle, Avrupa Birliği’nin 30 Haziran 2024’te yürürlüğe aldığı Markets in Crypto-Assets Regulation (MiCA) kanununa bir gün sonra uyumluluk aldı. Bunun ardından 2025 ilk çeyreğinin sonunda Binance ve Coinbase gibi dev merkezi borsaların Avrupa Birliği’nde yaşayan vatandaşlarına MiCA uyumluluğu olmayan stablecoin’lerin kullanımı yasaklandı. Circle da bu uyumluluğa sahip olan sayılı stablecoin projelerinden biri olduğu için Avrupa Birliği’nde yaşayan vatandaşların kullanabileceği stablecoin’lerden biri olarak ön plana çıktı.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Veriler</h4><h4><strong>Arz Verisi</strong></h4><p>Circle, kullanıcıların aktif olarak kullandığı toplam 20 blokzincirlere doğal (native) destek sağlamaktadır. 2018 yılında ortaya çıktığında Ethereum blokzincirinde yaratılan USDC, hâlâ daha arzının çoğunluğunu Ethereum blokzincirinde tutmaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*mrmkk2ThfqLzTxu8_LLFFA@2x.png" /><figcaption>Circle (USDC) Blokzincirlere Göre Arz Dağılımı Pasta Grafiği (Mayıs 2025) Kaynak: <a href="https://www.circle.com/multi-chain-usdc">Circle</a> ve <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdc?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*sY6X_5jVrmCsEjU2pnBHhA.jpeg" /><figcaption>Circle (USDC) Blokzincirlere Göre Arz Dağılımı Tablosu (Mayıs 2025) Kaynak: <a href="https://www.circle.com/multi-chain-usdc">Circle</a> ve <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdc?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Yukarıdaki verilerden görebileceğimiz üzere arzın büyük çoğunluğu Ethereum blokzincirinde yer almaktadır. Bunun yanı sıra Base ve Arbitrum gibi ikincil katman (Layer 2) çözümlerinde de hatrı sayılır seviyede arz bulunmaktadır. Ethereum ve ikincil katman çözümlerindeki arzların toplamını hesaplarsak %80’i geçmektedir. Bu da bizlere gösteriyor ki Circle çoğunlukla Ethereum ekosistemi ile iç içe geçmiş durumdadır. Ayrıca Solana’da bulunan %13,27’lik arz ise Solana ağında da USDC’nin sıkça kullanıldığını göstermektedir. Hatta her ne kadar toplam piyasa değerinde Tether, Circle’ın oldukça üstünde olsa dahi bu Solana ağı için geçerli değil. Solana’da bulunan USDC arzı USDT arzının neredeyse 3,5 katı büyüklüğünde.</p><h4>Hacim Verisi</h4><p>Circle’ın blokzincirlere hacim değerleri aşağıdaki grafiklerden görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*sh-dpyMbL0jaSEucYXxoEA@2x.png" /><figcaption>Circle (USDC) Blokzincirlere Göre Hacim Dağılımı Pasta Grafiği (Mayıs 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdc?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*xnBgdNpRH86Qi0WkRXg1mA.jpeg" /><figcaption>Circle (USDC) Blokzincirlere Göre Hacim Dağılımı Tablosu (Mayıs 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdc?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Yukarıdaki verilerde en dikkatimizi çeken blokzincir Base oluyor. Hacmin neredeyse yarısını tek başına sağlayan Base blokzincirinde USDC’nin arzının sadece %6’lık kısmı yer alıyor. Buna karşın bütün blokzincirlerde yaratılan hacmin yarısına yakını Base blokzinciri tarafından sağlanıyor. Bu da Base ağındaki USDC’lerin boşta (idle) durmadığını ve aktif olarak işlemlerde kullanıldığını kanıtlıyor. Aynı şekilde Polygon’un Proof-of-Stake (PoS) blokzincirinde yer alan USDC’lerin de aktif kullanıldığını söyleyebiliriz.</p><p><strong>Not:</strong> Her ne kadar Circle (USDC), Stellar blokzincirini aktif bir şekilde kullansa da işlem hacmi verilerinin kaynağı olan Artemis Stellar blokzincirini desteklemediği için burada veriler paylaşılamamıştır.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*PfzBkMhu-WpLgiC00CfnAw@2x.png" /><figcaption>Circle (USDC) arzının (solda) ve işlem hacminin (sağda) sektörel dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdc?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Arzın çoğunluğunu merkezi borsalar (CEX) elinde tutarken hemen sonrasında merkeziyetsiz finans (DeFi) protokolleri yer almaktadır. Bununla birlikte işlem hacminin çoğu merkeziyetsiz finans protokollerinde sağlanmaktadır. Aynı zamanda neredeyse merkeziyetsiz finans hacmine ulaşabilecek seviyede blokzincirlerdeki maksimum çıkartılabilir değer (MEV) işlemlerinde USDC’nin de kullanıldığını görebiliyoruz. Maksimum çıkartılabilir değer işlemleri, blokzincirlerde gerçekleşen işlemlerde botların gördüğü arbitraj farklarından yararlanmasına verilen isimdir. Botlar küçük büyük farketmeksizin en ufak arbitraj fırsatlarını değerlendirdiği için merkeziyetsiz finans işlemlerinde bu kadar fazla hacim görülürken MEV işlemlerinde hacmin yüksek olduğunu görmek sürpriz değildir.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki grafikte ve tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*l_u2KvlfvGmNri5jNPjs8Q@2x.png" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*BMHyrZFbG2_iyuBkGKkIZQ.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><p>Circle, Tether’den sonra yer alarak piyasanın en büyük ikinci stablecoin’ini olarak konumlanmaktadır. Aslında miras stablecoin’ler kategorisinde değerlendirilmesinin nedeni en büyük üç stablecoin’den biri olarak yer almasıdır. Ayrıca kendisinden sonra gelen MakerDao (DAI ve USDS) projesine göre oldukça büyük bir pazar payına sahiptir. Stablecoin piyasası bir duopoly’e sahiptir. Yani iki şirket tarafından tekelleştirilmiş durumda. Bu iki şirket ise incelediğimiz Tether ve Circle. İkisinin birlikte piyasa değeri, toplam piyasanın %88’ini oluşturmaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*2m0_jvnkha20UvpJCV2CRA@2x.png" /><figcaption>Stablecoin’lerin arzının zamana bağlı bar grafiği (Mayıs 2022 — Mayıs 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Son 3 yıllık piyasa büyüklüklerini incelediğimizde Circle her ne kadar piyasa değerini arttırmış olsa da rakibi Tether daha fazla arttırmış ve Circle’ın piyasadaki yüzdesel büyüklüğünü düşürmüştür. 3 yıl önce %39,2 piyasa payı olan Circle, Mayıs 2025’te %25,4 piyasa payına sahip durumdadır. Buna karşın birincil rakibi Tether’in piyasa payı üç yılın sonunda %55,8’den %66,9’a yükselmiştir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*sU4TfswqNakIbBn0kUiALQ@2x.png" /><figcaption>Stablecoin’lerin hacminin zamana bağlı %100 birikmiş bar grafiği (Mayıs 2022 — Mayıs 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Son 3 yılda Circle’ın belki de en iyi yaptığı şey, çeşitli partnerlikler kurarak USDC’nin işlem hacimlerinde liderliği eline almasını sağlamaktır. Son 3 yılı incelediğimizde 2023’te yaşanan Silicon Valley Bank krizi dışında Circle’ın işlem hacimlerinde genel bir büyüme söz konusudur. Zaman zaman bu büyüme o kadar yükseldi ki Aralık 2024 içerisinde haftalık zaman diliminde USDC işlem hacimlerinin %88’ini gerçekleştirdi. Mayıs 2025 verilerine baktığımızda ortalama olarak USDC’nin bütün stablecoin hacimlerinin %50’sinden fazlasını gerçekleştirdiğini söyleyebiliriz.</p><h4>Getiri</h4><p>Circle, teminat olarak bulundurduğu varlıklardan elde edilen geliri kullanıcılarla paylaşan bir mekanizmaya sahip değildir. Çeşitli merkeziyetsiz finans protokollerinde protokolün teklif ettiği getiriler tercih edilebilir.</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>Circle hakkında en önemli son gelişme şirketin halka arz olması diyebiliriz.</p><h4>Halka Arz</h4><p>Circle, 2013’ten itibaren toplam <a href="https://cryptorank.io/ico/circle">dokuzdan fazla yatırım turunda</a> 1 milyar ABD Doları’ndan fazla yatırım toplamıştır. 2022’de BlackRock’ın ve Fidelity’nin de dahil olduğu 400 milyon ABD Doları değerindeki turdan sonra 2023’te CENTRE Konsorsiyumu’nun dağılmasıyla birlikte son yatırım turu Coinbase tarafından yapılmıştır. 4 Haziran 2025 tarihinde ise Circle halka açılarak New York Borsası’nda (NYSE) işlem görmeye başladı. Halka arzın gerçekleştiği gün hisselerinin değeri 2,5 katına çıkarak gerçek değerlemesine ulaştı. Halka arz fiyatı hisse başına 31 USD iken 7 Haziran’da hisseler 115 USD’den işlem görmektedir. 4 gün içerisinde 3,7 katına ulaşan hisse değeri birçok kripto dışındaki yatırımcının da dikkatini çekti. Bu yükselişle şirketin piyasa değeri 21,6 milyar ABD Doları’na ulaştı.</p><p>Halka arz gerçekleşmeden hemen önce Ripple (XRP), Circle’ı satın almak için 4–5 milyar dolar değerinde teklifte bulunmuştu. Circle yönetimi teklif çok düşük olduğu için reddetti. Hemen ardından gerçekleşen halka arz ile değerlemenin 21 milyar doları bulduğunu düşünürsek bu teklifin reddi daha anlamlı hale gelmektedir.</p><h4>Binance &amp; Circle Partnerliği</h4><p>Aralık 2024’te gerçekleşen Abu Dhabi Finance Week’te açıklanan partnerlik USDC’nin Binance içerisinde kullanım alanını ve likiditesini arttırmayı hedefliyor. Ayrıca Binance, hazine yönetimi için USDC’yi dijital varlık olarak kullanmaya başlıyor. Tabi bunların yanı sıra Mart 2025’te Avrupa Birliği vatandaşlarının USDT, FDUSD gibi stablecoin’leri MiCA uyumluluğu olmadığı için kullanamaması sonucunda karşılıklı bir kazan-kazan (win-win) durumu ortaya çıktı. Binance ister istemez USDC dışındaki stablecoin’leri AB vatandaşlarına yasaklayacağı için aynı zamanda Circle ile bir iş birliğine giderek bunun her iki taraf için de avantajlı olmasını sağladı.</p><h4>Regülasyonlar</h4><p>Circle, daha önce sizinle <a href="https://x.com/thepharus/status/1925878566652133577">makale olarak paylaştığımız ABD’deki stablecoin yasası olan GENIUS</a> yasasının yürürlüğe girmesinden sonra dikkatleri üzerine çekecek projelerden biri olabilir. Hali hazırda Avrupa Birliği’nden lisans alan ve ABD’de halka arz olan Circle çıkacak yasadaki şartlara uyum sağlıyor gibi gözüküyor. Her ne kadar yasa son durumuna gelmemiş olsa da şu anki taslağına uyum sağlayan Circle hali hazırda <a href="https://www.forbes.com/sites/ninabambysheva/2023/06/07/circle-begs-congress-please-regulate-us/">lobicilik faaliyetlerinde</a> de oldukça aktif durumdadır.</p><h4>Stripe’ın Bridge’i Satın Alması</h4><p>Finans teknolojisi şirketi olan Stripe 2024’ün sonunda kripto ödeme altyapısı sağlayan Bridge’i 1,1 milyar dolar karşılığında satın aldı. Bu sayede Stripe’ın ödeme altyapısı sağladığı binlerce e-ticaret esnafı stablecoin ile ödeme alma şansına sahip oldu. Bridge’in bu ödemelerde kullandığı stablecoin ise USDC olarak karşımıza çıkıyor. Bu hamlenin sonucunda Circle, sadece kripto para ekosistemi içerisindeki kişilere değil aynı zamanda tüm dünyaya hitap etmeye başladı. Üstelik kredi kartlarında %2,9 olan işlem ücreti oranı stablecoin ödemelerinde %1,5 olarak belirlenmiş. Bu sayede özellikle e-ticaret esnaflarının stablecoin ödemelerini kabul etmesi için bir teşvik bulunuyor.</p><h3>MakerDAO/Sky (DAI ve USDS)</h3><p>Miras stablecoin’leri kategorisinin son paydaşı olan MakerDAO, Rune Christensen tarafından 2014 yılında ortaya çıkmış bir projedir. MakerDAO, teminat karşılığında borç alma pozisyonu (Collateralized Debt Position ya da CDP) mekanizmasıyla çalışan bir stablecoin’e sahip. DAI, 2017 yılında ortaya çıkan ilk merkeziyetsiz stablecoin’dir.</p><p>Merkeziyetsiz olarak sıfatlandırılmasının nedeni daha önce incelediğimiz Tether veya Circle gibi bir ihraççı şirketinin bulunmamasıdır. Tamamen akıllı kontratlarla yönetilen bu stablecoin’i yaratmak için kimseden izin almanıza gerek yoktur (permissionless).</p><p>Bu akıllı kontratlardaki risk parametrelerinin nasıl olacağı da topluluk tarafından yönetilir. MakerDAO’nun protokol token’ı olan MKR sahipleri oylamalar yaparak DAI’nin yaratma prensiplerini belirler. Böylelikle akıllı kontratların geliştirilmesinde bile bir merkezilik bulunmamaktadır. Oldukça merkeziyetsiz yönetilen proje, birçok karar alma aşamasında merkeziyetsiz otonom organizasyon (DAO) olarak da bilinen bu topluluk aracılığıyla karar alma yöntemini kullanır.</p><p>MakerDAO, Eylül 2024 itibariyle yapılan topluluk oylaması sonucunda Sky ismiyle yeniden markalaşma sürecine girdi. Bu sadece bir marka değişimi değil aynı zamanda merkeziyetsiz stablecoin olan DAI’nin teminat mekanizmasında da değişimlere sebep oldu. Ne yazık ki incelediğimizde ayrı ayrı DAI’nin ve USDS’in teminatlandırma analizini bulamadık. Bu yüzden en son yapacağımız teminatlandırma dağılımı hem DAI’nin hem de USDS’in toplam değerini kapsayacaktır.</p><h4>Teminatlandırma Yöntemi</h4><h4><strong>☞ Teminat Karşılığında Borç Alma Pozisyonu (CDP)</strong></h4><p>DAI’nin teminatlandırma yöntemini anlamak için teminat karşılığında borç alma pozisyonlarının (CDP) nasıl çalıştığını iyi anlamak gerekir. Bu sistem aslında geleneksel finanstaki ipotek sistemine oldukça benzer. Örneğin 1 milyon lira değerinde bir arabanız var ve siz bunu teminat göstererek kredi çekmek istiyorsunuz. Arabanızın değeri 1 milyon lira olduğu için bundan daha düşük bir miktarda kredi çekebilirsiniz.</p><p>Teminat karşılığında borç alma pozisyonları da buna oldukça benzer. 1 milyon liralık Bitcoin’iniz olduğunu düşünürsek bunu MakerDAO’ya yatırarak karşılığında 500 bin lira değerinde DAI yaratabilirsiniz. Ama burada dikkat edilmesi önemli nokta ise başta yatırdığınız 1 milyon lira değerindeki Bitcoin’leriniz 675 bin lira değerine düşerse MakerDAO akıllı kontratları sizin Bitcoin’inizi satarak aldığınız 500 bin lira değerindeki DAI borcunu öder.</p><p>Bu sistemlere bir teminat yatırıp karşılığında DAI borçlandığınız için teminat karşılığında borç alma pozisyonu (CDP) adı verilir.</p><h4>☞ <strong>DAI Teminatlandırması</strong></h4><p>DAI, MakerDAO tarafından ilk yaratıldığında sadece tek bir teminat karşılığında yaratılabiliyordu ve bu teminat da Ethereum’du. 2019 yılında ise birden fazla teminat çeşidiyle beraber DAI yaratmak mümkün oldu. Başta ETH’in yanında WBTC ve çeşitli merkeziyetsiz finans protokollerinin token’ları da teminat olarak kullanılabilmeye başlandı. Daha sonra stETH ve lBTC gibi staking gelirini içinde barındıran tokenlar da teminat olarak kullanılabilir hale geldi. DAI’nin en verimsiz noktası teminat oranının yaratılacak DAI miktarının 1,5 katı olmasıdır. Bunun nedeni teminat olarak kullanılan kripto paraların volatil varlıklar olmasıdır. Buna karşın 100 dolarlık stablecoin yaratabilmek için 150 dolarlık ETH’i bir protokolde değerlendirmek oldukça verimsiz. Sermaye verimsizliği DAI’nin en temel problemlerinden biri olarak karşımıza çıkıyordu.</p><p>DAI teminatları arasında en tartışmalı varlık USDC olarak yer almaktadır. 2020’nin sonunda adeta ETH gibi birinci sınıf teminat havuzuna eklenen USDC’nin DAI’ye karşı teminat oranı başta %125’ken daha sonra %103’e düşürülmüştü. Merkeziyetsizliği savunan DAI’nin bir merkezi ihraççıya sahip olan USDC ile desteklenmesinin ne kadar mantıklı olup olmadığına dair çokça tartışma sürdü. Maker, DAI’nin teminatlandırma varlıklarını çeşitlendirmek için 2022 yılında kısa vadeli ABD hazine bonolarını DAI teminatları arasına eklemişti. Ayrıca çeşitli deneysel havuzlarda menkul kıymetler gibi çeşitli gerçek dünya varlıkları da teminatlar arasında eklenmiştir.</p><p>USDC, Eylül 2020’de birinci sınıf teminat havuzunda yer aldıktan 3 ay sonra Aralık 2020’de DAI’nin yeni modülü olan Peg Stability Module (PSM) devreye girdi. Bu modül sayesinde kullanıcılar DAI’lerini istedikleri zaman USDC ile 1:1 oranında değiştirebilir duruma geldi. Modül başta %1 daha sonra %0,1 en son da ücretsiz bir işlem ücreti yapısıyla çalışmaya başladı.</p><h4>☞ <strong>USDS Teminatlandırması</strong></h4><p>Aslında DAI’den USDS’e geçiş sırasında teminatlandırma anlamında çok bir şey değişmedi. Hali hazırda DAI sadece kripto varlıklar aracılığıyla teminatlandırmadan uzaklaşmış, ABD hazine bonoları gibi gerçek dünya varlıkları ve USDC gibi stablecoin’leri de teminat olarak kabul etmiş durumdaydı. DAI’den USDS’e geçişle tartışmaların merkezi olan DAI’nin merkeziyetsiz bir stablecoin olması konusu netliğe ulaştı. USDS’in DAI’den en büyük farkı kontrat içerisinde bir dondurma (freeze) fonksiyonunun bulunmasıydı. Oldukça tartışılan ve USDS’in merkeziyetsizliğine ket vuran bu gelişme, hem ileride gerçekleşen olası siber saldırılarda elde edilen varlıkları hacker’ların elindeyken dondurmak için hem de ABD’de çıkan regülasyonlara uyum sağlayabilmek için gerekliydi.</p><p>Son durumda USDS ve DAI’nin toplam teminatlandırma dağılımını aşağıdaki tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/860/1*-XAPfiCvtctCu-HD5YhjgQ.png" /><figcaption>USDS ve DAI’nin toplam teminat varlıklarının dağılımı Kaynak: <a href="https://makerburn.com/#/rundown">Makerburn</a></figcaption></figure><p>Yukarıdaki tablodan görebileceğimiz üzere teminatların çoğunluğu Spark Likidite Katmanı tarafından yönetilmektedir. Spark, Sky ekosisteminin benimsediği ana merkeziyetsiz finans protokolü olarak adlandırılabilir. Spark Likidite Katmanı, Spark tarafından yönetilen ve likiditenin farklı merkeziyetsiz finans protokollerine, gerçek dünya varlıklarına veya kripto varlıklara yatırım yapan bir fondur. Spark Likidite Katmanı’nın yatırım yaptığı protokollerin ve fonların dağılımı aşağıdaki tablodan görüntülenebilir:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*YZsYwgH0urlRcQs67C7-Wg.png" /><figcaption>Spark Likidite Katmanı’nın yatırım yaptığı protokollerin ve fonların dağılımı</figcaption></figure><p>Yukarıdan da görülebileceği üzere Spark Likidite Katmanı hem gerçek dünya varlıklarını BlackRock aracılığıyla değerlendiriyor ve buradan getiri elde ediyor hem de çeşitli merkeziyetsiz finans protokollerine yatırım yaparak portföyünü çeşitlendiriyor. Bu fonlara veya protokollere sadece stablecoin’ler aracılığıyla yatırım yapıldığını da belirtmekte fayda var.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>Henüz Ethereum ortada yokken ABD Doları’na sabit değerli bir kripto para düşüncesi sorgulanmaya başlanmıştı. 2015’te Ethereum’un ve dolayısıyla akıllı kontratların ortaya çıkmasıyla beraber bu ABD Doları’na sabit değerli kripto para için uygun altyapı oluştu. 2017’ye kadar teknik geliştirmeler yapıldı, tanıtım yazısı (whitepaper) yazıldı ve akıllı kontratlar geliştirildi. Rune Christensen liderliğinde devam eden projenin lideri halen aynı kişidir.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Verileri</h4><h4>Arz Verisi</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*kcRNKIu-7J85Vyy2Kxqx2Q@2x.png" /><figcaption>DAI ve USDS arzının blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=dai%2Cusds">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*R72lDbISdstmhSsv63Vprg.jpeg" /><figcaption>DAI ve USDS arzının blokzincirlere göre dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=dai%2Cusds">Artemis</a></figcaption></figure><p>Yukarıdaki grafikten ve tablodan rahatlıkla gözlemleyebileceğimiz şekilde DAI ve USDS stablecoin’lerinin arzının ezici çoğunluğu Ethereum blokzincirinde bulunmaktadır. Her ne kadar DAI’den USDS’e geçişte Solana blokzinciri desteklenmiş olsa ve Solana ağında USDS’i erken adapte edenlere haftalık 500 bin dolar değerinde ödül sağlanmış olsa da bunun çok etkili olduğunu söylemek zor.</p><h4><strong>Hacim Verisi</strong></h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*mlBycYIho8_w8zFDjyQaOA@2x.png" /><figcaption>DAI ve USDS işlem hacmi blokzincir dağılım pasta grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=dai%2Cusds">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*Exl89Yv6rSAx6mMZk9xZ8w.jpeg" /><figcaption>DAI ve USDS işlem hacmi blokzincir dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=dai%2Cusds">Artemis</a></figcaption></figure><p>İşlem hacimlerini de incelediğimizde karşılaştığımız fark bizi şaşırtmıyor. Hali hazırda arzın %90’ından fazlasının Ethereum ağında olduğunu düşündüğümüzde hacmin de çoğunun orada olması sürpriz değildir. BNB Chain ve Avalanche blokzincirlerinde yaratılan hacmin bu blokzincirlerde bulunan arzdan fazla olması stablecoin’lerin oldukça atıl durumda kaldığını da gösterir.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*bqecNgoKtwMt5IrstISfdw@2x.png" /><figcaption>DAI ve USDS arzının (solda) ve işlem hacminin (sağda) sektörel dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=dai%2Cusds">Artemis</a></figcaption></figure><p>Sektörel dağılıma bakıldığında neredeyse arzın tamamının merkeziyetsiz finans ürünlerinde yer aldığını görüntülenmektedir. Benzer şekilde işlem hacminin büyük çoğunlu yine merkziyetsiz finans işlemlerinde kalanı da yine blokzincir işlemlerindeki küçük arbitraj fırsatlarından faydalanan botlar tarafından yapıldığını görüntülüyoruz. Bu da DAI ve USDS’nin merkezi borsalarda değil de genelde kullanıcıların cüzdanlarında yer aldığını ve aktif bir şekilde işlemlerde kullanıldığını gösteriyor.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki grafikte ve tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*l_u2KvlfvGmNri5jNPjs8Q@2x.png" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*LgJ7J2qpkHyIYsbZ4qszbQ.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><p>DAI ve USDS her ne kadar markalaşma hamlesinden sonra iki farklı stablecoin olarak var olsa da aynı proje oldukları için ufak bir düzenleme ile tabloda ve pasta grafiğinde beraber inceledik. Bu şekilde incelendiğinde piyasanın %3,36’sına denk gelen bir payla üçüncü sırada yer alan USDS ve DAI yakın rakibi USDe ile zaman zaman yer değiştiriyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*2m0_jvnkha20UvpJCV2CRA@2x.png" /><figcaption>Stablecoin’lerin arzının zamana bağlı bar grafiği (Mayıs 2022 — Mayıs 2025) Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Son 3 yıllık pazar payına baktığımızda USDS ve DAI’nin yaklaşık %5 pazar payından %3,5 civarına düştüğü gözlemleniyor. Bu aslında Tether’in pazar payını arttırdığı, Ethena gibi algoritma sonucunda gelir elde eden stablecoin’lerin çıktığı bir dönemde oldukça normal karşılanabilir.</p><h4>Getiri</h4><p>USDS ve DAI elinde bulundurduğu teminatlardan elde edilen geliri, Sky Savings Rate adı altında paylaşır. Bunun için kullanıcılar Sky ekosisteminin uygulamasına girerek USDS’lerini sUSDS’e (Savings USDS) çevirmesi gerekiyor. Bu sayede Haziran 2025 itibariyle görüntülenen %4,5 oranında yıllık getiriden faydalanabilir.</p><h4>Proje Hakkındaki Son Gelişmeler</h4><p>Her ne kadar direkt olarak Sky tarafından bir gelişme olmasa da DAI ve USDS’in en büyük teminat sağlayıcısı olan Spark protokolü kendi yönetişim token’ı olan SPK’yı çıkardı. Oldukça basit bir token ekonomisi olan SPK’nın bütün arzının %65’i 10 yıl boyunca Sky ekosistemindeki kullanıcılara ödül olarak dağıtılacak. Aslında Spark protokolünün kendi token’ını Sky ekosistemindeki bütün kullanıcılara dağıtması da bu iki proje ekibinin ne kadar iç içe olduğunu gösteriyor.</p><h3>İtibari Para ile Teminatlandırılan Stablecoin’ler</h3><p>Fiat-backed stablecoin’ler olarak da bilinen bu kategorideki teminat biçimi aslında geleneksel finans dünyasındaki likit varlıklardandır. Bu likit varlıkların başında direkt olarak nakit para gelmektedir. Nakit ABD Dolar’ı dünya üzerindeki en likit varlıktır. Zaten bunu dünyanın neresine giderseniz gidin nakit dolarla alamayacağınız bir şey olmamasından da anlayabiliriz.</p><p>Bunun yanı sıra ABD hazine bonoları ve tahvilleri de likit varlıklar arasında en popüler olanlardan birisidir. Hazine bonolarından daha da kısa vade sürelerine sahip olan repolar ve ters repolar da likit piyasa araçları arasındadır. Yine vatandaşların da sıkça kullandığı para piyasası fonları da likit araçlar arasında değerlendirilir.</p><p>İşte tam olarak yukarıda bahsedilen ve genelde kısa vadeli (1 yıldan az süreli) finansal araçlarla desteklenen stablecoin’lere itibari para ile teminatlandırılan stablecoin’ler denilir. Bu kategoride incelenecek stablecoin’lerin ortak noktası itibari para ile teminatlandırılmasıdır. Bu kategoride yer alması gereken ama pazar payını domine ettiği için “Miras Stablecoin’ler” kategorisinde incelenen Tether ve Circle’ın da itibari para ile desteklendiğini belirtmekte fayda var.</p><h3>World Liberty Financial (USD1)</h3><p>World Liberty Financial, en hızlı büyüyen stablecoin projelerinden biri olarak yer alıyor. Bu büyüme ne yazık ki doğal bir büyüme değil. 2,2 milyar USD değerine yaklaşan büyüklüğüyle proje stablecoin’ler arasındaki piyasa değeri sıralamasında 5. sıraya yerleşiyor.</p><h4>Teminatlandırma Yöntemi</h4><p>Projenin internet sayfasında teminat olarak kısa vadeli ABD hazine bonolarının, bankalardaki mevduatlarının ve diğer nakit eşleniği varlıkların yer aldığı belirtiliyor. Bütün teminat varlıklar en büyük saklama hizmeti sunan şirketlerden biri olan BitGo tarafından saklanıyor. BitGo aynı zamanda Ethereum blokzincirinde Bitcoin’i kullanmak için popüler tercih olan WBTC’nin de yaratıcısı. Projenin internet sayfasında her ne kadar yakın zamanda şeffaf denetimli teminat raporları paylaşacaklarını söyleseler de henüz bu raporlara erişebilmek mümkün değil.</p><p>Ne yazık ki bahsettiğimiz teminat raporları henüz topluma açık bir şekilde paylaşılmadığı için teminat dağılımlarını inceleyemiyoruz.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>World Liberty Financial’ın ekibinde aslında 2024’ün en olaylı ismi olan Trump yer alıyor. Projenin ekibinde ABD başkanı Donald J. Trump fahri kurucu ortak olarak yer alıyor. Başkanlık koltuğuna geçmesiyle birlikte kurucu ortak rolünden ayrıldığı da belirtilmiş. Diğer bir fahri kurucu ortak ise Steven Witkoff, yine kendisi Donald Trump’ın başkanlık koltuğuna geçmesiyle beraber ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi rolüyle hükümette görev yapmaya başladı. Projeye devam eden kurucu ortaklar ise sırasıyla şunlar: Donald Trump’ın oğulları Eric Trump, Donald Trump Jr., Barron Trump, Chase Herro, Zak Folkman, Zach Witkoff ve Alex Witkoff.</p><p>Trump soyismiyle yer almayan dört kurucu ortaktan ikisi Chase Herro ve Zak Folkman daha önceden The Nexus Group adı altında bir şirketin yöneticileri olarak yer alıyor. <a href="https://www.businessinsider.com/trump-crypto-partners-chase-herro-zachary-folkman-lawsuits-jail-debt-2024-9">Business Insider’ın haberine</a> göre bu ikilinin geçmişi oldukça zorlu geçmiş. 2010–2020 arasında neredeyse yaşadıkları her eyalette ya davaları var ya da hapse girmişler. <a href="https://www.coindesk.com/business/2024/09/03/inside-the-trump-crypto-project-linked-to-a-2m-defi-hack-and-former-pick-up-artist">Coindesk’in haberine</a> göre de bu ikili daha önce Dough Finance adında bir proje geliştirmişler ve proje 2 milyon ABD Doları değerinde bir siber saldırıya maruz kalmış. World Liberty Financial projesinin tanıtım yazısında (whitepaper) blokzincir lideri olarak yer alan Octavian Lojnita da Dough Finance projesinde yer almış. Yine World Liberty Financial projesinin geliştirme lideri olarak yer alan Bogdan Purnavel de 0xboga kullanıcı adıyla Dough Finance projesinde yer almış hatta akıllı kontratını geliştirmiş.</p><p>World Liberty Financial adı altında bir limited şirketi Zak Folkman adına kayıtlı bulunuyor. Zak Folkman ve Chase Herro ikilisi aynı zamanda Subify adında bir şirket daha kurmuş. Subify, kendini sansüre dirençli Patreon ve Onlyfans rakibi olarak tanımlıyor. Ayrıca Folkman’ın daha önce Date Hotter Girls (Seksi Kızlarla Buluşun) adı altında bir limited şirketi daha bulunuyor. Youtube’daki bir konferanstaki konuşmasında nasıl “alfa erkek” olunabileceğini ve nasıl “bardan kız kaldırılabileceğini” anlattığı görülebiliyor.</p><p>Zach Witkoff ve Alex Witkoff, fahri kurucu ortak Steve Witkoff’un oğulları. Hali hazırda arazi rehabilitasyonu ve inşaat sektörlerinde yer alan Witkoff Group’un yöneticileri olarak yer alan oğullar, World Liberty Financial’da da kurucu ortak olarak yer alıyor.</p><p>Ekip içerisinde yer alan kriptoyla ilgili kişilerden birisi Teknik Strateji Lideri olan Corey Caplan. Ethereum üzerindeki cüzdanınızdan alım-satım ve portföy takibi hizmetleri veren Dolomite adlı şirketin kurucusu Corey, CryptoPunks serisinden bir NFT’ye sahip ve X’te 20 binden fazla takipçisi bulunuyor.</p><p>Yine kriptoyla oldukça ilgili olan ve World Liberty Financial’da Büyüme Lideri olarak yer alan Ryan Fang daha önce zamanında popüler olan Ankr projesinin kurucu ortaklarından. Ryan Fang aynı zamanda kullanıcı deneyimini iyileştiren cüzdan açma ve oturum açma altyapısı sunan Tomo’nun da kurucu ortağı.</p><p>Tanıtım dökümanında (whitepaper) yer almayan ama internet sitesine daha sonradan eklenen ve ekip içerisindeki tek kadın olan Brandi Reynolds World Liberty Financial’ın Uyumluluk Şefi olarak görev alıyor. Daha önce de kara para aklama ve finansal suçlar alanında çalışan Brandi Reynolds, LinkedIn hesabında oldukça popüler biri olarak gözüküyor.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Verileri</h4><p>USD1’in blokzincir üzerindeki verilerini incelemeden önce nasıl bu kadar büyüdüğünü anlamak oldukça kritik. 12 Mart 2025 tarihinde Binance’in blog’unda paylaşılan bilgiye göre Binance tarihi boyunca ilk defa yatırım turu detaylarını açıkladığı bir yatırım aldı. Abu Dhabi merkezli yapay zeka ve gelişmiş teknolojilere yatırım yapan MGX firması, Binance’e 2 milyar USD değerinde yatırım yaptı. Bu yatırım; bir kripto şirketine yapılmış en büyük yatırım, şu ana kadar kripto ile ödenen en büyük yatırım ve Binance’in aldığı ilk kurumsal yatırım ünvanlarını taşıyor.</p><p>Yukarıdaki ünvanlardan en kritik olanı “şu ana kadar kripto ile ödenen en büyük yatırım” ünvanı. Bu yatırımın stablecoin ile ödeneceği de blog yazısında belirtilmiş. Tam olarak burada devreye USD1 giriyor. MGX firması bu yatırımı Binance’e gönderecekken World Liberty Financial’ın yeni stablecoin’i USD1’i seçti. 27 Nisan ile 30 Nisan 2025 tarihleri arasında yaratılan 2 milyar USD1 Binance’e transfer edildi.</p><h4>Arz Verisi</h4><p>USD1 ana blokzincir olarak BNB Chain’i kullanıyor. Zaten Binance’e yatırım olarak transfer edilen varlıkların Binance’in kurduğu blokzincir olan BNB Chain’de transfer edilmiş olması pek şaşırtıcı değil. Aynı zamanda Ethereum’da da USD1 kullanılabilir durumda.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*K0BG_yJ5HmrakvQSCoeuQQ@2x.png" /><figcaption>USD1 arzının blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usd1?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*7kNh3wNdcAVdDjRBe26OZA.jpeg" /><figcaption>USD1 arzının blokzincirlere göre dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usd1?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><h4>Hacim Verisi</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*vu4l73MnV3AlOte9GptgXg@2x.png" /><figcaption>USD1 işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım pasta grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usd1?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*18jPHemu1vWYLo3gq4vdUw.jpeg" /><figcaption>USD1 işlem hacminin blokzincirlere göre dağılım tablosu Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usd1?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>İşlem hacmi verileri de arz verileriyle uyumlu bir şekilde seyrediyor. Yine hacmin çoğu aslında Binance arasındaki sıcak ve soğuk cüzdan transferlerinden gelsene son 3 hafta içerisinde kullanıcıların da USD1’i kullanmaya başladığını söyleyebiliriz.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*v8MLHJIOQahnZGGGfB2vXQ@2x.png" /><figcaption>USD1 arzının (solda) ve işlem hacminin (sağda) sektörlere göre dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usd1?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Yine arzın ve işlem hacminin çoğunluğu şaşırtmayacak şekilde merkezi borsalarda yer almasına karşın bir miktar işlem hacmi de merkeziyetsiz finans ürünlerinde oluşmuş gözüküyor. World Liberty Financial’ın internet sayfasında da merkeziyetsiz finans protokolleriyle partnerliklerin ve entegrasyonların kurulacağı ve genişletileceği yazıyor.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki grafikte ve tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*l_u2KvlfvGmNri5jNPjs8Q@2x.png" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*LgJ7J2qpkHyIYsbZ4qszbQ.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><p>Henüz yeni kurulmasına rağmen hızla büyüyen USD1 eğer yeterince merkezi borsa (CEX) ve merkeziyetsiz finans (DeFi) partnerlikleri yapabilirse daha da büyüyecektir. Şu anda bütün arz aslında Binance’e yapılan yatırımdan gelmekte. Buradan bu yatırımın ne kadar büyük olduğunu da gözlemleyebiliyoruz.</p><h4>Getiri</h4><p>USD1, teminat olarak bulundurduğu varlıklardan elde edilen geliri kullanıcılarla paylaşan bir mekanizmaya sahip değildir. Çeşitli merkeziyetsiz finans protokollerinde protokolün teklif ettiği getiriler tercih edilebilir.</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>USD1, aslında World Liberty Financial projesinin stablecoin’i olmakla birlikte bir de yönetişim (governance) token’i olan WLFI bulunuyor. WLFI daha önce alışık olduğumuz ICO stilinde bir satışla birlikte topluluğa satıldı. Lakin token’ler hem henüz dağıtılmadı hem de dağıtım gerçekleştikten sonra transfer edilemez durumda olacak. Token’ler dağıtıldıktan sonra transfer edilebilmesi için yönetişim tarafında bu şekilde bir karar alınması gerekiyor.</p><p>Ayrıca 16 Haziran 2025’te Donald J. Trump ABD başkanı olarak varlıklarını ve ortak olduğu şirketlerin beyanında bulundu. Beyaz Saray tarafından yayınlanan bu 234 sayfalık beyan raporunda World Liberty Financial’ın yönetişim token’i olan WLFI satışından elde edilen gelir de paylaşıldı. Donald J. Trump’ın buradan elde ettiği gelir 57.355.532 ABD Doları olarak belirtilmiş.</p><h3>BlackRock x Ethena (USDtb)</h3><p>Ethena’nın algoritmik stablecoin’i USDe’nin inanılmaz büyümesinden sonra BlackRock ile işbirliğine giderek çıkardığı itibari para destekli stablecoin USDtb şu anda en büyük 6. stablecoin ünvanı için FDUSD ile yarış halinde.</p><h4>Teminatlandırma Yöntemi</h4><p>Ethena tarafından yaratılan, teminatların BlackRock ve Securitize tarafından yönetildiği proje USDtb teminat olarak çoğunlukla BlacRock’ın BUIDL fonunu kullanıyor. Ayrıca USDC ve USDT de teminat ve anlık geri alımlar (redeem) için teminat olarak yer alıyor. Projenin <a href="https://usdtb.money/transparency">şeffaflık bağlantılı internet sitesinde</a> teminatların ne kadar olduğu ve hangi saklama hizmeti sağlayan kuruluşlarda olduğu görüntülenebilir durumda.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*9AYnZ-jHc2N8TVvTvaD4Bg.png" /><figcaption>USDtb teminat dağılım tablosu (Haziran 2025) Kaynak: <a href="https://usdtb.money/transparency">USDtb</a></figcaption></figure><h4>BlackRock USD Institutional Digital Liquidity Fund (BUIDL)</h4><p>Raporun kapsamından şaşmadan BlackRock tarafından Mart 2024 yılında ortaya konulan bu tokenize edilmiş bu fonu kısaca inceleyelim. Kısa vadeli ABD hazine bonoları ve tahvillerinden elde edilen gelirin blokzincire taşınmasını hedefleyen fon, günlük getiri hesabını yapar ve bir sonraki ayın ilk gününde elde ettiği getiriyi yine BUIDL token olarak token sahiplerine öder.</p><p>Fonun tokenizasyon işlemini Securitize üstlenirken yönetimini ise dünyanın en büyük fon ihraççısı olan BlackRock yapar. Ayrıca bu tokenize edilmiş fon gerçek dünya varlıkları (RWA) alanında piyasa değeri açısından en büyük fon olarak yer alır. Fonun piyasa değeri 2,8 milyar USD değerinde iken bunun yarısına yakını USDtb stablecoin’inde teminat olarak kullanılmaktadır.</p><p>Fonun içerisinde bonoların, banka mevduatlarının veya repoların hangi oranda bulunduğuna dair bir dağılım herkese açık bir şekilde paylaşılmış değil. Ayrıca en düşük yatırım miktarı 5 milyon ABD Doları değerinde. Bu yüzden fonun token’lerine sahip olan toplam 79 kripto cüzdanı bulunuyor.</p><h4>Ekip ve Geçmiş</h4><p>Proje ekibi USDe’nin yaratıcısı olan Ethena Labs. Kurucusu Guy Young daha önceden Cerberus isimli yatırım şirketinde 6 yıl boyunca çalışmış. Neredeyse anonime yakın bu ekiple ilgili daha fazla bilgi bulmak biraz zor. BlackRock ise 1988’de kurulan New York merkezli dünyanın en büyük varlık yöneticisi şirketidir. Dünya çapında çalışan şirketin 21 binden fazla çalışanı bulunmaktadır.</p><h4>Blokzincir Üzerindeki Verileri</h4><h4>Arz Verisi</h4><p>Sadece Ethereum blokzincirinde var olan USDtb’nin bütün arzı doğal olarak Ethereum ağında yer almaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*SCW6HV4WeY57x-rn" /><figcaption>USDtb arzının zamana bağlı bar grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdtb?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Yukarıdaki grafikten de görülebileceği üzere proje henüz oldukça yeni. Aralık 2024’te ilk defa yaratılan token’lar hızlı bir şekilde 1,5 milyar USD değerinde arza ulaşmış durumda.</p><h4>Hacim Verisi</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*5Q0zqV7FaGmpeDep" /><figcaption>USDtb işlem hacminin zamana bağlı bar grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdtb?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Yine yukarıdaki grafikten de anlaşılacağı üzere stablecoin’in düzenli bir kullanımı söz konusu değildir. Sadece bazı günlerde işlem hacmi gerçekleşmekte bu işlemler de çoğunlukla Ethena veya merkezi borsalar tarafından gerçekleştirilmektedir.</p><h4>Sektörel Dağılım</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*HdZR1wlNKFXYlaD-" /></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*0wnX9F6aoV3FjowF" /><figcaption>USDtb arzının (solda) ve işlem hacminin (sağda) sektörel dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/asset/usdtb?from=stablecoins&amp;tab=stablecoins">Artemis</a></figcaption></figure><p>Yine bu grafiklerden de anlayabileceğimiz üzere hem arzın hem de işlem hacminin ezici çoğunluğu Ethena tarafından gerçekleştirilmekte. Yeni gerçekleşen merkezi borsa entegrasyonları ile birlikte bu grafiklerde az da olsa merkezi borsalar yer almaya başlamış durumda.</p><h4>Bütüncül Piyasa ile Karşılaştırma</h4><p>Bütüncül piyasa verilerini aşağıdaki grafikte ve tabloda görüntüleyebilirsiniz:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*l_u2KvlfvGmNri5jNPjs8Q@2x.png" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*LgJ7J2qpkHyIYsbZ4qszbQ.jpeg" /><figcaption>Stablecoin’lerin proje bazında arz dağılımı ve yüzdesel değerleri Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/stablecoins?tab=stablecoins&amp;stablecoins=aeur%2Causd%2Cbold%2Cbrla%2Cbuidl%2Cbusd%2Cceur%2Ccgusd%2Cckes%2Ccreal%2Ccrvusd%2Ccusd%2Cdai%2Cdeusd%2Cdola%2Ceura%2Ceurc%2Ceurcv%2Ceurs%2Ceurt%2Cfdusd%2Cflexusd%2Cfrax_usd%2Cfrxusd%2Cfxusd%2Cgho%2Cgusd%2Cgyen%2Cidrt%2Cidrx%2Clisusd%2Clusd%2Clvlusd%2Cmim%2Cpyusd%2Crlusd%2Csusd%2Cs_usd%2Ctryb%2Ctusd%2Cusd_star%2Cusd0%2Cusd1%2Cusd3%2Cusda%2Cangle_usd%2Cusdc%2Cusdd%2Cusde%2Cusdfalcon%2Cusdf%2Cusdg%2Cusdglo%2Cusdp%2Cusds%2Cusdt%2Cusdtb%2Cusdx%2Cusdy%2Cusdz%2Cusn%2Cusr%2Cxsgd%2Cxusd">Artemis</a></figcaption></figure><p>Bütüncül piyasada USDtb oldukça hızlı bir şekilde yükselmiş ve en büyük altıncı stablecoin projesi haline gelmiştir. Bunda Ethena’nın hızlı yükselişiyle birlikte USDtb’nin arkasında Ethena ekibinin olması da etkilidir.</p><h4>Getiri</h4><p>USDtb’nin şu anda tek listeli olduğu merkezi borsa Bybit, üzerinde USDtb kullanan kullanıcılara %4,5 oranında getiri sağlanıyor. Bu getirinin USDtb’nin teminatı olan BUIDL fonundan sağlandığı da belirtiliyor. Blokzincir üzerinde zaten son kullanıcı erişemediği için USDtb sahiplerine bir getiri de vaad edilmiyor.</p><h4>Proje Hakkında Son Gelişmeler</h4><p>USDtb, Aave’nin çekirdek piyasaları arasında eklendi. Aave ile olan partnerlik kapsamında Ethena kendi stablecoin’i olan USDe’nin kullanım alanlarını arttırırken bir diğer ortak stablecoin’i olan USDtb’nin kullanım alanlarını da arttırıyor. Yine benzer şekilde Bybit’te de kullanılmaya başlanan USDe ve USDtb kullanıcılarına çeşitli fırsatlar sunuyor.</p><p>Ayrıca Ethena ve Securitize ortaklığında geleneksel finans ile merkeziyetsiz finans arasında bir anlaşma katmanı olarak planlanan blokzincir olan Converge’de de USDtb kullanılabilecek.</p><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından İsmail Emin tarafından hazırlanmıştır. <br>Düzenleme ve bilgi için </em><a href="https://x.com/0xismailemin"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/+TclHBZnNYEtlY2I8"><em>Telegram</em></a></p><p><em>Raporun ikinci bölümüne </em><a href="https://medium.com/pharus/pharus-stablecoin-raporu-bölüm-2-d3673e3aebe1"><em>buradan</em></a><em> ulaşabilirsiniz.</em></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*Ch_JS0Tzr6Hd0Ozi.png" /></figure><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=f2096ed193dd" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/pharus/pharus-stablecoin-raporu-b%C3%B6l%C3%BCm-1-f2096ed193dd">Pharus Stablecoin Raporu⎮Bölüm-1</a> was originally published in <a href="https://medium.com/pharus">Pharus</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Jüpiter Yörüngesine Giriş]]></title>
            <link>https://medium.com/pharus/j%C3%BCpiter-y%C3%B6r%C3%BCngesine-giri%C5%9F-d60b66fde531?source=rss----689924cb54e7---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/d60b66fde531</guid>
            <category><![CDATA[jupiter]]></category>
            <category><![CDATA[defi]]></category>
            <category><![CDATA[blockchain]]></category>
            <category><![CDATA[cryptocurrency]]></category>
            <category><![CDATA[solana-network]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pharus ✨]]></dc:creator>
            <pubDate>Sun, 03 Aug 2025 16:48:48 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2025-08-03T16:48:48.702Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*xMdZE5U6VSzvYNDYhI_0Rg.png" /></figure><p>· <a href="#1c0a">1. Giriş ve Arka Plan</a><br>· <a href="#7898">1.1 Jupiter Nedir?</a><br>· <a href="#9cb4">2. Jupiter’in Temel Mimarisi ve Kullanıcı Odaklı İnovasyonları</a><br>· <a href="#5c71">3. Solana Altyapısı Üzerinde Teknik Üstünlük ve Performans</a><br>· <a href="#9d81">4. Jupiter’in 2024 Atılımı</a><br>· <a href="#5100">5. JUP’a Genel Bir Bakış</a><br>· <a href="#057f">6. JUP Token Lansman Süreci: Stratejik Bir Başarı mı?</a><br> ∘ <a href="#813e">6.1 Geniş Topluluk Oluşturmada Airdrop’un Rolü</a><br> ∘ <a href="#fb2b">6.2 LFG Launchpad: </a><br> ∘ <a href="#a4e8">Ekosistemin Kendi Kendini Güçlendirmesi</a><br> ∘ <a href="#0363">6.3 Jupiter DAO’nun Gelişimi ve Son Durumu</a><br>· <a href="#966f">7. Stratejik Satın Almalar ve Ürün Genişlemesi</a><br> ∘ <a href="#dba6">7.1 Satın Alınan Ekipler ve Kabiliyetleri</a><br> ∘ <a href="#e423">7.2 Jupiter Lend</a><br>· <a href="#9410">8. Jupiter Ekosistemi: “One Stop — DeFi Superapp” Vizyonu</a><br> ∘ <a href="#5c22">8.1 Ekosistemin Bileşenleri ve Yapısı</a><br> ∘ <a href="#79ce">8.2 Jupnet: Vizyonun Nihai Hedefi</a><br>· <a href="#76a4">9. Entegrasyon Yapıları ve İşbirlikleri / Partnerlikler</a><br>· <a href="#dbe3">10. Jupiter’in İş Modelleri ve Değer Yaratması</a><br>· <a href="#ba38">11. Jupiter’i Neler Bekliyor ve Sonuç</a><br> ∘ <a href="#bdea">11.1 Jupiter’in Yakın Gelecek Planları</a><br> ∘ <a href="#60e3">11.2 Pharus Yorumu</a></p><h3>1. Giriş ve Arka Plan</h3><p>Jupiter,<strong> </strong>Solana ekosisteminde bir “DEX Aggregator”olarak başlayıp kısa sürede Solana DeFi ekosisteminin merkezi haline gelmiştir. Başlangıçta farklı merkeziyetsiz borsalardaki likiditeyi bir araya getirerek en iyi fiyatları sunmayı hedefleyen Jupiter, fizibil ve stratejik hamlelerle kapsamlı bir <strong>“</strong>DeFi süper uygulamasına” dönüşmüştür. Bu raporda, Jupiter protokolünün bu evrim sürecini ayrıntılı olarak ele alacak; DEX toplayıcısı köklerinden itibaren Solana DeFi ekosisteminde nasıl bir temel yapı taşı haline geldiğini, 2024’teki büyüme ivmesiyle, JUP token ekonomisini ve platformun geleceğe dönük vizyonunu inceleyeceğiz.</p><h4>1.1 Jupiter Nedir?</h4><p>Jupiter en temel haliyle merkeziyetsiz finansın doğası itibariyle tümleşik olmayan likiditeden doğan en iyi fiyat problemini çözmek üzere çalışan bir “DEX Aggregator” platformudur. DeFi’de token lansmanlarının farklı merkeziyetsiz borsalarda gerçekleşiyor olması, likidite sağlayıcılar için sunulan getiri/fırsat opsiyonlarının birbirinden farklı protokoller tarafından sağlanıyor olması sebebiyle ortaya çıkan parçalı likidite problemi Jupiter’in sağladığı gibi bir kompleks rota sağlayıcılığı aracılığıyla çözülebilmektedir.</p><p>Dolayısıyla alım/satım işleminin gerçekleştirileceği tokenler fark etmeksizin tüm likidite kaynaklarını derleyen ve bu likidite kaynakları arasında dinamik bir şekilde en iyi alım/satım rotasını iyi bir kullanıcı deneyimiyle Jupiter’in sunabiliyor olması onu başat DeFi ürünlerinden biri olarak öne çıkarmaktadır.</p><h3>2. Jupiter’in Temel Mimarisi ve Kullanıcı Odaklı İnovasyonları</h3><h4>2.1 Solana’da DEX Aggregator Olmanın Zorlukları ve Jupiter’in Çözümü</h4><p>Özellikle Ethereum ve Ethereum Sanal Makinesi (EVM) tabanlı ağlarda yer alan DEX Aggregator’lara kıyasla Jupiter’i öne çıkartan unsurlardan biri onun blok süresi, işlediği likidite verisi ve en iyi “trade” rotasını sunmak için dinamik bir ortamda yer alacak olmasıdır. Tüm bu hesaplama içeriğini uygulanabilir olarak sürekli ortaya koymak için ölçeklenebilir bir servis altyapısına ihtiyaç duyulmaktadır. Jupiter’in Solana’da özellikle meme token lansmanlarındaki ani alım/satımlarda ve fiyat kayması yaşanan yüklü işlemlerde yürütülebilir işlemleri en iyi fiyat çıktılarıyla sunuyor olması bu karmaşıklıkları çözebildiğini göstermektedir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/620/0*PPZN9LCCeyOUIYXV" /><figcaption><em>Kaynak: </em><a href="https://status.jup.ag/"><em>https://status.jup.ag/</em></a></figcaption></figure><h4>2.2 Kapsamlı Özellikler: Swap, Limit Emirler, DCA, Köprü ve Vadeli İşlemler</h4><p>Jupiter’in stratejisi, kullanıcıları platforma çeken temel optimize alım/satım işlevinin çok ötesine geçerek onları ekosistem ve platform içinde tutacak bir ortam oluşturmaktır. Bu ortam, bir DeFi kullanıcısının ihtiyaç duyabileceği özellikleri tek bir çatı altında bir araya getirir.</p><ul><li><strong>Limit Emirler:</strong> Kullanıcıların merkezi borsalardan (CEX) aşina olduğu bir özellik olan limit emirlerinde, belirli bir hedef fiyattan otomatik alım veya satım emri vermelerini sağlar. Bu, trader’lerin sürekli piyasayı izleme zorunluluğunu ortadan kaldırarak stratejik pozisyon almalarına olanak tanır. Jupiter’in ekosistemde yer alan diğer ürünlere kıyasla artısı ise bu limit emirlerinin gerçekleşebileceği senaryoları en optimize yolla arttırıyor olmasıdır.</li><li><strong>DCA (Dolar Cost Average):</strong> Belirli zaman aralıklarıyla (dakika, saat, gün vb.) düzenli ve otomatik alım satım yapmayı sağlayan bir araçtır. Bu özellik, hem uzun vadeli ve pasif yatırımcıları hedef alır hem de daha sofistike birikim stratejileri uygulayan trader’lere hitap eder.</li><li><strong>Bridge Aggregator:</strong> Kullanıcıların varlıklarını Solana ile diğer ekosistemleri (örneğin Ethereum, BNB Chain) arasında taşımak için en verimli ve en ucuz köprüyü otomatik olarak bulmaktadır. Bu özellik sayesinde Jupiter özellikle Solana’ya yeni katılacak kullanıcılar için bir kapı olmayı hedeflemektedir.</li><li><strong>Vadeli İşlemler (Perpetuals):</strong> Kullanıcılara 100x’e kadar kaldıraç kullanarak popüler varlıklarda (SOL, ETH, WBTC vb.) uzun (long) veya kısa (short) pozisyon açma imkanı sunan merkeziyetsiz bir türev platformudur. Bu ürün, CEX’lerden önemli bir kullanıcı ve hacim segmentini platforma çekmiş ve Jupiter’in gelir modelini çeşitlendirmiştir.</li></ul><p>Jupiter’in bakış açısıyla optimize “swap” başta olmak üzere tüm bu DeFi özelliklerinin bir araya getirilmesindeki amaç, platforma gelen kullanıcıların tek bir yerde tüm ihtiyaçlarını basitleştirilmiş bir deneyimle gerçekleştirmesidir. Bu sayede Solana’nın tek ve herkes için olan platformu olmaya çalışmaktadır. Solana ekosisteminde elde ettiği %14,57&#39;lik ortalama pazar payı, yaklaşık 2,5 milyon günlük aktif alım/satım işlemi gerçekleştiren kullanıcıya sahip bir ağda önemli bir orana işaret etmektedir. Bu oran, platformun Solana üzerindeki işlem hacminden aldığı payın boyutunu ve gelecekteki büyüme potansiyelini net biçimde ortaya koymaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*O8iUCglEzlzc7SCP" /></figure><h3>3. Solana Altyapısı Üzerinde Teknik Üstünlük ve Performans</h3><h4>3.1 Solana’nın Hız ve Ölçeğinde Kompleksite Sağlanması</h4><p>Jupiter’in performansı ve pazar hakimiyeti, temel aldığı blok zinciri olan Solana’nın teknik özelliklerinden ayrı düşünülemez. Solana, teorik olarak saniyede 65,000&#39;e varan işlem kapasitesi (TPS) ve ortalama $0.00025 gibi son derece düşük işlem ücretleri sunarak, yüksek sıklıkta ve karmaşık DeFi operasyonları için verimli bir ortam sağlar. Jupiter, bu altyapısal avantajları sonuna kadar kullanır. Özellikle, bir alım/satım işlemini birden fazla likidite havuzuna bölüp en verimli rotayı bulmak için kompleks yolları hesaplama gibi yoğun hesaplama gerektiren süreçler, Solana’nın hızı sayesinde neredeyse anlık olarak ve ihmal edilebilir maliyetlerle on-chain olarak gerçekleştirilebilir.</p><p>Bu durum, Ethereum gibi daha yavaş ve işlem ücretlerinin (gas fees) çok daha yüksek olduğu blok zincirlerindeki aggregator’lara kıyasla Jupiter’e doğal bir rekabet avantajı sunar. Ethereum üzerinde karmaşık bir rota, yüksek işlem ücreti maliyetleri nedeniyle pratik olmayabilirken, Jupiter için bu standart bir operasyon olarak kabul edilebilir. Ethereum L2’lerinde yer alan aggregatorler ile kıyaslandığında ise gerçekleştirilmek istenen işlem çifti ve likiditenin o tokenler için ne düzeyde olduğu / hangi merkeziyetsiz borsalarda yer aldığı gibi unsurlar göz önünde tutularak performans analizleri gerçekleştirilebilir.</p><h4>3.2 Ekosistem Entegrasyonları: Cüzdanlar ve dApp’ler ile Sinerji</h4><p>Jupiter, stratejik olarak kendini yalnızca son kullanıcıya yönelik bir uygulama olarak değil, aynı zamanda tüm Solana ekosistemi için temel bir “likidite katmanı” olarak konumlandırmıştır. Bu stratejinin en önemli ayağı, geliştiricilere sunduğu izin gerektirmeyen API ve SDK’lerdir. Bu araçlar sayesinde, birçok farklı platform ve bireysel geliştirici, kendi arayüzleri içindeki optimize swap ihtiyaçları için arka planda Jupiter’in motorunu kullanmaktadır.</p><p>Örneğin, bir kullanıcı Solana’nın en popüler cüzdanlarından biri olan Phantom veya Solflare içindeki yerel takas özelliğini kullandığında, aslında Phantom cüzdanı en iyi fiyatı bulmak için Jupiter’in API’ını sorgular ve işlemi Jupiter üzerinden yönlendirir. Kullanıcı, Jupiter’in web sitesini hiç ziyaret etmemiş olsa bile, yarattığı işlem hacmi Jupiter’in metriklerine katkıda bulunur. Benzer şekilde, BONKbot gibi popüler Telegram botları, kullanıcıların hızlı memecoin alım satımlarını gerçekleştirmek için arka planda Jupiter’in altyapısını kullanır.</p><p>Bu B2B altyapı sağlayıcı rolü, Jupiter’in pazar hakimiyetini daha da güçlendirmiştir. Platformun toplam etki alanı, sadece jup.ag internet sitesini ziyaret eden kullanıcılarla sınırlı kalmamış; anlık alım/satım ihtiyacı duyan her Solana kullanıcısı ve uygulaması potansiyel bir Jupiter kullanıcısı haline gelmiştir. Bir diğer açıdan ise temel swap işlemi için Jupiter tarafından ücret alınmıyor olması onların API/SDK ile entegre ettirdikleri veya referanslarla kullanımını yaygınlaştırdığı kullanıcıları hedef almalarını gerekli kılmıştır.</p><h3>4. Jupiter’in 2024 Atılımı</h3><h4>4.1 Metriklerle Büyüme:</h4><h4>İşlem Hacmi ve Aktif Kullanıcı Sayısındaki Artış</h4><p>2024 yılı, Jupiter için gerçek bir dönüm noktası oldu ve platform, DeFi tarihindeki en patlayıcı büyüme yörüngelerinden birini çizdi. Bu büyüme, somut metriklerle şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortadadır. Yılın hemen başında, Jupiter’in haftalık işlem hacmi yaklaşık 2.8 milyar dolar gibi güçlü bir seviyedeyken (bu da günlük ortalama 400 milyon dolara tekabül eder), Kasım ayına gelindiğinde platform tek bir haftada 40.6 milyar dolarlık şaşırtıcı bir hacme ulaşarak zirve yaptı. Yıl sonu itibarıyla haftalık hacim, yıl başına göre %575&#39;lik net bir artışla yaklaşık 18.9 milyar dolara yerleşti.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*6YKpfltaDFhBLqB0" /></figure><p>Kümülatif hacimdeki artış ise daha da çarpıcıydı. Mart 2024 sonu itibarıyla toplam işlem hacmi 122 milyar doları aşmışken, Kasım 2024 sonuna gelindiğinde bu rakam 455 milyar doları geçmişti. Bu rakamlar, sadece tek bir protokolün başarısını değil, aynı zamanda 2024 boyunca Solana ekosisteminin genelinde yaşanan muazzam canlanmayı ve perakende ile kurumsal yatırımcı ilgisinin yeniden nasıl alevlendiğini gözler önüne sermektedir. Jupiter, bu canlanmanın hem bir tetikleyicisi hem de en önemli sonuçlarından biri olarak konumlanmıştır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*B7omNo-BylNp9GYM" /></figure><p>Kullanıcı tabanındaki genişleme de aynı derecede etkileyiciydi. 2024&#39;ün başında platformla etkileşime giren aylık aktif cüzdan sayısı yaklaşık 800.000 iken, bu sayı yıl sonunda 10,3 milyona fırladı. Bu, aktif kullanıcı sayısında %1150&#39;nin üzerinde bir artış anlamına gelmektedir. İşlem sayıları da bu trendi yansıttı; aylık 2,5 milyon işlemden 30 milyonun üzerine çıktı. Bu rakamlar, sadece tek bir protokolün başarısını değil, aynı zamanda 2023 sonu ve 2024 boyunca Solana ekosisteminin genelinde yaşanan canlanmayı ve perakende yatırımcı ilgisinin yeniden alevlenmesini yansıtmaktadır. Jupiter, bu canlanmanın hem bir nedeni hem de en önemli sonuçlarından biri olarak bu fırtınanın merkezinde yer aldı.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/952/1*bYvfVgQaa3wpMYtw0Rm_MA.png" /></figure><h4>4.2 Büyümeyi Tetikleyen Faktörler:</h4><h4>Memecoin Çılgınlığı, Jito Airdrop Etkisi ve Stratejik Ürün Lansmanları</h4><p>Jupiter’in 2024&#39;teki parabolik büyümesi tek bir nedene bağlanamaz; aksine, birbirini güçlendiren üç ana katalizörün yarattığı bir “mükemmel fırtına”nın sonucudur.</p><ul><li><strong>Jito Airdrop Etkisi ve Doğurduğu “Capital Effect”:</strong> Aralık 2023&#39;te gerçekleşen Jito (JTO) airdrop’u, Solana ekosistemi için bir milat olmuştur. On binlerce aktif Solana kullanıcısının cüzdanına on binlerce dolar değerinde likidite enjekte eden bu airdrop, “servet etkisi” (wealth effect) olarak bilinen bir olguyu tetikledi. Bu yeni sermayeye kavuşan kullanıcılar, doğal olarak bu parayı değerlendirecek yerler aradılar ve Solana DeFi protokollerine, özellikle de Jupiter’e akın ettiler. Bu durum, sadece Jupiter’in işlem hacimlerini patlatmakla kalmadı, aynı zamanda Solana’ya yönelik genel ilgiyi, medya görünürlüğünü ve yeni geliştirici akışını da tetikledi.</li><li><strong>Memecoin Sezonu:</strong> Jito airdrop’unun yarattığı likidite dalgası, Solana üzerindeki memecoin çılgınlığı için mükemmel bir yakıt oldu. Dogwifhat (WIF), Bonk (BONK) gibi memecoin’lere yönelik spekülatif alım-satım furyası, yüksek risk-yüksek getiri arayan yeni sermaye için ideal bir çıkış noktasıydı. Jupiter; kullanıcı dostu arayüzü, en iyi fiyatları sunan motoru ve yeni token’ları anında listeleyebilme yeteneği sayesinde bu işlemlerin ana merkezi haline geldi. Jito airdrop’undan gelen sermaye, doğrudan Jupiter üzerinden memecoin ticaretine aktı ve bu da platform için devasa bir hacim yarattı.</li><li><strong>Stratejik Ürün Lansmanları:</strong> Bu iki dışsal faktörle eş zamanlı olarak Jupiter, kendi içsel büyüme motorlarını da ateşledi. Özellikle, kaldıraçlı işlemlere olanak tanıyan vadeli işlemler (Perpetuals) platformunun beta sürümünün başlatılması, CEX’lerde işlem yapmaya alışkın daha sofistike bir trader kitlesini platforma çekti. Kısa sürede Jupiter, bu alanda da baskın bir güç haline gelerek Solana’daki vadeli işlem pazarının %80&#39;inden fazlasını ele geçirdi ve bu da hem hacimlere hem de platform gelirlerine önemli bir katkı sağladı.</li></ul><p>Bu üç faktör birbirinden bağımsız değildi; aksine, birbirini besleyen peşi sıra tetikleyici etkisi yarattılar. Jito airdrop’u Solana ekosistemi için iyi bir sermaye sağladı, memecoin çılgınlığı Solana için değişken likiditeli ve yüksek hacimli DeFi ortamını yarattı, Jupiter’in sağlam platformu ise tüm bu enerjinin aktığı ana çatıyı oluşturdu. Bu sinerji, Jupiter’in 2024&#39;te sergilediği sürdürülebilir ve katlanarak artan büyümenin temelini oluşturdu.</p><h3>5. JUP’a Genel Bir Bakış</h3><h4>5.1 Token Ekonomisi: Yönetişim ve Hedeflenen Yararlılıklar</h4><p>JUP token, ilk olarak Ocak 2024&#39;te Jupiter ekosistemi içerisinde dolaşıma girmiştir. Toplam 10 milyar adet arz ile başlatılan token, proje ekibi ve topluluk arasında eşit şekilde (%50-%50) paylaştırılmıştır. Lansman sırasında toplam arzın yaklaşık %15–20&#39;si dolaşıma dahil edilirken, bunun %10&#39;u ilk büyük airdrop etkinliği olan Jupuary kapsamında erken dönem destekçilerine, %5&#39;i ise likidite sağlamak amacıyla ayrılmıştır.</p><p>(<em>Tokenin ilk lansmanından güncel durumuna kadar sağlanan bilgilerin erişilebilirliğini teyit etmek adına yayınlanan “</em><a href="https://impressive-horses-5641a8b530.media.strapiapp.com/Jupiter_Q2_2025_Token_Transparency_Framework_v0_8_efd5f6f185.pdf"><em>Jupiter [Q2 2025] Token Transparency Framework v0.8</em></a><em>”i incelemenizi tavsiye ederiz.)</em></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*wF0KCChodPKIp_Qy" /><figcaption><em>Kaynak: JUP: The Genesis Post, </em><a href="https://discuss.jup.ag/t/jup-the-genesis-post/478">https://discuss.jup.ag/t/jup-the-genesis-post/478</a></figcaption></figure><p>Token arzının %50&#39;sini oluşturan topluluk payının büyük bölümü, aktif katılımı teşvik etmek amacıyla airdrop’lar ve topluluk teşvik programlarına tahsis edilmiştir. Bu kapsamda, ilk airdrop etkinliğinde 1 milyar adet JUP dağıtılmıştır. Token dağıtımı yapılırken kullanıcıların platformla etkileşim sıklığı ve işlem hacmi dikkate alınmış; sosyal medyada aktif olan katılımcılar da ek pay almıştır. Ayrıca, Mart 2022 öncesinde Jupiter platformu üzerinde en az 10 dolarlık işlem yapan kullanıcılar için OG bonusu sağlanmıştır.</p><p>Buna ek olarak ise JUP token sahiplerinin çıkarlarını korumak ve piyasa değerlemesiyle ilgili belirsizlikleri azaltmak amacıyla, toplam token arzını 10 milyardan 7 milyara (%30 oranında) düşürülmesi kurucu ortak <a href="https://discuss.jup.ag/t/proposal-enhance-certainty-for-jup-holders-and-community-via-a-token-supply-reduction/20919">“meow” tarafından önerilmiştir</a>. Bu arz azaltımı, takım tarafından yönetilen pay ve topluluğa ayrılan paydan eşit oranda (50/50 prensibine göre) gerçekleştirilmiştir. Takım, kendi payından %30&#39;luk gönüllü bir kesinti yapacak ve aynı oranda Jupuary emisyonları da azaltılmıştır. Bu adımla birlikte, token ekonomisi daha şeffaf ve sürdürülebilir hale getirilirken topluluğun gelecekteki emisyonlar konusunda karar alma yetkisi artırılmasına yönelik ilk önerme olduğu gözlemlenmiştir.</p><p>Son olarak Jupiter, İstanbul’da Catstanbul konferansında gerçekleştirdikleri duyuruyla, 17 Şubat 2025 itibarıyla protokol ücretlerinin %50’sini JUP tokenlarını geri alıp üç yıl boyunca kilitlemek için kullanmaya başladı.<strong> </strong>Bu girişim, dolaşımdaki arzı azaltmayı, uzun vadeli istikrarı artırmayı ve Solana ekosistemi içinde etkileşimi güçlendirmeyi amaçlamıştı. Bunlara göre Şubat 2025’te, Jupiter ilk geri alımını gerçekleştirerek 4,88 milyon $JUP token’ını 3,33 milyon dolara satın aldı. Şu anda ise <a href="https://dune.com/guamacole/jupiter-litterbox">Jupiter’in Litterbox Trust geri alım programı</a>, 28 Milyon $JUP (~11 Milyon USD) seviyesini aşmış durumdadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*EfEkoUNWCIkmtgfq" /></figure><h4>5.2 Dağıtım ve Kilit Açılım Takvimi:</h4><h4>Piyasa Dinamikleri Üzerindeki Potansiyel Etkiler</h4><p>2024&#39;ün ikinci çeyreği başında dolaşımdaki JUP miktarı, toplam arzın yaklaşık %39,87&#39;sine denk gelen 2.790.911.111,14 adet iken, çeyrek sonunda bu rakam %42,16&#39;ya ulaşarak 2.951.327.777,80 adete yükseldi. Bu dönemde gerçekleşen toplam 160,42 milyon JUP’luk emisyonun 116,67 milyonu Jupiter ekibine, 43,75 milyonu ise Mercurial yatırımcılarına ayrıldı. Üçüncü çeyrek için de benzer bir emisyon planlanmakta olup, dolaşımdaki arzın %2,29 oranında artması öngörülüyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*93EhpWbJ5Sj5Lq5W" /></figure><p>Bu yapı, ekibin uzun vadeli başarısını projenin başarısıyla aynı hizaya getirmeyi amaçlayan bilinçli bir tasarım tercihidir. Yine de, Ocak 2025&#39;ten itibaren piyasaya girecek olan bu ek arz, yatırımcılar ve analistler tarafından yakından izlenmesi gereken ve potansiyel bir satış baskısı yaratabilecek önemli bir piyasa dinamiğidir. Toplam arzın azaltılmasına yönelik yönetişim önermeleri başta olmak üzere birçok çalışma bu piyasa dinamiğinden $JUP’u daha az etkiletmek içindir.</p><h3>6. JUP Token Lansman Süreci: Stratejik Bir Başarı mı?</h3><h4>6.1 Geniş Topluluk Oluşturmada Airdrop’un Rolü</h4><p>DeFi dünyasının en kritik konularından biri olan airdrop’ların kimi projeleri ihya ederken kimi projelerin ise fişini çektiğini söyleyebilmek mümkündür. Raporda öncesinde bahsedildiği üzere Jupiter’in neredeyse milyon farklı adrese milyarlarca USD değerinde bir airdrop yaptığını düşünürsek bunun proje için bir dönüm noktası olabileceğini iyi değerlendirmek gerekmektedir. Bunun için ise hem $JUP özelinde hem de Jupiter için metrikleri takip edebiliriz.</p><p>Haftalık kullanıcı verileri Jupiter platformunun airdrop stratejileri sayesinde token lansmanı sonrası yeni kullanıcı kazanımının çarpıcı nitelikte arttığını ve haftalık ortalama kullanıcı sayısının 23.783’ten 631 bine kadar yükseldiğini göstermektedir. Bu sonuç, Jupiter’in airdrop mekanizmasının platformun ürün-pazar uyumuna ulaşmasında etkili olduğunu ortaya koymaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*8YHWgu4J8XVrp15V" /></figure><p>Jupiter’in stake edilen token miktarında 2024&#39;ün ikinci çeyreğinde %9,77&#39;lik dikkat çekici bir artış yaşanmıştır. Çeyreğe 613,34 milyon adet stake edilmiş JUP ile başlanırken, dönem sonunda bu sayı 665,26 milyona yükseldi. Böylece, dolaşımdaki arzın yaklaşık %22,5&#39;i stake edilmiş duruma geldi. Şu anda dolaşımdaki toplam arzın yaklaşık %23&#39;ü aktif olarak stake edilmiş durumda bulunuyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*49QCvfGqboy7ycrS" /><figcaption><em>Kaynak: Jupiter Q2 Raporu (</em><a href="https://docsend.com/view/qngs82nzmfywwcme"><em>https://docsend.com/view/qngs82nzmfywwcme</em></a><em>)</em></figcaption></figure><p>$JUP stake eden kullanıcılar yönetişim süreçlerine katılmanın yanı sıra Aktif Stake Ödülleri (ASR) kazanma hakkına da sahip. Son 18 aylık süreçte aylık ortalama 1,5 oylama gerçekleşirken, toplamda yaklaşık 607.850 farklı cüzdan yönetişim oylamalarına katılmıştır. Temmuz 2025 itibariyle ise 400.000’den fazla cüzdanın aktif “staker” konumunda olduğunu belirtebiliriz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*7fFiqFv29mkB9Tkg" /></figure><p>Jupiter hazinesi, 30 Haziran 2025 itibarıyla toplamda yaklaşık 4.33 milyar JUP token tutmaktadır ve bu varlıkların toplam piyasa değeri 2 milyar doları aşmaktadır. Hazine yapısı, hem uzun vadeli stratejik hedeflere hem de anlık operasyonel ihtiyaçlara hizmet edecek şekilde dengeli bir dağılım göstermektedir. Varlıkların en büyük bölümü olan %46.9&#39;u (2.03 milyar JUP) Ekip soğuk cüzdanında kilitli bulunmaktadır, bu da projenin uzun vadeli vizyonuna ve ekibin projeye olan bağlılığına işaret eder. İkinci en büyük pay ise %39.2 ile (1.7 milyar JUP) Topluluk soğuk cüzdanındadır; bu fonlar gelecekteki topluluk odaklı girişimler, airdroplar ve ekosistem teşvikleri için stratejik bir rezerv görevi görmektedir. Operasyonel ve likidite ihtiyaçları için ayrılan sıcak cüzdanlar ise toplam hazinenin daha küçük bir kısmını oluşturmaktadır:</p><p>☞ Topluluk sıcak cüzdanı %10.9 (471 milyon JUP)</p><p>☞ Ekip sıcak cüzdanı %2.9 (126 milyon JUP) paya sahiptir.