Bir varmış bir yokmuş… Rengârenk arabalarla dolu, kocaman bir oyuncak kutusu varmış. Bu kutunun içinde, tekerlekleri yıldırım gibi hızlı dönen çok özel bir araba yaşarmış. Adı Turbo Mavi’ymiş. O, kutudaki bütün Hot Wheels arabaları arasında en meraklısıymış.
Turbo Mavi her gece, çocuk odası sessizleşince fısıltıyla konuşurmuş:
— Keşke bir gün gerçek bir pistte, gerçek bir Hot Wheels yarışı görebilsem…
Kutunun diğer köşesinden kırmızı alev desenli bir araba cevap verirmiş:
— Ama bizim pistimiz de çok güzel Turbo. Bak, turuncu rampalar, dönen halkalar, tüneller… Daha ne olsun?
Turbo Mavi gülermiş.
— Haklısın Alev Kırmızı, ama ben bir masalın kahramanı olmak istiyorum. Çocuklar “Hot Wheels masalı” deyince beni hatırlasın istiyorum.
O gece, odanın kapısı hafifçe aralanmış. Kutunun sahibi olan küçük çocuk, Efe, içeri girmiş. Gözleri uykulu ama kalbi heyecanlıymış.
— Yarın büyük gün, demiş kendi kendine. En uzun pistimi kuracağım!
Efe uyumaya gidince, kutunun içi hareketlenmiş. Arabalar fısır fısır konuşmaya başlamış.
— Duymadınız mı? — demiş Alev Kırmızı. — Yarın Efe, şimdiye kadarki en büyük pistini yapacakmış!
Turbo Mavi’nin farları sevinçten parlamış.
— İşte bu! Belki de aradığım büyük Hot Wheels masalı yarın başlar!
Sabah olduğunda Efe, turuncu pist parçalarını odanın ortasına sermiş. Dönen halka, dev rampa, tünel, köprü… Hepsini tek tek birleştirmiş. Sonunda oda, turuncu yollarla dolu kocaman bir şehir gibi olmuş.
Efe gülümseyip Turbo Mavi’yi eline almış.
— Bugünün kahramanı sensin Turbo Mavi, demiş. — Bakalım bu zorlu yarışı bitirebilecek misin?
Turbo Mavi içinden “Evet!” diye bağırmış, ama dışarıdan sadece tekerleklerinin hafif sesi duyuluyormuş.
Efe, pistin başına start işareti çizmiş. Pist boyunca başka arabalar da dizilmiş: Alev Kırmızı, Yıldırım Sarı, Kara Gölge ve Neon Mor. Hepsi yarışa hazır bekliyormuş.
— Hazır mısınız? — diye sormuş Efe.
Arabalar sanki cevap veriyormuş gibi hafifçe sallanmış.
— Üç… iki… bir… Başla!
Bir anda Turbo Mavi rampadan aşağı fırlamış. Turuncu pistten “vııınnn” diye bir ses yükselmiş. Arkasından diğer arabalar da hızla çıkmış. Odada rüzgâr eser gibi bir hava oluşmuş.
Turbo Mavi kendi kendine konuşuyormuş:
— Hadi Turbo, bu senin masalın. Sakın yavaşlama!
İlk virajda Neon Mor yanına yaklaşmış.
— Çekil biraz, ben drift yapacağım! — demiş şaka yapar gibi.
Turbo Mavi gülmüş.
— Yeter ki pistten çıkma Neon, bu masalda herkes sağ salim bitişe varsın!
Dönen halkaya geldiklerinde pistin en tehlikeli kısmına yaklaşmışlar. Efe, halkaya küçük bir not yazmış:
“Cesaret halkası”
Turbo Mavi, halkayı görünce yutkunmuş.
— Ya düşersem? Ya hızım yetmezse?
O sırada arkasından Kara Gölge’nin sesi gelmiş.
— Korkmak normal, demiş. Önemli olan frenlemek değil; doğru zamanda gaza basmak.
Turbo Mavi derin bir nefes alır gibi motorunu çalıştırmış.
— Tamam, önce ben gidiyorum!
Son sürat halkaya girmiş. Bir an için aşağı bakmış, bütün oda baş aşağı dönmüş gibi olmuş. Sonra “fıııırt” diye tekrar piste inmiş. Çıkınca sevinçten bağırmış:
— Başardım! Gerçekten başardım!
Alev Kırmızı hemen arkasından halkayı geçmiş.
