Archive for Haziran 2009
Tüm arkadaşlarımı mutlu haftalar dilerim,SEÇİL(yeşilkivi)arkadaşımızın düzenlemiş olduğu makarna etkinliği için hazırlamış olduğum makarnayı yolluyor arkadaşıma kolaylıklar diliyorum
MALZEMELER
1 paket kalem makarna
250 gr.mantar
Bir miktar hellim peyniri
Konserve mısır
Ceviz kırığı
Zeytinyağ
YAPILIŞI
Makarnamızı 1 litre tuzlu suda 10 dakika haşlıyoruz.Makarnamız haşlanırken küçük doğradığımız hellim peynirlerini zeytinyağında biraz çevirip alıyoruz. Mantarları mızı zeytinyağında kavuruyoruz,sonra mısırı ekleyip kavuruyoruz.Makarnamızı süzüp yağladıktan sonra servis tabağına alıp mantarlı sosu üzerine yayıp peynirleri ekliyoruz en son üstüne ceviz kırığı serpip servis yapıyoruz.
AFİYET OLSUN…
>ÜÇLÜ MUTLULUK
Posted on: Haziran 18, 2009
- In: duygularım | Hediyelerim
- 24 Comments
>
Tüm arkadaşlarıma mutlu hafta sonları ve hayırlı cumalar dilerim.Ben yine sözün bittiği yerdeyim.Ama bu kez sadece kendi adıma değil oğullarım adınada teşekkür etmem gerekiyor kadim dostuma…
Evet dün gelen paketle yine çok mutlu oldum,kadim dostum FERZAN bana ve oğullarıma birbirinden değerli hediyeler yollamış.Hepimiz adına sonsuz teşekkürler canım çok mutlu olduk.Resim Çağkanın cep telefonuyla çekildiği için
pek net değil ama hepsi harikalar:))
Bana kendi elleriyle hazırladığı harika kurdela nakışlı bir kot çanta,elleriyle ördüğü harika bir etol,çok şık mavi bir kolye,Avon deodorant ve gündüz kremi,makyaj çantası ve harika duygularla yazılmış sımsıcak bir mektup(mektup hemen vitrinde diğerlerinin yanında yerini aldı)
Çağkana harika bir parfüm(laf aramızda bayıldı)
Burağa çok güzel bir thesırt ve şapka,elleriyle ördüğü patik
Her zaman aynı şeyleri yazmak zorunda kalıyorum,ama mutluluğumu ifade etmeye kelimeler yetmiyor.Bu kez bende fazla konuşmadan bir kartla teşekkür etmek istedim…
Hepinizi çokkk seviyorum,iyiki varsınız…
- In: Hikayeler | MİM
- 22 Comments
>
Sevgili arkadaşım YOSUNBUKA beni mimlemiş kendisine teşekkür ederek cevaplara geçmeden önce sizlere canım kardeşim ANLAM tarafından gönderilen ve muhakkak okunması gereken ve ders çıkarılması gereken bir hikaye paylaşı cam. Ben okurken gözyaşlarıma engel olamadım her şeyi bizi yaradan RABBİM DEN istemeliyiz.Hepinizi kocaman öpüyorum…
BİLAL’İN HİKAYESİ
” Birkaç yıl önce, bağlı bulunduğumuz Genel Müdürlük; dört arkadaşımla birlikte, beni bir ilimizde, memur statüsündeişçi almak üzere görevlendirmişti. Sözünü ettiğim ilde on personel alacaktık ve bunlar il müdürlüğü bünyesinde görevlendirilecekti. Biz beş arkadaş birleşerek, sözünü ettiğim ile gittik. Önceden ayrılan bir misafirhaneye indik. Şehre gelişimizi kimsenin duymasını istemiyorduk. Beşimizin de kanaati oydu ki, hak edeni kazandıralım, siyasi ve diğer baskılara boyun eğmeyelim. Biliyorduk ki, katılım yoğun olacak ve herkes bir referansla bizi rahatsız edecekti, çünkü Türkiye’nin gerçeği buydu. Bunun için çok dikkatli davranıyorduk.