</p><p>Bu yapı, Jupiter’in hem mevcut operasyonları sorunsuz yürütme kapasitesini hem de gelecek için sağlam bir finansal temel oluşturma stratejisini başarıyla birleştirdiğini göstermektedir.</p><h4>6.2 LFG Launchpad:</h4><h4>Ekosistemin Kendi Kendini Güçlendirmesi</h4><p>Jupiter, kendi JUP tokenini piyasaya sürmek için dış bir platform kullanmak yerine kendi geliştirdiği LFG Launchpad’i kullanma yoluna gitti. Bu, projenin kendi teknolojisine olan güvenini sergileyen bir hamleydi. LFG Launchpad, geleneksel launchpad modellerindeki sorunları çözmek için Solana’da spesifik olarak tasarlanmıştır. Özellikle, dinamik likidite yönetimi mekanizması (DLMM) gibi yenilikçi özellikler sayesinde, token lansmanları sırasında adil bir fiyatlama sağlamayı ve botların manipülatif faaliyetlerine karşı koruma sunmayı amaçlamaktadır.</p><p>JUP’un LFG Launchpad üzerinde piyasaya sürülmesi, platform için bir çeşit “rüştünü ispatlama” metodu oldu. Bu başarı, LFG Launchpad’in güvenilirliğini ve etkinliğini kanıtlayarak, Solana ekosistemindeki diğer yüksek potansiyelli projelerin de kendi token lansmanları için bu platformu tercih etmesini sağladı. Nitekim, JUP lansmanının ardından Zeus Network ve Sanctum gibi önemli projeler de LFG Launchpad’i kullanarak piyasaya çıktı.</p><p>Bu süreç, kendi kendini güçlendiren bir döngü yarattı. Başarılı bir JUP lansmanı, LFG Launchpad’in konumunu güçlendirdi. Bu sayede LFG Launchpad, yeni ve kaliteli projeleri kendine çekti. Bu kaliteli projelerin lansmanlarına katılmak için yapılan oylamalarda JUP tokeni’nin kullanılması, JUP’a güçlü ve somut bir fayda kazandırdı. Dolayısıyla, LFG Launchpad sadece bir ürün değil, aynı zamanda Jupiter’i bir hizmet sağlayıcıdan, küratörlüğünü yaptığı ekosistemin bir nevi “kapı bekçisi” ve kuluçka merkezine dönüştüren stratejik bir varlık haline geldi.</p><h4>6.3 Jupiter DAO’nun Gelişimi ve Son Durumu</h4><p>Jupiter DAO’nun temel hedefi, Jupiter ekosistemini büyüterek daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştırmak ve ekosistemde sürdürülebilirlik sağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda, topluluk sürekli olarak yeni fikirler önererek çeşitli “proposal”lar açar. Bu kapsamda ise hem öne çıkmış ve yürürlülüğe girmiş toplam 25 proposal bulunmaktadır.</p><p>Açılan proposal’lar arasında ekosistemdeki ufak çaplı projeleri geliştirmek adına hibe programlarından Jupiter’in kapsamını farklı noktalara taşımak adına yapılan çalışmaları desteklemek üzerine veya <a href="https://medium.com/pharus/payment-financing-payfi-pharus-a4334172c60e">Huma Finance</a> ile gerçekleştirilecek partnerliğin sınırlarını çizmeye kadar birçok farklı topluluk önerisi sunulmuştur. Ayrıca uzun dönemli JUP token kilitlenmesine yönelik teşvikleri içeren stratejik önermeler de Jupiter DAO organizasyonunda sunulmuştur.</p><p>Jupiter DAO’da aktif katılım göstermek ve oy vermek için ise belirli adımları tamamlamak gerekiyor. Öncelikle kullanıcının JUP tokenlerini rehin bırakılması (stake edilmesi) gerekmektedir. Ardından cüzdanını Jupiter DAO’nun resmi oylama platformu olan “vote.jup.ag” ile bağlamalıdır. Kullanıcılar, platformda aktif olan proposal’ları inceleyip tercih ettikleri seçeneğe oy verebilirler. Oy kullanmak, aynı zamanda kullanıcıların ASR (Active Staking Rewards) almaları için yeterli oluyor.</p><p>Active Staking Rewards (ASR), Jupiter DAO’da aktif olarak oy kullanan ve stake eden kullanıcılara verilen çeyreklik ödüllerdir. Bu ödüllerin miktarı, kullanıcının stake ettiği JUP token miktarına ve oy verdiği proposal sayısına bağlı olarak hesaplanmaktadır. Bu sistemin temel amacı, topluluk üyelerinin düzenli olarak ekosisteme katkıda bulunmasını teşvik etmek ve aktif katılımı sürekli kılmaktır. ASR sistemine ek olarak, “LFG” adı verilen projeler tarafından ek airdroplar da sağlanabilir. Bu tarz ek teşvikler, topluluk üyelerini daha aktif hâle getirmeyi ve ekosisteme olan bağlılığı artırmayı hedeflemektedir.</p><p>Tüm bu gelişmelere rağmen Jupiter DAO için ekip üyelerinin orantısız oy gücüne sahip olması ve artan topluluk gerilimleri nedeniyle yönetişim oylamalarını 2026 başına kadar askıya aldığını duyurdu. Proje liderlerinden Kash Dhanda, mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını ve radikal bir ara gerektiğini vurguladı. Bu süreçte aktif staking ödülleri devam edecek ancak oylama ödülleri dağıtılmayacak. Bu düşünce, Jupiter DAO ilk duyurulduğunda da sunulması istenen olabildiğince merkeziyetsiz yönetişim isteği için de makul gözükmektedir.</p><h3>7. Stratejik Satın Almalar ve Ürün Genişlemesi</h3><h4>7.1 Satın Alınan Ekipler ve Kabiliyetleri</h4><p><a href="https://followin.io/en/feed/15920532">Jupiter’in kurucusu Meow’un vizyonu,</a> projenin basit bir DEX toplayıcısı olmanın çok ötesine geçerek Solana üzerinde eksiksiz bir DeFi altyapı ekosistemi kurmak olmuştur. Bu vizyon, kullanıcının veri analizinden alım-satım emirlerine, varlık takibinden yeni projelere yatırıma kadar tüm ihtiyaçlarını tek bir çatı altında karşılayabileceği “kapalı devre” bir sistem yaratma hedefiyle şekillenmiştir. Bu hedef doğrultusunda atılan en somut adımlar, 2024 ve 2025 yıllarında gerçekleştirilen stratejik satın almalarla olmuştur. Bu hamleler, Jupiter’i şuan ve gelecekte ihtiyaç duydukları altyapı ihtiyacını kendi bünyesinde gerçekleştirebileceği bilinçli bir genişleme stratejisinin parçalarıdır.</p><p><strong>7.1.1 Veri ve Analiz Katmanı</strong></p><p>Jupiter, kullanıcıların işlem öncesi analiz ve işlem sonrası takip ihtiyaçlarını karşılamak için<a href="https://x.com/coinhall_org"> Coinhall</a>, <a href="https://x.com/solanafm?lang=tr">SolanaFM</a> ve <a href="https://sonar.watch/">Sonarwatch</a> gibi üç önemli analiz platformunu bünyesine kattı. Coinhall ve SolanaFM entegrasyonları ile zincir üstü veriler ve piyasa takibi sağlanırken, Sonarwatch sayesinde kullanıcılar portföylerini doğrudan Jupiter üzerinden izleyebiliyor. Bu birleşim, kullanıcıyı platform içinde tutan bir deneyim sunuyor.</p><p><strong>7.1.2 Kullanıcı ve Likidite Katmanı</strong></p><p><a href="https://x.com/UltimateApp">Ultimate Wallet’ın</a> satın alınmasıyla Jupiter, mobil kullanıcılar için doğrudan bir giriş kapısı yarattı. Bu hamle, hem kullanıcı kazanımı hem de kullanıcıyı Jupiter ekosistemine doğrudan entegre etme açısından kritik. Buna ek olarak, Moonshot’ın çoğunluk hissesinin alınması sayesinde fiat ile doğrudan kripto alımı ve memecoin ticareti alanında büyük bir likidite kaynağı kontrol altına alındı. Bu iki satın alma, hem erişimi genişletiyor hem de işlem hacmini büyütmeyi hedefliyor. Aktif olarak mobil bir uygulama olarak kullanılabilen Jupiter Mobile geliştirmesi de bu satın almaların bir neticesi olarak sunulabilir.</p><p><strong>7.1.3 NFT ve İçerik Katmanı</strong></p><p>Jupiter’in <a href="https://x.com/drip">DRiP Labs’ı</a> bünyesine katması, NFT’lerin yalnızca finansal varlıklar değil; aynı zamanda topluluk oluşturma ve içerik dağıtımı aracı olarak görüldüğünü gösteriyor. DRiP’in sunduğu ücretsiz NFT dağıtımı modeli, Jupiter’in Web3’te daha geniş bir kullanıcı ve içerik üretici kitlesine ulaşma stratejisinin önemli bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Geçtiğimiz süreçte çıkarılan “Storefronts” özelliğiyle NFT oluşturucuları/sanatçıları için NFT satış mağazaları açarken, geliştirilmiş anasayfa yeni ve gelecek özelliklerin önizlemesini sunuyor. Artırılmış oyunlaştırma unsurları, bağışçı rozetleri gibi özelliklerle kullanıcıları NFT nişinde de elde tutmayı hedefliyor.</p><h4>7.2 Jupiter Lend</h4><p>Jupiter, DeFi’nin temel alanlarından biri olan borç alma/verme piyasasına Jupiter Lend ile giriş yapmayı planlamaktadır. Ethereum tabanlı <a href="https://x.com/0xfluid">Fluid protokolü</a> ile ortak geliştirilen bu platformun, 2025 yazında piyasaya sürülmesi planlanıyor. %90’a varan teminat oranları (LTV), yüksek verimlilikte likidasyon sistemi ve gelişmiş risk yönetimiyle Jupiter Lend, kullanıcıların varlıklarını satmadan borçlanmasını mümkün kılarak sermaye verimliliğini artırmayı hedefliyor. Bu hamle, Jupiter’i çok yönlü bir DeFi bankası olmaya yaklaştırıyor.</p><p>Borç alma/verme ürünü geliştirmek adına bu atılımın ortaya çıkmasında Jupiter’in kurucu ortaklarından Meow’un Instadapp/Fluid için eskiden sunmuş olduğu danışmanlığın payının olduğu düşünülebilir. Ayrıca Ethereum ve L2’lerinde inovatif protokol dizaynıyla başarıya ulaşan Fluid’in yeni bir ekosisteme pivot etmesi beklentisinin değerlendirilmesi neticesinde gerçekleştiğini söyleyebilmek de mümkündür.</p><p>Gerçekleştirilen satın almalar ve partnerlikler neticesinde Jupiter, temel DeFi ürünün ulaşabileceği limitasyonları elde ettiği, yüksek kabul edilebilecek, gelir/değerleme ile beraber ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Yalnızca token alım/satımlar üzerinden artık sınırlarına ulaştığı Solana DeFi’sinde birden çok ekibi bir araya getirerek yeni özellikler için gereken geliştirme ihtiyacını ortadan kaldırmıştır.</p><h3>8. Jupiter Ekosistemi: “One Stop — DeFi Superapp” Vizyonu</h3><h4>8.1 Ekosistemin Bileşenleri ve Yapısı</h4><p>Rapor boyunca bahsedilen halihazırdaki temel özelliklerle ve gerçekleştirilen satın alımlar / işbirlikleri neticesinde ortaya konulan “Superapp” özelliklerine bakalım. Ayrıca bu özellikler neticesinde son dönemde ortaya konulan geliştirmeleri inceleyelim.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*bYwtwfDQdofgGUNN" /><figcaption><em>Kaynak: </em><a href="https://x.com/JupiterExchange/status/1938265936227619188/photo/1"><em>https://x.com/JupiterExchange/status/1938265936227619188/photo/1</em></a></figcaption></figure><p><strong>8.1.1 Swap (Anlık ve Kompleks Rotalı İşlemler)</strong></p><p>Jupiter’in temel ürünü olan Swap, kullanıcıların tokenları en iyi fiyatlarla almasını/satmasını sağlar. Bahsedildiği üzere merkeziyetsiz borsalar başta olmak üzere Solana ağı üzerindeki neredeyse tüm likidite kaynaklarını tarayarak dilenen tokende en iyi şekilde işlem yapılabilmesini sağlar. Son çeyrekte ise;</p><ul><li><strong>Juno Aggregation kullanıma sunuldu:</strong> Artık 6 farklı yönlendiriciyle çalışan “aggregation” algoritması ile yaklaşımlar birbiriyle kıyaslanarak kendini optimize eden bir yapıya geçmiştir. Ayrıca fiyat teklifinden uygulama anına kadar olan sapmalar artık daha hızlı tespit edilebilmektedir.</li><li><strong>Metis v1.6 yayınlandı:</strong> Solana’nın en gelişmiş yönlendirme motoru, %1 hassasiyetle en iyi fiyat bölünmelerini sağlıyor.</li><li><strong>Arama algoritması iyileştirildi:</strong> Token meta verilerinin arayüze getirilmesi hızlandırıldı. Bu sayede yeni çıkan tokenlerin alım/satımında ikon, fiyat vb. birçok veri anında kullanıcıya sunulabilmeye başlandı.</li></ul><p><strong>8.1.2 Perpetuals (Türev İşlemler)</strong></p><p>Jupiter Perps, kullanıcıların merkezi olmayan vadeli işlemlerle kaldıraçlı uzun/kısa pozisyon açmasını sağlar. Chainlink entegrasyonu ile yüksek hızlı ve güvenilir fiyat beslemesi sunan platform, merkezi borsalarla rekabet edebilecek bir emir yürütme hızına sahiptir. Likidite sağlayıcıları için JLP havuz mekanizmasını kullanarak derin likidite oluşturur ve sürekli gelir akışı yaratır. Yakın zamanda opsiyon piyasaları gibi yeni ürünlerin de eklenmesi planlanmaktadır.</p><p>Ayrıca JLP için JLP Loan ürününü piyasaya sürerek kullanıcılarına yeni bir likidite imkânı sunmaya başladı. Kullanıcılar, JLP tokenlerini teminat olarak göstererek havuzdan USDC cinsinden borçlanabilecek ve bu süreçte LP getirilerinden yararlanmaya devam edebilecekler. Başlangıç aşamasında yalnızca USDC ile sınırlı tutulan bu ürün, dinamik faiz oranları ve %86 kredi-değer oranında (LTV) güvenli tasfiye mekanizmasıyla çalışmaktadır.</p><p>Son dönemde ise Jupiter Perpetuals, hızlandırılmış işlemlerle ortalama ~250 ms API performansı sunarak işlem hızını artırırken, kısmi ve çoklu Take Profit/Stop Loss emirleriyle pozisyon başına 10’a kadar emir girişine olanak tanıyor ve artırılmış pozisyon limitleriyle SOL’de 5 milyon dolar, ETH ve BTC’de ise 10 milyon dolara kadar işlem büyüklüğü sağlayarak kullanıcı deneyimini güçlendiriyor.</p><p><strong>8.1.3 Lend (Borç Alma &amp; Verme)</strong></p><p>2025’te çıkacak Jupiter Lend, kullanıcıların varlıklarını teminat göstererek borç almalarını veya mevduat olarak yatırıp faiz geliri kazanmalarını sağlayacaktır. Rakiplerinden farklı olarak %90&#39;a varan yüksek teminat değerlendirme oranı (LTV) sunarak sermaye kullanımını daha verimli hale getirir. Jupiter Lend, ayrıca swap işlemleriyle entegre edilerek, kullanıcıların bakiyeleri yetersiz olduğunda otomatik borçlanarak işlemlerini tamamlamasına izin verecektir.</p><p><strong>8.1.4 Launchpad (LFG)</strong></p><p>Jupiter’in LFG Launchpad’i, token lansmanlarını tamamen zincir üzerinde ve adil bir dağıtımla gerçekleştirir. Adaptif piyasa yapıcı mekanizması sayesinde token fiyatlarını gerçek zamanlı belirleyerek, adil ve şeffaf bir lansman sağlar. Önümüzdeki süreçte Solana dışı projelerin de LFG üzerinden lansmanı hedeflenmektedir.</p><p><strong>8.1.5 Jupiter Portfolio</strong></p><p>SonarWatch entegrasyonu ile Jupiter kullanıcıları, tüm varlıklarını tek platformdan izleyebilir. Bu modül sayesinde kullanıcılar, portföy değerini, kâr-zarar analizlerini ve havuz getirilerini ayrıntılı olarak takip edebilir. Bu özellik Jupiter’i yalnızca işlem yapılan bir platform olmaktan çıkarıp tam teşekküllü bir finans yönetimi uygulamasına dönüştürmektedir. Ayrıca daha iyi bir portfolyo takibi için birçok Solana uygulaması entegre edilmiş olup anbean izlenmektedir. 2025 Temmuz itibariyle 140’ı aşkın protokol Jupiter Portfolio’ya entegre edilmiş olup aylık ortalama kullanıcı sayısı ~500.000’dir.</p><p><strong>8.1.6 Onboard</strong></p><p>Jupiter Onboard, yeni kullanıcıların Solana ekosistemine hızlı ve kolay şekilde dahil olmasını sağlayan giriş kapısıdır. Kullanıcılar kredi kartı, Apple Pay ve Google Pay gibi yöntemlerle doğrudan SOL veya USDC satın alabilir ya da Binance ve Coinbase gibi merkezi borsalardan kolaylıkla fon aktarabilirler. Ayrıca Ethereum, BNB gibi diğer zincirlerden varlıklarını Jupiter’e taşımak isteyen kullanıcılar için deBridge entegrasyonu ve Circle’ın CCTP teknolojisiyle desteklenen USDC transferleri sunularak sorunsuz ve hızlı bir zincirler arası geçiş sağlanır.</p><p><strong>8.1.7 Jupiter Mobile</strong></p><p>Jupiter Mobile uygulaması, kullanıcıların tamamen yerel (native) mobil deneyimle işlem yapmalarını sağlar. Rakip cüzdan uygulamalarına kıyasla 8 ila 10 kat daha ucuz ve 3 kat daha hızlı işlem gerçekleştirebilen bu mobil uygulama, kullanıcıların nerede olurlarsa olsunlar Jupiter’in sunduğu tüm özelliklere kolay ve hızlı erişim sağlamasını hedeflemektedir. Bu mobil uygulama, Jupiter ekosisteminin erişilebilirliğini ve kullanıcı tabanını genişletmek adına kritik bir rol oynamaktadır.</p><p>Jupiter Mobile, 825.000 toplam indirme sayısı ve 4,7/5 ortalama App &amp; Play Store değerlendirmesi ile kısa sürede ciddi istatistiklere ulaşmıştır. Elde ettiği bu ivmeyle hem Jupiter’in en esnek kullanıldığı ortam hem de Solana ekosistemi entegrasyonlarıyla kullanıcı etkileşiminin en iyi olduğu yer olmayı hedefliyor.</p><p><strong>8.1.8 Jupiter Studio</strong></p><p>Jupiter Studio, toplulukların kendi token ekonomilerini oluşturmasını sağlayan gelişmiş ve özelleştirilebilir araçlar sunan bir token yaratma laboratuvarıdır. Burada kullanıcılar, tokenlerinin arz, dağıtım, vesting süreleri, piyasa değeri gibi detaylarını diledikleri gibi tasarlayabilir ve yönetebilirler. Ayrıca içerikler sunulabilmesi, kullanıcıların/toplulukların çıkardığı tokenleri tanıtılabilmesi ve topluluk etkileşiminde bulunabilmesi için daha detaylı bir sekme de yer almaktadır.</p><p><strong>8.1.9. Jupiter Pro</strong></p><p>Jupiter Pro, profesyonel yatırım araçlarında rakiplerinin onda biri maliyetle sektör liderlerinden biri olarak konumunu koruyor. Alphascan, 31 farklı launchpad üzerindeki tokenlerin öncesi ve sonrası durumlarını izleyen güçlü bir araç sunarken, Quick Accounts önceden cüzdan gerektirmeden hızlı işlem yapmayı ve hesap oluşturmayı mümkün kılıyor. Ayrıca, Token Pages, Organik Skor ve CT Smart Beğeniler gibi benzersiz metriklerle zenginleştirilmiş yüksek yoğunluklu token sayfalarıyla kullanıcı deneyimini üst düzeye taşıyor. Performans verileri ise <a href="https://docsend.com/view/qngs82nzmfywwcme">Jupiter Q2 Holder Recap raporuna</a> göre yaklaşık 4,4 milyon eşsiz kullanıcı ve son 30 günde 22,2 milyon sayfa görüntülemesiyle Jupiter Pro’nun Solana ekosistemindeki etkileyici büyümesini ortaya koymaktadır.</p><h4>8.2 Jupnet: Vizyonun Nihai Hedefi</h4><p>Jupiter kurucu ortaklarından “Meow”un bir <a href="https://meow.bio/jupnet.html">blog yazısında vizyonunu paylaştığı üzere</a> Jupnet, Jupiter’in Solana likidite optimizasyonundan doğan yeni nesil bir omnichain yani zincirler arası altyapı projesidir. Temel hedefi; milyonlarca blok zincirini, milyarlarca kullanıcıyı ve trilyonlarca tokeni birbirine bağlayan merkeziyetsiz bir sistem kurmaktır. Bu vizyon doğrultusunda, Jupnet yalnızca zincirler arası transferleri kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda merkeziyetsiz bir şekilde tek bir defter ve kimlik altyapısı sunar.</p><p>Sistemin temelini oluşturan üç yapıdan ilki, çoklu zincirler arası işlem doğrulamasını optimize eden DOVE Network, ikincisi tüm token işlemlerini tek bir defter üzerinden yönetebilen Omnichain Ledger, üçüncüsü ise kullanıcı deneyimini cüzdan yerine kimlik temelli hale getiren ADI (Aggregated Decentralized Identity) sistemidir. Bu mimari, hem kullanıcılar hem de geliştiriciler için erişimi, güvenliği ve birlikte çalışabilirliği arttırmayı amaçlar.</p><p>Teknolojik olarak Jupnet, Solana VM üzerine inşa edilmiş genişletilmiş bir yapı olan Dove VM’yi kullanır ve doğrulamada BLS Merkle tabanlı sistemlerden yararlanır. Uzun vadede, tüm zincirler, varlıklar ve kullanıcı hesaplarının birleştiği küresel bir pazar inşa etmeyi hedefleyen Jupnet, şu anda erken testnet aşamasındadır ve önümüzdeki aylarda beta sürümünü duyurmayı planlamaktadır.</p><p>Jupiter tarafından sunulan son gelişmelere göre, Jupnet geliştirmeleri son dönemde kritik altyapı bileşenlerini tamamlayarak önemli bir aşamaya ulaşmıştır. ADI sisteminin temel fonksiyonları tamamlanarak kullanıma hazır hale geldi. Bu sayede kullanıcılar, merkeziyetsiz ve birden fazla sosyal giriş servisiyle desteklenen, tamamen on-chain kimlik doğrulamasıyla güvenli biçimde hesap/adres oluşturabiliyor. Ayrıca, DOVE sistemleri, validatör, oracle ve işlem yürütme fonksiyonlarını birleştirerek zincirler arası koordinasyonu güvenli ve merkeziyetsiz şekilde testler içerisinde optimizasyonunu tamamladığı belirtiliyor.</p><p>Omnichain Ledger altyapısı ise ölçeklenebilirlik açısından yeniden tasarlandı ve Pinocchio dilinde yeniden yazılarak “invalidation proofs” ve proxy kontratları gibi özellikler eklendi. Bu sayede yeni zincirlerin eklenmesi kolaylaşırken, işlemler DOVE konsensüsü aracılığıyla yükseltilebilir hale geldi. Son testlerde Solana, Base, Sui ve Arbitrum entegrasyonları başarılı bir şekilde tamamlandı ve önümüzdeki süreçte Bitcoin ve Hype gibi yeni zincirlerin entegrasyonu planlanıyor.</p><p>Hem Solana Superapp geliştirmeleri hem de Jupnet vizyonu, Jupiter’in yakın geleceğinin yorumlanabilmesi açısından önemlidir. Çünkü platformları ve yönetişimleri için pivot ettikleri piyasaların neler olacağı, bu yeni denemelerde başarılı olup olamayacağını değerlendirmemiz adına önemli çıktılar sunabilecektir. Ayrıca Jupnet’in başarısı Jupiter için ayrıca önemli olacaktır çünkü uygulama temelli bir yeni ağda yer alacak olması bu ağdaki oluşturulabilecek tüm değerin, ücretlerin ve çok daha fazlasının Jupiter ve JupNet’in potansiyel “validator”leri tarafından da değerlendirilebilecek olması anlamına gelmektedir.</p><h3>9. Entegrasyon Yapıları ve İşbirlikleri / Partnerlikler</h3><h4>9.1 Basitleştirilmiş API ve SDK Olanakları</h4><p>Jupiter’in pazar hakimiyetinin arkasındaki en önemli, ancak en az görünen stratejilerden biri, geliştirici topluluğuna odaklanmasıdır. Platform, kendi takas, fiyatlandırma ve yönlendirme motorunun temel işlevselliğini, diğer projelerin kendi uygulamalarına kolayca entegre etmelerini sağlayan kapsamlı ve iyi dökümanlaştırılmış API ve SDK’lar aracılığıyla sunar. “Station” ve “Wallet Kit” gibi araçlarla, bu entegrasyon sürecini daha da basitleştirir. Rakip “DEX Aggregator”lar için de detaylandırılmış API ve SDK çözümleri yer alıyor olsa da Jupiter’in farklı sosyal mecralarda geliştiricilerle iletişimi devam ettiriyor olması, farklı entegrasyon olanakları sunuyor olması ve özelleştirilmiş kitlerle bunu destekliyor olması kendi altyapıları üzerinde geliştirme yapmayı görece basit kılmaktadır. Örneğin Ultra Mode APIs ile RPC’lerden fiyat kayması kontrolüne kadar en iyi takas deneyimini sunarken, Ultra API Search, Token API V2 ve Price API V3 ile daha güvenilir ve doğru token fiyat bilgileri sağlıyor.</p><p>Bu sayede Jupiter’in yalnızca bir platformdan öte altyapı/geliştirme ortamı olarak da en iyi geliştirici deneyimini sunmaya çalıştığını gözlemleyebiliriz. Bu husus bir DEX Aggregator için ayrıca önemlidir çünkü B2B partnerlikler neticesinde gerçekleştirilen entegrasyonların dışında bireysel ve nitelikli hacim getirecek geliştirmelerin (on-chain arbitraj botları gibi) önünü açmayı kolaylaştırır. Tümüyle bu olanaklar hem organik büyümeyi hem de sürekli bir stres testiyle daha iyi bir sistemik yapılanmayı sağlar.</p><h4>9.2 Temel Entegrasyon Stratejileri</h4><p>Jupiter için özellikle Ethereum tabanlı ağlarda yer alan rakiplerinde de görülebilecek entegrasyon stratejileri mevcuttur. Bunlar sağlamış oldukları en iyi fiyat çıktısını başka arayüzler içerisinde değerlendirilmesini temel almaktadır. Solana’nın bu konudaki ihtiyacını en iyi şekilde sağlayan Jupiter ise farklı arayüzlerdeki bu talebi en iyi şekilde karşılamak üzere birçok önemli temel entegrasyona sahiptir. Bunlar arasında;</p><p><strong>9.2.1 Cüzdanlar: </strong>Jupiter, Phantom, Solflare ve Backpack gibi Solana’nın en popüler cüzdanlarıyla yaptığı entegrasyonlarla kullanıcı deneyimini ciddi ölçüde kolaylaştırır. Kullanıcılar doğrudan cüzdan arayüzleri içinden işlem yaparken, Jupiter arka planda en iyi swap fiyatlarını sağlar. Bu entegrasyonlar, platforma milyonlarca kullanıcı getirirken işlem hacmini artırır.</p><p><strong>9.2.2 Telegram Botları: </strong>Telegram üzerinde faaliyet gösteren, özellikle memecoin ticareti yapan popüler botlar (örneğin BONKbot), Jupiter’in altyapısını kullanır. Bu botların yüksek frekanslı işlem yapma kapasitesi sayesinde Jupiter, önemli bir ek işlem hacmi kazanarak ekosistemdeki pozisyonunu güçlendirir.</p><p><strong>9.2.3 Zincirlerarası Çözümler: </strong><a href="https://discuss.jup.ag/t/archived-jupiter-bringing-native-usdc-to-solana-powered-by-wormhole-and-circles-cctp/21718">Wormhole gibi lider köprü protokolleriyle entegrasyon,</a> Jupiter kullanıcılarının farklı blokzincir ekosistemleri arasında varlık transferini sorunsuz gerçekleştirmelerini sağlar. Bu özellik, Jupiter’in kendi derleyici sistemini güçlendirir ve platformun Solana dışı ekosistemlerle bağlantısını kuvvetlendirir.</p><p>Elbette ki temel entegrasyonlar bunlarla sınırlı kalmamaktadır. Solana üzerinde yer alan oyun projelerinden tüketici uygulamalarına kadar birçok farklı platformun “swap” işlemi ihtiyacında Jupiter entegrasyonu gerçekleştirdiğini vurgulamak mümkündür. Yeni nesil Solana girişimleri arasında yer alan <a href="https://pintu.co.id/">PINTU</a>, TrueMarkets, Squads, <a href="https://x.com/JupiterExchange/status/1947722516752929231">SendAI</a> gibi birçok ürün yakın dönemde Jupiter entegrasyonu gerçekleştirdiler.</p><h4><strong>9.3 Öne Çıkan İşbirlikleri</strong></h4><ul><li>Jupiter, <a href="https://x.com/chainlink/status/1926760206723375271">Chainlink ile yaptığı ortaklıkla</a> oracle altyapısını güçlendirmiştir. Bu iş birliği, perpetual işlemler için güvenilir, gerçek zamanlı ve manipülasyona dayanıklı fiyat akışları sağlar, kullanıcı fonlarının korunmasına yardımcı olur.</li><li><a href="https://x.com/JupiterExchange/status/1539278023505362944">Marinade Finance ile yapılan iş birliği</a>, mSOL tokeninin Jupiter platformundaki likiditesini artırmıştır. Ayrıca Jupiter’in kendi likit staking tokeni jupSOL’un geliştirilmesinde Marinade’in altyapı desteği kullanılmıştır. İki proje arasında ortak çalışma grupları kurulması da derin stratejik bağları vurgular.</li><li>Helium ile ortaklık kuran Jupiter, Helium Mobile kullanıcılarının faturalarını JUP tokenlarıyla ödeyebilmesini sağlamıştır. Bu gelişme, Jupiter’in DeFi dışında gerçek dünya kullanım alanlarına açılmasının net bir göstergesidir.</li><li>Solana Mobile ile yapılan anlaşma sonucu, Jupiter, <a href="https://x.com/JupiterExchange/status/1943669184254132653">Saga ve Seeker model telefonlarda</a> önceden yüklenmiş merkeziyetsiz uygulamalardan biri oldu. Bu hamle, Jupiter’e mobil kullanıcılar üzerinde güçlü bir erişim imkânı sağlar.</li><li>Ayrıca Solana ağında token lansmanını gerçekleştiren ve PayFi konseptini akıllara kazıyan Huma Finance, JupDAO’ya özel olarak<a href="https://x.com/jup_uplink/status/1922692891882947002"> gerçekleştirilen partnerlik</a> neticesinde token ön satışı gerçekleştirniştir.</li><li>Jupiter’in Astana International Exchange (AIX) <a href="https://x.com/JupiterExchange/status/1928122222960328748">ile yaptığı işbirliği,</a> geleneksel halka arzları (IPO) tokenize ederek Solana blok zincirine taşımayı hedefler. Bu ortaklıkla oluşturulacak çift listeleme mekanizması, şirketlerin hisselerini eş zamanlı olarak hem geleneksel borsada hem de blok zincir üzerinde listeleyebilmesine olanak tanır. Bu vizyoner hamle ile birlikte Jupiter’i yalnızca bir kripto platformu olmaktan çıkarıp tokenize edilmiş menkul kıymetlerin altyapı sağlayıcısı yapma yolunda büyük bir adımdır. Başarıyla gerçekleştiği takdirde Jupiter, geleneksel finans dünyasındaki devasa likiditeyi DeFi’ye taşıyarak küresel çapta birleşik bir piyasa yaratma hedefine ulaşabilir.</li><li>Son olarak ise <a href="https://x.com/JupiterExchange/status/1940106756933173488">Jupiter, xStocksFi ile yaptığı işbirliği sayesinde</a> Apple, Tesla ve Nvidia gibi dünya devi şirketlerin tokenize edilmiş hisse senetlerini platformuna taşıdı. Kullanıcılar, aracı kurum veya sınır kısıtlaması olmadan tamamen zincir üstünde (on-chain) işlem yapabiliyor. Ayrıca bu tokenlar, 1:1 oranında gerçek hisselerle destekleniyor ve düşük işlem ücretleriyle fraksiyonel (parçalı) sahiplik imkânı sunuyor. Yakın gelecekte Jupiter Lend ile de entegre edilecek olan xStocks varlıkları, kullanıcıların sermaye verimliliğini artırarak borçlanmalarına da olanak tanıyacaktır.</li></ul><h3>10. Jupiter’in İş Modelleri ve Değer Yaratması</h3><p>Jupiter’in iş performansı, kullanıcı büyümesi, gelir dağılımı ve piyasa değerlemesi gibi çeşitli açılardan incelendiğinde, DeFi alanında lider pozisyonda bulunan başarılı bir protokol olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır.</p><p>Gelir modeli incelendiğinde, Jupiter’in son 90 gün içinde toplam 32.5 milyon dolar gelir elde ettiği görülmektedir. Bu gelirin %57.6&#39;sını Perps (türev işlemler), %36.7&#39;sini Swap ve Ultra ücretleri oluştururken, DCA (Dollar Cost Averaging) ve Limit Order gibi ürünlerin katkısı %5.7 civarındadır. Bu dağılım Jupiter’in gelir çeşitliliği açısından oldukça dengeli bir yapı kurduğunu göstermekte, türev işlemlere yönelik stratejik adımların ve kullanıcı talebinin protokolün büyümesinde kritik rol oynadığını ortaya koymaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*PxIA_F46lAAH1_BJ" /></figure><p>Toplam Kilitli Varlık (TVL) analizine göre, Jupiter’in TVL miktarı 2.4 milyar dolar seviyelerinde seyretmektedir. Bu değerin yaklaşık %65&#39;i Jupiter Perps ürünü tarafından oluşturulmakta, geri kalan %35&#39;i ise Jupiter Staked SOL tarafından sağlanmaktadır. Bu durum, Jupiter’in kullanıcıların sermaye verimliliğine olan talebini karşılayan güçlü türev ürünlere odaklanarak DeFi alanında “derivatives-first” stratejisinin etkinliğini kanıtlamaktadır. Özellikle perpetual futures piyasasındaki güçlü konumu ile, platformun merkezi borsalara karşı önemli bir alternatif olduğu anlaşılmaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*mdv1AfqpXulZuqp5" /></figure><p>Kullanıcı büyümesi açısından incelendiğinde ise Jupiter’in Ocak 2024 — Temmuz 2025 dönemi boyunca 97,8 milyon kullanıcıya ulaştığı ve bu kullanıcıların yaklaşık yarısının tekrar tekrar platformu kullandığı görülmektedir. Kullanıcı tutundurma (retention) oranının 1,46 gibi oldukça yüksek bir seviyede olması, platformun kullanıcı deneyimi ve ürün kalitesi açısından rakiplerinden ayrıştığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Özellikle Eylül 2024&#39;te haftalık 2,49 milyon yeni kullanıcı ile yaşanan hızlı büyüme, Jupiter’in kitlesel benimsenme potansiyelini açıkça ortaya koymaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*AMvYcHnLFpnj7lZZ" /></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*wocSithFQOhGUa62" /></figure><p>JLP yani Jupiter Likidite Havuzları için ücret gelirleri yapısının ağırlıklı olarak “Order Coordination Fees (OC Fees)” üzerinden gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Yaklaşık %85–90&#39;lık OC Fees payı, Jupiter’in temel katma değerinin trade execution ve yönlendirme optimizasyonunda olduğunun açık bir kanıtıdır. Bu durum aynı zamanda Jupiter’in basit bir DEX agregatöründen çok daha fazlası olduğunu, kullanıcıların işlem deneyimini iyileştiren sofistike bir teknoloji platformu haline geldiğini göstermektedir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*W69fYHMUaOcRGC0e" /></figure><p>Bütün bu veriler bir araya getirildiğinde, Jupiter’in güçlü gelir yapısı, yüksek kullanıcı tutundurma oranları, çeşitlendirilmiş ürün portföyü ve arz kontrollü token ekonomisi ile DeFi ekosistemindeki lider konumunu pekiştirdiği sonucuna ulaşılmaktadır. Platform, gelecekteki stratejik fırsatları değerlendirmek ve kullanıcı tabanını daha da genişletmek için yeterli altyapı ve sürdürülebilir büyüme koşullarını yaratmıştır.</p><h3>11. Jupiter’i Neler Bekliyor ve Sonuç</h3><h4>11.1 Jupiter’in Yakın Gelecek Planları</h4><p>Jupiter tarafından yayımlanan 2025 ikinci çeyrek raporuna göre önümüzdeki bir yıllık dönemde dönemde büyümenin ana ekseninde yeni ürün lansmanları ve kullanıcı kazanım kampanyaları yer alıyor. Jupiter, önümüzdeki dönemde gelirlerini artırmak ve ekosistemini güçlendirmek için stratejik yeni ürünler piyasaya sürecek. Fluid iş birliğiyle geliştirilen Jupiter Lend ürünü, kullanıcı odaklı ve yenilikçi bir borçlanma piyasası yaratırken, masaüstü kullanıcılarına yönelik düşük maliyetli ve hızlı işlem sunan Jupiter Desktop Extension Wallet ile ekosisteme erişim kolaylaşacak. Ayrıca henüz detayları açıklanmayan yeni bir ürünle Jupiter’in etki alanının finans sektörüne genişletilmesi planlanıyor.</p><p>Solana üzerindeki liderliğini güçlendirmek için Jupiter Liquidity Pool (JLP) ve Perps ürünlerinde önemli yenilikler yapılacak. JLP Loans özelliğiyle kullanıcılar varlıklarını teminat gösterip likiditeye ulaşabilecek, ayrıca tokenize edilmiş hisse senedi vadeli işlemleri gibi yeni finansal ürünlerle işlem seçenekleri genişletilecek. Jupiter ayrıca kullanıcı etkileşimini artırmak için platforma oyunlaştırma ve teşvik mekanizmalarını dahil edecek.</p><p>Jupiter ekosistemi, işlem kalitesi ve kullanıcı deneyimini artırmak için V7 Aggregator ve Jupiter Z Partial Routes gibi yeni teknolojik geliştirmelerle güçlendirilecek. Ayrıca Jupiter Studio ve Moonshot gibi sosyal odaklı projeler aracılığıyla Web4 vizyonuna yönelik yatırımlar artarken, pazarlama kampanyalarıyla kullanıcı kazanımı hızlandırılarak DeFi dünyasına yeni giren kullanıcılar için en cazip platformlardan biri haline gelinmesi hedefleniyor.</p><h4>11.2 Pharus Yorumu</h4><p>Raporumuzun bütününde de ortaya koymaya çalıştığımız temel unsur Jupiter’in son düzlemde pivot ettiği “Superapp” bakış açısının yaratabileceği potansiyelleri değerlendirmektir. Buna bağlı olarak Jupiter’i bekleyen yeni kullanıcılara ulaşmak, daha yüksek istatistikler yakalamak ve Web3 dünyasının geldiği son halle kullanıcılara en iyi kullanıcı deneyimiyle hitap eden ürünler geliştirmek adına birçok fırsat yer almaktadır.</p><p>Bu beklentilerin aksine ise olabilecek ki bizlerin düşük bir ihtimal biçtiği senaryo Solana’nın ilgileri artık üstüne çekmiyor olmasıdır. Ayrıca Solana altyapısına olan bağımlılık ve ağdaki olası performans sorunları, DeFi alanında artan rekabet, DAO yönetişiminin belirsizliği yer almaktadır. Bu faktörler, Jupiter’in sürdürülebilir büyümesini zorlaştırabilecek önemli zorluklar olarak dikkat çekmektedir.</p><p>Sonuç olarak Jupiter, Solana’nın geleceğine yapılan en direkt ve en kapsamlı yatırımlardan birini temsil etmektedir. Hem teknolojik potansiyeli hem de geçmişte gerçekleştirdiği ve değiştirdiği bakış açılarıyla adını merkeziyetsiz finans tarihine kazımıştır. Dolayısıyla birçok yeni ürünü ve geliştirmeyi de bu sektöre kabul ettirme şansına sahip olacaktır. Eğer Jupiter bu karmaşık ve iddialı dönüşümü başarıyla tamamlayabilirse sadece Solana’nın değil, tüm merkeziyetsiz finans sektörünün en değerli ve stratejik projelerinden biri olma potansiyelini taşımaktadır.</p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=d60b66fde531" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/pharus/j%C3%BCpiter-y%C3%B6r%C3%BCngesine-giri%C5%9F-d60b66fde531">Jüpiter Yörüngesine Giriş</a> was originally published in <a href="https://medium.com/pharus">Pharus</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Payment Financing (PayFi) | Pharus]]></title>
            <link>https://medium.com/pharus/payment-financing-payfi-pharus-a4334172c60e?source=rss----689924cb54e7---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/a4334172c60e</guid>
            <category><![CDATA[payments]]></category>
            <category><![CDATA[huma]]></category>
            <category><![CDATA[payfi]]></category>
            <category><![CDATA[blockchain]]></category>
            <category><![CDATA[tether]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pharus ✨]]></dc:creator>
            <pubDate>Sun, 25 May 2025 14:07:41 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2025-05-26T22:01:19.891Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*bZawXekirOxURb6vk_5PdQ.png" /></figure><p>· <a href="#961a">Ödeme Finansmanın (Payment Financing / PayFi) Geleneksel Finans Sistemindeki Yeri</a><br>· <a href="#3816">Ödeme Finansmanının (PayFi) Gelişimi</a><br>· <a href="#6e42">Ödeme Finansmanının (PayFi) Avantajları</a><br>· <a href="#54eb">Huma Finance</a><br>· <a href="#f2a3">$HUMA</a><br>· <a href="#8479">Arf</a><br>· <a href="#c006">Bitso x Felix</a><br>· <a href="#badc">Airtm x Bridge</a><br>· <a href="#1fed">Rain</a><br>· <a href="#049c">BSOS</a><br>· <a href="#dc8d">Jia</a><br>· <a href="#8501">Sphere</a><br>· <a href="#4530">Zamanının Ötesindeki Proje: Goldfinch</a><br>· <a href="#3d4d">Pharus’un Yorumu</a></p><h3>Ödeme Finansmanın (Payment Financing / PayFi) Geleneksel Finans Sistemindeki Yeri</h3><p>Ödeme finansmanı kavramı, paranın zaman değeri ilkesine dayanır. Paranın zaman değeri (Time Value of Money / TVM) ilkesi, bir paranın bugün elde edilmesinin gelecekte elde edilmesinden daha değerli olduğunu belirten bir finansal kavramdır. Geleneksel finans dünyasına entegre edilen ödeme alışkanlıkları da bu dünyada uzun zamandır önemli bir role sahip. Örneğin, dünyadaki kredi kartlarının oluşturduğu hacim 16 trilyon ABD Doları’nı geçerken şirketler arasında gerçekleşen (B2B) ticaret finansmanındaki hacim 10 trilyon ABD Doları’nı geçmiş durumda.</p><p>Benzer şekilde uluslararası ödemeler de dünyadaki ticaretin ve geleneksel finans dünyasının en önemli bileşenlerinden biridir. Ama şu anki finans dünyasında uluslararası ödemeleri finanse etmek için bloke edilmiş 4 trilyon ABD Doları değerinde likidite gerekiyor. Bu da günümüzde kullanan finansal sistemin verimsizliğini gözler önüne seriyor.</p><p>Kilitli duran 4 trilyon ABD Doları’nın üstüne bir de uluslararası banka ödemeleri günler sürebilmektedir. Günlerce sürebilen işlemlerde aracı olarak bankalar kullanıldığı için işlem ücretleri oldukça yüksektir. İşlem ücretlerinin ortalaması hesaplandığında dünyadaki ortalama uluslararası para transferi ücreti miktarın %7’sidir. Hali hazırda var olan bankacılık sistemi uluslararası transferlerde birçok verimsizliğe sahip olmasının yanı sıra dünyada 1,4 milyar insanın bankacılık sistemlerine ulaşamadığı hesaplanmaktadır.</p><h3>Ödeme Finansmanının (PayFi) Gelişimi</h3><p>Blokzincir ve kripto paraların gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan stablecoin’ler ödeme finansmanındaki süreçleri de etkilemiştir. Fiat paralara denkleştirilmiş olan stablecoin’lerin çoğunluğunu ABD Doları’na denkleştirilmiş olanlar oluşturuyor. Stablecoin’ler sayesinde hem uluslararası ödemeler neredeyse anında gerçekleşebiliyor hem de ülkeler arasında bloke edilmiş olan likidite daha verimli şekilde kullanılabiliyor.</p><p>Yukarıda bahsettiğimiz avantajları sayesinde ön plana çıkan stablecoin’lerin ürün-market uyumunu yakaladığını söylemek yanlış olmayacaktır. 2024 yılının sonunda stablecoin’lerin toplam piyasa değeri 130 milyar ABD Doları’ndan 207 milyar ABD Doları’na yükseldi. Bu %57’lik yükselişi aynı zamanda hacim değerlerinde de görebiliyoruz.</p><p>🔍 Stablecoin’lerin aylık transfer hacmi %148 büyümeyle 1 trilyon ABD Doları’ndan 2,6 trilyon ABD Doları’na yükselmiş durumda.</p><p>Stablecoin’lerin yaygın kullanımıyla birlikte birçok finansal fırsat da ortaya çıkmaktadır. Blokzincir ekosisteminde çeşitli projeler daha önce fırsat maliyeti olarak değerlendirilemeyen bu fırsatları değerlendirme amacıyla ortaya çıkıyor. Fırsatlar arasında anında para akışının gerçekleştirilmesi sayesinde hızlandırılan tedarik zincirleri ve kilitli bulunan likiditeden elde edilemeyen getiriler gibi örnekler yer almaktadır.</p><h3>Ticaret Finansmanı</h3><p>Ticaret Finansmanı (Trade Finance); yurt içi veya uluslararası ticarette alıcı ile satıcı arasındaki alışverişin güvenli, zamanında ve nakit akışına zarar vermeden gerçekleşmesini sağlamak için kullanılan finansal araçlar ve ürünler bütünüdür.</p><p>Stablecoin’lerin yaygınlaşması bu alanı da etkiledi. Daha önceden kullanılan garanti mektubu, akreditif ve vesaik mukabili ödeme (Documents Against Payment) gibi yöntemler yerini yeni gelişen teknolojilere bırakmaktadır.</p><p>🛢️ Kripto paralar ve blokzincir ekosisteminin en büyük şirketlerinden ve USDT’nin ihraççısı olan <strong>Tether</strong> firması Ekim 2024’te Orta Doğu bölgesinde bir petrol alışverişinin ticaret finansmanını sağladığını <a href="https://tether.io/news/tether-trade-finance-completes-funding-of-first-middle-eastern-crude-oil-transaction/">açıkladı</a>.</p><p>Sağlanan finansmanın büyüklüğü 45 milyon ABD Doları ve 670.000 varil değerinde. 2024’ün başında kurulan Tether’in “Trade Finance” kolunun hızla ölçeklenerek<strong> 10 trilyon ABD Doları</strong> büyüklüğünde ticaretlere kadar finansman sağlayabileceği de açıklanmış durumda.</p><h3>Ödeme Finansmanının (PayFi) Avantajları</h3><p>Ödeme finansmanı alanı blokzincir teknolojisinin bir inovasyonu olan akıllı kontratlar sayesinde artık oldukça verimli ve hızlı çalışabilir durumda. Merkeziyetsiz finansın kripto paraları kullanarak birçok bankacılık işlemini aracılara ihtiyaç olmadan kullanıcılara sunmasına benzer şekilde ticaret finansmanı ve ödeme finansmanı alanlarında da kripto paralar (özellikle stablecoin’ler) büyük bir ihtiyacı karşılıyor.</p><p><strong>Geleneksel finans sistemi ile ödeme finansmanının karşılaştırması</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*WFqsl9kKILqa9kEzXmjTSg.png" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://messari.io/report/payfi-ecosystem-analysis">Messari</a>, <a href="https://blog.huma.finance/">Huma</a></figcaption></figure><h3>Ödeme Finansmanı Alanındaki (PayFi) Projeler</h3><p>Ödeme Finansmanı ekosisteminin haritası <a href="https://messari.io/report/payfi-ecosystem-analysis">Messari</a> tarafından aşağıdaki şekilde hazırlanmış durumda. Altı katmandan oluşan bu harita fikri Huma Finance tarafından ortaya atılmı. durumda. Haritadaki katmanlar şu şekilde adlandırılıyor:</p><ul><li>Uygulama Katmanı</li><li>Finansman Katmanı</li><li>Uyumluluk Katmanı</li><li>Saklama Katmanı</li><li>Para Birimi Katmanı</li><li>İşlem Katmanı (Layer 1 / Layer 2)</li></ul><p><strong>Ödeme Finansmanı Ekosistem Haritası</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*_e4nXjOBKwtVz2Kx" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://messari.io/report/payfi-ecosystem-analysis">Messari</a></figcaption></figure><h3>Huma Finance</h3><p><a href="https://huma.finance/">Huma</a> likidite sağlayıcıların alacaklılara kredi sağlarken aynı zamanda varlıkları üzerinden gelir elde etmesini sağlamaktadır. Bu şekilde ifade edince klasik merkeziyetsiz finans borç alma-verme uygulamalarına oldukça benzer gözüküyor. Borç alma-verme protokolleri ile farkları ise şu şekilde:</p><ul><li>Huma Finance, ödeme finansmanı için özelleştirilmiş hizmet sunmaktadır. İhtiyaçlara göre kredi marjları ve proje sonunda elde edilecek ürünün teminat olarak kullanıldığı kredi imkanları sağlamaktadır.</li><li>Huma Finance’nin modüler altyapısı sayesinde farklı işlem ücretleri, farklı finansman opsiyonları ve geri ödeme şartlarının kişiselleştirilebilmesini sağlanmaktadır. Böylelikle farklı ödeme finansmanları sağlanabilir. Bu sayede Huma Finance her endüstrideki ödeme finansmanlarını kapsayabilmektedir.</li><li>Huma Finance’nin dinamik risk değerlendirme ajanları (dynamic evaluation agents) sayesinde risk parametreleri değişebilmektedir. Bu sayede sağlanacak finansmanın şartları değişebilir.</li></ul><p>Huma Finance bir diğer ödeme finansmanı projesi olan Arf ile uzun süredir işbirliği yapmaktadır. 🤝</p><p>Aşağıdaki grafikte Huma Finance ve Arf’ın 2024 yılı boyunca aylık finanse ettikleri ödemeleri görebilirsiniz. 2024 yılının başından sonuna kadar bu ödemelerin %116 büyüdüğünü görülmektedir</p><p><strong>Huma Finance ve Arf tarafından finanse edilen aylık ödemeler:</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*zSYUUw-Hq_43EMfI" /><figcaption>Kaynak: Messari</figcaption></figure><p>Bu süreçte Arf, Huma üzerinde 4’ü Solana blokzincirinde olmak üzere toplamda 7 farklı havuzdan fonlama topladı. Bu yedi havuzda toplanan varlıklar ile Arf’ın sınır ötesi ödemeleri finanse etmesi için toplamda 419,37 milyon ABD Doları değerinde finansman sağlandı. Bu havuzlarda kullanıcılara çift haneli (%10–15) arası getiri vaad edildi. Bu havuzlar sadece kimlik doğrulaması yapmış profesyonel yatırımcı şahıslar veya şirketler için ulaşılabilir durumdaydı.</p><p>Arf dışındaki havuzlar arasında kripto ile ödeme yapmayı sağlayan kartlar üreten Rain, Tayvan’daki elektrikli araç şarj ağı için finansman toplayan BSOS, Kenya ve Filipinler’deki küçük işletmelere kredi sağlayan Jia ve mikrofinans ile evrensel temel gelir dağıtmaya çalışan impactmarket gibi projeler yer alıyor. Bahsettiğimiz bu projelerin kullanıcılardan topladığı finansman Arf ile kıyaslandığında oldukça küçük kalıyor.</p><p><strong>Tam da bu yüzden Nisan 2024’te Huma ve Arf birleşme kararı aldı. </strong>Huma Finance ve Arf markaları ayrı kalacak olmasına rağmen şirketler bir holding yapısı altında beraber çalışmaya başladılar.</p><h3>Huma 2.0</h3><p>Huma Finance’in ilk havuzlarına katılabilmek için kimlik onayı yapmış ve onaylanmış kullanıcı/şirket olmanız gerekmekteydi. Huma 2.0 ile birlikte Huma Finance ödeme ve ticaret finansına sağlanan likiditeden elde edilen gelire bütün kullanıcıların erişebilmesini sağlamıştır. Nisan 2025 itibariyle kullanılabilir Huma 2.0 ile birlikte kullanıcılar USDC varlıklarını iki farklı kullanım modu ile değerlendirebiliyor.</p><p><strong>Bu iki mod:</strong></p><p>1️⃣ <strong>Klasik Mod’u (Classic Mode): </strong>Tercih edenler varlıklarını kilitsiz, 3 ay ve 6 ay kilit süreleriyle değerlendirebiliyor. Kilit süresini arttırdıkça protokolün teşvik programının puan sistemi olan “tüy”lerden (feather) daha fazla elde edebiliyorsunuz. Mayıs 2025 itibariyle gelir yine yıllık bazda iki haneli %10.5 olarak gözüküyor. Lakin bu gelir oranının dinamik olduğunu ve yatırım yapmadan önce kontrol edilmesi gerektiğini hatırlatmakta fayda var.</p><p>2️⃣ <strong>Maxi Mod (Maxi Mode): </strong>Bu modda da kullanıcılar USDC varlıklarını kilitsiz, 3 ay ve 6 ay kilitli seçenekleri ile değerlendirebiliyor. Bu modun farkı ise Klasik Mod’da kazanılan “tüy” (feather) miktarlarının 3–5 katı oranında “tüy” (feather) kazanılması. Yakın zamanda çıkması beklenen Huma Finance’nin token’ından airdrop almak isteyen kullanıcılar genellikle bu modu tercih ediyor. Bu modda ise kullanıcılara bir USDC getirisi sunulmuyor. Kullanıcıların değerlendirdikleri USDC varlıkları sürenin sonunda “tüy” (feather) ödülleriyle birlikte geri ödenmektediri.</p><p>Huma 2.0’ın çıkmasının üzerinden henüz 1 ay geçmesine rağmen<strong> 50 milyona yakın USDC</strong> yatırılmış durumdadır. Ayrıca Klasik Mod’a (Classic Mode) sağlanan likiditeler karşılığında<strong> $PST (PayFi Strategy Token)</strong> token ve Maxi Mod’a (Maxi Mode) sağlanan likiditeler karşılığında<strong> $mPST token</strong> elde ediliyor.</p><p>➡️ Şu anda PST tokenlerini çeşitli merkeziyetsiz finans protokollerinde değerlendirilmesi mümkün. Aynı zamanda bu tokenlerin merkeziyetsiz finans havuzlarını kullanılarak anında satış gerçekleştirilip pozisyondan çıkılabilir.</p><p>Huma Finance tarafından hazırlanan gösterge paneline baktığımızda Maxi Mod’a olan ilgi Klasik Mod’a olanın iki katı gibi duruyor. Toplam mPST token miktarı yani Maxi Mod’a yatırılan varlık miktarı 34 milyonken Klasik Mod’a yatırılan varlık miktarı 15,8 milyon. Hatta Maxi Mod’a yatırılan varlıkların %55’e yakını 6 ay kilitli şekilde yatırılmış. Bu bizlere sağlanan likiditenin çoğunun platformun teşvik programının puanı olan “tüy”leri (feather) toplamak amacıyla sağlandığını gösteriyor.</p><p>Huma 2.0 ile sağlanan likiditenin protokoldeki strateji yöneticisi tarafından Kamino, Aave ve Pendle gibi protokollerde değerlendirildiğini belirtmekte fayda var. Huma daha önce olduğu gibi diğer PayFi protokollerinin finansmanını şu anda sağlamıyor.</p><h3>SOLMATE Endeksi</h3><p><a href="https://medium.com/u/af6a22150fa9">Solana</a> ağında sunulan ve $SOL’un yıllık enflasyonunu %4,7’den %1,5’a düşürmeyi hedefleyen geliştirme teklifi <a href="https://github.com/tjain-mcc/solana-improvement-documents/blob/patch-1/proposals/0228-market-based-emission-mechanism.md">SIMD-0228</a> sunulduktan sonra Huma Finance ve <a href="https://splyce.finance/">Splyce Finance</a> SOL staker’ları için daha fazla gelir elde etmenin yollarını araştırmaya başladı.</p><p>Bildiğiniz üzere 2024 yılında yıldızı parlayan <strong>likit staking protokolleri</strong> sayesinde ağın güvenliğini sağlayan staker’lar, stake ettikleri varlıklarını merkeziyetsiz finansta tekrardan değerlendirebiliyor. Bunu bir türev ürünü olarak düşünebiliriz.</p><p>Solana ağının en büyük merkeziyetsiz borsası olan Jupiter’in sunduğu <strong>$jupSOL</strong> isimli token, aynı zamanda ağdaki en popüler likit staking token’i olarak yer alıyor. Bir de Huma Finance’nin likidite sağlayıcılarına verdiği token olan <strong>$PST</strong> var.</p><p>➡️ Splyce Finance ile yapılan işbirliği sonucunda jupSOL token’ları ile birlikte PST tokenlerinin beraber değerlendirildiği<strong> SOLMATE endeksi</strong> ortaya çıkmış durumda.</p><p>Bu endeksin içeriğinde %50 oranında jupSOL ve %50 oranında mPST (Maxi Payfi Strategy Token) bulunuyor. Solana Vakfı’ndaki Kurumsal Büyüme Lideri Nick Ducoff da bu işbirliği için “Solana’daki finansal ekosistem için yapılandırılmış yatırım stratejileri çok önemli” <a href="https://blog.huma.finance/splyce-huma-unveil-solmate-amid-solanasimd-228-staking-shift">sözlerini kullanmış</a>. Endekse yatırımlar şu anda Splyce Finance üzerinden en az 100 USDC olacak şekilde yapılıyor. Yakın zamanda endeks tamamen izin gerektirmeyen bir yapıya geçecek ve ekosistemdeki diğer protokoller de kendi projelerine entegre edebilecektir.</p><h3>$HUMA</h3><p>Huma Finance, 21 Mayıs 2025 tarihinde protokol token’ı olan HUMA’yı duyurdu ve tabiki de airdrop yapacaklarını. $HUMA hem fayda (utility) hem de yönetişim (governance) token’ı olarak ekosistemde yer edinecek. Şimdi Huma Finance tarafından yapılan duyurulara dayanarak token’ın detaylarını inceleyelim.</p><p><strong>Tokenin kullanım alanlarını incelediğimizde bunlar karşımıza çıkıyor:</strong></p><p><strong><em>👥 Yönetişim</em></strong><em>:</em><strong><em> </em></strong>$HUMA sahipleri token’larını rehin bırakarak (stake ederek) Huma Finance’nin protokol yönetişimine katılıp oy kullanabilecek. Rehin bırakma süresi oy kullanma gücünü etkileyecek, böylelikle protokol ile uzun vadeli uyumluluk (alignment) hedeflenecek. Yönetişimde likiditenin ve ekosistem teşviklerinin dağılımı, protokol parametreleriin belirlenmesi ve protokol teşviklerinin ayarlanması gibi kritik kararlar alınacak.</p><p><strong><em>Likidite Sağlayıcı ve Ekosistem Ödülleri:</em></strong></p><ul><li>$HUMA ekosistemin büyümesinde ve geniş kitlelere erişmesinde kritik bir rol oynayacak. Likidite sağlayıcıları $HUMA token’la ödüllendirilecek. Daha büyük ve daha uzun süreli likidite sağlayanların ödülleri de daha fazla olacak.</li><li>Ayrıca likidite sağlayanlar hem de $HUMA rehin bırakmışsa (stake etmişse) ödülleri çarpan etkisiyle arttırılacak.</li><li>Huma’nın ekosistem partnerleri kritik performans göstergelerini (KPI) sağladıkları takdirde $HUMA ile ödüllendirilecek. Bu performans göstergeleri protokol gelirini ve işlem hacmini arttırmaya yönelik belirlenecek.</li><li>Ayrıca topluluğa katkı sağlayan bireysel kullanıcılar da sağladıkları katkıya göre $HUMA ödülleri alabilecek.</li></ul><p><strong><em>Değer Biriktirme Mekanizmaları:</em> </strong>Huma Vakfı, protokol gelirlerinin ödeme finansmanı alanında daha etkili bir şekilde kullanılması için çeşitli mekanizmaları inceliyor. Bu mekanizmaların entegrasyonu ile birlikte protokolün kazandığı gelirler tekrar ödeme finansmanı alanında değerlendirilecek.</p><p><strong><em>Ekosistemin Yerel Para Birimi: </em></strong>Her ne kadar Huma Finance, gerçek dünya varlıkları (RWA) işlemlerinde stablecoin’lerden faydalanmaya devam etse de $HUMA gelecekte sunulacak protokol özelliklerini kullanmak için gerekli olacak. Buna örnek vermek gerekirse Huma’da sunulan %10 üstündeki getirinin anında (real-time) elde edilmesi durumunda $HUMA gerekecek.</p><h4><strong>$HUMA Token Ekonomisi</strong></h4><p>$HUMA’nın toplam arzı 10 milyar adetle sınırlı olacak. Ayrıca token lansmanından (TGE) sonraki ilk arz (initial supply) %17,33 oranında olacak. İlk arz’ın dağılımı: %5 oranında başlangıç airdrop’u, %7 oranında merkezi borsa listeleme ücreti ve pazarlama, %4 oranında piyasa yapıcı ve likidite, %1 oranında protokol hazinesi ve %0,33 oranında stratejik partnerlerin biriyle token değişimi.</p><p><strong>$HUMA Token Arz Dağılımı</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*2ZmkydGMbg4WXGnO" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://x.com/humafinance/status/1925263145976963231">X/Humafinance</a></figcaption></figure><p>Yukarıdaki pasta grafiğinden de görebileceğimiz üzere en büyük pay likidite sağlayıcı ödüllerine, daha sonra yatırımcılara daha sonra da takıma ayrılmış durumda. Kullanıcılara başlangıç airdrop’u olarak %5 ayrılmış. Buradan başlayarak incelenirse</p><p><strong><em>Başlangıç Airdrop’u (%5):</em></strong></p><ul><li>Bu %5’in %65’lik miktarı yani toplam arzın %3,25’i likidite sağlayıcılarına ödül olarak dağıtılacak. Bunlar da Huma’nın uygulamasından kazanılan “tüy”ler aracılığıyla yapılacak. Kurumsal kullanıcıların token’leri zamana bağlı açılırken bireysel kullanıcıların token’lerinin hepsi token lansmanında (TGE) açılacak.</li><li>%5’in %25’lik kısmı yani toplam arzın %1,25’i ekosistemdeki projelere airdrop yapılacak. Huma ekosistemine katkı sağlayan projeler ödüllendirilecek. Bu token’ler 6 aylık lineer bir kilit açımına sahip olacak.</li><li>%5’in son %10’luk kısmı yani toplam arzın %0,5’i topluluğa katkı sağlayanlara verilecek. Bu katkılar Discord, Kaito ve Galxe kampanyalarına katılan kişiler olacak.<br><em>∘ Zaten daha önce Kaito tarafından oluşturulan </em><strong><em>Huma Yappers</em></strong><em> lider tablosundakilere </em><strong><em>%0,5 değerinde airdrop </em></strong><em>yapılacağı açıklanmıştı. Kaito kullanıcıları token’lerini Kaito üzerinde yapılan kampanyalar aracılığıyla alacaklar. Lakin bu %0,5’in hepsi başlangıç airdrop’unda yer almıyor. Token lansmanında (TGE) Kaito kullanıcıları toplam arzın %0,2’lik kısmını airdrop olarak alacaklar. Bu da demek oluyor ki ilerideki airdrop’larda dağıtılacak %0,3’lük arz daha bulunmakta.</em></li><li>Airdrop’ları alma süreci token lansmanında (TGE) açılacak ve 1 ay boyunca token’ler alınabilecek.</li><li>Ayrıca toplam arzın %2,1’inin dağıtılmasının hedeflendiği ikinci airdrop için anlık görüntü (snapshot) token lansmanından (TGE) 3 ay sonra alınacak.</li><li>Likidite sağlayıcıları için verilecek airdrop için anlık görüntü (snapshot) tarihi 18 Mayıs 2025 olarak seçilmiş. Anlık görüntü alındığındaki toplam “tüy” sayısı: 2.682.116.734</li></ul><p><strong>Token lansmanı (TGE) tarihi: 26 Mayıs 2025.</strong></p><ul><li>Başlangıç airdrop’u alıp alamadığınızı kontrol etmek için 24 Mayıs 2025 tarihinden itibaren <a href="https://claim.huma.finance/">https://claim.huma.finance/</a> internet sayfasına cüzdanınızı bağlayabilirsiniz.</li></ul><p><strong><em>Likidite Sağlayıcı ve Ekosistem Teşvikleri (%31):</em></strong></p><ul><li>Ekosistem ve likidite sağlayıcı teşvikleri piyasa kondisyonlarına bağlı olarak beraber değerlendirilmesi gerektiği için aynı başlık altında ayrılmış. Çeyreklik bazda deflasyonist bir token açılımı mevcut. Bu deflasyonist oran her çeyrekte token açılımını %7 oranında düşürüyor. Bu oran protokol yönetişimi tarafından oylama ile tekrar ayarlanabilir.</li></ul><p><strong><em>Merkezi Borsa Listeleme Ücreti ve Pazarlama (%7):</em></strong></p><ul><li>Zirvedeki merkezi borsalarda listelenmeleri garantilemek ve küresel ölçekte pazarlama kampanyaları yapmak için bu miktar ayrılmış.</li></ul><p><strong><em>Piyasa Yapıcılar ve Blokzincir Üzerindeki Likidite (%4):</em></strong></p><ul><li>$HUMA’nın piyasadaki volatilitesini azaltmak amacıyla piyasa yapıcıya verilmesi gereken miktar olarak ayrılmış. Aynı zamanda bu miktar merkeziyetsiz borsalarda düşük slipajla işlem yapmanın mümkün olması için likidite sağlamak amacıyla da kullanılacak.</li></ul><p><strong><em>Ön Satış (%2):</em></strong></p><ul><li>Huma Finance’ye erken zamanlarda stratejik destek sağlayan katkı sağlayıcılara verilecek token’ler.</li></ul><p><strong><em>Yatırımcılar (%20,6):</em></strong></p><ul><li>Tohum (seed) ve Seri A yatırımcılarına ayrılmış miktar. Üç yıllık kilit açılıma sahip olacaklar. Bu sayede protokol ile aynı uyumda (alignment) olmaları sağlanacak.</li></ul><p><strong><em>Takım ve Danışmanlar (%19,3):</em></strong></p><ul><li>Takımdaki çalışanların ve danışmanların maaşlarını ödemek için ayrılan miktar. Bu kısımda üç yıllık kilit açılımına tabi.</li></ul><p><strong><em>Protokol Hazinesi (%11,1):</em></strong></p><ul><li>Gelecekteki hibeler, teşvikler, partnerlikler ve protokol tarihinden sahip olunan likiditeyi sağlamak için ayrılan miktar.</li></ul><p><strong>$HUMA Token Açılım Takvimi</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*kP5FAVg3tKFm6xBX" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://x.com/humafinance/article/1925263145976963231/media/1925260025112805376">X/Humafinance</a></figcaption></figure><p>🔍 Yukarıdaki grafikten yıllara ve çeyreklere göre $HUMA arzının ne durumda olacağını takip edebilirsiniz.</p><h3>Arf</h3><p><a href="https://arf.one/">Arf</a>, sınır ötesi ödemelerde kısa süreli finansman desteği sağlayan bir projedir. Genelde lisanslı finans kuruluşları ile çalışırlar. Arf; 7/24 anında ve düşük maliyetli ödemeler yapılabilmesini sağlar. Bu ödemeler USDC ile yapılır. Bu sayede daha önce bahsettiğimiz bloke edilen likidite ihtiyacını ortadan kaldırır.</p><p>Arf, çok hızlı bir şekilde büyüme sağladı ve stablecoin’lerin kullanıldığı en iyi uygulama alanlarından birine sahip oldu. Blokzincir üzerindeki hacmi 2.9 milyar ABD Doları’nı geçmiş durumda. Şu ana kadar verilen kredilerin hiçbirinde geri ödememe durumu yaşanmadı yani batık kredi örneği sıfır. Arf, düşük likiditeyi verimli bir şekilde kullanarak yılda 50 kez aynı likiditeyi döndürebiliyor. Yani Aralık 2024 yılında ortalama 30 milyon ABD Doları likiditeye sahipti ama bu likidite ile yıllık 1.5 milyar ABD Doları değerinde borç ve ödeme hacmi yaratabilmekte.</p><p>2025 yılında 30 milyon ABD Doları olan aylık ortalama likiditeyi 200–250 milyon ABD Doları’na çıkarmayı hedefliyorlar. Aynı zamanda Arf hali hazırda bütün dünya çapında 500 farklı para hizmeti sağlayan kuruluşla çalışıyor.</p><h3>Arf Nasıl Çalışıyor?</h3><p>Arf, birçok <strong>sınır ötesi ödemeleri</strong> finanse ediyor ve bunu sağlamak için kullanıcılardan fon topluyor karşılığında da yıllık bazda %10–15 arası kullanıcılara getiri veriyor demiştik. Şimdi Arf’ın Avrupa-Afrika arasında para transferi yapan bir proje ile yaptığı işbirliği üzerinden nasıl çalıştığını inceleyelim.</p><p>Projenin ana odağı Avrupa’dan Afrika’ya para göndermek. Projenin müşterileri de bu işlemi yapmak isteyen kişiler.</p><ol><li>Projenin müşterileri paralarını projenin Avrupa’daki yerel banka hesabına gönderiyor.</li><li>Proje, Arf’ın kendilerine açtığı krediyi kullanarak müşterilerin Afrika’da gönderim yapmak istedikleri kişilere aynı gün içerisinde USDC gönderimi sağlıyor.</li><li>Afrika’daki kişiler USDC’yi yerel kripto borsalarında veya tezgah üstü (OTC) noktalarda yerel para birimine çeviriyor.</li><li>Proje müşterilerinden aldığı parayı ve bu paranın faiz maliyetini Arf’a SWIFT, SEPA ve havale işlemlerinden istediği ile 5 gün içerisinde gönderiyor.</li><li>Arf bu yöntemler ile parayı elde ettikten sonra projenin kredi limitini tekrar açıyor. Bu sayede proje bu işlemi tekrarlayabiliyor.</li></ol><p>Hali hazırda modern finansta aynı gün paranın aktarılamaması yüzünden birçok kuruluş Arf’ın sağladığı hizmeti kullanmak istiyor. Arf, Huma ile birleşmelerinden sonra likidite sorununu çözmüş gibi duruyor. Şimdi bu likiditeyi kullanmak isteyen kuruluşlarla buluşturması gerekiyor. Tam da bunun için Şubat 2025’te LuLu Financial Holdings ile bir <a href="https://arf.one/arf-and-lulu-financial-holdings-announce-strategic-partnership/">stratejik anlaşma</a> yaptılar. Bu sayede T+0 yani aynı günde para transferi yapılabilecek. Arf bu şekilde ödeme finansmanından elde ettiği likiditeyi gerçek hayatta ihtiyacı olan holdinglere, şirketlere, kuruluşlara aktarıyor.</p><h3>Bitso x Felix</h3><p><a href="https://bitso.com/">Bitso</a>, 5 milyondan fazla kullanıcıya sahip bir kripo para borsası. <a href="https://www.felixpago.com/en">Felix</a> ise Whatsapp üzerinde çalışan bir ödeme sistemi. Bu iki şirket Latin Amerika bölgesindeki kullanıcıların kullanabilmesi için işbirliğine giderek ortaya oldukça kolay bir ödeme sistemi çıkardılar.</p><p>Latin Amerika’daki ülkelerde bankacılık sistemi ne yazık ki ülkemizdeki kadar gelişmiş durumda değil. Ayrıca Arjantin ve Venezuela gibi ülkelerdeki yüksek enflasyon oranlarından dolayı devletlerin fiat para birimlerine güven yitirilmiş durumda. Bankacılık sistemlerinin gelişmemiş olması, resmi ve piyasadaki döviz kurlarının farklılaşması gibi nedenlerle vatandaşların transfer işlemlerini gerçekleştirmesi oldukça zor ve pahalı durumda. Para transferi için 10 ABD Doları’ndan 300 ABD Doları’na kadar değişen işlem ücretleri isteniyor.</p><p>Bu sisteme alternatif geliştiren Felix ve Bitso, kullanıcıların Whatsapp üzerinden yapay zeka destekli bir botla yazışarak transfer detaylarını öğreniyor ve daha sonra güvenli bir transfer bağlantısı gönderiyor. Bu transfer bağlantısı sayesinde kullanıcılar direkt yerel banka hesaplarına oldukça hızlı bir şekilde transfer yapabiliyor. İşlem sırasında Stellar’ın ödeme sistemi, Bitso’nun on-ramp ve off-ramp hizmetleri, USDC kullanılıyor.</p><h3>Airtm x Bridge</h3><p>Şubat 2025 itibariyle Stripe’ın 1.1 milyar ABD Doları ödeyerek satın aldığı proje <a href="https://www.bridge.xyz/">Bridge</a> ile <a href="https://airtm.com/en/">Airtm</a> işbirliğine giderek yüksek enflasyona sahip fiat paraların bulunduğu ülkelerde çalışanlara ödeme yapmanın alternatif bir yolunu geliştirdi. Yüksek enflasyon olan gelişmekte olan ülkelerde çalışanlara ödeme yapmak oldukça zorlu bir süreç. Çalışan emeğinin karşılığının sürekli aynı seviyede alabileceğinden emin olamıyor, işverenler ise yerel para biriminin tutarsızlıklarından doğan problemlerle karşı karşıya kalıyor.</p><p>Bu yüzden Airtm ve Bridge beraber çalışarak, Stellar blokzincirinin teknolojisini de kullanarak toplamda 400 farklı para yatırma metodu bulunan bir platform geliştirdi. Airtm kullanıcıları neredeyse anında birbirine para gönderibiliyor ve bunu yaparken yüksek işlem ücretleri de ödemiyor. Aynı zamanda 15 farklı ülkede isterlerse paralarını direkt banka hesaplarına da çekebiliyorlar.</p><h3>Rain</h3><p><a href="https://www.rain.xyz/">Rain</a>, Visa’nın kabul edildiği her yerde USDC gibi stablecoin’leri harcayabileceğiniz dijital varlıklarla kullanılabilen kartlar üretiyor. Bunu yaparken Polygon blokzincirinin teknolojisinden faydalanıyor. Çoğunlukla Web3 şirketlerinin ve DAO’ların kullandığı kartlar, hızlıca ve düşük işlem ücretleriyle harcama yapılabilmesini sağlıyor. Rain, Huma Finance ile işbirliği yaparak likidite sağlayıcısı olarak konumlanıyor. Rain, kripto alanında çalışan organizasyonlara geleneksel finanstaki kredi kartlarına ihtiyaç duymadan kripto para harcayabilecekleri şirket kartları çıkartıyor.</p><h3>BSOS</h3><p>2018’de kurulan <a href="https://www.bsos.co/">BSOS</a>, merkeziyetsiz finansı ve blokzincir teknolojisini kullanarak yeni girişimlere likidite sağlıyor. Ayrıca tedarik zinciri büyütme ve finans teknolojileri alanında hizmet sağlıyor. Ödeme finansmanı alanındaki lider protokol olan Huma Finance aracılığıyla oluşturdukları havuzda 100.000 ABD Doları değerinde likidite toplayan BSOS, bu parayı Tayvan’da elektrikli araçlar için şarj ağı oluşturmak isteyen ChargeSmith projesine finansman olarak kullandı. Bu havuzdaki ödemeler Tayvan’da oluşturulan elektrikli şarj istasyonunun elde ettiği gelirlerle sağlanıyor.</p><h3>Jia</h3><p><a href="https://www.jia.xyz/">Jia</a>, Kenya ve Filipinler’e odaklanan küçük işletmelere kredi sağlayan blockchain destekli bir mikrofinans platformudur. Sağlık, ulaşım ve tüketici ürünleri gibi birçok sektörde geliri teminat olarak kullanabileceğiniz krediler sunan proje, işletmelerin ilk zamanlarındaki ihtiyacı olan sermayeyi sağlayarak büyümelerine yardımcı oluyor. İşletme büyüdükten sonra gelir elde etmeye başlayınca başta sağlanan sermayenin geri ödemesi yapılıyor.</p><h3>Sphere</h3><p><a href="https://spherepay.co/en">Sphere</a>, Solana üzerinde geliştirilen işletmelerin kripto para ve fiat para işlemlerini gerçekleştirmeyi hedefleyen bir proje. sınır ötesi ödemelerde bekleme sürelerini ve yüksek maliyetleri düşürmeyi hedefleyen proje, on-ramp/off-ramp hizmetleri, aylık abonelikler ve API entegrasyonları sunuyor. Merkeziyetsiz fiziksel altyapıları (DePIN) da destekleyen proje şu anda Helium’la beraber çalışıyor ve gelecekte Hivemapper ve Render gibi projelerle işbirliği yapmayı hedefliyor. Sphere bütün büyük kredi kartlarını ve 120 ülkeden banka transferlerini destekliyor.</p><p>Sphere yakın zamanda regüle edilmiş finansal kuruluşlar için izinle erişebilen bir blokzincir olan Spherenet’i duyurdu. Solana Sanal Makinesi’ni (SVM) kullanan bu özel blokzincir; tarafsız, gizliliğe önem veren ve neredeyse anında işlemler sunabilecek. Şu anda 14 farklı yargı alanında hizmet veren Spherenet bu alanları arttırarak geleneksel finanstaki kuruluşları ödeme finansmanı alanına getirmeyi hedefliyor.</p><h3>Zamanının Ötesindeki Proje: Goldfinch</h3><p>Belki de gerçek dünya varlıklarının (RWA) tokenizasyonu alanındaki ilk projelerden biri olan <a href="https://www.goldfinch.finance/">Goldfinch</a>, biraz daha geç ortaya çıksaydı veya biraz daha popülerliğini korusaydı ödeme finansmanı alanındaki en büyük projelerden biri olmaya adaydı.</p><p>Temmuz 2020’de kurulan proje hala hizmet sağlamaya devam ediyor. Toplamda 1 trilyon ABD Doları’ndan fazla varlığın yönetiminde bulunan proje 5 yıl gibi merkeziyetsiz finans için uzun sayılabilecek sürede bu miktara ulaştı. Proje temel olarak Huma Finance’nin 2.0 gelmeden önceki haline oldukça benziyor.</p><p>Finansmana ihtiyacı olan projeler gelip Goldfinch üzerinden kimlik doğrulama sürecini yaptıktan sonra gerekli sözleşmeleri dolduruyorlar. Daha sonra kullanıcılara istedikleri finansmanın karşılığında yapacakları ödemenin mimarisini sunuyorlar. Örneğin 3 yıl boyunca aylık ödeme veya 2 yılın sonunda hem anapara hem faiz gelirini tek seferde ödeme gibi. Kullanıcılar hem projelerin kendileriyle ilgili hazırladıkları tanıtım dökümanını hem de finansman mimarisini projenin açtığı finansman sayfasında görüntüleyebiliyor.</p><p>Aslında oldukça güzel olan bu sistem kripto paraların yükselişte olduğu dönemde oldukça yüksek faiz oranları sunuyordu. Tabi ki hem kriptonun düşüşe geçmesi hem de finansman talebinde bulunan projelerin bazılarının sorun yaşaması sonucunda temerrüte/batık borca (default) düşen çok fazla finansman oldu. Birçok finansman talebinde bulunan firma temerrüte düşmemek için yeniden yapılandırma istedi ve aldıkları finansmanın sadece ana para kısmını ödeyebileceklerini ifade etti. Tabi kullanıcılar da el mecbur bunları kabul etti.</p><p>Şu anda projenin yeni sürüme geçmeden önceki versiyonundaki temerrüt oranının %15 olduğunu görüntüleyebiliyoruz. Şimdi yeni sürümle birlikte %10–12 hedef getiri oranı sağlayan bir fon olarak hizmet veriyorlar. Fonun yönetiminde Amerika’daki Sermaye Piyasası Kurulu’na (SEC) kayıtlı bir fon yöneticisi bulunuyor. En azından Goldfinch’in Prime (yeni ürünü) ürününe geçmeden önceki halinin Huma Finance’nin ilk hali ile oldukça benzer olduğunu söyleyebiliriz.</p><h3>Pharus’un Yorumu ✨</h3><p>Ödeme finansmanı ve ticaret finansmanı gerçek hayatta aslında var olan problemlerin kabullenildiği ve yıllardır gelişen teknolojinin nimetlerinden faydalanamayan alanlar. Hepimiz, özellikle bizler, Türkiye’deki vatandaşlar, son derece gelişmiş bankacılık uygulamalarını kullanıyoruz. Vade olmadan birikim hesapları sayesinde varlıklarımıza getiri sağlayabiliyoruz. Oldukça mobil, hızlı ve ulaşılabilir bu sistemin tıkandığı en büyük nokta uluslararası para transferi. Ne yazık ki hala banka uygulamamızdan Almanya’daki gurbetçi akrabamıza para gönderirken <a href="https://remittanceprices.worldbank.org/corridor/Germany/Turkey">%3,89 oranında</a> yüksek işlem ücretlerine ve uzun bekleme sürelerine maruz kalıyoruz.</p><p>Bütün bunların yanı sıra stablecoin’lerin ne kadar büyüdüğüne hepimiz şahit olduk. Raporlarımızda daha önce de birçok kez dediğimiz gibi blokzincir ve kripto paralar alanında en iyi ürün-pazar uyumunu sağlayan ürünün stablecoin’ler olduğunu söylemeliyiz. Ödeme finansmanı alanı da stablecoin’lerin yakaladığı uyumu ve blokzincir/akıllı kontrat teknolojisini alıp birleştirerek mükemmel bir soruna çözüm üretiyor.</p><p>Şu anda ödeme finansmanı ekosistemine rahatlıkla Huma Finance’nin ve Arf’ın liderlik yaptığını söyleyebiliriz. Her ne kadar raporun Huma Finance kısmında kullanıcıların genellikle yakında çıkacak olan token’dan airdrop almak amacıyla projeye likidite sağladığını görsek de token çıktıktan sonra bu likiditenin kaybolacağını da düşünmemekteyiz. Çünkü Huma ve Arf arasındaki ilişki oldukça uyumlu gözüküyor. Çift hanelerin altına düşmeyen yıllık getiri oranları ve bunun üstüne hiç batık borç/temerrüt (default) olmaması bunu kanıtlıyor.</p><p>Arf’ın bu elde ettiği likiditeyi tam olarak nerelerde kullandığını, bu şekilde aynı gün ödeme alabilmek için fazladan faiz maliyeti ödemeyi kimlerin istediğini ne yazık ki göremedik. Tabi ki işletmeden-işletmeye (B2B) sisteminde faaliyet gösteren şirketlerin gizliliği kritik oluyor. Bu yüzden Arf’ın açıkladığı partnerliklerle birlikte bu likiditenin kullanıldığını düşünmek doğru olacaktır. Özellikle Arf ve Huma birleşmesinden sonra aslında Huma Finance’i kullanan kullanıcıların hepsi varlıklarını Arf’ın belirlediği finansmana ihtiyacı olan projelere kullandırtıyorlar. Bu yüzden Arf’ın sorumluluğu da oldukça fazla.</p><p>Huma Finance’yi kullanacak okuyucularımızın lütfen yatırım yapmadan önce alacakları riskleri iyi anlamaları gerektiğini tekrar hatırlatalım. Her zaman alıştığımız siber saldırı, akıllı kontrat açıkları ve “bank-run” risklerinin yanı sıra gerçek dünyaya dokunan bu projede varlıklarınızı finansman olarak kullanan projelerin tekrar borçlarını (ve faizini) ödeyememesi sonucu oluşabilecek default pozisyon riski de bulunmaktadır.</p><p><em>Okuduğunuz için teşekkür ederiz, yorumlarınızı bekliyoruz! Bize </em><a href="https://linktr.ee/thepharus"><em>sosyal medya kanallarımızdan </em></a><em>ulaşabilirsiniz.</em></p><p><em>Pharus ⎮Web3&#39;teki yol göstericiniz 🌊✨</em></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=a4334172c60e" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/pharus/payment-financing-payfi-pharus-a4334172c60e">Payment Financing (PayFi) | Pharus</a> was originally published in <a href="https://medium.com/pharus">Pharus</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Vizyon 2025 | Pharus]]></title>
