her gün biraz daha genişliyorgalip süvarilerin ahlak sahneleri.unutmuş gibilersavaşı kimin dayattığını.unutmuş gibiyemyeşil bir bahçenin yağmalanışını.biraz daha genişliyor her gün.izliyoruz,biz sönmüş yeşilin bekçileri izliyoruz:tevazu, dostum, tevazu!
Gioielli Rubati 395: Matteo Rusconi – Barbara Auzou – a.b. Kleinlaute – Maurizio Manzo – Willyco – Nina Kossman – Salvatore Corciulo – Annamaria Scopa.
Le donne operaie piegano il ferro e ammansiscono l’acciaio brillano di alluminio hanno i piedi deformati dalle antinfortunistiche e non curvati dai tacchi non indossano gonne niente… Weiterlesen „Gioielli Rubati 395: Matteo Rusconi – Barbara Auzou – a.b. Kleinlaute – Maurizio Manzo – Willyco – Nina Kossman – Salvatore Corciulo – Annamaria Scopa.“
…
yapmılmayanların utancı,yanlış kanada ağır.yine de uçan ben’im,öyle değil mi, sevgilim?
…
birer devlet kurduk içimize,mustafa amcam ve ben. o, üç asırdır bahçevanölmüş bir kadının ektiklerine.ben, çorak bir düş anıtında bin yıllık bekçi.o, merhum.ben, hayatta.hangimiz yaşıyoruz, sevgilim?
…
aradım,yemin olsun,aradım!bir haysiyet parçası,bir onur kırıntısı,aradım.o çürümüş heykel bedeninher santimetrekaresinde,sabrımın beyazına tutunarakitinamın cam köşesi ile,öyle aradım.melek yüzlü boşluklara alınan sahnede,çürümüş bir heykel bedendeinsani bir kıpırtı aradım.böcek olsa,… Weiterlesen „…“
…
dünkü cümlemi öldüm,yarınınkini doğurmadım. şimdi araf, şimdi engin,kâh huzur, kâh cinnet. gebeyim. kendi karga yavruma.gebeyim.sensiz bir evrene.kâh huzur, kâh cinnet.
…
hatırla!dalga,deniz değil.unutma…unutma…
…
cılız bir renk külçesi gri’nin içinde,yırtılmıyor hücrelerim artık. sesin yollar çizmiyor günümde,koşturmuyor nefesim ay doğarken. soldun, biliyormusun? balıklarımız suda boğuldu boğulalı,sen soldun.
…
fatklı,anlatısı farklıher kahramanın.birer evren gibisözcüklerde buluşup buluşamayan.
…
bir polikliniğin bekleme salonuna park edilmiş refakatsiz o hasta hayat,zihni vuslattan vuslata koşarken bedeni bir nanomilim ilerlemedennefesi terleyen. piç! dondurulmuş yumurta gibi,doğmayacak bir bebeğin gerekçesi,niyetin alibi ıspatı,… Weiterlesen „…“
an XX
bir hüznü yün yorganlara sardım,sıcacık yatıyor yanımda şimdi.ne benim nefesim koşuyor,ne hüznümün sesi terliyoriçimden aldım alalı.sustuk.sıcacık.ağır.ah.
…
peyder pey dönecek hayata bedenim,öyle diyor çok bilir kişi.direndiğimden değil hakikate…yine de isterdim değsin,sesim, serin bir yele,tenim, sıcak bir kokuya,ruhum, düşmemiş cümlelere.direndiğimden değil nefesime…ondan değil…değil.
best regards
çağrı yokta oysa.hakikatliğe,varoluşun kalıntılarınaihanet etmemekti biraz.af değil, çağrı değil. en fazla bir açık kapı, kendini eşiğinden taşımaya hazır olana.tek başlayan, çift bitti.„saygıyla!“
…
…ne yalan söyleyeyim…nörobiyoloji deseler bile…aradı gözlerim o çekingen derinliği…sınırsız o dokunuşu…istanbul’u benim yaparken…haritasını yeniden çizerek…görmeden gördüm…olmadan sen tam burda…ben, ben oldum…
miracle
duvarları arasındamucize’nin.kâh git,kâh gel.sessizlik,su kenarı ararken.şeytanı susturuyorum.ne de olsa nörobilim. o kadar.
Ada – Epilog
Derselbe Ort. Dieselbe Frau. Sie mag traurig gewesen sein. Vielleicht hatte sie auch still zwei, drei Tränen vergossen. Aber sie war da. Am selben Ort. Als selbe… Weiterlesen „Ada – Epilog“
…
anlamsızlıkla uğulduyoriçimde sesin.derin,nefessiz,ölü.
…
bir eşiği tutuyorritmi nefesimin. içerisi sıcak,soğuk dışarısı. çağırmıyor beniiç kadınım,beklemiyor da. duruyor,eşikte,kendi ağırlığında,kendi teninde,yaslanmadan.kimseye.
…
bir tür dönüşana rahmine.yağmur,soba,unufak sesler.şefkat harmanı,boşluğu öpen.