Şehre ikindi vakti gittik. İkindi namazını kılmak için tarihi bir cami olup olmadığını sorduk. Biliyorduk ki bu ilimiz cami bakımınan biraz fakirdi. Tarihi bir cami olduğunu söylediler. Beş arkadaş, arabamıza atlayarak oraya gittik. Kimse bizi tanımıyor, zaten cami de şehrin biraz dışında. İkindi namazı kılınmış, caminin avlusu boş. Beşimiz de şadırvana oturarak abdest almaya başladık. Ayakkabılarımı çıkarıp çoraplarımı da sıyırmaya başlamış tım ki, ayaklarımın önüne bir takunya kondu. Bu takunyaları önüme kim bıraktı diye başımı kaldırınca, yüzüme tebessümle bakan, yirmibeş yaşlarında bir gençle karşılaştım:
“Ben buraları bilirim siz yabancıya benziyorsunuz; namaz kılana hizmet, Allah’ın rızasını kazandırır. Allah kabul etsin” dedi.
Gencin tebessümü, davranışı bizi çok etkiledi. Sordum: “Sen kimsin? Adın nedir?” “Adım Bilal. Bu mahallede oturuyorum.”
Bir an abdest almayı bırakarak, gençle ilgilenmeye başladım. “Ne işle meşgulsün Bilal?”
“Şimdilik işim yok. Ama yakında inşaallah işe gireceğim.”
“Nasıl olacak o?” dedim.
Yüzüne huzurun ve mutluluğun tebessümünü kuşanarak: “Üç gün sonra…..Müdürlüğünde sınavla adam alınacak. Rabbim
oraya girmemi nasip edecek inşaallah” dedi.
Arkadaşlarım da abdest alırken, Bilal’le aramızda geçen bu diyaloğa kulak vermişlerdi. “Peki Bilal, işe girmek zor, senin torpilin var mı? Referansın kim? İşe nasıl gireceksin?”
Bilal’in o mütevekkil halini hiç unutamıyorum! Hepimizin üzerinde bomba tesiri oluşturacak sözü söyleyiverdi: “Benim referansım ALLAH’tır; ne güzel vekildir O. Dün gece O’na dilekçemi sundum. Hiç yetimin duasını geri çevirir mi O?”
Ya Rabbi! Ne işe tutulmuştuk! Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. Gözlerimin buğulandığını ona göstermemeliydim.
“Bilal baban yok mu?”
“Yok, ben üç yaşındayken ölmüş. Anneciğim büyüttü beni.
Temiz bir saflık üzerineydi. Bütün söylediklerini gönülden söylüyordu. Bu, o kadar meydanda idi ki, kalbi adeta yüzüne vurmuştu.
“Askerliğini yaptın mı?”
“Yaptım ya, hem de çavuş olarak.”
“Evli misin Bilal?”
Bir anda gözleri yere düştü. Yine o mütevekkil hali bütün yüzünü kaplamıştı. “He ya, evli değil de sözlüyüm. İnşaallah, işe girer girmez hemen düğünümü yapacağım.”
“Ama Bilal üç gün sonraki sınav için o kadar kesin konuşuyorsun ki, sanki kazanmış gibisin!”
Gözlerini ufka dikti, daldı, sustu ve biraz sonra; “Ben Rabbimi seviyorum, inanıyorum ki O da beni seviyor. Seven sevene yardım etmez mi?”
Ona söyleyecek laf bulamıyordum. Allah, bizi kocaman kocaman (!) müdürleri, Bilal kuluna hizmet etmek için oraya göndermişti, adeta. Kim müdür, kim garibandı?
Bilal dilekçesini büyük makama verince, melekler harekete geçtiler, daireler, müdürler harekete geçtiler ve hep birlikte ona koşmaya başladılar; çünkü emir büyük makamdandı. Allah’a malik olan insanın mahrumiyeti söz konusu olabilir miydi? Sormaya devam ettim;
“Bari Bilal, evlenecek kız bulabildin mi? Bu zamanda hem yetim, hem de işsize kim kız verir ki?”