            <link>https://medium.com/pharus/vizyon-2025-pharus-60424fd5a1f8?source=rss----689924cb54e7---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/60424fd5a1f8</guid>
            <category><![CDATA[bitcoin]]></category>
            <category><![CDATA[web3]]></category>
            <category><![CDATA[defi]]></category>
            <category><![CDATA[crypto]]></category>
            <category><![CDATA[blockchain]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pharus ✨]]></dc:creator>
            <pubDate>Sat, 03 May 2025 16:37:31 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2025-05-03T20:04:16.611Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*Fz0gef-3VuFySsH1QKCbkg.png" /></figure><p>· <a href="#7175">Merkeziyetsiz Finans (DeFi)</a><br>· <a href="#e307">Gerçek Dünya Varlıkları (RWA)</a><br>· <a href="#8a16">Altyapı</a><br> · <a href="#cc61">Sıfır Bilgi Sanal Makineleri (zkVMs)</a><br> · <a href="#fd6f">Alternatif Sanal Makineler (AltVMs)</a><br>· <a href="#edef">Ethereum’un Yol Haritası</a><br>· <a href="#af1c">Yapay Zeka ve Merkeziyetsiz Fiziksel Altyapı Ağları (AI &amp; DePIN)</a><br>· <a href="#7f97">Bitcoin</a><br>· <a href="#c282">Memecoin’ler</a><br>· <a href="#848a">Yeni Nesil Zincirler</a></p><h3>Merkeziyetsiz Finans (DeFi)</h3><h4>Bilgi Finansı (InfoFi)</h4><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından Caner tarafından hazırlanmıştır. Düzenleme veya bilgi için: </em><a href="https://x.com/state_maxi"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/caner_fibrous"><em>Telegram</em></a></p><p>InfoFi, merkezi algoritmalar yerine piyasa güçlerinin dikkati yönlendirdiği yeni bir anlatı. Kaito, bu konsepti benimseyerek kripto dünyasının en büyük sorunlarından biri olan bilgi kirliliğine AI destekli bir çözüm sunuyor. Kaito Pro, Yaps ve Connect gibi ürünleriyle binlerce kaynaktan gerçek zamanlı bilgi toplayarak, kullanıcıların kaliteli içeriğe ulaşmasını sağlıyor. Bu yaklaşım, Kaito’yu hızla öne çıkardı ve platform, geçtiğimiz aya kadar potansiyel token lansmanıyla iyi bir heyecanı uzun süre götürdü.</p><p>Bu heyecanın devam etmesi bekleniyor çünkü piyasada Kaito’nun Yaps benzeri ürünlerini taklit eden birçok proje ortaya çıkacaktır. Ancak şu an itibariyle genel bir anlatı olarak InfoFi’nin çok konuşulacağını söylemek mümkünken özellikle yeni bir token lansmanıyla kullanıcıların ilgisini çekecek yeni ürünleri konuşmak için henüz erken gözükmektedir.</p><h4>Stablecoin’ler</h4><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından İsmail Emin tarafından hazırlanmıştır. Düzenleme veya bilgi için: </em><a href="https://x.com/0xismailemin"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/ismailemin007"><em>Telegram</em></a></p><p>Stablecoin’ler 2025 yılının başında toplam piyasa değeri açısından rekor kırarak 226 milyar $USD’i geçti. Şu anda hiç şüphesiz ki stablecoin’ler kripto paraların ve blokzincir teknolojisinin en iyi ürün-piyasa uyumunu sağlamış kullanım alanı. Özellikle 2024 yılında bunu gören birçok geleneksel finans devi bu alanla ilgilenmeye başladı. Aynı zamanda 2024 yılında Filipinler’de para transferi piyasasında örnek stablecoin kullanım uygulamasının merkez bankası tarafından onaylanması gibi devletler bazında gelişmeler de söz konusu. Bu sayede stablecoin piyasa değeri arka arkaya 17 aydır kesintisiz bir şekilde artmakta.</p><p>Türkiye Nisan 2023 — Mart 2024 verisine göre ülke bazında gayrisafi yurtiçi hasıla karşılaştırmasında stablecoin adaptasyonunda birinci sırada yer alıyor. Türkiye’deki stablecoin satın alım oranı GSYİH’in %4’ünü geçmiş durumda. Doğal olarak bizi de yakından ilgilendiren bu alanda hangi projelerin yakından takip edilmesi gerektiğini inceleyelim.</p><h4>YLDS — Figure Markets</h4><p>Figure Markets tarafından geliştirilen YLDS stablecoin’i SEC tarafından ilk defa onaylanan getiri sağlayan stablecoin olarak karşımıza çıkıyor. SEC tarafından “onaylı umumi menkul kıymet” olarak kabul edilen stablecoin Solana ağında karşımıza çıkıyor. Figure Markets 7/24 platformu sayesinde ABD bankalarının açık olduğu saatler arasında USD ile 1:1 oranında YLDS alınabilmesini sağlıyor. Ayrıca getiri olarak da şu anda YLDS %3,85 yıllık getiri oranına sahip. Stablecoin’in teminatları arasında 5 ve 10 yıllık ABD hazine tahvilleri bulunuyor. Getiri buradan sağlanıyor. Ayrıca getiriyi elde etmek için stablecoin’i rehin vermeniz (stake etmeniz) veya kilitlemeniz (lock) gerekmiyor.</p><h4>$USDG — Global Dollar</h4><p>Solana tarafında çıkan bir başka stablecoin olan USDG, verimli ve maliyet açısından etkili bir işlem olanağı sunuyor. USDG, Paxos Digital Singapore tarafından yaratıldı. Paxos şirketi Singapur Parasal Otorite’si tarafından denetlenmekte. Stablecoin’in teminatları arasında ABD doları, kısa dönemli ABD hazine tahvilleri ve nakite eşdeğer varlıklar yer alıyor.</p><h4>$PYUSD — PayPal</h4><p>Paypal, 2025 yılının sonuna kadar ticaret sırasında $PYUSD kullanan KOBİ işletmesinin 20 milyonu geçmesini hedefliyor. Ayrıca hedefleri arasında PYUSD tarafından elde edilen gelirlerin 2027 sonuna kadar %20 arttırılmasını da ekleyen Paypal (<a href="https://medium.com/u/4c9920b6e879">PayPal Tech Blog Team</a>), küresel anlamda hali hazırda oldukça fazla kullanılan altyapısına güveniyor. PayPal satıcılara fatura kesimlerinde PYUSD’nin kullanılabilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Bu sayede satıcılar itibari para birimine dönmeden PYUSD ile satış yapabilecek. Bu yıl içerisinde bu hizmetin sunulması bekleniyor.</p><p>Ayrıca şirketlerin çalışanlarına veya ürün aldıkları tedarikçilere kolayca para göndermesini sağlayan Hyperwallet sistemine PYUSD’nin bu yılın ikinci çeyreği bitmeden eklenmesi bekleniyor. Paypal, Hyperwallet (<a href="https://medium.com/u/8d7aa3074813">HWT</a> &amp; <a href="https://medium.com/u/324524fdab01">HyperNation</a>) şirketini 2018 yılında 400 milyon USD karşılığında satın almıştı.</p><h4>$USDtb — Ethena &amp; BlackRock</h4><p>Bildiğiniz üzere Ethena tarafından ortaya konulan stablecoin şu anda piyasa değeri açısından üçüncü sırada yer alan $USDe. USDe, son zamanlarda en başarılı ve en hızlı yükselişe sahip stablecoin’lerden birisi. Tabi geçtiğimiz günlerde yaşanan <a href="https://medium.com/u/b7ff9821c710">Bybit</a> soğuk cüzdan saldırısı sonrasında oluşan korku ortamı sonucunda USDe’nin fiyatı 1 USD’den aşağıya sapmıştı. Lakin <a href="https://medium.com/u/9d086db49a96">Ethena</a> ekibinin yaptığı açıklamalarla saldırıcı sonucunda kaybedilen varlıklardan Ethena’nın etkilenmediği anlaşılmıştı ve fiyat da kısa sürede tekrar 1 USD’e ulaştı.</p><p>Ayrıca 2024 yılının ikinci yarısında paylaşılan gelişmeler ile Ethena’nın BlackRock işbirliği ile birlikte USDe’den tamamen bağımsız bir stablecoin ortaya çıkaracağı duyurulmuştu. USDtb’nin teminatında BlackRock tarafından tokenize edilmiş Kurumsal Dijital Likidite Fon’u olan $BUIDL token yer alıyor.</p><p>✨ <em>Şu anda $USDtb tarafında bir yıllık getiri gibi veya rehin bırakma (stake etme) gibi fırsatlar bulunmasa da işin arkasında BlackRock olduğu için </em><strong><em>yakından takip etmekte</em></strong><em> fayda var.</em></p><h4>AUSD — Agora (VanEck)</h4><p>VanEck, aile şirketi olarak dünyanın en büyük altın maden rezerv fonlarından birini yönetmekte. Birincil işleri altınların daha kolay alınıp satılabilmesi için 1:1 oranında ETF’ler yaratmak olan şirket dünyanın en büyük 10. ETF yaratıcısı şirketi. AUSD nötr bir tutum sergilemesiyle ön plana çıkıyor. Şirket’in şu anda gelir paylaşımı yaptığı bir partner veya ortağı yok. Aynı zamanda AUSD’nin de bir yıllık getiri elde etme mekanizması bulunmuyor ama şirket yetkilileri gelirlerini kullanıcılarla nasıl paylaşabilecekleri üzerinde çalıştıklarını belirtmiş. Aynı zamanda Agora Türkiye pazarına da özel olarak açılacak ve gelişmekte olan piyasalardan biri olarak Türkiye’yi hedeflediği biliniyor.</p><p>Son olarak daha önce X hesabımızdan da <a href="https://x.com/thepharus/status/1895880730950939039">paylaştığımız gibi </a>bütün sektör Tether’in sonunu getirmeye hazırlanıyor gibi. Avrupa Birliği’ndeki Parasal Otorite olan MiCA uyumluluğu bulunmayan $USDT’nin 31 Mart itibariyle Kraken ve <a href="https://medium.com/u/2b1ce056272a">Crypto.com</a> borsalarında AB’de yaşayan kullanıcılar için delist edileceği de daha önceden duyuruldu. Tether regülatif anlamda eksikliklere sahip olmanın sorunlarını yaşarken bütün piyasa azalacak pazar payından kendi kapmaya çalışıyor. Bu yüzden geleneksel finansta yer alan dev finans kurumlarının bu alana girdiğini ve büyük yatırımlar yaparak geliştirmeler yaptığını görüyoruz.</p><p>✨ <em>2025 yılı stablecoin’ler açısından bildiklerimizi unutturacak bir yıl olacak gibi duruyor.</em></p><h3>Para Piyasaları (Money Markets)</h3><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından Caner tarafından hazırlanmıştır. Düzenleme veya bilgi için: </em><a href="https://x.com/state_maxi"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/caner_fibrous"><em>Telegram</em></a></p><h4>DeFi’de Yeni Para Piyasası Rekabeti — Morpho</h4><p>Morpho, borç alma ve verme hizmetleri için sunduğu açık ve esnek altyapıyla, yeni nesil finansal platformların kurulmasına olanak tanıyor. <a href="https://medium.com/u/b9034df3e57a">Coinbase</a> gibi büyük oyuncuların Morpho’yu kullanarak kripto teminatlı krediler sunması, bu altyapının ne kadar güçlü ve uyarlanabilir olduğunu gösteriyor. Morpho, tıpkı internet protokollerinin Airbnb, Amazon ve Netflix gibi platformlara özel deneyimler sunması gibi, şirketlere kendi borç alma/verme hizmetlerini özelleştirme imkanı veriyor. Bu, kurumların kullanıcı ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirirken, aynı zamanda Morpho’nun güvenli ve değiştirilemez altyapısından faydalanmalarını sağlıyor.</p><p>▪️2025 yılına bakıldığında, Morpho’nun bu esnek yapısı sayesinde daha fazla borsa, fintek ve geleneksel bankanın zincir üstü finansal hizmetlere geçiş yapması bekleniyor.</p><p>Coinbase’in öncülük ettiği bu hamle, diğer kurumlar için de bir ilham kaynağı olabilir. Morpho’nun altyapısı, kurumların hızlı ve güvenilir bir şekilde borç alma/verme platformları oluşturmasını kolaylaştırırken, kullanıcılar için de rekabetçi faiz oranları ve daha iyi bir deneyim sunuyor.</p><p>✨<em> Bu ivme, 2025 yılında daha da artabilir ve Morpho’yu zincir üstü finansın merkezi bir bileşeni haline getirebilir.</em></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*iq83bnTcPBfYgldD" /><figcaption><em>Coinbase’in Morpho ile Zincir Üstünde Tuttuğu Borç ve Teminat Miktarı, Kaynak: Dune </em><a href="https://dune.com/queries/4536015/7572336"><em>@ryanyyi</em></a></figcaption></figure><h3>Fluid’in 2025 Potansiyeli</h3><p>Fluid DEX (<a href="https://medium.com/u/8f18c7bd8194">Fluid Dex</a>), Mainnet üzerinde ETH-USDC işlem hacminde (tüm ücret katmanlarında) Uniswap’ı 80 günden daha kısa bir sürede geçmeyi başardı. Burada Ethereum ana ağı üzerinde ETH-USDC havuzunun oldukça önemli olduğunu ve buradaki hacmi domine edebilmenin yeni bir merkeziyetsiz borsa için çarpıcı olduğunu vurgulamakta fayda var.</p><p>Bu başarı, özellikle borç verenlerin ve borç alanların SC/SD (Single Contract/Single Deposit) pozisyonları için özel fiyat aralıkları belirleyememesi göz önüne alındığında oldukça dikkat çekicidir. Bu durum, Fluid’deki tüm SC/SD likiditesinin tek bir fiyat aralığında toplanmasına neden oldu ve bu da daha gelişmiş oyuncuların yüksek yoğunluklu likidite yerleştirmesini engelledi.</p><p>Ayrıca Fluid’de 2025 içerisinde gerçekleşecek olan Fluid DEX v2 yükseltmesi ile birlikte borç verenler ve borç alanlar, kendi özel fiyat aralıklarını belirleyebilecek. Bu, Fluid DEX’in sermaye verimliliğini katbekat artıracak ve platformu rekabette bir adım öne taşıyacaktır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*HlZKw2f9Pp0GRZae" /><figcaption><em>Ethereum Ağında USDC-ETH Alım/Satım Hacimlerinin DEX’ler Arasında Dağılımı <br>Kaynak</em><strong><em>: </em></strong><em>Dune Analytics </em><a href="https://dune.com/queries/4411744/7390952"><em>@dknugo</em></a></figcaption></figure><h3>Zincir Soyutlamalı Platformlar (Chain Abstraction)</h3><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından Caner tarafından hazırlanmıştır. Düzenleme veya bilgi için: </em><a href="https://x.com/state_maxi"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/caner_fibrous"><em>Telegram</em></a></p><h4>Daha Basit DeFi Deneyimi için Zincir Soyutlamalı Platformlar</h4><p>2023’ten 2025’e kadar her geçen zamanda hesap soyutlamasından zincir soyutlamasına kadar birçok altyapısal gelişmenin ortaya çıkardığı ürünlere tanıklık etmiştik. Bu gelişmelerin bir sonucu olarak ise hem protokol hem de platform seviyesine zincir soyutlama ürünleri ortaya çıktı. DeFi gibi birçok farklı işlemi ve komplikasyonları içeren bir ortam için daha iyi kullanıcı deneyimi sunan bu ürünler;</p><ul><li><strong>Likidite Parçalanmasını Ortadan Kaldırır:</strong> Zincirler arası likiditeyi birleştirerek, kullanıcıların tek bir noktadan tüm zincirlerdeki likiditeye erişmesini sağlar.</li><li><strong>Çapraz Zincir İşlemleri Sorunsuz Hale Getirir:</strong> Kullanıcılar, farklı zincirlerdeki varlıkları (örneğin, <a href="https://medium.com/u/d626b3859bc9">ethereum</a>’daki $ETH’yi <a href="https://medium.com/u/af6a22150fa9">Solana</a>’daki $SOL ile) tek bir işlemle takas edebilir.</li><li><strong>İşlem (Gas) Ücretlerini Zincirler Arası Hale Getirir: </strong>Gerçekleştirilecek işlemler için farklı ağlardan Gas tokeni temin edilebilmesini sağlar. Aynı zamanda hesap soyutlamanın bir getirisi olan “Paymaster” özellikleriyle platformlar kullanıcıların işlem (gas) ücretlerine sponsor olabilirler ve ücretsiz işlemler yapabilmesini sağlarlar.</li></ul><p>Tüm bu ana özelliklere entegre edilen ürünler için daha hızlı işlem yürütmeleri, optimize alım/satım rotaları, en yüksek getirili merkeziyetsiz finans (DeFi) pozisyonlarının kurulması gibi birçok şey daha eklenebilir. 2025 yılı içerisinde göz atılması gerektiğine inandığımız zincir soyutlama temelli ürünler ise sırasıyla;</p><p><strong>Particle Network (Evrensel Hesaplar ve İşlem Ücreti (Gas) Ödeme Sistemi)</strong></p><ul><li>Tek bir cüzdan arayüzü ile tüm zincirlerdeki varlıkları yönetme imkanı.</li><li>Kullanıcılar, işlem (gas) ücretlerini herhangi bir token ile ödeyebilir, bu da özellikle yerel token’ları olmayan kullanıcılar için büyük bir kolaylık sağlar.</li></ul><p>LI.FI / Socket / LayerZero / Across</p><ul><li>Zincirler arası işlemleri otomatikleştirerek, kullanıcıların manuel köprüleme yapmadan varlıklarını takas etmesini sağlar.</li><li>En iyi yürütme yolunu otomatik olarak belirler, böylece kullanıcılar daha düşük maliyetlerle işlem yapabilir.</li><li>Likiditeyi zincirler arasında birleştirerek, daha derin ve verimli pazarlar sunabilir.</li><li>Geliştiriciler, zincirler arası uygulamaları daha kolay inşa edebilir.</li></ul><p><strong>Yearn Finance ve Beefy Finance (Getiri Toplayıcılar)</strong></p><ul><li>Zincirler arası getiri optimizasyonu sağlar, kullanıcıların fonlarını otomatik olarak en kârlı fırsatlara yönlendirir.</li><li>Kullanıcılar, manuel olarak zincirler arasında geçiş yapmak zorunda kalmaz.</li></ul><p><strong>UniversalX: Zincir Bağımsız Trading Platformu</strong></p><ul><li>Herhangi bir zincirdeki tokenleri köprüleme yapmadan alıp satabilirsiniz.</li><li>İşlem (gas) ücretlerini herhangi bir token ile ödeyebilirsiniz, bu da özellikle yerel token’ları olmayan kullanıcılar için büyük bir kolaylık sağlar.</li><li>Binlerce token’ı (hatta memecoin’leri) kredi kartı, Apple Pay ve diğer ödeme yöntemleriyle doğrudan satın alabilirsiniz.</li></ul><p><strong>DeFi App (Gömülü Cüzdanlı DeFi Deneyimi)</strong></p><ul><li>Solana’dan BNB Chain’e kadar farklı zincirlerdeki token’ları köprüleme yapmadan takas edebilirsiniz.</li><li>Varlıklarınızı kendi cüzdanınızda tutarak tam kontrol sahibi olursunuz.</li><li>Google Pay, Apple Pay gibi popüler ödeme yöntemleriyle kripto satın alabilirsiniz.</li><li>Herhangi bir zincirden diğerine kripto gönderme işlemlerini kolaylaştırır.</li><li>Kripto borç alarak likidite ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.</li><li>Varlıklarınızı stake ederek pasif getiri elde edebilirsiniz.</li></ul><h3>Ödeme Finansı (PayFi)</h3><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından ACK tarafından hazırlanmıştır. Düzenleme veya bilgi için: </em><a href="https://x.com/TheACKx"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/TheAckx"><em>Telegram</em></a></p><h3>PayFi (Payment Finance — Ödeme Finansmanı) Nedir?</h3><p>PayFi, blokzincir teknolojisiyle ödeme sistemlerini ve finansal hizmetleri yeniden şekillendiren öncü bir yaklaşım. Geleneksel finansın sağlam yapısını, merkeziyetsiz finansın özgür ruhuyla bir araya getirip ikisinin en güzel yanlarını bize sunuyor. Aslına bakarsanız, ödeme sistemlerinin bugünkü haline gelmesi tamamen finansman yöntemleri sayesinde oldu diyebiliriz. Biraz geriye gidip baktığımızda bunu daha iyi anlayabiliyoruz, mesela:</p><ul><li><strong>Kredi Kartları</strong>:Her yıl 16 trilyon dolarlık ödeme kredi kartlarıyla dönüyor. Bu, finansmanın günlük hayatımıza nasıl pratiklik kattığının ve yaygınlaştığının en net kanıtı.</li><li><strong>Ticaret Finansmanı</strong>: İşletmeler arasında yılda 10 trilyon dolarlık ödeme yapılıyor. Bu rakam, küresel ticaretin finansman olmadan ne kadar zor olacağını gösteriyor.</li><li><strong>Sınır Ötesi Ödemeler</strong>: Yurtdışına para göndermek dediğimizde, 4 trilyon dolarlık bir ön finansman devreye giriyor. Havaleler ve uluslararası ödemeler bu sayede hayat buluyor.</li></ul><p>Ödeme finansmanı olmadan, tüm dünya likidite eksikliğinden muzdarip olur. Benzer şekilde finansman olmadan internete özgü para birimi, kullanım ve benimsenme açısından sınırlı kalır. PayFi tam da bu tür sınırlamaları ele almak için var.</p><p>“PayFi” terimini ortaya atan Solana Vakfı Başkanı Lily Liu, bunu şu cümlesiyle güzel bir şekilde ifade etti: PayFi, paranın zaman değeri etrafında yeni finansal piyasalar yaratmaktır. Zincir üstü finans, geleneksel finansta veya hatta Web2 finansında mümkün olmayan yeni finansal araçlar ve ürün deneyimleri mümkün kılabilir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/656/0*LoqRtv-5nhCoPpdO" /><figcaption><em>Ödeme ekosisteminde oluşan hacim<br>Kaynak</em><strong><em>: </em></strong><a href="https://blog.huma.finance/payfi-the-new-frontier-of-rwa"><em>Huma Blog</em></a></figcaption></figure><p>PayFi’ın asıl hedefi; gerçek dünya varlıklarını (RWA) dijital token’lara çevirip finansal işlemleri daha hızlı, açık ve herkes için ulaşılabilir hale getirmektir. Mesela; bir şirket gelecekteki alacaklarını tokene dönüştürüp hemen nakte çevirebilir ya da bir birey, henüz eline geçmemiş gelirini şimdiden kullanabilir. PayFi, özellikle “zamanın değeri” ilkesini merkeze alarak kullanıcılara finansal özgürlük ve esneklik sağlar. Geleneksel sistemlerde günler sürebilen işlemler, PayFi sayesinde birkaç saniyede tamamlanabilir. Bu, hem bireyler hem de işletmeler için çok önemli bir adım.</p><p><strong>Birkaç örnek kullanım ile zihnimizdeki bu terimleri somutlaştıralım:</strong></p><p><strong>Sınır Ötesi Ödeme Finansmanı:</strong> Arf, finansal kurumlar için zincir üstü likidite çözümleri sunarak sınır ötesi ödemeleri dönüştürüyor. Bu girişim; ön finansman gereksinimini ortadan kaldırarak anında, şeffaf ve düşük maliyetli $USDC tabanlı ödemeleri mümkün kılıyor. Sınır ötesi ödeme finansmanı son derece sermaye verimliliğine ve yüksek ölçeklenebilirliğe sahiptir. Arf, geçtiğimiz günlerde <strong>3 milyar doları aşan zincir üstü işlem hacmine ulaştı</strong> ve hiçbir temerrüt yaşamadan en hızlı büyüyen stablecoin kullanım alanlarından biri haline geldi.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/972/0*ET84-eU9eIlnOqk1" /><figcaption><em>Huma &amp; Arf’ın zincir üstünde oluşan hacim<br></em><strong><em>Kaynak: </em></strong><a href="https://dune.com/huma-finance/huma-overview"><em>Huma Dune</em></a></figcaption></figure><p><strong>Dijital Varlık Teminatlı Kurumsal Kartlar:</strong> Rain, USDC destekli kurumsal kartlarına likidite sağlayarak Web3 ekipleri için harcama yönetimini yeniden şekillendiriyor. Kurumsal hazineler, varlıklarını bir kasaya teminat olarak yatırıyor ve bu teminat kredi limitlerini belirliyor. Her faturalandırma döneminin sonunda, varlıklar zincir üzerinde likide edilerek bakiye otomatik olarak kapatılıyor. Kart ödeme sektöründe dijital varlıkları kullanan yenilikçi çözümler geliştiren şirketlerin sayısı giderek artıyor.</p><p><strong>Ticaret Finansmanı: </strong>BSOS, kurumsal kaynak planlama (ERP) platformlarını zincir üstü likiditeyle entegre ederek tedarik zinciri varlıklarını gerçek dünya varlıklarına dönüştürüyor. Bu sayede, finansman miktarı küçük olsa bile daha kısa vadeli finansman seçenekleri sunulabiliyor. Zeebu ise dünya çapındaki telekom şirketlerinin dolaşım faturalarını takas etmelerini ve zincir üzerinde ödeme yapmalarını sağlıyor.</p><h4>Büyük Potansiyel Taşıyan Yeni Kullanım Alanları:</h4><p><strong>Anında RWA Mutabakatları: </strong>En likit gerçek dünya varlıkları (RWA) bile (ABD hazine tahvilleri veya tokenize fonlar gibi) mutabakat* (Ticari faaliyet gerçekleştiren iki taraf arasındaki borç — alacak durumunun karşılıklı olarak teyit edilmesi işlemidir) süreci için 2 ila 4 gün gerektirebilir. Bunun nedeni, altta yatan varlıkların çekim için likide edilmesi gerekliliğidir. Zincir üstü likidite havuzları, bu tür varlıklar için hem aboneliklerde hem de çekim işlemlerinde <strong>7/24 anında mutabakat sağlanmasını</strong> mümkün kılarak, işlemleri hızlı ve şeffaf hale getirebilir.</p><p><strong>DePIN Finansmanı: </strong>DePIN ekosistemleri hızla genişliyor. Birçok DePIN projesi, büyük ölçekli altyapı inşasının maliyetini, gelecekteki değer dağıtımları karşılığında paylaşabileceği fikri etrafında şekilleniyor. TLay gibi platformlar, bu süreci bir adım ileri taşıyarak finansman çözümlerinin oluşturabileceği kritik bir güven altyapıs<strong>ı</strong> sunuyor ve DePIN benimsenmesini hızlandırıyor.</p><h3>RWA’nın Yeni Bayrak Taşıyıcısı</h3><p>Gerçek Dünya Varlıkları (RWA), kripto ekosistemleri sürdürülebilir değere sahip varlıklar ararken doğal olarak ortaya çıktı.</p><p>Son iki yılda, yıllık <strong>%4–5 getiri sağlayan tokenize edilmiş ABD hazine tahvilleri</strong>, zincir üstü sermaye için en popüler yerlerden biri haline geldi ve 2 milyar dolarlık TVL’e ulaştı. Ancak, bu <strong>büyümenin geçici </strong>olması muhtemel. Enflasyon devam ederken, merkez bankaları faiz indirimleri sinyali veriyor. T-bill getirileri düştükçe, sermaye kendini enflasyona karşı koruyabilecek yüksek getirili ve düşük riskli yeni varlıklar arayacak.</p><p><strong>✨ <em>İşte tam bu noktada PayFi, RWA’nın yeni bayrak taşıyıcısı olarak öne çıkabilir.</em></strong></p><p>PayFi, bir RWA kategorisi olarak blokzincir ve stablecoin teknolojilerini kullanarak hem zincir üstü hem de zincir dışı ödeme uygulamalarını finanse etmeye olanak tanır.</p><p><strong>PayFi:</strong></p><p>✅ Trilyon dolarlık ödeme hacmini zincire taşıyabilir, çünkü paranın zaman değerini daha iyi optimize edebilir.<br>✅ Sürdürülebilir, risk ayarlı getiriler sunabilir: Risksiz tek haneli getirilerden, özel kredi piyasalarında çekici çift haneli getiriler sunmaya kadar geniş bir yelpazeye sahiptir.<br>✅ Düşük sistematik riskle hızlı ölçeklenebilir.<br>✅ Yüksek likidite sağlayabilir, çünkü PayFi işlemlerinde altta yatan varlıklar kısa vadeli olduğu için doğru yapılandırıldığında nakde hızlı dönüşebilir.<br>✅ Dünya çapında bireyler ve işletmeler için önemli bir etki yaratabilir.</p><h3>PayFi Stack Nedir ve Ne işe Yarar?</h3><p>Huma tarafından geliştirilen PayFi Stack’i, blokzincir tabanlı ödeme finansmanını kolaylaştırmak ve geleneksel finans (TradFi) sistemlerinin sınırlamalarını aşmak için tasarlanmış bir teknoloji sistemidir. Açık, modüler bir yığın oluşturarak ödeme finansmanında devrim yaratır.</p><p>İnternetin iletişim ve bilgi paylaşımını dönüştürdüğü gibi; PayFi de gerçek zamanlı işlemler, programlanabilir ödemeler ve erişilebilir kredi sağlayarak paranın hareket şeklini yeniden şekillendiriyor.</p><p>Yapı şu katmanlardan oluşuyor:</p><ul><li><strong>İşlem (Transaction):</strong> PayFi’nin büyümesi için yüksek işlem hacmi, düşük maliyet ve hızlı mutabakat kritik. <strong>Solana ve Stellar</strong>, ödeme odaklı çözümleriyle blokzinciri günlük finansmana entegre etti.</li><li><strong>Para Birimi (Currency): </strong>Ödeme odaklı stablecoinle<strong>r</strong> <strong>(USDC, PYUSD)</strong> uyumluluk ve geniş dağıtımda kritik rol oynuyor.<strong> </strong>ABD, EU, Hong Kong, Singapur ve Japonya’daki stablecoin düzenlemeleri; kripto-fiat geçişlerini kolaylaştırarak blockchain tabanlı işlemleri geleneksel sistemlere üstün hale getirecek.</li><li><strong>Saklama (Custody): </strong>Ödeme finansmanı için<strong> </strong>gelişmiş saklama çözümleri gerekir. Fireblocks, Cobo ve Copper gibi kurumsal ürünler; varlık kontrolü ve tasfiye yönetimi sunar. TON ve Celo, Telegram ve MiniPay ile <strong>self-custody</strong> cüzdanlarını kitlelere ulaştırarak günlük finansmanı yaygınlaştırıyor.</li><li><strong>Finansman (Financing):</strong> Bu katman, ödeme kullanım durumları için finansman protokollerini ve risk yönetiminin kritik altyapılarını barındırır; kredi derecelendirme, sigortalama ve gerçek dünya varlıkları (RWA) için oracle’lara kadar uzanır. <strong>Huma </strong>gibi finansman protokolleri, ödeme alanında yaygın olan kısa süreli finansmana odaklanır. Credora gibi kredi derecelendirme çözümleri, mevcut likiditeyi derinleştirmek için kurumsal ilgiyi çeker ve Pyth ile Chainlink gibi Oracle’lar, zincir dışı ve zincir üstü veriler arasındaki bağlantıları sağlar.</li><li><strong>Uyumluluk (Compliance):</strong> Stabilcoinlerin gerçek dünya ödemelerinde kullanımı, özellikle AML’deki zayıf düzenleyici uyum nedeniyle zorlaşıyor. Varlıkların izinsiz hareketi yasa dışı faaliyetleri takip etmeyi güçleştiriyor. Chainalysis, Elliptic, TRMLabs ve gizlilik odaklı platformlar; geleneksel AML çözümlerini geliştiriyor.</li><li><strong>Uygulama (Application):</strong> Bunlar, zincir üstü finansmanı kullanarak ödemeleri mümkün kılan uygulamalardır. Sınır ötesi ödemelerde <strong>Arf</strong>, telekom roaming ödemelerinde Zeebu, kredi kartlarında Raincard ve Reap, tedarik zinciri finansmanında BSOS, ticaret finansmanında Zoth sadece birkaç örnektir. Altta yatan katmanlar yenilik yapmaya devam ettikçe, çok daha fazla uygulama ortaya çıkacaktır.</li></ul><p><em>✨ Sektör geliştikçe, bu yapının da evrim geçirmesini bekleniyor.</em></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/783/0*k2g3BUwxPe8MjicH" /><figcaption><em>Payfi ekosistem haritası <br></em><strong><em>Kaynak:</em></strong><a href="https://blog.huma.finance/introducing-the-payfi-ecosystem-map"><strong><em> </em></strong><em>Huma Blog</em></a></figcaption></figure><h3>PayFi’nin Temel Özellikleri ve Avantajları</h3><p>PayFi, finans dünyasına blokzincir teknolojisinin getirdiği yeniliklerle farklı bir soluk katıyor. Geleneksel bankacılık sistemlerinde yurtdışına yapılan ödemeler bazen <strong>günler sürebiliyor</strong>; oysa <strong>PayFi ile bu işlemler saniyeler</strong> içinde tamamlanıyor. Bu hız, özellikle zamanın kritik olduğu durumlarda büyük bir fark yaratıyor. Bunun yanı sıra, gayrimenkul ya da alacaklar gibi elle tutulur varlıklar blokzincir üzerinde dijital tokenlere dönüştürülüyor. Bu sayede, bu tür varlıkları alıp satmak çok daha pratik ve erişilebilir hale geliyor.</p><p>Sistem, aracıları ortadan kaldırarak dikkat çekiyor. Bankalar ya da ödeme kuruluşları gibi üçüncü tarafların devreden çıkması, işlem maliyetlerini ciddi şekilde düşürüyor. Bu, özellikle küçük işletmeler ve bireyler için önemli bir rahatlama demek. Düşük masraflar, kısıtlı bütçelerle çalışanların bile uluslararası işlemlerde daha rahat hareket etmesini sağlıyor. Üstelik PayFi, merkeziyetsiz finans (DeFi) platformlarıyla uyumlu bir şekilde işliyor. Bu entegrasyon sayesinde, <strong>tokenize edilmiş varlıklar teminat olarak kullanılabiliyor</strong> ya da başka yenilikçi finansal çözümlerde yer bulabiliyor.</p><h3>PayFi’nin Bugünkü Durumu</h3><p>PayFi’nin altyapısında <a href="https://medium.com/u/af6a22150fa9">Solana</a> gibi hızlı ve verimli blokzincir ağları önemli bir rol oynuyor. Solana, düşük maliyetli işlem kapasitesi ve yüksek hızıyla bu tür projelerin çok daha geniş kitlelere ulaşmasına imkan tanıyor. Bu teknolojik temel, PayFi’nin pratikte uygulanabilirliğini artırıyor ve günlük hayatta daha çok insan tarafından kullanılabilir hale getiriyor.</p><p>Piyasaya baktığımızda, PayFi’nin büyüme potansiyeli de dikkat çekiyor. <a href="https://www.coingecko.com/learn/what-is-payfi-crypto">CoinGecko’nun </a>verilerine göre, 2024 yılında PayFi piyasası 2,85 trilyon dolarlık bir hacme ulaşmış durumda. Daha da ilginci, bu rakamın 2029’a kadar 4,78 trilyon dolara çıkması bekleniyor. Bu hızlı yükseliş, PayFi’nin finans dünyasında kendine sağlam bir yer edinme yolunda emin adımlarla ilerlediğini gösteriyor. Hem teknolojik avantajları hem de sunduğu pratik çözümlerle, PayFi büyüyen bu pazarda <strong>dikkat çeken</strong> bir seçenek olmaya devam ediyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*NclkMMR6dGKgLzaf" /><figcaption><em>Ödeme piyasaları<br></em><strong><em>Kaynak: </em></strong><em>Mordor Intelligence</em></figcaption></figure><h3>Bu alanda öne çıkan proje: Huma Finance</h3><p>Huma Finance, PayFi ekosisteminde öncü bir rol üstleniyor. Tokenize edilmiş varlıkların kullanımını artırarak finansal piyasaları daha verimli ve ulaşılabilir hale getirmeyi amaçlıyor. Platformun sunduğu bazı katkılar şunlar:</p><ol><li><strong>Küresel Ödemelerde Devrim:</strong> Huma, sınır ötesi ödemelerdeki aksaklıkları ve yüksek komisyonlarları geride bırakarak uluslararası ticareti çok daha pratik hale getiriyor. İşletmeler, anında gerçekleşen ödemeler sayesinde nakit akışlarını daha rahat kontrol edebiliyor</li><li><strong>Finansal Erişimde Yeni Bir Adım</strong>: Bankacılık hizmetlerine yeterince ulaşamayan bölgelerde Huma, uygun maliyetli ve hızlı çözümlerle milyonlarca insanı finans dünyasına katıyor. Bu değişim, özellikle Asya ve Afrika gibi gelişen bölgelerde kendini güçlü bir şekilde hissettiriyor.</li><li><strong>DeFi ve TradFi’nin Buluşma Noktası</strong>: Huma, merkeziyetsiz finansın yenilikçi enerjisini geleneksel finansın sağlamlığıyla harmanlayarak ortaya melez bir yapı çıkarıyor.</li></ol><p>Huma Finance, PayFi ağı üzerinden sunduğu yaratıcı ödeme ve finansman çözümleriyle dikkat çekiyor. Blokzincir teknolojisini kullanarak geleneksel sistemlerdeki likidite ve erişim problemlerine pratik çözümler getiriyor.</p><h4>$38 Milyon’luk Yatırım: PayFi Ağı Genişliyor</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/770/0*M_aQMRQmaYRPWn1L" /><figcaption><em>Huma’nın yatırımcıları<br></em><strong><em>Kaynak:</em></strong><a href="https://blog.huma.finance/huma-raises-38m-to-hyper-scale-its-payfi-network"><strong><em> </em></strong><em>Huma Blog</em></a></figcaption></figure><p>Huma Finance, PayFi ekosistemini büyütmek ve daha fazla insana ulaşmak amacıyla 38 milyon USD yatırım aldı. Bu fon, daha hızlı ve güvenilir bir altyapı oluşturulmasını, kullanıcı taleplerine uygun yenilikçi finansal hizmetlerin geliştirilmesini ve PayFi’nin küresel erişiminin genişletilmesini sağlayacak. Bu yatırım, Huma Finance’in PayFi alanındaki liderliğini pekiştirirken, finansal piyasaların dönüşümünü hızlandırmayı hedefliyor.</p><p>Ayrıca, tokenize edilmiş varlıkların finansal piyasalardaki etkisini artırmak için Arf ile stratejik bir işbirliğine gidildi. Bu ortaklık sayesinde, iki platformun uzmanlıkları birleştirilerek daha kapsamlı hizmetler sunulacak, tokenize varlıkların erişimi ve likiditesi artacak, finansal sistemlerin daha şeffaf ve adil bir yapıya kavuşması için önemli bir adım atılacak.Bu birleşme, PayFi’nin finans dünyasındaki gücünü artırarak blokzincir tabanlı finansal hizmetlerin yaygınlaşmasında önemli bir rol oynayacak.</p><p>Son olarak, Huma bu yıl <strong>Huma Foundation</strong>’ı kurarak PayFi ağını daha da merkeziyetsiz hale getirmeyi ve küresel erişimi artırmayı hedefliyor. Platformda sınırlı kapasiteyle açılan havuzlara $USDC yatırarak <strong>Huma puanı</strong> kazanıp olası bir <strong>airdrop</strong> ihtimalinden yararlanabilirsiniz. Detaylı bilgi için <a href="https://t.me/HumaFinanceTurkish"><strong>buraya</strong></a> tıklayarak Türkiye Telegram gruplarına katılabilirsiniz.</p><h3>Geleneksel Finans ve Merkeziyetsiz Finans</h3><h3>(TradFi 🤝 DeFi)</h3><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından Caner tarafından hazırlanmıştır. Düzenleme veya bilgi için: </em><a href="https://x.com/state_maxi"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/caner_fibrous"><em>Telegram</em></a></p><p>2025 yılı için geleneksel finanstan merkeziyetsiz finansta geçişte öne çıkabilecek oyunculardan biri <a href="https://x.com/dinero_xyz">Dinero’dur</a>. Kurumsal kripto ilgisinin artmasıyla birlikte Dinero, Nomura’nın Laser Digital ve Galaxy Digital gibi büyük kurumlarla iş birliği yaparak kurumsal pxETH (ipxETH)’yi piyasaya sürdü. AyrıcaL1&#39;ler ile L2&#39;ler için Markalı LST’leri tanıttı. 2025&#39;e bakıldığında Dinero, “Instutional Abstraction” tezi ile geleneksel finans ile merkeziyetsiz finans arasındaki boşluğu kapatarak büyümesini hızlandırmaya hazırlanıyor. Dinero geleneksel finanstaki (TradFi/Traditional Finance) trilyonlarca dolarlık pastadan pay almak ve gelişen merkeziyetsiz finans (DeFi) ekosistemine liderlik etmek için çeşitli stratejiler izliyor. Bunlar kurumsal firmalardaki paranın akışının başlaması, Markalı LST’lerin yaygınlaşması ve erişimi arttırmak için yeni bir merkezi borsa (CEX) stratejisi izlemek. Böylelikle Dinero yüksek getirili ve test edilmiş blokzincir protokolleri sunmayı hedefliyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/919/0*IKnAFRMGYLw96z_v" /><figcaption>Dinero’daki toplam kilitli varlıkların (TVL) zamana bağlı grafiği, Kaynak: DefilLama &amp; <a href="https://x.com/dinero_xyz">Dinero X Hesabı</a></figcaption></figure><h3>Gerçek Dünya Varlıkları (RWA)</h3><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından İsmail Emin tarafından hazırlanmıştır. Düzenleme veya bilgi için: </em><a href="https://x.com/0xismailemin"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/ismailemin007"><em>Telegram</em></a></p><p>Gerçek dünya varlıkları 2024 senesinde sessiz sedasız gelişmeye devam etti. Büyük kurumsal oyuncuların da bu alana giriş yapmasıyla birlikte oldukça ilgi çekici bir 2025 senesinin bizi beklediğini söylemek yanlış olmaz.</p><p>Dünyanın ilk yönetim danışmanlığı şirketi olan McKinsey’in (<a href="https://medium.com/u/104c9a335143">McKinsey Global Inst</a>) tahminlerine göre 2030 yılında toplam 2 trilyon USD değerinde dijitalleştirilmiş menkul kıymet piyasası olacak. Şu anda Bitcoin’in piyasa değerinin 1,7 trilyon USD olduğunu düşündüğümüzde bu beklenti oldukça yüksek duruyor. Buna rağmen Forbes sıralamasında dünyanın en büyük 24. şirketi olarak karşımıza çıkan ünlü Rockefeller ailesinin kurduğu Citigroup’un tahminine göre 2030 yılındaki dijital menkul kıymet piyasası 5 trilyon USD değerine ulaşacak. Bu, McKinsey’in tahmininin tam 2,5 katına denk geliyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*Y4Gc3adfD4Yd2v80" /><figcaption>Gerçek dünya varlıklarının piyasa dağılımı (Eylül 2024), Kaynak: rwa.xyz ve ICMA</figcaption></figure><p>Yukarıdaki grafikten de görebileceğiniz üzere gerçek dünya varlıklarının %91.4’lük kesimini stablecoin’ler oluşturmakta. Bu ezici çoğunluğunun nedeni stablecoin’lerin ürün-pazar uyumunu çok iyi bir şekilde yakalaması. Stablecoin’lerden çokça bahsettiğimiz için bu başlığın altında gerçek dünya varlıklarının altındaki diğer alt kategorilerle ilgileneceğiz.</p><h3>Özel Krediler (Private Credit)</h3><p>Özel krediler geleneksel finans içerisinde özel sermaye fonlarını, yatırım fonlarını veya diğer yatırım araçlarını ifade eder. Özel krediler genellikle projelere, şirketlere veya direkt kişilere verilir. Bu kredi türleri kamu piyasalarında işlem görmez. Geleneksel bankacılık sisteminin dışında olan bu kredileri genelde küçük ve orta büyüklükteki işletmeler (KOBİ’ler) kullanır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*QR_6NrGR0e2YxTo3" /><figcaption>Stablecoin’ler dışındaki gerçek dünya varlıklarının dilim grafiği (Mart 2025), Kaynak: rwa.xyz</figcaption></figure><p>Yukarıdaki grafikten de görebileceğimiz üzere stablecoin’leri dışarıda bıraktığımızda özel krediler piyasanın %68’ini oluşturmakta. Peki blokzincirler üzerinde tokenize edilmiş bu özel krediler hangileri ve bunları kim sağlıyor bunu inceleyelim.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*zlAZpmz5ug4I_PCr" /><figcaption>Özel krediler kategorisindeki aktif kredilerin protokol ve zamana göre grafiği (Mart 2025), Kaynak: rwa.xyz</figcaption></figure><p>Yukarıda özel kredilerin büyüklüğünü gösteren grafiği görmekteyiz. Tokenize edilmiş özel kredilerin %77,4’lük kısmını Figure protokolü oluşturmaktadır. Ondan sonra gelen Tradable ise bu piyasanın %16,2’lik kısmını oluşturuyor. Bu projeleri takip eden projeler ise Maple, PACT ve Centrifuge gibi devam etmektedir.</p><h3>Figure</h3><p>Figure aslında blokzincir teknolojisini bir araç olarak kullanan bir protokoldür. Amerika merkezli şirket ABD’de ikamet eden ev sahiplerinin evlerini teminat olarak göstererek kredi almasını sağlıyor. Projenin en ilgi çeken tarafı hiçbir banka ile muhatap olmadan evinizi teminatlandırarak kredi alabiliyor olmanız. Bütün süreçleri çevrimiçi yönettiğini belirten proje bu sayede kredi ihtiyacı olan kişileri kullanıcı kitlesi olarak hedefliyor.</p><p>Ayrıca evinizde bir ipotek (mortgage) bulunsa dahi kredi çekebilmenize olanak sağlıyor. Amerika’da geçerli olan Ev Sermayeleri Kredi Limitleri (HELOC) programına uyumlu olan proje aslında ev sahiplerinin banka veya aracı kurumla yapacakları bütün işlemleri çevrimiçi bir şekilde farkında olmadan blokzincir teknolojisini kullanarak yapabilmesini sağlıyor. Kredilerin faiz oranları %6 ile %15 arasında seyrediyor. 5 dakika içerisinde ön onay alınabilen projede 5 gün içerisinde kesin sonuç alınabiliyor.</p><p>Blokzincir tarafında gerçek dünya varlıklarına özel olarak çalışan Provenance blokzincirini kullanan proje ev sahiplerine verilen kredileri tokenize ediyor. Ayrıca projenin BTC ve ETH karşılığında borç alınmasına olanak sağlayan bir ürünü de bulunuyor. Başlangıç borç-teminat oranı (LTV ratio) olarak %75’e kadar olanak sağlayan ürün, ilerleyen zamanda bu borç-teminat oranını %90’a kadar çıkarabiliyor. Teminat olarak yatırılan BTC ve ETH’ler Figure projesine emanet (custody) ediliyor. Zaten stablecoin’ler başlığımızda Figure Markets tarafından çıkartılan YLDS stablecoin’inden de bahsetmiştik.</p><p>Amerika’daki gayrimenkulleri teminatlandırarak kredi alma işlemlerinden sonra kripto tarafında da yoğunlaşan Figure’i yakından takip etmekte fayda var.</p><h3>Tradable</h3><p>Tradable, çeşitli projelere özel kredi sağlanmasını blokzincir üzerine taşıyan bir projedir. Tradable, Figure’e oranla daha fazla blokzincir kullanıcısını hedefleyen bir üründür. Şu anda bekleme listesi ile uygulamaya üyelikleri kabul eden protokol, gerekli adımları sağlayan projelere kullanıcıların yatırım yapabilmesine olanak sağlıyor. Her ne kadar son kullanıcıyı hedefliyor desek de projenin internet sayfasında görüntülenen yatırım tekliflerinde en az yatırım miktarının 100.000 USD olduğu yazıyor. 2022’de kurulan proje henüz yapılan yatırımların alınıp-satılabileceği ikincil pazarı geliştirmiş değil ama çalışmaların devam ettiği belirtilmiş. Tradable şu anda ZKsync Era ağını desteklemekte ve ZKsync Era ağının geliştiricisi şirket Matter Labs tarafından yatırım almış durumda.</p><p>✨ <strong><em>Bizim yorumumuz</em></strong><em> ise 2022’de kurulan bir şirketin verilerinin rwa.xyz üzerinde gösterilmeye başlanma tarihi Şubat 2025 olduğu için çok güvenilir gelmiyor. Ayrıca internet sayfasında kullanılan görseller de çok güvenilir değil. Takip etmekte fayda var ama yatırım yapma konusunda detaylı araştırma yapılmasını tavsiye ediyoruz.</em></p><h3>Maple</h3><p>Maple, çeşitli kurumsallarla blokzincir kullanıcıları birleştiren bir protokol olarak karşımıza çıkıyor. Birçok farklı stratejiye sahip havuzları bulunuyor. Bu havuzların kendilerine özel kuralları var. Kimi parayı çekmeden önce 30 gün bekleme süresi verirken kimi 90 gün bekleme süresi veriyor. Tabi getiri oranları da bu süre arttıkça artıyor.</p><p>Protokolde bulunan varlıkların çoğu <a href="https://medium.com/u/b348253fc7f6">Maple Finance</a> tarafından yönetilen havuzlarda bulunuyor. Ama bu illaki havuzu Maple Finance’in yönetmesi gerektiği anlamına gelmemekte. Gerekli belgelerini hazırlayıp anlaşmayı kabul eden kurumsal yatırımcılar Maple protokolünü kullanarak belli şartlar altında kullanıcılardan borç alabilir.</p><p>Örneğin Maple protokolünde bulunan Alacaklar Finansmanı (Receivables Financing) havuzunu kurumsal bir firma yönetiyor. AQRU adındaki bu firma kullanıcıların USDC’lerini alıyor ve yıllık %14 oranında getiri vaad ediyor. Kullanıcıların USDC’leri en az 45 gün AQRU firmasında kalıyor ve daha sonra kullanıcılar çekmek istediğinde 10 günlük bir çekim penceresi zamanını bekliyorlar. AQRU buradan elde ettiği borç ile ABD’de bulunan Milli Gelirler Tahsil İdaresi’nden (IRS) alacağı bulunan ama bunları alamamış kişileri finanse ediyor. Buradan elde edilen gelirler USDC sağlayan kullanıcılarla paylaşılıyor aynı zamanda AQRU şirketi de gelir elde etmiş oluyor. ABD’de vergi iadesi almak bürokratik olarak zorlu olduğu için alacağınız para çok olsa da önce avukat gibi hukuki şahıslara ödeme yapmanız gerekiyor. AQRU aslında burada vergi iadesi alacaklılarına yardımcı olup komisyon alıyor gibi düşünebiliriz.</p><h4>Syrup.fi</h4><p>Maple Finance, aslında kullanıcıların daha kolay işlem yapabileceği daha aşina olduğu bir arayüz sunmak adına yeni ürünü olan Syrup Finance’i çıkardı. Bu sayede kullanıcılar hangi pool’a para koyduğu gibi detayları bilmeden kolayca %15’e yakın getiri oranı kazanabiliyorlar.</p><p>Maple Finance’in token’ı olan MPL 2024’ün son çeyreğinde yeni çıkan Syrup Finance’in token’ı olan SYRUP’a 1:100 oranında çevrildi. Syrup Finance’de şu anda 230 milyon USD TVL bulunduğu gösteriliyor. Aynı zamanda en az yıllık getiri oranının %10 olacağı beklenen getiri oranının ise %14.8 olacağı belirtilmiş. Ayrıca bir de puan toplama mekanizması olan “damlalar” (drips) var. $SYRUP’un piyasa değeri sabit kalmasına rağmen çok yüksek enflasyon sonucunda fiyat düzenli olarak düşüyor.</p><p>🚨 Bir de $syrupUSDC isminde bir stablecoin var ama dökümanlarda bu stablecoin’in teminatlandırma mekanizması veya algoritması hakkında herhangi bir bilgi bulamadık. Herkesin gayet iyi hatırlayacağı üzere bir UST/LUNA krizi olmasına karşın okuyucularımızı <strong>uyarmak isteriz </strong>çünkü SYRUP piyasa değeri ile syrupUSDC piyasa değeri oldukça yakın durumda.</p><h3>PACT</h3><p>Pact, Aptos (<a href="https://medium.com/u/70211828fe2e">Aptos Labs</a>) ve Celo (<a href="https://medium.com/u/18e0dc50a66e">Celo Foundation</a>) blokzincirlerinde çalışan etki piyasalarında var olan bir gerçek dünya varlıkları projesi. Ana amacı dünyada yetişkin olup da kredilere erişimi olmayan %50’lik kesime erişmek. PACT’ın blokzincir üzerindeki istatistikleri oldukça iyi. Dünya çapında 500 binden fazla blokzincir cüzdanına eriştiklerini belirtilen protokolün bu sayılara erişebilmesindeki en büyük katkı partnerlerinden biri olan Opera Minipay cüzdanı. Opera Mini mobil tarayıcısının içerisine entegre olan cüzdan uygulamasını dünya çapında 3 milyondan fazla kullanıcı kullanıyor.</p><p>🚨 Tether ve Bitgo ile de partner olan PACT fon sağlayıcısı olarak Tiberia Capital ve Berkeley Square Finance Group (BSFG) gibi kurumsal firmalarla çalışıyor. Token’ı olan bu projede token’ın kullanım alanı ile ilgili çok fazla bilgiye erişemediğimiz için yatırım yapılırken <strong>dikkatli olunması</strong> gerektiğini belirtmek isteriz.</p><h3>ABD Hazine Tahvilleri (US Treasuries)</h3><p>Tokenize edilmiş ABD hazine tahvilleri her geçen gün artmakta. Özel kredilerden sonra en yüksek pazar payına sahip olan gerçek dünya varlığı olan ABD hazine tahvillerinin tokenize edilmiş miktarı 4 milyar USD’den biraz fazla. Kısa vadeli ABD hazine tahvilleri, 6–12 aylık ABD hazinesine verilen borç parayı ifade eder. Tokenize edilmiş tahvillerde çoğunlukla kısa vadeli ABD hazine tahvilleri kullanılır.</p><p>Gelin bakalım burada öne çıkan protokoller hangileriymiş.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*oRiuhbazxFbe7H3z" /><figcaption>Tokenize Edilmiş ABD Hazine Tahvilleri Protokol Bazlı Dilim Grafiği (Mart 2025), Kaynak: rwa.xyz</figcaption></figure><h3>Hashnote</h3><p>Pazar payının yaklaşık %25’ine sahip olan protokol Hashnote bu değere sadece bir varlıkla ulaşmış durumda: USYC. Hashnote Kısa Süreli Getiri Coin’i (USYC) teminatlandırması olarak kısa süreli ABD hazine tahvilleri ve ters repoları yer almakta. 2024 yılının başında sadece 44 milyon USD değerinde olan bu token 7 Ocak 2025 tarihinde zirve değerine ulaşıp 1,8 milyar USD değerini görmüştür. Mart ayının başlarında ise yaklaşık 1 milyar USD piyasa değerine sahip olan bu tokenize edilmiş hazine tahvillerine sadece 38 cüzdan sahip gibi görünüyor.</p><p>USYC, Amerika’da yaşamayan kişiler için en az 100.000 USD yatırım değeriyle erişilebilir durumda. Lakin kimlik doğrulama işlemleri için Hashnote ile iletişime geçmek gerekiyor. Token’a sahip cüzdan sayısının az olmasının nedeni de büyük ihtimalle bu. Zaten neredeyse tokenların hepsi tek bir cüzdanda bulunuyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*zrcC-aystPPCOqKu" /><figcaption>USYC, zamana bağlı piyasa değeri grafiği, Kaynak: rwa.xyz</figcaption></figure><h3>Ondo</h3><p>Alpha’yı önden vermeyi severiz. Ondo yeni bir blokzincir çıkarıyor. RWA’lara özel olacak bu birincil katman (Layer 1) blokzincirin hedefi herkese açık ama kurumsal derecede güvenli RWA ürünlerine ev sahipliği yapmak. Blokzincirin güvenliği RWA varlıklarının rehin bırakılmasıyla (stake edilmesiyle) sağlanacağı söyleniyor.</p><p>Mirror projesinin, 3AC ve FTX batışıyla beraber yok olmasının ardından ABD borsalarındaki hisselerin kolayca alınıp satılabildiği çok fazla ürün kalmamış oldu. Ondo Finance, yeni yaratacakları blokzincirde Ondo Global Markets ürünlerinin, ki bunlar genellikle ABD borsalarındaki hisselere eşit token’lar oluyor, Ondo Chain’de kullanılacağını söyledi. Ondo Chain duyurusu 6 Şubat tarihinde yapıldı. Henüz blokzincir topluluk tarafından kullanılabilir durumda değil ama kullanılabilir olur olmaz sizlerin deneyimlemesini tavsiye ediyoruz. Şimdi Ondo’nun ABD hazine tahvili ürünlerini inceleyelim.</p><p>Ondo’nun iki büyük tokenize edilmiş ABD hazine tahvil ürünü bulunmakta. Ayrıca Ondo toplamda 10 farklı blokzinciri destekliyor. Blokzincir kullanıcılarının en kolay erişebildiği ABD hazine tahvili getirilerinin Ondo sayesinde sağlandığını söyleyebiliriz. Bunların toplamı 1 milyar USD’ye yakın bir değere ulaşıyor.</p><p>📊 Bu ürünleri ve farklarını inceleyelim.</p><h4>👉 $USDY — Ondo U.S. Dollar Yield</h4><p>USDY toplamda 12.000’den fazla cüzdanın sahip olduğu en kolay erişilebilir ürünlerden birisi. Yield-bearing adı verilen getiri ile katlanma modeline sahip. Yani 1 yılın sonunda token’ın değeri ortalama %4–5 artmış oluyor. Aslında tokenize edilmiş ABD hazine tahvillerini incelediğimizde birçok token’ın bu modele sahip olduğunu görüyoruz.</p><p>USDY; Ethereum, Solana, Mantle, Sui, Aptos, Arbitrum, Noble, Plume Mainnet blokzincirlerinde bulunuyor. Bu sayede birçok kullanıcıya ulaşıyor. USDY’nin teminatları arasında banka’daki mevduatlar ve kısa vadeli ABD hazine tahvilleri bulunuyor. USDY’nin en az yatırım tutarı 500 USD olduğundan birçok kişi tarafından erişebilir durumda konumlanıyor. İlk USDY yatırımınızdan 40 gün sonra istediğiniz anda yine en az 500 USD olacak şekilde paranızı ve getirinizi alabiliyorsunuz.</p><p>Ayrıca bankada tutulan varlıklar “iflastan bağımsız” tutuluyor. Bu da geçmişte gördüğümüz Silicon Valley Bank iflası gibi durumlarda kullanıcılara bir güven sağlıyor. Oldukça şeffaf bir şekilde USDY’nin arkasındaki varlıkların değerini ve nerelerde tutulduğunu internet sayfası üzerinden görüntüleyebiliyorsunuz. Mart 2025 itibariyle USDY’nin arkasındaki varlıkların USDY piyasa değerine oranı %108.</p><h4>👉 $OUSG — Ondo Short Term US Treasuries Fund</h4><p>Ondo’nun ikinci ürünü ise kurumsal yatırımcıları hedefleyen bir ürün. Bu ürünün teminatında ise BlackRock tarafından yaratılan BUIDL tokenları kullanılıyor. Aslında BlackRock’ın da geleneksel finans devi olduğunu düşündüğümüzde kurumsal yatırımcılar için daha fazla güven ama görece daha düşük getiri oranı vaad eden bir ürün olarak düşünebiliriz.</p><p>Ondo bu ürününde de en az yatırım miktarını düşük tutarak 5.000 USD belirlemiş. Üstüne üstlük kurumsalların ilgisini çekebilmek için %0.15 olan yönetim ücretini 1 Temmuz 2025’e kadar almıyorlar.</p><h3>Franklin Templeton</h3><p>Franklin Templeton, New York merkezli 1947’de kurulan bir küresel yatırım şirketidir. BlackRock’la birlikte blokzincir üzerinde tokenize edilmiş ABD hazine tahvillerini ilk sunan şirketler arasında yer alır. BENJI kısaltmasıyla bildiğimiz token’ın şu anki piyasa değeri 700 milyon USD’ye yakındır. Bu tokenize edilmiş fonun arkasında ABD hükümeti destekli Federal Konut Kredisi Bankaları’na verilen borçları ve ABD hazine tahvillerini tutmaktadır. Yaklaşık %4 yıllık getiri vaad etmektedir.</p><p>Token’ların çoğunluğu Stellar blokzincirinde yer almaktadır. BENJI token’ları bireysel yatırımcı ve kurumsal yatırımcı elde edebilir ama önce kara para aklama ile mücadele ve kimlik doğrulama süreçlerini geçmesi gerekir.</p><h3>Securitize</h3><p>Daha önce Ondo’nun $OUSG ürününde kullanılan $BUIDL token’lardan bahsetmiştik. Bu BUIDL token’ları BlackRock ile işbirliğinde yaratan proje Securitize. BlackRock token’ların teminatı olan fonların yönetimini yaparken Securitize bu token’ların blokzincirde yaratılmasını sağlıyor.</p><p>BUIDL token; <a href="https://medium.com/u/d626b3859bc9">ethereum</a>, <a href="https://medium.com/u/dea75b5f2379">Arbitrum</a>, Aptos (<a href="https://medium.com/u/70211828fe2e">Aptos Labs</a>), <a href="https://medium.com/u/f7c9f4ea738f">Avalanche</a>, Optimism ve <a href="https://medium.com/u/ea91a1cf958">Polygon</a> ağlarında erişilebilir durumda. $BUIDL token’a erişmek için kara para aklama önlemleri ve kimlik tanıma süreçlerini geçmeniz gerekiyor. Teminat olarak ise gecelik repolar ve 3 aylık ABD hazine tahvilleri yer alıyor. BUIDL tokenlar, 7/24 akıllı kontrat aracılığıyla USDC’ye çevrilebiliyor.</p><p>💰 En az yatırım ise bu alanda gördüğümüz en yüksek miktar olan 5 milyon USD.</p><h3>Emtialar (Commodities)</h3><p>Bu başlık altında ürünlere tek tek değinmek istemiyoruz zira ürünler altın, gümüş ve platine eşit olan token’lardan ibaret. Bu alanın başlıca oyuncuları <strong>Paxos</strong> ve <strong>Tether</strong>. Her ikisinin de altına eşit ürünleri bulunmakta. Zaten her iki firmanın altına dayalı token’larını topladığımızda bu alandaki piyasa değerinin %90’undan fazlası elde etmekte.</p><p>👉 Altın ve gümüş yatırımı yapmak istiyorsanız, aynı zamanda bankaların makas aralıklarında para kaybetmek istemiyorsanız XAUT, PAXG ve tSilver gibi ürünleri inceleyebilirsiniz.</p><h3>Dikkat Çeken Projeler</h3><h3>Mantra</h3><p><a href="https://medium.com/u/8b47d01bc07e">MANTRA</a>, gerçek dünya varlıklarına (RWA) özel bir birincil katman (Layer 1) blokzinciridir. Hedefi geleneksel finansı blokzincir üzerine taşımak olan projenin token’ı $OM oldukça yüksek piyasa değerine sahip. Cosmos SDK’ini kullanan blokzincir diğer <a href="https://medium.com/u/e8cb21d22b0b">Cosmos</a> blokzincirleri ile kolayca iletişim kurabilmekte. Aynı zamanda blokzincir yerel regülasyonları da yakından takip edip hepsine uyum sağlamaya çalışıyor. Blokzincir merkeziyetsiz kimlik uygulamaları sayesinde ekosistemi üzerindeki uygulamalarda tek seferde kimlik doğrulaması yapılabilmesini sağlayacağını söylüyor.</p><p>Mantra ekosisteminin internet sayfasına girdiğimizde üç farklı uygulamanın yer aldığını görüyoruz. Buradaki uygulama sayısını arttırmak adına <a href="https://medium.com/u/4f3f4ee0f977">Google Cloud</a> destekli bir inkübator programı da açıkladı Mantra ekibi. Aynı zamanda Dubai merkezli bir firma ile de 1 milyar USD değerinde varlıkların tokenize edilmesi adına anlaşma imzalandı.</p><p><strong>Kısaca ekosistem uygulamalarına değinelim:</strong></p><h4>▪️Estate Protocol</h4><p>Gayrimenkul ürünlerini tokenize etmeyi hedefleyen proje bir pazaryeri olarak hizmet sağlıyor. Minimum yatırım tutarı 50 USD gibi düşük bir miktar. Pazaryeri içerisinden beğendiniz gayrimenkul projelerine yatırım yapabiliyorsunuz. Yaptığınız yatırımların karşılığında payınıza oranla kira geliri elde ediyorsunuz. Ayrıca uygulama üzerinden 545.000 USDC değerinde Birleşik Arap Emirlikleri’nde tokenize olmuş gayrimenkul yatırımı yapıp BAE’nin sunduğu altın vizeden faydalanabiliyorsunuz.</p><p>✨ Eğer yakacak bir 50 USD’iniz varsa ufak bir yatırım yapıp proje deneyimlenebilir.</p><h4>▪️Pyse</h4><p>Yenilenebilir ve yeşil enerjiye yapılan yatırımların tokenize olmuş hali diyebiliriz bu projeye. Mantra’nın 2024 yılında gerçekleştirdiği inkübator programından çıkan proje henüz erken erişim aşamasında. En az yatırım tutarı olarak oldukça ulaşılabilir bir miktar olan 10 USD vaatleri bulunuyor. Proje; elektrikli araçlara, güneş enerjisine ve su verimliliği teknolojilerine yatırım yapabilme fırsatı sunuyor.</p><h4>▪️Mansa Finance</h4><p>Mansa Finance, gelişmekte olan ülkelerdeki birinci sınıf şirketlere likidite sağlamayı hedefleyen bir merkeziyetsiz finans (DeFi) protokolü. Proje, Şubat ayının sonlarına doğru 10 milyon USD değerinde bir yatırım aldıklarını duyurdu. Bu yatırım turuna hepimizin yakından tanıdığı Tether liderlik etmiş. Şirket yatırımın yanı sıra 7 milyon USD değerindeki likiditenin sağlanacağı sözünü de almış durumda. Proje şu ana kadar toplamda 25 milyon USD’ye yakın bir kredi sağlamış ve 20 milyon USD’ye yakın geri ödeme almış. Yeni yeni büyüyen projeye henüz dahil olabilmenin bir yolu yok ama yakından takip etmekte fayda var.</p><h4>▪️Plume</h4><p>Henüz test ağı aşamasında olan blokzincir, dünyayı blokzincire taşıma hedefine sahip. Birçok projede gördüğümüz puan sistemi sayesinde oldukça ilgi çeken proje Ocak 2025’te elde edilen puanlar için bir ekran görüntüsü (snapshot) almış durumda. Zaten bundan birkaç gün sonra projenin token’ı olan $PLUME duyuruldu.</p><p>Blokzincir üzerinde geliştirme yapan 180 farklı protokol olduğunu söylüyorlar. Açıkçası ekosistem sayfalarına göz attığımızda diğer blokzincirlerden tanıdığımız isimler yer alıyor hem de Plume üzerinde geliştirme yapan projeler yer alıyor. Bu ekosistem sayfalarında yer alan projelerinden hepsinden bahsetmemiz mümkünden değil ki raporu çok uzatır.</p><p>Plume’nin ürünleri arasında her şeyi tokenize etmeye yarayacak olan Arc projesi, ekosistemin kendi stablecoin’i olan pUSD ve ekosistemde kullanılacak olan Plume Passport isimli cüzdan uygulaması yer alıyor. Tabi bütün bunların üzerinde çalıştığı Plume Network blokzincirini de söylemek lazım. Proje toplamda iki farklı yatırım turunda 30 milyon USD değerinde yatırım toplamış ve bu turlardan sonuncusu Aralık 2024’te yapılmış.</p><p>PLUME token’ın kullanım alanları arasında işlem ücreti token’ı olmak, yönetişimde söz almak, rehin bırakarak (stake ederek) gelir elde etmek ve ekosisteme likidite sağlamak dışında pek bir alan bulunmuyor. Bu yüzden yatırım yapmadan önce kendi araştırmanızı lütfen iyice yapınız.</p><h3>Ondo Global Market</h3><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından ACK tarafından hazırlanmıştır. Düzenleme veya bilgi için: </em><a href="https://x.com/TheACKx"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/TheAckx"><em>Telegram</em></a></p><h4>Ondo Global Market: Wall Street, DeFi ile Buluşuyor</h4><p><strong>Geleneksel Finans Piyasalarının Sorunları:</strong></p><p>☐ Yüksek ücretler ve transfer süreçlerindeki zorluklar, gecikmeler</p><p>☐ Erişim sorunları ve coğrafi kısıtlamalar</p><p><strong>Ondo Global Market’in Çözümü:</strong></p><p>☑<strong> Tokenizasyonun Gücünden faydalanma:</strong> Menkul kıymetleri 1:1 destekli tokenlere dönüştürme</p><p>☑<strong> Transfer Edilebilirlik:</strong> Tokenler, stablecoin’lere benzer şekilde serbestçe transfer edilebiliyor</p><p>☑<strong> Her an küresel erişim:</strong> İstediğiniz zaman, dünyanın her yerinden token mint, redeem ve transfer işlemleri</p><p>☑<strong> Merkeziyetsiz Finans (DeFi) Entegrasyonu:</strong> Kurumsal seviyede borçlanma imkanı ve merkeziyetsiz finans (DeFi) protokollerine entegrasyon (hisse senedine karşı borçlanma vb.)