Çocuk katiller, mafya, çeteler, kadın cinayetleri, uyuşturucu, kumar batağı, fuhuş vs. vs...
Toplumsal huzursuzluk, güvensizlik, endişe, korku ve sorunlar yumağı...
Her kafadan bir ses, güya çözüm önerileri, kimi imanlı gençlik yetiştirmeden, vakıflardan, tarikatlardan, kimi güvenlik politikalarından, kimi ideolojilerden medet uman yaklaşımlar...
Hastalığın teşhisi yapılmadan güya tedavi önerileri...
Oysa basit bir kural vardır; Aç bırakılan toplumlar önce ahlaki ve etik değerlerini yerler!..
Siz toplumu sefalete, açlığa mahkum etmişsiniz, gelir dağılımını bozmuşsunuz, yolsuzluk, hırsızlık, hukuksuzluk, kaymak kesimde israf almış başını gitmiş; bunların sebep olduğu toplumsal ahlaki ve etik çöküşe pansuman tedbirler öneriyorsunuz.
İnsanın ve toplumun ihtiyaçlar hiyerarşisi piramidinin beş temel ilkesi vardır. Bunlardan birisi bile eksik olur veya tatmin edilmezse işte yukarıdaki sorunlar ortaya çıkar ve bu sorunlar pansuman tedbirlerle çözülmez.
-Fizyolojik İhtiyaçlar (Temel Yaşam İhtiyaçları):
İnsanın hayatta kalabilmesi için gerekli olan en temel ihtiyaçlardır. Örnek olarak yemek, su, hava, uyku ve barınma gibi unsurlar verilebilir. Bu ihtiyaçlar karşılanmadığında birey, diğer seviyelerdeki ihtiyaçlara odaklanamaz.
-Güvenlik İhtiyaçları:
İnsanlar, kendilerini güvende hissetme ihtiyacı duyarlar. Fiziksel güvenlik (barınma, sağlık, iş güvenliği) ve duygusal güvenlik (aile ve toplumsal istikrar) bu kategoriye dahildir.
- Ait Olma ve Sevgi İhtiyaçları:
İnsanlar, sosyal bir varlık olarak diğer bireylerle bağ kurma ihtiyacı hissederler. Aile, arkadaşlık, romantik ilişkiler ve bir topluluğa ait olma duygusu bu ihtiyacın temel unsurlarıdır.
- Saygı İhtiyacı:
Bireyler, çevrelerindeki kişiler tarafından saygı görme ve kendi başarılarını takdir etme arzusu taşırlar. Bu basamak, özgüven, statü, tanınma ve başarı gibi unsurları içerir.
- Kendini Gerçekleştirme (Öz-Gerçekleşim):
Piramidin en üst seviyesi, bireyin potansiyelini tam anlamıyla gerçekleştirdiği aşamadır. Bu, kişinin kendi yeteneklerini keşfetmesi, yaratıcı ve üretken bir hayat sürmesi anlamına gelir. Kendini gerçekleştirme, kişisel tatmin ve anlam arayışı ile ilişkilidir.
Bireylerin ve bireylerden oluşan toplumun yukarıdaki ihtiyaçlarının hangisini gerçekleştirebiliyorsunuz?
Piramitin tabanı, temeli olan fizyolojik ihtiyaçlar konusunda sıkıntı çeken, sefaletle boğuşan bir toplumda güvenlikten, sevgiden, saygıdan, insanlar açlık sınırının altında ücretlere yaşamaya çalışırken ve bu ücrete bile iş bulmazken kendini gerçekleştirmeden söz edilebilir mi?
Bunlardan söz edilemezken, suç, toplumsal huzursuzluk, güvensizlik, endişe, korku ve sorunlar yumağını pansuman tedbirler, gerçekliği olmayan öneriler, din-iman edebiyatıyla ve geçiştirmelere sorunlar çözülebilir mi?
Bu ihtiyaçlar hiyerarşisine daha sonra, Bilişsel İhtiyaçlar, Estetik İhtiyaçlar ve Kendini Aşma şeklinde üç basamak daha eklenmiştir ama daha birinci basamağı gerçekleştirememişken onları anlatmaya gerek yok şimdi.
Sorunu yaratanalar bellidir. Ülkeyi kötü yönetip, serveti ve gelirleri tabandan alıp en tepedeki küçük bir kaymak kesime pompalayan, halkın çoğunluğunu fakirleştiren, sefalete mahkum eden siyasi ve ekonomik politikaları uygulayanlar sorunu yaratanlardır.
Sorun çözülecekse önce sefalet sorunu çözülmeli ve toplumun değerlerini yemesinin, tüketmesinin önüne geçilmelidir. Artık bu da tek başına yeterli olmayacak; toplumsal bozulmanın, sosyolojik dejenerasyonun giderilmesi için her şeyin doğru yapıldığı uzunca bir süreç gerekecektir.
Sorunları yaratan da, çözecek olan da yönetici siyasi iradedir.
Peki bunları yapmaya siyasi irade istekli mi veya yapabilecek yeteneği var mı?
İşte orası şüpheli.