Başını salladı ve “doğru” diyerek ekledi: “Zor nişanlandım ya. Allah razı olsun, kayınpederim olacak olan insan, “Sözde Müslüman”değil, hakiki mümin. “Bu zamanda namazında niyazında damat nerede bulunur, hem rızkı veren ALLAH’tır dedi ve kızını bana verdi. Rabbim rızkımızı verecek inşaallah.”
Bilal lise mezunuydu. Üçyüz kişinin katıldığı yazılı sınavı başarıyla geçti. Ve bizler, önümüze sunulan Bakanlık dahil-tüm referansları bir kenara koyarak, Bilal’in referansını en öne koyduk. Mülakat gününe kadar bizleri göremedi. Mülakata girdiğinde karşısında bizi görünce birden şaşırdı, yüzü kızardı ve gözleri yere düştü. Sessizliği bozdum: “Bilal, bizi tanıdın mı?” “Evet!” “Peki ne diyeceksin şimdi?” Ağlamaya başladı. Çocuk gibi ağlıyordu. İster istemez bizlerde ona uyduk. Sabah makamında hıçkırıklar boğazımızda düğümlenmişti.
Bilal ellerini kaldırdı ve dua etmeye başladı: “Ey Rabbim, ben niyazımı Sana sunmuştum. Halimi Sana açmıştım. Şimdi burdaki müdürlerime karşı mahcubum. Ey Allah’ım, ben Sen’den başkasından istememeyi istedim, Sen’den yine de öyleyim.” Sessizlik odayı doldurmuştu. “Ne olur bana izin verin çıkayım” dedi. “Peki Bilal” dedik. “Güle güle Allah işini, aşını, eşini mübarek kılsın!” Allah’tan isteyenler muratlarına erdiler de gayrısından isteyenler helak oldular.
Allah dilerse bütün dünyayı Bilallere hizmetçi yapar. Bilal yüreğine ve saflığına ulaşmak dileğiyle.”
Gelelim mimimize:))
Kullandığınız parfümün markası???
Şu an Amor Amor kullanıyorum.Aslında uzun seneler önce çok severek kullandığım bir çiçek kokulu parfümüm vardı adını unuttum:))
Kullandığınız kremin markası???
Daha hiç krem kullanmadım pek sevmiyorum belki Rabbim ömür verirse daha ilerki yaşlarda…
Şu an okuduğunuz kitabın adı???
Çok üzülerek söylüyorum ama inanın bu aralar kesinlikle kitap okumaya fırsat bulamı yorum.Ama ilk fırsatta AŞK ve MELEKLER ŞEYTANLAR’ı okumak istiyorum…
En son aldığınız 3 ürün nedir???
Kendime bir terlik,nescafe takımı,oğullarıma ayakkabı…
En çok sevdiğiniz 3 dizi film???
Yaprak dökümü,Aşk-ı memnu,Küçük kadınlar…
Ben kimseyi mimlemiyorum çünkü mim epeyidir dolaşıyor:))
>PDÇSE-44/KAR LOKUMU
Posted on: Haziran 14, 2009
MALZEMELER
1 kg.süt
9 yemek kaşığı toz şeker
9 yemek kaşığı silme un
1 paket vanilya
2 adet damla sakızı
125 gr.teremyağ
ÜZERİ İÇİN
Krem şanti
Hindistan cevizi
Toz antep fıstığı
YAPILIŞI
Yağ ve unu kokusu çıkana kadar kavuruyoruz,sütünü hızlıca karıştırarak ekliyoruz. Karış tırarak kaynatıyoruz,kaynayınca altını kısıp vanilya ve damla sakızı ilave edip 15 dakika mikserle çırpalım.Ben uzun dar kupalarda yapıyorum kupaları bol soğuk suyla çalkalayıp tatlımızı içlerine dolduruyoruz.Ben bir gece önceden hazırlıyorum servis zamanı kupaların üstüne su boşaltıp hemen geri döküyorum,tatlıları tabağa ters çevirip dilimledikten sonra bol hindistan cevizine bulayıp,üzerine krem şanti sıkıp toz fıstıklasüsleyerek servis yapıyorum.