</p><p>☑<strong> Daha Açık Piyasa Erişimi:</strong> ABD’de listelenen binlerce hisse senedi, ETF ve tahvil ile küresel yatırım fırsatları (NYSE ve NASDAQ’da yer alan popüler hisse senetleri (Apple, Tesla, Uber vs.) ve ETF’ler)</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*Ng6u_SybGz66Uubl" /><figcaption><em>Ondo Global Market’e Genel Bakış<br></em><strong><em>Kaynak: </em></strong><a href="https://blog.ondo.finance/global-markets/"><em>Ondo Blog</em></a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*6XZdJxZpFizU5dMY" /><figcaption><em>Ondo Global Market’teki örnek bir portfolyö<br></em><strong><em>Kaynak: </em></strong><a href="https://blog.ondo.finance/global-markets/"><em>Ondo Blog</em></a></figcaption></figure><p><strong>Ondo Chain: Yeni Nesil Finansal Altyapı</strong></p><p>Ondo Chain, likit RWA’ların kullanımına odaklanan bir ekosistem ve teşvik modeli sunarak, kurumsal düzeyde regüle yatırımcıların katılımını ve TradFi likidite entegrasyonunu sağlıyor. Gas ücretlerinin RWA tokenleri ile ödenebilmesi, kullanıcı deneyimini iyileştirirken, açık erişim sayesinde geliştiricilere ve kullanıcılara esnek kullanım ve geliştirme imkânı tanıyor. Güçlü DeFi entegrasyonu, kurumsal güvence, düşük maliyet ve gecikme avantajlarıyla yeni nesil finansal altyapıyı şekillendiriyor.</p><p>Ondo Chain üzerindeki Prime Brokerage sayesinde RWA’lara ve kriptolara marjin erişimi sağlayarak çapraz teminat kullanımını mümkün kılıyor. Tokenize RWA’ların stake edilmesiyle zincir güvenliği artarken, kullanıcılar ödül kazanabilir ve varlıklarını teminat olarak değerlendirebilir. Restake edilen RWA’lar, yeni zincirlerin ve protokollerin güvenliğini desteklerken, tokenize menkul kıymetlere dayalı stablecoin’lere erişim sağlama imkanı sunularak getiri fırsatları sunuluyor.</p><p>Sonuç olarak, Ondo 2.0 ve Ondo Chain; finansal piyasaları daha erişilebilir, verimli ve şeffaf hale getirme potansiyeline sahip. Gerçek dünya varlıklarını tokenize ederek likiditeyi artırıp işlem maliyetlerini düşürebilirken, merkeziyetsiz finans ile entegrasyon sayesinde yenilikçi finansal ürünler sunarak piyasaları dönüştürme ihtimali mevcut. Ayrıca, kurumsal uyumluluk odaklı yaklaşımı geleneksel finans kurumlarının katılımını teşvik edebilir. Bunun yanı sıra, çok zincirli yapısı küresel piyasaları daha bağlantılı ve likit bir hale getierecektir. Ancak, bu etkilerin tam anlamıyla gerçekleşmesi; platformun benimsenme hızına ve düzenleyici çerçevenin gelişimine bağlı olacak.</p><p>🌊 <a href="https://t.me/c/2154657369/143"><strong>Telegram yayınımızda bu konu üzerinde durduk. Buraya tıklayarak yayına ulaşabilirsiniz.</strong></a></p><p>✨ Yukarıda da detaylı şekilde incelediğimiz üzere gerçek dünya varlıkları (RWA) hem 2024 senesinde oldukça ilgi çekti hem de 2025 senesinde ilgi çekecek gibi duruyor. Henüz <strong>Ondo Finance</strong> dışında son kullanıcıya hitap eden çok fazla ürün olmasa da <a href="https://medium.com/u/8b47d01bc07e">MANTRA</a> ve <a href="https://medium.com/u/d0326a9df941">Plume Network</a> gibi blokzincirlerin gelişmesiyle birlikte son kullanıcıya hitap eden birçok ürünün ortaya çıkacağını tahmin ediyoruz.</p><p>🌊✨<strong> 2025 yılında bu alandaki gelişmeleri kaçırmamak için bizi </strong><a href="https://linktr.ee/thepharus"><strong>takip etmeyi</strong></a><strong> unutmayın.</strong></p><h3>Altyapı</h3><h3>Sıfır Bilgi Sanal Makineleri (zkVMs)</h3><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından Yiğit tarafından hazırlanmıştır. Düzenleme veya bilgi için: </em><a href="https://x.com/yigityektin"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/yigityektin"><em>Telegram</em></a></p><h4>Succinct</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*EQ9SoNYq0DmmpC6q" /></figure><p>Succinct, kendi zkVM’i (zero-knowledge sanal makinesi) SP1 ve Kanıtlayıcı Ağı ürünlerini tanıtarak 2024’te $55 milyon yatırım alarak ekosisteme dahil oldu. Diğer zkVM’lerin aksine özel bir dil oluşturmadan (sadece Rust ile) sıfır-bilgi kanıtlarının geliştirilebilmesi ve kullanılabilmesini sağlamayı ve sıfır-bilgi kanıtlarına dayanan ekosistemin öncüsü olmayı hedefliyorlar.</p><h4>SP1</h4><p>SP1, açık kaynak kodlu bir zkVM’dir. Yani, sıfır-bilgi kanıtlarının hesaplanması için kullanılan ve çıktı olarak sıfır-bilgi kanıtı sağlayan bir sanal makinedir. SP1, Rust programlama dili ile yazılmış programların işlendikten sonra sonuçlarının geçerli/gerçek olduğunu doğrulayan ve açık kaynak kodlu bir zkVM’dir.</p><p>Rollup’lar, birlikte çalışılabilirlik protokolleri, köprüler, oracle’lar, birleştiriciler (işlem) ve gizlilik odaklı projelerde kullanılabilir. Anlık olarak da geliştiriciler tarafından doğrulanabilir işlemede kullanılabilen SP1, SP1 Blobstream (Celestia’nın veri köklerini Ethereum’da doğrulama aracı) ve SP1 Vector (Avail’in Merkle köklerini Ethereum’a aktarmanın yanı sıra Avail ve Ethereum arasında token köprüsü) gibi projelerde de kullanılmaktadır. Bunlara ek temel amacı da Rust gibi temel bir dille doğrulanabilir işlemeyi sağlamak olduğundan birçok projeye kolayca entegre edilebilir durumdadır.</p><p>SP1, performans açısından da rakiplerini geride bırakıyor:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*CzwhvE4iv_4ZJmot" /><figcaption>SP1’ın Yeni Kanıtlayıcısının RISC0 Karşısında Performans Karşılaştırma Grafikleri (<a href="https://blog.succinct.xyz/sp1-benchmarks-8-6-24/">https://blog.succinct.xyz/sp1-benchmarks-8-6-24/</a>)</figcaption></figure><p>SP1, 3 farklı örnekte yapılan kanıtlama süreleri kıyaslandığında en yakın rakibi olarak adlandırabileceğimiz RISC0 ile arasında biraz fark koyabiliyor.</p><p>SP1, modüler olarak geliştirilmiştir. Modüler kelimesini sık sık duyduğunuzun farkındayız ama buradaki “modüler” kullanımı geliştirirken parçaların birbirine bağlantılı olarak değiştirilebilmesi anlamına geliyor. Ethereum ekosisteminde EVM’e denk olduğunu iddia eden zkVM’ler ya da diğer VM’ler genellikle kendilerini farklılaştırıyor. Özellikle Katman-2 çözümlerinde, VM’ler precompile (protokol dahilindeki kodlar) adını verdiğimiz parçalar ekleyerek değiştirilirler. SP1’ın modüler geliştirilmesi sayesinde precompile eklenerek SP1’ın özelleştirilmesi sağlanabilir.</p><p>SP1’ın başka bir güzel yanı ise hem zincir üzerinde (on-chain) hem de zincir dışarısında (off-chain) doğrulama yapılabilmesine izin vermesidir.</p><h4>Succinct Kanıtlayıcı Ağı (Succinct Prover Network)</h4><p>Succinct, herkesi ve her ürünü kapsayacak şekilde kanıtlayıcılardan oluşan bir kanıtlayıcı ağına sahiptir. Temel amacı, her parçanın sıfır-bilgi kanıtlarını üretebilmesini ve kullanabilmesini sağlamaktır.</p><p>Kanıtlayıcıların, kanıt yarışmaları adı altında ödüllendirilmeleri ve “evrensel” kanıtlayıcı ağının devamlılığı sağlanır.</p><p>SP1 ve Kanıtlayıcı ağına ek olarak Succinct’in yan projeleri de bulunuyor.</p><p><strong>Bunlardan birkaçı ise şöyle:</strong></p><ul><li><strong>OP Succinct:</strong> OP Stack kullanan Rollup’ların 7 günlük sonlanma periyodunu 1 saate indirgemeyi sağlar.</li><li><strong>ZK Fault Proofs:</strong> OP Stack kullanan Rollup’ların sahtecilik kanıtlarına sıfır-bilgi kanıtı çıktılarını ekleyerek 12 saatlik sonlanma süresine ulaşabilmelerini sağlar.</li></ul><p>Ayrıca Succinct, Poseidon2 hash fonksiyonunu BabyBear alanları özelinde Plonky3 parametrelerini kullanarak işler. Ek olarak rastgeleliğe dayanan Oracle modelleriyle güvenliğin sağlanmasını/pekiştirilmesini hedeflerler.</p><h4>2025’te Succinct</h4><p>Succinct, 2025’in ilk çeyreğinde bir testnet duyurdu. Dokümanlarına göre iki testnetin ilki olan “Crisis of Trust-Doğru Sorunu”, diğer testnetlerin aksine daha iyi bir kullanıcı deneyimi ve “test ederken eğlenme” konseptini sundu.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*925PVr9ckZUOfgz7" /><figcaption>Succinct İlk Testneti, “Crisis of Trust” Arayüzü (<a href="https://testnet.succinct.xyz/">https://testnet.succinct.xyz/</a>)</figcaption></figure><p>İçerisinde çeşitli oyunlar olan bu testnet, oyunlardan kazandığınız puanları rastgele denk gelen bir çarpanla çarparak size o sayıda yıldız veriyor. Oyunların sonunda da istediğiniz oyun için aldığınız puanı kanıtlamanıza imkan tanınıyor.</p><p>✨ Şimdilik, Crisis of Trust devam ediyor. Daha fazlası ve muhtemel ikinci testnet için Succinct 2025’te ilgi çekici olabilir.</p><p>Testnet’e aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:</p><p><a href="https://testnet.succinct.xyz">Succinct | Crisis of Trust</a></p><h3>Lita</h3><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*Jw8UYw1bx5RJhH6z" /></figure><p>Lita tarafından <strong>Valida</strong> adında bir zkVM stack’i geliştiriliyor. Özellikle, geliştiricilere kolaylık amacıyla modüler geliştirmeyi Lita’da kullanıyor. Şu alanlarda öne çıkıyorlar:</p><ul><li><strong>Sıfır Bilgi Kanıtlarına Özel Optimizasyon:</strong> Valida’nın özelleştirilmiş mimari seti, özellikle sıfır-bilgi kanıtlarını üretmek ve işlemek için üretildiğinden verimliliği ön plana çıkarır. Aynı zamanda da kanıt süresince olan maliyetleri düşürür.</li><li><strong>Genel Amaçlı Dil Kullanımı:</strong> Valida, Rust, C ve WASM dillerini destekleyerek hem geniş kapsamlı hem de gelişmiş dilleri kullanarak sıfır-bilgi kanıtları sürecinin geliştirilmesini destekler. Ayrıca Solidity geliştiricilerinin de yakın zamanda desteklenebilmesi hedefleniyor.</li><li><strong>Modüler Mimari:</strong> Valida’nın zkVM stack’i modüler olarak geliştirildiğinden uygulamaların özel isteklerine göre özelleştirilebilir bir ürün sunar. Ayrıca, bu özelliği sayesinde donanım ihtiyacını da azaltabilir.</li></ul><p>Valida, Plonky3 sıfır-bilgi kanıtı şemasıyla güçlendirilir. Plonky3, güncel olarak en verimli ve güvenli sıfır-bilgi kanıtı şemalarındandır.</p><p>Polinom katsayıları ve FFT dönüşümü gibi süreçlerin dahil olduğu STARK oluşumu maliyetlerini azaltmak ve de böylelikle karmaşık yapılarda verimli kanıt oluşumunu sağlanması hedeflenir.</p><p>Lita, Valida zkVM’i özelinde, sıfır-bilgi kanıtlarının süreçlerine göre özelleştirilmiş ISA’lar (Instruction Set Architecture) kullanır. Kendilerine göre özelleştirilmiş ISA’ları sayesinde, hem donanım hem de zkVM açılarından optimize bulunurlar.</p><p><strong>Valida’nın geliştirilmesi iki farklı alanda özelleştirilebiliyor diyebiliriz:</strong></p><ol><li>Çağdaş derleyiciler ve programlama dilleri ve zkVM’ler için hedeflenerek tasarlanmış ISA sistemi.</li><li>Bir yürütme sistemi, bir kanıtlayıcı ve bir doğrulayıcının olduğu Plonky3 tabanlı ve Rust kullanılmış bir zkVM. Bu zkVM, Valida ISA’larına entegre edilecek.</li></ol><p>Lita, temelinde LLVM (Low Level Virtual Machine — Düşük Seviyeli Sanal Makine) adında bir kodlama dilini kullanır. LLVM, çok düşük seviyeli bir dildir. Yani, genellikle geliştiriciler tarafından kullanılan Rust gibi dillerin aksine makine dili dediğimiz 0 ve 1’lere daha yakındır. Bu sayede, zkVM kodlanan programları anlayabilir. Valida özelinde de Rust gibi kullanılan geliştirici dilleri ve LLVM arasında bir derleyici bulunmaktadır.</p><p>Lita, şimdilik Valida’nın LLVM derleyici entegrasyonu ve başka dillerin desteklenmesi üzerinde çalışıyor.</p><p>Valida zkVM, diğer zkVM’lere kıyasla belirli oranlarda öne çıkıyor. Kendi paylaştıkları testlere göre belirli sonuçlar şöyle:</p><p>⬇ ️Yinelemeli bir fibonacci kanıt oluşturulmasında değerler aşağıdaki görseldeki gibi elde ediliyor. Tablodaki sayılar, o alanda, Valida’nın ne kadar kat daha hızlı olduğunu gösteriyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*cXnnwvuuwLK1EnyO" /><figcaption>Valida’nın Yinelemeli Fibonacci Kanıtı Oluşturulmasında RISC0, SP1 ve Jolt Karşısında Hız Farkları (<a href="https://lita.gitbook.io/lita-documentation/architecture/benchmarks">https://lita.gitbook.io/lita-documentation/architecture/benchmarks</a>)</figcaption></figure><p>⬇ SHA256 kanıtı oluşturulmasında ise aradaki fark aşağıdaki görseldeki gibi belirtilmiş.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*bHDDedr2yUzGhtBU" /><figcaption>Valida’nın SHA-256 Kanıtı Oluşturulmasında RISC0, SP1 ve Jolt Karşısında Hız Farkları (<a href="https://lita.gitbook.io/lita-documentation/architecture/benchmarks">https://lita.gitbook.io/lita-documentation/architecture/benchmarks</a>)</figcaption></figure><h4>2025’te Lita ve Valida Neler Planlıyor?</h4><ul><li><strong>Kanıtlayıcı ve Doğrulayıcı Uyumluluğu:</strong> Valida’nın kanıtlayıcı ve doğrulayıcı eşleri arasında doğruluk ve tamamlanabilirlik sorunlarının çözülmesi hedefleniyor.</li><li><strong>Valida Kanıtlayıcısı İyileştirmeleri:</strong> Valida’nın kanıtlayıcı sisteminde ISA ve CPU özelleştirmelerinde bulunan istikrarsızlıkların çözülmesi hedefleniyor.</li><li><strong>LLVM Derleyicisi Geliştirmeleri: </strong>Valida’nın LLVM derleyicisinin daha fazla kod dilini desteklemesi ve daha verimli kod üretiminin sağlanabilmesi hedefleniyor.</li><li><strong>Donanımsal Geliştirmeler:</strong> Valida kanıtlayıcı sisteminin GPU ya da Fabric Cryptography’nin VPU’larını (Verifiable Processing Unit — Doğrulanabilir İşleme Birimi) kullanarak ilerlemesiyle hız ve verimlilik sağlanabilmesi hedefleniyor.</li><li><strong>Kanıtlama Algoritmaları:</strong> Plonky3’e ek olarak ya da yerine dahil edilebilecek kanıtlama algoritmaları da düşünülüyor. Böylelikle, kanıtlama sürecinde hız ve verimlilik artışı hedefleniyor.</li></ul><p>👩‍💻👨‍💻 Ek olarak, geliştiricileri erken aşamada Valida’yı test etmek için davet ediyorlar.</p><h3>Jolt (Just One Lookup Table)</h3><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*00-IXEpNUJsJ-CKD" /></figure><p><strong>Jolt, Lasso argümanı çerçevesinde geliştirilen bir zkVM’dir.</strong></p><p><strong>🔸 </strong>Lasso ve Jolt’un birleşimi, SNARK tasarımına yeni bir yaklaşım getirmenin yanında; performans artışları, daha iyi ve erişilebilir geliştirici deneyimi ve daha kolay denetlenebilirlik sağlıyor.</p><p><strong>🔸 </strong>Lasso, kanıtlayıcı maliyetlerini düşürürken; Jolt, SNARK tasarımında kulllanılabilmek için yeni bir geliştirici kiti sunuyor. Ayrıca, herhangi bir polinom taahhüt şeması SNARK üretimi için Lasso ve Jolt tarafından kullanılabilir.</p><p><strong>🔸 </strong>Lasso, “<strong>lookup</strong>” argümanı olarak da geçer. Lookup argümanı, güvenilmeyen bir kanıtlayıcının bir vektörü kriptografik olarak taahhüt etmesine ve vektörün her girdisinin önceden belirlenmiş bir tabloda bulunduğunu kanıtlamasına olanak tanıyan bir protokoldür. Bu aracıyla, işlemler daha verimli bir şekilde sürdürülür ve sıfır-bilgi kanıtı programları küçük boyutlarda kalabilir.</p><p><strong>🔸 </strong>Jolt da Valida gibi ISA’lar üzerinden geliştirilmeyi hedef alır. Lasso’nun özelliğini kullanarak büyük lookup tabloları kullanır. Şimdilik SNARK üretiminde 10 kat hızlı olan Jolt, optimizasyonlarla birlikte bu faktörü 40 katına çıkartmayı planlıyor.</p><p><strong>🔸 </strong>Jolt, SP1 gibi kodlamalarda dilleri geniş aralıkta tutuyor. Geliştiricilerin diledikleri dilde kod yazabilmelerinin sağlanması hedefleniyor. Hız açısından da Lasso’nun getirdiği argümanlarla güçlü gözüküyor.</p><p>Bir SNARK olan Halo2 kullanarak günlük bir bilgisayarda aşağıdaki grafik elde edilmiş ⬇</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*JnGD7zcv_S3bWJe_" /><figcaption>Halo2 Ürünleri Karşısında Lasso Argümanının Kanıtlama Hızının Karşılaştırılması Grafiği (<a href="https://github.com/a16z/jolt/blob/master/src/benches/m1_16gb_benches.log">https://github.com/a16z/jolt/blob/master/src/benches/m1_16gb_benches.log</a>)</figcaption></figure><h4>2025’te Jolt</h4><p>Jolt, 2025’te aşağıdaki alanlarda iyileştirmeler ve geliştirmeler planlıyor:</p><ul><li><a href="https://www.iacr.org/archive/asiacrypt2010/6477178/6477178.pdf">KZG</a>’nin multi lineer değişkenli versiyonları, <a href="https://eprint.iacr.org/2020/1274">Dory</a>, <a href="https://eprint.iacr.org/2022/1608">Ligero</a>, <a href="https://eprint.iacr.org/2021/1043">Brakedown</a> ve Sona gibi farklı polinom taahhüt şemalarının implementasyonu ve entegrasyonu</li><li>Optimizasyonlar</li><li>Daha fazla testler, hata ayıklamalar ve karşılaştırmalar</li><li>Zincir üzerinde yinelemeli SNARK kullanımıyla kanıt doğrulamasını verimli hale getirmek</li></ul><h3>RISC Zero &amp; Boundless</h3><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/400/0*esWc_RXdE42OPAJv" /></figure><p>RISC Zero, zkVM’lerin bir geliştirici yığını olarak çıkarılan ilk ürünlerindendir. Sıfır-bilgi kanıtları ve doğrulanabilir hesaplamanın sağlanması için bir sanal makine olarak hareket eder. Temel amacı, bir programın çıktısının sonucunun bağımsız bir üçüncü tarafça onaylanmasıdır. Burada, hesaplamanın “fişi” üzerinden hareket edilir. Bu sayede doğrulayıcı tüm programı yeniden çalıştırmaya ihtiyaç duymaz ve verimlilik artar.</p><p><strong>Çokça kullanım alanı olan RISC Zero, birden fazla ürünle ekosistemde bulunmaktadır. Ancak, temel iki kullanım alanı şunlardır:</strong></p><ol><li><strong>ZK Coprocessor’lar:</strong> Blokzincir uygulamalarının karmaşık kısımlarını zincir dışına çıkararak gaz maliyetini düşürmeyi hedefleyen parçalardır.</li><li><strong>Optimistik Rollup’lara ZK Eklentisi:</strong> ZK sahtecilik kanıtlarıyla Optimistik Rollup’ları güçlendirmek.</li></ol><p>RISC Zero zkVM’i, Rust ve C++ gibi dillerle geliştiricilerin doğrulanabilir hesaplamalar yapmasını sağlar. Direkt RISC Zero ekibi tarafından geliştirilmiş bazı ürün örnekleri ise şöyle listelenebilir:</p><ul><li><strong>Zeth:</strong> Tüm bir Ethereum ya da Optimism bloğunun yapısının doğru olduğunu kanıtlar.</li><li><strong>Bonsai Pay: </strong>Başka birisinin gmail adresine Ethereum gönderebilmeyi sağlar.</li><li><strong>JSON:</strong> JSON dosyalarındaki belirli girdileri kanıtlar ve verinin kalan kısmını gizli tutar.</li><li><strong>Where’s Waldo:</strong> Klasik, “Waldo Nerede?” oyunudur. Walto’nun bir JPG dosyasında var olduğunu kanıtlarken, görselin kalan kısmını gizli tutar.</li><li><strong>ZK Checkmate: </strong>Satranç oyunu baz alındığında, kazanan hamleyi açık etmeden bir sonraki hamlede şah çekilebileceğini kanıtlayarak gösterebilir.</li><li><strong>ZK Proof of Exploit: </strong>Açığı göstermeden bir Ethereum hesabında açık bulduğunuzu kanıtlamayı sağlar.</li><li><strong>ECDSA İmza Doğrulaması: </strong>Bir ECDSA imzasının geçerliliğini kanıtlamayı sağlar.</li></ul><p>Kullanım alanları ve RISC Zero’nun kendi örnek olarak çıkarttığı ürünlerin yanı sıra birçok ekosistem parçası tarafından kullanılan çözümleri de bulunuyor:</p><ul><li><strong>Kailua:</strong> Kailua, Optimistik Rollup’lar için hibrit mimari sağlayan bir altyapı ürünü olarak geliştiriliyor. Optimistik Rollup’ların yaklaşık 1 hafta süren sonlandırılma periyodunu daha kısa sürelere indirmeyi amaçlar.</li><li><strong>Steel:</strong> Ethereum’un durum bilgisinin kanıtlanabilir bir şekilde okunabilmesi ve kullanılarak işlemeler yapılabilmesini sağlar. Bir kanıt geliştirici kütüphanesi olarak düşünülebilir.</li><li><strong>Zeth:</strong> Zeth, Ethereum için RISC Zero zkVM’i kullanılarak geliştirilen bir blok kanıtlayıcısıdır. Belirlenen bir Ethereum bloğunun geçerli olduğunu herhangi bir validatör ya da senkronizasyon komitesine bağlı kalmadan kanıtlar.</li></ul><p>RISC Zero, bir süredir ekosistemde bulunuyor. Ancak, RISC Zero bünyesindeki yeni ürün Boundless yakın zamanda duyuruldu ve 2025’te ana ağa çıkmayı planlıyor.</p><h4>Boundless</h4><p>Boundless, doğrulanabilir hesaplama katmanı olarak lanse edildi. Boundless aracılığıyla, blokzincirlerde yeniden işlemeye gerek olmadan işlemelerin geçerlilikleri doğrulanabilecek.</p><p>Boundless’la geliştiriciler aşağıdakilere sahip olacak:</p><ul><li><strong>Sınırsız Yürütme:</strong> Diğer sistemlerin aksine, maliyeti düşürerek sınırsız yürütme</li><li><strong>Ekosistemler Arası Birleştirilebilirlik:</strong> Farklı blokzincir ekosistemleri arasında varlık ve bilgi aktarımının zincirler soyutlanarak tek zincirmiş gibi yapılabilmesi</li><li><strong>İsteğe Bağlı Ölçeklenebilirlik:</strong> Performanstan herhangi bir düşüş olmadan, istekleri tamamen karşılayabilecek ölçeklenebilirlik</li><li><strong>Tavizsiz Güvenlik:</strong> Kullanılan zincirin sağladığı tüm güvenlik parçalarını edinebilmek</li></ul><p>Boundless, bir anlamda zincir soyutlamayı sağlamış oluyor. Buna ek olarak, doğrulanabilir yapay zeka ve birleştirilmiş zincirler arası likidite de düşünülebilir.</p><p>✨ Yakın zamanda bir NFT de paylaşan Boundless, günümüzde erken test aşamasında. Ayrıca, 2025 yılında ana ağ aşamasına geçmesi planlanıyor.</p><h3>Alternatif Sanal Makineler (AltVMs)</h3><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından Koray tarafından hazırlanmıştır. Düzenleme veya bilgi için: </em><a href="https://t.me/korayakpinarr"><em>Telegram</em></a></p><h3>Sui</h3><p>Sui (<a href="https://medium.com/u/f45b9c3dc086">Sui Global</a>), 2024’te Mysticeti konsensüs mekanizmasına geçiş yaparak blockchain dünyasında adeta bir devrim yarattı. Bu geçiş, işlemlerin saniyeler içinde tamamlanmasını sağlayarak sistemi tıpkı bir fabrikanın üretim bandını hızlandırması gibi güçlendirdi. Topluluk, bu yenilikle birlikte Sui’ye olan ilgisini artırdı. Çünkü hızlı ve güvenilir bir ağ, hem geliştiriciler hem de kullanıcılar için büyük bir cazibe merkezi haline geldi. 2025’te ise Mysticeti v2 ile konsensüs mekanizması bir kez daha elden geçecek. Bu da ağın kapasitesini ve hızını oldukça iyi bir seviyeye taşıyacak. Bu tıpkı bir otoyolun şerit sayısını artırmaya benzer şekilde Sui’nin kullanıcı deneyimini hız açısından iyileştirecek. Kullanıcılar için bu, örneğin bir oyunda token transferi yaparken ya da bir ödeme gönderirken neredeyse hiç beklemeden işlemlerin hallolması demek. Üstelik Sui’nin geliştiricisi olan Mysten Labs bu yeni sistemin saniyede 50.000 işlem gibi çarpıcı bir hacmi kaldırabileceğini de iddia etmekte.</p><p>Sui’nin 2025 hamleleri sadece konsensüs değişikliği ile bitmiyor tabii ki, platform hızın ötesinde farklı alanlarda da kullanıcıların hayatını kolaylaştıracak yeniliklerle dolu bir yıl vadediyor. Örneğin, Walrus adında yeni bir merkezi olmayan depolama çözümü devreye giriyor. Bu sistem 2025’in ilk çeyreğinde ana ağda (mainnet) aktifleşmesi ile birlikte büyük dosyalarınızı güvenli bir şekilde saklamanızı sağlayacak. Walrus; özellikle oyun oynayanlar, yapay zeka projeleriyle uğraşanlar ya da videolar gibi büyük verilerle çalışanlar için ideal. Çünkü dosyalarınız hem tamamen sizin kontrolünüzde kalacak hem de ihtiyaç duyduğunuzda hızlıca erişebileceksiniz. Bu, SEAL ile birleştiğinde daha da güçlü bir hale geliyor. Çünkü SEAL verilerin güvenliğini ve yönetimini tıpkı bir kasaya eklenen fazladan kilit gibi sağlamlaştırıyor. Bu da günlük hayatta “benim bilgilerim güvenli bir yerde saklansın ama her yerden ulaşayım” diyen kullanıcılar için büyük bir avantaj anlamına gelmekte. Üstelik Sui’nin bu hamlesi, Walrus ve SEAL sayesinde farklı türdeki uygulamalara ev sahipliği yapma kapasitesini artırdığı için ekosistemin 2025’te oyunlardan yapay zekaya kadar geniş bir yelpazede büyüyebileceği düşünülebilir.</p><p>Sui aynı zamanda geliştiricilerin hayatını kolaylaştıracak yeniliklerle dolu bir yıl vadediyor ve bu süreçte geliştirici deneyimini de gözardı etmeden iyileştirmeyi hedefliyor. Nispeten uzun süre Beta sürümünde kalan RPC 2.0, 2025’te geçişin tamamen tamamlanmasıyla hem GraphQL adında yeni bir teknoloji kullanılacağından hem de RPC yükü artık tam düğümlerden (full node’lar) ayrılıp bu sorumluluğun özel düğümlere (RPC nodeları) aktarılmasından dolayı Sui’nin verilerini okumak isteyen uygulamalar bu açıdan daha erişilebilir ve büyük ölçekte kullanılabilir hale gelecek. Ancak geliştiricileri kendi yazdıkları kodun güvenliği konusunda direkt etkileyecek olan geliştirmeler Move Prover ve Bugdar olacak.</p><p>Move Prover, MoveVM’in en güçlü yanlarından biri olan teorik kod doğrulama özelliğini geliştiricilere daha pratik bir şekilde sunarak kodlarının sağlamlığını kolayca test etmelerini sağlayacak ve özellikle güvenlik odaklı projelerde büyük bir güven artışı yaratması mümkün denilebilir. Bugdar ise yapay zeka ile güçlendirilmiş bir araç olarak kod yazılırken hataları anında tespit edecek. Geliştiricilere adeta bir yardımcı pilot gibi destek vererek güvenilir uygulamalar üretmelerine olanak tanıyacak. Son bir not olarak, Move Registry de devreye giriyor ve geliştiricilerin kod paketlerini kolayca bulup paylaşmasını sağlayarak proje geliştirme süreçlerini hızlandırıyor. Tüm bunlar, 2025’te Sui’nin geliştiriciler için dolu dolu bir yıl sunacağını ve geliştirici deneyimini her açıdan güçlendireceğini ortaya koyar nitelikte.</p><p>Sui’nin 2025’te sunduğu yenilikler sadece geliştiricileri değil aynı zamanda son kullanıcıların deneyimini de iyileştirmeye yönelik adımlarla dolu bir yıl vadediyor. Bu, platformun herkes için daha erişilebilir olmasını sağlıyor. Kullanıcı dostu bir deneyim yaratmak için öne çıkan iki önemli gelişme, <strong>Passkeys</strong> ve <strong>KELP</strong>, bu hedefin temel taşlarını oluşturuyor. Passkeys, sürekli şifre girme zahmetinden kurtularak biyometrik yöntemlerle (örneğin Face ID ya da parmak izi) hızlı ve güvenli giriş imkanı sunacak. Böylece bir uygulamayı kullanmak veya bir finans uygulamasında işlem yapmak Web2’deki gibi basit, hızlı ve tanıdık hale gelecek. Öte yandan, KELP ise kullanıcılara hesaplarını geri alma ve kurtarma işlemlerinde oldukça önemli bir değişiklik getirecek ve cihazınızı kaybettiğinizde veya şifrenizi unuttuğunuzda Google hesabınızla ya da ek bir yöntemle kolayca hesabınıza geri dönmenizi sağlayarak “her şeyim gitti” korkusunu ortadan kaldıracak. Bu yenilikler, Sui’nin teknik karmaşayı arka plana atıp kullanıcılar için “kripto gibi hissettirmeyen” bir deneyim sunma vizyonunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu geliştirmelerin 2025’te günlük kullanıcılar için Sui’nin kullanımını büyük ölçüde kolaylaştıracağı ve güvenilirliğini artıracağı düşünüldüğünde Sui’nin günlük kullanıcı portföyünün büyüyebileceği ihtimaller dahilinde.</p><p><strong>Özetle</strong>, Phantom Wallet’ın yakın zamanda Sui’yi entegre etmesi gibi gelişmeler ve halihazırda açıklamış olduğumuz geliştirmeler; Sui’nin yolunda güçlü ve sağlam adımlar attığını kanıtlar nitelikte. Bu gelişmeler ve iyileştirmeler, platformun erişimini genişletirken, 2025’te hız, güvenlik ve kullanıcı dostu yeniliklerle dolu dolu bir yıl sunduğunu gösteriyor. Bu noktada Sui’nin, yıl boyunca izlenmesi gereken bir blokzincir olarak öne çıktığını söylemek mümkün.</p><h3>BitVM</h3><p>Bitcoin ekosistemi, 2023 yılında BitVM’nin ilk kez tasarlanmasıyla önemli bir dönüm noktasına ulaştı. BitVM, Bitcoin ağında tam anlamıyla yetenekli akıllı sözleşmeleri mümkün kılmayı hedefleyen yenilikçi bir hesaplama paradigması olarak tanıtıldı. Bu, Bitcoin’in geleneksel “dijital altın” rolünden sıyrılarak daha karmaşık işlemler için bir platform haline gelebileceği yönünde umutlar uyandırdı. Ancak BitVM’nin ilk sürümü (BitVM 1), doğrulayıcı problemi gibi çeşitli problemler sebebiyle tam anlamıyla uygulamaya geçirilemedi. Doğrulama süreci yalnızca belirli bir doğrulayıcıya dayanıyordu.Bu, merkezi bir güven noktası oluşturuyordu. Kullanıcıların bu doğrulayıcının dürüstlüğüne güvenmek zorunda kalması, sistemin uygulanabilirliğini sınırladı ve pratikte kullanımını oldukça zorlaştırdı.</p><p>Bu erken zorluklara yanıt olarak, Bitcoin ekosistemindeki çeşitli geliştirici ekipler harekete geçti. Türkiye’nin en büyük Bitcoin geliştiricisi Citrea da dahil olmak üzere birçok ekip, Bitcoin’deki bu gelişmeleri hızlandırmak için bir araya geldi ve “BitVM Alliance” adında bir ortaklık sağlandı. Bu ittifak, Bitcoin’in akıllı sözleşme yeteneklerini geliştirmek ve ölçeklenebilirlik gibi temel sorunlara çözüm bulmak amacıyla ortak bir çaba başlattı. Citrea gibi yerel oyuncuların bu küresel harekete katkısı, Türkiye’nin Bitcoin ekosistemindeki yükselen rolünü de gözler önüne serdi. BitVM Alliance, BitVM’nin eksikliklerini ele almak ve daha sağlam bir altyapı oluşturmak için önemli bir adım atmış oldu. Bu da ekosistemin evriminde bir dönüm noktası oldu.</p><p>2024 yılında BitVM’ye olan destek artarken geliştiriciler BitVM 1’in sınırlamalarını aşmak için çalışmalara hız verdi. Bu çabalar, 2024’ün Aralık ayında BitVM 2’nin tamamlanmasıyla sonuçlandı. BitVM 2, önceki sürümden çok daha iyi bir tasarıma sahipti. En önemli yenilik, herkesin doğrulayıcı olarak hareket edebileceği bir sistem sunmasıydı. Bu, BitVM 1’in belirli bir doğrulayıcıya bağımlı yapısını ortadan kaldırarak tasarımı güven gerektirmeyen (trustless) hale getirdi ve dolandırıcılık gibi çeşitli riskleri azalttı. Ayrıca, tasarımın basitleştirilmesiyle itiraz (challenge) süresi maksimum iki tura indirildi. Bu da daha az turla aynı iş yapılabildiği için kanıt sisteminin verimliliğini artırmış oldu. BitVM 2, Bitcoin ekosistemi için daha güvenli ve ölçeklenebilir bir zemin hazırlayarak gelecekteki uygulamalar için güçlü bir temel sundu.</p><p>BitVM 2’nin tamamlanması, 2025 yılında Bitcoin rollup’larının pratiğe geçirilmesi için bir temel oluşturdu. Bitcoin rollup’ları, zincir dışı hesaplamaları mümkün kılarak ana zincirin yükünü hafifleten ve işlemleri daha hızlı, ucuz hale getiren bir ölçeklendirme çözümüdür. BitVM 2, bu rollup’ların güvenilirliğini ve işlevselliğini artırmak için kritik bir rol oynayacak. Özellikle herkesin doğrulayıcı olabilmesi sayesinde kullanıcılar, belirli bir tarafa güvenmek yerine sistemin genel doğruluğuna güvenebilecek. Bu; riskleri azaltırken, Bitcoin’de daha karmaşık ve güvenli akıllı sözleşmelerin geliştirilmesine olanak tanıyacak. Kullanıcılar için bu gelişmeler; daha düşük işlem ücretleri, daha hızlı işlem onayları ve yeni kullanım alanları anlamına geliyor. Örneğin; finansal uygulamalar, NFT’ler veya merkeziyetsiz kimlik sistemleri gibi yenilikler, Bitcoin ağında daha erişilebilir hale gelebilir. BitVM 2 sayesinde Bitcoin rollup’ları, Bitcoin’in ölçeklenebilirliğini ve işlevselliğini artırarak ekosistemi daha geniş bir kullanıcı kitlesine açabilir. Bu, Bitcoin’in yalnızca bir değer saklama aracı olmaktan çıkıp dinamik bir platform haline gelme potansiyelini güçlendiriyor.</p><p>BitVM 2 ve rollup’ların yanı sıra 2025 yılında Bitcoin ekosisteminde dikkatle takip edilmesi gereken bir diğer konu OP_CAT davası. OP_CAT, Bitcoin Script’te iki dizeyi birleştirme imkanı sunan bir komuttur (opcode) ve daha gelişmiş akıllı sözleşmeler için bir kapı niteliğindedir. Önceden bu komut Bitcoin’in içinde bulunsa da güvenlik endişeleri sebebiyle 2010 yılında Satoshi tarafından Bitcoin’den çıkartılmıştır. Bu özellik, tekrardan Bitcoin’e dahil edilmesi etrafında Bitcoin topluluğunda uzun süredir tartışılıyor ve 2025’in Şubat ayı itibarıyla tekrar eklenmesi yönündeki baskı artmış durumda. Bu tartışmanın önemli aktörlerinden biri ise Bitcoin Ordinals altyapısını kullanan ve bir tür NFT topluluğu olarak bilinen Taproot Wizards. Şubat 2025’te; Taproot Wizards, Standard Crypto liderliğinde 30 milyon dolarlık bir fon topladı. Önceki 7,5 milyon dolarlık seed yatırımıyla birlikte toplamda 37,5 milyon dolara ulaşan bu yatırım, OP_CAT işlevselliğini genişletmek ve Bitcoin’in akıllı sözleşme yeteneklerini geliştirmek için kullanılacak. Taproot Wizards’ın bu hamlesi, Bitcoin topluluğunda OP_CAT’in yeniden canlandırılması yönündeki talebi güçlendirdi. Eğer OP_CAT ilerleyen zamanlarda Bitcoin’e eklenirse, Bitcoin ekosisteminde büyük gelişmeler görülebilir. Daha karmaşık işlemlerin mümkün hale gelmesi, Bitcoin’in Ethereum gibi platformlarla rekabet edebilecek bir akıllı sözleşme ağına dönüşme ihtimalini artırabilir. Bu nedenle, 2025 yılı boyunca Bitcoin’in bu yöndeki ilerlemeleri yakından izlenmeli. BitVM 2, rollup’lar ve OP_CAT gibi gelişmeler; Bitcoin’in geleceğini şekillendirme potansiyeline sahip ve ekosistemin evrimini takip etmek, teknoloji meraklıları ve yatırımcılar için kritik önem taşıyor.</p><h3>Fluent</h3><p>Fluent, Ethereum üzerinde bir Layer 2 çözümü olarak tasarlanmış yenilikçi bir blended execution ağıdır ve yolculuğuna 2023’te başladı. 2023 yılında bir blog yazısıyla tanıtılan bu proje, geliştiricilere favori programlama dilleriyle Ethereum’a gelme çağrısı yaparak genel amaçlı bir zkWasm rollup olduğunu duyurmuştu. Rust, Solidity, Vyper, TypeScript ve C++ gibi dillerde ölçeklenebilir blockchain uygulamaları geliştirmeyi mümkün kılan Fluent; EVM, SVM ve Wasm gibi farklı sanal makineleri bir araya getirerek geliştiricelere esneklik sunmayı ve parçalanma probleminin etkilerini bir nebze olsun azaltmayı hedefledi. Ethereum’un güvenlik avantajlarını ZK rollup’larla birleştirirken Wasm ve SVM gibi çeşitli sanal makinelerin özelliklerinden yararlanma vizyonu, projenin temelini oluşturdu. 13 Aralık 2023’te kapalı geliştiri ağı lansmanıyla ilk somut adımlar atıldı. Bu aşamada Wasm tabanlı akıllı sözleşmeler test edildi ve Giza ile Composable Finance gibi önemli sayılabilecek partnerlerle çalışmalar başladı.</p><p>2024 ise Fluent’ingelişimde hız kazandığı bir yıl oldu. Mart 2024’te kapalı test ağı V1, Rust akıllı sözleşmelerini destekleyerek projenin teknik kapasitesini genişletti. Ardından Temmuz 2024’te kapalı test ağı V2 ile birlikte Fluent, %100 Ethereum Sanal Makinesi (EVM) uyumluluğu ile Solidity ve Vyper dillerini kapsayacak şekilde ilerledi. 25 Haziran 2024’te açık geliştirici ağı duyurusu ile birlikte ilk defa kullanıma açılan Fluent, geliştiricilere Wasm ve EVM tabanlı blended uygulamaları test etme imkanı sunan bir sandbox ortamı sağladı. Yılın sonlarına doğru da X hesabında paralel yürütme ve ZK Rollup’lar üzerine paylaşılan araştırma serileri, Fluent’in teknik araştırmalarının hala devam ettiğini gözler önüne serdi. Bu süreçte topluluk geri bildirimleri toplanırken, ağın sağlam bir temel üzerine inşa edilmesi için çaba harcandı.</p><p>2025’e gelindiğinde Fluent’in ana ağ (mainnet) lansmanına doğru emin adımlarla ilerlediğini söylemek mümkün. 2025’in başlarında Fluent Labs, Polychain Capital liderliğinde 8 milyon dolar fon topladı.Bu kaynak, blended execution modelini geliştirmek ile mainnet hazırlıklarını hızlandırmak için kullanılmaya başlandı. Yine de Fluent’in yolculuğunun sekiz aşamalı bir yol haritasıyla ana ağa (mainnet) doğru ilerlediğini unutmamakta fayda var. Şu anda 4. adım olan açık test ağı sonrası dönemde, zkWasm ortamlarının geliştirilmesi ve Ana Ağ (Mainnet) Beta sürümünün hazırlanması gibi çalışmalara ev sahipliği yapan 5. adıma geçiş süreci hala devam ediyor. 2025 boyunca TypeScript ve C++ desteği eklenmesi, ZK performansının optimize edilmesi ve ağın merkeziyetsiz hale getirilmesi planlanıyor.</p><p>Bu süreçte Fluent, blended execution modeli ile dikkat çekiyor ve blokzincir geliştirmede yeni bir sayfa açmayı amaçlıyor. Geliştirici odaklı yaklaşımı, projenin büyüme potansiyelini artırırken her aşama Fluent’in vizyonunu gerçekleştirmeye yönelik somut bir adım olarak öne çıkıyor. Ana ağa (mainnet) geçiş, yol haritasındaki kalan adımların başarısına ve fonun etkin kullanımına bağlı. Bu, 2025’in sonlarında veya 2026’da gerçekleşebilir. Fluent’in hikayesi, teknik yeniliklerin yanı sıra topluluğun katılımıyla şekilleniyor ve bu işbirliği, projeyi Ethereum ekosisteminde farklı bir konuma taşıyabilir. Gelecek, Fluent’in bu vizyonu hayata geçirip geçiremeyeceğine bağlı. ancak şimdiden attığı adımlar, blokzincir dünyasında yenilikçi bir yer edinme potansiyelini ortaya koyuyor.</p><h3>Aptos</h3><p>Aptos (<a href="https://medium.com/u/70211828fe2e">Aptos Labs</a>), 2024’te blokzincir dünyasında dikkat çeken bir Layer-1 protokolü olarak öne çıktı ve 2025’te de bu ivmesini sürdürmeyi planlıyor. Temel amacı, yüksek performans sunarak ölçeklenebilirlik, güvenlik ve kullanıcı dostu bir geliştirici deneyimi sağlamak olan Aptos; özellikle Move programlama dili, yenilikçi Shoal++ mutabakat mekanizması ve Block-STM gibi paralel yürütme motoru gibi özelliklerle öne çıkıyor. 2025’te Aptos; Move 2, Block-STM v2, Raptr Konsensüsü ve Zaptos gibi yeniliklerle ekosistemini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu güncellemeler; hem geliştiricilere hem de son kullanıcılara daha hızlı, güvenli ve erişilebilir bir deneyim sunarak Aptos’u blokzincir dünyasında izlenmesi gereken bir isim haline getirecek.</p><p>Bu yeniliklerin ilki, Move programlama dilinin yeni sürümü olan Move 2 ile başlıyor. Bu güncelleme, geliştiricilere kod yazmayı kolaylaştıran ve güvenliği artıran özellikler sunarak, Aptos’un kullanıcı dostu bir geliştirici deneyimi sağlama amacını destekliyor. Örneğin, bileşik atamalar (x += 5 gibi) ile kodlar daha kısa ve okunabilir hale geliyor; bu da hataları azaltıyor. Döngü etiketleri, karmaşık işlemleri düzenlemeyi kolaylaştırırken; enum türleri ile veriler daha esnek bir şekilde yönetilebiliyor. Bu yenilikler, Aptos üzerinde çalışan geliştiricilerin daha karmaşık ve güvenli uygulamalar tasarlamasına olanak tanıyacak. Mesela bir DeFi platformu veya oyun geliştirmek isteyenler, Move 2 sayesinde hem daha hızlı çalışabilecek hem de kullanıcılarına daha güvenilir bir deneyim sunabilecek.</p><p>Move 2 ile geliştiricilere sunulan bu araçlar, Aptos’un akıllı sözleşme ekosistemini güçlendirirken ağın işlem kapasitesini artırmak için de önemli adımlar atılıyor. Bu noktada devreye giren Block-STM v2, Aptos’un paralel yürütme motorunun yeni hali ve blokzincirin hızını artıran bir kahraman gibi. Paralel yürütme, birden fazla işlemi aynı anda yapabilmek demek; bunu bir restoranda tek garson yerine birden fazla garsonun sipariş almasına benzetebilirsiniz. Daha fazla garson, daha hızlı hizmet demektir. Block-STM v2, bu sistemi güçlendirerek Aptos’un saniyede binlerce işlemi işlemesine olanak tanıyor. Üstelik daha güçlü donanımlara (örneğin, 256 çekirdekli makinelere) daha iyi uyum sağlayabiliyor ve çakışan işlemleri (aynı anda aynı veriye ulaşmaya çalışanlar) daha iyi yönetiyor. Bu, özellikle yoğun zamanlarda fark yaratacak: Bir NFT satışı veya DeFi işleminde kullanıcılar uzun kuyruklarda beklemek zorunda kalmayacak. Sonuçta Block-STM v2 ile Aptos, hem hızı hem de kapasiteyi artırarak kullanıcılar için akıcı bir deneyim sunmayı vadediyor.</p><p>Ancak işlemlerin hızlı bir şekilde yürütülmesi kadar, bu işlemlerin ağda hızlı bir şekilde mutabakata varılması da kritik öneme sahip. İşte bu noktada Aptos’un 2025’te devreye alacağı yeni mutabakat mekanizması Raptr Konsensüsü devreye giriyor. Raptr, DAG (Yönlü Döngüsüz Graf) teknolojisiyle ağın hızlı çalışmasını sağlayan bir orkestra şefi gibi. Blokzincirde mutabakat, herkesin aynı defteri tuttuğundan emin olmak için yapılan bir anlaşma sürecidir; tıpkı bir grup arkadaşın akşam yemeği için nereye gideceğine karar vermesi gibi. Raptr, bu süreci hızlandırıyor ve gecikmeyi neredeyse sıfıra indiriyor. Bu, özellikle merkeziyetsiz bir ağda bile yüksek işlem hacmini mümkün kılıyor. Kullanıcılar için bu ne demek? Diyelim ki bir oyunda token transferi yapıyorsunuz ya da bir ödeme gönderiyorsunuz; Raptr sayesinde işlemler saniyeler içinde tamamlanacak. Aptos, bu yenilikle finansal uygulamalardan oyunlara kadar birçok alanda kullanıcı deneyimini üst seviyeye taşımayı hedefliyor.</p><p>Raptr Konsensüsü ile mutabakat süreci optimize edilirken, Aptos’un ağ gecikmesini daha da azaltmak için tasarladığı yeni mimari Zaptos da dikkat çekiyor. Zaptos, işlemlerin tamamlanma süresini adeta bir zaman makinesi gibi kısaltıyor. Gecikme, bir işlemin gönderildikten sonra onaylanana kadar geçen süre. Zaptos, “gölgeleme” ve “erken commit” teknikleriyle bu süreyi kısaltıyor. Gölgeleme, bir aşamanın sonuçlarını diğerine hızlıca aktarırken, erken commit ise işlemlerin tam tamamlanmadan onay almasını sağlıyor. Aptos Labs, Zaptos’un yoğun zamanlarda gecikmeyi %40’tan fazla azalttığını ve sakin zamanlarda bile 160 milisaniyelik bir iyileşme sunduğunu söylüyor. Bu, kullanıcılar için büyük bir fark yaratacak: Bir ödeme uygulamasında para gönderirken ya da bir oyunda işlem yaparken bekleme süresi neredeyse hissedilmeyecek. Zaptos, Aptos’u hız konusunda rakiplerinden bir adım öne taşıyacak.</p><p>Zaptos ile birlikte, Aptos’un 2025 yenilikleri hem geliştiricilere hem de kullanıcılara hitap eden bir paket sunuyor. Move 2, geliştiricilerin daha iyi uygulamalar yapmasını sağlarken, Block-STM v2 ile işlem kapasitesi artıyor, Raptr Konsensüsü ve Zaptos ise hızı ve güvenilirliği maksimuma çıkarıyor. Bu güncellemeler, Aptos ekosistemini büyütmek için birbiriyle uyumlu bir şekilde çalışıyor. Kullanıcılar, daha hızlı ve ucuz işlemlerle tanışacak; mesela bir merkeziyetsiz Finans(DeFi) uygulamasında işlem yapmak veya bir oyunda varlık transfer etmek çok daha kolay olacak. Geliştiriciler ise Move 2’nin sunduğu araçlarla yaratıcılıklarını konuşturabilecek. Daha geniş bir açıdan bakarsak, Aptos’un bu hamleleri blokzincir dünyasında yeni bir standart belirleyebilir. 2025’te Aptos, performans ve kullanıcı dostu yeniliklerle dolu bir yıl vadediyor ve bu da onu hem teknoloji meraklıları hem de günlük kullanıcılar için takip edilmesi gereken bir protokol yapıyor.</p><h3>Ethereum’un Yol Haritası</h3><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından Koray tarafından hazırlanmıştır. Düzenleme veya bilgi için: </em><a href="https://t.me/korayakpinarr"><em>Telegram</em></a></p><p>2024, Ethereum için nispeten zorlu bir yıl olarak tarihe geçti. Ağın destekçileri, ETH token’ından beklenen hareketliliği görememenin hayal kırıklığını yaşadı ve bu durum Ethereum topluluğu içinde büyük tartışmalara yol açtı. Özellikle 2024’ün sonu ve 2025’in başında bu tartışmalar oldukça hararetlendi; birçok kişi ağın ölçeklenebilirlik, kullanım kolaylığı ve genel performans gibi konularda daha cesur adımlar atması gerektiğini savundu. Topluluk, mevcut yapının bazı temel sorunlara çözüm üretmediğini yüksek sesle dile getirdi ve bu da değişiklik taleplerinin artmasına neden oldu. Tam da bu noktada, Ethereum’un geliştiricileri harekete geçti ve durumu bir nebze olsun değiştirebilecek ilk büyük adım olarak Pectra yükseltmesi gündeme geldi.</p><h3>Pectra ve EIP’leri: Ethereum’un Yenilik Dalgası</h3><p>Pectra yükseltmesi, 2025’te hayata geçmesi planlanan ve hem yürütme hem de konsensüs katmanlarını kapsayan bir güncelleme olarak Ethereum’un geleceğine ışık tutuyor. Bu yükseltme; staking işlemlerini, cüzdan kullanımını ve veri yönetimini iyileştirerek ağı daha hızlı, güvenli ve kullanıcı dostu bir hale getirmeyi hedefliyor. Pectra’nın getireceği yenilikler, Ethereum ekosistemindeki herkes için somut değişiklikler vaat ediyor.</p><p>Öncelikle, staking yapanlar yani ağın güvenliğini sağlayan doğrulayıcılar için süreç kolaylaşıyor. Bir doğrulayıcının stake edebileceği maksimum miktar 32 ETH’den 2048 ETH’ye çıkarılacak. Bu, büyük oyuncuların birden çok doğrulayıcı çalıştırma zahmetinden kurtulmasını sağlayacak ve ağdaki doğrulayıcı sayısını azaltacak. Doğrulayıcı sayısının azalması, ağdaki iletişim karmaşasını (communication complexity) düşürecek; bu da Ethereum’un ileride daha agresif ölçeklendirme ve değişiklik adımları atabilmesine zemin hazırlayacak. Ancak, stake edilen toplam ETH miktarı aynı kaldığı için ağın teorik güvenliği değişmeyecek. Ayrıca, staking’e katılmak veya ayrılmak isteyenler için süreç hızlanacak; yatırma (deposit) işlemleri saniyeler içinde işlenecek, çıkışlar ise daha basit bir şekilde tetiklenebilecek. Bu, staking’i adeta bir bankada hesap açıp kapatma kolaylığına kavuşturacak.</p><p>Ethereum cüzdanları da Pectra ile daha yetkin hale geliyor. Normal cüzdanlara geçici olarak akıllı sözleşme özellikleri eklenecek; bu, cüzdanlarınızın bir anda daha fazla iş yapabilen bir asistana dönüşmesi gibi düşünülebilir. Örneğin, birden çok işlemi tek seferde gerçekleştirebilir veya işlem (gas) ücretlerini başka birinin ödemesine olanak tanıyabilirsiniz. Kullanıcılar için bu, işlemlerin daha az karmaşık ve daha esnek hale gelmesi demek; bir oyunda token gönderirken başka bir uygulamaya geçiş yapmak çok daha kolay olacak. Bu yenilik, Ethereum’un günlük kullanımını artırma potansiyeli taşıyor.</p><p>Ağın veri yönetimi de Pectra ile güçleniyor. Ethereum, Layer 2 çözümlerini desteklemek için blob adı verilen veri paketlerinden yararlanıyor. Pectra, blob kapasitesini artırarak hedefi 3’ten 6’ya, en yükesk sayıyı da 6’dan 9’a çıkarmayı planlıyor. Bu, Ethereum’un daha fazla rollup’a hizmet edebileceği ve Layer 2’lerin daha düşük maliyetle çalışabileceği anlamına geliyor. Ayrıca, geçmişteki işlem kayıtlarına erişim süresi uzayacak; eskiden ulaşılabilen en eski işlem 51 dakika öncesine aitken, bu süre 27 saate yükselecek. Bu değişiklik, rollup’ların doğrulama kanıtlarını daha büyük periyotlarla göndermesine imkan tanıyarak özellikle STARK gibi büyük kanıtların maliyetini düşürebilir. Kullanıcılar için bu, daha ucuz ve yetenekli işlemler demek.</p><p>Pectra, geliştiricilere de yeni imkanlar sunuyor. Örneğin, BLS12–381 eğrisi için özel bir ön derleme ekleniyor. BLS12–381, Ethereum’un konsensüs mekanizmasında ve özellikle blokzincir köprülerinde sıkça kullanılan bir kriptografik yapıdır. Bu ön derleme sayesinde, Ethereum ile diğer blokzincirler arasında köprüler daha kolay ve ucuz bir şekilde kurulabilecek. Bu da ağlar arası bağlantıların (interoperability) artmasına katkı sağlayacak. Ayrıca, calldata adı verilen eski bir veri saklama yönteminin maliyeti artırılarak blob’lara geçiş teşvik edilecek; bu da ağın genel verimliliğini yükseltecek. Raporun yazıldığı bu günlerde Pectra güncellemesi Ethereum’un test ağlarından biri olan Sepolia’da başarıyla gerçekleştirildi.</p><h3>Geleceğe Bakış: Fusaka Yükseltmesi</h3><p>Ethereum’un 2025’teki Pectra yükseltmesi, ağın yolculuğunda önemli bir durak olsa da, geliştiricilerin gözü bir sonraki adımda: Fusaka. Pectra’nın getirdiği yenilikleri tamamlayacak olan Fusaka, özellikle PeerDAS ve EOF (EVM Object Format) adlı iki büyük geliştirmeye odaklanarak Ethereum’u daha verimli ve güçlü bir hale getirmeyi amaçlıyor Ancak şu an için kapsamı tam olarak kesinleşmiş değil ve başka EIP’lerin de eklenebileceği konuşuluyor. Bu yükseltme, Pectra’dan sonra devreye girmesi planlanan bir güncelleme olarak ağın ölçeklenebilirliğini ve geliştirici dostu yapısını bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.</p><p>Fusaka’nın en dikkat çekici parçalarından biri PeerDAS olacak. PeerDAS, Ethereum’un veri erişilebilirliğini (Data Availability) iyileştirmeyi planlıyor; bu, özellikle Layer 2 çözümlerinin hızlı ve ucuz çalışması için kritik bir unsur. Şu anda ağ, tüm verileri her düğümün kontrol etmesini gerektiriyor, ama PeerDAS ile düğümler sadece küçük bir veri örneğini kontrol ederek tüm verinin herkes tarafından erişilebilir olduğunu doğrulayabilecek. Bu, ağın daha fazla veriye ev sahipliği yapmasına ciddi sistem gereksinimlerine sahip olmadan sağlayacak. Örneğin, blob kapasitesinin Pectra’daki 6 hedef/9 maksimum seviyesinden çok daha yükseğe çıkması tartışılıyor. Kullanıcılar için bu, rollup’lar üzerinden yapılan işlemlerin daha hızlı ve ucuz hale gelmesi demek; bir oyunda token transferi yapmak veya bir ödeme göndermek çok daha ucuza yapılabilecek.</p><p>Ethereum’un kalbi sayılan EVM de Fusaka ile yenilenecek. EOF, yani EVM Object Format, akıllı sözleşmelerin yazılmasını ve çalışmasını daha güvenli ve verimli hale getirmeyi amaçlıyor. Şu anda EVM’deki kod yapısı biraz dağınık olabiliyor, ama EOF bu kodu düzenleyerek geliştiricilerin işini kolaylaştıracak. Hataları bulmak ve önlemek daha basit olacak, aynı zamanda işlemlerin maliyeti düşecek. Geliştiriciler, bu sayede daha yenilikçi ve sağlam uygulamalar tasarlayabilecek Mesela, bir DeFi platformu veya oyun geliştirmek hem daha hızlı hem de daha güvenilir bir süreç haline gelebilir. Bu, Ethereum’un diğer blokzincirlerle rekabet gücünü artırması için önemli bir adım.</p><p>Fusaka, bu yeniliklerle Ethereum’un hem kullanıcılar hem de geliştiriciler için daha erişilebilir bir ağ olmasını sağlayabilir Ancak kapsamın henüz netleşmemiş olması nedeniyle başka sürprizler de içerebilir. PeerDAS, ağın kapasitesini artırarak Layer 2 çözümlerini güçlendirirken; EOF geliştiricilere daha modern ve güçlü bir çalışma alanı sunacak. Pectra’nın Nisan 2025’te tamamlanmasının ardından Fusaka’nın test ağlarıyla başlaması ve 2025 sonu ya da 2026 başında ana ağda hayata geçmesi bekleniyor. Eğer bu zaman çizelgesi gerçekleşirse, piyasa üzerinde de bir etki yaratabilir. Ethereum’un ölçeklenebilirlik ve performansındaki bu ilerlemeler, ETH’ye olan ilgiyi artırarak piyasada hareketlenmeye yol açabilir.</p><h3>Ethereum’un 2025 Başlangıcı: Toplulukla İlişkilerde Yeni Bir Dönem</h3><p>Ethereum, 2025’e teknik yükseltmelerle dolu bir başlangıç yaparken; Pectra ve Fusaka gibi yeniliklerin ötesinde, sosyal düzeyde de dikkat çekici değişimlere sahne oldu. Özellikle yılın ilk iki ayı, Ethereum ekosisteminde topluluğun sesinin daha fazla duyulduğu bir dönem olarak öne çıktı. Ethereum Foundation’ın (EF) liderlik yapısı ve karar alma süreçleri, topluluğun talepleri ışığında yeniden şekillendi. Bu gelişmeler, Ethereum’un toplulukla bağlarını güçlendirme potansiyeli taşıyor, ancak geleceğe dair etkileri henüz tam anlamıyla kesinleşmiş değil.</p><p>2024 sonu ve 2025 başında Ethereum topluluğu, EF’nin işleyişine dair yoğun tartışmalar yürüttü. Daha fazla şeffaflık ve yönetişimde katılım talepleri, bu tartışmaların temelini oluşturdu. Ethereum’un kurucusu Vitalik Buterin, bu çağrılara kulak vererek önemli bir karar aldı: EF’nin tek başkan modelinden vazgeçilip daha dağıtık bir liderlik yapısına geçilmesi yönünde adımlar atıldı. Bu değişim; karar alma süreçlerini daha kapsayıcı hale getirme ve topluluğun katılımını artırma şansı sunuyor, fakat bu yeni yapının ne ölçüde etkili olacağı zamanla netleşecek.</p><p>Bu dönüşümün bir parçası olarak, Aya Miyaguchi’nin Yönetici Direktörlük (ED) görevinden ayrılıp Başkan rolüne geçişi dikkat çekti. Onun yerine Hsiao-Wei Wang ve Tomasz Stańczak’ın EşYönetici Direktör olarak atanması, EF’nin liderlik yapısını çeşitlendirme yönünde bir çaba olarak değerlendirilebilir. Öte yandan, topluluğun Danny Ryan gibi isimlerin liderlikte daha fazla rol almasına yönelik beklentileri de gündeme geldi. Ancak Danny Ryan’ın Etherealize adlı şirkete katılması, bu isteğin bir nebze karşılandığını gösteriyor. Yine de Vitalik’in topluluğu dinleyerek attığı adımlar, EF’nin eski tek merkezli yapısından uzaklaşarak daha geniş bir vizyona yöneldiğine işaret ediyor.</p><p>Bu sosyal düzeydeki yenilikler, Ethereum’un geleceğe yönelik vizyonunu destekleme potansiyeline sahip. Topluluk; EF’nin artık sadece teknik geliştirmelere odaklanan bir yapı olmaktan çıkıp, ağın ruhunu taşıyan kullanıcılar ve geliştiricilerle daha güçlü bir bağ kurmasını istiyor. Yeni liderlik modeli, bu bağı pekiştirme yönünde bir fırsat yaratabilir. Örneğin, geliştiricilerin ve kullanıcıların önerilerinin daha hızlı dikkate alınması veya ağın yönü hakkında daha geniş bir mutabakat sağlanması mümkün olabilir. Ancak bu değişimlerin Ethereum’un toplulukla birlikte büyümesini ne derece hızlandıracağı, uygulamada nasıl şekilleneceğine bağlı.</p><p>2025’in ilk aylarında yaşanan bu değişimler, Ethereum’un toplulukla ilişkilerini yeniden tanımlayabilecek bir dönemin habercisi. Pectra ve Fusaka gibi teknik yükseltmeler ağın performansını artırırken, sosyal düzeydeki bu adımlar Ethereum’un insan odaklı yönünü güçlendirme şansı sunuyor. Vitalik’in liderliğinde topluluğun sesine kulak verilmesi, EF’nin daha demokratik bir yapıya yönelmesi ve yeni liderlerin atanması, Ethereum’u 2025 ve ötesinde daha sağlam bir konuma taşıyabilir. Yine de bu gelişmelerin etkileri henüz olasılıksal bir çerçevede değerlendirilmeli. Zira bu adımların uzun vadeli başarıya dönüşmesi, topluluğun katılımı ve yeni yapının işlerliğine bağlı olacak. Ethereum’un toplulukla birlikte büyüme yolculuğunda bu değişimler, önemli bir kilometre taşı olma potansiyeli taşıyor.</p><h3>Bir Araya Getirme Protokolleri (Aggregation)</h3><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından Koray tarafından hazırlanmıştır. Düzenleme veya bilgi için: </em><a href="https://t.me/korayakpinarr"><em>Telegram</em></a></p><h3>Polygon Agglayer</h3><p><a href="https://medium.com/u/ea91a1cf958">Polygon</a> ’un AggLayer’ı, 2024’te blokzincir dünyasında farklı zincirleri birbirine bağlayan bir çözüm olarak dikkatleri üzerine çekti ve 2025’te bu başarısını daha da ileriye taşımayı hedefliyor. AggLayer’ı, farklı şehirleri birbirine bağlayan hızlı ve güvenli otoyollar gibi düşünebilirsiniz; her şehir kendi kurallarını ve özelliklerini korurken, insanlar ve kaynaklar kolayca bir yerden diğerine geçebiliyor. Blockchain dünyasında ise bu “şehirler”, farklı zincirler; yani Ethereum, Polygon veya başka bir ağ olabilir. AggLayer; bu zincirlerin arasındaki duvarları kaldırarak, hem kullanıcılar hem de geliştiriciler için daha akıcı ve kullanışlı bir deneyim sunuyor. 2025’te bu çözüm, yenilikçi özelliklerle öne çıkmayı planlıyor ve blokzincirlerin birbiriyle iletişimini kolaylaştırırken güvenliği ve hızı artırmayı vaat ediyor.</p><p>Bu yeniliklerden biri, farklı blockchain’ler arasında varlık transferini inanılmaz derecede basitleştiren birleşik köprü. Normalde bir zincirden diğerine bir şey taşımak istediğinizde, örneğin bir NFT veya token, bu varlıklar “sarılmış” hale gelir ve bu da bazen kafa karışıklığına veya güven sorunlarına yol açabilir. AggLayer’ın birleşik köprüsü ise bunu ortadan kaldırıyor. Diyelim ki elinizde bir banka kartınız var ve bu kartı hangi ülkede kullanırsanız kullanın para birimini çevirmeye gerek kalmadan alışveriş yapabiliyorsunuz. İşte birleşik köprü de aynen böyle çalışıyor: Varlıklarınız her zaman “orijinal” kalıyor ve farklı zincirler arasında taşınırken hiçbir karmaşık dönüşüm gerekmiyor. Bu, kullanıcılar için işlemleri hızlandırıyor ve “acaba bir şey mi yanlış yaptım?” korkusunu yok ediyor. Örneğin bir oyunda kazandığınız bir dijital eşyayı başka bir zincirdeki pazaryerinde satmak istediğinizde; bu işlem hızlı, güvenli ve basit bir şekilde gerçekleşiyor.</p><p>Birleşik köprünün yanı sıra AggLayer, güvenliği de artıran karamsar kanıtlarla fark yaratıyor. Teknik gibi görünse de mantığı çok basit: Diyelim ki bir arkadaşınıza borç para veriyorsunuz ve geri almadan önce onun cüzdanında gerçekten o kadar para olduğundan emin olmak istiyorsunuz. Karamsar kanıtlar da buna benzer bir kontrol mekanizması. Farklı zincirler arasında para veya varlık transferi yapılırken, AggLayer her iki tarafın da “hesabını” kontrol ediyor ve birinin diğerinden fazla para çekmesini engelliyor. Bu, özellikle bir zincirde bir sorun çıksa bile diğer zincirlerin güvende kalmasını sağlıyor. 2025 Mart’ında AggLayer’ın 0.2 sürümü ana ağda aktif hale geldi ve bu güvenlik sistemi sayesinde, farklı yapıda çalışan zincirler bile birbiriyle güvenle iletişim kurabiliyor. Kullanıcılar için bu, “Param kaybolur mu?” endişesi olmadan işlem yapabilmek demek; tıpkı bir bankanın her zaman sizi koruduğunu bilmek gibi.</p><p>Güvenlik ve varlık transferindeki bu iyileştirmelerin yanında AggLayer, geliştiricilere yönelik yeniliklerle de 2025’te dikkat çekiyor. bridgeAndCall() adlı araç, farklı zincirler arasında işlem yapmayı adeta bir sihir numarasına dönüştürüyor. Normalde bir varlığı bir zincirden diğerine taşıyıp ardından başka bir işlem yapmak isteseniz, bunu adım adım yapmanız gerekir. bridgeAndCall() ise tüm bu süreci tek bir hamleye sıkıştırıyor. Mesela, bir restorana gittiğinizde garsona “Bana bir pizza ve bir kola getir” dediğinizde her şeyi ayrı ayrı sipariş etmek yerine tek seferde işinizi halledersiniz. İşte bridgeAndCall() da böyle: Bir kullanıcı, örneğin bir DeFi uygulamasında tokenlarını bir zincirden diğerine taşırken aynı anda bir yatırım işlemini tetikleyebilir ve tüm bunlar tek bir tıkla olur. Bu kütüphane şu anda geliştirme aşamasında, ama 2025’te kullanıma sunulduğunda, kullanıcılar için bekleme süreleri azalacak ve geliştiriciler daha yaratıcı uygulamalar tasarlayabilecek. Bu, blokzincir dünyasını daha az karmaşık ve daha hızlı hale getirecek.</p><p>AggLayer’ın 2025’teki bu yenilikleri, blokzincir dünyasını hem kullanıcılar hem de geliştiriciler için dönüştürecek. Kullanıcılar açısından farklı zincirler arasında geçiş yapmak, büyük bir şehirde mahalleler arasında dolaşmak kadar kolay olacak. Örneğin bir oyunda kazandığınız bir ödülü başka bir zincirdeki bir uygulamada kullanmak istediğinizde, bu işlem saniyeler içinde ve güvenle gerçekleşecek. Bu; “Hangi zincirdeyim, ne yapmam gerekiyor?” diye düşünmenize gerek kalmadan, her şeyin tek bir çatı altında toplanmış gibi hissettirmesi demek. Geliştiriciler içinse AggLayer, birleşik bir likidite havuzuna erişim sağlıyor. Bu; bir dükkan açtığınızda müşteri bulmak için uğraşmak yerine, zaten kalabalık bir alışveriş merkezinde yer almanız gibi bir şey. Ayrıca, zincir operatörleri kendi bağımsızlığını korurken AggLayer’ın güvenlik ve hız avantajlarından faydalanabilecek.</p><p>AggLayer, blockchain dünyasında “Herkes kendi başına çalışsın” anlayışını geride bırakıp; “Birlikten güç doğar” fikrini benimsiyor. 2025’te yol haritasında önemli adımlar var: v0.3 sürümüyle ikinci çeyrekte farklı yapıda zincirleri birleştirecek multistack desteği gelecek, v0.4 ile ise işlemler 5 saniyenin altında tamamlanarak hız rekoru kıracak. Bu gelişmeler, daha fazla zincirin AggLayer’a katılmasıyla paylaşılan kaynakları artıracak ve sistemi güçlendirecek. İşlem maliyetlerinin düşmesi, kullanıcı deneyiminin iyileşmesi ve yeni uygulamaların önünün açılması; AggLayer’ın sunduğu avantajlardan sadece birkaçı. Gelecekte sıfır bilgi kanıtları gibi gelişmiş güvenlik sistemleriyle blockchain teknolojisini günlük hayatımıza daha çok entegre edebilir. Özetle, AggLayer 2025’te blockchain’leri birleştiren bir güç olarak öne çıkıyor ve Polygon’u bu alanda izlenmesi gereken bir isim haline getiriyor.</p><h3>Optimism Superchain</h3><p>Superchain, Ethereum’un Layer 2 dünyasında ölçeklenebilirlik ve düşük maliyetli işlemler sunan bir ekosistem olarak dikkat çekiyor. Optimism’in açık kaynaklı OP Stack’i temel alınarak oluşturulan bu yapı, Ethereum’un güvenliğini korurken daha hızlı ve ekonomik bir deneyim vadediyor. 2024, Superchain için etkileyici bir büyüme yılı oldu; işlem hacimleri ve kullanıcı sayısı ciddi şekilde artarken, ekosistem ekonomik gücünü de katladı. Mart 2025’e geldiğimizde ise Superchain, genişleyen ağı ve yenilikçi projeleriyle gücünü korumaya devam ediyor. 2025’e dair beklentiler ise oldukça iddialı; ekosistemin Ethereum L2 işlemlerinde baskın bir konuma ulaşması öngörülüyor. Şimdi, bu yolculuğu adım adım ele alalım.</p><p>2024, Superchain’in yükselişinin açıkça hissedildiği bir yıl olarak kayıtlara geçti. Ekosistemdeki işlem hacmi %200’lük bir sıçramayla 300 milyonun üzerine çıktı. Bu, kullanıcıların Superchain’i giderek daha fazla benimsediğini gösteriyor. Kilitli toplam değer (TVL) ise %150 artarak 10 milyar dolara ulaştı Bu sayı, ekosistemin ekonomik cazibesinin ve güvenilirliğinin ne kadar büyüdüğünü ortaya koyuyor. Aktif cüzdan sayısının iki katına çıkması da Superchain’in erişimini genişlettiğinin bir başka kanıtı oldu. Bu büyüme, sadece sayılarla sınırlı kalmadı; ekosistem, farklı alanlarda yenilikçi uygulamalara ev sahipliği yaparak çeşitliliğini de artırdı. 2024’teki bu ivme, Superchain’in Ethereum’un ölçeklendirme çözümleri arasında kendine sağlam bir yer edindiğini gösterdi ve geleceğe dair umutları güçlendirdi.</p><p>Mart 2025 itibarıyla Superchain, momentumunu koruyarak ekosistemini daha da genişletmiş durumda. Superchain ekosistemin sahip olduğu zincir sayısında rekorlar kırarken; ağın partner olduğu Base, OP Mainnet, World Chain ve Unichain gibi büyük aktörlere sahip olması ekosistem bazında işlem hacmini ve likiditeyi artırmaya devam ediyor. Bu, ekosistemin hem bireysel kullanıcılar hem de geliştiriciler için çekim merkezi haline geldiğini yansıtıyor. Zincirler arası bağlantıları kolaylaştırmayı hedefleyen Superchain Interop gibi projeler üzerindeki çalışmalar sürüyor. Bu, kullanıcıların varlıklarını daha akıcı bir şekilde yönetmesine olanak tanıyacak. Aynı zamanda, OP Stack’e yapılan güncellemeler performansı ve güvenliği artırıyor. Topluluk odaklı girişimler ise ekosistemi daha kapsayıcı bir hale getiriyor. Şu anki tablo, Superchain’in hem teknik hem de sosyal anlamda geliştiğini ve Ethereum L2 dünyasında liderlik iddiasını sürdürdüğünü açıkça ortaya koyuyor.</p><p>2025’e baktığımızda, Superchain’in Ethereum L2 ekosisteminde çok daha büyük bir rol üstlenmesi bekleniyor. Optimism liderliği, yıl sonunda L2 işlemlerinin %80’ini kapsayabileceklerini öngörüyor. Bu hedef, ekosistemin hızlı büyümesi ve kullanıcı ilgisiyle destekleniyor. Superchain Interop’un tamamlanmasıyla zincirler arası işlemler çok daha kolay hale gelecek. Kullanıcılar, köprüleme zahmetine girmeden tek bir bakiye üzerinden tüm zincirlerde işlem yapabilecek. Bu, hem hız hem de kullanım kolaylığı açısından çığır açıcı bir adım olacak. Performans ve güvenlik odaklı OP Stack güncellemeleri, ağı daha verimli kılarken; yeni zincirlerin eklenmesiyle oyun, sosyal medya ve yapay zeka gibi alanlarda çeşitliliğin artması muhtemel. Topluluk odaklı yönetişim ise kullanıcıların ve geliştiricilerin ekosistemin geleceğini şekillendirmede daha fazla söz sahibi olmasını sağlıyor. Tüm bunlar, Superchain’in 2025’te Ethereum’un ana ölçeklendirme çözümü olma yolunda ilerlediğini gösteriyor; daha düşük ücretler, hızlı işlemler ve birleşik bir deneyim sunarak hem kullanıcılar hem de geliştiriciler için vazgeçilmez bir platform haline gelmesi muhtemel.</p><p>Superchain, 2024’teki çarpıcı performansıyla temelini sağlamlaştırdı. 2025’teki genişleyen yapısıyla gücünü pekiştirdi ve 2025’in sonunda Ethereum L2 dünyasında liderlik hedefliyor. İşlem hacminden kullanıcı erişimine, teknik yeniliklerden topluluk katılımına kadar her alanda istikrarlı bir büyüme sergileyen bu ekosistem; blockchain teknolojisinin geleceğinde önemli bir yer edinmeye hazırlanıyor. Kullanıcı dostu yaklaşımı ve güçlü altyapısıyla Superchain; Ethereum’un ölçeklenebilirlik sorunlarına yanıt verirken, aynı zamanda yeni nesil uygulamalara kapı aralıyor. Bu yolculuk, hem teknoloji meraklıları hem de geliştiriciler için heyecan verici fırsatlarla dolu.</p><h3>ZKsync Elastic Chains</h3><p>ZKsync Elastic Chains, 2025’te blokzincir dünyasında fark yaratmaya aday bir zincir toplama katmanı olarak ZKsync tarafından öne çıkarılıyor. Bu ekosistem; yalnızca bir Layer 2 çözümü olmaktan çok, farklı zincirleri bir araya getiren ve özelleştirilebilir bir platform sunmayı hedefleyen bir yapı. Haziran 2024’te zkSync 3.0 güncellemesiyle tam anlamıyla tanıtılan Elastic Chains, Superchain ve AggLayer gibi rakiplerine göre biraz geç başlamış olsa da şu anda Lens Protocol ve Abstract gibi büyük oyuncuların da bulunduğu 20’den fazla zincirle güçlü bir başlangıç yaptığını ZKsync ekibi belirtiyor. ZKsync, en büyük farklarının sıfır bilgi kanıtlarını (zk-proof) kullanarak işlemleri hem hızlı hem de güvenli hale getirmesi olduğunu vurguluyor; bu da diğer ağlara kıyasla önemli bir avantaj sunduğu düşüncesini güçlendiriyor.</p><p>ZKsync’e göre Elastic Chains’in temel gücü, sıfır bilgi kanıtları sayesinde işlemleri çok kısa sürede tamamlayabilmesi ve zincirler arası bağlantıları kolaylaştırması. Örneğin, bir zincirdeki varlığınızı başka bir zincire aktarmanın saniyeler içinde gerçekleşmesi öngörülüyor. Bu, AggLayer gibi rakip sistemlerde de öne çıkan bir özellik. Ancak ZKsync, performans konusunda fark yaratmayı planladığını iddia ediyor. Elastic Chains’in 2025’te saniyede 10.000 işlem gibi yüksek bir kapasiteye ulaşması hedefleniyor. Bu, AggLayer’a göre daha fazla işlemi aynı anda işleyebileceği anlamına geliyor. Kullanıcılar için bu durumun, bir uygulamadan diğerine geçerken hız kesintisi yaşamadan akıcı bir deneyim sunması bekleniyor.</p><p>2025’te ZKsync, sadece kullanılar için değil aynı zamanda geliştiriciler için de işleri kolaylaştırmayı planlıyor. Elastic Chains’in Ethereum’daki tüm araçların kullanılabileceği bir ortam sunması öngörülüyo.; Bu, geliştiricilerin alıştıkları yöntemlerle hızlıca projeler üretmesine olanak tanıyabilir. Ayrıca, kod yazmayı ve hata bulmayı basitleştiren yeni araçların devreye girmesi de planlar dahilinde. ZKsync, bu kolaylıkların hem blokzincire yeni girenleri hem de deneyimli geliştiricileri Elastic Chains’e çekebileceğini ifade ediyor. Sonuçta, bu ilerleyen zamanlarda daha fazla uygulama ve yeniliğin ortaya çıkması anlamına da gelebilir.