İpteki Sorular

Image

Ayrılık da sevdaya dahil, bunu uzundur biliyoruz da, aldatma da dahil mi?

Javier Marias’ın Tomas Nevinson’u ile yola devam ediyorum. Bu yol Berta Isla’yla başlamıştı. Kardeşi, yan yolu Tomas Nevinson’la sürüyor.

Yarı İngiliz yarı İspanyol Tomas eşsiz dil öğrenme yeteneği ve farklı dillerde farklı aksanları inanılmaz gerçeklikle taklit edebilme kapasitesiyle daha yirmili yaşlarındayken biraz mecburiyetten biraz toyluk ve saflıktan kaderin bir cilvesi gibi görünüp esasında aldatmanın en büyüğüne maruz kalarak İngiliz istihbarat teşkilatına katılıyor. Berta Isla, Tomas’ın karısı. İlk kitapta onun tarafından hayatlarının başından şimdisine gelmişlerini geçmişlerini öğrensek de aslında yine Tomas’ın dünyasını okuyor, boş bırakılan satır aralarını hayal ediyoruz. Tomas yokken bile onun ne gibi alemlerde neler yaptığını sorgulamak, tam olarak ne yaptığını bilememek, hayatından, güvenliğinden endişe etmek çerçeveli dış etkenler ve iç sorgulamalarla dolu yılların nasıl geçtiğine şahit oluyoruz. Yine de Berta Isla, Berta’nın cephesinden bir anlatı. Tomas Nevinson’daysa birinci tekil şahıs Tomas’ın kendisi.

“İpteki Sorular” okumaya devam et

Doğum

Image

Hava aydınlanmaya başlamış, daha gün doğmamıştı. Tam da bunun için bu saatte buradayım. Gündoğumuyla meditasyonuma oturmak. Kendimi salondaki köşemde doğu ufkuna doğru yerleştiriyorum. Gökyüzü bugün bulutlu diye düşünerek dışarı bakarken ağaçların arasından süzülüp geçen pembe hüzmeyi farkediyorum. Güneşin doğuşuna dair bir kızarıklık. Gülümsetiyor, gülümsüyorum.

Ben benim. Her yerde, tüm zamanlarda olanım.

“Doğum” okumaya devam et

Bir Varmış Bir Yokmuş

Image

On beşinci gün. Yeni yılın hem yeni tam daha değil gibi hissettirdiği iki haftanın her günü üstüne düşündüğüm bir zaman dilimi. Kafamda yazmaya çalışıyorum, bazen konuşmaya. Çokça çözülme dokusu gelip gidiyor. Sanki ellerimle tuttuğum bir nesne kuma toza dönüyor, çözülüp havaya karışıyor. Yıllar yıllardır vardı, artık yok, hükmü yok, yeri yok, zamanı yok, cismi yok, anlamı yok, artık yok. Yok.

Yok kısmı iyi gelmeyen bir Var arkasından yine de sarsıyor, hem de ne. Çünkü arkası boşluk. Ne koysan öyle dolacak ya da sen koyamadan içine ecinniler mi doluşacak? Halbuki o boşluk öyle hafif, öyle taze, öyle heyecanlı ki. Bilmiyorum, bilmiyoruz. Korku, endişe gibi geliyor, hep hüzün hem yıkım çünkü artık Yok. Ardındaki sıçramayı, heyecanı görme cesareti, bunun izni varsa (çünkü bu da bir var yok meselesi) öyle olasılıklar var ki. Var çünkü. Sınırsız sonsuz her şey (her-bir-şey) mümkün. Mümkün Var.

“Bir Varmış Bir Yokmuş” okumaya devam et

Ara-lık 13. Arsavslut

Image

Sonun sonu.

2025’e dair öngörülerde ben de birçoklarıyla beraber bu ifadeyi kullanıyordum. Sonlanmaların sonu olacağına, bitirmeleri bitireceğimize, dibin dibini göreceğimize, hazırlanmalara hazır hale geleceğimize dair ileri geri konuşuyordum. İleri konuşmalarım varacağı yere vardı da geri konuşmalarım tamamlandı mı?

Kuzey ülkelerinde kullanılan bir ifadeyle bu yılı noktalamak istiyorum:

Arsavslut.

Yılı olduğu gibi kapamak.

“Ara-lık 13. Arsavslut” okumaya devam et

Ara-lık 12. Ayrılık*

Image

Kimisi yolları, odaları ayırıyor, kimisi kontratlara boşol diyor; kimine kapanış kimine uyanış kimine başkaldırı kimine yetti gari yolları diziliyor.

Dün ve evvelki gün uzundur görmediğim arkadaşlarımla buluşuyor, kaçırdığımız zamanın telafisiyle sohbetleniyoruz. Ayrılıklar ayrılıklar her yanda kol geziyor. Kimisinin satır aralarında o içten yanmalı öfke ve başkaldırıyı duyuyorum, bana anlatırken karşısında yolları ayırdığı eski sevdiceğine hala dikleniyor, kızıyor. Kimisinde o yorgunluğu, bitmişliği ve kendisini tüketen aşk-tutku-yanma-kül olmayı görüyorum, birkaç sene süren yanmanın ardından küllerin düştüğü yerde ancak toz kir gözyaşı ve kuru öksürük kalıyor, yaşam yok, sağlık yok, bir canavar kuyusu her şeyi yutup öldürüyor. Kimisinde yıllara yayılmış uzun sessizlikler kedinin ölümü, çocukların evden uçuşu, işlerin durulması derken birisini delirtiyor diğerini sistemin içinde güvende tutuyor, kıyamet o noktada kopuyor, taraflar birbirini anlayamıyor.

“Ara-lık 12. Ayrılık*” okumaya devam et