AFİYET ŞEKER OLSUN…
- In: etkinlik | mezeler | zeytinyağlı
- 39 Comments
>
Herkese iyi geceler dilerim.Bu kez hem çok sağlıklı hem çok leziz bir sebze olan Enginardan önce kısaca bahsedelim.Yumru şeklinde çiçekleri olan ve 2 metreye kadar uzayabilen bir bitki olan Enginar, A ve C vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, demir, manganez ve fosfor mineralleri açısından zengindir.Enginarın Faydaları: Enginar karaciğer için çok faydalıdır; karaciğeri korur ve karaciğer hastalıklarının daha çabuk iyileşmesini sağlar. Karaciğer, böbrek ve bağırsakla rın düzenli çalışmasına yardımcı olur ve böbrek kumlarını döker. Sindirimi kolaylaştırır. İdrar söktürücüdür. Kandaki şeker oranını ayarlar, kolesterolü düşürür. Vücuda dinçlik verir. Bedeni ve zihinsel yorgunluğu giderir. Meme, rahim ağzı ve prostat kanserini önlemeye yardımcı olur. Enginar kalbi ve damar sağlığını korumakta da etkilidir. Hücrelerin yıpranmasını engelleyerek yaşlanmanın etkilerini azaltır. Sarılıkta faydalıdır. Romatizma şikâyetlerini azaltır. İshali keser. Ter kokusunu giderir. Ateş düşürücü ve iştah açıcıdır.Mevsiminde bol tüketilmesi tavsiye edilir.Gelelim tarifimize ben en çok iç baklalı ve favalı seviyorum.Etkinlik için NAR arkadaşıma yolluyorum…
MALZEMELER
4 adet enginar
1 küçük boy soğan
Yarım çay bardağı zeytinyağ
Yarım limon suyu
1 yemek kaşığı un
250 gr.iç bakla
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı toz şeker
YAPILIŞI
Öncelikle enginarlarımızı kararmaması için limonlu suda bekletiyoruz.Yayvan bir tencereye soğanımızı yemeklik doğrayıp zeytinyağla soteliyoruz.Ununu ilave ederek tekrar karıştırıyoruz.Su ekleyip kaynadıktan sonra iç bakla,tuz ve şekeri ilave ediyoruz.Kaynamaya başlayınca üstüne enginarları kapatarak tenceremizin kapağını kapatıp ocağın altını en kısık seviyeye getirerek sebzelerimiz yumuşaya na kadar pişiriyoruz.
Ilınınca enginarları servis tabağına alıp iç baklaları üzerine alıp dereotuyla süsle
yip servis yapıyoruz.
AFİYET OLSUN…
- In: Hayattan
- 20 Comments
>
Tüm arkadaşlarıma iyi günler dilerim başlıktanda anlayacağınız gibi bugün sizler le farklı bir konu paylaşacağım.Rahatsızlandığım ve evde istirahat ettiğim cuma günü tesadüfen Show Tv’de yayınlanan DERYALI FİKİRLER programında konuktu Sayın Hüseyin ÖZER….Öyle programları izlemeyi pek sevmediğim halde Hüseyin Bey konuk olduğu için büyük keyifle izledim.Daha öncede kendisinle ilgili çok güzel yazılar okumuştum.Çok başarılı bir iş adamı aynı zamanda kendisi.Programı izleyince ona olan saygım bir kat daha arttı o ülkemizin gerçekten medarı ifteharı.Yapılan söyleşide öyle güzel konulara değindiki bende ona sonuna kadar katılıyorum.Sayın ÖZER söyleşide adam olmak zordur dedi evet bencede insan olmak değil ADAM olmak çok zor zanaat.Sözüne ve dürüstlü ğüne güvenilecek insan maalesef kalmadı günümüzde. Programda harika bir balık tarifide paylaştı kendisi ilk fırsatta deniycem inşallah.Aşkla yapılması