</p><p>Kullanıcı deneyimi açısından da ZKsync’in iddialı hedefleri var. İşlemlerin maliyetinin 0,0001 dolar gibi düşük bir seviyeye inmesi ve cüzdan kullanımının şifresiz, basit bir hale gelmesi planlanıyor. Parmak izi veya yüz tanıma ile cüzdanınıza erişebilmeniz mümkün olabilir. Bu, bir uygulamayı açmak kadar doğal bir süreç haline gelebilir. Güvenliğin ise arka planda kalmayacağı belirtiliyor, birden fazla katılımcının işlemleri denetlemesiyle ağın daha sağlam hale gelmesi öngörülüyor. Böylece kullanıcıların verilerinin ve varlıklarının güvende olduğu düşüncesi pekişebilir.</p><p>Elastic Chains’in zincirler arası bağlantıları güçlendirmesi de ZKsync’in 2025 planları arasında. Farklı zincirler arasında varlık transferi veya iletişim kurmanın hızlı ve sorunsuz olması hedefleniyor. Bu, kullanıcıların bir oyundan bir finans uygulamasına geçerken hiçbir engel hissetmemesi anlamına gelebilir. ZKsync, şirketler için özel bir alan sunmayı da planlıyor. Hassas veriler korunurken blokzincirin avantajlarından faydalanılabileceği bir sistemin, büyük firmaların Elastic Chains’e katılarak ağın kullanımını artırma potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor.</p><p>Bu yeniliklerin merkezinde ZKsync Era’nın yer alacağı öngörülüyor. ZKsync’e göre bu zincir, Elastic Chains ağının ana merkezi gibi çalışarak diğer zincirlere destek sağlayabilir; hem altyapı sunabilir hem de likidite kaynağı olabilir. 2025’te Elastic Chains’in bu temeller üzerine büyüyerek oyun, sosyal medya ve finans gibi alanlarda çeşitlenmesi bekleniyor. Kullanıcıların, blokzincirin teknik detaylarını bilmeden günlük hayatta kolayca kullanabilecekleri bir ağla tanışması umuluyor; geliştiriciler ise yüksek performanslı ve esnek bir platformda projelerini hayata geçirebilir.</p><p>ZKsync, Elastic Chains’in 2025’te blokzinciri herkes için erişilebilir ve güçlü bir hale getirebileceğini iddia ediyor. Hızlı işlemleri, düşük maliyetleri ve kullanıcı dostu yapısıyla; Web3’ü Web2 kadar basit bir deneyim sunmaya yaklaştırabileceği düşünülüyor. ZKsync’in bu vizyonu, Elastic Chains’i diğer zincir toplama katmanlarından ayırarak, hem performans hem de kullanım kolaylığı arayanlar için izlenmesi gereken bir ağ haline getirebilir.</p><h3>Aligned Layer</h3><p>Aligned Layer, blokzincir dünyasında doğrulama süreçlerini hızlandırıp maliyetleri düşürerek dikkat çeken bir yenilik olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle Ethereum ağında sıfır bilgi kanıtı (zk-proof) adı verilen bir sistemi optimize eden bu katman, karmaşık matematiksel kanıtları basit bir şekilde doğrulamayı sağlıyor. Blokzincirde bu yöntem, işlemlerin güvenli olduğunu kanıtlamak için kullanılıyor ama bu süreç genelde yavaş ve pahalı olabiliyor. Aligned Layer işte tam bu noktada devreye girerek, Ethereum’un mevcut altyapısını güçlendiren bir çözüm sunuyor. Ethereum’un EigenLayer adındaki sisteminden yararlanıyor. Bu sistem, Ethereum’a 32 ETH stake eden validatörlerin kendi stake’ledikleri 32 Ether’i başka projelerde de değerlendirip projelerin güvenliğini desteklemek için kullanılmasını sağlıyor. Böylece Aligned Layer, hem güvenli hem de verimli bir doğrulama platformu haline geliyor.</p><p>2025’e baktığımızda, Aligned Layer’ın büyük bir sıçrama yapmaya hazırlandığını görüyoruz. 2024 yılının Aralık ayı itibariyle mainnet’e geçmiş olan Aligned Layer, an itibariyle Groth16 ve PLONK gibi popüler sıfır bilgi kanıtı (zk proof) türlerini destekliyor. Bunlar, farklı ihtiyaçlara göre geliştiricilere esneklik sunan kanıt sistemleri. Ayrıca, SP1 ve Risc0 gibi zkVM’ler (sanal makineler) için de doğrulama imkanı tanıyor. Gelecekte ise Kimchi ve Binius gibi yeni kanıt sistemlerini eklemeyi hedefliyor. Bu gelişme, platformun daha fazla projeye ev sahipliği yapabileceği anlamına geliyor. Ancak şu anda STARK adı verilen bir başka popüler kanıt sistemini desteklemiyor, bu biraz eksiklik gibi görünse de ilerideki güncellemelerle bu durum değişebilir. Tüm bu yenilikler, Aligned Layer’ın doğrulama kapasitesini artırarak blokzincir dünyasında fark yaratmasını sağlayabilir.</p><p>Bu gelişmeler, hem geliştiriciler hem de günlük kullanıcılar için büyük avantajlar sunuyor. Geliştiriciler açısından bakarsak, Aligned Layer projelerini doğrulamayı çok daha ucuz ve hızlı hale getiriyor. Örneğin, geleneksel Ethereum doğrulama süreçlerine kıyasla maliyetleri %90’a kadar düşürebiliyor ve saniyede binlerce kanıtı işleyebiliyor. Bu, özellikle gizliliğe önem veren finans uygulamaları veya blockchain tabanlı oyunlar gibi projeler için iyi bir haber. Geliştiriciler, kendi projelerine en uygun kanıt sistemini seçip hızlıca uygulayabilecek; bu da yeni fikirlerin hayata geçmesini kolaylaştıracak. Kullanıcılar içinse bu yenilikler, daha akıcı bir deneyim demek. Bir merkeziyetsiz finans (DeFi) platformunda işlem yaparken ya da bir oyunda ödül kazanırken bekleme süreleri azalacak, işlem ücretleri düşecek. Mesela, bir ödeme yapmak için dakikalarca beklemek yerine saniyeler içinde işiniz hallolabilecek.</p><p>Aligned Layer’ın gücü sadece teknik yeniliklerden gelmiyor; aynı zamanda finansal ve topluluk desteğiyle de sağlam bir temel oluşturuyor. Nisan 2024’te Hack VC liderliğinde 20 milyon dolarlık bir yatırım aldı. Bu para, ekibi büyütmek ve ana ağ (mainnet) lansmanını hızlandırmak için kullanıldı. Ardından Aralık 2024’te, 891.000’den fazla adrese $ALIGN token’ları dağıtan büyük bir airdrop düzenlendi. Bu dağıtım, özellikle diğer blokzincir token’larını uzun süredir tutan sadık kullanıcıları ödüllendirdi ve topluluğu daha da genişletti. 2025’te bu momentumun devam etmesi bekleniyor. Platform, ZKsync’in Elastic Chains’i veya Polygon’un AggLayer’ı gibi diğer çözümlerle kısmen rekabet ederek sıfır bilgi kanıtı (zk proof) doğrulama alanında lider olmayı hedefliyor. Blockchain’in günlük hayatta daha çok yer bulması için düşük maliyetli ve hızlı doğrulama sunmak, Aligned Layer’ın en büyük kozlarından biri olacak gibi gözüküyor.</p><p>Sonuç olarak, Aligned Layer 2025’te blockchain doğrulama süreçlerini dönüştürme potansiyeli taşıyor. Geliştiricilere sunduğu esneklik ve düşük maliyetler; yeni projelerin önünü açarken, kullanıcılar için daha hızlı ve ucuz işlemler günlük deneyimi iyileştirecek. Ethereum’un güvenilir altyapısıyla desteklenen bu katman, örneğin bir oyunda kazandığınız ödülü başka bir platformda hızlıca kullanmanızı sağlayabilir. STARKs’ın henüz desteklenmemesi gibi bazı eksiklikler olsa da gelecekteki güncellemelerle bu açıklar kapanabilir. Aligned Layer, blokzincir dünyasında yeni bir standart belirleme yolunda ilerliyor ve 2025’te adından sıkça söz ettireceğe benziyor.</p><h3>Yapay Zeka ve Merkeziyetsiz Fiziksel Altyapı Ağları (AI &amp; DePIN)</h3><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından ACK tarafından hazırlanmıştır. Düzenleme veya bilgi için: </em><a href="https://x.com/TheACKx"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/TheAckx"><em>Telegram</em></a></p><h3>Yapay Zeka Ajanları (AI Agents)</h3><p>2024 yılında yapay zeka ve yapay zeka ajanlarına olan ilgi gerçekten inanılmazdı ve bu heyecan 2025’te de devam edebilir. Bu ajanlar, blokzincir ağlarında kullanıcılar ya da diğer programlar adına bir çok işi otomatik olarak halleden, yapay zeka teknolojisiyle güçlendirilmiş sistemler. Mesela, bir yapay zeka ajanı düşünün; kripto piyasasındaki iniş çıkışları takip edip en doğru zamanda alım satım yapabilir ya da DeFi platformlarında likidite yönetimini kendi kendine organize edebilir.</p><p>Araştırmalar gösteriyor ki, 2025’te bu teknoloji özellikle kripto ticareti, DeFi ve DAO yönetişimi gibi alanlarda ciddi bir fark yaratacak. Otomasyon sayesinde işler hem daha hızlı hem de daha verimli hale gelebilir, üstelik bu işlem maliyetlerini de bayağı düşürebilir. Ama tabii ki her güzel şeyin bir de gölgesi var, değil mi? Düzenleme meseleleri ve güvenlik riskleri gibi ciddi konular hala masada. Örneğin, bu ajanlar kötü niyetli biri tarafından ele geçirilirse ya da sistemde bir hata olursa, işler büyük kayıplarla sonuçlanabilir. O yüzden bu alanda olup biteni yakından izlemek ve risklere karşı tetikte olmak şart.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*TWZA-aYu2GgaYipY" /><figcaption><em>Yapay zeka ajanlarının çeşitli verilerini takip edebileceğiniz bir site<br></em><strong><em>Kaynak: </em></strong><a href="https://www.cookie.fun/"><em>https://www.cookie.fun/</em></a></figcaption></figure><h3>Mevcut Durum ve Kullanım Alanları</h3><p>2025 yılına geldiğimizde, yapay zeka ajanlarının kripto dünyasında ciddi bir yer edinme ihtimali mevcut. Fetch.ai ve SingularityNET gibi platformlar, bu teknolojinin önünü açan isimler arasında. Mesela Fetch.ai, geliştiricilere çoklu ajan sistemleri kurmaları için bir araç seti sunuyor; yani bir grup yapay zeka ajanı bir araya gelip karmaşık problemleri çözmek için uğraşıyor. SingularityNET ise daha farklı bir yol izliyor; bu platform, yapay zeka ajanlarının birbirleriyle veri ve hizmet paylaşımı yapabileceği bir pazar yeri gibi işliyor, böylece bütün sistem daha akıllı ve verimli hale geliyor.</p><p>Şimdi gelin, bu yapay zeka ajanlarının neler yapabileceğine biraz daha yakından bakalım:</p><ul><li><strong>Kripto Ticareti:</strong> Bu ajanlar, piyasa verilerini analiz edip otomatik olarak alım-satım yapabiliyor. İnsan trader’lardan farkı ne derseniz, hem çok daha hızlılar hem de duygulara kapılmadan, tamamen objektif kararlar alıyorlar. Bir insan gece boyunca ekran başında kalsa bile yorulur, ama bu ajanlar durmaksızın çalışabilir.</li><li><strong>DeFi Yönetimi:</strong> Merkeziyetsiz finans dünyasında da işler değişiyor. Likidite havuzlarını idare edebilir, borç verme ya da ödünç alma işlemlerini en iyi şekilde optimize edebilirler..</li><li><strong>DAO Yönetişimi:</strong> DAO’lar, yönetişim için topluluk oylarına dayanıyor. İşte burada yapay zeka ajanları devreye girip veri analiziyle oylamalara katılabilir. Bu da hem şeffaflığı artırıyor hem de daha sağlam kararlar alınmasını sağlıyor.</li><li><strong>Tedarik Zinciri Yönetimi:</strong> Blokzincir teknolojisiyle birleştiğinde, tedarik zincirinde her şeyi takip edip yönetebiliyorlar..</li><li><strong>İçerik Oluşturma:</strong> NFT üretmek ya da merkeziyetsiz sosyal medya platformlarında içerik paylaşmak gibi işlerde de yapay zeka ajanları fark yaratıyor. İçerik üreticileri için süreci hızlandırıp daha verimli hale getiriyorlar.</li><li><strong>Müşteri Hizmetleri:</strong> Merkeziyetsiz uygulamalarda kullanıcıların sorularını yanıtlayıp sorunlarını çözebiliyorlar.</li></ul><p>Yapay zeka ajanları, hayatımızda giderek daha çok yer kaplıyor ve bu teknolojinin sunduğu avantajlar gerçekten etkileyici. Mesela, bir sürü işi otomatik hale getirip hem zaman kazandırıyor hem de her şeyi daha düzenli ve hızlı bir şekilde yapmamızı sağlıyor. İnsan gücüne duyulan ihtiyacı azalttığı için masrafları düşürüyor; üstelik gece gündüz demeden çalışabildiği için, özellikle sürekli aktif olan piyasalarda tam bir kurtarıcı. Bir anda birçok işi halledip, ihtiyaç duyulduğunda kapasitesini artırabiliyor. Ayrıca, verilere dayalı kararlar aldığı için insan hatalarını ya da önyargıları en aza indirip daha tarafsız bir bakış açısı sunuyor.</p><p>Tabii bir de madalyonun öteki yüzü var. Bu ajanların gerçekten bizim iyiliğimizi düşündüğünden emin olmamız lazım; yani neyi nasıl kararlaştırdıkları açık ve net olmalı ki içimiz rahat etsin. Bir yandan da bu sistemler siber saldırılara ya da kötü niyetli kullanıma açık olabiliyor, ki bu da güvenliği riske atıyor. Üstelik bunları kurmak ve yönetmek teknik açıdan bayağı karmaşık, bu da işi yapanlar için bazen baş ağrısı yaratabiliyor.</p><p>Yine de 2025’e baktığımızda, yapay zeka ajanlarının yükselişi edecek gibi. Yeni projeler, farklı kullanım alanları derken, bu teknoloji özellikle blokzincir dünyasında kendine sağlam bir yer edinebilir. Hatta bazı araştırmalar, yapay zekanın kripto ekosistemini baştan aşağı değiştirebileceğini söylüyor.</p><h3>Merkeziyetsiz Finans ve Yapay Zeka (DefAI)</h3><p>ABD’de Başkan Trump’ın göreve başlaması ve kripto dostu düzenlemelere verdiği destek, DeFi alanında bir rönesans beklentisini ateşledi. Ethena, Instadapp’in Fluid gibi yenilikçi projeler ve Hyperliquid’in hızlı büyümesi; DeFi’nin manzarasını yeniden şekillendiriyor. Stabilcoinlerin piyasa değeri tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşırken, ETF başvurularındaki artış ve ETH ile BTC işlem hacimlerindeki yükseliş, benimsenmesinin hız kazandığını gösteriyor. Bu dinamik ortamda, DeFi ile yapay zekanın (AI) kesişiminden doğan yeni bir kategori olan <strong>DeFAI</strong>, finansal inovasyonun ön saflarına yerleşiyor.</p><p>DeFAI, DeFi’nin insanlara sunduğu finansal bağımsızlığı, yapay zekanın sunduğu akıl ve otomatikleştirme yetenekleriyle harmanlayarak, çoğu zaman kafa karıştırıcı olabilen finansal adımları sadeleştiriyor ve kullanıcılar için yepyeni bir deneyim yaratıyor. Şu anda DeFi’nin toplam piyasa değeri 93 milyar dolar civarında gezinirken, Web3 ile yapay zekayı birleştiren projeler 23.5 milyar dolarlık bir market değerine sahip. Öte yandan DeFAI, henüz 870 milyon dolarlık piyasa değeriyle bu dünyada ilk adımlarını atan bir bebek gibi. Yine de bu alan, hızla yükseliyor ve gerek geliştiriciler gerekse yatırımcılar ile kullanıcılar için kapılarını ardına kadar açan bir potansiyel barındırıyor.</p><h3>DeFAI Nedir ve Nasıl Ortaya Çıktı?</h3><p>DeFAI, DeFi’nin sunduğu aracıları ortadan kaldıran özgür finansal sistemi, AI’nin sunduğu otomasyon ve analiz kabiliyetleriyle birleştiriyor. DeFi, kullanıcılara varlıkları üzerinde tam kontrol sağlasa da, çok zincirli ekosistemlerin yönetimi, farklı protokollerle etkileşim ve finansal operasyonların optimizasyonu gibi karmaşıklıklar, geniş kitlelerin bu alana katılımını zorlaştırıyor. DeFAI, işte tam bu noktada devreye girerek, abstraction layer’lar (soyutlama katmanları) ve ai agent’lar gibi yeniliklerle bu engelleri aşmayı hedefliyor.</p><h3>DeFAI Altyapısı</h3><p>Otonom AI ajanlarının çalışmasını sağlayan temel teknolojiler bu kategoride yer alıyor. Blokzincir, hesaplama kaynakları ve çok zincirli bağlantı araçları, DeFAI’nin temel taşlarını oluşturuyor. Örnekler arasında şunlar bulunuyor:</p><p><strong>→ Agent Infra</strong>: Otonom ajanları destekleyen altyapılar.</p><p><strong>→ Agent Launchpad</strong>: Ajanların başlatılması ve yönetilmesi için platformlar.</p><p><strong>→ Compute &amp; Models</strong>: AI hesaplamaları ve makine öğrenimi modelleri için altyapı.</p><h3>Abstraction Layer (Soyutlama Katmanı)</h3><p>Çoklu blokzincir ve protokollerle etkileşimi basitleştiren bu katman, Orbit ve Griffain gibi platformlarla öne çıkıyor. Kullanıcılar, token takası veya varlık transferi gibi işlemleri teknik bilgi gerektirmeden gerçekleştirebiliyor. Bu katman, finansal süreçleri otomatikleştirerek kullanıcı dostu bir deneyim sunuyor.</p><h3>Otonom Portföy Yönetimi</h3><p>Minimum insan müdahalesiyle portföyleri yöneten ve optimize eden sistemler, DeFAI’nin en dikkat çekici uygulamalarından. DAO destekli hedge fonlar, lending protokolleri ve yield farming gibi alanlarda AI ajanları devreye giriyor. Bu sistemler, piyasa verilerini analiz ederek getirileri maksimize ediyor.</p><h3>Ajanlar (Agents)</h3><p>Trade stratejilerini otomatikleştiriyor, portföyleri yönetiyor ve piyasa analizleri yapıyor. Zamanla öğrenip adapte olan bu ajanlar, kullanıcıların manuel müdahale ihtiyacını azaltarak performansı artırıyor.</p><h3>DeFAI’nin Sunduğu Fırsatlar</h3><p>DeFAI, hem geliştiriciler hem de yatırımcılar için geniş bir inovasyon ve büyüme alanı sunuyor. DeFi protokolleriyle etkileşimin karmaşıklığı, geniş çapta benimsenmenin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. DeFAI’nin soyutlama katmanları, teknik bilgisi olmayan kullanıcılar için bile erişilebilir bir deneyim sunarak kitlesel benimsenmeyi teşvik edebilir. Otomasyon ve AI destekli portföy yönetimi, otonom ticaret ajanları sayesinde piyasa verilerini analiz ederek stratejileri optimize ediyor ve kullanıcıların zaman ile çabasını azaltıyor. Bu, hem bireysel hem de profesyonel kullanıcılar için daha yüksek getiri potansiyeli anlamına geliyor. Çok zincirli çözümler ve birlikte çalışabilirlik, Orbit ve HeyAnon gibi projelerle farklı blockchain ekosistemleri arasında sorunsuz etkileşim sağlayarak likiditeyi, erişilebilirliği ve işlem hızını artırıyor. DeFAI, DeFi’nin karmaşıklık ve verimsizlik gibi temel sorunlarını çözerek, finansın geleceğini dönüştürme yolunda emin adımlarla ilerliyor. AI’nin zekası ile DeFi’nin özgürlüğünü birleştiren bu yeni kategori, kullanıcı dostu, otomatik ve yenilikçi bir finansal ekosistem vadediyor. 2025 itibarıyla, DeFAI’nin büyümesi hızlanırken, bu alan hem bireyleri hem de kurumları içine çekecek bir güç haline gelebilir. Finansın geleceği, DeFAI ile daha akıllı, daha erişilebilir ve daha kapsayıcı bir yöne doğru evriliyor.</p><h3>Merkeziyetsiz Yapay Zeka (DeAI)</h3><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*CwPKYlE65U1Z7zJn" /><figcaption>Merkeziyetsiz Yapay Zeka Projelerine Genel Bakış<em><br></em><strong><em>Kaynak: </em></strong><a href="https://x.com/Suyu0x/status/1757238349423948216"><em>https://x.com/Suyu0x/status/1757238349423948216</em></a></figcaption></figure><p>Merkezi olmayan yapay zeka, yani DeAI. Son zamanlarda epey konuşulan bir konu.: Normalde yapay zeka dediğimizde, her şey tek bir merkezde toplanır, değil mi? Büyük teknoloji şirketleri bu sistemleri kontrol eder, algoritmalar oralarda çalışır, veriler oralarda birikir. Ama bu işin bir sürü sorunu var. Mesela, verilerimizin gizliliği ne kadar güvende? Ya da her şey tek bir yerde toplanınca, o sistem çökerse ne olacak? DeAI işte bu noktada devreye giriyor ve her şeyi farklı bir açıdan ele alıyor.</p><p>DeAI, yapay zekayı merkezi bir otoriteye bağlı kalmadan, bir ağ üzerinde dağıtıyor. Bunu da genellikle blokzincir teknolojisiyle yapıyor. Bu sayede, verilerimiz tek bir şirkete teslim olmak zorunda kalmıyor. Daha da güzeli, sistem çok daha şeffaf hale geliyor; neyin nasıl işlediğini görebiliyorsun.</p><p>2025’e geldiğimizde, DeAI’nin büyük teknoloji devlerinin elindeki sistemlere karşı ciddi bir rakip olmaya başladığını görüyoruz. İnsanlar artık “Verilerim nereye gidiyor, kim ne yapıyor?” diye sorgulamaya başladı. DeAI, bu sorulara cevap verebilecek bir alternatif sunuyor. Üstelik, araştırmalar da merkezi yapay zekanın veri hırsızlığına ya da sistem arızalarına daha açık olduğunu söylüyor. Ama DeAI’de işler böyle yürümüyor; her şey bir ağa yayıldığı için birinin tüm sistemi çökertmesi çok daha zor.</p><p>Tabii ki her güzel şeyin bir zorluğu var. DeAI’nin de önüne bazı engeller çıkıyor; mesela, bu dağıtık ağın karmaşık yapay zeka işlerini hızlıca yapabilmesi için bayağı bir optimize edilmesi lazım. Ama yine de, bu teknolojinin vaat ettiği şeyler insanı heyecanlandırıyor. Verilerimizin kontrolünün bizde olduğu, yapay zekanın daha adil ve şeffaf bir şekilde çalıştığı bir dünya…</p><h3>2025&#39;teki Durum: Önde Gelen Projeler</h3><ul><li><strong>ASI (Fetch AI, SingularityNet ve Ocean Protocol)</strong>: Bu ittifak, AI uygulamaları ve hizmetleri geliştirmek için bir platform sunar. ASI tokeniyle, AI ajanlarının oluşturulması, dağıtımı ve yönetimine odaklanır. 2024&#39;te Fetch AI, SingularityNet ve Ocean Protocol birleşerek bu ittifakı oluşturdu, böylece daha büyük bir ekosistem yarattı .</li><li><strong>Bittensor</strong>: Katılımcıların hesaplama gücü, depolama alanı, yapay zeka (AI) çıkarımı ve eğitimi, protein katlama, finansal piyasalar tahmini ve daha fazlası dahil olmak üzere sınıfının en iyisi dijital varlıklar ürettiği açık kaynaklı bir platformdur. Bittensor, farklı subnet’lerden oluşur. Her subnet, madencilerden (varlığı üreten) ve doğrulayıcılardan (madencilerin çalışmalarını değerlendiren) oluşan bağımsız bir topluluktur. 2025 Şubat ayında gelen güncelleme ile her subnet’in kendine ait tokeni bulunmaktadır.</li><li><strong>Sahara:</strong> yapay zeka dünyasında merkeziyetsiz bir yaklaşım sunan ilginç bir platform. Kullanıcılar burada kendi AI modellerini, veri setlerini ya da uygulamalarını oluşturabiliyor ve bunları işbirliği yapılan bir ortamda ticari bir değere dönüştürebiliyor. Platform, Sahara Blockchain altyapısına dayanıyor; bu da hem verilerin gizliliğini koruyor hem de katkıda bulunanlara doğrudan ödül kazandırıyor. Geçtiğimiz Ağustos 2024’te, Pantera Capital, Binance Labs ve Polychain Capital gibi büyük isimlerin öncülüğünde 43 milyon dolarlık bir yatırım aldı. Bu fonla birlikte hedefleri belli: platformu daha da geliştirmek ve dünya çapındaki ekiplerini büyütmek.</li><li><strong>PinAI:</strong> Biraz farklı bir kulvarda. Bu platform, dağınık haldeki kullanıcı verilerini güvenli bir şekilde bir araya getirip kişiselleştirilmiş yapay zeka hizmetleri sunmayı vaat ediyor. İlk “kişisel yapay zeka ağı” olarak tanımlanıyor ve şeffaf, merkeziyetsiz bir ekonomik modelle çalışıyor.</li></ul><p>Özellikle veri gizliliği ve güvenliğin ön planda olduğu sektörler (sağlık, finans, lojistik vb.) bu teknolojiyi hızla benimsemeye başlayabilir. Çin’den çıkan DeepSeek gibi yenilikler ya da açık kaynaklı projeler, bu ekosistemin globally büyümesine katkıda bulunacak gibi görünüyor.</p><p>Yapay zekadaki teknolojik sıçramalar ve hesaplama gücünün artık daha erişilebilir hale gelmesi, merkeziyetsiz modellerin önünü açabilir. Kimilerine göre 2025, DeAI için bir kırılma noktası olacak. Blockchain ile yapay zekanın birleşimi, yepyeni kapılar aralayabilir. Veri gizliliği, güvenlik ve erişim kolaylığı gibi konularda güçlü bir alternatif sunan DeAI, eğer ölçeklenebilirlik ve regülasyon gibi zorlukları aşarsa, çok daha geniş bir alanda kendine yer bulabilir. Önümüzdeki yıllarda bu alana yapılan yatırımlar artarsa, DeAI’nin etkisi de katlanarak büyüyecek gibi duruyor.</p><h3>Merkeziyetsiz Fiziksel Altyapı Ağları (DePIN)</h3><p>DePIN, yani Merkeziyetsiz Fiziksel Altyapı Ağları, blockchain teknolojisini gerçek dünyadaki fiziksel kaynaklarla buluşturan yenilikçi bir fikir. Bu sistem, insanların ya da kurumların ellerindeki kaynakları (veri depolama alanı, kablosuz internet ya da enerji üretimi vb.) paylaşarak bir ödül kazanmalarına olanak tanıyor. Klasik merkezi sistemlere kafa tutan bu yapı, daha adil ve işlevsel bir altyapı düzeni vadediyor. 2025’e geldiğimizde, DePIN’in geldiği nokta projelerin ne kadar tuttuğuna, piyasanın ne kadar genişlediğine ve yol üzerinde hangi engellerle karşılaştığına bağlı olarak şekillenmiş durumda.</p><p>Bu sistem, blockchain’in sunduğu imkanları ve token ödüllerini kullanarak fiziksel altyapıyı merkezi otoritelerden bağımsız hale getiriyor. Diyelim ki birinin evinde fazladan internet kapasitesi var ya da bir başkası yenilenebilir enerji üretiyor; işte DePIN sayesinde bu kişiler kaynaklarını paylaşıp ağın bir parçası oluyor. Böylelikle hem ağ büyüyor hem de katılanlar için sürdürülebilir bir sistem ortaya çıkıyor. Uzmanlar, DePIN’in Web3 ile günlük hayat arasında bir köprü kurduğunu, özellikle Nesnelerin İnterneti (IoT) cihazlarının bu işe dahil edilmesiyle fark yarattığını söylüyor.</p><p>2025’te DePIN’in teknoloji dünyasında hatırı sayılır bir yer edindiğini görebiliriz. Piyasa değeri tahminen 30 milyar dolara dayanmış durumda; bu da blockchain’in pratik hayattaki kullanımına olan ilginin artmasından kaynaklanıyor.</p><p>Helium (<a href="https://medium.com/u/a789e9404ef7">Helium Foundation</a>) mesela, dünya çapında 350 binden fazla hotspot ile kablosuz bağlantıyı yaygınlaştırıyor. Özellikle şehirden uzak yerlerde internet erişimi için kurtarıcı olmuş. Filecoin ise veri depolamayı merkezden alıp kullanıcılara dağıtıyor; isteyen depolama alanı kiralıyor, isteyen satıyor. DAWN, insanların kendi internetlerini kendilerinin sunduğu bir sistemle geliyor; dünyada internet kapasitesini alıp satmak mümkün hale geliyor. Daylight Energy de yenilenebilir enerjiyi merkeze oturtup enerji üretimini herkesin eline bırakıyor.</p><h3>Zorluklar ve Engeller ⚠️</h3><p>DePIN, sunduğu büyük potansiyele rağmen bazı sorunlarla baş etmek zorunda. Öncelikle, katılımcıların sunduğu kaynakların kalitesi önemli bir mesele. Eğer bu kaynaklar yeterince iyi değilse, ağın güvenilirliği zarar görebiliyor. Bir diğer konu ise token ödüllerinin uzun vadede ayakta kalabilmesi. Token fiyatları sürekli inip çıktığı için bu sistemin sürdürülebilirliği risk altına girebiliyor. Üstelik, düzenlemelerle ilgili belirsizlikler de cabası. Özellikle veri saklama ya da ağ iletişimi gibi alanlarda, dünya çapında yaygınlaşmak pek kolay olmuyor. Bütün bu zorluklar, DePIN’in herkes tarafından kabul görmesini zorlaştırabilir.</p><h3>2025’te DePIN</h3><p>2025’e baktığımızda, DePIN’in geleceği yapay zeka ile birleşim ve farklı blockchain ağlarının uyumu gibi konularla şekilleniyor. Yapay zeka, ağın işleyişini otomatik hale getirip hem hızı artırabilir hem de güvenlik duvarlarını sağlamlaştırabilir. Çapraz zincir uyumu ise, farklı blockchain’lerin birbiriyle daha rahat konuşmasını sağlayarak DePIN’in büyümesini kolaylaştırabilir.</p><p>Bunun dışında, DePIN’in akıllı şehir projelerinde ya da paylaşım ekonomisinde daha çok yer bulması bekleniyor. Mesela, yerel yönetimler altyapı sorunlarını çözmek için DePIN’e yönelirse, bu sektörün önü iyice açılabilir. Bu gelişmeler, DePIN’in altyapı işlerini daha yaratıcı ve etkili bir şekilde yönetmesine olanak tanıyabilir.</p><h3>Bitcoin</h3><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından Caner tarafından hazırlanmıştır. Düzenleme veya bilgi için: </em><a href="https://x.com/state_maxi"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/caner_fibrous"><em>Telegram</em></a></p><p><a href="https://medium.com/pharus/kripto-almanak-2024-pharus-4ded1e1b79ff">Kripto 2024 Almanak raporumuzda</a> Bitcoin özelinde detaylı incelemeler yapılmıştı. Piyasa dominansını ve üzerindeki teknolojik gelişmelerin yarattığı potansiyellerden bahsedilmişti bu yazımızda ise 2025 özelinde Bitcoin’e bakış açımızı biraz daha detaylandıracağız.</p><h3>Bitcoin Ölçeklenebilirlik Çözümleri</h3><p>Bitcoin’in güvenliğini kullanan ölçeklenebilirlik çözümlerine önceki raporumuza ek olarak basit bir değinme yaparak 2025’te hangi kullanım alanları için hangisinin pivot edebileceğini öngörebilirsiniz.</p><h3>Stacks (STX)</h3><p><strong>Akıllı Sözleşmeler ve sBTC Entegrasyonu: </strong>Bitcoin üzerinde akıllı sözleşmeler ve merkeziyetsiz uygulamalar (dApp’ler) geliştirmeyi mümkün kılan Clarity programlama dili ve sBTC (Bitcoin’e bağlı bir varlık) ile Bitcoin’e doğrudan entegrasyon sağlıyor.</p><h3>Bitlayer</h3><p><strong>BitVM ve Optimistic Rollup’lar: </strong>BitVM ile Bitcoin üzerinde dolandırıcılık kanıtları (fraud proofs) sunarak güvenilir ve ölçeklenebilir bir yapı oluşturuyor.</p><h3>Botanix</h3><p><strong>EVM Uyumluluğu ve Merkeziyetsiz PoW: </strong>Ethereum Sanal Makinesi (EVM) uyumluluğu ve Bitcoin benzeri Proof of Work (PoW) konsensüs mekanizması. Spiderchain tasarımı ile çoklu imza (multisig) yönetimini merkeziyetsiz hale getirerek, Liquid Network gibi yan zincirlerden ayrışıyor.</p><h3>BOB ( Build on Bitcoin)</h3><p><strong>Hibrit Rollup’lar ve Çapraz Zincir Likiditesi: </strong>Optimistic ve ZK-Rollup’ları birleştiren hibrit mimari, hız ve maliyet avantajı sunuyor.</p><h3>Citrea</h3><p><strong>ZK-Rollup’lar ve BitVM Geliştirmeleri </strong>Sıfır bilgi kanıtları (ZK-proofs) ve BitVM ile ölçeklenebilir, güvenilir transferler. Citrea, Bitcoin üzerinde yaklaşık 2.000 işlem/saniye (TPS) hızına ulaşarak, mikro ödemeler gibi yüksek frekanslı kullanım durumları için uygun bir çözüm sunuyor. Sıfır bilgi kanıtları için optimize edilmiş BitVM, hesaplama yükünü azaltıyor.</p><h3>Babylon</h3><p><strong>Bitcoin Staking ile PoS Güvenliği: </strong>Bitcoin’i Proof of Stake (PoS) zincirlerinin güvenliğini artırmak için kullanılmasıyla yerel Bitcoin (BTC) sahiplerinin daha güvenilir DeFi kullanımları kazanmasını sağlıyor</p><h3>Mezo</h3><p><strong>Bitcoin’in Ekonomik Katmanı: </strong>Proof of HODL konsensüs mekanizması ile kullanıcıları BTC kilitleyerek ağı güvence altına almaları için teşvik ediyor.</p><p>Şimdi artı ve eksilerini tek bir yerde özetlenecek olursa:</p><h3>Bitcoin Layer 2 Projeleri Karşılaştırma Tablosu (Şubat 2025)</h3><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*XLLR69iVBXO6uidPoCwCBg.png" /><figcaption><em>Kaynak: </em><a href="https://blog.velar.co/the-state-of-bitcoin-l2-2025"><em>https://blog.velar.co/the-state-of-bitcoin-l2-2025</em></a></figcaption></figure><p>Fakat bu gelişmelerin yanı sıra 2025’te odak verilmesi gerekilen bir diğer Bitcoin ölçeklenmesi başlığı BIP-420 yani OP_CAT güncellemesidir. Hala bir potansiyel olarak kalan ve Bitcoin’e direkt akıllı kontrat fonksiyonelliği katabilecek olan bir işlem kodu (opcode)güncellemesi olan BIP-420 üzerine pozisyon kuran birçok geliştirici ekip ve topluluk üyesi yer almaktadır. Bunlar arasında en öne çıkanı ise Starknet’in geliştirici şirketi StarkWare olmuştur. 2025 içerisinde potansiyel bir OP_CAT güncellemesinde yeni Bitcoin ölçeklenebilirlik çözümlemelerini görmek mümkün olacaktır.</p><h3>Bitcoin Merkeziyetsiz Finansı’nın (DeFi) Potansiyeli</h3><p><a href="https://www.galaxy.com/insights/research/bitcoin-layer-2-modular-future/">Galaxy Research tarafından ortaya koyulan araştırmaya göre</a> Bitcoin L2 çözümlerinin yakın dönem pazarı; DeFi sözleşmelerindeki wBTC, L2&#39;lere köprülenmiş yerel BTC ve BTC staking protokollerindeki BTC arzına odaklanıyor. 20 Kasım 2024 itibarıyla, BTC’nin dolaşımdaki arzının yaklaşık %0,8&#39;i (164.992 BTC) aktif olarak merkeziyetsiz finansta (DeFi) kullanılıyor. Bu BTC’nin büyük bir kısmı Ethereum üzerinde sarılmış halde (%59), bir kısmı staking protokollerinde (%22) ve geri kalanı Bitcoin L2&#39;lerinde (%10) bulunuyor. Wrapped BTC pazarında 10 milyar dolar merkeziyetsiz finans(DeFi) akıllı sözleşmelerinde, yerel BTC’de ise 3,4 milyar dolar staking protokollerinde ve 1,5 milyar dolar Bitcoin L2&#39;lerinde kilitli durumda. Bu veriler, Bitcoin L2&#39;lerinin getiri arayışındaki kullanıcılar için önemli bir çekim merkezi haline geldiğini gösteriyor.</p><p>2030 yılına kadar, dolaşımdaki BTC arzının DeFi, L2&#39;ler ve staking’de kullanılan payının her yıl %0,25 artacağı varsayılırsa, “aktif BTC arzı”nın 471.806 BTC’ye (~3 kat artış) ulaşması bekleniyor. Bu, BTC arzının %2,3&#39;ünün bu alanlarda aktif olacağı anlamına geliyor. Karşılaştırma yapıldığında, Ethereum’un dolaşımdaki arzının da benzer bir oranı (%2,3) DeFi’de kilitli durumda. Mevcut fiyatlar üzerinden, Bitcoin L2&#39;lerinin toplam adreslenebilir pazar büyüklüğünün (TAM) 2030&#39;da 44 milyar dolara ulaşabileceği öngörülüyor. BTC’nin 100.000 dolara ulaşması durumunda ise bu rakam 47 milyar dolara çıkabilir. Bu projeksiyonlar, Bitcoin L2&#39;lerinin önümüzdeki yıllarda merkeziyetsiz finans (DeFi) ekosisteminde önemli bir rol oynayacağını gösteriyor.</p><p><strong><em>Bitcoin DeFi’sinin Potansiyeli</em></strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/988/0*ZJO-ZotJRhNgn7xG" /><figcaption><em>Kaynak: “Bitcoin L2s A Modular Future from Galaxy Research”</em></figcaption></figure><p>Yine de 2030’un tahmin edilmesi zor bir projeksiyon olduğunu kabul etmek gerekir. Ayrıca halihazırda Ethereum, Solana gibi DeFi ortamlarıyla öne çıkan blokzincirlerin Bitcoin için de iyi bir getiri ortamı sunmaya devam edeceğini de öngörerek bütünüyle bir atılım olamayacağını da not düşmek gerekir. Her halükarda 2025 yılında Bitcoin L2’leri test edilmesi ve ekosistemlerinin bir parçası olunması gerekilen imkanlar sunacaktır.</p><h4>✨ 2025 Bitcoin DeFi İzleme Listesi:</h4><ul><li><strong>Babylon:</strong> Bitcoin L2 ölçeklendirme ağı.</li><li><strong>EigenLayer: </strong>WBTC’yi teminat olarak kabul eden restaking protokolü.</li><li><strong>RSK, Merlin, Stacks: </strong>Bitcoin tabanlı DeFi ekosistemleri.</li><li><strong>Lombard: </strong>Bitcoin staking protokolü.</li><li><strong>Bitcoin LST’leri:</strong> Liquid staking token’ları ile yeni DeFi stratejileri.</li></ul><h3>Memecoin’ler</h3><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından İsmail Emin tarafından hazırlanmıştır. Düzenleme veya bilgi için: </em><a href="https://x.com/0xismailemin"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/ismailemin007"><em>Telegram</em></a></p><p>2024 yılında memecoin’lerin spesifik alt kategori olarak bir ralli yaşadığını söylemek yanlış olmaz. Solana ağının liderliğini götürdüğünü memecoin rallisinde Solana’nın ardından Ethereum ikincil katman çözümlerinden Base ağında da çeşitli memecoin’lerin yükseldiğini görmüştük. Bu yükselişlere karşın “Almanak 2024” raporumuzda da bahsettiğimiz üzere yükselişler her zaman belli bir yere kadar devam edip daha sonra kritik seviyelerde düşüşler yaşanıyor.</p><p><a href="https://medium.com/pharus/kripto-almanak-2024-pharus-4ded1e1b79ff">Kripto Almanak 2024 | Pharus</a></p><p>Solana ağındaki memecoin rallisinin başlarında gördüğümüz “boden” memecoin’inden bir önceki raporumuzda bahsetmiştik. Düşüş oranı %99.7 olan boden’ın raporumuzu yazdığımız sıradaki piyasa değeri 2,1 milyon USD’di. Bunun üstüne %16 daha düşüş yaşayan boden’ın piyasa değeri 1,7 milyon USD olmuş durumda. 748 milyon USD’den 1,7 milyon USD’ye bir düşüş yaşandı.</p><h3>Pump.fun’ın Sürdürülebilirliği</h3><p>Bu düşüş sadece memecoin’lerde değil memecoin’lerin yükselişi ile birlikte yıldızı parlayan pump.fun platformunda da yaşanıyor. Pump.fun’da yaratılan memecoin’lerin Raydium merkeziyetsiz borsasında likidite eklenecek seviyeye gelebilmesine “mezuniyet” adı veriliyor. Yani yaratılan memecoin’lerin sadece piyasa değeri 100.000 USD’ye ulaşanları “mezun” olabiliyor. Şimdi pump.fun’daki mezuniyet verilerini inceleyelim.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*iSDuTIVya_Nt8sN7" /><figcaption>Pump.fun “mezuniyet” istatistikleri Kaynak: Dune/decod3rsnft</figcaption></figure><p>Yukarıdaki verilerden geçtiğimiz ay verisine bakarsak 28 gün süren Şubat ayında 11.906 memecoin “mezun” olmuş. Günlük ortalama 425 memecoin’in mezun olduğunu görüyoruz. Geçtiğimiz hafta ise günlük ortalama 200 memecoin’in “mezun” olduğunu görebiliriz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*mnwNrrRr368diwTI" /><figcaption>Pump.fun aktif ve yeni kullanıcısı sayıları (son 30 gün) Kaynak: Dune/decod3rsnft</figcaption></figure><p>Yukarıda gördüğümüz düşüşü destekler nitelikte bir grafik daha görüyoruz. Şubat ayının başlarında neredeyse 200 bin yeni kullanıcı pump.fun’ı kullanırken Mart ayının başlarında bu sayı 100 binin altında düşmüş durumda. Pump.fun’a olan ilginin giderek düştüğünü söylemek yanlış olmaz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*IpewAl-ivVM95vdt" /><figcaption>Pump.fun günlük ve toplam memecoin yaratma işlem sayıları Kaynak: Dune/hashed_official</figcaption></figure><p>Pump.fun’da gerçekleştirilen memecoin yaratma işlemleri 2024’ün sonu ve 2025’in başlarında günlük 50.000 işlem üstünde seyrediyordu. Ama bu sayılar Şubat ayının başından itibaren düşüş eğilimine girdi ve en son 1 Mart’ta toplam 20.000 memecoin yaratma işlemi yapıldı. %60’a yakın bir düşüş olduğunu söyleyebiliriz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*84XnGMpFqwbUbxjO" /><figcaption>Pump.fun günlük ve toplam gelir miktarı Kaynak: Dune/hashed_official</figcaption></figure><p>Benzer grafiği pump.fun’ın elde ettiği gelirde de görüntülemek mümkün. Bahsettiğimiz zirve zamanlarında günde ortalama 15.000 SOL kazanan protokol 1 Mart tarihinde 6.500 SOL gelir elde etmiş. Burada da benzer düşüş oranı görüntüleyebiliriz.</p><p>Solana’nın ardından Base’de ve BNB Smart Chain’de biraz memecoin heyecanı görmeye başladık ama bunlar da Solana’daki düşüşten etkilenmiş duruyor. Özellikle eski Binance CEO’su CZ’nin BNB Smart Chain üzerinde X platformunda sıkça gönderi yayınlaması ile birlikte orada ufak çaplı bir heyecan yaşandı. En son ünlü eski futbolcu Ronaldinho da bir memecoin çıkartırken BNB Smart Chain ağını tercih etti.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*SV36JUSSOsqC6lXd" /><figcaption>Ronaldinho tarafından çıkartılan STAR10 memecoin’in piyasa değeri grafiği Kaynak: Dexscreener</figcaption></figure><p>Ronaldinho’nun bu memecoin heyecanına geç kaldığını söylemek yanlış olmaz. X platformunda 21 milyondan fazla takipçiye sahip Ronaldinho’nun memecoin’i maksimum 32 milyon USD piyasa değerine ulaşmış görünüyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*Y0NkTsG8Akum-Iu_" /><figcaption>Trump tarafından çıkartılan TRUMP memecoin’in piyasa değeri grafiği Kaynak: Dexscreener</figcaption></figure><p>Bu düşüşte en büyük pay sahibinin ABD başkanı Donald Trump olduğunu söylemek yanlış olmaz. Başkan seçildikten sonra başkanlık koltuğuna oturmadan iki gün önce çıkardığı memecoin’le birlikte oldukça gündem olmuştu. TRUMP memecoin’in en yüksek piyasa değeri olan 15 milyar USD’den 3 milyar USD’ye düştüğünü yukarıdaki grafikten görebiliriz. %80’lik bu düşüş memecoin’lere olan heyecanı öldürmede en büyük nedenlerden biri olarak görülüyor.</p><p>Memecoin’ler kesinlikle 2025 yılında da devam edecek bir heyecan. Ama bu kategoride para kazanmak için özellikle X platformundaki kilit kişileri yakından takip etmek ve piyasada tecrübeli olduğunu söylemek gerekiyor. Mutlaka memecoin’lerden para kazananlar olacak ve belki de diğer blokzincirlerde de Solana’ya benzer memecoin rallileri yaşanacak ama bunları takip etmek için tecrübeli olduğunu belirtmekte fayda var. X platformunda memecoin’lerden para kazanan kişileri görüp “gaza gelerek” yatırım yapmamakta fayda olduğunu belirtmeden geçemeyiz.</p><h3>Yeni Nesil Zincirler</h3><h4>Yeni Nesil Blokzincirlerde Ürün veya Topluluk Yaklaşımı</h4><p><em>Bu içerik Pharus yazarlarından Caner tarafından hazırlanmıştır. Düzenleme veya bilgi için: </em><a href="https://x.com/state_maxi"><em>X</em></a><em> &amp; </em><a href="https://t.me/caner_fibrous"><em>Telegram</em></a></p><p>2025 yılı, blokzincir ekosistemlerinin topluluk odaklı yaklaşımlar ile ürün odaklı stratejiler arasında bir mücadeleye sahne olacak. Monad, MegaETH ve Berachain gibi ekosistem öncelikli zincirler, geliştiricileri ve projeleri bir araya getirerek organik bir büyüme döngüsü yaratmayı hedefliyor. Bu yaklaşım, topluluk katılımını ve ağ etkisini ön plana çıkarıyor. Ancak, bu stratejinin başarısı, ekosistemin gerçekten benimsenip benimsenmeyeceğine bağlı. Öte yandan, Hyperliquid gibi ürün öncelikli zincirler, önce kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayan bir ürün sunmayı ve ardından ekosistemin bu ürün etrafında şekillenmesini sağlamayı amaçlıyor. Bu yaklaşım, likidite ve kullanıcı tabanını önceliklendirerek, topluluğun organik olarak büyümesine olanak tanıyor.</p><p>2025&#39;te hangi stratejinin daha başarılı olacağı, performans tabanlı sonuçlarla belirlenecek. Ekosistem öncelikli zincirler, topluluk katılımını artırarak uzun vadeli bir benimseme sağlayabilir. Ancak, bu yaklaşımın başarısı, ekosistemin gerçekten değer üretip üretmediğine bağlı. Ürün öncelikli zincirler ise, kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayan bir ürünle hızlı bir şekilde benimsenme sağlayabilir ve bu da ekosistemin organik olarak büyümesine yol açabilir. Sonuç olarak, 2025&#39;te hem topluluk hem de ürün odaklı yaklaşımların performansı, piyasa değeri, kullanıcı sayısı ve üretilen ücretler gibi metriklerle ölçülecek. Bu mücadele hem yeni blokzincirlere kullanıcıların nasıl yer almasının sağlanacağını görmemiz açısından hem de performans/ürün temelli altyapı sağlamanın önemini görebilmemiz açısından Monad, MegaETH / Unichain, Hyperliquid gibi ürünleri izlemek ve fırsatları değerlendirmek 2025 içerisinde anlamlı olacaktır.</p><p>✨ <strong><em>Bize ulaşın: </em></strong><a href="https://t.co/IE0Haihmkd">linktr.ee/thepharus</a></p><p><strong><em>✨Buraya kadar okuduğunuz için teşekkürler! Daha fazla içerik için bizi takip etmeyi unutmayın. Bu rapordaki ana başlıkları makale formatında X hesabımızda bulabilirsiniz .</em></strong></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=60424fd5a1f8" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/pharus/vizyon-2025-pharus-60424fd5a1f8">Vizyon 2025 | Pharus</a> was originally published in <a href="https://medium.com/pharus">Pharus</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kripto Almanak 2024 | Pharus]]></title>
            <link>https://medium.com/pharus/kripto-almanak-2024-pharus-4ded1e1b79ff?source=rss----689924cb54e7---4</link>
            <guid isPermaLink="false">https://medium.com/p/4ded1e1b79ff</guid>
            <category><![CDATA[blockchain]]></category>
            <category><![CDATA[bitcoin]]></category>
            <category><![CDATA[ethereum]]></category>
            <category><![CDATA[crypto]]></category>
            <category><![CDATA[solana-network]]></category>
            <dc:creator><![CDATA[Pharus ✨]]></dc:creator>
            <pubDate>Sat, 01 Feb 2025 19:38:49 GMT</pubDate>
            <atom:updated>2025-03-12T10:41:19.585Z</atom:updated>
            <content:encoded><![CDATA[<figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*Ms5L-HCL8WjuvjD-SSpTKA.png" /></figure><p>Pharus ailesinden herkese merhaba!</p><p>Pharus Almanak 2024 raporu, hem 2024 yılına genel bir bakış sunmayı hem de 2025 yılına dair öngörüler paylaşarak yeni yıla daha geniş bir perspektifle hazırlanmayı hedeflemektedir. Bu çalışma, kripto para ve blockchain ekosistemindeki güncel gelişmeleri, trendleri ve geleceğe yönelik potansiyel fırsatları kapsamlı bir şekilde ele almayı amaçlamaktadır. Raporun hazırlanma sürecinde, sektörde öne çıkan araştırma şirketlerinin 2024 yılına ilişkin analizleri, veri kaynakları ve özgün araştırmalardan yararlanılmıştır. Ayrıca, 2024 yılı boyunca öne çıkan anlatılar ve konseptler temel alınarak içerik havuzu oluşturulmuştur. Bununla birlikte, kapsamın genişliği nedeniyle raporda eksik kalmış olabilecek konseptler bulunabilir. Bu rapor, okuyuculara hem mevcut durumu anlamak hem de geleceğe dair stratejik bir bakış açısı kazanmak için değerli bir rehber sunmayı hedeflemektedir.</p><h3>Web3 Dünyasının 2024 Yılı</h3><p>Web3 dünyasının 2024 yılı, genel olarak Bitcoin’in yükselişinin öncülüğünde olumlu bir dönem olarak geçti. Hem fiyat hareketleri hem de artan ilgi sayesinde 2024 yılında kripto ekosisteminde olumlu bir hava hakimdi. Veriler ışığında en büyük gelişmelerin Bitcoin ve Solana ekosistemlerinde yaşandığını, en fazla haberin ise regülasyonel alandan geldiğini söyleyebiliriz. Aynı zamanda, Ethereum’un üzerindeki rolluplar için daha ekonomik bir altyapı sağlayan “blobs” güncellemesi de 2024’te hayata geçti. Birçok yeni ekosistem ortaya çıktı ve var olan ekosistemlerde yeni ürünlerle karşılaştık. Tüm bu gelişmelerin detaylı bilgilerini bu raporda bulabileceksiniz.</p><p><strong>İçerik Tablosu<br></strong>· <a href="#c93a">Bitcoin</a><br>· <a href="#a3f3">Ethereum</a><br>· <a href="#2759">Solana</a><br>· <a href="#12c7">Performans Temelli Birincil Katmanlar (Layer 1)</a><br>· <a href="#22e5">İkincil Katman Çözümlerinden (Layer 2) Öne Çıkanlar</a><br>· <a href="#b54c">2024’te Merkeziyetsiz Finans (DeFi)</a><br>· <a href="#80c2">2024’te Oyunlaştırılmış Finans ve Web3 Oyunları (GameFi)</a><br>· <a href="#f0c5">2024’te NFT’ler</a><br>· <a href="#e7c1">2024’teki Yeni Trendler</a><br>· <a href="#9cc8">Regülasyonel Gelişmeler</a><br>· <a href="#aa16">2025 İçin İzleme Listesi</a></p><p>· <a href="#45d6">Web3 Dünyasının 2024 Yılı</a><br>· <a href="#c93a">Bitcoin</a><br>· <a href="#ddcc">Genel Bakış</a><br>· <a href="#f8f7">Bitcoin, ETF’ler Sayesinde mi Tüm Zamanların En Yüksek Fiyatında (ATH)?</a><br>· <a href="#442d">2024’te Ordinals ve Runes’lar</a><br>· <a href="#e1aa">Bitcoin’in Yeni Katmanları</a><br>· <a href="#85a3">Öne Çıkan Bitcoin Temelli Gelişmeler</a><br>· <a href="#96a2">Babylon</a><br>· <a href="#c85c">Build on Bitcoin (BOB)</a><br>· <a href="#5822">Botanix</a><br>· <a href="#03cc">Citrea</a><br>· <a href="#2f81">Mezo</a><br>· <a href="#e3a9">2025 Tahminleri</a><br>· <a href="#a3f3">Ethereum</a><br>· <a href="#ee20">Öne Çıkan Güncellemeler</a><br>· <a href="#06c2">PeerDAS</a><br>· <a href="#8ec5">EVM Object Format (EOF)</a><br>· <a href="#82ea">EIP-7691: Blob Throughput Increase</a><br>· <a href="#cb0e">Doğrulayıcı Geliştirmeleri</a><br> ∘ <a href="#254f">EIP-7251: Stake Limitinin Arttırılması</a><br> ∘ EIP-7002: Execution Layer Triggerable Withdrawals<br> ∘ <a href="#d307">EIP-7685: Doğrulayıcı Katılımlarının Execution Layer’a Taşınması</a><br>· <a href="#0eef">Beam Chain Güncellemesi</a><br>· <a href="#9b77">Blokzincir Üzerindeki Aktivitelerin Analizi</a><br>· <a href="#b462">İkincil Katmanların Performansı ve Likiditenin Transferi</a><br>· <a href="#e704">Ekonomik Etkiler: Rolluplar Simbiyotik mi Parazitik mi?</a><br>· <a href="#9d1f">Rollupların Büyümesi ve Aktivitesi</a><br>· <a href="#9218">Dencun Güncellemesi Sonrası Ethereum ve Geleceğe Dair Sorular</a><br>· <a href="#c68d">Yeni Standartlar</a><br>· <a href="#649e">ERC-7683: Cross Chain Intents</a><br>· <a href="#0d0f">EIP-7782: Reduce Slot Time for Lower Peak Bandwidth</a><br>· <a href="#6f5e">EIP-7612: Verkle State Transition via an Overlay Tree</a><br>· <a href="#2026">EIP-7732: Enshrined Proposer-Builder Separation (ePBS) ve EIP-7805: Fork-Choice Enforced Inclusion Lists (FOCIL)</a><br>· <a href="#b171">Orbit Single-Slot Finality</a><br>· <a href="#2759">Solana</a><br>· <a href="#b0a4">2024 Solana’nın Yılı Mıydı?</a><br>· <a href="#17d3">Ağ Güncellemeleri</a><br>· <a href="#6874">Memecoin Heyecanı</a><br>· <a href="#7f03">Blokzincir Üzerindeki Aktivitelerin Analizi</a><br>· <a href="#12c7">Performans Temelli Birincil Katmanlar (Layer 1)</a><br>· <a href="#0946">Aptos</a><br>· <a href="#9fdc">2024’te Aptos ve Ekosistemi</a><br>· <a href="#5efe">Ekosistem Projelerinin Büyümesi</a><br>· <a href="#cb65">2025’te Aptos’u Neler Bekliyor?</a><br>· <a href="#eac5">Sui</a><br>· <a href="#10e3">2024’te Sui ve Ekosistemi</a><br>· <a href="#26ad">2025’te Sui’yi Ne Bekliyor?</a><br>· <a href="#d07c">Monad</a><br>· <a href="#468e">Monad Ekosistemi</a><br>· <a href="#22e5">İkincil Katman Çözümlerinden (Layer 2) Öne Çıkanlar</a><br>· <a href="#0203">Arbitrum</a><br>· <a href="#57a5">Arbitrum Orbit</a><br>· <a href="#3520">ZKsync</a><br>· <a href="#e63c">Toplam Kilitli Varlık (TVL)</a><br>· <a href="#4ac3">Günlük Aktif Kullanıcı ve İşlem Sayısı</a><br>· <a href="#23c9">ZKsync’in 2024 Atılımı: Elastic Chains</a><br>· <a href="#4c30">ZKsync Ignite Programı</a><br>· <a href="#1bae">Taiko</a><br>· <a href="#681f">2024’te Taiko ve Ekosistemi</a><br>· <a href="#75cf">2025’te Taiko’yu Ne Bekliyor?</a><br>· <a href="#8e15">Blast</a><br>· <a href="#8dc1">Optimism</a><br>· <a href="#8722">Base</a><br> ∘ <a href="#055a">Base’in Yükselişi</a><br>· <a href="#f9b6">Superchain Ekosistemi</a><br> ∘ <a href="#2824">Altyapısal Olarak Farklılıklar</a><br> ∘ <a href="#a32c">Superchain Ekosistemindeki Bütün İkincil Katman Çözümleri (Layer 2) İçin Veri Analizi</a><br> ∘ <a href="#910c">Ekosistemde Öne Çıkanlar</a><br>· <a href="#cd66">Alternatif Sanal Makine (AltVM) Çalıştıran İkincil Katman Çözümleri (Layer 2)</a><br>· <a href="#8bb4">Eclipse</a><br>· <a href="#5ab6">Movement</a><br>· <a href="#5514">Fuel</a><br>· <a href="#b68b">Fluent</a><br>· <a href="#2d50">Starknet</a><br>· <a href="#b54c">2024’te Merkeziyetsiz Finans (DeFi)</a><br>· <a href="#c226">Toplam Kilitli Varlık’taki (TVL) Değişim</a><br>· <a href="#5f49">Merkeziyetsiz Borsalar (DEX)</a><br>· <a href="#82dd">Öne Çıkan Uygulamalar ve Konseptler</a><br>· <a href="#9826">Liquid Restaking (LRST) Konsepti</a><br>· <a href="#ffcb">Puan ve Getiri Alım Satımı: Pendle</a><br>· <a href="#55da">Herkes İçin Tahmin Piyasaları: Polymarket</a><br>· <a href="#ba16">Intent Tabanlı Merkeziyetsiz Finans İşlemleri: Uniswap X</a><br>· <a href="#878d">Merkeziyetsiz Finans (DeFi) Telegram Botları</a><br>· <a href="#7752">Merkeziyetsiz Şekilde Merkezi Borsa Deneyimi: Hyperliquid</a><br> ∘ <a href="#53dd">İstatistiklerle Hyperliquid</a><br>· <a href="#80c2">2024’te Oyunlaştırılmış Finans ve Web3 Oyunları (GameFi)</a><br>· <a href="#f21d">Telegram ve TON Blokzinciri</a><br>· <a href="#ad93">Arbitrum Hibe Teklifi</a><br>· <a href="#f0c5">2024’te NFT’ler</a><br>· <a href="#e7c1">2024’teki Yeni Trendler</a><br>· <a href="#3628">Memecoin’lere Derin Dalış</a><br> ∘ <a href="#f150">2. Bluechip Memecoinler: 2024 vs 2023</a><br> ∘ <a href="#6640">3. Piyasa Değeri 1 Milyar $ ve 100M–1B $ Arasındaki Memecoinler (2024)</a><br> ∘ <a href="#90bc">4. Pumpfun Özeti</a><br> ∘ <a href="#2295">5. 2024’te Öne Çıkan Memecoin Temaları</a><br> ∘ <a href="#eded">dePIN</a><br>· <a href="#5c29">Öne Çıkan Projeler</a><br> ∘ <a href="#0956">Helium</a><br> ∘ <a href="#795b">Akash Network</a><br> ∘ <a href="#7463">Render Network</a><br>· <a href="#92a1">Yapay Zeka Ajanları (AI Agent)</a><br>· <a href="#a56c">Merkeziyetsiz Sosyal Medya (DeSoc)</a><br>· <a href="#1f25">Gerçek Dünya Varlıkları (RWA)</a><br>· <a href="#0368">Stabil Kripto Paralar (2024 Aralık)</a><br> ∘ <a href="#d209">Öne Çıkan Ürünler:</a><br>· <a href="#a733">Özel Krediler (Private Credit — 2024 Aralık)</a><br>· <a href="#d051">Öne Çıkan Protokoller ve Kredi Miktarları</a><br>· <a href="#0aa4">Kısa Vadeli ABD Devlet Tahvilleri (Short-Term US Gov. Debt — 2024 Aralık)</a><br> ∘ <a href="#aca5">Öne Çıkan Ürünler:</a><br>· <a href="#0de5">ABD Dışındaki Devlet ve Şirket Tahvilleri (Non-US Gov. &amp; Corp. Debt — 2024 Nisan)</a><br> ∘ <a href="#7097">Öne Çıkan İhraçlar:</a><br>· <a href="#81ce">Emtialar (Commodities — 2024 Aralık)</a><br> ∘ <a href="#1ab9">Öne Çıkan Ürünler:</a><br>· <a href="#5ca0">Halka Açık Hisseler (Public Equities — 2024 Aralık)</a><br> ∘ <a href="#42b2">Öne Çıkan Ürünler:</a><br>· <a href="#90ae">RWA Dünyası için 2025 Beklentileri (Referans: Tokenized Asset Coalization Report)</a><br>· <a href="#2312">TON Blokzinciri ve Telegram</a><br>· <a href="#9cc8">Regülasyonel Gelişmeler</a><br>· <a href="#a710">ETF’ler</a><br>· <a href="#611c">Merkez Bankası Dijital Paraları (CBDC’ler)</a><br>· <a href="#cf3e">Wells Uyarıları</a><br>· <a href="#d5cd">Trump</a><br>· <a href="#aa16">2025 İçin İzleme Listesi</a><br>· <a href="#529f">MegaETH</a><br>· <a href="#03e7">Monad</a><br>· <a href="#7ecc">Unichain</a><br>· <a href="#8f58">Citrea</a><br>· <a href="#8171">Based Rolluplar ve Native Rolluplar</a><br>· <a href="#bd19">DLMM’ler (Kesikli Likidite Piyasa Yapıcılar) — Drift &amp; Meteora</a><br>· <a href="#4a3e">Peki DLMM’nin farkları neler?</a><br>· <a href="#1879">Yeni Nesil Stabil Kripto Paralar — Ethena</a></p><h3>Bitcoin</h3><h3>Genel Bakış</h3><p>Bitcoin raporumuzun da ilk başlığı haline getirmek adına gerçekten güzel bir 2024 yılı geçirdi. Birçok kez değer olarak tüm zamanların en yüksek değerine ulaştı ve ayrıca büyük finans kuruluşlarının odağı haline tekrardan geldi. 2024 ABD seçimlerinin önemli bir odak noktası haline gelmeyi başardı. Regülatif anlamda pozitif gelişmeler elde edip ETF girişlerinde yıl boyunca pozitif göstergeler sundu. Aynı zamanda Bitcoin’i farklı enstrümanlar içerisinde alım-satımını gerçekleştirmeye yönelik ürünler ortaya çıkarken Bitcoin’i temel alan birçok Layer-2 çözümü de 2024 yılı içerisinde görme şansı elde ettik.</p><h3>Bitcoin, ETF’ler Sayesinde mi Tüm Zamanların En Yüksek Fiyatında (ATH)?</h3><p>Bitcoin’in fiyatı, 2024 yılının ilk çeyreğinde Ocak ayı başlarında Bitcoin ETF onayının duyurulmasıyla yaklaşık 40.000 dolardan tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 75.000 dolara yükseldi. Takip eden aylarda 50.000 ile 70.000 dolar arasında dalgalandıktan sonra, Trump’ın seçim zaferinin ardından Bitcoin, Aralık ayı başında ilk kez 100.000 doların üzerine çıkarak yeni bir rekor kırdı. BTC’nin kripto piyasasındaki piyasa değeri hakimiyeti yıl boyunca yaklaşık %55’e yükseldi.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*1bmYSDuSrXE9SRER" /><figcaption>Bitcoin Fiyatının 2024 Boyunca Değişimi Kaynak: <a href="https://www.tradingview.com/chart/tfU0nA76/?symbol=BITSTAMP%3ABTCUSD">TradingView</a></figcaption></figure><p>2024 yılında Bitcoin ETF tarafı fiyatın hareketlenmesi adına çarpıcıydı. Büyük ölçüde net alıcı konumunda olan kurumlar oldu; yalnızca Nisan ayında net çıkışlar görüldü. Özellikle, Grayscale’in GBTC’sindeki net çıkışlar dikkat çekiciydi.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*iGjEAx2v12PZENdt" /><figcaption>Bitcoin ETF Giriş ve Çıkışları Kaynak: <a href="https://dune.com/queries/3462777/5820292">https://dune.com/queries/3462777/5820292</a></figcaption></figure><p>ETF sağlayıcıları şu anda 1.1 milyonun üzerinde BTC tutuyor. En büyük iki sahip ise sırasıyla toplamın %45’ini elinde bulunduran BlackRock ve %19’unu elinde bulunduran Grayscale. BTC’deki yüksek volatilite seviyelerine ve yılın büyük bölümünde durgun fiyat artışına rağmen, yönetim altındaki varlıkların (AUM) büyümesi devam etti. Bu, kurumsal talebin olumlu bir göstergesi. ETF girişleri, Ekim ve Kasım aylarında kritik bir şekilde artış gösterdi ve Kasım yılın en yüksek net giriş ayı olarak kaydedildi.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*YILo-rX57ayyAzNe" /><figcaption>Bitcoin ETF Sağlayıcıları elindeki BTC’ler Kaynak: <a href="https://dune.com/queries/3462777/5820292">https://dune.com/queries/3462777/5820292</a></figcaption></figure><h3>2024’te Ordinals ve Runes’lar</h3><p>2024 yılı boyunca Bitcoin ağında geleneksel işlemlerin ötesine geçen yenilikçi işlem türlerinin yükselişi dikkat çekici bir şekilde öne çıktı. Ordinals protokolü, Bitcoin UTXO’larını (harcanmamış işlem çıktıları) kullanarak bireysel Satoshi’leri farklı bir şekilde ele almayı mümkün kıldı ve bu yenilik, Bitcoin üzerinde yazıtlar (Inscription’lar) gibi dijital varlıkların oluşmasını sağladı. Ordinals ve yazıtlar etrafındaki bu yenilik dalgası, BRC-20 ve runes gibi değiştirilebilir token standartlarının gelişimini tetikledi. Bu yeni işlem türleri, Bitcoin ağındaki işlem hacmini artırarak günlük toplam işlem sayısında %70’lik bir artış sağladı.</p><p>Grafik verileri de bu eğilimleri destekler nitelikte. 2023 yılının sonlarında düşük seviyelerde seyreden bu alternatif işlemler, 2024 yılında istikrarlı bir yükseliş trendi yakalayarak Bitcoin ağına yeni bir dinamizm kazandırdı. Özellikle yazıtlar ve runes, ağ üzerinde hem kullanıcı aktivitelerini artırdı hem de işlem ücretlerini yaklaşık %40 oranında yükseltti. Bu artış, Bitcoin’in yalnızca bir değer transfer protokolü olmaktan çıkarak daha geniş bir ekosistemi destekleyen bir altyapıya dönüştüğünü işaret ediyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*rpNg8jVAsnIcY12i" /><figcaption>Bitcoin Ağında Farklı İşlem Türlerinin Kıyası Kaynak: Dune Analytics — @murchandamus</figcaption></figure><p>Ethereum üzerindeki ERC-20’lere benzer şekilde ortaya çıkartılan Runes protokolü Bitcoin için yeni bir değiştirilebilir token standardı 2024 yılında ciddi bir ivme kazandı. Ordinals gibi, Runes da BTC üzerinde oluşturuluyor ancak bu kez yaratıcılar birimlerin bölünebilir olmasına izin verebiliyordu. Bunun sonucunda, ilk kez Bitcoin ana ağında alt tokenlar ortaya çıkmış denilebilir. 2024 yılı boyunca birçok Runes tipi tokenin yüksek değerlemelere ulaşarak bunu devam ettirdiğini gözlemleyebilmek mümkün olmuştur.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*KXbY-EqbrOHK7wga" /><figcaption>Piyasa Değerlerine Göre Öne Çıkan Runes’lar Kaynak: <a href="https://www.coingecko.com/en/categories/runes">CoinGecko</a></figcaption></figure><h3>Bitcoin’in Yeni Katmanları</h3><p>2023 sonu ve 2024 başı itibariyle Bitcoin’in daha katmanlı/modüler bir altyapı haline getirilmesi tartışmaları tekrardan ortaya çıktı.</p><p>Bir Layer 2&#39;nin temel katmana (Layer 1) doğrulama ve anlaşmazlık çözümü için veri sağlaması, ek güvenlik varsayımları içermemesi ve varlıkların temel katmana tek taraflı olarak çekilmesine olanak tanıması gerekir. Ancak, Bitcoin’in mevcut işlem kodları bu şartları sağlayamadığı için, Bitcoin L2 olduğunu iddia eden zincirler gerçekte L2 olarak nitelendirilemez. Hatta Ethereum L2’leri bile sıkı bir tanım çerçevesinde bu kriterleri tam anlamıyla karşılayamaz. Lightning Network, bu tanıma uyan tek Bitcoin çözümü olarak kabul edilirken, diğer çözümler genelde “Bitcoin genişletme katmanları” olarak adlandırılmaktadır.</p><p>2024 yılı içerisinde hem kullanımları itibariyle hem de geliştirmeleriyle önemli yol kat eden yeni Bitcoin katmanları</p><ul><li>$BTC için yeni kullanım alanları ve daha likit DeFi fırsatları sunan projeler</li><li>“Custodial” ve “Trust-Minimized” köprü çözümleri</li><li>Ethereum L2’lerine benzer yapıdaki yürütme katmanları olarak söylenebilir.</li></ul><h3>Öne Çıkan Bitcoin Temelli Gelişmeler</h3><h3>Babylon</h3><p>Babylon, BTC’yi diğer PoS zincirlerinde “uzaktan stake edilen” bir varlık olarak kullanmayı amaçlayan yenilikçi bir mekanizma sunar. Kullanıcılar, kendi kendine saklama yöntemiyle BTC’lerini kilitler ve belirli bir süre boyunca bu BTC’leri PoS zincirlerini güvence altına almak için kullanabilirler. Bunun sonucunda, kullanıcılar BTC’lerinden getiri elde edebilir. Ancak bu mekanizma, uygulama karmaşıklığı ve slashing (ceza kesme) mekanizmalarının hâlâ tam olarak uygulanmamış olması gibi zorluklarla karşı karşıyadır.</p><h3>Build on Bitcoin (BOB)</h3><p>BOB, başlangıçta Ethereum üzerinde çalışan bir <strong>Optimism tabanlı rollup</strong> olarak başladı. Ancak, gelecekte Bitcoin ile uyumlu olacak şekilde evrilmeyi hedefliyor. Zaten bu yüzden kendilerini “hibrit” rollup olarak tanımlıyorlar. Proje, dört aşamalı bir yol haritasına sahiptir:</p><ol><li>Ethereum rollup’ı olarak başlamak.</li><li>Bitcoin’in birleşik madenciliğini (merged mining) kullanarak Bitcoin’in güvenliğinden faydalanmak.</li><li>BitVM’i kullanarak Bitcoin üzerinde işlemleri gerçekleştirmek.</li><li>ZK kanıtlarının Bitcoin’de doğrulanmasını sağlayacak işlem kodlarının eklenmesinden sonra tam uyum sağlamak.</li></ol><h3>Botanix</h3><p>Botanix, yenilikçi bir mekanizma olan <strong>Spiderchain</strong> ile dikkat çekiyor. Bu sistem, Bitcoin üzerinde kullanıcıların fonlarını güvence altına alan bir rolling multisig (dönen çoklu imza) tasarımı sunuyor. Botanix ayrıca EVM uyumlu bir zincir olarak, kullanıcıların BTC’lerini daha geniş bir uygulama ekosisteminde kullanmalarına olanak tanıyor.</p><h3>Citrea</h3><p>Citrea, Bitcoin üzerinde ZK rollup’lar oluşturmayı hedefliyor. Ancak Bitcoin mevcut durumda ZK kanıtlarını doğrulama kapasitesine sahip olmadığı için, proje bu kanıtları işlemek için geçici olarak BitVM’den yararlanıyor. Farklılık sunduğu nokta ise ZK kanıtları ile “trust-minimized” bir köprüleme sunması ve aynı zamanda Bitcoin’in güvenilirliğini baz alan bir kanıt ortamı sunmasıdır. Citrea’nın nihai hedefi, Bitcoin’e daha fazla ölçeklenebilirlik ve onaylanabilir programlanabilirlik ortamı kazandırmaktır.</p><h3>Mezo</h3><p>Mezo, kendisini Bitcoin’in “ekonomik katmanı” olarak tanımlıyor ve BTC’yi finansallaştırmayı hedefliyor. Mezo, kullanıcıların BTC’lerini staking yoluyla gelir elde etmelerine, gas ücretlerini BTC ile ödemelerine ve yerel bir stablecoin (mUSD) kullanmalarına olanak tanıyor. Ayrıca, kullanıcı deneyimini iyileştirmek için özel bir cüzdan ve entegre bir on/off-ramp çözümü sunuyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*dVJmkanNhXni133A" /><figcaption>Mezo Üzerindeki Toplam Kilitli Varlık, Kaynak: <a href="https://defillama.com/">DefiLlama</a></figcaption></figure><h3>2025 Tahminleri</h3><p>Bitcoin ETF girişleri büyük ölçüde beklentileri aştı ve zamanla kurumların günlük BTC fiyat hareketlerinin birincil itici gücü haline gelmesi muhtemel görünüyor. Microstrategy, merkezi (CEX) veya merkeziyetsiz borsalardaki (DEX) sürekli türev işlem yapanlardan farklı olarak; ETF’ler kaldıraç kullanmadan spot Bitcoin alımı yapıyor. Kurumlardan gelen daha düzenli ve istikrarlı spot girişler, zamanla kaldıraç odaklı refleksif fiyat hareketlerini azaltarak Bitcoin’in bir varlık olarak olgunlaşmasına yardımcı olabilir.</p><p>Düzenleyici cephede ise yeni Trump yönetimi kripto ve Bitcoin’e karşı olumlu bir tutum sergiledi. Bu, önceki Biden ve Harris yönetimine kıyasla dramatik bir ton değişikliğini temsil ediyor. Konuyla ilgili önceki değerlendirmelerinde, Trump’ın seçim kampanyasında Bitcoin ile ilgili verdiği şu sözlere dikkat çekmişti:</p><ul><li>Düzenleyici reformları tasarlamak için bir Bitcoin ve kripto başkanlık konseyi oluşturmak.</li><li>Bitcoin madenciliğinin ABD’de devam etmesini sağlamak.</li><li>ABD’yi dünyanın “Kripto Başkenti” yapmak.</li><li>Bitcoin işlemlerinde sermaye kazanç vergilerini kaldırmak.</li><li>ABD’nin merkez bankası dijital para birimi (CBDC) çıkmamasını sağlamak.</li></ul><p>Birçok analistin, araştırma şirketinin ve yatırımcının pozitif yöndeki fiyat beklentileri ve regülatif zeminin dışında ise teknolojik anlamda da Bitcoin için heyecan verici bir doğrultu daha mevcut. 2025 içerisinde, geçtiğimiz yıldaki geliştirmelerin öğretisiyle daha fazla yenlilik elde edilecektir. <strong>OP_CAT</strong> işlem kodu, Bitcoin’in programlanabilirliğini artırarak dinamik emanet (escrow) sistemleri, atomik takaslar ve çeşitli DeFi uygulamalarını destekleyecek bir temel sunar. Taproot ve SegWit gibi geçmişteki iyileştirmelerden ilham alarak, BIP-420’nin Bitcoin’in ölçeklenebilirliğini ve kullanım alanlarını genişletmesi bekleniyor.</p><h3>Ethereum</h3><h3>Öne Çıkan Güncellemeler</h3><p>Ethereum, kripto dünyasında araştırma ve inovasyonun öncüsü olarak konumunu pekiştirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, 2024 itibariyle de protokol seviyesinde yenilikçi adımlar atıldı. Bu bölümde, <strong>Ethereum ekosisteminin teknik altyapısını güçlendiren en dikkat çekici teklifleri (EIP’ler) ve geliştirmeleri</strong> derinlemesine inceleyeceğiz. 2024’te Ethereum’un <strong>yeni ölçekleme çözümleri, doğrulayıcı optimizasyonları ve verimlilik odaklı değişikliklerle </strong>donatılmış güncellemeler sayesinde nasıl bir yöne evrildiğini ve gelecekte hangi rotayı izleyeceğini birlikte keşfedeceğiz. Hazırsanız, Ethereum’un geleceğine doğru bir adım atalım.</p><h3>PeerDAS</h3><p>Ethereum’un ölçeklenme sürecinde önemli bir dönüm noktası olan PeerDAS, ağın veri işleme kapasitesini artırırken düğümler üzerindeki yükü önemli ölçüde hafifletmeyi hedefliyor. EIP-4844 ile Ethereum’a eklenen <strong>blob</strong> adı verilen veri paketleri, rollup’lar için düşük maliyetli veri depolama imkanı sunarak işlem maliyetlerini düşürdü. Ancak mevcut yapıda her bir düğüm, bu blob’ların tamamını indirip saklamak zorunda. Bu durum, blok başına blob sayısının 3 ila 6 arasında sınırlanmasına neden oluyor.</p><p>PeerDAS’in devreye girmesiyle birlikte bu veri yükü önemli ölçüde azalacak. Her bir düğümün bütün blob’u indirmektense blob’un yalnızca 8 küçük parçasını örneklemesi yeterli olacak ve bu da bant genişliği ihtiyacını <strong>8/128</strong> oranında, yani <strong>%6,25</strong> seviyesine kadar düşürecek. Şu anki sistemde her düğüm 1 MB’lık blob verisinin tamamını saklamak zorundayken, PeerDAS sayesinde bu zorunluluk ortadan kalkacak ve <strong>daha az depolama alanı</strong> gerekecek. Blobların düğümlerde sadece 2 hafta civarı bir süre için kaldığını düşündüğümüzde elde edilen depolama alanının düğümün toplam boyutuna kıyasla çok bir avantajı olmasa da düğüm işletmeyi daha erişilebilir kılarak ağın merkeziyetsiz yapısını güçlendireceği söylemek yanlış olmaz.