— Vay be Turbo! Sen tam bir Hot Wheels masalı kahramanısın! — diye seslenmiş.
Pistin devamında uzun bir tünel varmış. Tünelin içi biraz karanlıkmış. Neon Mor hafifçe geri kalmış.
— Ben karanlık yerleri pek sevmiyorum, demiş.
Turbo Mavi tünele girmeden önce hızını azaltmış.
— Beraber girelim, demiş. — İstersen farlarımı daha çok yakarım, ikimize de yeter.
Neon Mor gülümsemiş.
— Peki Turbo, birlikte gidelim.
İki araba tünelin içine girmiş. Farların ışığı tavanı ve duvarları aydınlatmış. Tünelin sonunda küçük bir rampa daha varmış. Efe rampanın yanına bir not daha yazmış:
“Arkadaşını yalnız bırakma rampası”
Turbo Mavi içinden, “Merak etme Efe,” demiş. “Bu masalda kimse yalnız kalmayacak.”
Tünelden çıktıklarında son viraj ve büyük bitiş kapısı görünmüş. Efe, ellerini heyecandan birbirine vurmuş.
— Hadi Turbo Mavi! Az kaldı!
Turbo Mavi gaza basmış ama bir şey fark etmiş: En başta çok hızlı başlayan Yıldırım Sarı, pistin kenarında yan yatmış duruyormuş. Küçük tekerleklerinden biri raydan çıkmış.
Turbo Mavi kendi kendine sormuş:
— Şimdi ne yapacağım? Direkt bitişe mi koşayım, yoksa ona yardım mı edeyim?
Kalbinin içinden küçük bir ses duymuş:
— Yardım et. En güzel masallar, sadece birinin kazandığı değil, herkesin mutlu olduğu masallardır.
Turbo Mavi frene basmış. Yıldırım Sarı’nın yanına gidip nazikçe onu itmiş.
— Hadi dostum, kalk bakalım. Daha yarış bitmedi.
Yıldırım Sarı şaşırmış.
— Neden durdun Turbo? Sen öne geçebilirdin.
Turbo Mavi gülmüş.
— Bitiş çizgisine tek başıma varacaksam o zaferin tadı olmaz ki. Bu, gerçek bir Hot Wheels masalı. Burada dostluk kazanır.
Birlikte yeniden raya girip ilerlemişler. Son virajı döndüklerinde Efe, nefesini tutmuş. Dört araba da neredeyse yan yana bitişe yaklaşmış: Turbo Mavi, Yıldırım Sarı, Alev Kırmızı ve Neon Mor.
— Üç, iki, bir… — diye fısıldamış Efe.
Hepsi aynı anda bitiş çizgisini geçmiş. Efe kahkaha atmış.
— İnanamıyorum! Hepsi birincilikte! Bu, gördüğüm en güzel yarıştı!
Efe, Turbo Mavi’yi eline alıp göz hizasına getirmiş.
— Sen farklısın Turbo, demiş. — Sadece hızlı değil, çok da iyi kalplisin.
Turbo Mavi içinden, “İşte oldu” diye geçirmiş. “Bu gerçekten bir masal oldu. Hem de tam bir Hot Wheels masalı.”
Akşam olunca Efe yatmış, oda ışığı kapanmış. Turuncu pist sessizleşmiş. Ama oyuncak kutusunun içi sıcak bir fısıltıyla doluymuş.
Alev Kırmızı konuşmuş:
— Bugün harikaydın Turbo.
Neon Mor eklemiş:
— Tünelde beni yalnız bırakmadığın için teşekkür ederim.
Yıldırım Sarı da seslenmiş:
— Ben düştüğümde yardıma geldin. Sen olmasaydın orada kalmıştım.
Turbo Mavi yavaşça cevabı vermiş:
— Hepimiz bir takımız. Pist biter, yarış biter ama dostluk bitmez.
Gökyüzünden, pencerenin aralığından içeri bir yıldız ışığı süzülmüş. Sanki arabaların üzerine hafifçe konmuş. Turbo Mavi gözlerini kapar gibi farlarını kısmış.
— Bugün çok güzel bir gündü, demiş. — Belki yarın bambaşka bir Hot Wheels masalı başlar.
Ve böylece Turbo Mavi’nin büyük yarışı, bütün Hot Wheels arabalarının kalbini ısıtan, çocukların da hayal defterine kazınan harika bir masal olarak bitmiş.
