İçeriğe atla

light

Vikisözlük sitesinden
Image Ayrıca bakınız: Light

Türkçe

[düzenle]

light (belirtme hâli lighdi, çoğulu lightler)

  1. yeğni
  2. (içecekler) Genellikle şekersiz ve hafif içecek
    • Light bira gibi hafif bir şey içmeye karar vermiştim, biraz bu barda içkiler aklımı durduracak kadar pahalı olduğundan, biraz da nasıl olsa Stefan daha ağır bir şey içmeme izin vermez diye.
      — Ayfer Tunç, 2018, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, s. 54, Can Sanat Yayınları

Kaynakça

[düzenle]

İngilizce

[düzenle]

Farklı yazılışlar

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken 1

[düzenle]

Orta Yüksek Almanca leoht, light, liht, o da Eski İngilizce lēoht, o da Proto-Cermence *leuhtą, o da Ana Hint-Avrupa dili *lewktom.

light (çoğulu lights)

  1. (aletler, optik) ışık
    Image As you can see, this spacious dining-room gets a lot of light in the mornings.
    Image Put that light out!
  2. (dil bilimi) hafif vurgulu
  3. (mecaz) ışık tutma
    Image Can you throw any light on this problem?
Eş anlamlılar
[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

light (karşılaştırma lighter, üstünlük lightest)

  1. açık
    Image She had light skin.
  2. aydınlık
    Image The room is light when the Sun shines through the window.
  3. hafif
    Image I like my coffee light.

Köken 2

[düzenle]

Orta Yüksek Almanca leoht, light, liht, o da Eski İngilizce lēoht, o da Proto-Cermence *leuhtaz, o da Ana Hint-Avrupa dili *lewk-.

Eylem

[düzenle]

light (üçüncü tekil kişi geniş zaman lights, şimdiki zaman lighting, geçmiş zaman ve yakın geçmiş zaman lighted)

  1. aydınlatmak
    Image I used my torch to light the way home through the woods in the night.
  2. tutuşturmak
    Image She lit her last match.
  3. yakmak
    Image We lit the fire to get some heat.

Köken 3

[düzenle]

Orta Yüksek Almanca lighten, lihten, o da Eski İngilizce līhtan, lēohtan, lȳhtan

Çekimleme
[düzenle]