</p><p>Ayrıca, PeerDAS’in sunduğu düşük bant genişliği kullanımı, <strong>daha hızlı doğrulama süreçleri</strong> ve <strong>daha esnek depolama gereksinimleri</strong> sayesinde Ethereum ağı genelinde önemli performans artışları sağlanacak. Bant genişliği ve depolama yükündeki azalma, blok başına blob sayısının artırılmasını da mümkün kılabilir. Bu, her ne kadar bireysel düğümler üzerinde çok küçük bir ek yük oluştursa da <strong>ikincil katman (Layer-2) çözümlerinin işlem hacmini ciddi şekilde artırarak</strong> Ethereum’un genel verimliliğini yükseltecek.</p><p>Sonuç olarak PeerDAS, Ethereum ekosisteminde <strong>hem işlem maliyetlerini düşürmek hem de veri işleme kapasitesini artırmak</strong> için kritik bir araç olarak öne çıkıyor. Ethereum’un veri yükü sorununa yönelik bu pratik ve verimli çözüm, ağı <strong>daha ölçeklenebilir, güvenli ve hızlı</strong> bir yapıya kavuşturacak.</p><h3>EVM Object Format (EOF)</h3><p>Ethereum ağı, dünya genelinde milyonlarca kullanıcının ihtiyaçlarına yanıt verirken, akıllı kontratların çalıştırılması ve yönetiminde çeşitli verimlilik sorunlarıyla yüzleşmekte. Akıllı kontratlar, kullanıcıların belirli işlemleri gerçekleştirmesine olanak tanıyan kod parçalarıdır. Bu kod parçaları, çalıştırılmadan önce ve her işlem sırasında sürekli olarak doğrulama süreçlerinden geçmek zorunda. Örneğin, bir kontrat çalıştırıldığında Ethereum ağı, kodun güvenli olup olmadığını ve doğru çalışıp çalışmayacağını kontrol eder. Bu süreç her işlemde tekrarlandığı için ağ üzerinde ek bir yük oluşturur ve işlemleri hem daha yavaş hem de daha pahalı hale getirir.</p><p>Mevcut durumda, Ethereum’un kullandığı sistemde bu kodların herhangi bir standart yapısı yok. Kod ve veri birbirine karışmış halde çalıştığından, ağ her seferinde hangi kısmın kod, hangi kısmın veri olduğunu anlamaya çalışmak zorunda kalıyor. Bu; sistemi daha karmaşık hale getirirken, işlemleri yavaşlatıyor ve gaz maliyetlerini artırıyor.</p><p><strong>Ethereum Object Format (EOF)</strong>, bu sorunları çözmek için geliştirilmiş bir yeniliktir. EOF, akıllı kontratların sistemde nasıl düzenlendiğini ve çalıştırıldığını daha verimli hale getiren bir yapılandırma sistemi sunar. Bunun temelinde, kontratları daha düzenli bir formata sokma fikri yatar. EOF ile, bir kontratın kodu ve verisi birbirinden ayrılarak ayrı bölümlerde saklanır. Bu sayede Ethereum ağı, bir kontrat yüklenirken tüm doğrulama işlemlerini yalnızca bir kez yapar ve bu bilgiler daha sonra işlem sırasında yeniden kullanılabilir.</p><p>Örneğin, normalde Ethereum ağı, bir kontratın belirli bir komutun geçerli olup olmadığını anlamak için her seferinde bu komutu kontrol ederdi. EOF sayesinde bu kontrol işlemi yalnızca kontrat yüklenirken yapılır ve sonrasında bu bilgiler hazır bir şekilde saklanır. Bu da işlemlerin daha hızlı tamamlanmasını ve kullanıcıların daha az işlem ücreti ödemesini sağlar.</p><p>EOF ayrıca geliştiricilere daha düzenli bir çalışma ortamı sunar. Bir kontratın hangi kısmının kod, hangi kısmının veri içerdiği artık açıkça tanımlandığı için geliştiriciler kodlarını daha kolay yönetebilir ve olası hataları daha hızlı tespit edebilir. Bunun yanı sıra, EOF’un sunduğu sürüm kontrolü özelliği, Ethereum ağında yapılan güncellemelerin daha kolay entegre edilmesine olanak tanır. Eski ve yeni kontratlar arasındaki uyumluluk sorunlarını ortadan kaldırarak, ağın daha esnek bir şekilde gelişmesini sağlar.</p><p>Sonuç olarak EOF, Ethereum’un mevcut problemlerine etkili bir çözüm sunarken, ağı daha verimli, daha hızlı ve kullanıcı dostu hale getirme yolunda önemli bir adım atıyor. Akıllı kontratların düzenlenmesi ve çalıştırılmasındaki bu yenilik, Ethereum’un gelecekteki büyüme ve ölçeklenme hedeflerini destekleyen kritik bir iyileştirme olarak öne çıkıyor.</p><h3>EIP-7691: Blob Throughput Increase</h3><p>Bu raporda daha önce PeerDAS’in Ethereum’a neler kazandırabileceğinden bahsetmiştik. Hatırlarsanız, PeerDAS ile her düğümün tüm blobları indirmek yerine yalnızca belirli veri parçalarını saklaması sağlanıyordu. Bu sayede hem ağ üzerindeki depolama hem de bant genişliği yükü ciddi şekilde azalıyor ve bu da blok başına daha fazla blob eklenmesini mümkün hale getiriyor. Şu an Ethereum’da blok başına blob sayısı <strong>3 ile 6 arasında</strong> sınırlandırılmış durumda, çünkü düğümlerin her bir blob’u tamamen indirip saklaması gerekiyor.</p><p>Şimdi gelelim <strong>EIP-7691</strong>’e. Bu öneri, Ethereum’un mevcut blob kapasitesini artırmayı hedefliyor ve bunu yaparken ağın istikrarını korumayı önceliyor. Dencun güncellemesinden sonra yapılan testler ve analizler gösteriyor ki, Ethereum ağı mevcut haliyle stabil ve daha fazla blob kapasitesine uyum sağlayabilir durumda. EIP-7691 ile hedef, blok başına hedeflenen blob sayısını <strong>6’ya</strong>, maksimum blob sayısını ise <strong>9’a</strong> çıkarmak. Bu da özellikle <strong>rollup’lar gibi Layer-2 çözümlerinin</strong> performansını ciddi şekilde artırabilir, çünkü bu sistemler Ethereum’un veri kapasitesine doğrudan bağımlı.</p><p>Bu önerinin bir diğer güzel yanı da işlem ücretlerini optimize edecek şekilde tasarlanmış olması. Örneğin, tam blob doluluğunda işlem ücretleri yaklaşık <strong>%8.2</strong> artarken, blob sayısının düşük olduğu durumlarda bu ücretler <strong>%14,5</strong> oranında azalacak. Böylece ağdaki yük daha dengeli bir şekilde dağıtılabilecek.</p><p>Kısacası, EIP-7691 kısa vadede Ethereum’un veri kapasitesini artırırken, PeerDAS ile uzun vadede bu kapasiteyi daha da esnek bir şekilde kullanmamıza olanak sağlayacak. Bu tür geliştirmeler, hem Ethereum’un ölçeklenebilirlik hedeflerine ulaşmasını hızlandıracak hem de kullanıcılar için daha düşük maliyetli ve hızlı bir ağ sunacak.</p><h3>Doğrulayıcı Geliştirmeleri</h3><p>Ethereum ağı, doğrulayıcıların verimliliğini artırmak ve kullanıcı deneyimini geliştirmek adına önemli değişikliklere ev sahipliği yapıyor. Bu doğrultuda, EIP-7251, EIP-7002 ve EIP-7685 gibi geliştirmeler, hem teknik altyapıyı güçlendirmek hem de stake sürecini daha esnek ve kullanıcı dostu hale getirmek için tasarlandı.</p><h4>EIP-7251: Stake Limitinin Arttırılması</h4><p>EIP-7251 ile başlayalım. Bu öneri, doğrulayıcıların <strong>stake limitini</strong> artırmayı hedefliyor. Şu anda bir doğrulayıcı, maksimum 32 ETH ile sınırlı bir stake işlemi gerçekleştirebiliyor. Bu durum, büyük stake sağlayıcılarının çok sayıda doğrulayıcı işletmek zorunda kalmasına yol açıyor. EIP-7251 ile bu limit <strong>2048 ETH’ye</strong> çıkarılacak. Böylece büyük doğrulayıcılar, daha az sayıda doğrulayıcı ile operasyonlarını kolaylaştırabilecek, küçük doğrulayıcılar ise daha esnek miktarlarda stake ederek bileşik ödüllerden faydalanabilecek. Bu değişiklik, ağın performansını artırırken gereksiz yükleri de ortadan kaldırıyor.</p><h4>EIP-7002: Execution Layer Triggerable Withdrawals</h4><p>EIP-7002, stake sürecindeki bir başka önemli problemi çözmeyi amaçlıyor. Şu anki sistemde, stake edilen ETH üzerinde kontrol, <strong>aktif anahtar</strong> adı verilen bir tür cüzdanla sağlanıyor. Bu anahtarlar, doğrulama işlemleri sırasında aktif rol oynarken aynı zamanda çekim ve çıkış işlemlerini de kontrol ediyor. Ancak bu durum, aktif anahtarın kaybolması veya kötü niyetli bir şekilde kullanılması durumunda büyük riskler oluşturabiliyor. EIP-7002, bu sorunu çözmek için doğrulayıcıların çekim anahtarı adı verilen ikinci bir anahtarı devreye sokuyor. Çekim anahtarı, stake edilen ETH üzerinde nihai kontrol sahibi olan bir anahtar türü. Bu güncelleme sayesinde kullanıcılar, aktif anahtar kaybolsa bile stake edilen fonlarına erişebilecek ve daha güvenli bir stake deneyimi yaşayacak.</p><h4>EIP-7685: Doğrulayıcı Katılımlarının Execution Layer’a Taşınması</h4><p>EIP-7685 ise tüm bu süreçlerin daha sorunsuz ve entegre bir şekilde çalışmasını sağlayan genel bir altyapı sunuyor. Akıllı kontratlarla yönetilen staking havuzlarının giderek popüler hale gelmesiyle birlikte, doğrulayıcı çekimleri (EIP-7002) ve stake konsolidasyonları (EIP-7251) gibi işlemlerin daha kolay bir şekilde işlenmesi gerekti. EIP-7685, konsensüs katmanında başlatılan bu tür taleplerin yürütme katmanına aktarılmasını sağlayan bir çerçeve sunuyor. Bu, protokolün talepleri depolayıp düzenli bir şekilde işlemesine olanak tanıyor ve böylece doğrulayıcı işlemleri daha verimli hale geliyor.</p><p>Bu üç EIP, birlikte çalışarak Ethereum’un stake sürecini daha güvenli, esnek ve verimli hale getiriyor. EIP-7251 büyük doğrulayıcıların iş yükünü azaltırken, EIP-7002 kullanıcı fonlarını koruyor ve EIP-7685 tüm bu işlemleri destekleyen güçlü bir altyapı sunuyor. Bu yenilikler, Ethereum’un ölçeklenebilirlik ve kullanıcı dostu olma hedeflerine ulaşmasına önemli bir katkı sağlayacak.</p><h3>Beam Chain Güncellemesi</h3><p>Ethereum, genellikle geliştirici topluluğunda sağlamlık ve güvenlik açısından övgü toplarken, geliştirme hızları bakımından daha yavaş bir zincir olarak görülmektedir. Bu durum, özellikle yüksek hızlı inovasyon ve ölçeklenebilirlik odaklı rakip zincirler, örneğin Solana gibi, karşılaştırıldığında belirgin hale gelmektedir. Ancak Ethereum araştırmacılarından Justin Drake, bu sene içerisinde Tayland’da yapılan Devcon’da yaptığı sunumla birlikte bu algıya meydan okumak ve Ethereum’un en azından consensus katmanındaki geliştirmeler sürecinde yeni bir yaklaşım sunmak amacıyla <strong>Beam Chain</strong> adlı bir çözüm önerisi geliştirmiştir.</p><p><strong><em>Beam Chain teklifinin öngördüğü geliştirme düzeni:</em></strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*n8SuR033dle65wUL" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://www.youtube.com/watch?v=Gjuenkv1zrw&amp;t=1310s">Justin Drake’in sunumu</a></figcaption></figure><p>2024 yılında gerçekleşen Devcon etkinliğinde Justin Drake’in yaptığı <strong>Beam Chain sunumu</strong>, konferansın en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Drake’in önerisi, Ethereum’un mevcut konsensüs katmanında yapılacak değişikliklerin, yıllık ve tekil güncellemeler yerine <strong>bir seferde ve kapsamlı bir şekilde gerçekleştirilmesini</strong> içeriyor. Ethereum’un geliştirme kültürü, ağın sağlamlığını korumak ve olası teknik riskleri en aza indirmek amacıyla her yıl bir büyük değişiklik yapmayı hedefler. Ancak bu yaklaşım, zincirin geliştirme hızını sınırlamakta ve rakip zincirlere kıyasla yavaş bir ilerleme ortaya çıkarmaktadır. İşte <strong>Beam Chain</strong>, bu sınırlamaları aşmak için devrim niteliğinde bir çözüm sunmaktadır.</p><p>Beam Chain, Ethereum’un mevcut <strong>Beacon Chain yapısını</strong> tamamen yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. Bu öneriyle, Ethereum’un konsensüs katmanında aynı anda birden fazla büyük değişiklik yapılacak. Örneğin, mevcut SHA256 karma fonksiyonlarının <strong>Poseidon gibi zk-dostu hash fonksiyonlarıyla değiştirilmesi</strong>, ağın <strong>zk-proof teknolojileriyle uyumlu hale gelmesini</strong> ve daha az işlem maliyetiyle daha yüksek doğrulanabilirlik sağlamasını mümkün kılacak. Ayrıca, Beam Chain’in bir diğer önemli unsuru, ağın kuantum güvenliğini artırmak amacıyla <strong>hash tabanlı imzalar</strong> ve <strong>hash tabanlı SNARK’lar</strong> gibi post-kuantum teknolojileri içermesi. Bu teknolojiler, gelecekteki kuantum bilgisayar tehditlerine karşı Ethereum’u korurken, aynı zamanda ağın uzun vadeli sürdürülebilirliğini ve güvenliğini artıracak.</p><p>Beam Chain’in içerdiği geliştirmelerin Ethereum’un konsensüs katmanına eklemek istediği mekanizmalar sayesinde, binlerce doğrulayıcı imzası tek bir imzaya sıkıştırılabilecek ve bu da ağın veri yükünü önemli ölçüde azaltacak. Aynı zamanda işlem doğrulama hızları artarken, depolama maliyetleri de ciddi şekilde düşecek.</p><p>Sonuç olarak; Beam Chain, Ethereum’un geliştirme sürecinde geleneksel yavaş ama sağlam yaklaşımı yeniden değerlendirerek, birçok büyük değişikliği tek bir adımda gerçekleştirmeyi ve uzun yıllara yayılan geliştirme sürecini adeta bir kısayola dönüştürmeyi hedefliyor. Ancak bu önerinin ancak <strong>2029 yılında hayata geçirilebilecek olması</strong>, topluluk içinde hayal kırıklığı yarattı. Justin Drake, bu vizyonu Ethereum’un inovasyon hızını artırmak ve rakip zincirler karşısında daha rekabetçi bir pozisyona gelmesini sağlamak amacıyla tasarlasa da, topluluğun büyük bir kısmı, bu kadar uzun bir bekleyişin Ethereum’un mevcut hız sorunlarını daha da derinleştirebileceğinden endişe ediyor. Yine de, Beam Chain, Ethereum’un gelecekte daha hızlı, daha ölçeklenebilir ve daha modern bir platform haline gelmesinde önemli bir rol oynayabilecek güçlü bir çözüm önerisi olarak dikkat çekiyor.</p><h3>Blokzincir Üzerindeki Aktivitelerin Analizi</h3><p>2024 yılı Ethereum için oldukça karmaşık bir tablo çizdi. Özellikle yılın sonlarına doğru ekosistemde bir çeşit özgüvensizlik havası hakimdi. “<strong>Acaba Ethereum eski gücünü kaybediyor mu?”</strong> sorusu birçok kişinin aklını kurcaladı. Ama bizce blokzincir üzerindeki verilere bakıldığında bu endişelerin pek de güçlü bir temeli olmadığını söyleyebiliriz. Öyle ki, Ethereum’un bu yılki performansı, hem kullanıcıların hem de geliştiricilerin hala ona güven duyduğunu ve aktif bir şekilde kullandığını gösterir nitelikte. Şimdi gelin, bu yılın Ethereum adına ne ifade ettiğine daha yakından bakalım.</p><p>2024 yılı boyunca Ethereum ağı, yaklaşık <strong>10 trilyon dolarlık işlem hacmi</strong> ile etkileyici bir performans sergiledi. Bu, Ethereum’un hala kripto dünyasının finansal merkezi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. EIP-1559 sayesinde <strong>günlük ortalama 618 ETH’nin yakıldığı</strong> bir yıl geçirdik ve bu, arzın kontrol altında tutulduğunu, hatta deflasyonist bir modelin sürdürülebilirliğine dair güçlü bir işaret olduğunu düşündürüyor. EIP-1559’un önerdiği bu deflasyonist geleceğin, Ethereum ekosistemindeki uzun vadeli planlar açısından da anlamlı olduğu açık.</p><p>Kullanıcı aktivitesi ise Ethereum’un hala geniş bir kitleye hitap ettiğini bize gösteriyor. Yıl boyunca ağa yaklaşık <strong>6 milyon yeni adres</strong> eklendi ve toplam adres sayısı <strong>200 milyon sınırını</strong> aştı. Yeni adreslerin bu kadar fazla olması, kullanıcıların Ethereum’u benimsemeye devam ettiğinin en somut kanıtlarından biri. Bu adreslerin büyük bir kısmının merkeziyetsiz finans (DeFi) ve NFT ekosisteminden gelmesi de dikkat çekici. Çünkü bu, Ethereum’un hâlâ bu iki önemli sektördeki merkezi rolünü koruduğuna işaret ediyor gibi görünüyor. Yani, her ne kadar ekosistemde belirsizlikler olsa da, kullanıcıların Ethereum’dan vazgeçmediğini söyleyebiliriz.</p><p><strong>Peki ya geliştiriciler?</strong></p><p>İşte burada işler daha da ilginç bir hale geliyor. Ethereum adına ne kadar özgüvensizlik söz konusu olsa da bu yıl ağa <strong>2 milyonun üzerinde yeni akıllı kontrat</strong> dağıtıldı. Bu sayı, geliştirici topluluğunun Ethereum’a olan inancını ve ekosistemin canlılığını kanıtlıyor gibi görünüyor. Özellikle bu kontratların büyük kısmının merkeziyetsiz finans (DeFi), oyun ve NFT sektörlerine yönelik olduğu düşünülürse, Ethereum’un hâlâ bir inovasyon merkezi olmayı sürdürdüğünü söyleyebiliriz. Tabii bu büyüme aynı zamanda Ethereum’un altyapısının sağladığı esnekliği ve geliştiricilere sunduğu güçlü araçları da doğruluyor.</p><p>NFT pazarına gelirsek… Burada işler biraz karışık. Yılın büyük bir bölümünde NFT hacmi oldukça durgundu ve eski canlılığını yitirmiş gibiydi. Ama Kasım ayında bir kıpırdanma yaşandı. Yeni koleksiyonların piyasaya sürülmesi ve toplulukların yeniden aktive olması, bu toparlanmanın sebeplerinden biri olarak düşünülebilir. Ancak genel olarak baktığımızda, NFT piyasası önceki zirvelerin hâlâ oldukça gerisinde. Bu da NFT sektörünün yeni zirvelere yelken açması için yeniden bir ivme kazanması gerektiğine işaret ediyor.</p><p>Merkeziyetsiz borsalar (DEX) ise Ethereum’un güçlü yönlerinden biri olmaya devam ediyor. <strong>2024 yılı boyunca DEX’ler üzerinde yaklaşık 1 trilyon dolarlık işlem hacmi</strong> gerçekleşti ve aktif trader sayısı yaklaşık <strong>500 bin civarında</strong> sabit kaldı. Bu veriler, kullanıcıların merkeziyetsiz ticarete olan güvenini ve ilgisini koruduğunu gösteriyor gibi görünüyor. Ayrıca, bu ticaret hacmi, Ethereum’un merkeziyetsiz finans (DeFi) alanındaki baskın rolünü bir kez daha teyit ediyor.</p><p>Ne kadar Ethereum bu konularda iyi ilerlemiş olsa ve bu veriler pozitif gibi gözüküyor olsa da Ethereum’un üzerinde faaliyet gösteren L2’ler için bu durum düşündürücü. Bu noktada Ethereum’un elinde tuttuğu merkeziyetsiz finans (DeFi) ve stablecoin liderliği, L2’ler açısından kullanıcıların hâlâ yeterli hızda olgunlaşamama gibi çeşitli sebeplerle bu platformlara gereken güveni duymadıklarını gösteriyor olabilir. L2’lerin bu güveni kazanmak ve daha büyük kullanıcı kitlelerini kendine çekmek için hem altyapısal hem de kullanıcı deneyimi odaklı iyileştirmelere ihtiyacı olduğu açık gibi görünüyor.</p><p>Son olarak stablecoin piyasasına baktığımızda, Ethereum’un burada da gücünü koruduğunu görüyoruz. Ağ üzerindeki <strong>stablecoin piyasa değeri 100 milyar doları aştı</strong> ve özellikle USDC ile USDT gibi büyük oyuncuların dominasyonu dikkat çekiyor. Stablecoinlerin bu denli yaygınlaşması, Ethereum’un finansal işlemler için tercih edilen bir platform olmaya devam ettiğini kanıtlar nitelikte.</p><p>Sonuç olarak, 2024 yılı Ethereum için inişli çıkışlı bir yıl oldu. Ancak blokzincir üzerindeki veriler, ekosistemdeki özgüvensizliklere rağmen Ethereum’un güçlü bir altyapı, geniş bir kullanıcı tabanı ve aktif bir geliştirici topluluğu sayesinde dimdik ayakta kaldığını gösteriyor gibi görünüyor. Tabii ki bazı zayıflıklar var, özellikle NFT piyasasında toparlanma ihtiyacı oldukça açık. Ama genel olarak, Ethereum’un geleceğe yönelik umut verici bir tablo çizdiğini söylemek yanlış olmaz.</p><h3>İkincil Katmanların Performansı ve Likiditenin Transferi</h3><p>2024 yılı, Ethereum ekosistemi için önemli bir dönüm noktası oldu. Özellikle <strong>Dencun Güncellemesi</strong> ile birlikte devreye alınan <strong>Blob’lar</strong>, Ethereum’un teknik altyapısında hem ölçeklenebilirlik hem de verimlilik açısından ciddi dönüşümler sağladı. Blob’lar, Ethereum’un normal bloklarına eklenen ve yalnızca Rollup’ların ihtiyaçlarını karşılamak üzere özelleştirilmiş veri alanları olarak düşünülebilir. Bu özellik, Rollup’ların artık kullanıcılarla aynı blok alanını paylaşmak zorunda kalmadan işlem yapabilmelerine olanak tanıdı ve Ethereum’un kapasitesini artırdı.</p><p>Blob’ların getirdiği bu yenilik sayesinde Ethereum, yalnızca <strong>56 Rollup’a</strong> ev sahipliği yapmakla kalmadı, aynı zamanda Rollup işlemlerini daha ucuz hale getirerek kullanıcı deneyimini önemli ölçüde geliştirdi. Ethereum’un bu yeni altyapısı, ağın ölçeklenebilirlik sorunlarına doğrudan bir yanıt niteliğindeydi ve daha fazla işlem kapasitesine olanak tanıyarak büyümeyi destekledi. Ancak, bu teknolojinin ekonomik etkileri, topluluk içinde bazı tartışmaları da beraberinde getirdi.</p><h3>Ekonomik Etkiler: Rolluplar Simbiyotik mi Parazitik mi?</h3><p><strong><em>Ethereum “veri tiplerine” tarihsel bazda ödenen ücretler:</em></strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*L6NjamhOJSuwsySd" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://www.growthepie.xyz/">growthepie.xyz</a></figcaption></figure><p>Blob’ların devreye girmesiyle birlikte Ethereum’un gelir modeli üzerinde bazı değişiklikler gözlemlendi. Daha önce Rollup’lar ve kullanıcılar aynı blok alanı için yarışırken, bu yarış Ethereum’un ana gelir kaynağını oluşturuyordu. Ancak Blob’ların devreye alınması, Rollup’ları kullanıcıların veri alanından ayrı bir alana taşıdı ve bu da Ethereum’un <strong>calldata</strong> olarak bilinen veri ücretlerinde ciddi bir düşüşe neden oldu.</p><p><strong><em>Rollup’ların Ethereum’a tarihsel bazda ödediği “gas fee” ücretleri:</em></strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*6lNK20ekWs7lHs03" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://www.growthepie.xyz/">growthepie.xyz</a></figcaption></figure><p>Rollup’ların Ethereum’a ödediği miktarın görselleştirildiği grafiğe bakıldığında, Rollup’ların Ethereum’a ödediği toplam ücretlerin 2023 yılı boyunca dalgalı bir seyir izlediği ancak Dencun geliştirmesinin canlıya alınması ile birlikte 13 Mart sonrası Ethereum’un gelirinin birden bire çok düşük seviyelere gerilediği görülüyor. Blob’lar, Ethereum’un teknik kapasitesini artırırken ekonomik açıdan bakıldığında işte tam da bu sebeple topluluk için yeni soruları gündeme getirdi. Ethereum topluluğunda, Rollup’ların ağ için <strong>simbiyotik mi yoksa parazitik mi</strong> olduğu sorusu yeniden tartışılmaya başlandı. Çünkü Rollup’lar sayesinde ağın kullanıcı tabanı genişlerken, bu genişleme Ethereum’un gelir modeli üzerindeki baskıyı artırdı. Bu durum, Ethereum’un uzun vadeli ekonomik sürdürülebilirliği için denge arayışını bir kez daha ön plana çıkardı.</p><h3>Rollupların Büyümesi ve Aktivitesi</h3><p>Her ne kadar ekonomik etkiler tartışma konusu olsa da, Blob’ların Rollup’lar üzerindeki pozitif etkisi göz ardı edilemez. 2024 yılı sonunda Ethereum, <strong>56 Rollup</strong> ve <strong>70 Validium/Optimium çözümüne</strong> ev sahipliği yaparak ölçeklenebilirlik açısından etkileyici bir büyüme kaydetti. Rollup’lar, yalnızca Ethereum’un işlem kapasitesini artırmakla kalmadı, aynı zamanda toplamda güvence altına alınan değerin neredeyse iki katına çıkarak <strong>50 milyar dolara</strong> ulaşmasını sağladı. Bu, Rollup’ların yalnızca Ethereum’un teknik altyapısını değil, aynı zamanda ekonomik ekosistemini de nasıl güçlendirdiğini ortaya koyuyor.</p><p>Ethereum üzerindeki <strong>Layer-2 aktivite metriği (UOPS)</strong>, yıl boyunca önemli bir artış göstererek toplamda <strong>319,01 UOPS’ye</strong> ulaştı. Bu, Rollup’lar sayesinde Ethereum’un işlem kapasitesinin ana ağına kıyasla defalarca katlandığını gösteriyor. Bu metrikler, kullanıcıların Rollup’lara olan güveninin arttığını ve Ethereum’un merkeziyetsiz finans (DeFi) ekosistemindeki rolünü pekiştirdiğini ortaya koyuyor.</p><h3>Dencun Güncellemesi Sonrası Ethereum ve Geleceğe Dair Sorular</h3><p>Blob’lar, Ethereum’un ölçeklenebilirlik sorunlarını çözmek adına büyük bir adım olsa da, topluluk içinde ekonomik etkileri üzerine soru işaretleri yaratmış durumda. Rollup’lar sayesinde Ethereum’un daha fazla kullanıcıya ulaşması sağlandı, ancak bu büyümenin ağın gelir modeli üzerindeki uzun vadeli etkileri henüz tam olarak net değil. Özellikle, Ethereum’un bu yeni altyapısının Rollup’ların ekonomik sürdürülebilirliğini nasıl şekillendireceği, gelecek yıllar için önemli bir konu olmaya devam ediyor.</p><p><strong><em>Ethereum ve Rollup’larının ev sahipliği yaptıkları Stablecoin miktarı:</em></strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*-TZ7DW7TXFMPmdSW" /><figcaption>Kaynak:<a href="https://www.growthepie.xyz/"> growthepie.xyz</a></figcaption></figure><p>Bununla birlikte, Blob’ların ve Rollup’ların sağladığı teknik ve ekonomik faydalar göz ardı edilemez. Grafikte de görüldüğü üzere, Ethereum ve L2&#39;ler üzerinde barındırılan <strong>stablecoin miktarındaki büyüme</strong>, ağın hala kullanıcı güvenini koruduğunu gösteriyor. Kullanıcılar, günlük aktivitelerini ve işlemlerini Rollup’lar üzerinden yapıyor olsa da, stablecoin’lerin büyük bir kısmı hala Ethereum’un ana ağında tutuluyor. Bu durum, Ethereum’un kullanıcılar açısından bir güven unsuru olmaya devam ettiğini ve kullanıcıların fonlarını tam anlamıyla L2’lere geçirmeye hazır olmadığını ortaya koyuyor. Bu, Ethereum’un yalnızca teknik altyapısıyla değil, aynı zamanda sağlamlık ve güvenilirliğiyle de güçlü bir duruş sergilediğini gösteriyor.</p><p>Sonuç olarak, Ethereum’un büyümesi, Blob’ların topluluk tarafından benimsenmesi ve geliştiricilerle kullanıcılar arasında sağladığı güven ile sürdürülebilir bir şekilde devam ediyor gibi görünüyor. Ancak, bu simbiyotik ilişkinin dengede tutulması ve hem kullanıcıların hem de ağın ekonomik çıkarlarının korunması, Ethereum’un geleceği için kritik bir öneme sahip.</p><h3>Yeni Standartlar</h3><p>2024 yılı, Ethereum ekosisteminin teknik altyapısında önemli yeniliklere ve standartlara ev sahipliği yaptı. Ağa yön veren geliştirici topluluğu, yalnızca mevcut zorluklara çözüm getirmekle kalmayıp, aynı zamanda Ethereum’un geleceğini şekillendirecek bir dizi yeni protokol ve mekanizma geliştirdi. Bu standartlar, Ethereum’un daha ölçeklenebilir, daha güvenli ve daha işlevsel bir ağ olmasını sağlama yolunda büyük bir adım olarak değerlendiriliyor. Hem Layer 1’deki temel mekanizmalar hem de kullanıcıların deneyimlerini doğrudan etkileyecek çözümler, Ethereum’un Web3 dünyasındaki liderliğini daha da pekiştirecek nitelikte. Şimdi gelin, bu yeniliklere hızlı bir şekilde göz atmaya başlayalım.</p><h3>ERC-7683: Cross Chain Intents</h3><p>2024 yılı boyunca Ethereum ekosisteminde en çok tartışılan konulardan biri <strong>fragmentation (parçalanma)</strong> problemi oldu. Ethereum’un Layer 2 rollup’ları ve yan zincirleri sayesinde işlem kapasitesini artırdığı bir gerçek; ancak bu genişleme, aynı zamanda ekosistemin farklı zincirler ve rollup’lar arasında parçalanmasına neden oldu. Bu durum, kullanıcıların bir zincirden diğerine geçiş yapmakta zorlanmasına, maliyetlerin artmasına ve genel kullanıcı deneyiminin karmaşıklaşmasına yol açtı. İşte bu noktada, Uniswap Labs ve Across Protocol liderliğinde geliştirilen <strong>ERC-7683: Cross Chain Intents</strong>, bu problemi çözmek için önemli bir adım olarak karşımıza çıktı.</p><p>ERC-7683, temelinde kullanıcıların farklı zincirlerde gerçekleştirmek istedikleri işlemleri bir “intent” (niyet) olarak ifade etmesine olanak tanıyor. Bu standart, bir kullanıcının başka bir zincirde bir işlem gerçekleştirme isteğini tanımlar ve bunu yerine getirmek için “solver” (çözücü) adı verilen bağımsız aktörleri devreye sokar. Intent’lerin kökeni, belki de Ethereum’dan daha eskiye gitse bile, Ethereum ekosisteminde “Intent” terimi ve bu konseptin pratikte uygulanışı ilk kez <strong>CoW Swap</strong> ile gündeme geldi. CoW Swap’ın bu yapıyı işlemleri optimize etmek ve kullanıcı deneyimini basitleştirmek için kullanması, kısa sürede ekosistemin geniş bir kesiminde benimsenmesini sağladı. ERC-7683 ile birlikte bu kavram, Ethereum’da daha standart bir çerçeveye oturtularak, kullanıcıların hangi zincir üzerinde işlem yaptıklarını düşünmek zorunda kalmadan, doğrudan istedikleri sonuca ulaşmalarını mümkün kıldı.</p><p>İşte tam da bu sayede bu yeni standart, parçalanma sorununu çözmede birkaç önemli avantaj sunuyor. Öncelikle, solver’lar kullanıcıların belirttiği işlemi en hızlı ve düşük maliyetle gerçekleştirmek için rekabet ediyor ve bu da işlemleri hem daha hızlı hem de daha ekonomik hale getiriyor. Ayrıca, kullanıcılar karmaşık teknik detaylarla uğraşmak yerine yalnızca gerçekleştirmek istedikleri işlemi tanımlayarak süreci başlatabiliyor. ERC-7683, Ethereum ekosisteminde zincirler arası işlemleri daha verimli, daha kullanıcı dostu ve daha erişilebilir hale getirerek, Web3 deneyimini ileriye taşıyor. Özellikle parçalanma problemini çözme konusundaki etkisiyle, Ethereum’un birlikte çalışabilirlik hedefine büyük bir katkı sağlıyor.</p><h3>EIP-7782: Reduce Slot Time for Lower Peak Bandwidth</h3><p>Bu sene <strong>Ethereum topluluğunda sıkça konuşulan konulardan biri</strong>, ağın şu an <strong>12 saniyelik</strong> blok aralıkları ile çalışıyor olmasıydı. 12 saniyelik blok süreleri, Ethereum ağının işlem kapasitesini sınırlandırırken, yoğun kullanım dönemlerinde tıkanıklığa ve artan işlem ücretlerine yol açıyordu. Özellikle ağın yoğun olduğu anlarda, kullanıcılar işlemlerinin bir sonraki bloğa dahil edilmesi için daha fazla ücret ödemek zorunda kalıyor ve bu da birçok kullanıcıyı ağdan uzaklaştırıyordu. Bunun yanı sıra, mevcut blok süresi, ağın düğüm performansı üzerinde de olumsuz etkiler yaratabiliyordu. Çünkü blokların düzensiz dağılımı, bant genişliği kullanımında ani zirvelere sebep oluyor ve düğümlerin işlem verilerini işleme hızını etkiliyordu.</p><p>Bu problemleri çözmek için önerilen <strong>EIP-7782</strong>, Ethereum’un blok sürelerini 12 saniyeden <strong>8 saniyeye</strong> düşürmeyi hedefliyor. Daha kısa blok süreleri, ağın işlem kapasitesini artırarak birim zamanda daha fazla işlem gerçekleştirilmesine olanak tanıyacak. Bu değişiklik, işlem yoğunluğunun daha eşit dağılmasını sağlayarak tıkanıklık riskini azaltacak ve işlem ücretlerini daha öngörülebilir hale getirecek. Özellikle ağın merkeziyetsiz yapısını koruyarak daha düşük işlem maliyetleri ve daha hızlı bir kullanıcı deneyimi sunmayı amaçlayan bu düzenleme, Ethereum’un gelecekteki ölçeklenebilirlik hedefleri için büyük bir adım olarak görülüyor.</p><p>Başta topluluk tarafından ağı merkezileştirmesi açısından endişe edilse de, Ookla gibi internet analiz şirketlerinin sağladığı ve Ethereum node’ları tarafından elde edilen veriler, 8 saniyelik blok süresinin ağ üzerinde herhangi bir merkezileşme baskısı oluşturmayacağını ortaya koydu. Bu bilimsel veri ve analizler sayesinde EIP-7782, topluluk tarafından da ilgi görmeye ve destek toplamaya devam ediyor. Ethereum’un işlem kapasitesini artırma ve kullanıcı deneyimini iyileştirme hedefleri doğrultusunda, bu öneri ekosistemin sürdürülebilirliği adına kritik bir çözüm sunuyor gibi görünüyor.</p><h3>EIP-7612: Verkle State Transition via an Overlay Tree</h3><p>Ethereum ağı, doğrulayıcıların (validator) yeni blokları onaylayabilmesi için zincirin tüm geçmişini saklamalarını gerektirir. Bu durum, zamanla biriken verilerin boyutunun an itibariyle 1,2 TB gibi devasa boyutlara ulaşmasına neden olur. Böylesine büyük veri depolama gereksinimleri, ağın hedeflediği merkeziyetsizlik seviyesine ulaşmasını zorlaştırır; çünkü her kullanıcının bu kadar büyük bir veriyi saklayabilecek donanıma sahip olması mümkün değildir.</p><p>Bu sorunu çözmek amacıyla, Ethereum geliştiricileri <strong>Verkle Ağaçları</strong> adı verilen yeni bir veri yapısını ağa entegre etmeyi planlıyorlar. Bu girişim, Vitalik Buterin’in “The Verge” olarak adlandırdığı yol haritasının bir parçasıdır. Verkle Ağaçları, Ethereum’un kullandığı mevcut veri yapısına kıyasla daha verimli veri doğrulama ve depolama imkanı sunar. Bu sayede, doğrulayıcıların hiçbir veri saklamalarına gerek kalmadan blokları doğrulamalarına olanak tanır. Böylece, akıllı televizyonlar, saatler, buzdolapları gibi internete bağlanabilen çeşitli cihazlarda Ethereum doğrulayıcısı çalıştırmak mümkün hale gelebilir.</p><p>Sonuç olarak, <strong>EIP-7612</strong>, Ethereum’un daha erişilebilir ve merkeziyetsiz bir ağ olma yolunda attığı kritik bir adımı temsil ediyor. Verkle Ağaçları sayesinde doğrulayıcılar, devasa depolama ihtiyaçlarından kurtulacak ve Ethereum, daha fazla kişinin ağı destekleyebileceği bir yapıya kavuşacak. Bu sadece teknik bir yenilik olmanın ötesinde, ağın genel kullanıcı deneyimini iyileştirerek herkes için daha kapsayıcı bir ekosistem yaratma potansiyeli taşıyor. Ethereum’un uzun vadeli sürdürülebilirlik ve ölçeklenebilirlik hedefleri düşünüldüğünde, EIP-7612’nin bu dönüşümdeki önemi yadsınamayacığı gibi bu EIP, Ethereum’un gelecekteki büyümesini desteklerken, ağın merkeziyetsizliğe doğru ilerleyişini de hızlandıracak</p><h3>EIP-7732: Enshrined Proposer-Builder Separation (ePBS) ve EIP-7805: Fork-Choice Enforced Inclusion Lists (FOCIL)</h3><p>Ethereum ekosisteminde <strong>MEV (Maximum Extractable Value)</strong> kavramının gündeme gelmesi, 2019 yılında aralarında Arbitrum’un kurucularından Steven Goldfeder’ın da bulunduğu bir ekibin yayınladığı <strong>Flash Bots 2.0</strong> adlı makaleyle başladı. Bu makale, Ethereum’daki blok üretim süreçlerinin yalnızca doğrulama ve işlemlerden ibaret olmadığını, aynı zamanda bloklardan ek gelir elde edilebileceğini ortaya koydu. Bu, Ethereum için adeta bir dönüm noktasıydı. Makale, madencilerin veya doğrulayıcıların bloklara dahil edilecek işlemleri seçerek arbitraj, öncelikli işlem dahil etme (front-running) ve likidite manipülasyonu gibi yollarla nasıl ek gelir elde edebileceklerini detaylı bir şekilde açıkladı. Böylece, Ethereum’daki blok üretim süreçlerinin teknik boyutunun ötesinde ekonomik bir boyut kazandığı fark edildi.</p><p>Bu süreç, daha sonra <strong>MEV-Boost</strong> adı verilen bir mekanizmanın ortaya çıkmasına yol açtı. MEV-Boost, MEV süreçlerini merkeziyetsizleştirerek daha adil bir ortam yaratmayı hedefliyordu. Ancak işler pek planlandığı gibi gitmedi. MEV-Boost’un tasarımı, Ethereum’daki blok üretim sürecinde <strong>Proposer’ların (bloğu öneren doğrulayıcıların)</strong> gücünü önemli ölçüde azaltarak, bu gücün büyük ölçüde blok inşa edicilerde (Builder) toplanmasına neden oldu. Bu durum, Ethereum’un merkeziyetsizlik vizyonuyla çelişen bir tablo ortaya koydu. Blok inşa sürecinin birkaç büyük aktörün elinde toplanması, ağın merkezileşmesine neden oldu ve ağın sansüre karşı direncini zayıflattı. Bunun somut örneklerinden biri, <strong>OFAC (ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi)</strong> yaptırımları sonrası <strong>Tornado Cash</strong> işlemlerinin Ethereum bloklarına dahil edilmemesiyle görüldü. Bu olay, Ethereum’un sansürsüz bir ağ olarak işleyişine dair ciddi soru işaretleri doğurdu.</p><p>Ethereum’un bu sorunlara çözüm olarak sunduğu <strong>EIP-7732: Enshrined Proposer-Builder Separation (ePBS)</strong> ve <strong>EIP-7805: Fork-choice Enforced Inclusion Lists (FOCIL)</strong>, birlikte çalışarak blok üretim süreçlerini daha adil, şeffaf ve sansüre karşı dirençli hale getirmeyi amaçlıyor. ePBS, blok önericileri (Proposer) ile blok inşa edicileri (Builder) protokol seviyesinde birbirinden ayırarak, doğrulayıcıların (Validator) blok üretim süreçlerindeki gücünü yeniden kazanmalarını sağlıyor. Bu ayrım sayesinde Builder’lar, blokları inşa ederken Proposer’lar işlemler üzerinde karar verme yetkisine sahip olacak. FOIL ise bu süreci tamamlayan bir güvence mekanizması olarak, belirli işlemlerin inclusion list’ler aracılığıyla bloklara zorunlu olarak dahil edilmesini garanti ediyor. Böylelikle, belirli işlemlerin keyfi olarak bloklardan dışlanması engelleniyor ve ağın sansüre karşı dayanıklılığı artırılıyor. Bu iki standart, Ethereum’un merkeziyetsizlik vizyonunu desteklerken, kullanıcıların işlemlerinin güvenliğini ve adilliğini sağlamayı hedefliyor.</p><p>Sonuç olarak, ePBS ve FOIL, Ethereum’un hem teknik hem de etik değerlerini ileriye taşıyan kritik geliştirmeler olarak değerlendiriliyor. Bu iki yenilik, Ethereum’un yalnızca teknik bir altyapı değil, aynı zamanda sansüre karşı dirençli, adil ve kapsayıcı bir ekosistem olarak büyümesini destekliyor. <strong><em>Ethereum, bu standartlar sayesinde, merkeziyetsizlik ve güvenlik arasında denge kurarak, kullanıcıları ve doğrulayıcıları için daha sürdürülebilir bir gelecek vaat ediyor</em></strong>.</p><h3>Orbit Single-Slot Finality</h3><p>Ethereum topluluğu, 2024 yılında ağı daha hızlı, kullanıcı dostu ve verimli hale getirmek için birçok yeniliği tartışmaya açtı. Bu tartışmaların merkezinde yer alan <strong>Orbit SSF Proposal</strong>, Ethereum’un işlem onay sürelerini (finalite) kısaltmayı hedefleyen önemli bir girişim olarak öne çıkıyor. Orbit SSF, blokların kesinleşme süresini yaklaşık 12 saniyeye indirmeyi önererek, kullanıcıların işlemlerinin daha hızlı bir şekilde tamamlanmasını sağlamayı amaçlıyor. Bu yaklaşım, özellikle ağın yoğun olduğu zamanlarda kullanıcı deneyimini iyileştirme potansiyeline sahip. Ancak, böyle bir değişim ağın merkeziyetsizliğine zarar verebilir; çünkü daha kısa finalite süreleri, doğrulayıcılar arasında daha yoğun bir iletişim gerektiriyor ve bu da teknik kaynaklara olan ihtiyacı artırıyor.</p><p>Orbit SSF, bu sorunlara yenilikçi bir tasarımla çözüm getirmeye çalışıyor. Önerilen tasarımın temelinde, daha az doğrulayıcıyla aynı ekonomik güvenliği sağlayabilmek için Ethereum’un bir sonraki “<strong>Pectra” </strong>adlı yükseltmesiyle birlikte doğrulayıcı başına maksimum staking limitinin 32 ETH’den 2048 ETH’ye çıkarılması yer alıyor. Her ne kadar bu değişiklik Orbit SSF’in bir tasarımı olmasa da, bu sistemin önerdiği <strong>süper komite modeli</strong>, artan staking limitlerinden yararlanarak doğrulayıcıları daha etkili bir şekilde organize etmeyi hedefliyor. Süper komite yaklaşımı, yüksek staking miktarına sahip doğrulayıcıların komitelere daha sık dahil edilmesini sağlayarak ağın ekonomik güvenliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu model, mevcut komite yapısını sadeleştirerek hem ağ üzerindeki iletişim yükünü azaltmayı hem de finalite sürelerini kısaltmayı hedefliyor.</p><p>Orbit SSF’nin etkisi, yalnızca teknik değil, aynı zamanda kullanıcı deneyimi açısından da büyük olabilir. Daha hızlı işlem onay süreleri, Ethereum’u özellikle merkeziyetsiz finans (DeFi) ve NFT gibi hızlı işlem gerektiren sektörler için daha cazip hale getirecek. Kullanıcılar, işlemlerinin dakikalar yerine saniyeler içinde kesinleştiğini görerek, Ethereum’un rekabet gücünün arttığını deneyimleyecek. Ancak bu yeniliklerin, küçük doğrulayıcılar üzerindeki potansiyel etkileri göz önünde bulundurularak uygulanması büyük önem taşıyor.</p><p>Sonuç olarak, Orbit SSF, Ethereum’un hız ve verimlilik hedeflerini desteklerken, Pectra yükseltmesiyle güçlenen teknik altyapısından faydalanarak daha etkili bir doğrulayıcı modeli sunmayı hedefliyor. Merkeziyetsizlik ve güvenlik dengesini korumaya yönelik bu çabalar, Ethereum’un <strong>gelecekteki başarısında</strong> kritik bir rol oynayacak.</p><h3>Solana</h3><h3>2024 Solana’nın Yılı Mıydı?</h3><p>Sorunun cevabı kısaca evet.</p><p>2024 birçok yönden Solana’nın yılı olarak kabul gördü. Yıl içerisinde SOL token fiyatı yılın başındaki fiyatına göre %150 yükseliş yaşadı. Raporun yazıldığı tarihlerde ise %80’den fazla bir artış göstermiş durumda. Piyasa değeri açısından yükselişi ise Ethereum’a oranla %12 daha fazlaydı. Ayrıca ekosistemin genişlediği ve raporun ilerleyen bölümlerinde ayrıntılı olarak da inceleyeceğimiz pump.fun gibi uygulamalarla ekosistemin çok popüler olduğu zamanların bulunduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki pump.fun sayesinde yeni kullanıcıların kripto para ekosistemine dahil olduğunu gözlemledik.</p><p><strong>Pump.fun haftalık gelirleri Mart — Aralık 2024:</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*_aDAYyom1WrLybtI" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://defillama.com/protocol/pump?groupBy=weekly&amp;revenue=false">Defillama</a></figcaption></figure><p><strong>Solana haftalık gelirleri Mart — Aralık 2024:</strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*lhANzHjbM3YmBOS1" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://defillama.com/chain/Solana?fees=true&amp;tvl=false&amp;groupBy=weekly">Defillama</a></figcaption></figure><p>Hatta <strong>pump.fun </strong>uygulaması özellikle yılın son çeyreğinde o kadar popüler oldu ki gelirleri üzerinde çalıştığı blokzincir olan Solana’nın gelirlerini bazı haftalarda geçti. Zaten pump.fun’ın bu kadar popüler olması Solana’nın gelirlerini de arttırdı.</p><p>Bu gibi kıyaslamalarla Ethereum’dan daha ön plana çıkan Solana için rahatlıkla 2024 Solana’nın yılıydı diyebiliriz.</p><h3>Ağ Güncellemeleri</h3><p>2024 yılının başında Solana Token Extensions adı altında yeni SPL token standartlarını duyurdu. Bu sayede geliştiricilerin daha kolay ve daha kapsamlı geliştirme yapması mümkün oldu. Zaten bu gelişmeden 5 ay sonra Paypal’ın çıkardığı stablecoin PYUSD’nin hem Ethereum hem de Solana ağında yer alıyor olması bu güncellemenin kurumsal firmalar için de ne kadar önemli olduğunu gözler önüne serdi.</p><p>Ayrıca bir VC olan Jump Crypto tarafından C++ dilinde geliştirilen yeni bir doğrulayıcı istemcisi olan Firedancer aşamalı olarak kullanılmaya başlandı. Bu sayede Solana ağı daha kararlı bir yapıya ulaşırken aynı zamanda Solana’nın Ethereum’a rakip olma yolundaki teknik repütasyonu da arttı.</p><h3>Memecoin Heyecanı</h3><p>Memecoin’ler kripto para piyasasının olgunlaşmasıyla birlikte düşen risk oranlarına karşın risk iştahı yüksek olan kullanıcılar için ideal bir oyun alanı oldu. Mantar gibi türeyen memecoinlerin sorunsuz alım-satım yapılabilmesi için altyapı olarak yüksek verimliliğe sahip blokzincirlerin kullanılması gerekiyordu. Burada da yüksek çıktıya sahip olan Solana ve Base blokzincirleri ön plana çıktı. Solana’daki işlemlerin çok çok ucuza yapılabilmesi ve aynı zamanda çok hızlı gerçekleşmesi kullanıcıların burada memecoin’leri alıp satmasını sağladı. Tabi aynı zamanda Solana ekosisteminde memecoinler dışında oldukça az token bulunuyor. Özellikle Ethereum’la karşılaştırıldığında 6 katlık bir fark bulunuyor. Solana’daki kullanıcılar da blokzincir üzerinde kullanabilecekleri çok fazla protokol veya uygulama bulunmadığı için memecoin heyecanına katılmış oldu.</p><p>2024 yılını hem Solana’nın coini olan SOL için hem de ağdaki işlem sayısı veya kullanıcı sayısı gibi metrikler açısından başarılı olarak nitelendirebiliriz. 2025 yılının da bunun dışında Solana ağındaki ekosistemin olgunlaşması adına fırsatlarla dolu bir yıl olacağını tahmin edebiliriz.</p><p><strong><em>Ayrıca siz değerli okuyucularımızı memecoinlerdeki risklerden bahsetmeden bu konuyu kapatmak istemiyoruz</em></strong>.</p><p>Örneğin ABD seçimlerine yaklaşmadan önce ve memecoin heyecanının doruk noktalarında oldukça popüler olan boden memecoininden örnek verebiliriz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*Pef3mkEuGVkQ6utO" /><figcaption>Memecoin hype’ında popüler olan boden’ın piyasa değeri grafiği Kaynak: <a href="https://dexscreener.com/solana/6uybx1x8yucfj8ystpyizbyg7uqzaq2s46zwphumkjg5">Dexscreener</a></figcaption></figure><p>Yukarıda gördüğünüz grafikte boden memecoin’inin piyasa değeri görünmektedir. Nisan 2023’te zirve noktasını gören boden’ın piyasa değeri 748 milyon dolardı. Bundan sadece dört ay sonra Ağustos’ta ise piyasa değeri %99 düşerek 7 milyon doların altında düştü. Şu anda ise bu düşüş oranı %99,7’e ulaşmış durumda ve piyasa değeri 2 milyon dolarda seyrediyor. Memecoinler oldukça iyi getiri fırsatları sunsa da çok yüksek kayıplar da yaşayabilirsiniz.</p><p><strong><em>Lütfen memecoinlerde alım satım işlemleri yaparken bunu unutmayın.</em></strong></p><h3>Blokzincir Üzerindeki Aktivitelerin Analizi</h3><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*9PEGtxlByD6hFwus" /><figcaption>2024 yılında Solana blokzincirindeki aktif cüzdan sayısı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/">Artemis</a></figcaption></figure><p>2024 yılının Solana’nın yılı olduğundan bahsetmiştik. Bunu doğrulamak adına blokzincir üzerindeki metrikleri de incelemek gerekiyor. İlk olarak incelediğimiz metrik ağdaki cüzdan sayısının yıl içerisindeki dağılımı. 2024 yılı boyunca genellikle yükselen bir metrik olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu da Solana’nın yıl boyunca kullanıcılar tarafından ilgi çektiğini ve yılın son çeyreğinde neredeyse her gün<strong> 5 milyondan fazla</strong> cüzdanın aktif olduğunu yorumlamamızı sağlıyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*0LOMNP_tyTc7rhb5" /><figcaption>2024 yılında Solana blokzincirindeki günlük işlem sayısı Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/">Artemis</a></figcaption></figure><p>Bir önceki metriğimizi destekler nitelikte inceleyeceğimiz metrik ise günlük işlem sayısı. 2024’ün başında günlük 25 milyon civarında başlayan bu metriğimiz senenin sonuna doğru günlük 70 milyon işlemi geçerek zirve yapmış ve yaklaşık 60 milyona yakın işlemle ise 2024’ü sonlandırmış durumda. Aktif cüzdan sayısı ile oldukça korele olan bu grafiğimiz 2024 yılınının özellikle ikinci yarısında Solana’nın gözde blokzincir olduğunu doğruluyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*RUNGQpNCvofC9w8R" /><figcaption>2024 yılında Ethereum ve Solana blokzincirlerindeki işlemlerin yığılmış grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/">Artemis</a></figcaption></figure><p>Yukarıdaki grafikte yeşil bölge Solana’daki işlem sayısını ve üstte güçlükle görünen gri bölge Ethereum’daki işlem sayısını göstermekte. Görüldüğü üzere Solana’nın ucuz olması ve popüler olmasıyla birlikte grafiği domine etmektedir. Lakin bu incelemenin doğru olması adına Ethereum’da sıkça kullanılan ikincil katman çözümlerini de dahil etmek gerekir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*q14lDU2IIxUBwphZ" /><figcaption>2024 yılındaki popüler Ethereum ikincil katman çözümlerini, Solana blokzincirini ve Ethereum’u içeren işlem sayılarının yığılmış grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/">Artemis</a></figcaption></figure><p>Önceki incelediğimiz grafiğe 2024 yılında popüler olan<strong> Base</strong> başta olmak üzere <strong>Arbitrum</strong>, <strong>Optimism</strong>, <strong>Linea, Scroll</strong> ve <strong>Starknet</strong> blokzincirlerini de ekleyerek güncelledik. Yine yığın grafiğini incelediğimizde yeşil bölgeyi kapsayan Solana’nın nasıl bir çoğunluğu oluşturduğunu rahatlıkla gözlemleyebiliyoruz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*ICWcxkqWhHpAFo4w" /><figcaption>2024 yılındaki popüler Ethereum ikincil katman çözümlerini, Solana blokzincirini ve Ethereum’u içeren aktif cüzdan sayılarının yığılmış grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/">Artemis</a></figcaption></figure><p>Yine tezimizi doğrulamak adına bu grafiği de incelemekte fayda var. İşlem sayılarıyla korele şekilde aktif cüzdan sayılarının da Solana tarafından önde götürüldüğünü görebiliyoruz. Sene sonunda neredeyse aktif cüzdanların %80’ini Solana blokzincirini kullanan cüzdanlar oluşturmaktaydı.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*f6l8KAZtgqXkLv1q" /><figcaption>2024 yılında Ethereum ve Solana blokzincirlerindeki işlem ücretleri Kaynak: <a href="https://defillama.com/compare?chains=Solana&amp;chains=Ethereum&amp;fees=true">Defillama</a></figcaption></figure><p>Bu grafikte ise Solana ve Ethereum’un sene boyunca elde ettiği işlem ücretleri gelirlerini görüntülüyoruz. Senenin başında Ethereum’un büyük bir üstünlüğü bulunurken 2024 boyunca gerçekleşen gelişmeler ve yeni trendler sayesine özellikle senenin son çeyreğinde Solana’nın bazı periyotlarda Ethereum’u geçtiğini de söyleyebiliriz. Bütün bunlar gerçekleşirken Ethereum’da gelişen bloblar güncellemesi sayesinde Ethereum’da yüksek işlem ücretlerinin yaşandığı zamanlar oldukça azaldı. Buna karşın hep işlem ücretlerinin ucuz olduğu Solana blokzincirinde de benzer çalışmalar sürdürülüyor. Helius Labs ve Light Protocol’ün ortaklaşa bir çözüm üzerinde çalıştığını biliyoruz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*OW_bBjxkS5ebX9d-" /><figcaption>2024 yılındaki popüler Ethereum ikincil katman çözümlerini, Ethereum’u ve Solana’yı içeren TVL yığılmış grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/">Artemis</a></figcaption></figure><p>Son olarak incelemek istediğimiz grafik ise merkeziyetsiz finans protokollerinde kilitli parayı ifade eden Toplam Kilitli Değer <strong>(TVL) </strong>değeri. <strong>Yine 2025 beklentilerimizin neden Solana’nın ekosisteminin gelişeceğine yönelik olduğunu bu grafikten anlayabiliriz. </strong>Görüldüğü üzere blokzincir teknolojilerindeki kilitli varlıkların ezici çoğunluğu Ethereum’da bulunmakta. Her ne kadar 2024 yılında Solana bu konuda kendini geliştirmiş ve TVL değerini 1,4 milyar dolardan 8,6 milyar dolara arttırmış olsa da Ethereum’a ulaşması için deyim yerindeyse kırk fırın ekmek yemesi lazım. Ethereum, ikincil katman çözümlerini merkez edinen yol haritasını açıkladıktan sonra aslında Ethereum’un kendisinden ziyade rollup’ların aktifliğini inceliyoruz. Her ne kadar yol haritasının merkezinde olsalar bile güven konusu ortada olduğunda Ethereum kadar güvenilen bir blokzincir (Bitcoin hariç) olmadığı aşikar.</p><h3>Performans Temelli Birincil Katmanlar (Layer 1)</h3><h3>Aptos</h3><p>Aptos, hisse-ispatı (PoS) tabanlı ve modülerliği geliştirmesinin ön planında tutan bir Katman-1 blokzinciridir. İşlemleri gruplama, sharding tabanlı paralel işleme, veri bölme gibi fonksiyonlarla işlevselleşmeyi amaçlar. Meta’nın geliştirmesini durdurduğu blokzinciri Diem için geliştirilmiş Move dilini ve MoveVM’i (Move Sanal Makinesi’ni) kullanır.</p><p>Kullandığı kanıtlayıcı sistemi Move Kanıtlayıcısı, Move diline denk bir doğrulayıcı sistemini Move akıllı kontratlarında kullanabilmek amacıyla ağa sunar. Move dilinden gelen güvenlik önkoşullarıyla daha güvenli bir geliştirici ekosistemi sağlanır. Aptos, blokzincirindeki işlemleri devreye alabilmek için modüler olarak tasarlanmış bir işlem işleyici sürecine sahiptir.</p><h3>2024’te Aptos ve Ekosistemi</h3><p>Aptos ağı, 2024’ün sonuna yaklaştıkça zincir üzerindeki metrikleriyle de dikkat çekiyor. 2024 boyunca 1,2 milyar dolar toplam kilitli varlık, toplam kilitli varlık miktarında 19 kat artış, 2,1 Milyar adet işlem, 38,5 Milyon adet aktif adres ve 9,2 milyon adet aylık aktif kullanıcı Aptos ağını kullandı.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*pFtGgn0u0BO4Ez7h" /><figcaption>2024 yılında Aptos blokzincirindeki genel istatistikler Kaynak: <a href="https://aptosfoundation.org/currents/aptos-2024-end-of-year-reflections">Aptos Blog</a></figcaption></figure><p>2024’ün başında Aptos üzerindeki proje sayısı 250 iken yıl sonuna geldiğimizde 330 adet proje ekosistem üzerinde yer almaya devam ediyor. 160 adet ağa katkı sağlayan kişinin yanı sıra bu yıl dahil olan 60’ın üzerinde ağ elçisiyle birlikte mümkün olan teknolojileri geliştirmeyi ve iyileştirmeyi sürdürdüler.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*abKOEzsG2g-FmuIH" /><figcaption>2024 yılında Aptos blokzincirindeki ekosistem projeleri ve aktif katkı sağlayanlar verisi Kaynak: <a href="https://aptosfoundation.org/currents/aptos-2024-end-of-year-reflections">Aptos Blog</a></figcaption></figure><p>Eylül ayında Palo Alto’da düzenlenen <a href="https://x.com/Aptos/status/1747316611525280148">Ekosistem Buluşması</a>, Hong Kong’da düzenlenen <a href="https://x.com/Aptos/status/1755034432271237430">DeFi Buluşması</a> ve Eylül’de düzenlenen <a href="https://aptosfoundation.org/events/aptos-experience">Aptos Deneyim</a>’i de Aptos’un bu seneki etkinlikleri arasında yerini aldı.</p><p>Yazın düzenlenen Code Collision hackathonu da 2600’den fazla geliştiricinin 650’den fazla proje geliştirdiği bir yarışma olarak yerini aldı. 50 kazanan $500.000’lık ödül havuzundan payını aldı.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*MTF8sw6n4GQJuN9s" /><figcaption>2024 yılında Aptos blokzincirindeki hackathon detayları Kaynak: <a href="https://aptosfoundation.org/currents/aptos-2024-end-of-year-reflections">Aptos Blog</a></figcaption></figure><p>Aptos, teknik açıdan da 2024’ü boş geçirmedi. Hisse-ispatı tabanlı blokzincirlerdeki ilk güvenli ve anlık işleyen <a href="https://aptoslabs.medium.com/roll-with-move-secure-instant-randomness-on-aptos-c0e219df3fb1">zincir üzeri rastgelelik API</a>’ı tanıtıldı. Temmuz’da <a href="https://aptosfoundation.org/currents/going-keyless">Aptos Keyless</a> ve <a href="https://x.com/AptosLabs/status/1808534030717169671">Aptos Connect</a> tanıtıldı. Ayrıca Aptos Deneyim etkinliği boyunca geliştirici kitlerindeki iyileştirmeler başta olmak üzere Move 2, Raptr, Block-STM v2 ve Aptos Build tanıtıldı.</p><p>2024’te Aptos ekosistemi de canlıydı. <a href="https://aptosfoundation.org/currents/kyd-labs-built-different">KYD Labs</a>, blokzincir tabanlı bilet platformu olarak etkinliklerde yerini aldı. <a href="https://aptosfoundation.org/currents/overlai-built-different-case-study">Overlai</a>, içerik üreticilerin haklarını dijital varlıklarına aktarmayı sağlayan bir uygulama olarak ekosistemdeki yerini aldı. <a href="https://aptosfoundation.org/currents/econia-built-different-case-study">Econia</a>, zincir üzerindeki bir emir defteri fonksiyonuyla evrensel ekonomide Aptos üzerindeki yerini aldı.</p><p>Aptos, ölçeklenebilirliğini modülerlik ve çeşitli teknolojik geliştirmelerle sağlamasının yanı sıra, günlük işlem sayısıyla da rekorlar kırdı. 25 Mayıs’ta 156 milyon adet işlem işlemesi ve 15 Ağustos’ta 326 milyon adet işlem işlemesiyle eski rekor olan 147 milyon adet geride bırakıldı.</p><p>Bunlarla birlikte Aptos, tüm blokzincirler arasındaki 4 en iyi dereceyi elinde tutuyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*_Sca4TjSIn8Wo5CV" /><figcaption>2024 yılında Aptos blokzincirinin ulaştığı zirve seviyesindeki işlem adetleri Kaynak: <a href="https://aptosfoundation.org/currents/aptos-2024-end-of-year-reflections">Aptos Blog</a></figcaption></figure><p><a href="https://www.electriccapital.com/">Electric Capital</a> tarafından hazırlanan <a href="https://www.developerreport.com/developer-report?">geliştirici raporu</a>nda da Aptos, 2023’ün 3. çeyreği ve 2024’ün 3. çeyreği kıyaslamasında %96 artış oranıyla en çok geliştirici çeken ikinci blokzincir ekosistemi oldu. 1000’den fazla yeni geliştirici, Web3’ün geleceğini Aptos ağında geliştirmeyi tercih etti.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*NYnR24a6YTs4C03w" /><figcaption>Electric Capital geliştirici raporuna göre 2024’te en çok büyüyen ekosistemler Kaynak: <a href="https://www.developerreport.com/developer-report?">Electric Capital Developer Report</a></figcaption></figure><p>Ayrıca 2024’te Aptos geride bırakılamayan bir momentum yakaladı. Aptos’un TVL’i %1.800 oranda artarak <strong>1,2 milyar</strong> dolara yükseldi.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*H8efh7WExmqhX7Wc" /><figcaption>Aptos blokzincirinin 2024 yılındaki TVL grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/project/aptos?from=chains">Artemis</a></figcaption></figure><p>Günlük aktif adres sayısı yıllık bazda 10 kat civarında artarken, Ocak’ta 70 bin, Kasım’da 1,2 milyon ve Aralık’ta 8,8 milyon adete ulaştı.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*vzDMzFerrIFAJit0" /><figcaption>Aptos blokzincirinin 2024 yılındaki aktif adres sayıları verisi Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/project/aptos?from=chains">Artemis</a></figcaption></figure><h3>Ekosistem Projelerinin Büyümesi</h3><p>Aptos, işlem miktarının ve toplam kilitli varlık değerinin artmasına sebep olan DeFi ürünleriyle de konumlanıyor.</p><p>➣ <a href="https://aptosfoundation.org/ecosystem/project/amnis-finance">Amnis Finance</a>, Aptos’taki en büyük liquid staking protokolü olarak 390 milyon dolar TVL’e ulaştı.</p><p>➣ <a href="https://aptosfoundation.org/ecosystem/project/echo-protocol">Echo</a>, Aptos’taki 3. ayında ağın en büyük 3. TVL’ine sahip olmayı başardı. Aptos’a BTC’yi getirmesiyle Aralık ayında 250 milyon dolar TVL’i aştı.</p><p>➣ <a href="https://aptosfoundation.org/ecosystem/project/kana-labs">Kana Labs</a>, türev DEX’ini ağda yayınlamaya hazırlanırken geçtiğimiz ay 3 milyondan fazla bireysel cüzdana erişti. Ayrıca, Paymaster özelliği yaklaşık 70 milyon işlemi üstlendi.</p><p>➣ <a href="https://aptosfoundation.org/ecosystem/project/thala-labs">Thala</a>, Aptos ağındaki ilk DEX olmasının yanında ilk 6 ayında 3 milyar dolar spot hacmini aştı. TVL’i ise neredeyse 250 milyon doları gördü.</p><p>➣ <a href="https://www.emojicoin.fun/home">Emojicoin</a>, token oluşturma uygulaması olarak ortaya çıktı ve kullanıcıların emojiler halinde tokenler oluşturabilmesi ve al-sat yapabilmesini sağladı. Ana ağdaki ilk ayında 1933 token platformda oluşturuldu, uygulama 27559 bireysel adresle etkileşime girdi ve yaklaşık 1 milyon dolar TVL’e erişti. Toplam al-sat hacmi ise yaklaşık 33,6 milyon doları gördü.</p><h3>2025’te Aptos’u Neler Bekliyor?</h3><p>Aptos, diğer ağlarla rekabet edebilmek için öncelikler belirledi. Ağda stablecoin oranının artması için <a href="https://aptosfoundation.org/currents/global-finance-moves-faster-on-aptos">USDT ile yapılan işbirliğ</a>i, <a href="https://aptosfoundation.org/currents/chainlink-standard-goes-live-on-aptos-mainnet">Chainlink ile doğrulanabilir veri sağlamak için yapılan entegrasyon</a>, <a href="https://aptosfoundation.org/currents/native-usdc-cross-chain-transfer-protocol-are-coming-to-aptos">Circle ile USDC ve CCTP için yapılan işbirlikleri</a>, ETP’ler, <a href="https://aptosfoundation.org/currents/blackrock-buidl-fund-live-on-aptos">BlackRock’un BUIDL fonu</a>nun Aptos ağında yayına alınması gibi süreçlerin tamamlanmasının yanında bunların geliştirilmesi de hedefleniyor.</p><p>2025 için de aynı şekilde Aptos ekosisteminin büyütülmesi hedefleniyor. Geliştiriciler için teşvikler, kaynaklar ve ek işe almalar planlanıyor. Ayrıca, Aptos Labs’in ekosistem ekibi Aptos Vakfı’nın zaten var olan ekosistem ekibine katılarak bu yönde bir adım atıldı.</p><p>Yönetişim tarafında ise belirli AIP’lerin (Aptos Improvement Proposal — Aptos İyileştirme Teklifi) devreye alınması planlanıyor:</p><ul><li>Ana ağı yükseltmek ve Move Derleyicisi’nin 2. versiyonuna denkleştirme teklifleri</li><li>Token ekonomisi değişiklikleriyle yıllık ödül miktarının azaltılması teklifi</li><li>BN254’ün ağa entegre edilmesi teklifi</li><li>Keyless hesap güncellemesi teklifi</li><li>Yönetişim teklifi oluşturabilmek için gereken 10 milyon kilitli varlık adedinin 1 milyona düşürülmesi teklifi</li></ul><p>gibi teklifler kabul edildi ve dahası da 2025 için planlanıyor.</p><h3>Sui</h3><p>Sui, Meta’nın Diem projesiyle geliştirilen Move dilinin değiştirilmiş bir versiyonunu kullanan bir Katman 1 blokzinciridir. DAG (Directed Acyclic Graph) kullanmasının yanı sıra Delegated Proof-of-Stake (DPoS) adında bir konsensüs mekanizmasına sahiptir.</p><p>Sui, eşler arası transferler ve NFT mintleri gibi işlem tiplerini gerçekleşirken konsensüse göndermez ve daha yüklü işlemleri konsensüsten geçirerek validatörlerin ve ağın daha fazla işlem kaldırabilmesini sağlar.</p><p>Yatay olarak ölçeklenmeyi tercih eden bir blokzincir olarak, her bir validatörün ağa sağladığı hesaplama gücü katkısı arttıkça Sui’nin ağ olarak verebildiği işlem çıktısı da artış gösterir.</p><p>Sui obje tabanlı bir veri modeli kullanarak diğer Katman 1 çözümlerinden ayrışır. Bitcoin’in UTXO ve Ethereum’un hesap tabanlı modelinin birleşimi olarak da düşünülebilecek bu model, geçmiş bilgilerin birer kimlik tanımıyla objelerde tutulmasını sağlar. Böylelikle, Sui blokzincirinin temel durum bilgisi, Sui objelerinin birleşiminden ibaret olur.</p><p>DAG kullanımıyla birlikte, bu objeler köşelere, işlemler de kenarlara denk olarak düşünülerek birleşimde oluşan durumda objeler “aktif” olarak değerlendirilir.</p><p>İşlemler objeleri girdi olarak alır ve çıktı olarak değiştirilmiş ya da yeni oluşturulmuş objeler verilir. Her bir obje kendisine dahil olan son işlemin hash değerini içerir. Aktif objeler de girdi olarak kullanılabilecek durumda olan parçaları ifade ederler ve ağın genel durum bilgisi bu aktif objelerle sağlanır.</p><p>Ayrıca 2024’te Sui’nin yeni konsensus mekanizması Mysticeti de ana ağda yayına alındı.</p><h3>2024’te Sui ve Ekosistemi</h3><p>2024’te Sui ağının TVL’i $250 milyondan $1,8 milyara kadar çıktı.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*542Q_aqx84d4ZilZ" /><figcaption>Sui blokzincirinin 2024 yılındaki TVL grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/project/sui?from=chains">Artemis</a></figcaption></figure><p>24 saatteki en yüksek DEX hacmi ise $674,1 milyonu gördü.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*GfQPQu0PAEqLtGPd" /><figcaption>Sui blokzincirinin 2024 yılındaki DEX hacmi Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/project/sui?from=chains">Artemis</a></figcaption></figure><p>Ağın yerel stablecoin’leri likiditenin önemli bir parçasını oluştururken stablecoinlerin ağdaki en yüksek hacmi $438 Milyonu gördü. Türev borsalarının hacmi de geçen yıla kıyasla %700 oranda artış gösterdi.</p><p>Ayrıca, Sui Bridge aracılığıyla da 25.000 adet ETH’in Sui’ye dönüştürülmesine tanıklık edildi.</p><p>Sui, 2024’te <a href="https://blog.sui.io/sui-basecamp-2024-recap/">Sui Basecamp 2024</a>, <a href="https://blog.sui.io/2024-sui-overflow-hackathon-winners/">Sui Overflow Hackathon</a> ve <a href="https://blog.sui.io/sui-builder-house-singapore-2024-recap/">Sui Builder House Singapore</a> olmak üzere ikisi uzaktan biri yüzyüze 3 farklı etkinlik düzenledi.</p><p>Bu etkinliklerin ilki olan <a href="https://blog.sui.io/sui-basecamp-2024-recap/">Sui Basecamp</a>, 65 ülkeden 1100’den fazla katılımcı ve 100 konuşmacıyı bir araya getirdi. Sui ağının yeni konsensus algoritması Mysticeti ve <a href="https://www.suiplay0x1.com/?ref=blog.sui.io">SuiPlay0x1</a> gibi büyük çaplı duyurular da bu etkinliğin bünyesinde yapıldı. Son olarak, Sui Basecamp 2025’in Mayıs ayının 1 ve 2’sinde Dubai’de gerçekleşeceği duyuruldu.</p><p><a href="https://blog.sui.io/2024-sui-overflow-hackathon-winners/">Sui Overflow Hackathon</a>’u ise 75 ülkeden 2000 katılımcı ağırladı. 352 adet projenin üretildiği yarışmada 32 proje de ödül kazandı.</p><p>Son etkinlik, <a href="https://blog.sui.io/sui-builder-house-singapore-2024-recap/">Sui Builder House</a> ise belirli geliştirmelerin duyurulduğu bir günlük bir etkinlik olarak yapıldı. <a href="https://docs.walrus.site/walrus.pdf?ref=blog.sui.io">Walrus Whitepaper</a>’ı ve Sui’de USDC’nin duyurulduğu etkinliğin kutlama partisine 2400’den fazla kişi katıldı.</p><p>2024’te Sui büyük fonların da gözdesi oldu. <a href="https://www.vaneck.com/us/en/?ref=blog.sui.io">VanEck</a>, <a href="https://www.franklintempleton.com/?ref=blog.sui.io">Franklin Templeton</a> ve <a href="https://www.grayscale.com/?ref=blog.sui.io">Grayscale Investment</a> gibi fonlar Sui ağına dahil oldu.</p><p><a href="https://www.vaneck.com/us/en/?ref=blog.sui.io">VanEck</a>, SUI kripto varlığı tarafından desteklenen regüle edilmiş bir finansal <a href="https://blog.sui.io/vaneck-investor-product/">ürün</a> çıkardı. Böylelikle, geleneksel olarak nitelendirilen yatırımcıların fonları Sui ekosistemine dahil olabildi.</p><p><a href="https://www.franklintempleton.com/?ref=blog.sui.io">Fraklin Templeton</a>, Sui ekosistemindeki geliştiricileri desteklemek ve blokzincir çözümlerini ağ üzerinde yapmak için <a href="https://blog.sui.io/franklin-templeton-digital-assets-strategic-partnership/">partnerlik</a> imzaladı.</p><p>Dünya’nın en büyük dijital varlık sağlayıcısı, <a href="https://www.grayscale.com/?ref=blog.sui.io">Grayscale Investments</a> da <a href="https://www.grayscale.com/crypto-products/grayscale-sui-trust?ref=blog.sui.io">Grayscale SUI Trust</a> adında bir fon duyurarak yatırımcıların Sui’nin büyümesine katkı sağlamasını hedefledi.</p><p>2024’ün başında Sui ağında hiçbir stablecoin bulunmazken, 2024 sonunda <a href="https://www.circle.com/usdc?ref=blog.sui.io">USDC</a>, <a href="https://www.agora.finance/?ref=blog.sui.io">AUSD</a>, <a href="https://firstdigitallabs.com/?ref=blog.sui.io">FDUSD</a> ve <a href="https://ondo.finance/usdy?ref=blog.sui.io">USDY</a> ağda yerini aldı. Bahsettiğimiz gibi bu 4 stablecoin sayesinde ağa $300–400M civarında varlık akışı ve kullanımı gerçekleşti.</p><p><a href="https://blog.sui.io/satlayer-bitcoin-btcfi-restaking/">SatLayer</a> ve <a href="https://blog.sui.io/babylon-labs-lombard-protocol-cubist-bitcoin-lbtc/">Babylon</a> işbirliğiyle Lombard’ın <a href="https://www.lombard.finance/?ref=blog.sui.io">LBTC</a> likit tokeni ağa dahil edildi. Böylelikle, Bitcoin likiditesi Sui ağında da yer aldı.</p><p><a href="https://blog.sui.io/phantom-wallet-integrates-sui/">Phantom</a> ve <a href="https://blog.sui.io/backpack-exchange-wallet-integrates-sui/">Backpack</a> gibi büyük cüzdan uygulamaları Sui ağını destekleyeceğini duyurdu. Ağın etkileşilebilirliği, erişilebilirliği ve kullanıcı deneyiminin artışı için büyük bir adım atıldı.