gereken ve aşıkların yemesi gereken bir lezzet:))Çokta esprili birisi harika yaa…Kendisi Londra’da yaşıyor ve çok şık ve nezih restoranları var programdan sonra hemen sitesine girdim ve mail attım,o kadar alçak gönüllüki sağolsun hemen mailime cevap verdi. Personel lerine ve kendine aynı yemeği yapıyor ne kadar güzel bir davranış değilmi.Birçok ödülü ver kendisinin ve kendisi okula gidemediği için birçok çocuğu okutan bir vakıf kurmuş.Böyle bir şefin ülkemizi yurt dışında en iyi şekilde temsil ettiği için bence çok şanslıyız ve değerlerini bilmemiz gerektiğine inanıyorum.Sitesinde harika yemek tariflerinin videolarıda var ben hayran kaldım sizde sitesini ziyaret etmek isterseniz işte sitenin adresi http://huseyinozer.com/tr/ Sayın HÜSEYİN ÖZER’e sonsuz saygılarımla…
>

Herkese iyi akşamlar ve mutlu haftalar dilerim.Son yazımın üstünden beş gün geçmiş bu zaman zarfında ziyaretlerinize gelemedim. Rahatsızlandım ve istirahat ettim bu dönemde beni yalnız bırakmayan biriciğime ve can dostlarıma sonsuz teşekkürler.Aslında bu ara canım yazmak istemiyor ama sizleride çok özlüyorum
Şimdi Yaman Etkinlikler kapsamında bu ayın konusu olan BABAMIN SEVDİĞİ TATLAR etkinliği için eşim yani bizim babamızın en sevdiği lezzetlerden olan birini etkinlik için FERAH arkadaşıma yolluyor ve güzel bir etkinlik diliyorum.
Rahmetli babamla ilgili komik anıma gelince ben 3-4 yaşlarındayken babam eve ne zaman meyve alsa ve anneciğim meyveleri tabağa koysa ben önüme çekermiş
ve siz yemeyin karnınız ağrar dermişim:))Mekanları CENNET OLSUN…
MALZEMELER
200 gr.bitter çikolata
1 paket dr.oetker vanilyalı creme ole
2.5 su bardağı çok soğuk süt
1 limon kabuğu rendesi
1 çay bardağı toz antep fıstığı
YAPILIŞI
Çikolatayı benmari yöntemiyle eritip fırça yardımı ile minik muffin kalıplarının içi ne ince bir kat sürün.Çikolata donuncaya kadar kalıpları buzdolabında bekletin.Daha sonra bir kat daha çikolata sürüp buzdolabında iyice donmasını bekleyin.Bu arada creme ole’yi soğuk sütle 3 dakika çırpıp hazırlayın.Limon kabuğu rendesini ilave edip krema pompasına doldurun.Bu arada yağlı kağıtla küçük bir huni yapıp kalan erimiş çikolatayı doldurdum ve bunla süsleme için bazı figirler yapıp dondurdum.
Donan çikolataları muffin kalıplarından çıkarın,tabanlarına birer tatlı kaşığı toz antep fıstık serpip hazırladığınız creme ole’yi pompayla çikolata kalıplara sıkın.
Antep fıstığı ve eritilmiş çikolata ile yaptığımız şekillerle süsleyip servis yapın.
Çok leziz ve bol kalorili bir tat.Kışın yapılmasını tavsiye ederim çünkü sıcakta ne kadar donarsa donsun çikolata eriyor.Ben bu kış sezonunu bununla kapamış oldum.Birde slikon muffin kalıplarında yapıyorum ben fakat bazen çikolatayı kalıptan ayırırken şekli yamulabiliyor.Bu konuda fikir verecek arkadaşlara teşekkürler şimdiden…
AFİYET ŞEKER OLSUN…
Tarif:Dr oetker tatlı yapıyorum tarif serisi no:14
>BİR MİM DAHA:))
Posted on: Haziran 4, 2009
- In: MİM
- 20 Comments