</p><p><a href="https://blog.sui.io/deepbook-version-3/">DeepBook V3</a> ve <a href="https://blog.sui.io/deep-token-deepbook-governance/">DEEP token</a>in ana ağda yerini alması da 2024’te gerçekleşti. Sui’nin yerel emir defteri borsası, Aralık ayının ortasında, ağa aktarılışından beri $1 milyar hacmi geçti. Ayrıca, dağıtılan teşviklerle de likidite akışı ve ağ kullanımında da etki sağladı.</p><p><a href="https://bridge.sui.io/?ref=blog.sui.io">Sui Bridge</a>, Sui ve Ethereum ana ağları arasında birlikte çalışılabilirlik için önemli bir faktör oldu. Sui ağının validatörleri tarafından korunan yerel bir köprü sağlanmış oldu. Varlık çeşitleri şimdilik limitli olsa da köprüye daha fazla varlık çeşidi ve fonksiyonalitenin yeni yılda eklenmesi hedefleniyor. Ek olarak, <a href="https://www.circle.com/cross-chain-transfer-protocol?ref=blog.sui.io">Circle’ın birlikte çalışılabilirlik protokolü CCTP (Cross-Chain Transfer Protocol — Zincirler Arası Transfer Protokolü)</a> Sui ağındaki USDC ile 8 zincir arası transfere olanak sağladı.</p><h3>2025’te Sui’yi Ne Bekliyor?</h3><ul><li><strong>Merkeziyetsiz Finansta Yükseltmeler:</strong> Sui’nin merkeziyetsiz finans (DeFi) ürünlerinde yükseltmeler planlanırken özellikle <a href="https://x.com/AftermathFi/status/1854953830875869548?ref=bankless.ghost.io">Aftermath’in türev piyasaları ürünü</a>, <a href="https://x.com/suilendprotocol/status/1856793303855108146?ref_src=twsrc%5Etfw%7Ctwcamp%5Etweetembed%7Ctwterm%5E1856793303855108146%7Ctwgr%5E611068868ed177b618f3ddb8c7fe39b23d125faa%7Ctwcon%5Es1_&amp;ref_url=https%3A%2F%2Fwww.bankless.com%2Fread%2Fwhats-next-for-sui-in-2025">Suilend’in otomatize market oluşturucusu Steamm</a> gibi ürünlerde geliştirme hedeflerinin duyuruları yapıldı.</li><li><strong>Likidite Artışı:</strong> Bitcoin likit staking protokollerinin de ağa dahil olması, <a href="https://x.com/ikadotxyz/status/1851641309590962342?ref_src=twsrc%5Etfw%7Ctwcamp%5Etweetembed%7Ctwterm%5E1851641309590962342%7Ctwgr%5E611068868ed177b618f3ddb8c7fe39b23d125faa%7Ctwcon%5Es1_&amp;ref_url=https%3A%2F%2Fwww.bankless.com%2Fread%2Fwhats-next-for-sui-in-2025">Ika’nın MPC-tabanlı köprüsü</a> ve <a href="https://bridge.sui.io/?ref=blog.sui.io">Sui Bridge</a>’in hedeflenen fonksiyonalite artışı gibi süreçlerle likidite artışı hedefleniyor.</li><li><strong>Kullanıcı Sayısını Arttırmak:</strong> Özellikle <a href="https://x.com/SuiNetwork/status/1864674172619903442?ref_src=twsrc%5Etfw%7Ctwcamp%5Etweetembed%7Ctwterm%5E1864674172619903442%7Ctwgr%5E611068868ed177b618f3ddb8c7fe39b23d125faa%7Ctwcon%5Es1_&amp;ref_url=https%3A%2F%2Fwww.bankless.com%2Fread%2Fwhats-next-for-sui-in-2025">Phantom</a> ve <a href="https://blog.sui.io/backpack-exchange-wallet-integrates-sui/?ref=bankless.ghost.io">Backpack</a> gibi yaygın cüzdan uygulamalarının Sui ağını desteklemesi planlanıyor. Bununla birlikte kullanıcılar alışık olduğu cüzdanlarda Sui ağına erişebilecekleri için daha büyük bir kullanıcı tabanı oluşturulabilmesi hedefleniyor.</li><li><strong>Kullanım Alanlarını Genişletmek:</strong> <a href="https://x.com/WalrusProtocol">Walrus</a>’un teknolojisinin geliştirilmesi ve getireceği yeniliklerle Sui ağının kullanım alanlarının genişletilmesi de hedefleniyor.</li><li><strong>Yükseltmeler:</strong> Sui’nin konsensüs algoritması Mysticeti’nin ikinci versiyonu <a href="https://x.com/b1ackd0g/status/1874475614687682951">Mysticeti v2</a> ile birlikte paralel işlem modeli sağlanacak. <a href="https://x.com/EvanDeKim/status/1873174445160054836">SIP-45</a> iyileştirme teklifiyle birlikte de ağdaki gaz ücreti limitlerinin yükseltilmesi ve kullanıcıların daha hızlı işleme için daha fazla ödeme yapabilmesine izin verilmesi hedefleniyor.</li></ul><p>Son olarak REST API, geliştirici çevresinde düzeltmeler, Lockstep ağı, Sandbox testi, Display v2, CoinMetaData v2, Move’un birden fazla çevrede kullanılabilmesi gibi yükseltmeler ve iyileştirmeler de duyurulan planlar arasında yer alıyor.</p><h3>Monad</h3><p>Monad, blokzincir ekosisteminde optimizasyona odaklanmış, EVM denkliği olan bir Katman 1 blokzincir ağıdır. Monad’ın sanal makine denkliğiyle, Ethereum ağına aktarılabilecek herhangi bir akıllı kontrat, değişime ihtiyaç duymadan Monad ağında da çalıştırılabilir hale geliyor.</p><p>Optimize edilmiş paralel işleme sayesinde saniyede 10.000 işlem vaat ediliyor. Kendine özgü konsensüs algoritması (özelleştirilmiş HotStuff — MonadBFT) ve blok yapısındaki değişikliklerle blok üretim süresi de 1 saniyeye indirilmiştir.</p><p>Birden fazla işlemi yürütebilmesi sayesinde her bir düğümde bir sonraki blok için konsensüs süreci başlatılırken aynı zamanda güncel bloktaki süreç bundan bağımsız şekilde yürütülür.</p><p>MonadDB, Ethereum’un depolama sistemi Merkle Patricia ağacından farklı olarak Monad tarafından geliştirilen durum depolama mekanizmasıdır. Birden fazla işlemi yürütebilmek için de asenkron bir veritabanı kullanılıyor.</p><p>Durum bilgisinin büyük bir bölümünü RAM yerine SSD’de tutabilmeyi sağlayarak, düşük donanım gereksinimiyle ağa katılıma olanak sağlar.</p><p>Monad, bir süredir geliştirici ve test ağlarını küçük bir kitleye açık şekilde devam ettiriyor.</p><h3>Monad Ekosistemi</h3><p>Monad, henüz ana ağ ya da herkese açık test ağına sahip olmamasına rağmen bünyesinde 100+ geliştirilen projeyi bulunduruyor. Bunlar DeFi, NFT, AI, cüzdanlar, isim servisleri, köprüler, geliştirici kitleri, RWA ve dahasından oluşuyor. Ekosistemdeki gelişmelere genel açılardan bakacak olursak:</p><ul><li>$1,2 milyon, ekosistemdeki erken aşama projelere destek için sağlandı.</li><li>$30 milyon, Monad’a özel projelere yatırım sağlandı.</li><li>46 erken aşama proje, Monad’ın hızlandırıcı programları Mach ve Jumpstart’a dahil edildi.</li><li>294 geliştirici, Monad’ı geliştirmeye katkı sağladı.</li><li>65 geliştirici etkinliği düzenlendi.</li></ul><p>Monad’ın 2024’ün 4. çeyreğinde ana ağ aşamasına geçmesi planlanırken yeni tarih olarak 2025’in 1. çeyreğinde test ağı belirtiliyor.</p><h3>İkincil Katman Çözümlerinden (Layer 2) Öne Çıkanlar</h3><h3>Arbitrum</h3><p>Arbitrum 2024 yılına başladığımızda ikincil katman çözümleri arasında liderliğini koruyarak başlamıştı. Bunun ana nedeni ilk herkese açık iyimser rollup olarak karşımıza çıkmasıydı. Doğal olarak kullanıcılar, uygulamalar, merkezi borsalar ve geliştiricilerin ilk benimsediği ikincil katman çözümü olarak karşımıza çıktı. Aslında hala ağlarda bulunan bütün paraları listelediğimizde Arbitrum 18.2 milyar dolar ile yıl sonunda birinciliğini koruyor. Ama bu sıralama merkeziyetsiz finansta kullanılan varlıkların yanı sıra cüzdanlarda bulunan ve atıl durumda olan varlıkları da dahil ediyor. Bu sıralamaya TVS sıralaması ismi veriliyor.</p><p>Merkeziyetsiz finansta kullanılan miktarları incelediğimizde rolluplar arasında birinciliği Coinbase tarafından desteklenen Base ağı ele geçirdi. Bunun başlıca nedeni olası bir airdropta kullanıcıların faydalanmayı istemesi olarak gösterilebilir. Lakin sadece bununla limitli değil tabi ki. Base’in başarısını yazının ilerleyen bölümlerinde inceleyeceğiz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*FXuS99FIuEVeQpsY" /><figcaption>2024 yılında Ethereum ikincil katman çözümlerinin TVL grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/">Artemis</a></figcaption></figure><p>Arbitrum bu sene daha fazla geliştiricinin ilgisini çekebilmek ve hali hazırda Arbitrum’da geliştirme yapan geliştiricilere daha fazla esneklik sağlayabilmek adına Arbitrum Stylus adında bir güncelleme yayınladı. Bu güncelleme sayesinde geliştiriciler Rust, C ve C++ gibi WebAssembly (WASM) uyumlu dillerde geliştirme yapabilecek.</p><p>Yine yazının ilerleryen bölümlerinde değinilecek olan Hyperliquid’in köprüleme işlemi için Arbitrum’u desteklemesi Arbitrum’un 2024’te de popüler blokzincirler arasında yer almasını sağlamıştır. Her ne kadar Hyperliquid kendi birincil katman çözümü (L1) üzerinde çalışsa da kullanıcıların daha kolay erişebilmesi için köprüleme işlemlerini Arbitrum üzerinden de yapmaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*cBSh7QWlNq95N6Df" /><figcaption>Franklin Templeton tarafından yaratılan BENJI token’ın ağlar arasındaki TVL grafiği Kaynak: <a href="https://app.rwa.xyz/">rwa.xyz</a></figcaption></figure><p>Ayrıca 2024’ün son çeyreğinde Franklin Templeton tarafından yaratılan ve ABD hazine tahvilleri ile desteklenen stablecoin olan BENJI’nin Arbitrum ağında da yer almaya başladığını gördük. Ağustos ayında duyurulan bu gelişme Stellar ve Polygon ağlarından sonra Arbitrum’un da Franklin Templeton’ın kullandığı ağlara dahil olduğunu gösterdi.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*KDKkmx-Ojli7GELR" /><figcaption>Arbitrum ağındaki GMX’in TVL grafiği Kaynak: <a href="https://defillama.com/protocol/gmx#tvl-charts">Defillama</a></figcaption></figure><p>Arbitrum ağında AAVE’den sonra en büyük TVL kaynağı olan merkeziyetsiz kaldıraçlı işlem platformu olan GMX’in 2024 yılındaki TVL grafiğini incelediğimizde sene başında neredeyse 1 milyar dolara yakın varlığın olduğunu sene sonunda ise bu miktarın 600 milyon dolar seviyelerine düştüğünü görmekteyiz. Bunun sebepleri arasında yine Arbitrum’dan çok kolay bir şekilde erişilebilen ve bazı token çiftlerinde kaldıraçlı işlem hizmeti de sunan Hyperliquid’in popülerleşmesini gösterebiliriz.</p><h3>Arbitrum Orbit</h3><p>2024 yılında Stack adı verilen çerçeveleri oldukça sık gördük. Stack, ikincil katman çözümlerinin kendi blokzincirini çıkarmak isteyen geliştiricilere kolay bir deneyim sunmak için hazırladıkları çerçeveye verilen isim. Yani aslında kendi blokzincirini çıkarmak isteyen bir geliştirici veya bir şirket rollup çözümlerinin Stack’lerinin arasından istediğini seçip kullanabiliyor. Arbitrum da bu gelişmelere uygun olacak şekilde kendi Stack’i olan Orbit’i çıkardı. Arbitrum Orbit’i kullanarak yaratılan blokzincirlere ise Orbit Chain ismi veriliyor.</p><p>Buradaki ana amaç Orbit Chain’ler arasında kolay bir şekilde birlikte çalışabilirlik göstermek ve bir ekosistem inşa etmek. Her ne kadar 2024’te bu ikincil katman çözümleri arasındaki Stack yarışını Optimism kazanmış gibi görünse de Arbitrum Orbit’in neler sağladığını inceleyelim.</p><p>Arbitrum Orbit, sektörde çokça alternatifi bulunan ve Servis olarak Rollup (RaaS) firmalarının birçoğunun desteklediği bir Stack. Bu sayede kendi blokzincirinizi yaratırken kodlama veya geliştirme gibi niş alanlardaki hizmeti Altlayer, Caldera, Conduit veya Alchemy gibi birçok firmadan hizmet alarak tamamlayabilirsiniz. Ayrıca yarattığınız blokzincirde istediğiniz ERC-20 standardına sahip herhangi bir token’ı işlem ücretlerini ödemek için seçebilir ve böylelikle var olan token’ınıza yeni kullanım alanı yaratabilirsiniz. Orbit zincirinizin kendi yönetişim yapısı olabilir ve diğer zincirlerin de dahil oldu paylaşımlı bir yönetişime sahip olmak zorunda olmayabilirsiniz. Ayrıca Orbit zincirler kendi güncellemelerini yapabilir isterse Arbitrum’un işletim sistemi olan ArbOS’un yeni versiyonlarını destekleyebilir.</p><h3>ZKsync</h3><p>2024 yılı, ZKsync’in ekosisteminde önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönem oldu. Çokça beklenen $ZK tokeni için “TGE” gerçekleştirildi ve görece tartışmalı bir airdrop sürecine tanıklık ettik. ZKsync 3.0 sürümüyle birlikte merkeziyetsiz yönetişim uygulanarak kontrol topluluğa devredildi ve <strong>Elastic Batches </strong>kullanılarak işlem maliyetlerinde iyileştirmeler sağlandı ZK Stack altyapısında yapılan güncellemelerle özelleştirme seçenekleri genişletildi. Ayrıca, Foundry ve Viem gibi geliştirme ortamları destek eklenerek yeni araçlar geliştirildi. Bu yenilikler, ZKsync’in kullanıcı deneyimi ve güvenlik konularında ilerleme kaydetmesine katkıda bulundu. 2025 yılı için vurgusunu çokça yaptıkları “Elastic Chains” ekosistemi için ihtiyaç duyulan blokzincir teknolojine yönelik atılımlara tanıklık ettik.</p><p><strong>Ağ üzerindeki aktivite özelinde ZKsync’i 2024 içerisinde inceleyecek olursak;</strong></p><h3>Toplam Kilitli Varlık (TVL)</h3><p>ZKsync üzerindeki merkeziyetsiz finans uygulamalarında $ZK airdropu öncesi beklentiye istinaden ve sonrasında büyük bir ölçüde TVL değişimi olmamıştır. Değişen ve iyimser olmayan piyasa koşullarına rağmen ZKsync üzerindeki merkeziyetsiz finans ürünlerindeki kilitli varlık değeri yol boyunca 140 Milyon USD civarında seyretmiştir. Bu değerin rakipleri Starknet ve Scroll çözümlerine kıyasla düşük kaldığını söylemek mümkün olsa da 2025’te devam edecek likidite teşvik programı ZKsync Ignite ve öne çıkan DeFi ürünlerinin ZKsync üzerinde yer alması gerekçesiyle bu değerin daha da artacağını söyleyebilmek mümkündür.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*DOePFdxlHmObuzzS" /><figcaption>ZKsync Ağı Üzerindeki Toplam Kilitli Varlığın Yıl Boyu Değişimi Kaynak: <a href="https://defillama.com/chain/ZKsync%20Era">DefiLlama</a></figcaption></figure><h3>Günlük Aktif Kullanıcı ve İşlem Sayısı</h3><p>Hem günlük aktif kullanıcı sayısı için hem de işlem sayısı adına ZKsync’in rakibi kabul edilebilecek Starknet ve Scroll’a kıyasla yıl boyunca yüksek seyrettiğini fakat özellikle $ZK airdropundan sonra şiddetli bir şekilde düştüğünü gözlemleyebilmek mümkündür. Bu durumdaki ana gerekçe olarak ZKsync’in airdropu öncesi organik kullanımların haricinde çeşitli metotlarla ağda aktivite yaratıldığını ve airdrop sonrasında yerini daha ZKsync için “normal” sayılabilecek nitelikte sürdürüldüğü söylenebilir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*UTGADK3yzajl4VJv" /><figcaption>2024 Yılında ZKsync Ağının Aktivitesi Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/home">Artemis</a></figcaption></figure><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*wi8WW80coA1w59qe" /><figcaption>2024 Yılında ZKsync Ağının Aktivitesi Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/home">Artemis</a></figcaption></figure><h3>ZKsync’in 2024 Atılımı: Elastic Chains</h3><p>2024 yılında duyurulan ZKsync 3.0 protokol yükseltmesi, ZKsync ekosisteminde köklü bir dönüşüm başlatmıştır. Bu yükseltme, mevcut ZKsync L1 köprüsünü yeniden yapılandırarak, birbirleriyle uyumlu ZK Zincirlerinin genişleyen ağına hizmet edecek bir paylaşımlı yönlendirici sözleşmesi (shared router contract) haline getirmiştir. ZKsync Era’nın ardından, ZK Stack üzerinde inşa edilen ve 2024 yılında piyasaya sürülmesi planlanan 20&#39;den fazla yeni ZK Zinciri bu ekosisteme katılması planlamaktadır. Elastic Chain, kullanıcı deneyimini iyileştirmeyi ve kripto ekosisteminde mevcut olan ağlar arası karmaşıklığı ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.</p><p>Elastic Chain’in vizyonu, kullanıcıların kripto varlıklarını kullandıkları zinciri bilmek zorunda kalmadan, diledikleri uygulamalarda kolayca işlem yapabilmelerini sağlamaktır. Geleneksel köprüleme ve ağ seçimi süreçlerini devre dışı bırakan bu yaklaşım, kullanıcı deneyimini sadeleştirirken, ZK Zincirlerinin getirdiği ağ etkilerinden faydalanılmasına olanak tanımaktadır.</p><h3>ZKsync Ignite Programı</h3><p>ZKsync Ignite Programı, kullanıcıları ödüllendirmek ve ekosisteme daha fazla likidite çekmek amacıyla 2024 yılının sonunda başlatılmış bir teşvik programıdır. ZKsync’in ilk Token Programı Teklifi (TPP) olan bu girişim, merkeziyetsiz finans ve Elastic Chain ağları için merkezi bir likidite platformu sağlamayı hedeflemektedir. Program kapsamında, toplam 325 milyon ZK tokeni, 9 aylık bir süre içinde dağıtılacaktır. Bu tokenlerin 300 milyonu, aktif katılımları teşvik etmek amacıyla altı sınırlı miner aracılığıyla likidite sağlayıcılarına ödül olarak tahsis edilirken, geri kalan 25 milyon token, programın idari ve operasyonel giderlerini karşılamak için kullanılacaktır. Aave, PancakeSwap, Uniswap gibi başat projeler veZKsync’te geliştirilmiş yeni DeFi projeleri, Ignite Programı’na katılarak ZKsync ekosistemini destekleyen uygulamalardan bazılarıdır. Program, hem kullanıcı etkinliğini artırmayı hem de ZKsync’in likidite ağlarını genişleterek ekosistemin büyümesini hızlandırmayı amaçlamaktadır.</p><h3>Taiko</h3><p>Taiko, Ethereum’a denk ve merkezi sıralayıcısı olmayan bir Katman-2 çözümüdür. Protokolün sürecinde herhangi bir merkezi unsur olmadığından dolayı herhangi bir kanıt tipi (ör. ZK, sahtecilik) ile çalışmaya yönlendirilebilir. Ağdaki tüm aktörler topluluk tarafından yönetilir ve çalıştırılır.</p><p>Taiko’nun diğer Katman-2 çözümlerinden farklılaşmasının en büyük etkeni Ethereum’un sıralayıcılarıyla blok üretimini sağlamasıdır. Dolayısıyla, merkezi sıralayıcılara gerek duyulmaz ve blok üretimi Ethereum aracılığıyla, Ethereum’a destek olunarak sağlanır.</p><p>Merkezi unsurun olmayışı ve herhangi bir hatada geri dönülemez durumların önüne geçilebilmesi için Taiko, Based Constestable (Test Edilebilir) Rollup olarak adlandırılır ve çoklu kanıtlayıcı sistemindeki kanıtlara öncelik sırası vererek ilerler.</p><p>Taiko; TEE kanıtları için SGX, ZK kanıtları için Risc0 ve SP1, ve Taiko Labs tarafından çalıştırılan bir koruyucu çoklu-imza cüzdanı (guardian multi-sig) ile çoklu kanıtlayıcı sistemini oluşturur. Guardian, bir merkezi unsur olarak düşünülebilir ve Taiko’nun yol haritasında yakın zamanda kaldırılması planlanmaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*-0QPDLYnfbg9CZJ2" /><figcaption>Taiko çoklu kanıtlayıcı sisteminin kanıt yapılarındaki hiyerarşi yaklaşımı Kaynak: <a href="https://docs.taiko.xyz/core-concepts/contestable-rollup/">Taiko Dokümanlar</a></figcaption></figure><p>Çoklu kanıtlayıcı sistemi ve Based Contestable Rollup altyapısıyla, kanıt tipleri önceliklendirilir. Guardian, Çoğunluk ve Azınlık olmak üzere 5 ve 4. seviyede; ZK ve TEE birleşimi kanıt yaklaşımı 3. seviyede, ZK kanıt tipi 2. seviyede ve TEE kanıt tipi 1. seviyede olmak üzere değerlendirilir.</p><p>Taiko zincirinde bloklar 3 aşamadan geçer: Teklif edilme aşaması, kanıtlanma aşaması ve doğrulanma aşaması. Teklif edilme aşaması, teklif edilen blokların içerisindeki işlemlerin geçerlilik testinden geçip geçmediğine karar verilen bir aşamadır. Teklif edilme aşamasındaki geçerlilik testinden başarıyla geçen blok(lar), kanıtlanma aşamasına geçebilir. Kanıtlanma aşamasında, geçerlilik kanıtları durum değişimlerine bağlı kanıtlar olarak oluşturulur. Ayrıca, Taiko’nun yapısı sayesinde bu bloklar merkeziyetsiz kanıtlayıcılarla paralel olarak kanıtlanabilir. Başlangıçtan, anlık bloğa kadar tüm blokların kanıtlarının var olması da durum değişimlerinin doğru olduğu ve tüm sürecin doğrulandığını gösterir.</p><h3>2024’te Taiko ve Ekosistemi</h3><p>Taiko, 2024’te büyük işlere imza attı. Taiko, Ethereum’da ana ağ seviyesine geçen ilk Based Rollup olarak 2024’e başladı.</p><p>İlk 7 ayında 460+ milyon adet işlem Taiko ağında yapıldı. Ortalama olarak 3,5 milyon adet işlem yapılırken, günlük en yüksek işlem adedi 5 milyon adet işlemi gördü.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*S2ul5UMqZaz0pP5x" /><figcaption>Taiko blokzincirinin 2024’teki günlük işlem sayıları grafiği Kaynak: <a href="https://taikoscan.io/chart/tx">Taikoscan</a></figcaption></figure><p>Haziran 2024’te $1,21 milyon olan TVL, güncel olarak $401 milyonun üstünde.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*IrURvHSZIVFOhxqg" /><figcaption>Taiko blokzincirinin güncel TVL, stablecoin ve hacim miktarları Kaynak: <a href="https://l2beat.com/scaling/projects/taiko">L2Beat</a></figcaption></figure><p>Blok üretiminin dağıtık sistemini kullanan 92 birbirinden bağımsız katılımcı ağda yer aldı.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*UjRUv2VMY-G-woV5" /><figcaption>Taiko blokzincirinin günlük blok teklif eden sayısı Kaynak: <a href="https://dune.com/queries/3836395/6453853">Dune</a></figcaption></figure><ul><li>Teknik açılardan; ZK kanıtlarının entegrasyonu, BCR optimizasyonu ve Gwyneth’in geliştirilmesi öne çıktı.</li><li>Taiko ekosisteminde, Trailblazers programının öncülüğünde ilk iki sezon 18 milyon TAIKO token dağıtımıyla sonuçlanırken; 3. sezon da yayına alındı.</li><li>Ekosistemde 130+ proje yer alırken, özellikle oyun uygulamaları günlük 5 milyon adet işlem sayısına ulaşılmasında öncü oldu.</li><li>ETH Denver, ETH Seoul, Southeast Asia Blockchain Week, EthCC, Korea Blockchain Week, Token 2049 Dubai ve Singapur, Devcon Bangkok gibi konferanslar ve büyük hackathonlar başta olmak üzere Taiko aktif katılım sağladı.</li><li>TAIKO token çıkartıldı, ilk airdrop yapıldı ve büyük merkezi borsalarda da listelendi.</li><li>$15 milyon daha yatırım alınarak toplamda $37 milyon’luk yatırım toplanmış oldu.</li><li>Ekosistem gelişimini teşvik amacıyla da $32 milyon’luk bir yatırım ayrıldı.</li><li>Taiko DAO’su devreye alındı.</li></ul><h3>2025’te Taiko’yu Ne Bekliyor?</h3><ul><li><strong>Preconfirmation’lar:</strong> Taiko’nun blok süresi based rollup yapısı sebebiyle diğerlerine kıyasla daha uzundur. Based preconfirmation’ların ağa eklenmesiyle blok süresinde kısalmalar hedefleniyor.</li><li><strong>ZK Kanıtları:</strong> Tüm blok tekliflerinin 100 blokta 3 blok (%3) oranında ZK kanıtlarını dahil etmesi talep edilecek. Böylelikle, tam ZK-Rollup dönüşümünün sağlanması hedefleniyor.</li><li><strong>Gwyneth:</strong> Gwyneth’in geliştirici ve test ağının 2025’te ana ağ aşamasına geçmesi hedefleniyor.</li></ul><h3>Blast</h3><p>Blast için 2024 yılı aslında Haziran ayında gelen airdrop ile bitti denilebilir. Airdrop’u gerçekleştirmeden önce entegre ettikleri puan sistemi ile birçok kullanıcının ilgini çeken Blast, airdrop öncesinde toplam kilitli değer (TVL) açısından zirvesini gördü.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*usHoN37LZlUP75tu" /><figcaption>2024 yılında Blast blokzincirindeki toplam kilitli varlık (TVL) grafiği Kaynak: <a href="https://defillama.com/chain/Blast">Defillama</a></figcaption></figure><p>Yukarıdaki grafikte Blast ağındaki merkeziyetsiz finans protokollerinde bulunan toplam kilitli varlık değerini görmekteyiz. Sizlerin de grafikten fark edebileceğiniz üzere airdrop tarihi 26 Haziran’dan hemen önce toplam kilitli varlık değeri zirve değeri olan 2,3 milyar dolara ulaşıyor. 2024’ün sonundaki toplam kilitli varlık değeri 500 milyon dolardan az. Düşüş miktarı neredeyse %80’e yakın. Bunun nedeni aslında Blast’ın kullanıcıların ilgisini çekir airdrop alabilmek adına varlıklarını zincire taşırken aynı şekilde geliştiricilerin ilgisini çekememesinden dolayı. Merkeziyetsiz finans’ın savaş görmüş tecrübeli protokollerinin hiçbiri Blast’ı desteklemiyor. Doğal olarak kullanıcılar da airdrop’u aldıktan sonra daha güvenilir gördükleri protokolleri kullanmak adına başka blokzincirlere geçiş yaptı.</p><p>Hala kilitli toplam varlık değeri birçok blokzincirden yüksek miktarda olsa da bu kullanıcıların da gelecekteki airdroplar adına varlıklarını burada tuttuğunu düşünmek oldukça mantıklı. Zaten son birkaç yılda yapılan airdropların kademeli airdrop şeklinde yapılıyor. Bunun kullanıcıların hepsinin başka blokzincirlere kaçmasını engelleme amacıyla bu şekilde yapıldığını söylemek yanlış olmaz.</p><h3>Optimism</h3><p>Optimism 2024 yılının bir diğer kazananlarından birisiydi. Optimism’i sadece Optimism Mainnet blokzinciri olarak ele alırsak bu şekilde değerlendirmek doğru olmaz. Lakin 2024 yılının Solana dışındaki kazananı Base’in bir OP Stack destekleyen Superchain olduğunu unutmamak gerekir. Base’in yükselişini incelemeden önce Optimism Mainnet 2024 yılını nasıl geçirmiş incelemek gerekir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*qtO4p0oVgB1LqcAK" /><figcaption>Optimism blokzincirinin 2024 yılındaki toplam kilitli varlık (TVL) grafiği Kaynak: <a href="https://defillama.com/chain/OP%20Mainnet">Defillama</a></figcaption></figure><p>Grafikte Optimism ana ağındaki toplam kiliti varlık (TVL) grafiğini görebilirsiniz. Her ne kadar 2024’ün başına göre %20’lik bir düşüş gözükse de sene boyunca çoğunlukla durağan ilerlediğini söylemek yanlış olmaz.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*TeFH5ZDqW5KhdASG" /><figcaption>Optimism blokzincirinin 2024 yılındaki aktif cüzdan grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/">Artemis</a></figcaption></figure><p>TVL değerinin yanı sıra günlük aktif cüzdan sayısının grafiğini incelediğimizde de yıl boyunca inişler ve çıkışlar olsa da genel bir trendin olduğun söylemek zor. Optimism’in de Arbitrum gibi oldukça eski ve güvenilir bir blokzincir olduğunu söylemek yanlış olmaz. Arbitrum’da da Optimism’de de sene boyunca bir trend olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Teşvik veya uygulama airdrop’ları gibi durumlarda iniş ve çıkış yaşansa da ikincil katman çözümlerinin demirbaşlarında bir değişim yok.</p><p>Bildiğiniz üzere Optimism ekosistem olarak toplum faydasına olan ürünleri destekleme vizyonuna sahip bir blokzincir. Özellikle 2023 yılının sonbaharında gerçekleşen ve hibelerin dağıtım zamanındaki fiyata göre hesaplandığında yaklaşık 120 milyon dolar hibe dağıtan RetroPGF 3 programı ile oldukça popüler olmuştu. Özellikle hibe programına başvuran birçok protokol bonkör miktarlarda destek aldılar. Bununla birlikte Optimism RetroPGF hibe programında bir yeniden markalaşmaya giderek ismini Retro Funding olarak değiştirdi. Ayrıca kapsamı da genişletilen program artık OP Stack destekleyen blokzincirleri yani Superchain’lerin hepsini kapsıyor.</p><p>Optimism ekosistemi 2024 yılında hibe programını 3 tur daha ilerletti. Bu turlarda spesifik kategorilendirme kullanılarak farklı alanlardaki projelere özel turlar düzenlendi. Toplamda 40 milyon dolara yakın hibe dağıtılan program artık daha sürdürülebilir bir şekilde yönetilmeye çalışılıyor.</p><h3>Base</h3><p>Öncelikle Base’i neden Optimism başlığının altında incelediğimizi anlatmamız gerekiyor. Şubat 2023’te Base ekibi tarafından yapılan duyuru ile birlikte Base blokzincirinin Optimism’in altyapısı olan OP Stack’i kullanacağı duyurulmuştu. Temmuz 2023’te ise Base ana ağı kullanılabilir duruma gelmişti. Açıkçası 2024’ün başına kadar ağdaki işlem ücretleri hem pahalıydı hem de ağ çok ilgi çekmemiş durumdaydı.</p><p>Hatta ağ bir RPC hatası yüzünden 5 Eylül 2023 tarihinde yarım saatliğine blok üretememiş ve durmuştu.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*SmLFRz6NVm4JObjV" /><figcaption>Base ağındaki işlem maliyeti Kaynak: <a href="https://www.growthepie.xyz/">Growthepie</a></figcaption></figure><p>Grafikten de görebileceğiniz üzere Mart 2024 tarihinde Base ilgi çekmeye başlamıştı ve Ethereum’un Dencun güncellemesi henüz gelmediği için işlem ücretleri zirve yapmaya başlamıştı. Dencun güncellemesinden 1 gün sonra 14 Mart 2024 tarihinde ise Base blobs desteğini açıkladı. Bununla birlikte deyim yerindeyse film koptu.</p><h4>Base’in Yükselişi</h4><p>Base’in bugünkü yükselişinde ana etkenlerden biri yine token’ı olmayan blokzincir olması ve airdrop beklentisi olsa da Base ekibindeki iş geliştirmecilerin hakkını yememek lazım. Coinbase destekli bir blokzincir olmasıyla birlikte bu repütasyon ve popülerliği Base’in büyümesinde kullandıklarını söylemek yanlış olmayacaktır. Tabi az önce bahsettiğimiz gibi Base’in OP Stack üzerinde oluşturulması ve Scroll veya Linea gibi diğer rollup çözümlerinin aksine Ethereum güncellemelerini direkt uyguluyor olması da Base’in yükselişine katkıda bulundu.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*3DHx0n6Sk3CWvZkh" /><figcaption>Base blokzincirindeki günlük işlem sayısı grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/">Artemis</a></figcaption></figure><p>Base’in yükselişini gözler önüne seren en güzel grafiklerden birini günlük işlem sayısında görebiliyoruz. Seneye 60 bin işlemle başlayan Base blokzinciri seneyi 10 milyon günlük işlem sayısıyla kapatmış durumda. Yükseliş tam 170 kat! Peki işlemleri aynı kişiler mi yapıyor bunu görmek için aktif cüzdan sayısı grafiğini inceleyelim.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*B1cgsZguiqeoucj2" /><figcaption>Base blokzincirindeki aktif cüzdan sayısı grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/">Artemis</a></figcaption></figure><p>Aktif cüzdan sayısını incelediğimizde 2024 yılına 60 bin cüzdanla başlayan Base sene içerisinde 2,5 milyonu geçse de seneyi 1 milyon cüzdana yakın sayıda kapatmış gözüküyor. Özellikle senenin son çeyreğinde anlık zirveleri yaşamasının nedenini merkezi borsalardan gelip Base’i blokzincirini deneyenlerin olması olarak yorumlayabiliriz. Coinbase 2024’ün ortasında Base ağına çekimlerdeki işlem ücretlerini kaldırdı. Tabi Coinbase’in merkezi borsa kullanıcılarını merkeziyetsiz borsalara teşvik ettiğini kanıtlamamız için daha detaylı analizlere ihtiyacımız var. Ama ekosistem genelinde Coinbase’in Base ağını teşvik ettiği kabul görmüş durumda.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*4RMsn87qBA1huZfP" /><figcaption>Base ağındaki toplam kilitli varlık (TVL) grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/">Artemis</a></figcaption></figure><p>Base ağında kullanıcıların işlem yapmasıyla doğru orantılı olarak ağdaki toplam kilitli varlık miktarı da oldukça arttı. Şu anda blokzincirin kendine ait bir token’ı olmadığı için bu varlıklarının hepsinin diğer ağlardan veya merkezi borsalardan getirildiğini söyleyebiliriz. Peki Base’in şu anda TVL açısından bir numaralı rakibi ile karşılaştırmalı analizi bize neler söyleyecek inceleyelim.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*eDmrgSJBbS_81xzD" /><figcaption>Base ve Arbitrum ağlarındaki toplam kilitli varlık (TVL) grafiği Kaynak: <a href="https://app.artemisanalytics.com/">Artemis</a></figcaption></figure><p>Aslında baktığımızda Base’e gelen varlıkların Arbitrum’dan çıkıp geldiğini söylemek oldukça zor. Çünkü Base yükselişi başladığı dönemde Arbitrum’da bir düşüş görünmüyor. Daha önce de dediğimiz gibi demirbaş rollup Arbitrum seneyi oldukça yatay ve stabil şekilde geçirmiş durumda. Yine tamamen doğru olmasa da bu varlıkların Coinbase gibi merkezi borsalardan geldiğine işaret eden bir grafik olabilir.</p><h3>Superchain Ekosistemi</h3><p>OP Stack kullanılarak geliştirilen blokzincirlere Superchain ismi veriliyor. Bu Superchain’lerin oluşturduğu ekosistem ise Superchain Ekosistemi olarak adlandırılıyor. Şu anda Superchain olan başlıca blokzincirler şunlar:</p><ul><li><a href="https://medium.com/u/b5f15635e5b1">Optimism</a> Ana Ağı (Mainnet)</li><li>Base</li><li>World Chain</li><li>Mode Network</li><li>Unichain</li><li>Blast</li><li>Build on Bitcoin (BOB)</li><li>Zora</li><li>Ink</li><li>Swellchain</li><li>Celo (<a href="https://medium.com/u/18e0dc50a66e">Celo Foundation</a>)</li><li>Zircuit</li></ul><p>Superchain Eco websitesindeki verilere göre toplamda test ağları dahil 60 farklı blokzincir OP Stack kullanıyor. Aslında daha önce de bahsettiğimiz gibi Base’in yükselişi sayesinde Superchain ekosistemi de ön plana çıktı. Optimism Vakfı ve yönetişimi de arkalarına aldıkları bu rüzgarı devam ettirmek adına Superchain ekosistemini destekleyen çeşitli teşvik programlarında bulunuyorlar.</p><h4>Altyapısal Olarak Farklılıklar</h4><p>Peki olur da bir gün blokzincir yaratmak istediğimizde neden OP Stack kullanmalıyız bunu inceleyelim. Aslında en temelinde OP Stack size geliştirme yaparken modüler yapılar sunuyor. Modüler kelimesini çok duyduğunuza eminim bunun ne demek olduğunu da şu şekilde açıklayabiliriz: Blokzincirinizde verileri EigenDA gibi bir veri erişim katmanında saklarken fikir birliği (consensus) mekanizması olarak Proof of Work kullanabilirsiniz. Yani Ethereum’un bile terk ettiği eski Proof of Work sistemini oldukça yeni teknoloji olan Eigenlayer’ın veri erişim katmanıyla kullanabilirsiniz. Bu yapılar lego parçasına benzetilebilir ve OP Stack size istediğiniz lego parçalarını istediklerinizle birleştirmenizi sağlıyor.</p><p>Bütün bunların yanı sıra OP Stack üzerinde geliştirilen blokzincirler Ethereum Sanal Makinesi (EVM) uyumluluğu ile çalışıyor. Her blokzincir ekosisteminin gelişmesiyle EVM uyumluluğu ilgi çekici bir özellik olmasa da 2024 yılında gerçekleşen Dencun güncellemesinin OP Stack’te bir gün sonra desteklenmiş olması bunun çok hızlı bir şekilde gerçekleştiğini de gösteriyor. Bir nevi OP Stack kullanan zincirler teknik altyapıdaki gereklilikler ile çok fazla uğraşmak zorunda kalmıyor diyebiliriz.</p><h4>Superchain Ekosistemindeki Bütün İkincil Katman Çözümleri (Layer 2) İçin Veri Analizi</h4><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*M5bjZehDr8odnnVg" /><figcaption>Superchain’lerdeki toplam kilitli varlık (TVL) grafiği Kaynak: <a href="https://optimism.blockworksresearch.com/">Blockworks &amp; Defillama</a></figcaption></figure><p>Yukarıdaki grafikten de görebileceğimiz üzere Base’in özellikle 2024 yılındaki yükselişi ile birlikte Superchain’lerdeki kilitli varlık miktarı 4 milyar doları geçti. Bunun 3 milyardan fazlasını Base tek başına sağlamakta zaten. Peki bu varlıklar çeşitli merkeziyetsiz finans protokollerindeki kilitli varlıkları ifade ediyor. Ama o ağda paramız bulunuyorsa ve bir uygulamada değilse cüzdanda duruyorsa bunu nasıl hesaplayabiliriz. Burada da karşımıza Toplam Güvenliği Sağlanan Varlıklar (TVS) kavramı devreye giriyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*10Pe9USCqJLf5YyU" /><figcaption>Superchain’lerdeki toplam güvenliği sağlanan varlıklar (TVS) grafiği Kaynak: <a href="https://optimism.blockworksresearch.com/">Blockworks &amp; L2BEAT</a></figcaption></figure><p>TVS kavramı sadece merkeziyetsiz finansta kullanılan varlıkları değil aynı zamanda o blokzincirlerde bulunana ama cüzdanlardaki atıl para miktarlarını da da dahil ediyor. Bu grafikte ise 2024 yılının başlarında Optimism ana ağının da yükseldiğini fark ediyoruz. Özellikle ekosistemdeki birçok uygulamanın Optimism’i desteklemesiyle birlikte Optimism’in kullanımı arttı ve kullanıcılara sağladığı güven de aynı şekilde yükseldi. Bu yüzden kullanıcılar merkeziyetsiz finans protokolü kullanmayacak olsa dahi varlıklarını Optimism’de tutmayı tercih etmeye başladı.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*QEHggipbVnkmqsN4" /><figcaption>Rollup’lar arasındaki Superchain’lerin yüzdesel büyüklüğü grafiği Kaynak: <a href="https://optimism.blockworksresearch.com/">Blockworks &amp; L2BEAT</a></figcaption></figure><p>Bu grafiğin oldukça kritik olduğunu düşünüyoruz. Her ne kadar raporumuz 2024 yılına odaklansa da grafiğin 2023 yılındaki değerleri oldukça ilgi çekici. Optimism 2023 yılında henüz Base veya Mode gibi diğer rollup çözümleri bulunmazken bütün rollup’lar arasında neredeyse %30’lık bir paydaya sahip durumdaymış. Bunun nedeni 2023 yılında toplam güvenliği sağlanan varlık değerinin 4 milyar dolar seviyelerinde olması. Şu anda bu seviyeyi Base ağı tek başına sağlamaya çok yakın. 2023’ün başından bu yana toplam 11 kat bir büyüme var. Doğal olarak Optimism ağ üzerindeki toplam varlık miktarını arttırsa bile yüzdesel olarak küçülmek zorunda kaldı. Bütün bunlara rağmen Base ağının yükselişi gerçekten takdire şayan.</p><h4>Ekosistemde Öne Çıkanlar</h4><p>Optimism vizyonunda toplum faydasına olan ürünlerin desteklenmesi olduğundan daha önce bahsetmiştik. OP Stack kullanan blokzincirler bu şekilde toplum faydasına olan ürünlerin desteklenmesine dahil ediliyor. Bahsettiğimiz teşvik mekanizmaları da bunlar aslında. Örneğin Optimism’in 2025’in ilk 6 ayındaki ana hedefi Superchainler arasında her ay 250 milyon dolar transfer olması. Bu hedefi tamamlayabilmek için yüksek miktarda teşvikler dağıtılacak.</p><p>Ayrıca daha önce Optimism Vakfı tarafından ödül karşılığında yaptırılan projeler yer alıyordu. Bunlar arasında Optimism Superchain’lerini destekleyen köprü uygulamaları veya Superchain’lerde kullanılacak token standartları gibi görevler var. Superbridge veya Bridgg gibi projeler bu ödüller karşılığında geliştirilen ve Optimsim Superchain’lerini destekleyen uygulamalara örnek verilebilir.</p><p>Son zamanlarda daha popüler olan Superchainlerden birisi de Build on Bitcoin (BOB). Bitcoin’in güvenliği ile Ethereum’un çok yönlülüğünü birleştireceğini vaad eden ağın toplam kilitli varlık (TVL) değerleri artmakta. Şu anda sadece OP Stack kullanan bir rollup olarak hizmet verseler de ileride Bitcoin’in Proof of Work güvenliğini sağlayacaklarını iddia ediyorlar.</p><h3>Alternatif Sanal Makine (AltVM) Çalıştıran İkincil Katman Çözümleri (Layer 2)</h3><h3>Eclipse</h3><p>✓ <a href="https://dune.com/angry/eclipse-mainnet-dashboard-and-wallet-rank">https://dune.com/angry/eclipse-mainnet-dashboard-and-wallet-rank</a></p><p>✓ <a href="https://dune.com/lorenz234/eclipse-tvl?timeframe_e685c6=1+year">https://dune.com/lorenz234/eclipse-tvl?timeframe_e685c6=1+year</a></p><p>✓ <a href="https://dune.com/hkey/eclipse-mainnet-bridge">https://dune.com/hkey/eclipse-mainnet-bridge</a></p><p>2024 yılında Ethereum ekosisteminde önemli bir yer edinen Eclipse, özellikle AltVM Rollup’lar arasında dikkat çeken bir çözüm olarak öne çıktı. Temmuz ayında mainnet’ini başlatan Eclipse, Ethereum üzerine inşa edilmiş, ancak Solana’nın Sanal Makinesi (SVM) ile uyumlu bir Layer 2 çözümüdür. Bu özellik, Eclipse’in Solana ekosistemindeki uygulamalardan faydalanarak hızlı bir şekilde güçlü bir ekosistem oluşturmasını sağladı. Solana ile olan bu benzerlik sayesinde, geliştiriciler Solana tabanlı uygulamalarını Eclipse üzerine taşıyabilir ve Ethereum’un güvenlik avantajlarından faydalanabilirler.</p><p><strong><em>Eclipse ağının sahip olduğu eşsiz kullanıcı sayısı ve toplam işlem sayısı:</em></strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/303/0*KtxBmQaGg58J35wZ" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://dune.com/angry/eclipse-mainnet-dashboard-and-wallet-rank">dune.com</a></figcaption></figure><p>Şu anda Eclipse ağı, 155 binden fazla işlem gerçekleştirmiş ve yaklaşık 140 bin benzersiz kullanıcıya ulaşmış durumda. Ayrıca ağ üzerinde 45 milyon dolar civarında TVL (Toplam Kilitli Değer) bulunuyor. Bu metrikler, kullanıcıların Eclipse’e olan güvenini ve ağın hızlı bir şekilde büyüdüğünü gösteriyor.</p><p>Eclipse’in başarısındaki en önemli etkenlerden biri, Ethereum’un ölçeklenebilirliğini artırırken Solana’nın düşük maliyet ve yüksek işlem hızı avantajlarını bir araya getirmesidir. Bu, hem Ethereum topluluğu hem de Solana ekosisteminden gelen kullanıcılar için çekici bir çözüm sunuyor. Eclipse, bu birleşim sayesinde Layer 2 çözümleri arasında kendine özgü bir yer edinerek, 2024 yılı boyunca büyümesini sürdürdü ve Ethereum ekosisteminin gelecekteki ölçeklenebilirlik hedeflerine önemli bir katkı sağladı.</p><h3>Movement</h3><p>Henüz mainnet’ini başlatmamış olmasına rağmen Movement, Ethereum ekosisteminde dikkat çeken ve tartışmalara yol açan bir Layer 2 çözümü olarak öne çıkıyor. Proje, Ethereum’un altyapısı üzerinde çalıştığını ve kendisini bir rollup olarak tanımladığını iddia etse de yılın ortalarına doğru ortaya çıkan detaylar, benimsedikleri mekanizmanın rollup’ların sunduğu güvenlik modelinden oldukça uzak olduğunu gösterdi. Bu durum, Ethereum topluluğu ve Vitalik Buterin tarafından eleştirildi çünkü Ethereum’un rollup’larla hedeflediği temel güvenlik ilkelerine uygun bir yaklaşım benimsenmemişti. Bu eleştiriler, Movement’ın Ethereum ekosistemindeki konumunu karmaşık bir hale getirdi.</p><p>Bununla birlikte, Movement, Ethereum üzerinde paralel işlem yapmayı mümkün kılan bir Layer 2 çözümü olarak dikkat çekiyor. Bu sistem, Ethereum’un güvenliğini korurken işlemleri daha hızlı ve düşük maliyetle gerçekleştirmeyi hedefliyor. Movement’ın sunduğu Layer 2 modeli, akıllı kontratgüvenliğini artırmayı ve 30.000’den fazla işlem/saniye kapasitesine ulaşmayı mümkün kılacak şekilde tasarlandı. Proje, bu altyapıyla Ethereum kullanıcılarına daha güvenli, verimli ve ölçeklenebilir bir deneyim sunmayı amaçlıyor.</p><p>Ayrıca, Movement yenilikçi vizyonu ve güçlü destekçileriyle umut vaat etmeye devam ediyor. 2024 yılının Nisan ayında, Polychain Capital liderliğinde tamamladıkları Series A yatırım turunda 38 milyon dolar toplayan Movement Labs, Ethereum’un smart contract güvenlik açıklarını azaltmayı ve işlem kapasitesini artırmayı hedefleyen bu Layer 2 çözümünü hayata geçirmek için güçlü bir temel oluşturdu. Bu yatırım turuna Hack VC, Placeholder, Archetype, Maven 11, Robot Ventures, Figment Capital, Nomad Capital, Bankless Ventures, OKX Ventures, dao5 ve Aptos Labs gibi önemli isimlerin katılması, ekosistemin projeye duyduğu güveni gösteriyor. Yakın zamanda, Movement’ın 3 milyar dolar değerlemeyle 100 milyon dolarlık yeni bir yatırım turu başlatmayı hedeflediği söylentileri de, projeye olan ilgiyi artırmış durumda.</p><p>Movement’ın en dikkat çekici özelliği, hem Move dilini hem de EVM (Ethereum Virtual Machine) uyumluluğunu destekleyen özel bir sanal makineye (VM) sahip olması. Bu sayede, hem Move hem de Solidity geliştiricileri için esnek bir geliştirme ortamı sunarak iki farklı ekosistemi bir araya getiriyor. Movement’ın sunduğu bu entegre yaklaşım, smart contract güvenliği ve paralelleştirme gibi önemli avantajları Ethereum’un likidite ve kullanıcı tabanı ile birleştiriyor. Ekip, Move Stack adını verdikleri bir çerçeve ile Optimism, Polygon ve Arbitrum gibi rollup çözümleriyle de uyumlu bir altyapı kurmayı hedefliyor.</p><p>Sonuç olarak, Movement’ın teknik eksikliklerini nasıl ele alacağı ve Ethereum topluluğu içindeki konumunu nasıl şekillendireceği, projenin uzun vadeli başarısında kritik bir rol oynayacak gibi görünüyor. Ancak, Polychain Capital ve diğer büyük yatırımcıların desteğiyle, Movement Labs, Ethereum ekosistemine yeni bir soluk getirme potansiyeli taşıyor.</p><h3>Fuel</h3><p>2024, Ethereum ekosistemi çin birçok yeniliğin yıldı oldu ve bu yeniliklerin başında Fuel’in yaptığı çıkış geliyordu. Yeni mainnet’i Ignition ve FuelVM (Fuel Sanal Makinesi) ile Fuel, blockchain teknolojisinde çok daha hızlı, düşük maliyetli ve geliştirici dostu bir altyapı sunarak dikkatleri üzerine çekti. Ancak Fuel ekibinin asıl öne çıkan yönü, ilk tam anlamıyla güvenli Optimistic Rollup’ı geliştiren ekip olmalarıydı. Bu başarıları, Vitalik Buterin tarafından da övgüyle karşılanmıştı. Ne var ki, Fuel V1 Rollup, teknolojik bir gövde gösterisi olmasına dolayısıyla ağ üzerinde ciddi bir kullanım görmedi.</p><p>Bu yıl ise Fuel, Ignition adı verilen yeni mainnet’iyle çok daha iddialı bir adım attı. Ignition, önceki Rollup’ın aksine, güvenlik seviyesinde “Stage 0”dan başlayarak daha sıradan bir altyapıyla hayata geçirildi. Ancak ekip, bu seviyeyi zamanla geliştirerek güvenlik konusundaki iddialarını bir kez daha kanıtlamayı hedefliyor.</p><p>Ignition’ın özellikleri arasında FuelVM’in paralel işlem yürütme yeteneği dikkat çekiyor. Bu teknoloji, blokzincir üzerindeki işlem hacmini arttırıyor ve eş zamanlı işlemleri mümkün kılarak verimliliği ciddi anlamda iyileştiriyor. Fuel’in UTXO tabanlı mimarisi ise çakışan işlemleri minimuma indirerek saniyede 21.000’den fazla işlem yapılmasına olanak tanıyor. Bu kapasite, Ethereum’un mevcut tıkanıklık sorunlarını aşması için büyük bir adım olarak değerlendirilebilir. Bunun yanı sıra, Fuel’in “state-minimized” yapısı, blokzincir üzerindeki veri yükünü azaltıyor ve düğüm operatörleri için daha sürdürülebilir bir altyapı sunuyor.</p><p>Fuel sadece performansıyla değil, geliştirici dostu yaklaşımıyla da dikkat çekiyor. Bu noktada öne çıkan en önemli unsurlardan biri, Fuel’in kendi geliştirdiği Sway adlı programlama dili. Solidity ve Rust’ın en iyi özelliklerini bir araya getiren Sway, geliştiricilere daha güvenli ve optimize edilmiş akıllı kontratlar yazma imkânı tanıyor. Bunun yanı sıra Fuel Orchestrator (Forc) ve çeşitli SDK’lar, geliştirici deneyimini kolaylaştırarak blockchain ekosistemine hızlı ve yenilikçi çözümler getirmeyi amaçlıyor.</p><p>Ignition mainnet’i ise Fuel’in kullanıcı deneyimini daha da iyileştirmek için birçok yenilikle donatılmış durumda. Bunlardan biri olan hesap soyutlama (“account abstraction”), kullanıcıların blockchain işlemlerini daha esnek bir şekilde yönetmesine olanak tanıyor. Aynı zamanda Fuel, Ethereum’un güvenlik garantilerinden faydalanırken, non-EVM mimarisi nedeniyle geliştiricilerin adaptasyon sürecini kolaylaştıracak bir altyapı sunuyor.</p><p>Bütün bu gelişmelerle birlikte Fuel, 2024 yılında Ethereum ekosistemi için gerçekten yeni bir dönemin kapılarını aralamış durumda. Performans, sürdürülebilirlik ve geliştirici dostu özellikleri bir araya getiren Fuel, Ethereum’un ölçeklenebilirlik hedeflerine katkı sağlarken, rekabetçi blockchain ortamında yer edinme kapasitesiyle gelecekteki başarısını şekillendirecek. Uzun vadede, Fuel’in benimsenme oranı ve geliştirici topluluğunu ne kadar etkileyebildiği, bu başarının anahtarlı faktörleri olacak gibi gözüküyor.</p><h3>Fluent</h3><p>Fluent, Ethereum ekosisteminde Layer 2 çözümleri için yeni bir paradigma sunan yenilikçi bir projedir. Özellikle Blended Execution (Birleşik Yürütme) modeliyle dikkat çeken Fluent, farklı sanal makineleri (VM) tek bir çatı altında toplayarak, uygulama geliştirme süreçlerini dönüştürmeyi amaçlıyor. Ancak bu yaklaşımın önemini daha iyi kavramak için önce mevcut çözümlerle karşılaştırmak gerekiyor.</p><p>Örneğin, Arbitrum Stylus güncellemesi, Arbitrum ağına WASM (WebAssembly) tabanlı bir VM ekleyerek yeni bir geliştirme ortamı sundu. Ancak Arbitrum, hem EVM hem de WASM VM’lerini ayrı ayrı çalıştırdığı için, bu iki farklı VM’nin iki ayrı kanıt mekanizması ile Ethereum’a kanıtlanması gerekiyor. Bu durum, farklı VM’ler arasında koordinasyonu imkansız hale getiriyor ve birlikte çalışabilirliği azaltıyor. Fluent’in Blended Execution modeli ise bu sorunu kökten çözüyor. Fluent, tek bir sanal makine içinde birden fazla VM’yi simüle ederek, tüm yürütmeleri tek bir ZK Prover (sıfır bilgi ispatı mekanizması) üzerinden doğrulayabiliyor. Bu, yalnızca birlikte çalışabilirliği artırmakla kalmıyor, aynı zamanda doğrulama sürecini basitleştiriyor.</p><p>Fluent’in bu yenilikçi yapısı, “<strong>WASM”, SVM (Solana Virtual Machine) ve EVM (Ethereum Virtual Machine)</strong> gibi farklı sanal makineleri aynı anda desteklemesini sağlıyor. Bu, Solana standartları ile yazılmış bir uygulamanın Ethereum standartlarıyla yazılmış bir uygulama ile aynı platform üzerinde çalışabilmesine olanak tanıyor. Bu durum, Fluent’i yalnızca bir Layer 2 çözümü değil, aynı zamanda farklı geliştirici topluluklarını bir araya getiren bir platform haline getiriyor. Fluent’in sunduğu bu entegrasyon, köprü<strong> </strong>gibi zincirler arası iletişim yöntemleriyle karıştırılmamalıdır. Buradaki temel fark, Fluent’in, farklı standartlarda yazılmış uygulamaların doğrudan kendi VM’i ile aynı ağ üzerinde çalışabilmesini sağlamasıdır. Fluent’in kendine özgü Blended Execution VM’i, bu uygulamaların birbirleriyle iletişim kurabilmesine olanak tanırken, aynı zamanda çok daha kompleks ve yenilikçi uygulamaların geliştirilmesini mümkün kılar. Farklı diller ve standartlarla yazılmış uygulamaların tek bir Layer 2 platformuna (Fluent) deploy edilmesi, yalnızca teknik sınırları aşmakla kalmıyor, aynı zamanda Ethereum ekosistemine çok daha geniş bir geliştirici kitlesi kazandırıyor. Fluent, bu özelliğiyle yalnızca Ethereum geliştiricileri için değil, Solana ve WASM topluluklarından gelen geliştiriciler için de çekici bir alternatif oluşturuyor.</p><p>Sonuç olarak, Fluent’in <strong>Blended Execution</strong> yaklaşımı, Ethereum’un Layer 2 çözümleri arasında yalnızca ölçeklenebilirlik ve performans anlamında değil, aynı zamanda geliştirici adaptasyonu ve entegrasyon açısından da önemli bir yer edinmesini sağlıyor. Farklı ekosistemleri bir araya getirerek yenilikçi bir ortam sunan Fluent, Ethereum’un gelecekteki büyümesinde kritik bir rol oynayabilir.</p><h3>Starknet</h3><p>2024 yılı, Starknet için hem fırsatlarla hem de zorluklarla dolu bir yıl oldu. Ethereum ekosisteminin en güçlü Validity Rollup’larından biri olma yolunda ilerleyen Starknet, yaptığı yeniliklerle birçok başarı elde etti. Ancak, bu süreçte topluluğun bazı çekinceleri ve teknolojik eksiklikleri de dikkat çekti. Özellikle Ethereum Blob entegrasyonu ve Bolt v0.13.2 güncellemesiyle gas ücretlerinde ve işlem kapasitesinde büyük iyileştirmeler sağlandı. ERC-20 transferlerinin maliyeti 0.24 dolardan 0.001 dolara düşerken, TPS kapasitesi 500’e yükseldi. Bu gelişmeler, ağın ölçeklenebilirliğini artırsa da, altyapının hızla büyümesinin sürdürülebilirliği ve bu büyümenin potansiyel sınırlamalarıyla ilgili soruları gündeme getirdi.</p><p>Starknet’in non-EVM uyumluluğu, geliştiriciler için hem bir fırsat hem de bir engel olarak değerlendiriliyor. Cairo gibi araçlarla bu sorunlar aşılmaya çalışılsa da, Ethereum tabanlı geliştiricilerin alışık oldukları ekosisteme dönmeleri zaman alabiliyor. Bununla birlikte, Starknet’in sunduğu Account Abstraction gibi yenilikler, kullanıcı deneyimini ileri taşıyor. Özellikle seed phrase kullanımını ortadan kaldıran ve daha az teknik bilgiyle blockchain uygulamalarına erişim sağlayan bu özellikler, oyun ve DeFi sektörlerinde geniş bir potansiyel sunuyor. Ancak, bu yeniliklerin kullanıcı tabanında yaygınlaşması için daha fazla eğitim ve topluluk desteği gerekiyor.</p><p>“Multicall” gibi özellikler, DeFi işlemlerini basitleştirerek zaman ve maliyet tasarrufu sağlasa da, Starknet’in bu alanda geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşması için pazarlama ve entegrasyon çalışmalarını artırması şart. 2024 yılı boyunca kaydedilen ilerlemeler umut verici olsa da, Starknet’in 2025’te daha geniş bir ekosistem oluşturup oluşturamayacağı, non-EVM yapısından kaynaklanan sınırlamaları ne ölçüde aşabileceğiyle doğrudan bağlantılı olacak gibi görünüyor. İşlemücretlerinin düşmesi, işlem kapasitesinin artması ve kullanıcı deneyimi iyileştirmeleri sayesinde Starknet, Ethereum ekosistemine önemli bir katkı sunma potansiyeline sahip. Ancak, bu sürecin başarısı, geliştiriciler ve kullanıcılar arasında benimsenmenin ne kadar hızlı gerçekleşeceğine bağlı olacak.</p><h3>2024’te Merkeziyetsiz Finans (DeFi)</h3><h3>Toplam Kilitli Varlık’taki (TVL) Değişim</h3><p><strong><em>2024 Yılında Toplam Kilitli Değerin (TVL) Değişimi:</em></strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*9XPZEzDRAhabVGtg" /><figcaption><em>Kaynak: </em><a href="https://defillama.com/"><em>DefiLlama</em></a></figcaption></figure><p>2024 yılı boyunca Toplam Kilitli Değer, dalgalı bir seyir izleyerek yıl sonuna doğru kayda değer bir artış gösterdi. Yılın başında yaklaşık 100 milyar USD seviyelerinde bulunan TVL, yılın ilk yarısında hızlı bir şekilde artarak 150 milyar USD seviyesini aştı. Ancak yaz aylarında piyasa dinamiklerindeki değişimler ve olası makroekonomik etkiler nedeniyle bir düşüş yaşandı. Eylül ayına kadar TVL 100–150 milyar USD arasında dalgalanırken, yılın son çeyreğinde hızlı bir toparlanma gözlemlendi. Özellikle Kasım ve Aralık aylarında ciddi bir yükseliş yaşanarak TVL, 200 milyar USD’nin üzerine çıktı ve yılı bu seviyelerde tamamladı. Bu yükseliş, DeFi katılımına ilişkin artan ilginin ve yeni ürünlerin piyasaya sürülmesinin etkisi olarak yorumlanabilir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*ytfGdtZn00g8sCYW" /><figcaption>Öne Çıkan Blokzincirler için Giriş/Çıkışlar Kaynak: <a href="https://artemis.xyz/">Artemis</a></figcaption></figure><p>2024 yılı boyunca blokzincir ağlarındaki net giriş ve çıkışları gösteren grafikte dikkat çeken bazı önemli dinamikler gözlemlenmiştir. Base ağı, yılın en fazla net inflow (giriş) alan ağı olarak öne çıkmıştır ve bu durum, Ethereum’un Layer 2 (L2) çözümlerine yönelik likidite kaymasının hızlandığını göstermektedir. Base’in yanı sıra, Solana ve Sui de güçlü net girişlerle dikkat çekmiş, bu da her iki ağın da ekosistemlerini genişletme ve kullanıcı tabanını büyütme konusundaki başarısının bir göstergesi olmuştur. Özellikle <a href="https://medium.com/u/af6a22150fa9">Solana</a>, 2024’teki büyüme ivmesiyle hareketli bir DeFi ortamı geçirmiştir.</p><h3>Merkeziyetsiz Borsalar (DEX)</h3><p><strong><em>2024 Yılında Aydan Aya DEX Hacmi Değişimi:</em></strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*g2iAqviy4qQ4Jzxw" /><figcaption><em>Kaynak: </em><a href="https://defillama.com/"><em>DefiLlama</em></a></figcaption></figure><p>2024 yılında toplam DEX işlem hacmi <strong>2.669 trilyon dolar</strong> olarak kaydedilmiştir. Aylık ortalamaya baktığımızda, DEX işlem hacmi <strong>222.42 milyar dolar</strong> seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu ortalama, yıl boyunca dalgalanmalar olsa da merkeziyetsiz borsa ekosisteminin güçlü bir işlem hacmi kapasitesine sahip olduğunu ortaya koymaktadır.</p><p>Yılın en dikkat çeken ayı, <strong>438.092 milyar dolar</strong> işlem hacmiyle <strong>Aralık 2024</strong> olmuştur. Bu, yılın başlangıcı olan Ocak ayındaki <strong>133.657 milyar dolarlık</strong> hacme kıyasla <strong>%227’lik bir artış</strong> anlamına gelmektedir. Yıl boyunca DEX hacmi istikrarlı bir büyüme göstermiş, özellikle yılın son çeyreğinde belirgin bir sıçrama yaşanmıştır. Kasım ve Aralık aylarındaki yüksek hacimler için ise bir anlatı olarak çoğunlukla zincir üstünde alım-satımı gerçekleştirilen kripto paraların öne çıkması ve DeFi ekosisteminde kabulünün yaygınlaşmasıyla yorumlanabilir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*sfnVGszLz59uAUzx" /><figcaption>DEX Hacminin Merkezi Borsa Hacmine Dominansı Kaynak: <a href="https://www.theblock.co/data/decentralized-finance/dex-non-custodial/dex-to-cex-spot-trade-volume">TheBlock</a></figcaption></figure><p>2024 yılı boyunca merkeziyetsiz borsalar (DEX) ile merkezi borsalar (CEX) arasındaki işlem hacmi dağılımında hatırı sayılır derecede değişim yaşanmıştır. Grafik incelendiğinde, yılın başında DEX’lerin toplam hacimdeki payı %10 civarında seyrederken, yıl boyunca kademeli bir artış gösterdiği görülüyor. Özellikle son çeyrekte, DEX hacim payında kayda değer bir büyüme yaşanmış ve bu artış Ocak 2025 itibarıyla %20 seviyesine ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini oluşturmuştur.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*xADJxZgKcISY8K1h" /></figure><p>2024’ün dördüncü çeyreğinde, Solana merkeziyetsiz borsaları (DEX) alım-satım hacminde en öne çıkan zincir oldu ve çeyrek boyunca pazar payını %30’un üzerine çıkardı. Bu dönemde trade hacmi %152 artarak 219,2 milyar dolara ulaştı. Öte yandan, Ethereum’un merkeziyetsiz borsa hacmi 184,3 milyar dolardı ve pazar hakimiyeti %25 — %28 arasında devam etti. Yıllık bazda ise Ethereum, toplam DEX hacminin %33,5’ini oluşturarak Solana’nın %25,2’lik payını geride bırakmayı başardı.</p><p>Bu arada, Base, dördüncü çeyrekte Arbitrum’u geride bırakarak geçti ve hacim pazar payını %14’ün üzerine çıkardı. Aralık ayında %19 pazar payına ulaşarak çeyrek bazında %206,5 oranında büyüyen Base’in ticaret hacmi 116,7 milyar dolara ulaşırken, Arbitrum’un hacmi 79,2 milyar dolar olarak gerçekleşti.</p><p>Tron ise ilk 10 zincir arasında en hızlı büyüyen zincir oldu ve çeyrek bazında %232,7 büyüme kaydetti. Alım-satım hacmi üçüncü çeyrekteki 2,9 milyar dolardan dördüncü çeyrekte 9,6 milyar dolara yükseldi. Aralık 2024 itibarıyla %2,1 pazar payıyla altıncı sırada yer aldı</p><h3>Öne Çıkan Uygulamalar ve Konseptler</h3><h3>Liquid Restaking (LRST) Konsepti</h3><p>Likit staking, kullanıcıların ETH gibi varlıklarını stake etmelerine ve karşılığında likiditesini koruyan türev tokenlar (örneğin, stETH) almalarına olanak tanır. Bu tokenlar ticaret, borç verme veya “yield farming” gibi işlemlerde kullanılabilir. Likit yeniden stake işlemleri ise, kullanıcıların bu türev tokenları ek ağları güvence altına almak için stake etmelerine olanak tanır. Bu ağlar arasında uygulamaya özel blok zincirleri veya ikincil katman çözümleri (Layer-2) yer alabilir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*bfE_IP1gP8rkJsZN" /><figcaption><em>Kaynak: </em><a href="https://restaking.info/lrt"><em>https://restaking.info/lrt</em></a></figcaption></figure><p>Ethereum üzerindeki LRS tokenleri, 2024 yılında büyük bir büyüme göstermiştir. 2024 yılı başında 284 milyon dolar olan TVL, Aralık ortasına gelindiğinde 17,26 milyar dolara ulaşarak %6000 gibi çarpıcı bir artış kaydetmiştir. Bu olağanüstü büyüme, DeFi ekosisteminde kilitli varlıkların kullanımına ve sermaye verimliliğine olan talebin arttığını göstermektedir.</p><p>1 Ocak 2025 itibarıyla LRST alanında öne çıkan platformların toplam kilitli değerleri şu şekilde sıralanmıştır:</p><ul><li><a href="https://medium.com/u/7dd09e419971">ether.fi</a>: 7,31 milyar dolar ile lider konumunu sürdürmektedir.</li><li><strong>Kelp</strong> : 1,62 milyar dolarlık TVL ile ikinci sırada yer almaktadır.</li><li><strong>Renzo</strong>: 1,15 milyar dolar ile üçüncü sırada bulunmaktadır.</li><li><strong>Eigenpie</strong>: 896 milyon dolarlık bir değere sahiptir.</li><li><strong>Swell</strong>: 480 milyon dolar ile ilk beş arasında yer almaktadır.</li><li><a href="https://medium.com/u/1c9fcaddb49b"><strong>Puffer Finance</strong></a><strong> </strong>: 308 milyon dolar ile Swell’i takip etmektedir</li></ul><h3>Puan ve Getiri Alım Satımı: Pendle</h3><p>Pendle, 2024 yılında likit yeniden stake tokenları (Liquid Restaking veya LRT’ler) ve EigenLayer’ın yeniden stake puanları programıyla entegrasyonu sayesinde faiz oranı türevleri için önemli bir platform haline geldi. Kullanıcıların likit staking tokenlarından ve LRT’lerden ana para ve getiriyi ayırmasını mümkün kılan Pendle, EigenLayer puanlarının ticaretini kolaylaştırarak bu spekülatif teşvikler için ikincil bir piyasa oluşturdu.</p><p>EigenLayer, 1.8 milyar dolar değerinde ETH yatırımıyla, puan tabanlı teşvik programı sayesinde büyük ilgi topladı. Ether.fi ve Kelp DAO gibi protokollerle yapılan iş birlikleri, Pendle kullanıcılarının getiri tokenları (YTs<strong>)</strong> aracılığıyla EigenLayer’ın beklenen airdrop değerlerini ticaretine olanak tanıdı. LRT tabanlı havuzların lansmanından sonraki üç hafta içinde, Pendle bu entegrasyonlardan 200 milyon dolarlık TVL elde etti ve yıl sonu itibarıyla toplam TVL’inin %40’ını bu havuzlar oluşturdu.</p><p>Pendle 2024 içinde elde ettiği tüm etkileşimle bir puan alım-satım metası oluşturup kriptonun spekülatif ruhunu DeFi üzerindeki airdroplarla pekiştiren ve getiri elde ettiren bir metot ortaya koydu. 2025 yılında da, puanların hem bir teşvik mekanizması hem de alınıp satılabilir bir varlık olarak rolü evrilmeye devam edecektir. Protokollerin puan programlarını daha verimli hale getirerek teşvikleri kullanıcı davranışlarıyla daha iyi hizalamaları ve erken benimseyen toplulukları teşvik etmeleri beklenmektedir. Bu sebeple de Pendle ve aynı dizayna sahip platformların öne çıkmaya devam edeceği söylenebilir.</p><h3>Herkes İçin Tahmin Piyasaları: Polymarket</h3><p>Polymarket, bu yıl siyaset, popüler kültür ve bazı sporlar için gibi alışılmadık bir tahminleme ortamı sunan zincir üstü bir platform olarak uzun bir sürecin ardından ürün-pazar uyumunu (Product Market-Fit) yakalamayı başardı. Her ne kadar uygulamada en çok aktivite 2024 ABD seçimleri için yakalanmış ve ardından düşmüş olsa da önümüzdeki dönemlerde, seçim dönemi boyunca kaydedilen tahmin hacimlerine kıyasla hacimlerin düşüş göstereceği öngörülmektedir. Yine de, Polymarket seçim sürecinde ürününün kullanımını ve farkındalığını artırdığı için, kendi temel yetkinlikleri doğrultusunda başarıyı sürdürme potansiyeline sahiptir. Hatta bu konuda Polymarket’in elde ettiği başarı, farklı blokzincirlerdeki yeni ve mevcut tahmin piyasalarına ilgi çekmiş ve bu alanın giderek daha rekabetçi hale gelmesine neden olmuştur. Bu rekabeti kazanabilmek için, bu protokollerin, kullanıcıların sürekli olarak spekülasyon yapabileceği ilgili piyasalar sunması ve tahmin piyasalarında karşılaşılan birçok sorunu çözerek devam edebilmesi 2025 yılı içerisinde beklenmektedir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*e_tDqeSFkSFgPN8l" /><figcaption>Öne Çıkan Tahmin Piyasaları <em>Kaynak: </em><a href="https://x.com/Mikey0x_/status/1823025965598969876/photo/1"><em>https://x.com/Mikey0x_/status/1823025965598969876/photo/1</em></a></figcaption></figure><h3>Intent Tabanlı Merkeziyetsiz Finans İşlemleri: Uniswap X</h3><p>UniswapX gibi protokoller, piyasa yapıcıların ya da “solver”ların kullanıcı işlemlerini gerçekleştirme hakkı için rekabet ettiği ve en iyi fiyatı ortaya koyduğu, niyet odaklı açık artırmaları geliştirdi. Bu yenilikçi sistemler, MEV fırsatlarını rekabetçi bir pazar haline getirerek, doğrulayıcılar ve arayıcılardan elde edilen değeri kullanıcılara ve likidite sağlayıcılarına (LP’ler) aktarır. Böylece işlem faydalarının daha adil bir şekilde dağıtılmasını sağlar. İşlem sürecini soyutlayan bu niyet bazlı yaklaşım, yalnızca işlem fiyat getiri performansını arttırmakla kalmaz aynı zamanda kullanıcıları “sandviç saldırıları” gibi kötü niyetli uygulamalara karşı korur. Bu tasarım, fiyatlandırmayı daha verimli hale getirir, MEV çıkarımını düşürür ve kullanıcılar için daha erişilebilir bir alım-satım deneyimi sunar.</p><p>2024 yılı içerisinde birçok öne çıkan DeFi protokolü zincir içi veya zincirler arası alım satım işlemleri için “intent” tabanlı altyapılara geçmiş olsa da 2025 yılı içerisinde solver’ları bir araya getirecek çözümlerin canlıya alınması beklenmektedir. Bu sayede DeFi’deki birçok işlem için daha iyi bir yürütme ortamı, daha az slipaj gibi birçok gelişme genelleştirilmiş intentlerle ortaya çıkacaktır. Ayrıca UniswapX’in de Ethereum ağı dışında ağlarda da canlıya alınması yine 2025 içerisinde beklenen şeyler arasındadır.</p><h3>Merkeziyetsiz Finans (DeFi) Telegram Botları</h3><p>Telegram trading botları, kullanım kolaylığı ve erişilebilirliği sayesinde kripto dünyasında büyük ilgi görmüş ve 2024 içerisinde bir trend haline gelmiştir. Bu botlar, traderların işlemlerini otomatikleştirmesine yardımcı olarak merkeziyetsiz borsalara bağlanır ve önceden tanımlanmış kurallar çerçevesinde işlemleri gerçekleştirir. Genel özellikler arasında stop-loss ve take-profit emirleri, rug-pull ve honeypot koruma, copy trading, likidite ve sniping gibi fonksiyonlar bulunur.</p><p>2024 yılı içerisinde öne çıkan DeFi botları ise sırasıyla Banana Gun, CGPT, PAAL, Mizar ve Bonk Bot olmuştur.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*Djjj7ozsd7ebDuSo" /><figcaption><em>Öne Çıkan Telegram Botlarının Hacimleri Kaynak: </em><a href="https://dune.com/tk-research/telegram-bots"><em>Dune Analytics</em></a><em> — @tk-research</em></figcaption></figure><h3>Merkeziyetsiz Şekilde Merkezi Borsa Deneyimi: Hyperliquid</h3><p><a href="https://medium.com/u/8db72c3de320">Hyperliquid</a> 2024’ün uygulama bazında en öne çıkan projesiydi. Bir soğuk Kasım gününde Hyperliquid tarihi değiştiren o hamlesini yaptı ve HYPE token’ı çıkardı. Lakin tarihi değiştiren şey token’ın bütün arzının %28’ini airdrop olarak dağıtmasıydı. Her ne kadar HYPE’ın çıktığı tarih olan 29 Kasım’da airdrop miktarı 1 milyar dolar olarak değerlense de sadece 20 gün içerisinde HYPE’ın fiyatı 10 katına çıktı ve toplam airdrop değeri 9.5 milyar dolara ulaştı. Bu sayede yıllardır en büyük airdrop olan Uniswap’in UNI airdropunu geçerek tarihin en büyük airdrop’unu yapmış oldular. Uniswap’in airdrop’u UNI token’ın zirve fiyatından hesaplandığında 6.5 milyar dolar değerine ulaşıyordu.</p><p>Tarihin en büyük airdrop’u ile ilgili detaylar inceledikçe daha da ilginç hale geliyor. Airdrop’a hak kazanan cüzdan sayısı sadece 94.000! Eğer kullanıcılar airdrop’u aldıkları gibi satmayıp 23 gün sonra gerçekleşen zirve fiyata kadar tutsaydılar ortalama airdrop miktarı 100 bin doları geçiyordu. Tabi ki airdrop alan kullanıcılar bunu bilemezdi ama bu tarihin en büyük airdropu olduğunu değiştirmiyor.</p><p>Peki biraz da Hyperliquid’in ne olduğunu inceleyelim. Hyperliquid aslında kullanıcılarına adeta bir merkezi borsa deneyimi sunan merkeziyetsiz bir borsa. Borsa içerisinde hem spot işlemler hem de kaldıraçlı vadeli işlemler sunuyorlar. Hyperliquid aslında kendilerine ait bir blokzincire sahip. Bu blokzincirin gecikme süresi 0.2 saniye olduğu için çok hızlı işlemleri gerçekleştirebiliyor. Hyperliquid’in saniyedeki işlem kapasitesi 100.000! Bu sayede kullanıcılar adeta Binance veya Coinbase gibi merkezi borsa deneyimi yaşayabiliyor. Ayrıca %0,0350 taker işlem ücreti ve %0,0100 maker işlem ücreti ile merkezi borsalardan çok daha düşük işlem ücretleri sunuyor.</p><p>Ayrıca Hyperliquid üzerinde yeni memecoinlerin veya yeni tokenların çıktığını da görüyoruz. Bu sayede Hyperliquid yaşanan memecoin heyecanını kaçırmadı denilebilir. Lakin burada katı kurallar var. Hyperliquid’de her 31 saatte bir yeni token çıkabiliyor. Açık eksiltme olarak bililnen Dutch Auction modeli kullanan Hyperliquid yüksek fiyattan bu token çıkarma ücretlerini başlatıyor. Daha sonra token çıkarmak isteyen geliştiricilerden birisi bu teklifleri kabul edene kadar fiyat düşmeye devam ediyor.</p><h4>İstatistiklerle Hyperliquid</h4><p>Hyperliquid’in kullanıma başladığı 14 Haziran 2023 tarihinden bu yana verilerini inceleyebileceğimiz websitesi Hyperliquid Stats’ı kullanacağız. İşte ilgi çeken bazı istatistikler şu şekilde:</p><ul><li>310.828 kullanıcı</li><li>636 milyar USD toplam hacim</li><li>17 milyar USD toplam yatırım</li><li>15.2 milyar USD toplam çekim</li></ul><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*w5yqCqtxN5EOvwJw" /><figcaption>Hyperliquid yeni kullanıcı ve toplam kullanıcı grafiği Kaynak: <a href="https://stats.hyperliquid.xyz/">Hyperliquid Stats</a></figcaption></figure><p>Kullanıcı grafiğini incelediğimizde 2024 yılı boyunca düzenli olarak kullanıcı kazandıklarını ve yılın sonuna gelindiğinde airdropla birlikte kazanılan kullanıcı sayısının zirveye çıktığını görüntülüyoruz. Aslına baktığımızda airdrop tarihinden önce 197 binden fazla kullanıcı bulunmasına rağmen airdrop kriterlerini sağlayabilen toplam kullanıcı sayısı 94 bindi. Yine 2024’e damga vuran airdroplardan birisi olan ZKsync Era airdropunu incelediğimizde toplam 690 binden fazla cüzdana airdrop atılmıştı. Hyperliquid’in 2025’in başındaki kullanıcı sayısı bile henüz 310 bin civarında seyrediyor.</p><h3>2024’te Oyunlaştırılmış Finans ve Web3 Oyunları (GameFi)</h3><p>2024 yılı GameFi sektörü için olumlu geçti denilebilir. Her ne kadar GameFi projelerinin token’ları çok iyi getiriler sunamamış olsa da projeler kullanıcı kazanma açısından ve işlem hacimleri açısından 2024 yılının başına göre çok daha iyi bir konumda seneyi sonlandırdılar. Bunda büyük oyun geliştirici firmaların aktif olarak geliştirmelere devam etmesi veya GameFi sektörüne dahil olması etkiliyken aynı zamanda Telegram üzerinde geliştirilen mini oyunlar da oldukça ilgi çekti.</p><p>Animoca Brands bu sene VC’ler arasında en aktif yatırımcı olarak yerini aldı. 2024 yılında toplamda 107 projeye yatırım yapan Animoca Brands portföyünün çoğunu GameFi projeleri oluştururken bu sene daha çok yapay zeka projelerini yatırım yaparak portföyünü çeşitlendirdi.</p><h3>Telegram ve TON Blokzinciri</h3><p>Telegram uygulamalarındaki mini oyunların başarılı olduğundan bahsetmiştik. Notcoin toplamda 40 milyon kullanıcıyı geçerken yıla Telegram oyunları arasında damgayı vuran Hamster Kombat toplamda 200 milyon kullanıcıyı geçti. Telegram’ın blokzinciri olan TON 2024’te oldukça popüler duruma geldi. TON blokzincirini kullanmaya başlayan 36 milyon kullanıcı olduğu ve aylık aktif kullanıcı sayısının da 12 milyonu geçtiği belirtiliyor. Bu da Telegram’daki mini oyunların veya botların blokzincire ne kadar fazla kullanıcı kazandırdığının bir göstergesi aslında.</p><p>TON blokzinciri 2024’e başladığında ağdaki toplam kilitli varlık değeri yarım milyon dolarken yılın sonunda bu değer 770 milyon doları aştı. 1400 katlık bir büyümeye işaret ediyor. Ayrıca stabil kripto para hacimleri 1 milyar doları geçmiş durumdadır. Telegram’ın neredeyse her kripto kullanıcısının telefonunda bulunması ve uygulamanın bir cüzdana dönüştürülebilmesi oldukça büyük bir potansiyel vaad etmekte. Ayrıca Telegram’ın ödeme uygulamaları geliştirdiğini de biliyoruz. Telegram 2025 yılında adeta bir süper uygulama olarak karşımıza çıkabilir.</p><h3>Arbitrum Hibe Teklifi</h3><p>Rollup’lar arasındaki yönetişimleri Pharus olarak oldukça yakından takip ediyoruz. Arbitrum yönetişiminde oldukça büyük bir teklif kabul edildi. Game Catalyst Program olarak adlandırılan bu program 3 yıl içerisinde dağıtılmak üzere 220 milyon doları oyun projelerine hibe olarak vermeyi düşünüyordu. Oylamadan başarılı bir şekilde onay alan teklif buna rağmen ekosistem paydaşlarından oldukça fazla tepki gördü. Lakin oylama başarılı bir şekilde gerçekleştiği ve teklifin fes edilmesi için bir oylama gerçekleştirilmediği için program uygulanmaya başladı. Programın arkasındaki ekibin seçimleri tamamlandı ve programın başlangıç tarihi olarak 1 Ocak 2025 tarihi seçildi. Eğer bir oyun geliştiricisiyseniz <a href="https://thegamingcatalyst.com/">bu programı</a> incelemenizde fayda var zira hibe edilmesi gerekilen oldukça fazla para var.</p><h3>2024’te NFT’ler</h3><p>2024 boyunca NFT’lere olan ilgi büyük ölçüde düşük seviyelerde kaldı ve hacimler, birinci çeyrekteki kısa bir artışın ardından düzenli olarak azaldı. Ancak, sektör yine de birçok anlamlı gelişmeye sahne oldu. Bluechip PFP (profile picture) projeleri, markalarını ana akım kültüre entegre etme yolunda önemli adımlar attı, Ordinals yeniden popülerlik kazandı ve tüketici odaklı uygulamalar, NFT alım/satım deneyimini geliştirmeye devam ederek daha geniş bir benimsenme için zemin hazırladı.</p><p>31 Aralık 2024 referansıyla, NFT koleksiyonların 2024 yılı boyunca 8,83 milyar dolarlık satış hacmine ulaştığını gösterdi. Bu rakam, 2023 yılındaki yaklaşık 8,7 milyar dolarlık NFT satışlarını 100 milyon doların üzerinde aşarak yıllık bazda %1,1&#39;lik bir artışı işaret etti.</p><p>2024 yılında Ethereum ve Bitcoin, satış hacimleri açısından başa baş mücadele etti ve her iki blok zinciri de 3,1 milyar dolarlık NFT satışına ulaştı. Solana ise toplam 1,4 milyar dolarlık satış hacmiyle üçüncü sırayı aldı.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*Cv78s3Acpoe_885k" /><figcaption>NFT Koleksiyonlarının Alım/Satım Hacimleri Kaynak: <a href="https://www.cryptoslam.io/nftglobal?timeFrame=month">CryptoSlam</a></figcaption></figure><p>Ethereum, toplamda 44,9 milyar dolarlık tüm zamanların NFT satışlarıyla hâlâ en üst sırada yer alıyor. Solana 6,1 milyar dolarla ikinci sırada, Bitcoin tabanlı NFT’ler ise toplamda 4,9 milyar dolarlık satış kaydetti.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*IlsaiD8Es6j6hNtf" /><figcaption><em>Tüm Zamanlar için NFT Alım-Satım Hacimleri </em>Kaynak: <a href="https://www.cryptoslam.io/nftglobal?timeFrame=month">CryptoSlam</a></figcaption></figure><p>2024 yılında, PFP projeleri, spekülatif NFT çılgınlığının 2022&#39;den sonra düşüşe geçmesinin ardından vaatten icraata geçişte net bir değişimi ortaya koydu. Birçok proje, kurucuları tarafından terk edildi ya da zamanla gözden düştü. Ancak, seçkin birkaç proje, güçlü topluluklar oluşturma ve fikri mülkiyetlerini geliştirme konusunda kararlılıklarını sürdürerek Web3&#39;ün ötesine geçen dirençli markalar yarattı. Bu projeler, NFT ekosistemindeki zorluklara rağmen ana akım piyasalara başarıyla nüfuz etmeyi başardı.</p><p>Aynı zamanda yeni çıkan blokzincirlerde, modüler ağlarda ve Web3 projeleri özelinde “OG” NFT koleksiyonları çıktı. Bu koleksiyonlar birçok yeni kullanıcı tarafından benimsendi ve farklı ağların/projelerin kimlikleri haline gelerek dikkat çekti. Genel gidişatın aksine de bu tarz NFT koleksiyonlarının 2024 yılı içerisinde değer kazandığını söylemek mümkündür. Bu NFT koleksiyonları aynı zamanda birçok yeni airdrop için kriter noktası haline getirilerek onları tutan kullanıcıları için illikit olduğu kadar likit getiri yaratan bir kripto varlık haline de gelmiştir.</p><p>Son olarak ise hem 2024 sonu / 2025 başı itibariyle Milady, Pudgy Penguins ve Azuki gibi markalaşmış, birçok farklı kullanıcı ekosistemine hitap eden NFT koleksiyonları tokenlerini çıkarttılar. Market değeri olarak yüksek sayılabilecek nitelikteki bu airdroplarla insanların gözlerini henüz token çıkarmamış NFT koleksiyonlarına çevirmesine neden oldu.</p><h3>2024’teki Yeni Trendler</h3><h3>Memecoin’lere Derin Dalış</h3><p>2024 yılı, memecoinlerin kripto ekosisteminde önemli bir yer edindiği hatta en önemli anlatısı olduğu yıl oldu. Piyasa değerine göre ilk 300 kripto para biriminin (stablecoinler hariç) %3&#39;ünden daha azını temsil etmelerine rağmen, memecoinler toplam stabil kripto para dışı işlem hacminin %6–7&#39;sini oluşturdu ve son haftalarda bu oran %11&#39;e yaklaştı. Bu yüksek hacim, spekülatif varlıklara olan sürekli ilgiyi yansıtmaktadır.</p><p>Memecoin pazar payındaki yükseliş, yılın ilk çeyreğinde politik temalı memeler (örneğin Jeo Boden) ile başladı ve pazar payını %1,5&#39;ten %3&#39;e çıkardı. Daha sonra TikTok memeleri (Moodeng ve Chill Guy) ve son olarak Truth Terminal’in GOAT tarafından başlatılan AI ajanlarının (AI Agents) yükselişiyle yeni ralliler yaşandı.</p><p><strong><em>Memecoinlerin Piyasa Değeri</em></strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*GNjjYQAaXTL8i6kx" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://messari.io/report/the-crypto-theses-2025">Messari, “Crypto Theses for 2025” Raporu</a></figcaption></figure><p>Memecoinlerin yükselişi sadece trendler veya kullanıcı dostu arayüzlerle sınırlı değil. Bu varlıklar, bol sermaye ve işlem alanı bulunan ortamlarda gelişir. 2024’te kripto piyasasının genel değer artışıyla birlikte, birçok yatırımcı ellerinde fazla sermaye ve sınırlı kaliteli yatırım fırsatları buldu. Bu durum, yüksek risk ve yüksek ödül potansiyeli sunan memecoinler için verimli bir zemin yarattı.</p><p>Bu dinamik, özellikle yüksek işlem kapasitesine sahip ağlar olan Solana ve Base üzerinde belirgin hale geldi. Solana’nın düşük işlem maliyetleri, memecoinlerin bu ağ üzerinde gelişmesini sağladı. Benzer bir şekilde Base ağında da fazla likidite ve işlem alanı, memecoin spekülasyonlarını destekledi.</p><p><strong>Öne Çıkan Verileriyle 2024 Yılında Memecoinler</strong></p><p><a href="https://x.com/MemeRadarTK/status/1874676844257304623">Meme Radar’ın derlemesin</a>e göre 2024 yılı içerisinde;</p><p><strong>1. Memecoin Büyüme Metrikleri: 2024 vs 2023 Karşılaştırması</strong></p><ul><li><strong>Memecoinler 2024&#39;ün En Popüler Kripto Teması oldu ve İlginin %31&#39;ini Çekti</strong> — <em>Coingecko</em></li><li><strong>Toplam Memecoin Piyasa Değeri:<br></strong>20 Milyar $ → 140 Milyar $ (+%600)</li><li><strong>Top 100 Piyasa Değerindeki Memecoinler (2024):<br></strong>8 adet (+5, 2023’e kıyasla)</li><li><strong>Binance’de Listelenen Memecoinler:<br></strong>15 adet (+9, 2023’e kıyasla)</li></ul><h4>2. Bluechip Memecoinler: 2024 vs 2023</h4><ul><li><strong>Bluechip Memecoin Tanımı:<br></strong>O yıl içinde piyasa değeri 1 Milyar $’ı geçen memecoinler.</li><li><strong>2024&#39;ün Bluechip Memecoinleri:<br></strong>$Bonk, $Pepe, $Doge, $Shib, $Floki, $Brett, $Fartcoin, $MOG, $Popcat, $Pengu, $Wif, $Pnut, $Not, $Mew, $Goat, $BOME, $Neiro, $ai16z.</li></ul><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*uhRtsrwUhhr1MWMQ" /><figcaption><em>Başlık: Bluechip olarak adlandırılan memecoinler Kaynak: </em><a href="https://x.com/MemeRadarTK/status/1874676844257304623"><em>https://x.com/MemeRadarTK/status/1874676844257304623</em></a></figcaption></figure><h4>3. Piyasa Değeri 1 Milyar $ ve 100M–1B $ Arasındaki Memecoinler (2024)</h4><ul><li><strong>Blokzincirlere Göre Dağılım:<br></strong>Solana, 2024&#39;te “Yılın Memecoin Zinciri” seçildi.</li></ul><h4>4. Pumpfun Özeti</h4><ul><li><strong>Toplam Çıkarılan Token Sayısı:<br></strong>5.099.235</li><li><strong>Değerleme Barajını Geçen Token Sayısı:<br></strong>69.197</li></ul><p><strong>En Hızlı Ay: Kasım</strong></p><ul><li>Kasım’da Çıkarılan Token Sayısı:<strong><br></strong>1.248.124</li></ul><h4>5. 2024’te Öne Çıkan Memecoin Temaları</h4><ul><li>Köpek Temalı Coinler</li><li>Kedi Temalı Coinler</li><li>Politik Temalı Coinler</li><li>Ünlü Temalı Coinler</li><li>Ülke Temalı Coinler</li><li>Maskülen Coinler</li><li>Parodi Memecoinler</li><li>TikTok Memecoinleri</li><li>Hayvan Hakları Coinleri</li><li>AI — Meme Temaları</li></ul><p><strong>Pump.fun ve Diğer Öne Çıkan Araçlar</strong></p><p>Kullanıcı dostu ticaret platformlarının artışı da memecoinlerin yükselişinde önemli bir rol oynadı. Pump.fun, Moonshot ve Telegram botları gibi uygulamalar, bireysel yatırımcılar için işlemleri kolaylaştırdı. Örneğin; Moonshot uygulaması, kullanıcıların ApplePay, PayPal veya USDC ile Solana üzerinde memecoin satın almasını sağladı ve geleneksel kripto süreçlerini baypas ederek yeni yatırımcıları çekti.</p><p>Bu konuda ayrı bir başlık açılmaya değer olan ise pump.fun olacaktır. Normalde bir memecoin (veya başka bir token) oluşturmak, akıllı sözleşmeler, likidite düzenlemeleri ve blokzincir altyapısı hakkında derin bir bilgi gerektirirdi. Ancak Pump.fun ile bu karmaşıklıkların tamamı otomatik olarak yönetilmektedir. Kullanıcıların tek yapması gereken, token isimlerini, görsellerini ve sembollerini seçmektir; ardından memecoinler belirli bir değerlemeye ulaştıktan sonra çıkarılmaya hazır hale gelir.</p><p>Ocak 2024’teki Solana’da canlıya alınmasından bu yana Pump.fun platformu, 6,7 milyondan fazla token yaratılmasına olanak tanımış ve 450 milyon doların üzerinde gelir elde etmiştir. Pump.fun’ın başarısı, kullanıcı dostu arayüzü, “rug pull” karşıtı özellikleri ve talep arttıkça token fiyatlarını dinamik olarak ayarlayan yenilikçi bir bonding curve modeline dayanmaktadır. Bu model aynı zamanda arzı kontrol etmek ve erken alımları teşvik etmek için bir token yakım mekanizmasını da içermektedir. Altın keşfinde kazma-kürek satmak bu olsa gerek.</p><p><strong><em>pump.fun Platformunun Geliri</em></strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*6cuHEclBEa-M9Hy3" /><figcaption>Kaynak: Dune Analytics — <a href="https://dune.com/adam_tehc">@adam_tehc</a></figcaption></figure><p>Ayrıca 2024’te birçok alım-satım aracı öne çıkmıştır. <a href="http://gm.gn.ai">gm.gn.ai</a>, <a href="https://x.com/bullx_io">BullX</a>, <a href="https://x.com/tradewithPhoton">Photon</a>, <a href="https://x.com/ApeJupiter">ApePro</a>, <a href="https://x.com/ShurikenTrade">Shuriken Trade</a> gibi araçlar yüksek volatiliteye sahip bu piyasada kullanıcıların hızlı ve stratejik işlemler yapmalarını kolaylaştırmak için geliştirilmiştir. Bu platformlar; yapay zeka destekli analizler, anlık al-sat sinyalleri, likidite hareketlerinin takibi ve yeni çıkan tokenlerin keşfi gibi özelliklerle yatırımcılara avantaj sağlamayı hedefler. Ayrıca, düşük gecikmeli işlemler ve özel araçlar sayesinde kullanıcıların rekabetçi piyasa koşullarında öne çıkmasına olanak tanır.</p><p>Gün sonunda 2024 yılı içerisinde birçok araç ve platform ile beraber memecoin işlemleri oldukça hızlandırılabilir ve rekabetçi bir hale gelmiş olsa da risk iştahının yanıltabiliciliği üzerinde de durmak gerekmektedir. <a href="https://x.com/GoPlusSecurity">GoPlus</a> tarafından Base ağındaki memecoin alım-satımlarına ilişkin yapılan araştırmada birçok risk faktörüne göre ortalama kayıp ortaya konulmuştur.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*AYJmoqavmGarjiob" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://goplussecurity.medium.com/goplus-the-high-cost-of-risky-memecoins-21e0b3eb02b5">https://goplussecurity.medium.com/goplus-the-high-cost-of-risky-memecoins-21e0b3eb02b5</a></figcaption></figure><p>Bunlar arasında en dikkat çekici olanlar:</p><ul><li>Sahibi Gizlenen Tokenler (HiddenOwnership): 137 dolar kayba yol açıyor.</li><li>Kara Liste Mekanizması Bulunan Tokenler (BlacklistFunction): 209 dolarlık bir kayba sebep oluyor.</li><li>Transferlerin Durdurulabildiği Tokenler (TransferPausable): 221 dolarlık bir kayıpla sonuçlanabiliyor.</li><li>Honeypot Tokenler: Yatırımcıların token’ı yalnızca satın almasına izin verip satışını engelleyerek, ortalama 266 dolar kayba yol açıyor.</li></ul><h4>dePIN</h4><p>DePIN teknolojisi fiziksel altyapı ile blockchain teknolojisini birleştirir. Blockchain teknolojisinin sağladığı teşvik mekanizmaları sayesinde işlem gücü, IoT cihazları, veri, depolama gücü gibi fiziksel dünyaya ait kaynakların daha efektif dağıtılmasını veya kullanılmasını sağlar. Geleneksel altyapı hizmetlerinin merkezi yapısının aksine dünyanın dört bir yanından bireyler de merkeziyetsiz bir şekilde koordine olarak fiziksel ağlar oluşturabilir. Bu hizmetlere örnek olarak:</p><ul><li>Akash Network üzerinden işlemci veya ekran kartı gücünün dağıtılması</li><li>Render veya Nosana ile ekran kartı gücünün paylaşılması</li><li>Helium’un sunduğu altyapı ile hotspot hizmeti sunulması</li><li>Sia veya Arweave gibi projelerle insanların depolama hizmeti alması</li></ul><p>gösterilebilir. DePIN, insanların ellerindeki kaynaklardan gelir elde etmesini sağlamanın yanı sıra şeffaf,adil ve maliyet avantajına sahip bir hizmet sunar. Ancak bu avantajların yanında bazı eksiklikler de bulunmaktadır:</p><ul><li>Kullanıcıların çoğu profesyonel olarak bu işi yapmadığı için hizmet kalitesinde sorunlar yaşanabiliyor. Örneğin, sunuculara kıyasla kullanıcıların çevrimiçi kalma süreleri daha azdır.</li><li>Teşvik mekanizmasında kullanılan tokenlerin fiyatlarındaki oynaklık, maliyet/kar ilişkisini etkilediği için sürdürülebilirlik konusunda sorunlar yaşanabilmektedir.<br>Henüz yeni bir teknoloji olması da yasal düzenlemelerdeki belirsizliği beraberinde getiriyor.</li></ul><p>Özetle, DePIN yenilikçi ve adil bir teknoloji olması ile dikkat çekerken her yeni teknolojinin yaşadığı gibi büyüme sancıları yaşıyor. Dijital ekonomiye olacak olan potansiyel etkileri göze alındığında bu sancıların pozitif gelişmelere gebe olacağını öngörmek yanlış olmaz.</p><h3>Öne Çıkan Projeler</h3><h4>Helium</h4><p>Helium, Nesnelerin İnterneti (IoT) cihazları için merkeziyetsiz bir kablosuz ağ altyapısı kurmayı hedefleyen blockchain tabanlı Solana üzerinde geliştirilen bir projedir. Kullanıcılar, “Hotspot” adı verilen cihazlar kurarak ağın genişlemesine katkıda bulunur ve bu katkıları karşılığında HNT (Helium Network Token) kripto para birimi ile ödüllendirilir. Helium, LoRaWAN teknolojisini kullanarak düşük güç tüketimi ve geniş kapsama alanı sunar, bu da IoT cihazları için ideal bir çözüm oluşturur. Ayrıca, Proof of Coverage (PoC) algoritması ile Hotspot’ların kapsama alanları doğrulanır ve ağın güvenilirliği artar. Helium, geleneksel internet sağlayıcılarına alternatif olarak daha düşük maliyetli, şifrelenmiş ve her yerde erişilebilir bir ağ sunmayı amaçlar. Proje, IoT ve 5G altyapısını genişletmeyi hedefleyerek, merkeziyetsiz bir internet ekosistemi oluşturma yolunda önemli adımlar atmaktadır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*fLySbYsE_iSIIXCB" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://explorer.helium.com/">https://explorer.helium.com/</a></figcaption></figure><h4>Akash Network</h4><p>Akash Network, merkeziyetsiz bir bulut bilişim platformudur ve kullanıcıların bulut kaynaklarını (sunucu, depolama, bant genişliği gibi) daha uygun maliyetlerle kullanmalarını sağlar. Geleneksel bulut sağlayıcılarına (Amazon Web Services, Google Cloud gibi) alternatif olarak tasarlanan Akash, blockchain teknolojisini kullanarak açık ve şeffaf bir pazar oluşturur. Kullanıcılar, ihtiyaç duydukları bulut kaynaklarını Akash üzerinden talep edebilirken, kaynak sağlayıcılar da boşta kalan sunucu kapasitelerini bu platformda kiralayabilir. Akash, Cosmos ekosisteminde çalışır ve token’i olan AKT, ağın güvenliğini sağlamak ve işlem ücretlerini ödemek için kullanılır. Bu merkeziyetsiz yapı, bulut bilişim maliyetlerini düşürürken, kullanıcılara daha fazla esneklik ve kontrol imkanı sunar. Akash Network, özellikle açık kaynak projeleri ve küçük ölçekli işletmeler için uygun bir çözüm olarak öne çıkmaktadır. Akash üzerinden bugün yaklaşık olarak 6 bin CPU, 22 TB depolama ve 650 GPU kiralamış durumda, Akash ile ilgili istatistikler:</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*hbLwAisbZe6rAPIO" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://stats.akash.network/">https://stats.akash.network/</a></figcaption></figure><h4>Render Network</h4><p>Render Network, blockchain teknolojisi kullanarak Solana üzerinde merkeziyetsiz bir GPU render hizmeti sunan bir platformdur. Bu platform, 3D içerik üreticileri ile boşta kalan GPU kaynaklarına sahip kullanıcıları bir araya getirir. İçerik üreticileri, film, oyun, mimari görselleştirme ve yapay zeka projeleri gibi alanlarda yüksek kaliteli render işlemlerini daha hızlı ve uygun maliyetle gerçekleştirebilir. Platformun yerel token’i RNDR, ödemeleri kolaylaştırır ve GPU sağlayıcıları, render işlemleri karşılığında bu token’ları kazanır. Render Network, geleneksel bulut render hizmetlerine kıyasla daha esnek, şeffaf ve maliyet etkin bir çözüm sunar. Özellikle büyük ölçekli projelerde hız ve verimlilik sağlayarak, içerik üreticilerine önemli bir alternatif sunar.</p><h3>Yapay Zeka Ajanları (AI Agent)</h3><p>Son dönemde farklı mecralarda sıkça karşımıza çıkan bir konu: AI Agentlar. Konuya daldıkça ilgi çeken ve aynı zamanda derinleşen agentlar, başlarda herkese botları andırsa da durum çok daha farklı. Gelin tanımlara göz atalım.</p><p>En temel haliyle, agentlar, dünyayı gözlemleyerek ve elindeki araçları kullanarak bir hedefe ulaşmaya çalışan bir uygulama olarak tanımlanabilir. Agentlar, özellikle de ulaşmaları gereken uygun hedefler veya amaçlar sağlandığında otonom olarak hareket edebilirler. Agentlar, görevleri tamamlama konusunda insanlardan talimat almadan atılması gereken adımlar konusunda akıl yürütebilir.</p><p>Aslında bu bize botları hatırlatıyor. <a href="https://almanak.co/app/uploads/2024/12/almanak-litepaper-1.pdf">Almanak whitepaperı</a>, botlar ve agentlar arasındaki farkları net şekilde açıklıyor:</p><p>- Değişen ve yapılandırılmamış bir ortamdan bilgi çıkarmak,<br>- Bu bilgi hakkında amacı bağlamında akıl yürütmek,<br>- Verilerdeki kalıpları keşfetmek ve bu kalıplardan yararlanmayı öğrenmek,<br>- Sahibinin aklına bile gelmeyen eylemleri gerçekleştirmek.</p><p>Agentlar temelde 3 farklı ana parçadan oluşuyor. Model, Araçlar ve Orkestrasyon.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*AneiyIb7D5XZR2GB" /><figcaption>Kaynak: Agents — Julia Wiesinger, Patrick Marlow and Vladimir Vuskovic</figcaption></figure><p>Model son zamanlarda sıkça duyduğumuz Claude, ChatGPT o1 gibi Büyük Dil Modelleri (Large Language Models). Model sayesinde agentlar karar verebiliyor, hatta birden fazla model farklı teknikler kullanılarak muhakeme yeteneği geliştirip karar verebiliyorlar. Modeller genelde araçların kapasitelerinden bağımsız şekilde geliştirilirken, tam tersi de mümkün.</p><p>Araçlar, modellerin eksik kaldıkları konularda tamamlayıcı olmanın yanı sıra modellerin var olan yeteneklerini de daha keskin hale getiriyorlar. Büyük modeller etkileyici yeteneklerine rağmen çoğu zaman eğitildikleri veri seti ile kısıtlı kalırken, araçlar belirli alanlarda canlı veriyi modele sunabilirler, bu birçok kullanım alanının kapısını açar.</p><p>Örneğin, AIXBT 400’den fazla kanaat önderinin verisini kullanarak kripto piyasası hakkında öngörüler sunuyor.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*gQ6CZhhT0IwjXe5p" /></figure><p>Bir diğer örnek Vader, birden fazla agent tarafından kontrol ediliyor, her agent piyasa analizinden fon yönetimine farklı bir görevi üstleniyor.</p><p>Zerebro ise Twitter, 4chan ve Reddit gibi platformlardan gelen bilgileri modellerde işleyerek müzikler yarattı. Tıpkı sanatçıların çevreden ilham alması gibi sonuç olarak yaratıcı bir şey ortaya çıkmıştır ve Spotify’da 65 binden fazla dinleyiciye ulaşmıştır.</p><p>Buradaki örneklerin hepsi, güçlü modellere ek olarak dış dünyadan sunulan veri ile mümkün oldu. Agentlar ile kripto ile buluşması da bu kısım ile başladı. Agentlara sunulan zincir üstü işlem yetenekleri ile agentlar fon yönetmekten token çıkarmaya kadar birçok aksiyon yapabiliyorlar.</p><p>Orkestrasyon, aracının bilgiyi nasıl aldığını, bazı içsel muhakemeleri nasıl gerçekleştirdiğini ve bu muhakemeyi bir sonraki eylemini veya kararını bilgilendirmek için nasıl kullandığını yöneten döngüsel bir süreçtir. Genel olarak, bu döngü bir aracı hedefine veya bir durma noktasına ulaşana kadar devam eder. Orkestrasyonun karmaşıklığı, aracıya ve gerçekleştirdiği göreve bağlı olarak büyük ölçüde değişebilir.</p><p>Temel parçalara göz atarken kripto özelinde birkaç noktaya da değinmekte fayda var. Aslında agentlar sanılanın aksine sadece kriptoya özgü olmaktan ziyade AI camiasında da farklı taskleri gerçekleştirmek için kullanılıyor. Kriptodaki agentlar bunlara ek olarak zincir-üstü işlem kapasitesine veya kendi tokenlerini üreterek spekülasyon yapma yeteneklerine sahip. Fakat bu da beraberinde agentların doğru şekilde tasarlanıp tasarlanmadığı sorusunu beraberinde getiriyor.</p><p>Zira internette bize AI agent diye sunulan birçok proje, şeffaflıkve doğrulanabilirlik açısından sınıfta kalıyor. Örneğin, bu projelerin birçoğu aslında insanlar tarafından kontrol ediliyor olabilirler çünkü bu projeler özelinde çıktıların AI ile üretildiğini kontrol edebilmenin herhangi bir yolu bulunmuyor. Yine de yeni geliştirmeler sayesinde artık birçok geliştirme kiti ve platform bu sorunu çözmek üzere adım atmış durumda.</p><p>Geçmişe yeterince değindik, şimdi ufakta hayatımıza yeni giriş yapmak üzere olan bir trend var: DeFAI</p><p>DeFAI, DeFi operasyonlarının agentlar üzerinden yönetilmesini hedefliyor. Bu operasyonlar portföy yönetiminden, getiri optimizasyonuna kadar birçok işlemi kapsıyor.</p><p><strong>2025’de Takip Edilebilecek Projeler:</strong></p><ol><li>AIXBT</li><li>VIRTUALS</li><li>AI16Z</li><li>GRIFFAIN</li></ol><h3>Merkeziyetsiz Sosyal Medya (DeSoc)</h3><p>Merkeziyetsiz sosyal medya (DeSoc) alanı, yılın ilk yarısında ciddi bir ivme yakaladı ve bu süreçte Farcaster ve Lens en çok dikkat çeken platformlar oldu. Farcaster’ın günlük aktif kullanıcı sayısı (DAU), Ocak ayında 1.000’in biraz üzerindeyken Haziran sonunda 70.000’i aştı. Lens ise aynı dönemde Ocak ayında yaklaşık 6.500 kullanıcıdan Temmuz başında 43.000’e yükseldi. Ancak, yılın ikinci yarısında bu iki platformun performansları ayrıştı: Farcaster kullanıcı kitlesini büyük ölçüde koruyarak günlük aktif kullanıcı sayısını 40.000–50.000 arasında sabit tuttu.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*2dE_Ym4xY0sXZwvU" /><figcaption>Farcaster’ın Günlük Aktif Kullanıcı Sayısı Kaynak: <a href="https://dune.com/queries/3804599">Dune Analytics</a></figcaption></figure><p>DeSoc hâlâ gelişiminin erken aşamalarında olsa da, bu eğilimler farklı pazarlama stratejilerinin etkisini net bir şekilde ortaya koyuyor. Farcaster, Warpcast adlı temel uygulamasına odaklanarak kullanıcıları için merkezi bir platform oluşturmayı hedefleyen ürün odaklı bir strateji izledi. Öte yandan Lens, protokolü ön planda tutarak uygulama geliştirme işini üçüncü taraf geliştiricilere bırakan geliştirici odaklı bir yaklaşım tercih etti. Her iki yaklaşımın da avantajları bulunmakla birlikte Farcaster’ın ürün odaklı stratejisi şu ana kadar kullanıcı edinimi ve sadakati artırmada daha başarılı bir performans sergiledi. Yine de Lens Protocol için ZKsync üzerindeki elastik zinciriyle beraber 2025 yılı içerisinde farklı atılımlar yapması beklenmektedir.</p><h3>Gerçek Dünya Varlıkları (RWA)</h3><p>Kriptoda Gerçek Dünya Varlıkları (Real World Assets — RWA), fiziksel dünyada var olan somut varlıkların tokenleştirilerek blokzincire taşınmasını ifade eder. Bunlar aynı zamanda, dijital menkul kıymetlerin tokenleştirilip perakende müşterilere sunulduğu sermaye piyasası ürünlerinin blokzincir üzerinde artan ihraçlarını da içerir. Örnekler arasında gayrimenkul, sanat, emtialar ve hatta kullanıcıların izinli platformlar aracılığıyla satın alabileceği hisseler bulunmaktadır.</p><figure><img alt="Alt: Gerçek Dünya Varlıklarının Market Değerleri Kaynak: rwa.xyz" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*mxAPeGOFnvA4QZhb" /><figcaption>Gerçek Dünya Varlıklarının Market Değerleri Kaynak: <a href="https://rwa.xyz">rwa.xyz</a></figcaption></figure><h3>Stabil Kripto Paralar (2024 Aralık)</h3><p>Stabil kripto para sektörünün piyasa değeri 2024 itibarıyla 198.4 milyar dolara ulaştı. Yıl boyunca %35&#39;luk bir büyüme gösteren sektör, toplamda 18.2 trilyon dolarlık transfer hacmi kaydetti. USD’ye sabitlenmiş tokenlar, %99.86 oranında piyasa hakimiyetine sahip.</p><ul><li><strong>Piyasa Değeri:</strong> 198,4 milyar dolar</li><li><strong>Performans (YTD):</strong> %35 büyüme</li><li><strong>Transfer Hacmi (YTD):</strong> 18,2 trilyon dolar</li><li><strong>Hesap Sayısı:</strong> 145,26 milyon</li><li><strong>USD Sabitlik Payı:</strong> %99,86</li></ul><h4>Öne Çıkan Ürünler:</h4><ol><li><strong>Tether (USDT):</strong> 137,884 milyar dolar</li><li><strong>Circle (USDC):</strong> 40,070 milyar dolar</li><li><strong>MakerDAO (USDS):</strong> 4,51 milyar dolar</li><li><strong>Binance (BSC-USD):</strong> 4,3 milyar dolar</li><li><strong>Ethena (USDe):</strong> 5,5 milyar dolar</li></ol><h3>Özel Krediler (Private Credit — 2024 Aralık)</h3><p>Özel kredi sektöründe aktif krediler toplamda 11.58 milyar dolara, toplam krediler ise 20.36 milyar dolara ulaştı. Sektör, 2024’te %40’lık bir büyüme sergilerken, ortalama yıllık faiz oranı %9.02 olarak kaydedildi. Tokenize özel kredi ürünleri, kurumsal yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor.</p><ul><li><strong>Aktif Krediler:</strong> 11,58 milyar dolar</li><li><strong>Toplam Krediler:</strong> 20,36 milyar dolar</li><li><strong>Performans (YTD):</strong> %40 büyüme</li><li><strong>Ortalama Yıllık Faiz Oranı (APR):</strong> %10,08</li><li><strong>Toplam Kredi Sayısı:</strong> 2390</li></ul><h3>Öne Çıkan Protokoller ve Kredi Miktarları</h3><ol><li><strong>Figure:</strong> 10,817 milyar dolar</li><li><strong>Centrifuge:</strong> 567 milyon dolar</li><li><strong>Maple:</strong> 2,452 milyar dolar</li><li><strong>Goldfinch:</strong> 169 milyon dolar</li><li><strong>TrueFi:</strong> 1,716 milyar dolar</li></ol><h3>Kısa Vadeli ABD Devlet Tahvilleri (Short-Term US Gov. Debt — 2024 Aralık)</h3><p>ABD’nin kısa vadeli tahvil piyasası, 2024 yılında 3,45 milyar dolarlık piyasa değerine ve %179&#39;luk büyüme oranına ulaştı. Ortalama yıllık getiri oranı %4,94 seviyesinde gerçekleşirken, sektör 24/7 likidite avantajı ve gelişmiş kullanım olanakları ile yatırımcıların ilgisini çekiyor.</p><ul><li><strong>Piyasa Değeri:</strong> 3,45 milyar dolar</li><li><strong>Performans (YTD):</strong> %190 büyüme</li><li><strong>Ortalama Yıllık Getiri (YTM):</strong> %4,04</li><li><strong>Hesap Sayısı:</strong> 12.856</li></ul><h4>Öne Çıkan Ürünler:</h4><ol><li><strong>BlackRock (BUIDL):</strong> 642 milyon dolar</li><li><strong>Franklin Templeton (FOBXX):</strong> 506 milyon dolar</li><li><strong>Ondo (USDY):</strong> 384 milyon dolar</li><li><strong>Hashnote (USYC):</strong> 1,234 milyar dolar</li><li><strong>Ondo (OUSG):</strong> 189 milyon dolar</li></ol><h3>ABD Dışındaki Devlet ve Şirket Tahvilleri (Non-US Gov. &amp; Corp. Debt — 2024 Nisan)</h3><p>ABD dışındaki hükümet ve şirket tahvilleri, 2024 Nisan’a kadar toplamda 1,2 milyar dolarlık yıllık ihraç hacmine ve 4,5 milyar dolarlık toplam kapasiteye ulaştı. Bu ihraçların %54’ü finansal kuruluşlar tarafından gerçekleştirildi. Kamu borçlanması ve dijital merkez bankası paraları (CBDC) arasında daha fazla sinerji sağlanıyor.</p><ul><li><strong>İhraç Değeri (YTD):</strong> 1,2 milyar dolar</li><li><strong>Toplam İhraç Değeri:</strong> 4,5 milyar dolar</li><li><strong>Yıllık İhraç Sayısı (YTD):</strong> 13</li><li><strong>Toplam İhraç Sayısı:</strong> 71</li></ul><h4>Öne Çıkan İhraçlar:</h4><ol><li><strong>Hong Kong SAR:</strong> HK$6 milyar</li><li><strong>UBS AG:</strong> CHF 375 milyon</li><li><strong>Siemens:</strong> €300 milyon</li><li><strong>Telefonica DE:</strong> €250 milyon</li><li><strong>World Bank:</strong> CHF 200 milyon</li></ol><h3>Emtialar (Commodities — 2024 Aralık)</h3><p>Tokenize edilmiş emtia piyasası, 1,11 milyar dolarlık piyasa değeri ve 1 milyar dolarlık transfer hacmiyle dikkat çekiyor. Altına sabitlenen tokenlar, %97,85 oranında sektöre hakim. Yeni katılımcılar ve DeFi genişlemeleriyle, 2024 yılında %5&#39;lik bir büyüme kaydedildi.</p><ul><li><strong>Piyasa Değeri:</strong> 1,11 milyar dolar</li><li><strong>Performans (YTD):</strong> %9 büyüme</li><li><strong>Transfer Hacmi (YTD):</strong> 1 milyar dolar</li><li><strong>Hesap Sayısı:</strong> 58,7 bin</li><li><strong>Altın Sabit Payı:</strong> %97,85</li></ul><h4>Öne Çıkan Ürünler:</h4><ol><li><strong>Paxos (PAXG):</strong> 558,97 milyon dolar</li><li><strong>Tether (XAUT):</strong> 535,29 milyon dolar</li><li><strong>Comtech (CGO):</strong> 12,56 milyon dolar</li><li><strong>Aurus (TXAU):</strong> 6,3 milyon dolar</li><li><strong>Aurus (TXAG):</strong> 1,03 milyon dolar</li></ol><h3>Halka Açık Hisseler (Public Equities — 2024 Aralık)</h3><p>Halka açık hisseler sektörü, 2024’te 15,30 milyon dolarlık piyasa değeriyle faaliyet gösterdi. Sektör, yıl boyunca çarpıcı bir değişim yaşamazken toplam işlem hacmi 11,7 milyon dolara ulaştı. Emerging market odaklı projeler ve yatırımcıların daha geniş bir erişim sağlamasıyla, tokenize hisselere olan ilgi artıyor.</p><ul><li><strong>Piyasa Değeri:</strong> 15,30 milyon dolar</li><li><strong>Aktif Adres Sayısı (YTD):</strong> 900+</li><li><strong>Transfer Hacmi (YTD):</strong> 8,7 milyon dolar</li></ul><h4>Öne Çıkan Ürünler:</h4><ol><li><strong>Backed ($bCOIN):</strong> 5 milyon dolar</li><li><strong>Backed ($bNVDA):</strong> 1,2 milyon dolar</li><li><strong>Backed ($bCSPX):</strong> 7,40 milyon dolar</li><li><strong>Swarm ($sCOIN):</strong> 180 bin dolar</li><li><strong>Swarm ($sMSTR):</strong> 520 bin dolar</li></ol><h3>RWA Dünyası için 2025 Beklentileri (Referans: <a href="https://www.rwa.xyz/blog/tokenized-asset-coalition-state-of-tokenization-2024">Tokenized Asset Coalization Report</a>)</h3><p>Tokenize hazine piyasası geliştikçe odak noktası geleneksel finans varlıklarını blokzincire taşımaktan blokzincir üzerinde yeni fırsatlar sunmaya kayabilir. Bu dönüşüm, geleneksel finansın kripto tabanlı araçlara erişimini sağlarken, kripto kullanıcılarına da geleneksel finansal ürünlerden yararlanma imkanı sunabilir. Ancak, bu süreç bazı zorlukları beraberinde getirebilir. Blokzincir üzerindeki getirileri dış piyasa taleplerine uyacak şekilde artırmak, getirilerin düşmesine yol açabilir ve bu durum bu tür tekliflerin cazibesini azaltabilir. Ayrıca hazinelerin yönetiminde yer alabilmesi ve kriptodaki portfolyo yönetminin bir parçası olabilmesi adına teknik yeni gelişmelerin RWA’lar adına gelmesi beklenmektedir.</p><p>Blokzincir yatırımcılarının çeşitlenmesi, risk iştahının farklılaşmasını ve yeni varlık sınıflarının gelişmesini sağlayabilir. Ancak talep ve arz ilişkisi genellikle bir sermaye değerlendirmesi sorunu yaratmaktadır. Yine de Standard Chartered, Franklin Templeton ve PayPal gibi finans devlerinin blokzincir tabanlı hizmetlere başlaması, düzenleyiciler ve yatırımcılar için güveni artırmaktadır. RWA projelerinin, gerçek dünya ile blokzincir arasındaki rolü kritik. Üçüncü tarafların (ör. oracle, saklayıcılar) etkili yönetimi, projelerin başarısı için hayati önem taşımaktadır.</p><h3>TON Blokzinciri ve Telegram</h3><p>2024 yılı, TON Ekosistemi için gerçekten çarpıcı bir yıl olmuştur. TON, global ölçekte milyonlarca kullanıcıya ulaşan airdroplarıyla dikkat çeken ve en etkili kripto yaklaşımlarından biri olarak kabul edilen bir blockchain haline geldi. Bu ilerleme, TON’un -kriptoyu herkesin cebine ulaştırma- misyonu doğrultusunda önemli bir temel oluşturdu.</p><p>TON Mini Apps, Telegram kullanıcılarını TON ekosistemine dahil etmek için etkili bir araç olarak öne çıktı. Bu uygulamalar, kullanıcıların günlük olarak etkileşimde bulunduğu bir platform üzerinden Web3 hizmetlerine mobil öncelikli, sorunsuz bir erişim sağladı. Bu entegrasyon, kripto dünyasına girişteki engelleri azaltarak, kullanıcı dostu bir geçiş imkânı sundu. Bu gelişmeler, TON’u Web3 alanına yeni giren kullanıcılar için önemli bir başlangıç noktası olarak konumlandırdı.</p><p>Yüksek performanslı bir blokzincir olarak ortaya çıkıp bunu direkt tüketici uygulamalarıyla Telegram üzerinde daha basit aksiyonlarla sunan TON Blockchain, raporun devamında oyun uygulamalarıyla daha da detaylandırılacağı üzere dikkat çekmiş ve yeni bir yaklaşım sunmuştur. Gerçekleştirdiği başarılı atılımı yıl boyunca sürdüremese de farklı metalar ortaya koyacak şekilde 2025 yılında ekosisteminde neler olabileceği takip edilmeye değerdir.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/0*KLVDJpbz-xs1m_zh" /><figcaption><strong><em>TON Blockchain’in TVL ve Aktivite Verisi </em></strong>Kaynak: artemis.xyz</figcaption></figure><p><strong>TON Blockchain — 2024 Yılında Öne Çıkan Başarılar (</strong><a href="https://storage.googleapis.com/ton-strapi/TON_in_2024_92c6d5e1d5/TON_in_2024_92c6d5e1d5.pdf"><strong>TON Ecosystem 2024 Report</strong></a><strong>)</strong></p><p>Önemli Dönüm Noktaları:</p><ul><li><strong>TON Mini Apps:</strong> Toplamda 200 milyon kullanıcıyı aştı.</li><li><strong>TON DeFi:</strong> En yüksek seviyede %5500&#39;lük bir TVL büyümesi kaydedildi.</li><li><strong>USDt on TON:</strong> Tether tarihinde en hızlı ihraç hızını kaydetti.</li><li><strong>W5 Wallet:</strong> Gas ücretlerini ortadan kaldıran işlemleri tanıttı.</li><li><strong>The Open League:</strong> TON projeleri ve kullanıcıları için geniş kapsamlı bir teşvik programı başlatıldı.</li><li><strong>Telegram ve TON Entegrasyonu:</strong> Stars, Gifts ve Ads özelliklerini platforma entegre etti.</li><li><strong>Society DAO:</strong> Merkeziyetsizliğe yönelik büyük bir adım attı.</li></ul><p>Zincir Üstü İstatistikler</p><ul><li><strong>36.2M:</strong> Yeni zincir-üstü cüzdan oluşturuldu.</li><li><strong>1.8M:</strong> Günlük aktif cüzdanlar sayısı</li><li><strong>16M:</strong> Aylık aktif cüzdan sayısı</li><li><strong>$1.4B:</strong> USDt-TON dolaşımı, Tether’in en hızlı büyüyen varlığı.</li><li><strong>4.8M:</strong> Aktif DEX trader’ları, %12000 büyüme yansıttı.</li><li><strong>$60M:</strong> Telegram Stars üzerinden 1,700’den fazla Mini App geliştiricisi tarafından kazanıldı.</li></ul><h3>Regülasyonel Gelişmeler</h3><p>2024’ün kriptoda ne yılı olduğunu çok tartıştık. Buna cevap olarak Solana, Base veya Hyperliquid cevabı verilebilir. Ama hepimizin kabul etmesi gereken bir şey var ki bu sene kesin olarak regülasyonlar senesiydi. Çok uzun zamandır beklenen ETF’lerin bu sene gerçekleşmesi, Amerika’daki yasal düzenleyici SEC’in birçok kripto şirketine gönderdiği uyarılar, merkez bankalarının dijital para girişimleri ve Trump. Bu sene yaşadıklarımızı iyice anlamak oldukça önemli çünkü kripto artık eskisi gibi değil.</p><h3>ETF’ler</h3><p>Amerika’daki halkın banka veya yatırım uygulamalarından kolayca erişebildiği fonlar arasına Bitcoin ve Ethereum’un da eklenmesi kripto para topluluğunun uzun zamandır beklediği bir gelişmeydi. 2024’ün başlarında Ocak ayında ilk Bitcoin ETF’i SEC tarafından onaylandı ve işlem görmeye başladı. İlk ETF başvurusu onaylanan firmalar BlackRock ve Fidelity olarak var oldu.</p><p>Bitcoin ETF onayından sonra beklentiler Ethereum tarafında yoğunlaştı. Ethereum ETF’i de çok geçmeden Temmuz ayında onaylandı. Aslında Ethereum ETF’inin Temmuz ayında onaylanması birçok kişiyi şaşırttı. Bunun nedeni SEC’in Ethereum ETF’i hakkında karar vermesi gereken son tarihin Eylül olmasıydı. Ama Kasım ayında gerçekleşen seçim öncesinde var olan başkanın Biden’ın rakibi Trump kripto para topluluğunu arkasına alarak ETF’leri onaylayacağını vaad etmişti. Biden yönetimi bu topluluğun oylarından vazgeçmek istememiş olmalı ki Trump’ın bu vaatlerinden sonra Ethereum ETF’i onaylandı.</p><p>2024 yılında Bitcoin ETF’inin aktif alım satıma başlanması ile birlikte kurumsal yatırımcıların daha fazla kripto para yatırımı yapabildiğine şahit olduk. Şu anda Bitcoin ETF’lerinde bulunan Bitcoin miktarı Bitcoin’in toplam arzının %5’ini oluşturmakta. Bu sayede ETF’lerin sadece halka yönelik değil kurumsal yatırımcılara yönelik de bir kapı açtığını anlıyoruz.</p><p>Regülasyonların artması ve yeni seçilen ABD başkanı Trump’ın yönetimi devralması ile birlikte Solana veya Cardano gibi kripto paralarında ETF’lerinin onaylanması bekleniyor.</p><h3>Merkez Bankası Dijital Paraları (CBDC’ler)</h3><p>2024 yılında kripto paralara regülasyonlar gelirken devletler ve hükümetler bunun kaçınılmaz son olduğunu düşünmüyor gibi. Çünkü G20’de yer alan bütün devletler dijital para birimi için çalışmalarına başladı veya devam ediyor.</p><p>Bunun en önde geleni Çin olarak karşımıza çıkıyor. Çin Merkez Bankası (PBOC) 6 yıllık eforların sonunda dijital para girişimlerinin pilot uygulamalarına başladı. Resmi olmayan tahminlere göre 261 milyondan fazla cüzdan oluşturuldu ve toplam hacmin 14 milyar dolara yakın olduğu düşünülüyor. Ağustos 2022 verisine göre 5,6 milyondan fazla yerde dijital para ödeme olarak kabul ediliyor.</p><p>Türkiye de 2022’de Dijital Türk Lirası İş Birliği Platformu’nu kurmuştu. 2023 yılının sonunda yayınlanan birinci faz değerlendirme raporu ile çalışmaların başladığını öğrenmiştik. Bu sene bununla ilgili bilgi edinebildiğimiz tek nokta TCMB başkanı Fatih Karahan’ın katıldığı bir etkinlikte yaptığı açıklamalar oldu. 2024 yılında bu çalışmaların ikinci fazının başladığı söylenildi. Ayrıca kripto paraları ve blokzincir teknolojisinin yakından takip edildiğini ve bu teknolojilerin geleneksel finansı değiştirecek nitelikte olduğunu belirtti.</p><p>Bizden elde edebildiğimiz bilgiler kısıtlı olduğu için diğer ülkeler hakkındaki bilgileri paylaşalım:</p><ul><li>Nijerya eNaira adındaki dijital parasıyla bankaya erişimi olan nüfusu finansal sisteme entegre etmek istiyor. 2021’de dijital para geliştirmeye başladılar. Milyonlarca kullanıcı cüzdan oluştursa bile çoğu cüzdanın inaktif olduğu ve şu anda nüfusun %0.5’inin aktif kullandığı söyleniyor.</li><li>Hindistan e-RUPI’sini 2023 yılında test etmeye başlamıştı. Günlük işlem sayısının 100 bin civarında olduğu söyleniyor. Hali hazırda Hindistan’da kullanılan Google Pay, Amazon Pay ve MobiKwik gibi ödeme sistemlerine e-RUPI’nin entegre edilmesi planlanıyor.</li><li>Rusya da dijital Ruble çalışmalarında pilot test aşamasına 2024 yılında geçti. Testler içerisinde ülkeler arası transferler denendi ve çalışıyor.</li><li>Son olarak dünyanın ilk merkez bankası dijital parasından bahsetmek gerekir. 2020 yılında Bahamalar’ın çıkarttığı Sand Dollar aslında ada hayatına tamamen entegre edilmiş durumda. Bahamalar’da kullanılan ödeme yöntemlerinin içerisine bu dijital para da dahil edildi. Bütün ticari bankalar da Sand Dollar’ı kullanıyor. Aslında nüfusun az olduğu ülkelerde bu uygulamaların ne kadar başarılı olabileceğini görüyoruz.</li></ul><h3>Wells Uyarıları</h3><p>Wells Uyarısı, ABD’deki sermaye piyasası kurulu olan SEC’in kişi veya şirketlerin yasaları ihlal ettiğine inandığını ve bu konu hakkında yasal işlem başlatabileceklerini belirten uyarıdır. SEC bu uyarıyı gönderdiği her şirkete karşı soruşturma başlatacağını söylemese de şirketlerin bir inceleme altından geçtiğini ve kendilerini savunma fırsatları olduğunu hatırlatmak adına bu uyarıyı göndermektedir.</p><p>2023 yılında da SEC’in Coinbase, Binance US ve Kraken gibi merkezi borsalara Wells Uyarısı gönderdiğine şahit olmuştuk. 2024 yılında ise SEC bu soruşturma alanlarını büyüterek blockchain şirketlerine de uyarılar göndermeye başladı. 2024 yılında Wells Uyarısı alan popüler blockchain projeleri şunlardı:</p><p><strong>Robinhood</strong></p><ul><li>ABD merkezli çevrimiçi aracı kurum olan Robinhood 2024 yılında Avrupa Birliği bölgesinde kripto para hizmetleri sunmaya başladı. Her ne kadar kripto para alım satım ve saklama hizmetleri ABD’de kullanılmıyor olsa da SEC Robinhood’a bir Wells bildirimi yolladı.</li></ul><p><strong>Uniswap</strong></p><ul><li>Merkeziyetsiz uygulamalar (dApp) arasındaki şüphesiz en popüler uygulama olan Uniswap de bu sene SEC tarafından Wells Uyarısı aldı. Merkeziyetsiz borsa (DEX) olarak hizmet veren Uniswap üzerindeki işlemlerin izinsiz ve kayıtsız menkul kıymet satışı olabileceği belirtiliyordu. Uniswap, websitesinde ABD vatandaşı olduğunuz takdirde yasalara uymanız gerektiğinizi belirtiyor.</li></ul><p><strong>Consensys</strong></p><ul><li>Belki de kripto sektörünün en büyük şirketi olan Consensys, birçoğumuzun kullandığı Metamask cüzdanının geliştirici ekibi. 2024 yılındaki SEC uyarılarından Consensys de nasibini aldı. Consensys, SEC tarafından gönderilen Wells Bildirimi’ne karşı Ethereum’daki işlemlerin menkul kıymet olarak değerlendirilemeyeceğini söyleyerek karşı dava açtı. Bu dava Teksas’taki bir yargıç tarafından reddedildi. Aynı zamanda SEC de Metamask’in Staking hizmetinin izinsiz ve kayıtsız olduğuna dair bir dava açtı. Bu dava henüz sonuçlanmadı ve süreç devam ediyor.</li></ul><p><strong>Crypto.com</strong></p><ul><li>SEC, Ekim ayında Crypto.com’da yer alan bazı kripto paraların yine benzer şekilde izinsiz ve kayıtsız menkul kıymet olarak değerlendirilebileceğini söyleyerek Crypto.com’a bir Wells Uyarısı gönderdi. Crypto.com da bu kararın SEC’in yetkisini aşağını söyleyerek karşı dava açtı. Dava henüz sonuçlanmadı ve süreç devam ediyor.</li></ul><p><strong>Opensea</strong></p><ul><li>SEC, önüne gelen herkese uyarı gönderirken NFT pazaryerlerini de unutmadı ve Opensea’ye Wells Uyarısı gönderdi. Platformda yer alan bazı NFT’lerin menkul kıymet sayılabileceğini söyleyen SEC, Opensea’yi dava açabileceğiyle tehdit etti.</li><li>Ayrıca Eylül ayında Florida’lı iki kişi Opensea’ye karşı toplu dava açarak platformda listelenen bazı NFT’lerin kayıtsız menkul kıymet olduğunu iddia etti. Davacı taraf bu NFT’lerden zarar ettiklerini ve Opensea’nin de yanıltıcı uygulamalarla haksız kazanç elde ettiğini iddia ettiler. Bu davalar da henüz sonuçlanmadı.</li></ul><p><strong>Immutable</strong></p><ul><li>Ethereum tabanlı oyun firması Immutable, SEC’den Wells Uyarısı alanlar arasındaydı. Şirketin yaptığı token satışlarının kayıtsız menkul kıymet sayılabileceği uyarının içeriğinde yer alıyordu.</li></ul><p><strong>CyberKongz</strong></p><ul><li>Popüler NFT koleksiyonu, SEC tarafından uyarılan ilk NFT koleksiyonu olma sıfatını elinde tutuyor. Yıl bitmeden Aralık ayında Wells Uyarısı alan NFT koleksiyonu, SEC’in akıllı kontratlarda detaylı bir inceleme yaptığını duyurdu.</li></ul><p>Yukarıda da görebileceğiniz üzere SEC’in bu uyarıları gönderirken bahanesi hep aynıydı. İzinsiz ve kayıtsız menkul kıymet satışı. Bu da kripto paraların henüz hangi varlık sınıfında yer alacağının belirsiz olmasından kaynaklanıyor.</p><p><strong><em>Bizim yorumumuz bu uyarıların aslında spesifik seçilen şirketlere gönderildiği yönünde.</em></strong></p><p>Örneğin Uniswap bir süredir UNI token sahiplerine gelir paylaşımı yapmanın yolunu arıyor. Geleneksel finansta temettü olarak bilinen bu sistemi uygulayabilmek için kesinlikle birçok regülasyona uymanız gerekiyor. Bir diğer şirket olan Consensys hakkında belli bir süredir Metamask token’ı çıkarmaya uğraştığına dair dedikodular bulunuyor. 2023’te uyarı alan Coinbase’in bildiğiniz üzere Base adı altında bir blokzinciri bulunuyor. Aynı zamanda Coinbase şirket halka açık ve COIN hissesi ile alım satım yapılabiliyor. Halka açık olan bir şirketin bir yandan da kripto parası olması mümkün mü gibi sorular herkesin aklında.</p><p>Bunun yanı sıra Kasım ayında Twitter hesabımızdan paylaştığımız gibi Consensys şirketine bağlı Linea’nın bir derneği İsviçre merkezli olacak şekilde kuruluyor. Normalde blokzincirlerin yönetişim token’ı kurarken bir vakıf kurmasına oldukça alışmış durumdayız. Lakin Consensys bunda farklılığa giderek bir dernek kurmaya karar vermişti.</p><p><em>Detaylı bilgiyi Twitter hesabımızdan paylaştığımız </em><a href="https://x.com/thepharus/status/1857453540421116072"><em>tweet serisinde</em></a><em> bulabilirsiniz.</em></p><h3>Trump</h3><p>Trump seçim öncesindeki dönemde kripto para topluluğunu ilgilendiren birçok vaatte bulundu:</p><ul><li>Bunların en başında sektördeki büyük projelerden temsilcilerin de bulunduğu bir “Bitcoin ve Kripto Danışma Kurulu” kurarak bu alandaki regülasyonları daha net ve anlaşılır şekilde yapmaya çalışacağıydı.</li><li>Ayrıca Bitcoin’i ABD hazinesine stratejik rezerv varlık olarak ekleyeceğini söylemesi kripto para yatırımcılarını oldukça heyecanlandırdı.</li><li>Bu alandaki yetkili kurum olan SEC’in başındaki Gary Gensler’i kovacağını vaad etti.</li><li>ABD’yi dünyanın kripto merkezi yapacağını söyledi.</li><li>Hapisteki Silk Road’ın kurucusu Ross Ulbricht’i serbest bırakacağını vaad etti.</li></ul><p>Bu gibi vaatleriyle kripto para topluluğundaki birçok kişinin desteğini aldı. Trump’ın seçimi kazanmasıyla birlikte aslında bazı vaatleri hakkında ilerlemeleri gördük. SEC başkanı Gary Gensler veda tweeti hazırladı. Yeni kurulacak Kripto Para Danışma Kurulu’nun detayları da belli oldu. Dijital Varlıklar için Başkanlık Danışmanlar Konseyi ismiyle var olacak kurula Donald Trump da kısaca Kripto Konseyi olarak sesleniyor. Kripto Konseyi’nin başına Bo Hines isimli Yale Üniversitesi mezunu birisini getirdi. Ayrıca David Sacks isimli bir kişi de Bo Hines ile birlikte çalışacak. Ayrıca rapor yazılırken çıkan dedikodulara göre Trump kriptoyu ulusal öncelik olarak belirleyecek.</p><h3>2025 İçin İzleme Listesi</h3><h3>MegaETH</h3><p>MegaETH, Ethereum ölçeklendirme çözümleri arasında öne çıkan yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Diğer rollup çözümlerinin aksine, MegaETH saniyede 100.000 işlem (TPS) ve milisaniye seviyesinde blok süreleri hedefleyerek, web2 dünyasıyla rekabet edebilecek gerçek zamanlı bir blokzincir vizyonu ortaya koyuyor. Bu performansı, bellek içi hesaplama, akıllı sözleşme derleme (JIT), optimize edilmiş “state trie” yapısı ve yüksek verimli durum senkronizasyon protokolleri gibi teknolojilerle destekliyor. Ayrıca, düğüm uzmanlaşması (node specialization) modeliyle, sıralayıcılar, doğrulayıcılar ve tam düğümler arasında görev dağılımı yaparak hem performansı artırıyor hem de merkeziyetsizliği koruyor. Bu yaklaşım, MegaETH’yi diğer L2 çözümlerinden farklı kılıyor ve Ethereum ekosisteminde önemli bir oyuncu haline getirme potansiyeli taşıyor.</p><p>2025 yılında MegaETH’nin başarılı olması durumunda, özellikle yüksek işlem hacmi gerektiren merkeziyetsiz uygulamalar için cazip bir seçenek haline gelebilir. Ancak, bu başarıyı sürdürmek için MegaETH’nin, ağın merkeziyetsizliğini korurken yüksek performansı nasıl dengelediği ve kullanıcıların güvenini nasıl kazandığı kritik önem taşıyacak. Ayrıca, rakip L2 çözümleri ve yeni nesil blokzincirleriyle olan rekabet, MegaETH’nin benimsenme hızını etkileyebiliyor olacaktır. Yine de Ethereum’u ölçeklemede oldukça yüksek kapasiteli bir EVM yürütme ortamı sunulması 2025 için ilgi çekici bir konsept olacaktır. Ağın kapasitesini ortaya koyacak ekosistem uygulamaları da görülebilmesi halinde MegaETH’in çarpıcı bir ürün olarak ortaya çıkacağının aşikar olduğunu düşünüyoruz.</p><h3>Monad</h3><p>Monad, kapalı testnet ve kapalı devnet olmak üzere 2024 yılında başarıyla 2 aşamayı geçti. EVM’e denk olan ve saniyede 10,000 işlem vaat eden Katman-1 projesi, 2025 yılında ana ağ aşamasına geçmeyi hedefliyor. Özellikle, 16 Aralık 2024’te Monad Vakfı’nın duyurulması gözleri Monad’a çevirmiş durumda.</p><p>Monad testnetinde şimdilik 300+ civarı uygulama ve altyapı ürünü bulunuyor. Yaklaşık olarak 28 yapay zeka, 52 kullanıcı odaklı, 147 merkeziyetsiz finans, 11 DePIN, 23 oyun, 14 NFT, 11 ödeme ve 9 RWA projesi testnette yerini almış durumda. Bunların yanında geliştirilen daha fazla uygulama, altyapı ürünü ve hackathonlarla destek programlarlarından çıkacak projeler bulunuyor.</p><p>Özellikle aldığı yatırımla gözleri üzerine çekerken, ana ağ aşamasına geçmesiyle birlikte de Monad’ı çokça duyacağız gibi duruyor.</p><h3>Unichain</h3><p>2024 yılının son çeyreğinde Uniswap uzun süredir beklenen kendi ikincil katman çözümünü (Layer 2) duyurdu. Unichain daha önce Base’den de aşina olduğumuz şekilde OP Stack altyapısını kullanacak ve bir Superchain olarak bu ekosisteme dahil olacak. Unichain spesifik olarak merkeziyetsiz finansı (DeFi) hedefleyen bir blokzincir olacak. Flashbots ile beraber çalışmalarının sonucunda ağın TEE desteği sayesinde 250 milisaniye değerinde alt bloklara sahip olacağı ve bu sayede MEV’e (Madenci Çıkartılabilir Değeri) daha az değer kaybedileceğinden bahsedilmiş.</p><p>Unichain şu anda halka açık test ağı sürecinde. 2025 yılının içerisinde ise ana ağı kullanılabilir duruma gelecek. Ayrıca Unichain üzerinde geliştirme yapan kişilerin ve projelerin de ödüllendirileceği duyuruldu. Bu zaten Superchain ekosisteminde oldukça yaygın bir davranış. 2025 yılında ana ağın kullanılabilir duruma gelmesiyle birlikte bu yazıyı okuyan kişilerin de ağı deneyimlemesini tavsiye ederiz.</p><h3>Citrea</h3><p>Raporumuzda Bitcoin’in ölçekleme çözümleri içerisinde bahsettiğimiz Citrea 2025 için öngörüler sunmak adına önemli bir yere sahiptir. Bitcoin ölçeklendirmesi için önemli bir adım olarak kabul edilebilecek yenilikçi bir teknik altyapı sunuyor. Bu altyapı, Bitcoin’in hem bir yerleşim katmanı (settlement layer) hem de bir veri erişilebilirlik katmanı (data availability layer) olarak kullanılmasını sağlayarak, güvenlik ve işlevsellik arasında dengeli bir yaklaşım sunuyor. Citrea’nın en dikkat çeken özelliklerinden biri, işlemlerin nihai kesinliğini (finality) sağlamak için Bitcoin blok zincirini kullanmasıdır. Bir batch (toplu işlem) kanıtı oluşturulup Bitcoin’e yayınlandıktan sonra, bu işlemler Bitcoin bloklarının yeterli derinliğe ulaşmasıyla (genellikle 6 blok) nihai hale geliyor. Bu yaklaşım, Bitcoin’in temel katmanının güvenlik özelliklerini korurken, diğer ölçeklendirme çözümlerine kıyasla daha güçlü bir kesinlik garantisi sunuyor.</p><p>Citrea’nın teknik temeli, Bitcoin ölçeklendirmesinin en zorlu yönlerinden biri olan güvenliği korurken işlevselliği genişletme konusunda önemli bir çözüm sunuyor. Özellikle, STARK ve SNARK gibi kanıt üretim süreçlerinde gelecekte yapılacak optimizasyonlara olanak tanıyan modüler yapısı, sistemin gelecekte daha da geliştirilebilir olmasını sağlıyor. Ayrıca, BitVM entegrasyonu olan <a href="https://www.blog.citrea.xyz/unveiling-clementine/">Clementine</a> ile doğrulama mekanizmalarının geliştirilmesi, Citrea’nın gelecekte daha karmaşık finansal uygulamalara uyum sağlamasını kolaylaştırabilir. Tüm merkeziyetsiz finans üzerindeki kilitli varlıklara kıyasla Bitcoin temelli çözümlerin henüz ufak bir kısmını oluşturduğunu baz alırsak, Bitcoin üzerinde ZK-temelli doğrulanabilir bir EVM ortamı sunan Citrea’nın 2025 yılındaki geliştirmelerinin ehemmiyetle takip edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.</p><h3>Based Rolluplar ve Native Rolluplar</h3><p>Aslında 2023’te Ethereum Foundation araştırmacısı olan Justin Drake tarafından ortaya atılan “Based Rollup” fikri, 2024 boyunca “preconfirmation” gibi based rollupları hızlandırmaya çalışan ve böylelikle kullanıcı deneyimini geliştiren yeni konseptlerle desteklendi. Based rollupların en önemli özelliği geleneksel rolluplar gibi merkezi bir sıralayıcıya ihtiyaç duymaktansa Ethereum’u bir sıralayıcı gibi kullanarak daha merkeziyetsiz olması idi. Based rolluplar, kullanıcıların işlemlerini direkt Ethereum’a yollayıp, sıralamanın Ethereum tarafından yapılmasını sağlıyor. Bu sayede işlemler, Ethereum’u bir yürütme katmanı olarak kullanmadan, merkezi bir aktöre gerek kalmadan rolluplar için sıralanabiliyor. Sıralanan işlemler ise rolluplar üzerinde zincir dışında çalıştırılarak daha ucuza kullanıcılar tarafından yapılabiliyorlar.</p><p><strong><em>Ethereum Builder’larının yüzdelik oranı:</em></strong></p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/405/0*8jVkDfCzpza_CVu2" /><figcaption>Kaynak: <a href="https://mevboost.pics/">mevboost.pics</a></figcaption></figure><p>Nitekim based rolluplar sıralama süreçlerinde merkeziyetsizliği artırsa da, görselde de görülebildiği üzere Ethereum’un bloklarının %90’ını 2 merkezi aktör tarafından üretiliyor olması göz önüne alındığında, hayal edilen merkeziyetsizlik tam anlamıyla gerçekleştirilemiyor. Bunun yanında based rollup olmanın merkeziyetsizliğe ve dayanıklılığa küçük bir iyileştirmesi olsa da direkt olarak Ethereum’u sıralayıcı olarak kullanmaları sebebiyle hız açısından merkezi rollup’lar kadar hızlı olamayacakları da bir gerçek. Merkezi rollup’larda rollup takımları kendi sıralayıcılarını Ethereum’dan bağımsız çalıştırabildikleri için sıralayıcının hızı aslında rollup takımının yeteneklerine bağlıydı. Based rolluplar ile birlikte sıralayıcı aslında bir nevi Ethereum olduğu için ve Ethereum’un da bloklarının 12 saniyede 1 çıkması sebebiyle kullanıcı deneyimi açısından nispeten küçük dezavantajlara sahip olduğunu söylenebilir. Ancak burada akılda tutulması gereken bir nokta bize kalırsa Taiko ve Spire Labs gibi based rollup ekosisteminin 2 büyük aktörü gibi birçok takımın ve toplulukların “preconfirmation” adı verilen based rollup’ların kullanıcı deneyimini büyük ölçüde iyileştiren ve hız adına sahip oldukları dezavantajı oradan kaldıran bir geliştirme üzerinde oldukça efor harcıyor olmaları. Bu gelişmeler göz önüne alındığında şayet bu yapılar hızlı bir şekilde Ethereum ağına entegre edilebilirse 2025 yılı boyunca based rolluplar açısından aktif bir sene olabilir.</p><p>Yine aynı Ethereum Foundation researcher’ı Justin Drake tarafından bu sene başlarında ortaya atılmış bir diğer fikir ise “Native Rollup” fikri. Bilindiği üzere Ethereum maalesef ki güncelleştirmeler ve yapmaya çalıştığı yenilikler açısından yavaşlığı ile bir tık ünlü bir L1. Nitekim bunun Ethereum’un üstünde iş yapmaya çalışan rolluplar için de geçerli olduğu söylenebilir. Bu durumun en büyük kanıtlarından biri de rollupların hala 6–12 kişilik “security council” adı verilen seçilmiş özel kişilerden oluşan komiteler tarafından yönetiliyor olması. Bu komiteler, rollup ve rollup’ın sahip olduğu native köprü üzerinde tam yetkiye sahip oldukları için hala Ethereum yol haritasının hayal ettiği rollup’ların elde edilememiş olması bir gerçek. İşte Justin Drake de Ethereum’un bu yavaşlığı sıkça tartışılıyorken security council ve multisig komiteleri ortadan kaldıracak ve rollupların Ethereum’un tam güvenliğini miras alabilecekleri yeni bir teklif ortaya attı. Bu teklif Ethereum’a eklenecek bir sistemsel akıllı kontrat–bir diğer deyişle precompile–ile rollup’ların tam merkeziyetsiz bir geleceğe doğru ilerlemesini hızlandıracak ve kolaylaştıracak bir adım olarak yorumlanabilir. Nitekim detayları daha tam olarak oturtulmamış ve rollup takımlarınca hala daha tartışmaların bitmemiş olması göz önüne alındığında native rollup teklifinin önünde nispeten bir vakit olduğu söylenebilir. Ancak 2025 yılının başında olduğumuzdan mütevellit bu teklifin akıllarda yer edinmesi ve bu teklif hakkında ortaya çıkacak yeni gelişmelerin takip edilmesi şayet topluluk normalde olduğundan daha hızlı ilerlerse büyük önem taşıyabilir.</p><h3>DLMM’ler (Kesikli Likidite Piyasa Yapıcılar) — Drift &amp; Meteora</h3><p>Kesikli Likidie Piyasa Yapıcısı (DLMM) ürünler aslında bir çeşit özelleşmiş AMM örneğidir. 2024’te özellikle Solana’nın yükselişi ile birlikte daha popüler oldu. Her ne kadar 2021’den beri geliştirilmeye devam edilen sistemler olsa da kripto ekosistemindeki birçok kişinin bu ürünleri 2024 yılında deneyimlediğini başlamak yanlış olmaz.</p><h3>Peki DLMM’nin farkları neler?</h3><p>DLMM aslında otonom piyasa yapıcı sistemine yani AMM’lere klasik borsalarda (BİST, NASDAQ vs.) kullanılan emir defteri sisteminin entegre edilmiş halidir. Ayrıca Uniswap’in v3 sürümü ile birlikte duyurduğu Konsantre Likidite Piyasa Yapıcı (CLMM) sistemine oldukça benzer.</p><p>DLMM isminden de anlaşılacağı şekilde likiditeyi kesikli şekilde eklememize olanak sağlar. Bu sayede adete emir defterine bir emir giriyormuşsunuz gibi istediğiniz fiyat aralıklarına likidite ekleyebilirsiniz. Eğer fiyat bu seviyelerde olursa ve sizin eklediğiniz likidite üzerinden alım-satım işlemleri yapılırsa siz de bu işlemlerden komisyon geliri kazanırsınız.</p><p>DLMM sistemleri sürekli fiyatı takip etmeden likidite ekleyebilmenizi sağlar. Aynı zamanda likiditenin daha verimli kullanılmasını da sağlar. Daha iyi anlaşılabilmesi adına aşağıdaki tabloyu incelemek güzel olacaktır.</p><figure><img alt="" src="https://cdn-images-1.medium.com/max/1024/1*oopVZvIfJ3CewqycBTdbjQ.png" /></figure><p>Aslında 2025’te Meteora’ya likidite sağlamanın olası faydalarından en büyüğü henüz gerçekleşmemiş Meteora airdropu. Daha detaylı teknik bilgi için Twitter hesabımızdan bizi takip edebilirsiniz veya Twitter’da bu konuda yazılmış rehberleri araştırabilirsiniz.</p><h3>Yeni Nesil Stabil Kripto Paralar — Ethena</h3><p>2025 yılında stabilcoin ekosistemi içerisinde Ethena’nın inovatif yaklaşımı, özellikle USDe’nin benimsediği “cash and carry trade” modeli ile dikkat çekmeye devam edebilir. Bu model, kullanıcıların teminat olarak yatırdığı varlıkları kullanarak stETH üzerinde uzun pozisyon alırken, ETH futures’larda kısa pozisyon açarak dengeli bir getiri mekanizması sunuyor. USDe’nin getirisi, stETH’nin yerel stake getirisi ve futures pozisyonlarındaki fonlama oranlarından (genellikle piyasaların net uzun olması nedeniyle pozitif) elde ediliyor. Bu yenilikçi yapı, Ethena’yı stabilcoin piyasasında öne çıkarırken, benzer modelleri uygulamaya çalışan Elixir gibi diğer protokoller için de bir ilham kaynağı oluyor. Özellikle artan fonlama oranları ve kullanıcıların yüksek getiri arayışı, Ethena’nın 2025’te daha da büyüyerek stabilcoin ekosisteminde önemli bir oyuncu haline gelmesini sağlayabilir. Bu süreçte, Ethena’nın benzeri modelleri benimseyen rakipleriyle birlikte, stabilcoin piyasasında yeni standartlar oluşturması bekleniyor.</p><p>Ayrıca birçok farklı bölge ve ödeme altyapısı için geliştirilen stabil kripto paraların da önem kazanacağına değinmek gerekmektedir. Stabil kripto paraların hem DeFi üzerinde sunduğu avantajlarla hem de gelişen ödeme altyapılarıyla kabulunun daha yaygınlaşacağına dair atılımların ilk çıktılarını 2025’te bekleyecek olmak yanlış olmayacaktır. Bütün bu gelişmeler stabil kripto para piyasasındaki Tether (USDT) ve Circle USD Coin (USDC) dominasyonunu ne denli kırar bilinemese de hem kriptoya aşina hem de kriptoya aşina olmayan kullanıcıların genel yaklaşımında değişikliklere götüreceğini düşünmekteyiz.</p><p>✨ <strong><em>Bize ulaşın: </em></strong><a href="https://t.co/IE0Haihmkd">linktr.ee/thepharus</a></p><p><strong><em>✨Buraya kadar okuduğunuz için teşekkürler! Daha fazla içerik için bizi takip etmeyi unutmayın. Bu rapordaki ana başlıkları makale formatında X hesabımızda bulabilirsiniz .</em></strong></p><img src="https://medium.com/_/stat?event=post.clientViewed&referrerSource=full_rss&postId=4ded1e1b79ff" width="1" height="1" alt=""><hr><p><a href="https://medium.com/pharus/kripto-almanak-2024-pharus-4ded1e1b79ff">Kripto Almanak 2024 | Pharus</a> was originally published in <a href="https://medium.com/pharus">Pharus</a> on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.</p>]]></content:encoded>
        </item>
    </channel>
</rss>